Etiket: İşleri

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, kadın STK temsilcileriyle iftarda bir araya geldi

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, kadın STK temsilcilerine yaptığı konuşmada, “Kadın sivil toplum kuruluşlarının gayretleri her türlü takdirin üstündedir” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, kadın STK temsilcileriyle Başkanlıkta hazırlanan iftar sofrasında bir araya geldi. Başkanlık yemekhanesinde gerçekleşen iftara Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın yanı sıra, Diyanet’in kadın personeli ve kadın STK temsilcileri ile birlikte davetliler katıldı. Erbaş, Allah’ın rızasını gaye edinen ve bu amaçla çalışma yapan bütün sivil toplum kuruluşlarını paydaş kabul ettiklerini dile getirdi.

    Erbaş, bir yandan rahmet ve mağfiret iklimine bir daha kavuşmanın heyecanını yaşarken, diğer yandan dünyada yaşanan acılar, sıkıntılar ve devasa sorunlar nedeniyle kalplerin buruk, gönüllerin mahzun olduğunu ifade ederek, “İşte Gazze, Suriye, Arakan, Yemen ve daha birçok çok acılı coğrafyanın hüznünü yaşarken her gün yeni sorunlar, insanlığın huzuruna kasteden yeni müdahalelerle karşılaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türk milletinin her zaman mazlumların acılarının giderilmesi için her türlü yardımı ve desteği sağladığını dile getiren Erbaş, “Bu gibi durumlarda kadın sivil toplum kuruluşlarının gayretleri her türlü takdirin üstündedir. Adeta seferber olurlar ve anne duyarlılığıyla acıların sarılması için sıcak kampanyalar yürütürler” diye konuştu.

    Erbaş, ramazan ayının bütün diğer ayları aynı şuurla, aynı duyarlılıkla yaşanılması için bir eğitim dönemi gibi anlaşılması gerektiğini söyledi.

    Kadın STK temsilcilerinin faaliyetleri ile İslam’da kadının ikinci sınıf olduğuna dair oluşan yanlış algıyı bozduklarını dile getiren Erbaş, şunları söyledi:

    “İnanan kadınlar olarak sizler, hayır hasenat ve toplumsal duyarlılıklar açısından öncülersiniz. Açık yüreklikle ve hiçbir komplekse girmeksizin şunu ifade etmeliyiz ki İslam’da mükellefiyetlik ve muhataplık bakımından hiçbir ayrım yoktur.”

    Sivil toplum kuruluşlarında asıl olanın gönüllülük olduğuna işaret eden Erbaş, “Allah’ın rızasını kazanmak, biz müminlerin temel gayesi olduğu için herhangi maddi ve dünyevi beklenti olmaksızın bu gibi faaliyetler içinde kolaylıkla yer edinebiliriz. Ancak bu duygumuzu istismar ederek görüntüde hayır işi gibi duran, ancak gerek toplumumuza ve gerekse milletimizin birliğine kast eden yapılara karşı duyarlı olmamız gerekir” şeklinde konuştu.

  • Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen: “Diyarbakırlı çocukların elinde taş değil, kalem, kitap ve gül olmalı”

    Diyarbakır’ın Fethi Haftası etkinlikleri kapsamında tarihi Ulucami’de düzenlenen sohbet programına katılan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen, peygamberler ve sahabeler şehri denilince akla elinde taş olan çocuklar geldiğini ve kentin bunu hak etmediğini vurguladı. Çocuklara anne ve babaların sahip çıkması gerektiğini belirten İşleyen, “Sen elinde kalem olması gereken, kitap olması, gül olması gereken çocuksun” dedi.

    Diyarbakır’ın Fethi Haftası kapsamında merkez Sur ilçesinde bulunan tarihi Ulucami’de iftar ve söyleşi programı düzenlendi. Program kapsamında Ulucami Meydanı’na ve avlusuna yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı bir iftar sofrasına katıldı. Kurulan sofrasında iftar açılmasının ardından vatandaşlar akşam namazlarını eda etmek üzere cami içerisine geçti. Edilen duaların ardından ilahiler okundu. Ardından konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen, Kudüs ve Diyarbakır hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    “Plan kuranların heveslerinin kursaklarında kalması bizim ümmet olmayı başarmamıza bağlıdır”

    Küresel güçlerin İslam ülkelerinin başını kaldırmasına izin vermediğini vurgulayan İşliyen, “Aziz kardeşlerim iddiası olan insanlarız hamdolsun. Bakmayın siz dünyadaki halimize, dünyadaki halimize bakıp da hüzünlenmeyin. Hüzünlendiğimiz, bazen lokmaların boğazımızdan aşağıya geçmekte zorlandığı, boğazımızda düğümlendiği anlar yaşıyoruz. Ramazan ayına tam girerken bu topraklardan geçerken kendisine emanet edilen gül sularıyla Mescid-i Aksa’nın mihrabını yıkayan Selahaddin Eyyübi’nin torunları, burada daha anlamlı Kudüs’ü konuşmak, tam Ramazan ayına girerken Kudüs İslam’ın şehri olmasın, diye İslam’ın şehri olmaktan uzak olsun diye işgal edilmiş bir şehir olan Kudüs başkent ilan edildi. Buna direnen Gazze’deki kardeşlerimiz onlarcası hunharca şehit edildi. Başımızı eziyor bütün dünya. Küresel güçler başımızı eziyor. Başımızı kaldırmaya fırsat vermek istemiyor. Biz saflarımızı sıklaştırarak, biz ümmet olarak, biz Hz. Selman’ın ‘Ben İslam’ın oğlu Selman’ım’ demeyi başarmazsak ezmeye devam edecekler. Kenetlenmeyi başaramazsak, içimizde yek bir vücut olamazsak sahabenin emanetini taşımakta zorlanacağız değerli kardeşlerim. Tek bir vücut haline gelmeliyiz, yek bir vücut gelmeliyiz ve bize dışarıdan bu millet hakkında, bu ümmet hakkında, bu ülke hakkında plan kuranların planlarının, heveslerinin kursaklarında kalması bizim ümmet olmayı başarmamıza bağlıdır. Her halükarda kenetlenmeyi başarmamıza bağlı” dedi.

    “Hak etmiyorsunuz bu görüntüyü”

    Diyarbakır denilince akla peygamberlerin geldiğini belirten İşliyen, “Peygamber şehri. Başka taraftan peygamber şehrini yaralıyorlar. Biz yeteri kadar kendimizi anlatmadığımız için, yeteri kadar kendimizden bahsetmediğimizden dolayı Diyarbakır denilince elinde taş polis panzerinin üzerine atan çocuklar geliyor. Hak etmiyoruz bu görüntüyü, hak etmiyorsunuz bu görüntüyü. Çocukların elinden tutmak babaların görevi. Çocukların yüreğine girmek annelerin babaların görevi. Ne yapıyorsun yavrum sen? Senin deden İyaz bin Ganem, senin dedelerin Halid bin Velid, Muaz bin Cebel onların çocukları bir hatıra bıraktılar sana. Sen elinde kalem olması gereken, kitap olması gerek, gül olması gereken çocuksun. Bir anne diyecek ki şimdi Diyarbakır’da yavrum sana başka şey layık değil sana Selahaddin Eyyübi olmak yakışır. Süleyman bin Halid olmak yakışır sana, Halid bin Velid olmak yakışır sana. Muaz bin Cebel olmak yakışır sana. Onun çocuğu gelmişti Diyarbakır surlarına ‘Ne yapıyorsun’ diye evlatlarını bu bilinçle, bu terbiye ile yetiştirmeli Diyarbakır’ın anneleri, babaları, hocaları, sevdaları, yaşayan güzel insanları. Cenabı Hak cümlemizden razı olsun. Geceniz mübarek olsun. Ramazan-ı Şerif’iniz mübarek olsun bayrama arınmış tertemiz olarak ulaşabilmeyi nasip eylesin. Hayatı Ramazan gibi yaşayıp ahirette de bayram yapan kullardan olabilmeyi nasip eylesin” diye konuştu.

  • Erbaş: “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak din istismarı ile mücadele programı başlattık”

    İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak din istismarı ile mücadele programları başlatıldığını ifade etti.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin düzenlediği ‘Bilgiden Bilince’ konulu konferansa katıldı. İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin yoğun katılım gösterdiği konferansta, Erbaş öğrencilere hitap ederek nasihatlerde bulundu. Erbaş, dini ve bilimsel eğitim üzerinden örnekler verdiği konuşmasında kız öğrencilerin lisans eğitimi sonrası çalışma alanları ve din istismarıyla mücadele konuları başta olmak üzere merak edilen soruları yanıtladı.

    “İlahiyat Fakültesi ile Eğitim Fakültesinin okul öncesini bitirirseniz göreviniz hazır”

    Konferans kapsamında öğrencilere hitap eden Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Pedagojik formasyon noktasında özellikle Eğitim Fakültelerinin okul öncesi eğitim bölümlerini bitirirlerse,4-6 yaş sınıfı Kur’an kurslarımız var. Şu anda 140 bine yakın öğrencimiz oldu. Bir zamanlar 12 yaşını bitirmeyen delikanlı ya da kızımız yaz Kur’an kurslarına bile gidemezken, 14-15 yaşını bitirmeyen bir genç yatılı Kur’an kursuna gidemezken, şu anda 4-5 yaşında 140 bine yakın çocuğumuz var. Onlara öğretmenlik yapmak kolay değil. Daha çok kız öğrencilerimiz var. Bizim en fazla ihtiyacımız olan 4-6 yaş Kur’an kurslarında öğretmen olabilmek için eğer İlahiyat Fakültesi ile birlikte Eğitim Fakültesi’nin okul öncesi bölümünü de bitirirseniz göreviniz hazır. Ya da çocuk gelişimi bölümü, buna çok ihtiyacımız var” dedi.

    “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak din istismarı ile mücadele programı başlattık”

    Din istismarı ile ilgili mücadele programlarının başlatıldığını dile getiren Erbaş, “Ülkemizin her yerinde öğrendiklerinizi anlatacaksınız. Ashab-ı Suffe ruhuyla bunu yapmamız lazım. Ashab-ı Suffe’de yetişen insanlar nasıl ki koşturdularsa bizler de koşturmak zorundayız. Yoksa dini salih bilgiden öğrenmeden çeşitli yerlere yayılan ve insanlarımızın zihnini karıştıran insanlar bizim başımıza bela olurlar. Şu anda Diyanet İşleri Başkanlığı olarak din istismarı ile mücadele programları başlattık. İnsanımızı nerelere doğru sürüklemeye çalışan bir takım anlayışlar var. Bu anlayışlarla kim mücadele edecek? Biz mücadele edeceğiz” diye konuştu.

  • İzmit’te Fen İşleri çalışmaları sürüyor

    İzmit Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nün şehrin dört bir yanındaki çalışmaları devam ediyor.

    Ekiplerce Gündoğdu ve Turgut’ta beton yol, Kocatepe Mahallesi’nde istinat duvarı, Tavşantepe’de merdiven, Alikahya’da asfalt, Nebihoca’da metruk yapı yıkımı, Kabaoğlu’nda yol düzenleme, şehrin muhtelif yerlerinde duvar ve kasis boyama çalışması yapıldı. Yetkililer, Kocatepe Mahallesi Kazım Özalp Caddesi’ndeki duvar çalışmasında 22 metreküp beton, Gündoğdu Mahallesi Uygun Sokak’taki 715 metrekarelik yol çalışmasında 122 metreküp, Turgut Mahallesi’ndeki çalışmada 92 metreküp, Tavşantepe Mahallesi Dilek Sokak’taki 42 metrelik merdiven çalışmasında da 17 metreküp hazır beton kullanıldığını söylediler.

    Alikahya Fatih Mahallesi Akarca Caddesi de bin 420 ton malzeme kullanılarak baştan sona asfaltlanırken Nebihoca Köyü’ndeki eski yapı yıkılarak 165 ton hafriyat kaldırıldı. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Kabaoğlu Neslihan Sokak’taki yol düzenlemesinde 1000 ton hafriyat kaldırarak yola 400 ton stabilize ve 60 ton mıcır serimi yaptılar. Yetkililikler, şehrin muhtelif yerlerinde duvarlara yazılan uygunsuz yazıların boya ile silindiğini, 11 farklı cadde ve sokaktaki kasislerin de sürücülerin fark edebilmeleri için boyandığını söylediler.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, ramazanın ilk iftarını öğrencilerle birlikte yaptı

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, ramazanın ilk iftarını İstanbul Sultanahmet Vakfı (İSVA) yöneticileri ve öğrencileriyle birlikte yaptı.

    Vakfın tarihi binasında yapılan iftarın ardından bir konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “Cenab-ı Hak ramazan ayının bu ilk gününde tutmuş olduğumuz oruçlarımızı makbul eylesin. Ramazan ayını en güzel bir şekilde değerlendirip bayrama ulaşmayı hepimize nasip eylesin” dedi.

    Ramazanın aynı zamanda Kur’an ayı olduğunu ifade eden Başkan Erbaş, “Mübarek günler, geceler, aylar yeniden kendimizi hesaba çekmemiz, ruhi bir dirilişe tabi tutmamız için birer kurtuluş vesiledir. Bu mübarek zamanların sultanı da ramazan ayıdır” diye konuştu.

    Ramazan ayında inen Kuran’ın ilk ayetlerinden okumanın ve yazmanın öneminin anlaşılacağını belirten Başkan Erbaş, şunları söyledi:

    “İlim yolunda olan kardeşlerimiz bu ayetlerin hikmetini düşünerek ilme daha çok sarılmaları gerektiğini anlamalarının önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bizim medeniyetimiz ilim, irfan, bilgi ve hikmet medeniyetidir. İlim, irfan, bilgi ve hikmet olmayınca maddi ve manevi olarak gerilerde kalırız ama ilim, irfan, bilgi ve hikmete sarıldığımız sürece maddi ve manevi olarak en önde olan bir millet oluruz.”

    Okuyarak öğrenmeyle birlikte en güzel öğrenme şeklinin öğreterek öğrenme olduğunu anlatan Başkan Erbaş, “ilmi ve bilgiyi başkaları ile ne kadar çok paylaşırsanız, ders halkası kurar ve başkalarına ders anlatırsanız ilminiz o kadar gelişir ve kalıcı olur” şeklinde konuştu.

    İftarda Başkan Erbaş’ın yanı sıra Dini Yayınlar Genel Müdürü Dr. Fatih Kurt, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Hafız Osman Şahin, İSVA Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Tavman, İSVA’nın Yönetim Kurulu Üyeleri ve öğrenciler katıldı.