Etiket: islam

  • Hollanda’da İslam ve göç karşıtı PEGIDA’nın eylemine izin çıkmadı

    İslam ve göç karşıtı PEGIDA kuruluşunun Hollanda Diyanet Vakfına bağlı Ulu Cami önünde yapmayı planladığı gösteriye belediyeden izin çıkmadı.

    Hollanda’da “Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Avrupalı Yurtseverler (PEGIDA)” kuruluşunun yaklaşık 2 hafta önce Ulu Cami önünde düzenlediği protestoda çatışma çıkması nedeniyle yarın planlanan gösteriye Utrecht Belediyesinden izin çıkmadı. Utrecht Belediye Başkanı Kees Diepeveen, PEGIDA’nın İslam karşıtı eylem için resmi müracaatta bulunduğunu belirterek, “Ulu Cami önünde protestoya izin verilmedi. Bunun yerine onlara Nieuekade’de protesto eyleminde bulunabilecekleri alan önerdim” dedi.

    5 Ekim’deki gösteride çatışma çıkmıştı

    PEGIDA’nın 5 Ekim’de düzenlediği gösteride İslam’a yönelik provokasyon yapılmıştı. Grubun açıklamalarına bazı semt sakinlerinin tepki göstermesi sonrası arbede çıkmış, caminin etrafında bulunan HDV Ulu Cami Vakfı yetkilileri, cami vakfının yöneticileri ve bir grup gönüllü Müslüman gösteriye tepkide bulunanları yatıştırmak için çaba göstermişti.

  • Balıkesirli İslam alimi İmam Birgivi uluslararası sempozyumu başladı

    Balıkesir Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından, Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla “Balıkesirli Bir İslam Alimi İmam Birgivi” başlıklı uluslararası sempozyumu başladı.

    Balıkesirli İslam alimi İmam Birgivi Uluslararası Sempozyumu, Balıkesir Öğretmen evinde başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Bayyiğit katılımcılara seslendi. Prof. Dr. Mehmet Bayyiğit, Balıkesir’de yetişmiş ulema ve devlet adamlarının, gelecek nesillere tanıtılması amacıyla Hasan Basri Çantay ile başlayan sempozyum serisinin ikincisini İmam Birgivi ile devam ettirdiklerini vurguladı. Birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yaptıklarını hatırlatan Bayyiğit, İlahiyat Fakültesinin de kurulmasıyla üniversite olarak bu alandaki eksikliğin kapandığını belirtti. İmam Birgivi’nin Vasiyetname eserinden alıntılar da paylaşan Rektör Özdemir, sempozyumun İmam Birgivi’nin gerçek değerini günümüze taşımak açısından da önemli olduğuna dikkat çekti. Rektör Özdemir, sempozyumun başarılı geçmesi ve hayırlara vesile olması dilekleriyle, sempozyuma katkı veren kuruluşlara ve akademisyenlere teşekkür ederek sözlerini bitirdi.

    Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Huriye Martı da konuşmasında İmam Birgivi’nin gördüğü yanlışa müdahale etmekten çekinmeyen bir İslam alimi olduğunun altını çizerken, kendisini doğduğu şehirde anmanın da mutluluk verici olduğunu ifade etti.

    Sempozyum açılış programı; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Mahmoud Masri, Harford Seminary’den Prof. Dr. Yahya Michot ve Din İşleri Yüksek Kurulu Eski Üyesi Prof. Dr. Şerafettin Gölcük’ün katılımcılara hitaplarıyla tamamlandı.

    3 gün sürecek sempozyumda, yurt içinden ve yurt dışından katılan çok sayıda akademisyen tarafından; İmam Birgivi’nin yaşadığı dönem, hayatı ve düşünceleri, ilmi müktesabatı ve konumu; fıkıh alimi, eğitimci, dilbilimci olarak Birgivi, Birgivi’yi etkileyen ve ondan etkilenen alimler gibi farklı konu başlıklarında 99 bildiri paylaşılacak.

    Sempozyumun açılışına, Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kerim Özdemir, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Huriye Martı, BAÜN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Baştürk, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Bayyiğit, daire amirleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

  • Prof. Dr. Waghid NEÜ’de İslam dünyasındaki eğitimi ele aldı

    Stellenbosch Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusef Waghid Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) İlahiyat Fakültesinde düzenlenen programlara konuşmacı olarak katıldı.

    Prof. Dr. Waghid ilk olarak Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesinde (AKİF) düzenlenen ‘İslam Dünyasında Eğitim: Sorunlar, Zorluklar ve Potansiyel Çözümler’ konulu konferansta konuştu. Waghid, İslam dünyasındaki eğitimin en büyük problemlerinden birinin uygulama olduğunu belirterek, “İman sadece kalpteki inanç değildir. Aslında bu iman bir dünya görüşü de demek. Gelişen olaylara, dünyaya bu gözle bakmak demek. Merkezinde tevhit olan bir dünya görüşüyle olayları, konuları değerlendirmektir. Sadece böyle düşünerek ciltler dolusu kitap yazmak da yetmez. Teoride kalan bu bilgiler uygulanmadığı sürece bunun bize hiçbir faydası olmaz. Bugün İslam dünyasındaki eğitimin en büyük problemi ciltler dolusu kitap yazılıp bunların gerçek hayatta karşılığının, pragmatik sonuçlarının ortaya konmamasıdır. İmanlı bir dünya görüşü ile o dünya görüşünün hayata yansıması ki bunun neticesi salih ameller ve güzel eylemlerdir, işte bunlar pratiğe dökülür, gerçek hayatta yaşanmaya başlarsa yazılanların karşılığının olduğunu ve etkili olduğunu söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

    NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yüksek, Selçuklu Kaymakamı Ömer Hilmi Yamlı, İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy, AKİF Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Kuşpınar, Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Dilmaç, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çaycı, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı konferans hediye takdimi ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.

    Prof. Dr. Yusef Waghid ayrıca Uluslararası Rumi Medeniyetler Uygulama ve Araştırma Merkezinin düzenlediği İngilizce Yuvarlak Masa Seminerine katıldı. Prof. Dr. Waghid burada, “İslam Eğitiminde Özerklik, Toplum ve İnsanlık” konulu sunumunu gerçekleştirdi.

  • İslam İşbirliği Teşkilatı Uluslararası Staj Programı’na sertifika töreni düzenlendi

    İslam ülkeleri arasında sosyal, kültürel ve ekonomik bağları güçlendirmeye yönelik önemli bir girişim olan OIC Intern Uluslararası Staj Ofisi, çeşitli kurum ve kuruluşlarda stajını tamamlayan ilk öğrencilerine sertifika töreni düzenlendi. Programa katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank: “Bu program sayesinde çok önemli ilişkiler kurulacağına inanıyoruz. Buraya mutlaka diğer İslam ülkelerini de katmak gerekiyor. Yerel kalmamalı” dedi.

    Sheraton Grand Ataşehir’de 19. 00’da gerçekleşen sertifika programına Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ensar Vakfı Genel Kurul Üyesi Necmettin Bilal Erdoğan, bakan yardımcıları ile çok sayıda öğrenci katıldı.

    SESRIC, YTB, TOBB ve Ensar Vakfı iş birliğiyle yürütülen Uluslararası Staj Programı – OIC Intern programının ilk aşaması Türkiye’de öğrenim gören uluslararası öğrenciler ile başlamıştı. Bu kapsamdan gerçekleşen töreninde stajyer öğrencilere sertifikalarını Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Ensar Vakfı Genel Kurul Üyesi Necmettin Bilal Erdoğan takdim etti.

    Gecede konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank: “Bu programını geçen yıl da desteklemiştim. İnşallah biz de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak hem ilgili kuruluşlarla, şirketlerle buraya katkı sağlamayı düşünüyoruz hem de bizim enstitülerimizde acaba öğrenci kardeşlerimiz staj yapabilir mi diye bir çalışma başlatacağız. Bu program sayesinde çok önemli ilişkiler kurulacağına inanıyoruz. Buraya mutlaka diğer İslam ülkelerini de katmak gerekiyor. Yerel kalmamalı. İnşallah buradan güzel sonuçlar çıkacak” dedi.

  • Kahta’da ‘İslam Kardeşliği ve Birliği’ programı düzenlendi

    Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Eğitimle Diriliş Derneği tarafından ‘İslam Kardeşliği ve Birliği’ konulu program düzenlendi.

    Eğitimle Diriliş Derneği Konferans Salonunda düzenlenen ‘İslam Kardeşliği ve Birliği’ konulu programda, Müslümanların birleşmesinin Farz-ı Ayn olduğuna dikkat çekilerek, ümmet bilincini yıkan ve Müslümanların birliğine kast eden en büyük engeller üzerinde duruldu.

    Ümmet bilincinin ve birliğinin gerçekleşmesindeki en büyük engelin altında milliyetçilik ile ulus devlet anlayışının yattığını belirten Eğitimci Ziya Tepe, “Dünyada hiçbir şey insanı kin besleme duygusu kadar yıpratamaz. Ümmet birliğinin gerçekleşmesinin önündeki engellerin en büyüğü milliyetçilik ve ulus-devlettir. İslam devlet anlayışıyla modern ulus devlet anlayışı arasında çok temel farklılıklar vardır. Öyle ki bu iki devlet anlayışının birbiriyle hiçbir ortak noktasının olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. İslam, devleti ilahi iradenin bir hizmetçisi olarak görürken, ulus-devlet ise tamamen bunun tersine hizmet etmektedir. Allah’ı dışlamak ve onun yerine ulusal menfaatleri yerleştiriyor. Bugün ulusal devletlerin ekseriyeti sömürgeci güçlere hizmetle iştigaldirler. Ulus devlet hiçbir ahlaki değerlere sahip değildir. Bu değerler ne sabit nede evrenseldir.

    Yaklaşık bin 300 yıl boyunca Müslümanlar büyük devletler ve imparatorluklar kurmuş ve ulusçuluğu çağrıştıracak hiçbir hususu gündeme getirmemiştir. Çünkü ulusçuluk insanın kişiliğini ve toplumun tüm unsurlarıyla parçalayan bir güçtür. Ulusçuluk tüm davranışlarının unsurlarını (vücut, zihin ve ruh) ele geçirmeye çalışmıştır. Batı medeniyetinin gerçek zaferi 20. Yüzyılda elde ettiği ulus-devlet modelinden ve kapitalist kültürünün evrenselleşmesidir” diye konuştu.

    Program, yapılan konuşmaların ardından soru cevap faslıyla sona erdi.