Etiket: İşler

  • Başkan Karabağ: “Düşünürüz’lerle, ’ben yapmam, o yapsın’larla olmuyor bu işler”

    Türkiye’nin ilk belediye Deprem Etüt Merkezi, Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) işbirliğinde ilk acil kurtarma telsiz ekibi gibi örnek projeleri hayata geçiren Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, belediyeciliğin insan hayatının temel ihtiyaçlarından gelecek kaygısına kadar geniş bir alanda hizmet etmeyi gerektirdiğini söyledi. Karabağ, “’Olmazlarla, ’bakarız’larla, ’düşünürüz’lerle, ’ben yapmam, o yapsın’larla olmuyor bu işler. Böyle bir arpa boyu yol alamazsınız” dedi.

    Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, yerelde hizmet üretmenin, bir belediye olarak halkın tüm sıkıntılarına dokunan işler yapmanın sınırı olmadığını belirtti. Karabağ, yaptığı açıklamada, toplumcu belediye olarak hizmet etmeye gayret ettiklerini ifade ederek, “Halkın çöpünü zamanında ve çağdaş bir teknoloji ile toplarsınız, nefes aldırırsınız. Çocuklarına oyun alanları oluşturursunuz; fidan diker, kentin yeşil alanlarını artırırsınız, nefes aldırırsınız. Sosyal güvencesi olmayan insanlara, ücretsiz sağlık muayenesi sağlarsınız; öğrencinize yurt yaparsınız nefes aldırırsınız. Kentsel dönüşüm, imar revizyonu yaparsınız, afetlere karşı önlem alırsınız; hem insanların hem şehrin nefes almasını sağlarsınız. Hepsi bir bütün. Bayraklı’da 10 yıldır yapmaya çalıştığımız bu. ’Olmazlarla, ’bakarız’larla, ’düşünürüz’lerle, ’ben yapmam, o yapsın’larla olmuyor bu işler. Böyle bir arpa boyu yol alamazsınız. Tabi ki yasal zeminde; ama koşulları zorlayan bir niyetle çalışmak lazım. İlçemizin tarihini herkes bilir. İzmir’in en köklü gecekondularını barındırır. Burada yokluğun, imkansızlık psikolojisinin ağır bastığı bir kesim yaşar. Biz önce halkımıza dokunarak 10 yıldır, imkansızın olamayacağını, toplumcu belediyecilikte sınırları zorlayan halkçı bir bakış açısı olduğunu gösterdik” dedi.

    İzmir’in kentsel dönüşüm meselesini hızla çözmesi gerektiğine vurgu yapan bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, şöyle devam etti:

    “Zaman geçip gidiyor. Halkımızı, çocuklarının ve torunlarının da bu kentte yaşayacağını hatırlatarak ikna etmeli ve kent dokusunu yenilemeliyiz. Bakın; ’deprem’ dendiğinde en çok korku yaşayan illerden biriyiz. Köklü çözüm bu; ama bugün olsa, ’b planımız var mı?’ Yok. İşte biz bunu daha göreve geldiğimiz 2009 yılında öngördük. Açtığımız Deprem Etüt Merkezi, kendisini deprem meselesine adamış rahmetli Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara başta olmak üzere ülke genelinde bir heyecan uyandırdı. Onunla birlikte camilerden okullara muazzam bir eğitim seferberliği gerçekleştirdik. Ülke genelinde pek çok belediyeye bu konuda brifing verdik, örnek olduk. Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC ) ile iş birliği yaparak, afet halinde devreye girmek üzere acil kurtarma telsiz ekibine Bayraklı’da yer verdik. Tüm lojistiğini sağladık. 75. Yıl Mahallemizde tahsis edilen mekanda hizmet veriyorlar. Afet anında; telefon iletişiminin kesilmesi durumunda radyo frekansları ile dünya ile bağlantı kurabilecek alt yapıya sahibiz. Halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere ilçemizin yedi noktasına yerleştirdiğimiz deprem konteynerlarında temel gıda maddeleri, temizlik malzemeleri ve ilk yardım malzemeleri bulunuyor ve sürekli yenileniyor. Tüm bu çalışmaları, asıl sorumluluk sahibi olan devletten ya da bir üst makamdan beklemeye kalkabilirdik; ama yapmadık. Taşın altına elimizi koyduk. Olmalı dedik, yaptık. Örnek de olduk” diye konuştu.

  • Küçük Eller Büyük İşler Resim Sergisi Açıldı

    Kadir Rezan Has Ortaokulu öğrencileri tarafından yapılan resimler ’Küçük Eller Büyük İşler’ sergisi ile beğeniye sunuldu.

    Kadir Rezan Has Ortaokulu 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri tarafından Güzel Sanatlar Öğretmeni Emine Gündoğ’un gözetiminde oluşturulan 150 eser, Küçük Eller Büyük İşler isimli resim sergisi ile sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

    Resim sergisinin açılışı Melikgazi Belediye Başkan Yardımcısı Yüksel Kahraman ve Okul Müdürü Oktay Polat tarafından yapılırken, Müzik Öğretmeni Gözde Eriş’in 6 kişilik orkestrası da sergiye katılanlara müzik ziyafeti sundu.

    Sergi iki gün süreyle ziyarete açık kalacak.

  • Kamunun tek Sakız koyunu çiftliğinde işler yolunda gidiyor

    Aydın Büyükşehir Belediyesinin, bölgede hayvancılığın geliştirilmesi ve kadınların üretim ağına dahil edilmesi için kurduğu Sakız koyunu üretim çiftliğinden bugüne kadar 150 aileye hibe yapıldı. Türkiye’de sayıları her geçen gün azalan Sakız koyunu popülasyonunun çoğaltılması için hazırlanan projede kısa sürede 150 baştan 600’lü sayılara ulaşıldı.

    Aydın Büyükşehir Belediyesinin “Aile Tipi Koyunculuk” projesi kapsamında 1,5 yıl önce kurduğu Sakız koyunu üretim çiftliğinde işler yolunda gidiyor. Türkiye’de kamu sektörünün kurup işlettiği tek üretim sahası oma özelliği taşıyan çiftliğinde üretilerek 1 erkek ve 2 dişi olarak dağıtılan damızlıklardan alan yetiştiriciler memnun kaldı. Kadınlar öncelikli olmak üzere istenen kriterlere sahip yetiştiricilere kurayla dağıtılan Sakız koyunları, 4 yıl daha proje ekibi tarafından takip edilerek gittikçe azalan hayvan sayısına dur denilmek ve ailelerin de hayvancılık yaparak ek gelir elde etmeleri amaçlanıyor. Şimdiye kadar Koçarlı ilçesinde 150 aileye yapılan hibe desteklerinin, projenin ileri aşamalarında Aydın’ın 17 ilçesine ulaştırılması hedefleniyor.

    Sakız koyunu üretim çiftliğinin, bölgedeki hayvancılığın geliştirilmesi ve tarımla ilgilenen aile sayısının artırılması amacıyla Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu öncülüğünde hazırlanan proje kapsamında 1,5 yıl önce kurulduğunu anımsatan Kırsal Kalkınma Projeleri Koordinatörü Veteriner Hekim Gökçe Yıldırım, bölge için en uygun tür olan Sakız koyunu üzerine yaptıkları araştırmada Türkiye’deki popülasyonun hızla azaldığını gördüklerini söyledi. Proje kapsamında kurulan çiftliğin ülke genelinde kamunun elindeki tek sakız koyunu üretim sahası olduğuna işaret eden Yıldırım, “150 baş damızlık hayvanla başladığımız çalışmalarda geçen 1,5 yılın sonunda 600’lü rakamlara ulaşmış durumdayız. Bu çiftlikte üretilen tüm kuzular, bölgedeki kadın öncelikli aile işletmelerine 2 dişi 1 erkek olarak hibe ediliyor ve daha sonra 4 yıl boyunca takip ediliyor. Öncelikle Koçarlı ilçemizdeki kadın üreticiler olmak üzere; SGK kaydı olmayan, üretimden çekilmiş ve mevcut hayvancılık işletmeleri yok ise bu kişileri tekrar üretim ağına dahil edilmelerine sağmak için kurayla hayvanlarını teslim ediyoruz. Şuana kadar 150 aileye destekleme yapıldı, Ekim ayı gibi 200 aileye daha destekleme yapılacak. Proje bu şekilde her yıl kendi ürettiği kuzularını dağıtarak bölgedeki hayvancılık faaliyetlerinin geliştirilmesini amaçlıyor” dedi.

    “Her ırk kendi bölgesinde verimli olur”

    Projedeki hedeflerinin her yıl en az 200 aileye koyun dağıtabilmek olduğuna işaret eden Yıldırım, “Proje bölgemizde tutar ve karşılık bulursa; 200 aileden 400 aileye artırabiliriz. Gelecek dönemlerde Aydın’ın 17 ilçesindeki ailelere ulaşacak şekilde yılda 500-600 aileye hibe yapmayı amaçlıyoruz. Burası duyulmaya başladıktan sonra ülkemizin farklı yerlerinden bizi arayarak Sakız koyunu almak isteyenler oluyor. Ancak bu bir hibe destek projesi olduğu için bizim burada hiçbir şekilde taşışımız mevcut değil. Erzurum, Artvin veya Samsun gibi illerden arayıp Sakız koyunu almak istiyorlar. Biz hepsine, her ırkın kendi coğrafyasında verimli olabileceğini söylüyoruz. Karadeniz’de yaşayan insanlar o bölgenin koyununu üretmelidir, Artvin’deki veya İç Anadolu’daki insanlar da o bölgenin ırkına yönelmelidir. Sakız koyunu Kıyı Ege bölgesindeki aile işletmeleri için yani el besisi dediğimiz 5-10 başlık işletmeler için değerlidir. Lütfen vatandaşlarımız farklı illerde Sakız koyunu üzerinden üretim yapmayı denemesinler” şeklinde konuştu.

    Koyunların 24 saati takip ediliyor

    Sakız koyunu üretim çiftliğinde 1 sorumlu veteriner hekim, 2 veteriner teknisyeni ve 4 bakıcıyla çalışmaların yürütüldüğünü beyan eden Yıldırım, şöyle konuştu: “Çiftlikte 24 saat boyunca tüm bakım ve besleme çalışmaları sürekli izleniyor. Koyunlar sabah erken saatlerde 168 dönümlük çiftlik içerisinde dolaşmaya çıkarılıyor. Akşama kadar bölgeye uyum sağlamaları için merada kalırlar. Akşam ağıla dönen hayvanlar için tüm ihtiyaçları hazır edilmiş oluyor. Hayvanların bakımında kullandığımız tüm besin maddeleri de bölgemizdeki yerel kooperatiflerden temin ediliyor.”

  • Özkan: “Çukobirlik’in taşınmazlarını satmayın, işler hale getirin”

    Seyhan Ziraat Odası 2’nci Başkanı Yaşar Özkan, Çukobirlik’e ait taşınmazların kapalı zarf açık artırma yöntemiyle satışa çıkarılmasına tepki gösterdi.

    Özkan yaptığı açıklamada, Çukobirlik’in aktif hale getirilip üreticinin lehine çalışmasını beklediklerini belirterek, taşınmazların satılacağının ortaya çıkmasının tüm üreticileri şoke ettiğini söyledi. Özkan, ortaklarının ürününü satın alarak onları serbest piyasa koşulları ve haksız rekabetten uzun yıllar koruyan Çukobirlik ile ilgili verilen karardan dönülmesi gerektiğini belirterek, “Çukobirlik, Türkiye’deki kooperatifçilik hareketinin en önemli yapı taşıdır. 1940 yılında Çukurova bölgesinde pamuk üreticilerinin ürünlerini değerlendirmek ve üreticiye destek sağlamak amacı ile Adana, Ceyhan ve Tarsus Tarım Satış Kooperatifleri’nin bir araya gelerek, 275 ortakla oluşturdukları bir kooperatifler birliğidir. Bu birliğin taşınmazlarını satmak onu tamamen yok etmek demektir” dedi.

    Çukobirlik’in taşınmazlarının satışının iptal edilerek kurumun aktif hale getirilmesi gerektiğini kaydeden Özkan şöyle devam etti:

    “Çukobirlik, mallarının satışı durdurulmalı. Birlik, siyasetten tamamen arındırılmış bir halde tekrar işler hale getirilmeli. Çukobirlik’in aktif hale getirilmesi durumunda Türkiye’deki pamuk açığının dahi kapanacağını düşünüyorum. Bununla birlikte Çukobirlik’in boşta olan depolarını da aktif hale getirerek faaliyet alanına mısırı da eklemelidir. Çukobirlik mısır tüccarlarına kiraya verdigi depolarını bir daha vermeyip depoları ve kurutma tesislerini kendi alım kampanyasına hazırlamalı. Çukobirlik Adana’nın değeridir. Çünkü Adana’nın Çukobirlik’e, Türkiye’nin de Adana’ya ihtiyacı vardır. Biz üretici birliği olarak buradan hükümetimize sesleniyoruz. Zaten zor durumda olan üreticiye destek verin. Bununla birlikte üreticiyi koruyacak olan Çukobirlik’in taşınmazlarının satılmasına müsaade etmeyin.”

  • Pamukta işler yolunda

    Aydın Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, pamukta rekoltenin geçen yıldan daha iyi olduğunu söyledi.

    Aydın’ın en önemli tarım ürünlerinden biri olan ve yaklaşık 600 bin dekar alanda üretimi yapılan pamukta bu yıl işler yolunda gidiyor. Özellikle Aydın-Söke Ovası’nın vazgeçilmez ürünü olan pamuk, bu yıl üreticisini güldürmesi bekleniyor. Rekoltenin iyi olduğunu açıklayan ATB Başkanı Fevzi Çondur, şartların bu durumda seyretmesi durumunda pamuk üreticisin yüzünün güleceğini ifade etti. Çondur, pamuğun kilosunun bu sene 10-11 liradan alındığını açıkladı.

    “İyi bir verim dönemi bekliyoruz ”

    Pamuk hasat döneminin tüm üretici ve tüccar camiasına hayırlı olmasını dileyen Çondur, “Şu an için pamukta şartlar iyi gidiyor ve buna paralel olarak iyi bir verim dönemi bekliyoruz. Rekoltenin geçen yıldan daha iyi olmasını bekliyoruz. Özellikle dolar kurundaki artışlardan sonra pamuğun maliyetleri çok yükseldi. Özellikle gübre ve akaryakıt fiyatları yüksek. Uluslar arası borsalarda da pamuk fiyatları şu an iyi durumda. Üreticimiz bu yıl pamuktan güzel para kazacağını düşünüyoruz. Aldığımız prim ne kadar iyi olsa da artış olmasını isteriz. Türkiye olarak 1 milyon 700 bin kütlü pamuk tüketimimiz var. Üretimimiz ise daha 1 milyon tona ulaşmadı. Dünyanın en büyük pamuk ithalatçılarından biriyiz. İnşallah önümüzdeki dönemlerde kendi kendimize yetebilen ve pamuk üreten bir ülke durumuna geliriz” dedi.