Etiket: Islah

  • Mera ıslah çalışmaları

    Mera ıslah çalışmaları

    Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Öcal, Süleymanpaşa ilçesine bağlı Gazioğlu mahallesindeki üreticilere mera ıslah projesi Dijital Tarım Pazarı hakkında bilgi vergi.

    Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Öcal, Gazioğlu mahallesindeki üreticileri ziyaret etti. Gazioğlu mahalle kahvehanesinde yapılan görüşmenin ardından, Süleymanpaşa Belediye Başkanlığı, Süleymanpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Mahalle Muhtarlığı ile Mera Yönetim Birliğinin ortaklaşa işbirliğiyle, ıslahı yapılan mera parselinde incelemelerde bulunuldu. Islah projesi kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgi alan İl Müdürü Öcal, mera ıslahı ile ot ve kaba yem veriminin arttırıldığını, hayvancılık için kaba yemin önemine vurgu yaparak, emeği geçenlere teşekkür etti.

    İl Müdürü Öcal ayrıca, çiftçiye ürünlerinin satış ve pazarlama aşamasında, alıcı ve satıcıyı online platform üzerinden bir araya getiren Dijital Tarım Pazarının kullanılması hakkında bilgi verdi.

  • Mera ıslah çalışmaları hız kesmeden devam ediyor

    Mera ıslah çalışmaları hız kesmeden devam ediyor

    Mera Islah ve Amenajman Projeleri kapsamında ıslah edilen Narman İlçesi Beyler Mahallesi Merası düzenlenen törenle otlatmaya açıldı.

    Törene Erzurum Milletvekili Selami Altınok, Narman Kaymakamı Mustafa Serin, Narman Belediye Başkanı Burhanettin Eser, Tarım ve Orman İl Müdür Vekili Ferhat Han, Tarım ve Orman İlçe Müdürü Erhan Çiftgül, kurum ve kuruluş temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.

    Erzurum Milletvekili Selami Altınok, törende yaptığı konuşmada İlin sahip olduğu tarımsal potansiyeline değinerek “Erzurum gerek hayvan sayısı gerekse mera varlığı bakımından önemli bir tarımsal potansiyele sahiptir. İlimizde tarım ve hayvancılığı geliştirmek için el birliği ile çalışıyoruz. Bu kapsamda yürüttükleri çalışmalardan dolayı İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum” dedi.

    Törende yaptığı konuşmada Mera Islah ve Amenajman Projelerinin önemini belirten Erzurum Tarım ve Orman İl Müdür Vekili Ferhat Han “ Ülkemiz mera varlığının yüzde 11’ ni barındıran Erzurum sahip olduğu mera varlığı ile önemli bir potansiyele sahiptir. Bu büyük bir zenginliktir. Bu zenginliğin korunması için meraların otlatma kapasitelerinin artırılması, ot kalitelerinin iyileştirilmesi, erozyonun önlenmesi amacıyla Mera Islah Projeleri uygulamaktayız. Islah çalışması yaptığımız bu meranın ve diğer tüm meraların bizim geleceğimiz olduğu bilinciyle korunması, muhafaza edilmesi, doğru bir şekilde kullanılması hususunda herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekmektedir” dedi.

  • Taşkın riski taşıyan dereler ıslah ediliyor

    Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Kamil Demircioğlu, Havza ilçesinde can ve mal güvenliği yönünden tehlike arz eden ve taşkın riski taşıyan, Hamza Deresi ile 9 ve 11 nolu derelerin ıslah çalışmalarının sona erdiğini söyledi.

    Hamza Deresi ile 9 ve 11 nolu derelerin ıslahı projesinin 4 milyon liraya mal olduğunu belirten SASKİ Genel Müdürü Kamil Demircioğlu, “Vatandaşların güvenliği açısından panel çitler yapımı ile güvenlik önlemleri alındı. 9 nolu derenin, TCDD menfeziyle birleştiği yerde mevcut adliye binası bulunmakta ve taşkında en çok etkilenen kamu binalarında başında gelmektedir. Bu sorun tamamı ile ortadan kaldırılmış olup gerekli çalışmalar tamamlanmıştır. 11 nolu dere de ise ilçede can ve mal yönünden tehlike arz eden ve maddi zarara neden olmasından dolayı, acil olarak ıslah edilmesi gerekmekte olan derelerden biriydi. Bu dereninde panel çitler yapılarak ıslah çalışmaları tamamlandı” dedi.

    Hamza Deresi ile 9 ve 11 nolu derelerin ıslahı inşaatının 1 yıl da tamamlandığına dikkat çeken Kamil Demircioğlu, “Hamza Deresi’nde 400 metre, 9 nolu derede 650 metre, 11 nolu derede ise 1080 metre dere ıslahı tamamlanmış oldu. Havza ilçe merkezinde toplamda 2030 metre dere ıslahı yapılarak taşkın sorunları büyük ölçüde çözüldü. Bu dere ıslahlarının tamamlanması sonucunda, Karşıyaka Mahallesi’nde 30 Eylül 2015 tarihinde yaşanan sel nedeniyle, taşkınlar sonucu oluşan ağır maddi hasarlar, artık tekrarlanmayacaktır. Hamza Deresi’nin bulunduğu kısımda ise çeşitli sosyal tesislerin bulunduğu bir kesim olmasından dolayı Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte yürütülen ıslah projesinde ise çevre düzenlemesi ve peyzaj ön planda tutulmaktadır. Buna ek olarak hala derelere bağladığımız yağmursuyu hatlarımızın imalatları ayrı bir ihale kapsamında devam etmektedir” diye konuştu.

    Demircioğlu, Atakum ilçesinde Alanlı (Afanlı) Deresi’nin ıslahı inşaat çalışmalarının devam ettiğini ve 6 ay içinde tamamlanacağını sözlerine ekledi.

    Proje kontrolörü İnşaat Mühendisi Atilla Akın, Havza Şube Müdürü Deniz Kaya ile yüklenici firma yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.

  • Taşkın riski taşıyan dereler ıslah ediliyor

    Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Kamil Demircioğlu, Havza ilçesinde can ve mal güvenliği yönünden tehlike arz eden ve taşkın riski taşıyan, Hamza Deresi ile 9 ve 11 nolu derelerin ıslah çalışmalarının sona erdiğini söyledi.

    Hamza Deresi ile 9 ve 11 nolu derelerin ıslahı projesinin 4 milyon liraya mal olduğunu belirten SASKİ Genel Müdürü Kamil Demircioğlu, “Vatandaşların güvenliği açısından panel çitler yapımı ile güvenlik önlemleri alındı. 9 nolu derenin, TCDD menfeziyle birleştiği yerde mevcut adliye binası bulunmakta ve taşkında en çok etkilenen kamu binalarında başında gelmektedir. Bu sorun tamamı ile ortadan kaldırılmış olup gerekli çalışmalar tamamlanmıştır. 11 nolu dere de ise ilçede can ve mal yönünden tehlike arz eden ve maddi zarara neden olmasından dolayı, acil olarak ıslah edilmesi gerekmekte olan derelerden biriydi. Bu dereninde panel çitler yapılarak ıslah çalışmaları tamamlandı” dedi.

    Hamza Deresi ile 9 ve 11 nolu derelerin ıslahı inşaatının 1 yıl da tamamlandığına dikkat çeken Kamil Demircioğlu, “Hamza Deresi’nde 400 metre, 9 nolu derede 650 metre, 11 nolu derede ise 1080 metre dere ıslahı tamamlanmış oldu. Havza ilçe merkezinde toplamda 2030 metre dere ıslahı yapılarak taşkın sorunları büyük ölçüde çözüldü. Bu dere ıslahlarının tamamlanması sonucunda, Karşıyaka Mahallesi’nde 30 Eylül 2015 tarihinde yaşanan sel nedeniyle, taşkınlar sonucu oluşan ağır maddi hasarlar, artık tekrarlanmayacaktır. Hamza Deresi’nin bulunduğu kısımda ise çeşitli sosyal tesislerin bulunduğu bir kesim olmasından dolayı Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte yürütülen ıslah projesinde ise çevre düzenlemesi ve peyzaj ön planda tutulmaktadır. Buna ek olarak hala derelere bağladığımız yağmursuyu hatlarımızın imalatları ayrı bir ihale kapsamında devam etmektedir” diye konuştu.

    Demircioğlu, Atakum ilçesinde Alanlı (Afanlı) Deresi’nin ıslahı inşaat çalışmalarının devam ettiğini ve 6 ay içinde tamamlanacağını sözlerine ekledi.

    Proje kontrolörü İnşaat Mühendisi Atilla Akın, Havza Şube Müdürü Deniz Kaya ile yüklenici firma yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.

  • Amerikan yavru çürüklüğüne yüzde 99 dayanıklı “Kafkas arısı” ıslah edildi

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Güler, yüzde 99 Amerikan yavru çürüklüğü hastalığına karşı dayanıklı Kafkas arısı ıslah ettiklerini söyledi.

    Amerikan yavru çürüklüğü hastalığının arı yetiştiricilerinin kabusu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ahmet Güler, Türkiye’deki işletmelerin yüzde 90’ında Amerikan yavru çürüklüğü hastalığı olduğunu kaydetti. Amerikan yavru çürüklüğü hastalığından yılda 350 bin koloni kaybı olduğunu vurgulayan Güler, koloni kayıplarının çok büyük ekonomik zararlara neden olduğunu dile getirdi. Islah ettikleri Kafkas arısı ile Amerikan yavru çürüklüğünün önüne geçilebileceğini belirten Güler, bununla birlikte bakanlık, üniversite, birlikler, arıcı ve özel sektörün bir araya gelerek damızlık arı üretilerek arıcılığın geleceğinin kurtarılabileceğinin altını çizdi.

    “Dağıtılan bu Kafkas arılarının yüzde 80’i ölmüştür”

    Arılarda bazı önemli hastalıkların olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Güler, “Arıda çok tehlikeli iki olumsuzluk var. Birincisi varroa destruktor dediğimiz bir akar. İkincisi, yine bir bakterinin sebep olduğu Amerikan yavru çürüklüğü dediğimiz bir hastalık. Bu tehlikelere karşı Amerika arı ıslah etmiş ve geliştirmiş. Biz de buna karşı Kafkas arısını ıslah ettik. Ziraat Fakültesi olarak bizim bir arıcılık altyapımız var. Bu 30-40 yıllık bir süreç. Burada bizim elimizde iki arı kaynağı var. Birisi bize özgü olan Kafkas arısı. Kuzeydoğu, Artvin, Ardahan arısıdır. Biz 2009-2010 yılında o bölgeden ana arı aldık. Şu an elimizde 100 koloninin üzerinde yüzde 99 Amerikan yavru çürüklüğüne dirençli ıslah edilmiş materyal var” dedi.

    “Kafkas arısı bal verimi yüksek sakin bir arıdır”

    Karadeniz arısı üzerinde de ıslah çalışmalarının olduğunu açıklayan Prof. Dr. Güler, “Karadeniz Bölgesi’ni tarayarak ıslaha uygun kolonilerden seçtiğimiz arıları ıslah çalışmalarımız devam ediyor. Karadeniz Bölgesi’nde, bal verimi yüksek, ilkbahar gelişimi iyi, hastalığa dirençli, karakterize edilmiş, damızlık bir arı istiyoruz. Arıcının buna ihtiyacı var. Türkiye damızlık materyal üretememiş. Arı ıslah edememişiz. Çok geç kalmışız. Yaptığımız çalışmalarla biz de buna bir katkı vermenin çabası içerisindeyiz. Dünyada çok önemli arı ırkları var. Karniyol, İtalyan ve Kafkas arısı dünyada önemli 3 arı ırkıdır. Dünyada en fazla yetiştiriciliği yapılan bu arılardır. Kafkas bizim arımızdır. Kafkas arısı bal verimi yüksek sakin bir arıdır. Çok kontrollü bir arıdır. Kafkas arısı son 30-40 yılda, ana arı kanalıyla, Türkiye’nin her yerine dağıtılmıştır. Kafkas arısı yüksek dağların, platoların arısıdır. Ancak buralarda verimli olabilir. Ama maalesef her yere verilmiştir. 30-40 yılda dağıtılan Kafkas arısının sayısı 3 milyonun üzerindedir. Dağıtılan bu Kafkas arılarının yüzde 80’i ölmüştür. Bizim ıslah ettiğimiz Kafkas arısının 6. jenerasyonu elimizde. Bu arımız Amerikan yavru çürüklüğü hastalığına karşı ıslah edilmiş bir arıdır. Yüzde 99 bu hastalığa dirençli bir arıdır” diye konuştu.

    “Türkiye damızlık arı üretmeli”

    Fakülteye ait arıları bu yıl bal için Sivas’a götürdüklerini hatırlatan Güler, “149 koloni arıyı Sivas’a götürdük. 149 koloniden 3,5 ton civarında bir bal aldık. Bu arıların içerisinde Karadeniz arısı da vardı. Türkiye arıcılıkta dünyada ikinci sırada. Türkiye’de işletmelerin yüzde 90’ında Amerikan yavru çürüklüğü hastalığı bulaşıklığı vardır. Türkiye’de Amerikan yavru çürüklüğü hastalığından yılda koloni kaybı 350 binin altında değildir. Bu çok büyük bir ekonomik kayıptır. Biz ıslah ettiğimiz arıyı vatandaşımıza sunabildiğimizde bu kaybı önleyebileceğiz. Onun için Türkiye damızlık arı üretmesi gerekiyor. Bu işi üniversite, bakanlık, birlikler yürütmeli. Ama bu işin özünde mutlaka özel sektör ve arı yetiştiricileri olmalıdır. Biz ancak onların gücüyle damızlık sorununu çözebiliriz. Burada önemli olan iyi bir örgütlenme ve planlama” şeklinde konuştu.