Etiket: Islah

  • Kayseri Şeker Ar-Ge Merkezi, pancar tohum ıslah çalışmasına hız verdi

    Kayseri Şeker Ar-Ge Merkezinde TÜBİTAK tarafından desteklenen şeker pancarı tohum ıslahında ikinci yıl tohum derleme çalışmaları hasadına başlandığı belirtildi.

    Kayseri Şeker’e ait ar-ge serasında ve açık alanda yürütülmekte olan ikinci yıl şeker pancarı tohumu ıslah çalışmaları ile çerezlik kabak çekirdeği tohum ıslahı çalışmalarını, Kayseri Pancar Koopeartifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Osman Canıtez, Genel Müdür yardımcıları, Şeker İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı İbrahim Dayı ve diğer yetkililer Kayseri Şeker Ar-Ge Merkezi arazisinde birlikte inceledi.

    Şeker Pancarında Hibrit Ebeveynlerin Geliştirilmesi Projesinde görevli Anıl Mehmet Baltacı proje çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi;

    “Çalışmamız, ebeveyn hatların ilk aşamada tohumların viollere ekilerek fide aşaması ve sonrasında elde ettiğimiz fideleri arazi planı kurularak toprağa şaşırtılması şeklinde yürütülmektedir. Arazi denemesindeki ilk senede şekerpancarı kök gelişimi sağladığından dolayı bu hatlar üzerinde gözlemler yapılarak farklı genetik özelliklere sahip şeker pancarları çevre etkenleri ve hastalıklara karşı olan tepkileri gözlemlenmektedir. Tohumdan ekilip ilk sene kök gelişimi sağlanan ebeveyn şeker pancarı hatlarımızın soğuklanma ihtiyacı giderildikten sonra, fidelerin deneme arazisine ekilerek sapa kalkması ve tohum oluşumu sağlanmaktadır.”

    Çerezlik Kabak ve Pancar Tohumu Islah Çalışmaları hakkında ise, Arzu Koca şu bilgileri verdi;

    “Kayseri, çerezlik kabakta ülkemiz üretiminin yaklaşık %38’ini karşılamaktadır. Çerezlik kabak çekirdeği fiyatları çiftçiler açısından cazip olmasından dolayı bölgede çerezlik kabak üretimi yapılan alanlar sürekli olarak artış göstermektedir. Bununla birlikte çerezlik üretimi açısından önemli problemler bulunmaktadır. Üreticiler ürettikleri meyvelerin tohumlarını bir sonraki sezon düşük kaliteli tohum olarak kullanmaktadır. Bunun sonucunda verim kuru alanda 25-40 kg/da, sulu alanda 80-100 kg/da arasında olmaktadır. Bu sorun genetik iyileştirmelerle giderilebilir. Bölgeye uyum sağlamış, yüksek verimli ve kaliteli çeşitlerin geliştirilmesine yönelik yapmakta olduğumuz ar-ge çalışmaları üretici ve sanayicilerin karlılığını artıracaktır. Bu yolla ülke ekonomisine ve bölge çiftçisine sosyo-ekonomik anlamda önemli katkılarda bulunmuş olacaktır. Proje çıktılarının ekonomik kazanımlarını elde edilecek ümitvar genotiplerin bölgemiz ve ülkemiz pazarındaki başarısı belirleyecektir. Kayserinin üretim potansiyelinin yanında tohum temini konusunda da standart çeşit geliştirilecek olması çerezlik kabak alanında ülke genelindeki önemini daha fazla arttırmış olacaktır. Ar-Ge birimi tarafından yürütülen proje sonunda elde edilecek çok sayıda hibrit ebeveyleri ile standart çeşitler pekçok yeni girişim ve çeşitleri ortaya çıkarabilecektir. Diğer taraftan elde edilecek çeşitler tescil ettirilecektir.”

    Şeker pancarı ve Çerezlik kabak tohum ıslah çalışmalarının inceleme gezisi sonrası konuşan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ise, Kayseri Şeker Ar-Ge Merkezinin çalışmalarının, Kayseri Şeker’in ve Çiftçinin geleceği açısından önemine dikkat çekerek, “Ar-Ge Merkezimizde yapılan araştırma ve ıslah çalışmalarını Kayseri Şekerin ve çiftçimizin geleceği olarak görüyorum. Kayseri Şeker, bu sektörde kendini geliştirecek ve iddiasını gösterecekse öncelikle Ar-Ge ve Tohum konusunda kendini geliştirmesi lazım. Biz bu çalışmalarımızı sadece şeker pancarında değil diğer ürünlerde de ortaya koymaya çalışıyoruz. Ülkemizin gerek iklim gerek toprak yapısına uygun tohumlar geliştirmek için biz de bu istikamette ilerlemeye çalışacağız. Genç ve dinamik ekimimiz yanı sıra uzman bir ekibe sahip durumdayız. Ben ekibimizin de bu işte büyük bir başarıyı ortaya koyacaklarına inanıyorum” diye konuştu.

  • Ordu’da 4 ilçenin yaylalarında meralar ıslah ediliyor

    Ordu’da hayvancılığı geliştirmek ve ot kalitesini arttırmak için mera ıslah çalışmaları hızla sürüyor.

    Ordu Tarım Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz, meralarda ıslah projelerinin aralıksız devam ettiklerini belirtti. Yılmaz, mera ıslah çalışmalarına ayrı bir önem verdiklerini söyledi. Yılmaz, şu bilgileri verdi: “İlimizde şu ana kadar 11 bin 653 hektar alan için toplam 31 adet proje hazırlandı. Bu projelerden 7 bin 491 hektar alanda uygulanan 19 adet proje tamamlanmış olup 12 adet projemiz ise 4 bin 162 hektar alanda devam ediyor. Bu projeler kapsamında 2018 yılında Mesudiye, Gölköy, Kumru ve Aybastı ilçelerimizde 75 adet kaşınma kazığı, 3 adet koyun banyoluğu, 33 adet sıvat, 45 adet tuzluk, 3 adet gölgelik ve 1 adet su deposu yapıldı. Aynı zamanda meralarımızın ot verimini ve kalitesini artırmak amacıyla 120 ton gübre uygulaması yapılmış, önümüzdeki günlerde ise bu alanlara yaklaşık 100 ton kireç uygulanacak. Tüm bu çalışmalarımızın her geçen gün gelişen ilimiz hayvancılığına katkıda bulunacağına inanıyorum.”

  • Balaban deresi ıslah ediliyor

    Yalova Belediyesi tarafından dereler ıslah ediyor.

    Kış öncesinde çalışmalarına hız veren Yalova Belediyesi, yağışlar neticesiyle oluşabilecek taşkınları önlemek maksadıyla dere ıslah çalışmalarına başladı. Ekipler Balaban deresinde de çalışma başlattı. Kirazlı Sanayi Sitesi, Kazım Patıl Caddesi arası, Kazım Patıl Caddesi, İzmit yolu arası, İzmit yolu ile deniz arası olmak üzere toplam 4650 metre uzunluğundaki alanın toprak kısmında ekskavatör, beton kısımda da kepçeyle ıslah ve temizlik çalışması sürdürülüyor.

    Konunun hassasiyetine dikkat çeken Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, “Ülkemizde son dönemlerde sel felaketlerini hepimiz yakından takip ettik. Şehir merkezinden geçen derelerin ıslah ve temizlik çalışmalarını göreve geldiğimiz günden beri sürdürüyoruz. Bu kapsamda biten ve devam eden çalışmalarımız var. Bu çalışmalara ilaveten Balaban deresi üzerinde çalışma başlattık. Islah ve temizlik çalışması gerçekleştireceğiz” dedi.

  • Van’da doğal yollarla ıslah edilen yerli tohumlar ürün verdi

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Ziraat Fakültesi Mezunu Muhammed Kral, Islah edilerek geliştirdiği yerli tohumları çoğaltarak, devletin tohum bankasına bağışta bulunmak istiyor.

    Van YYÜ Ziraat Fakültesi Mezunu Muhammed Kral, iki yıl önce bir proje kapsamında daha önce bulduğu az sayıda yerli tohumla bir dönümlük bahçesinde bir deneme yaptı. Deneme sonrası verimli bir hasat alan Kral, bahçesinden elde ettiği tohumlara ek olarak, Türkiye’nin birçok noktasından da yerli tohum topladı. Topladığı yerli tohumları oluşturduğu 27 dönümlük arazide çoğaltmayı başaran Kral, tarlasında 104 çeşit domates, 54 çeşit biber, 42 çeşit kavun, 26 çeşit karpuz, 9 çeşit patlıcan ve 11 çeşit salatalık ile fasulye, bamya, mısır gibi sebzeler yetiştiriyor. Konuya ilişkin İHA muhabirine konuşan yerli tohum üreticisi Muhammed Kral, birim alanında daha fazla ürün elde etmek için GDO’lu (Genetiği değiştirilmiş organizmalar) tohum ve kimyasallar kullanarak üretim yapıldığını ve dolayısıyla hem toprakların, hem de insan sağlığının tehlike altına girdiğini belirtti.

    “Kaybolan çeşitlerimizi yetiştirip, korumaya çalışıyoruz”

    Anadolu’da yıllarca ekilen ve soyu muhafaza edilen sebzelerin, ilk günkü orijinalliğinde özlenen tat ve kokuda tarlalarında yetiştirmeyi başardıklarını ifade eden Kral, sebze ve meyvelerin tohumlarını çoğaltarak devletin tohum bankasına bağışlamayı hedeflediklerini söyledi. Yerli tohum üreticisi Kral, “Ülkemizin dört bir yanından toplanan yerli tohumlarla üretimler yaptık. Biz bu tohumlar doğal yollarla ıslah edip, geliştirip kendi tohumlarımızla üretim yapıyoruz. Kaybolan çeşitlerimizi karşılık gözetmeden yetiştirip, korumaya çalışıyoruz. Fakat istediğimiz ilgiyi görmek bir yana pazarda dahi kendimize yer bulamıyoruz. Milli değerler söz konusu olunca karşılık beklemeden her zaman yanımızda olan Van Gölü Havzası Florası Derneği Başkanı Fuat Eser gibi Van Valisi, İpekyolu ve Tuşba Kaymakamlıkların yanımızda olup bize destek vermelerini ve değerli olduğunu düşündüğümüz bu projeye sahip çıkmalarını ümit ediyoruz” dedi.

    Tamamen doğal süreçler ve geleneksel tarım yöntemleri kullanarak ürettikleri ürünlerden dolayı yetkililerden destek talep eden Kral, “Biz burada herhangi bir ilaç kullanmadan üretim yapmaya çalışıyoruz. Kaybolmakta olan çeşitlerimizi de koruyup geliştirmeyi amaçlıyoruz. Çok fazla emek veriyoruz. Hastalıklardan insanımızı korumaya çalışıyoruz. Bunun için de bize destek vermelerini rica ediyoruz. Biz milli değerlerimizi gözetirken, bürokratlarımızın da her zaman yanımızda olmalarını istiyoruz” şeklinde konuştu.

  • Yeşilboğaz: “Islah edici önlemler alınmazsa cezalar yeterli olmaz”

    Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, çocuk istismarı konusunda ıslah edici önlemler alınmazsa cezaların asla yeterli olmayacağını belirterek, “Yapılan eylemlerin basit bir suç olarak algılanması en büyük hatayı getirir. Bu konuyu geniş çaplı ele almak gerekiyor” dedi.

    Yeşilboğaz, katıldığı radyo programında, çocuk hakları ile çocuk istismarı konularında velilere ve çocuklara tavsiyelerde bulunarak, Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nin çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Mersin Barosu’nun, halkın yaşadığı sorunları en iyi bilen, en büyük örgüt olduğunu belirten Yeşilboğaz, “Toplum için yararlı olabilecek her türlü politikayı yapmaya hazırız. Amacımız, toplumu muasır medeniyet seviyesine çıkarmaktır. İnsanlara yaşama tutunabilmeleri için bir umut verirseniz, kanuna aykırı eylemler azalır. Ayrıca, ıslah edici önlemler alınmazsa, cezalar yeterli olmaz. Biz elimizi taşın altına koyduk. Sadece elimizi tutsunlar. Çok önem verdiğimiz Kadın Hakları, Çocuk Hakları, İnsan Hakları ve Hayvan Hakları Merkezlerimiz topluma dönük yüzümüzdür ve bunları çok daha aktif hale gelecektir. Ekim ayından itibaren bu projelerimizin hepsi uygulamaya girecek. Mersin ve Türkiye bizi görecek” diye konuştu.

    “Sadece çocukları değil, velileri de eğitiyoruz”

    Çocuk Hakları Merkezinin, çok önemli bir yer teşkil ettiğini kaydeden Yeşilboğaz, “Avukatlarımız çocuklara ve velilere çocuk hakları ile çocuk istismarı konularından önemli bilinçlendirme çalışmaları yaptı. Birçok kamu kuruluşları ile protokol imzalayarak el birliği ile farkındalık çalışmaları yapmaya başladık. Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezimiz tarafından hayata geçirilen proje kapsamında ilk olarak, ’Düşlerime Dokunma’ ve daha sonra da ‘Sihirli Küre’ adlı tiyatro oyunları avukatlarımız tarafından sahnelenerek, çocuklarımıza haklarını ve cinsel istismardan korunma yollarını en iyi şekilde eğlenceli bir dille öğrenmeleri sağlanmıştır. Çocuklara farkındalık oluşturacak cümleleri kurduğunuz zaman çocuk sorgulamaya başlıyor. Bu ciddi anlamda olumlu bir dönüşümdür. Sadece çocukları değil, velileri de eğitmiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.

    Çocuklara yönelik tacizler ve ölümler ile ilgili haberlerin Türkiye gündeminin en üst sırasında yer aldığını ifade eden Yeşilboğaz, “Islah edici önlemler alınmazsa cezalar asla yeterli olmaz. Yapılan eylemlerin basit bir suç olarak algılanması en büyük hatayı getirir. Bu konuyu geniş çaplı ele almak gerekiyor. Sadece hukuki boyutu ile ele alırsak, asla bir sonuca varamayız. Siyasal, ekonomik ve toplumsal ve sosyal yönü vardır. Tüm

    uzmanlar tarafında incelenmesi gerekiyor. Biz çocukların eğitimine bu nedenle çok önem veriyoruz. Eğitim çocuktan başlar ve temeli eğitmek zorundayız” şeklinde konuştu.

    “Veliller çocuğuyla güven ilişkisi kurmak zorunda”

    Çocukların istismardan korunması konusunda velilere tavsiyelerde bulunan Yeşilboğaz, “Veliler çocuklarını, çocuk olarak görmemeli, birey olarak görmelidir. Çocuklarına ne gibi hak ve yükümlülüklerinin olduğunu öğretmeleri gerekiyor. Okullarda eğitim veriliyor ama eğitim temelde ailede başlar. Çocuğa ilk eğitimi aile vermek zorunda. Cinsel eğitimi de vermek zorunda. Başkasının kendi vücuduna dokunmamasını, yabancı kişilerle görüşmemesini de öğretmeli. Çocuk bir birey olarak ne yapması gerektiğini anlaması gerekiyor. Veliler çocuklarıyla iletişimi iyi kurarsa, yaşadığı en kötü bir olayı anında anlatır. Veliler çocuğuyla güven ilişkisini kurmak zorunda. Klasik bir anne baba modundan çıkıp, eğitmen ve arkadaş modeli olmak zorundalar. Bu ilişkiyi kurduğunuz zaman çocuk her zaman size açık olur” diye konuştu.

    Çocuklara da tavsiyelerde bulunan Yeşilboğaz, yaşadıkları tüm olumsuzlukları aileleriyle paylaşmaları gerektiğini söyleyerek, şöyle devam etti; “Çocuklarımız, kendi bedenlerinin kendilerine ait olduğunu bilmeleri, kendi haklarının farkında olmaları gerekiyor. Kendilerinin hakları olduğu kadar, başkasının da hakkının olduğunun bilincine varması gerekiyor. Anne ve baba çocuğuna karşı ortak bir dil bulmalıdır. Çocukla velisi arasında güven duygusu gelişmemiş ise çocuklar yaşamış oldukları sorunları mutlaka okullarındaki rehberlik öğretmenleri ile paylaşmalıdır. Baromuzun çocuk hakları merkezine gelebilirler, veliler her zaman müracaatta bulunabilirler.”