Etiket: islam

  • İngiliz Boksör Danny Wıllams: “Türkiye Denince Aklıma İslam Gelir”

    2004 yılında Mike Tyson’ı 4. rauntta nakavt ederek dikkatleri üzerine çeken ünlü İngiliz boksör Danny Williams, Türkiye’de vizyona girecek bir filmde rol almak için İstanbul’a geldi.

    2004 yılında Mike Tyson ile yaptığı maç ile gündeme gelen ve o maçta Mike Tyson’ı 4. rauntta nakavt ederek İngiliz sporseverlerin kahramanı olan ve bir anda tüm dünyanın gözünü üstüne çeviren boksör Danny Williams, “Deliormanlı” filminde Tommy Dixon karakterini canlandırmak için Türkiye’ye geldi. Londra’dan Türk Hava Yolları’na ait tarifeli uçakla İstanbul’a gelen İngiliz boksör pasaport kontrolünden geçtikten sonra kendisini bekleyen basın mensuplarıyla kısa süreli sohbet etti. Williams, valizini aldıktan sonra dış hatlar terminali çıkış kapısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Türkiye denince aklına ilk olarak İslam’ın geldiğini ifade eden profesyonel boksör Danny Williams, “Deliormanlı” sinema filminde Sarp Levendoğlu ile ringde karşı karşıya gelecek. Filmde yapacağı maç hakkında da konuşan Danny Williams, maça kendisini çok iyi hazırladığını ve maçın favorisinin kendisi olduğunu kaydetti.

    Tommy Dixon karakteri ile ilk kez bir sinema filmi için kamera karşısına geçecek olan ünlü boksör yaklaşık on gün Türkiye’de kalacak.

  • Büyük İslam Alimi Ahmet Yesevi Hazretleri Tekirdağ’da Anıldı

    TEKİRDAĞ (İHA) – Büyük İslam alimi Hoca Ahmet Yesevi hazretleri, Tekirdağ’da düzenlenen etkinliklerle anıldı.

    Yesevi Kültür Ocakları Tekirdağ Şubesi’nin düzenlediği etkinlikler, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Yılmaz İçöz Sahnesi’nde gerçekleştirildi. Büyük İslam alimi Ahmet Yesevi hazretlerinin anıldığı geceye, Hoca Ahmet Yesevi’nin 27’inci kuşaktan torunu olan İsmetullah Yesevi, Yesevi Kültür Ocakları Genel Başkanı Adem Karslı, Yesevi Kültür Ocakları Tekirdağ Şube Başkanı Hacı Tunç, Diriliş Ertuğrul dizisinde ozan rolünde oynayan İrfan Gürdal ve vatandaşlar katıldı.

    Gece ilk olarak saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Ardından Namık Kemal Üniversitesi öğrencisi Nurullah Büker tarafından okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti dinlenildi. Hoca Ahmet Yesevi hazretlerinin hayatının slayt aracılığıyla izlendiği gecede ilk konuşmayı yapan Yesevi Kültür Ocakları Tekirdağ Şube Başkanı Hacı Tunç, “Yesevi Kültür Ocakları olarak böyle bir etkinliğin Tekirdağ’da düzenleniyor olmasından dolayı oldukça memnunum. Tüm katılımcılara can-ı gönülden teşekkür ediyorum” dedi.

    Daha sonra açıklamalarda bulunan Yesevi Kültür Ocağı Genel Başkanı Adem Karslı, “Biz devletimizi, milletimizi seven bir gençlik hareketiyiz. Hiçbir siyasi parti ile yakından uzaktan alakamız yoktur. Henüz kuruluşumuzun üzerinden 2 yıl gibi kısa bir süre geçmesine rağmen, Allah’a şükürler olsun ki 40 ilde teşkilatlanmamızı tamamladık. Bu gece bizimle birlikte olan herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Son olarak açıklamalarda bulunan İsmetullah Yesevi, hakkında bilgiler verdi. Ahmet Yesevi hazretlerinin toplamda 4 bin 400 hikmeti olduğunu belirten İsmetullah Yesevi, “Bunlardan günümüze ancak bin küsur tanesi ulaşabilmiştir” dedi.

    Ahmet Yesevi hazretlerinin çok iyi Arapça ve Farsça da bildiğini söyleyen torun Yesevi, ancak bütün hikmetlerinin Türkçe ile yazıldığını söyledi.

    Program, Diriliş Ertuğrul dizisi ozanı İrfan Gürdal’ın Orta Asya yöresel kıyafetleriyle Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmetlerini seslendirmesiyle sona erdi.

  • Belediye Başkanı Mustafa Güler: Yeni Yılda İslam Dünyasındaki Kan Ve Gözyaşları Dinsin

    Tavşanlı Belediye Başkanı Mustafa Güler, yayınladığı yeni yıl mesajında, “Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de, Myanmar’da, Arakan’da ve Doğu Türkistan gibi Türk ve İslam dünyasında Müslümanlar zulüm altında. Bu coğrafyada kan var gözyaşı var. Egemen güçler İslam coğrafyasındaki düzenin yeninden sağlanmaması ve karmaşanın devam etmesi için sürekli faaliyet yürütüyor. Akan kanın ve gözyaşının durduğu, İslam’ın barış dini olması gerekliliğinin ön plana çıktığı, insanların mutlu bir şekilde yaşadığı, evlerinin barklarının yıkılmadığı, topraklarının talan edilmediği ve yer altı zenginliklerine bir takım güçler tarafından el konulmadığı bir coğrafyayı hep beraber arzuluyoruz. İnşallah yeni yıl bu coğrafyalardaki kan ve gözyaşlarının durduğu bir yıl olur” dedi.

    Türkiye üzerinde hedefleri bulunan egemen güçlerin bu amaçlarına hiçbir zaman ulaşamayacaklarını vurgulayan Belediye Başkanı Mustafa Güler, “Bugün ülkemize baktığımızda özerklik söylemleriyle öne çıkan bir partiyi görüyoruz. Bunların amacı Türkiye’yi de bir kaos ortamına sürüklemektir. Şunu ifade etmek isterim ki, her kim olursa olsun, Misak-ı Milli sınırları içerisindeki ülkemizde kimin hesabı ve hedefi varsa bu gerçekleşmeyecektir. Bu kapsamda özellikle doğu illerimizde ülkemiz üzerinde oynanan oyunları bozmak için yoğun mücadele eden, canını ortaya koyan tüm emniyet güçlerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Hükümetimizin ortaya koyduğu ülkemizin birliği ve dirliği bizim de irademizdir. 2016 yılının ülkemiz için de birlik ve beraberliğin tesis edildiği, terör olaylarının sonlandığı bir yıl olur inşallah” ifadelerini kullandı. (EFE)

  • Alparslan Kuytul: “İslam Öldürmeye Değil Diriltmeye Gelmiştir”

    Furkan Vakfı, Türkiye geneli konferanslar zincirine Osmaniye ile devam etti. Alparslan Kuytul hocaefendinin konuşmacı olarak katıldığı konferansa yoğun katılım oldu. Ahmet Şekip Ersoy Kültür Merkezinde gerçekleştirilen program Kur’an tilaveti ile başladı, Furkan Vakfı Osmaniye İl Temsilciliği adına Murat Gülnar’ın açılış konuşmasıyla devam etti. Konuşmanın ardından şiir dinletisi, ardından Muhammed-un Resulullah adlı sinevizyon gösterimi yer aldı. Sinevizyon gösteriminden sonra Grup Furkan, ilahi ve marşlarıyla salondaki coşkuyu artırdı. Programın ardından Alparslan Kuytul hoca, Fatih Peygamber ve Mekke’nin Fethi konulu bir konferans verdi.

    Kuytul, Mekke, cahiliye dönemini yaşarken Hz. Peygamberin insanları şirkten kurtardığını söyledi. Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamberin aynı zamanda savaş peygamberi olarak da gönderildiğini anlatan Kuytul, şöyle konuştu: “Ben rahmet peygamberiyim aynı zamanda savaş peygamberiyim’ diyerek insanların hidayete ulaşmasına izin vermeyen zorba düzenleri yıkmaya gelmişti.”

    Hz. Peygamberin İran’ın, Bizans’ın, Roma’nın fethini müjdelediğini belirten Kuytul, sözlerini şöyle sürdürdü: “O, yeni fetihlerle İslam davasının yeryüzüne hakim kılınacağını haber etmişti. İran fethedildi, Bizans fethedildi sıra Roma’da. Resulullah yaşarken Arabistan yarımadasını fethetmişti. Başlattığı bu hareket daha sonra da ümmeti tarafından devam ettirilmiş, Doğu’da Çin’e, Batı’da Viyana’ya kadar ulaşmıştı.”

    İslam dışındaki anlayışlarda fetih değil istila yapıldığını anlatan Kuytul hoca, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir ülkeye girilince o topraklar yakılır yıkılır, insanlar öldürülür, kadın çocuk yaşlı demeden herkese saldırılır, yağma yapılır. İslam’da ise fetih vardır, yağma yoktur. İslam, insanları zorbaların baskısından kurtarıp onların hür bir şekilde düşünerek doğruyu tercih etmelerine olanak tanır. Bu yönüyle fetih, rahmettir. İslam öldürmeye değil, diriltmeye gelmiştir.”

    Hz. Peygamberin, fetihten sonra Kabe’nin etrafına dikilen 360 putu kırdığını anlatan Kuytul hocaefendi, şunları söyledi. “Putları kırarken Hak geldi Bâtıl zail oldu Gerçekten de batıl zail olmaya mahkumdur ayetini okuyordu. Bu, fethin amacının istila değil, insanları şirkten kurtarmak olduğunu bir defa daha göstermiş oluyordu.”

    Konferans sorulara cevap verilmesinin ardından sona erdi.

  • Erdoğan: “İslam Dünyası Bir Büyük İmtihanla Daha Karşı Karşıyadır”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen Şeb-i Aruz 2015 programında, “İslam dünyası bir büyük imtihanla daha karşı karşıyadır. Bir yandan mezhepçilik fitnesinin ateşlendiğini görüyoruz. Diğer yandan ise küçük çıkarlarını tarihi sorumluluklarının önünde tutma anlayışından vazgeçemeyenlere üzüntü ile şahit oluyoruz” dedi.

    Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen Şeb-i Aruz 2015 programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Programa İstanbul Valisi Vasip Şahin, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, sanatçılar Sami Özer, Alişan ve davetliler katıldı. Program sanatçıların ilahi dinletisiyle başladı. Yapılan açılış konuşmalarının ardından kürsüye davet edilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Vuslatının 742. seneyi devriyesinde hazreti Mevlana’yı rahmetle yad ediyorum. Bu güzel Şeb-i Aruz programını düzenleyen derneğimize, kültür ve turizm bakanlığımıza, İstanbul Büyükşehir Belediyemize ve katkı veren kuruluşlarımıza ve sanatçılarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Mevlana aşkını, coşkusunu, heyecanını yaşamak, daha da önemlisi onu anlamak üzere buraya gelen sizlere şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    “SEMANIN TURİSTİK BİR META DÜZEYİNE İNDİRGENMESİ GİBİ CİDDİ BİR TEHDİTLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Mevlana Hazretlerinin emanetlerinden olan bazı eserler ve semanın son dönemlerde turistik bir meta haline dönüştürüldüğüne dikkat çeken Erdoğan, “Maalesef son dönemde Mevlana hazretleri ve onun bize manevi emanetleri olan eserlerinin Semasının turistik bir meta düzeyine indirgenmesi gibi ciddi bir tehditle karşı karşıyayız. Mevlana hazretleri Mesnevi’nin ikinci cildinin gecikişini anlatırken ne diyor; ‘Biri aşıklık nedir diye sordu. Bizim gibi olursan anlarsın dedim. Aşk hesapsız sevgidir. Onlar sever tamam da onu sevenler hani’ evet mesneviyi, semayı, Mevlana’yı anlamak için onun gibi olmaya çalışmak onu sevmek lazımdır” diye konuştu.

    “MESNEVİ BİR AFORİZMALAR DERLEMESİ DEĞİL”

    Mesnevinin bir aforizmalar derlemesi olmadığını ifade eden Erdoğan, “Bir kez daha hatırlatmak isterim ki; Mesnevi bir aforizmalar derlemesi değil. Hazreti Mevlana’nın değimiyle ruhlara cila olarak yazılmış bir ayet ve hadis tefsiri kitabıdır. Sema görsel bir şölen değil, insanın ruhu ve bedeni ile tam bir teslimiyette Rabbine yönelişin ifadesidir. Mevlana hazretlerini bu şekilde anlamayan ve onu bu şekilde anmayan her kez büyük bir yanlışın içerisindedir. Bu tören dahil Mevlana’yı anma amacıyla düzenlenen tüm etkinliklerin Sema gösterilerinin bu anlayışıyla yeniden ele alınması gerektiğine inanıyorum” dedi.

    “İSLAM DÜNYASI BİR BÜYÜK İMTİHANLA DAHA KARŞI KARŞIYADIR”

    İslam dünyasının büyük bir imtihanla karşı karşıya olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizde tüm Müslümanlarla birlikte milletimiz bakımında da çok önemli ve hayati bir gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Asırlık sorunlar, yeni ve daha karmaşık bir şekil alarak Müslümanlar aleyhinde büyüyor. İslam dünyası bir büyük imtihanla daha karşı karşıyadır. Bir yandan mezhepçilik fitnesinin ateşlendiğini görüyoruz. Diğer yandan ise küçük çıkarlarını tarihi sorumluluklarının önünde tutma anlayışından vazgeçemeyenlere üzüntü ile şahit oluyoruz. Bu emareler içinden geçtiğimiz imtihanın başarılı bir yönde ilerlemediğini işaret ediyor. Mevlana hazretleri diyor ki ‘koyunun kurttan kaçmasına şaşılmaz, şaşılacak şey koyunun kurda gönül vermesidir’ maalesef hem ülkemizde hem de tüm İslam dünyasında kendi inancına, kendi medeniyetine, kendi varlığına düşmanlık edenlere gönüllü hizmet edenler bulunduğunu görmenin üzüntüsü içerisindeyiz” diye konuştu.

    “SURİYE’DE DAEŞ BAHANESİYLE YÜRÜTÜLEN GÜÇ MÜCADELESİ, AT İZİNİN İT İZİNE KARIŞTIĞI TRAJİK BİR OYUNUN OYNANDIĞI TİYATROYA DÖNÜŞTÜ”

    Suriye’de yaşanan iç savaşa değinen Erdoğan, “Suriye’de 400 bin masum insan katlediliyor. 12 milyon insan evinden, yurdundan ediliyor. Müslümanım diyen birileri hala zalimin yanında yer almayı ve zulmü teşvik etmeyi sürdürüyor. İslam’a ait söylemlerle, sembollerle, Müslümanlara karşı tarihin en büyük savaşlarından birini yürüten DAEŞ gibi örgütler bahane edilerek Müslümanlara darbe üstüne darbe vuruluyor. Hemen yanı başımızda Suriye’yi bombalayan bir ülkenin operasyonlarına bakıyoruz. Yüzde 10 oranında DAEŞ’i, yüzde 90 oranında içinde Türkmen kardeşlerimizin de bulunduğu grupları yani Müslümanları hedef aldığını görüyoruz. Lütfen artık kimse kimseyi kandırmasın. Suriye’de, DAEŞ bahanesiyle yürütülen güç mücadelesi at izinin it izine karıştığı trajik bir oyunun oynandığı tiyatroya dönüştü. Herkes rol yapıyor, her kez rol kapmanın peşinde koşuyor ama ölen insanlar gerçek. Ölen bebekler, çocuklar, kadınlar, aksakalı ihtiyarlar, yıkılan evler, ibadethaneler, tarihi eserler gerçek. Bombalar bambaşka hesaplar için atılıyor. Ama bunların patladığı yerde dökülün kanlar, kararan hayatlar var” şeklinde konuştu.

    Doğu ve Güneydoğu’daki olayları da örnek göstererek “artık uyanma zamanıdır” diyen Erdoğan, “Doğu’da, Güneydoğu’da Fatih Sultan Camii maalesef ateşe veriliyor. Kurşunlu Camii kurşunlanıyor. Okullar yakılıyor, ibadethaneler aynı şekilde ve öğretmenler terki diyor ediyor. Bütün kardeşlerimiz oraları terk ediyor. Acaba bu teröristler bunu kim adına ve ne gaye ile yapıyor. Ve bunlar yeri geldiğinde şunu söylüyor; ‘devlet yukarıdan helikopterle bombaladı’ diyor. Bu nasıl iş ki yukarıdan bombalayacaksın minare ve kubbeler yıkılmayacak ama alttan yan taraftan kapılar ve camlar ateş alacak. Kimi aldatıyorsunuz ya. Artık bize uyanmak zamanıdır” dedi.

    Erdoğan, “Irak’ta, Suriye’de ve diğer ülkelerde DAEŞ denilen istismar aracını suretle ortadan kaldırmak mecburiyetindeyiz. Aynı şekilde ülkemizin içinde de benim Kürt kardeşime en büyük eziyeti yapan, ülkemizin istikrarını tehdit eden bölücü terör örgütünü en küçük bir müsamahaya izin vermeden devreden çıkarmak zorundayız. Ve bu anlamlı geceden buradan sesleniyorum; bunu devreden çıkarıncaya kadar silahlı kuvvetlerimiz, emniyet güçlerimiz hep birlikte bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu ülke bir huzur ülkesidir, refah ülkesidir. 78 milyon insanımızın huzur ve güvenine kast edenlere bu ülkede yer olmayacaktır. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım hep beraber olalım” diye konuştu.