Etiket: İşleri

  • Diyanet-sen, Diyanet İşleri Başkanlığı’na Sahip Çıktı

    Diyanet-Sen Adıyaman Şube Başkanı Emin Çil yaptığı basın açıklamasında, son dönemde eleştirilen Diyanet İşleri Başkanlığı’na sahip çıktı.

    Diyanet-Sen Adıyaman Şube Başkanı Emin Çil ve yönetim kurulu üyeleri, Diyanet-Sen olarak bugün burada ümmet coğrafyasına hizmet eden, mazlumların, çaresizlerin imdadına yetişen, iman ve hakikat ölçülerini her alanda ve herkese hatırlatmaya çalışan Diyanet İşleri Başkanlığı’na yapılan acımasız saldırılara karşı olduklarını kaydetti.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’na saldırı dilini kullananları, iyi niyetten yoksun, ön yargılı insanlar olarak nitelediklerini vurgulayan Emin Çil, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı itibarsızlaştırmayı bir yöntem olarak kullanmak hiçbir akıl ve vicdan tarafından kabul edilemeyeceğinin altını çizdi.

    Sapkın, çarpık, yorum ve değerlendirmeler, topluma Başkanlığın görüşü olarak takdim edilemeyeceğini ifade eden Emin Çil, “Bazı çevrelerin konuyu defalarca Başkanlığın görüşü olarak takdim etmesi hiçbir ahlaki değerle ve duyarlılıkla ilişkilendirilemez. Diyanet bu ümmet coğrafyası için tek umuttur. Bu umut biterse dünya coğrafyasındaki mazlumlar çaresizliğe itilir. Vicdan yoksunu, inanç yoksunu bir millet olmaya doğru adım adım kayarız. Ne refahtan bahseden bir millet oluruz, ne de ezanı Kur’an-ı dinleye bilen bir millet oluruz. Bağımsızlığımızın sembolleri tek tek ellerimizden kayar gider.Türkiye adına aydınlık yarınlardan bahsedebilmek için bizim bir ve bütün olmamız gerekir.

    Dillerinden kin dökülenlerin Diyanet’e dair tek bir olumlu cümle kurmayanların Diyanet’in kucaklayıcı, yapıcı, aydınlatıcı ve aydınlık yüzünü görmeleri de imkansızdır. Vatanlarını yabancılara şikayet edenler bilmelidir ki, vatanlarını yaşanmaz bilenler ,vatanlarını yaşanmaz kılanlardır” şeklinde konuştu.

    Çil, “Hilelerle, tuzaklarla ülkenin altına bomba koyanlarla, ülkenin dinini, imanını çalmaya çalışanları aynı kefeye koyuyor ve kınıyoruz. Bu saldırılar bize göstermiştir ki, dün Diyanet’e saldıranlarla bugün saldıranlar aynı yerden beslenmektedir. Biz dün yapılan saldırılar karşısında bir olduk, diri olduk, iri olduk, bugün yapılan saldırılar karşısında aynı kararlılıkla bir olacağız, bütün olacağız, iri olacağız ve diri olacağız. Diyanet İşleri Başkanlığı’na çamur at izi kalsın, diyenlerin çoğaldığı, şer için konuşanların günden güne arttığı bu günlerde, bilgi sahibi olmadan, fikir üretenlere inat, dünyanın en ücra yerlerine Türkiye’nin nişanesini taşıyan Diyanet’e sahip çıkacağız. Bugün Diyanet’e yapılan bu saldırlar bize doğru yolda olduğumuzu, hedeften sapmadan İslam ve İman hakikatleri yolunda ilerlediğimizi kanıtlamıştır” diye konuştu.

  • Diyanet İşleri Başkanlığına Yapılan Saldırıları Kınama

    Diyanet-sen Malatya Şubesi Başkanı Mehmet Engin, son günlerde Diyanet İşleri Başkanlığına yapılan saldırıları kınadı.

    Dernek binasında konuşan Başkan Mehmet Engin, son günlerde Diyanet işlerine yapılan saldırıların ve itibarsızılaştırmanın terörün yazıya dökülmüş şekli olduğunu söyledi. Engin, “Diyanete kirli söz söyleyenleri din ve imandan yoksun insanlar olarak niteliyoruz. Diyanet bünyesinde görev yapan herkesin kararlılıkla şunu söylemesi gerekir. Diyanet bu ümmet coğrafyası için umuttur. Bu umut biterse dünya coğrafyasındaki mazlumlar çaresizliğe itilir. Vicdan yoksunu, inanç yoksunu bir millet olmaya doğru adım adım ilerleriz. Ne refahtan bahseden bir millet oluruz, ne de ezanı, Kur’an-ı dinleyebilen bir millet oluruz. Bağımsızlığımızın sembolleri tek tek ellerimizden kayar gider. Geçmişimiz bu durumu bize mütalaa etmiştir. Bizim Türkiye adına aydınlık yarınları istiyorsak her alanda bir ve bütün olmayı olmazsa olmazımız olarak görmeliyiz. Dillerinde kin dökülenlerin Diyanete bir cümle daha kurmalarına izin vermeyeceğiz. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de zulmün temsilcileri, Müslüman kesimin sesini kısmak, İslam’a çağıran sesi susturmak ve İslam davasını omuzlayanların sindirmek için çeşitli eziyetler, zulümler ve komplolar düzenlemektedir. Kendilerini sözde aydın olarak görenlerin mühendislik ürünü olan çalışmaları bu toplum tarafından kabul görmedi, görmeyecektir. Sadece mühendislik ürünü bunlarla da sınırlı kalmıyor” dedi. Charlie Hepto dergisine yapılan saldırıları ‘Fransa çocuklarına ağlıyor’ diyerek manşet yapanların İstanbul’da yaşanan saldırı için ‘katliam ülkesi’ dediklerini hatırlatan Başkan Engin, “Kendilerine Türkiye’den daha yakın gördükleri o ülkenin dergisi bugün sahillerimizde can veren aylan bebeğin karikatürünü çizip aylan bebek büyüseydi o da bir tacizci olurdu diyecek kadar İslam’a ve Müslümanlara karşı bir linç girişimi içindedirler. İşte Diyanete saldıranlarla, aylan bebeğe saldıranların beslendikleri kaynak aynıdır. Biz her alanda büyümeyi, daha gelişmiş bir ülke olmayı hedeflerken, Diyanet alanında çalışanlar olarak tek dille şunu söylüyoruz; Kur’an gerçekten anlaşılsaydı bu gün barış ve kardeşliğin tesis edildiği huzurlu ve mutlu bir dünya olurdu Hilelerle tuzaklarla ülkenin altına bombalar koyanlarla, ülkenin dinini imanını çalmaya çalışanları bizler aynı kefeye koyuyor ve kınıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Diyanet-sen’den, Diyanet İşleri Başkanlığı’na Destek

    Türkiye Diyanet ve Vakıf Görevlileri Sendikası Çanakkale Şubesi Başkanı Sefahattin Çiloğlu, Diyanet’in yıpratılmasına hiçbir zaman müsaade etmeyeceklerini belirtti.

    Çiloğlu, Akol Otel’de basınla bir araya geldi. Uzun süredir ülke gündeminde yer alan ‘fetva’ olayıyla ilgili konuşan Çiloğlu, yaşanan olayın Diyanet İşleri Başkanlığı’nı itibarsızlaştırma girişimi olduğunu söyledi. Çiloğlu, “Bildiğiniz gibi korsan fetva olayı uzun süredir ülke gündeminde. Bu olay Diyanet İşleri Başkanlığımızı hedef almaktadır. Diyanet, alanında kendisi kanıtlamış, sadece Türkiye için değil, dünya coğrafyası için bir umut haline gelmiştir. Başkanlığımıza saldırının asıl gayesi, hedef saptırma ve dünya coğrafyasının umudunu bağladığı bir camiayı sistematik olarak itibarsızlaştırmaktır. Bizler, vakit, kurumumuza sahip çıkma vaktidir, tuzaklara rağmen oyunları bozma vaktidir diyoruz. Korsan fetvalarla kurumumuzun yıpratılmasına hiçbir zaman müsaade etmeyeceğiz. Türlü hilelerle ve geçmiş günlerde benzeri girişimlerle sürekli Diyanet’i hedef olarak belirleyen belli başlı dış kaynaklı mihrakların bu saldırıları Diyanet İşleri Başkanlığımızın amaç ve vizyonunu zedelemeyecektir. Güneş balçıkla sıvanmaz. Bizler ahlak ve vicdan mücadelesini veren Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü olarak araç meselelerinde bile Diyanetimiz’in yanında olduk. O da bir provokasyondu. Bütün kurumlarım başkanları, yöneticileri en kral arabaları kullanırken, bugün Diyanet İşleri Başkanımızın bir araba kullanmasını yadırgamak aslında abesle iştigaldir. Bu da aslında bir provokasyondur. İşte bunlar sistematik ilerliyor, çünkü Diyanet İşleri İslam coğrafyasında sözü geçen bir kurumdur” dedi.

    “TOPLUMU AYDINLATMAK ONLARIN İŞİ OLAMAZ”

    Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden 1128 akademisyen tarafından imzalanan ‘Aydınlar Bildirgesi’ni eleştiren Başkan Çiloğlu, “Dün, ODTÜ’de mescit açılmasını istemeyenler, namaz kılanlara saldıranları haklı görenler, cuma namazı kılmanın önündeki engellerin kaldırılmasını farklı yorumlayanlar, bugün kalkıp güvenlik güçlerimizi şehit eden ve sivil vatandaşlarımızı öldürüp hendek kazan, öz yönetim safsataları içinde olan terör örgütüne bir tek cümle etmeden devletin güvenlik güçlerini hedef alarak ‘çocuklar ölmesin’, özgürlükler kısıtlanmasın diye terörist temizliğine karşı çıkanlar unutmasınlar ki bu vatan toprakları Çanakkale şehitleri başta olmak üzere, hak ve adalet uğruna şehit olanların bize emanetidir. Bunun için 253 bin vatan evladının şehit olarak yattığı Çanakkale’den haykırıyoruz; biz Diyanet-sen olarak vatanın bölünmesine müsaade etmeyeceğiz. Müsaade etmeyenlerle de beraber olacağız. Dinini yaşamayı özgürlük saymanlar, vatanın kutsal emanet olmasını içine sindiremeyenler ne kadar akademisyen olurlarsa olsunlar bizim için aydın değillerdir ve toplumu aydınlatmak onların işi olamaz. Diyanetimiz’e korsan fetva ile saldırıp, teröristlere bir laf etmeden güvenlik güçlerimize karşı aydınlar bildirgesi yayınlayanları buradan kınıyoruz. Beraber olma zamanıdır, gün birlik ve gücümüzün birleşmesi gereken bir gündür” şeklinde konuştu.

  • 41 Yıllık Yazı İşleri Müdürüne Veda Yemeği

    Samsun Bafra Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü Necmettin Özel’e veda yemeği verildi.

    Bafra Kaymakamlığı tarafından Öğretmenevi’nde verilen yemeğe Kaymakam Halis Arslan, Belediye Başkan Vekili İsmail Kurt, Başsavcı İbrahim Keskin, İlçe Jandarma Komutan Vekili Üsteğmen Hakan Arıkan, daire amirleri, oda başkanları ve muhtarlar katıldı.

    Bafra Kaymakamlığı’nda 41 yıl görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan Necmettin Özel’e Belediye Başkan Vekili İsmail Kurt ve oda başkanları plaket verdi. Özel yaptığı konuşmada duygulu anlar yaşadı. Onuruna verilen yemeğe katılan herkese teşekkür eden Necmettin Özel, ”Emekliye ayrıldığım bu günde beni yalnız bırakmayan siz değerli dostlarıma çok teşekkür ederim. Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü olarak 41 yıl çalıştım. Bu sürede görevini en iyi şekilde yerine getirme gayretinde oldum. Siz değerli dostlarımı hiçbir zaman unutmayacağım” dedi.

    Kaymakam Halıs Arslan da yaptığı konuşmada, “Çalışkan bir mesai arkadaşımızdan ayrılmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Kendisine emeklilik hayatında başarılar dilerim” diye konuştu.

  • CHP’li Ağbaba’dan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ‘Cem Evleri’ Açıklamasına Tepki

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ‘Cem evleri kırmızı çizgimizdir’ açıklaması hakkında konuştu.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Merkezi Vakfı’nı ziyaret etti. Ziyarette Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ‘Cem evleri kırmızı çizgimizdir” açıklaması hakkında konuşan Ağbaba, Görmez’in bu açıklamasını eleştirdi.

    Ağbaba, “Türkiye’de, bölgemizde ve dünyada çok önemli olaylar oluyor. Diyanet İşleri Başkanı’nı direkt ilgilendiren konularda açıklama yapmazken, cem evleriyle ilgili açıklama yapmasını çok yadırgadığımı belirtmek istiyorum. Ortadoğu’nun bütün coğrafyasında Müslümanlar birbirlerini kesiyorlar, farklı inançlardan oldukları için birbirlerini öldürüyorlar. IŞİD, 10-13 yaşındaki çocukların mezheplerinden dolayı ciğerlerini söküyor. İnsanlar binaların üzerinden atılıyor. Kimisi Kürt, kimisi Ezidi, kimisi Şii, kimisi farklı bir inançtan, farklı bir mezhepten olduğu için IŞİD bu coğrafyada insanları katlediyor. Diyanet İşleri Başkanı’nın bununla ilgili açıklamasını duyamıyoruz. Acaba IŞİD ile ilgili bir kırmızı çizgisi var mı, merak ediyoruz. Cem evlerinin masraflarının yerel yönetimler tarafından karşılanması amacıyla hukuk mücadelesi başlatacağız. Hem Malatya’da hem Türkiye’nin her yerinde cem evlerinin masraflarını yerel yönetimler, nasıl ki diğer ibadethanelere yapıyorsa, kilisesi, havrası, camisine ne yapıyorsa, cem evlerine aynı şeyi yapmalıdır” diye konuştu.

    Cuma namazı izni genelgesi ile ilgili de açıklama yapan Ağbaba, hiç kimsenin ibadetinin engellenmesi taraftarı olmadıklarını, aksine herkesin özgürce namazını ve cuma namazını kılması gerektiğini aktardı. Türkiye’de aslında böyle bir problemin olmadığını kaydeden Ağbaba, “Cuma namazıyla ilgili bir genelge tartışmasının altında yatan gerçek, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı’nın ’İsrail’e muhtacız’ demesidir. İslami vakıflara, derneklere, bu konuda öne çıkmış insanlara seslenmek istiyorum. AK Parti’nin düşüncesiyle ilgili bir söz söyleyecek misiniz? Örneğin, bu sözü Cumhuriyet Halk Partili bir üye ’İsrail devleti bizim dostumuzdur’ deseydi, ne tür tepki gösterirdiniz? Bu konudaki düşüncelerini merak ediyorum. Buradan söylemek istiyorum, İsrail devleti bizim dostumuz değildir. Bugün masum Filistinlileri katleden hiç kimse bizim dostumuz olamaz” ifadelerini kullandı.

    Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi Vakfı Genel Merkezi Genel Başkanı Hasan Meşeli ise Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in yaptığı açıklamanın kendilerini hüsrana uğrattığını kaydetti. Meşeli, “Ortadoğu’da cereyan eden olaylar mezhepsel bir konuma getirildiği ve Türkiye’deki milyonlarca kitleyi oluşturan biz Alevileri büyük bir endişe içerisine maalesef sokmaktadır. Biz, Alevi çalıştayı olaraktan daha önceden Alevilere hükümet tarafından bazı haklar tanınacağını bildirmelerine rağmen, hükümet programlarına almalarına rağmen ne hazin ve garip bir tecellidir ki maalesef Diyanet İşleri Başkanımızın durup dururken ’Cem evleri bizim kırmızı çizgimizdir’ demesi yine Alevileri büyük bir hüsrana uğratmaktadır. Bundan büyük bir kaygı ve üzüntü duyduğumuzu da belirtmek istiyoruz. Aleviler olarak laik sosyal hukuk devlet kavramlarına, aziz Atatürk’ümüzün devrim ve ilkelerine son derece de bağlı olduğumuz bilinen bir gerçektir. Biz Aleviler, bir hak elde etmek için, devletin askerini, polisini öldürmedik. Cem evleri yapılsın diye insanları öldürtmedik, onların kanına girmedik. Yine birileri gibi devleti bölmek için özerklikmiş, otonommuş, eyalet sistemi gibi böyle bir tavrımız yok. Alevilerin özerklikmiş, otonom, eyalet sistemi istediğini ben duymadım” şeklinde konuştu.