Etiket: Isıtıyor

  • Gönüllü çorbacılar yardıma muhtaç vatandaşların içini ısıtıyor

    Bursa’da bir grup gönüllü, kış aylarında sokaklarda kalan kimsesiz ve yardıma muhtaç vatandaşlara el arabasıyla çorba dağıtıyor.

    Bursa’da yaklaşık 3 yıldır aralıksız sürdükleri, Bursa Çorba Gönüllüleri bu yıl da sokakta yaşayan ve yardıma muhtaç olan insanları unutmayarak tekrar yollara çıktı. Cadde ve sokak aralarında yardıma muhtaç insanlara sıcak çorba dağıtarak onlara yardımcı olan gönüllülerin bu yaptıkları işten oldukça memnun oldukları ve gelen tepkilerinde hep olumlu olduğunu ve hayırlı dualar aldıklarında sevindiklerini belirtti. 28 yaşındaki gönüllü çorba dağıtıcısı Celal Can Çapan ise, “Bir özel şirketin musahabe kısmında çalışıyorum. Böyle bir harekete başladık hep beraber. Tabii ki de gönüllü olarak herhangi bir dernek değiliz. Amacımız sokakta yardıma muhtaç olan insanlara erişmek. Onların biraz olsun içini ısıtmak. Son zamanlarda insanlar zaten hem Türkiye’de hem de dünyada oldukça bencilleştik. Bu tarzda gönüllü olarak bu işleri yapan insanların sayısı çok az. İnsanlara erişmek istiyoruz onlarda tabi bize erişmek istiyor. Yaptığımız işten çok mutluyuz. Özellikle Bursa gibi bir ilde böyle insanlar görünce insanlar mutlu oluyor. İnsanlar da bir şey yapmalı. Eğer bize ulaşmak isteyenler olursa İnstagram ve Facebook sayfalarımızdan ulaşabilirler. Bizlere yardımcı olmak için kaşık alabilirler, bardak alabilirler, çorba yapıp getirebilirler ve gönüllü olarak bizimle yola çıkıp çorba dağıtabilirler seviniriz’’ dedi.

    Dağıtılan çorbalardan alan vatandaşların ise mutluluğu gözlerinden okundu.

  • Avrupalının ayağını Yozgat ısıtıyor

    Yozgat Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yaklaşık 15 yıldır faaliyet gösteren çorap fabrikası yılda 36 milyon çift çorabı Avrupa’ya ihraç ediyor.

    2004 yılında Yozgat OSB’de kurulan fabrikada üretilen çorapların yüzde 85’i Fransa, İtalya, Danimarka, Almanya gibi Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. Yüzde 15’lik kısım ise iç pazarda alıcı buluyor. Hem ülke ekonomisine hem de Yozgat ekonomisine katkı sağlayan fabrikada 200 kişi istihdam ediliyor. Fabrikada yıla üretilen 36 milyon çift çorap Avrupa piyasasındaki yerini alıyor.

    15 yıldır Yozgat’ta faaliyet gösterdiklerini ifade eden Fabrika Genel Müdürü Eyüp Çam, ayda 3 milyon yılda ise 36 milyon çift çorap ürettiklerini söyledi. Ürettikleri çorapların yüzde 85’ini Avrupa’ya ihraç ettiklerini açıklayan Çam,”Almanya, Fransa, Danimarka, Hollanda gibi birçok Avrupa ülkesine ürettiğimiz çorapları gönderiyoruz. Geri kalan çorapların yüzde 15’lik kısmını da iç pazara sunuyoruz. Ülke ekonomisine katkıda bulunuyoruz ve burada olmaktan mutluyuz. Yozgatlı bizi seviyor biz de Yozgatlıyı seviyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Fabrikalarında 200 personel istihdam ettiklerini vurgulayan Çam, “Kapasite artırımı ile İŞKUR’dan 30 personel istihdamı daha yapacağız. Biz firma olarak Avrupa standartlarına uygun üretim yapıyoruz ve Avrupa standartlarında denetleyici firmalar tarafından denetleniyoruz. Çok özel üretim belgelerine sahibiz ve bu belgeleri almak kolay değil. Kurumsal bir firmayız ve çok zorlanmadık bu belgeleri alırken çünkü kalite bizim en vazgeçilmez özelliklerimizden birisi ve bizi vazgeçilmez yapan etkenlerden bir tanesi. Fabrikamızda yıllık 36 milyon çift çorap üretimimiz var. Avrupalının çorabı Yozgat’tan” dedi.

    Çorap fabrikasında çalışan işçilerden Nazmiye Demir geçimlerini burada sağladıklarını belirterek,”Avrupa’ya çorap yapıyoruz ve iyi bir üreticiyiz. Ürettiğimiz çorapları Avrupa’daki insanların giymesi çok gurur verici bir olay. Burada çalışmaktan çok mutluyuz” dedi.

    9 yıldır çorap fabrikasında çalıştığını söyleyen Ziya Karaca ise burada ürettikleri çorapların Avrupa’ya ihraç edildiğini dile getirirken Fatma Balkaya da,”Burada çalışmaktan mutluyum. Yaptığımız çorapları yurt dışına ihraç etmekteyiz. Bizim yaptığımız çorapların Avrupa ülkelerine gitmesi bizim için onur ve gurur verici.” şeklinde konuştu.

  • Güneş enerjisi ile binanın yüzde 70’ini ısıtıyor

    Türkiye’nin en soğuk illerinden biri olan Ağrı’da Zeki Adıgüzel adlı vatandaş kentte bir ilki gerçekleştirerek 30 dairelik aile binasının çatısına yerleştirdiği 130 tane güneş enerjisi panelleri ile uzun yıllardır hem 24 saat sıcak su elde ediyor hem de kışlık ısınma ihtiyacının yüzde 70’ini karşılayıp kömürden tasarruf sağlıyor.

    Kışın havaların eksi 40 dereceyi bulduğu ve Sibirya soğuklarının yaşandığı Ağrı’da ikamet eden ve 40 yıldır fotoğrafçılık yapan Zeki Adıgüzel adlı vatandaş 1988 yılında doğal yollarla elektrik ve güneş enerjisi elde etmek için çalışmalara başladı. Su yatağı bulamadığı için elektrik üretmekten umduğunu bulamayan Adıgüzel, güneş enerjisi üzerine kafa yormaya başladı. Adıgüzel, o dönem ikamet ettiği Sıtkiye Mahallesi’nde bulunan müstakil evinin çatısına 4 güneş enerjisi paneli yerleştirdi. İlk olarak sadece sıcak su elde eden Adıgüzel zamanla panellerin sayısını arttırdı. 2000 yılından sonra akrabaları ile birlikte Fırat Mahallesi çevre yolunda 30 dairelik bina yapan ve buraya taşınan Adıgüzel, binanın çatısına da güneş enerjisi panelleri yerleştirmeye başladı. Adıgüzel, aylarca süren çalışmanın ardından çatıya 130 panel yerleştirdi. Çatıyı panellerle dolduran Adıgüzel, binada bulunan dairelerin tamamına sıcak su vermeye başladı. Sistem üzerine kafa yoran Adıgüzel, ilk defa keşfettiği bir yöntemle sıcak suyu binanın kaloriferine bağladı. Uzun yıllardır dairelerin tamamına sıcak su veren Adıgüzel, aynı zamanda kışın ısınma ihtiyacının yüzde 70’ini güneş enerjisinden elde ederek Ağrı’ya örnek oluyor. Öte yandan son zamanlarda fiyatı ikiye katlanan kömürde Adıgüzel’i etkilemiyor. Yıllık sadece yüzde 30 kömür alan Adıgüzel, binasına doğalgaz çektirmiyor.

    ‘Güneş enerjisini Ağrı’ya getiren ilk kişi benim’

    Ağrı’da yeniliklerin adamı olarak bilindiğini söyleyen Adıgüzel, kente her zaman bir yenilik getirmek istediğini dile getirdi. Her zaman yeni şeyler bulmak için çaba sarf ettiğini belirten Adıgüzel, “Su yatağı bulabilseydim evimin elektriğini üretecektim. Güneş enerjisini Ağrı’ya getiren ilk kişi benim. İnsanlar yeter ki yerinde durmasınlar, yeter ki bir şeyler yapmaya çalışsınlar. Mutlaka bir sonuca varırlar. 1988 yılında mahallede bulunan evimin üstüne 4 tane panel bırakarak başladım. Daha sonra bunu 16’ya çıkardım. Ardından evimiz şehrin dışına taşınınca binanın çatısına 130 güneş enerjisi paneli yerleştirdim. 4 mevsim boyunca 24 saat 30 dairelik binanın sıcak su ihtiyacını karşılıyoruz. Aynı zamanda çevreye zarar vermeden tamamen güneş enerjisini kullanıyoruz. Zaten ülkemiz enerjide dışa bağımlı bir ülkedir. Tüm enerjiyi dışarıdan alıyoruz. Ağrı’da kışın zaten hava eksi 40 derece civarındadır. Sularımız zaten soğuktur. Tavsiyem odur ki her evin üzerinde 3-5 tane güneş paneli olsun” dedi.

    ‘Güneş enerjisini Ağrı’ya getiren ilk kişi benim’

    Güneş enerjisi panellerinin kışın eksi 35 derecelerde donmaması için antifiriz kullanan Adıgüzel, panellerin kurulumunu tek başına yaptığını vurguladı. Dünya da evini güneş enerjisi ile ısıtan ilk kişinin kendisi olduğunu savunan Adıgüzel, “Ayrıca ben bu güneş enerjisi panelleri ile evleri de ısıtıyorum. Kömür beni çok etkilemiyor çünkü ben güneş enerjisini kaloriferlerde de kullanıyorum. Güneş enerjisi ile kömürden yüzde 70 tasarruf sağlıyorum. Panellere otomatik devreler hazırlamışım kışın o şekilde dairelerimizi ısıtıyoruz. Bu kurulumu tamamen tek başıma yaptım. Buna emin olabilirsiniz çünkü 1980’li yıllarda Ağrı’da güneş enerjisi denen bir şey yoktu. Fazla abartmış olmayayım belki Doğu Anadolu Bölgesi’nde de yoktu. O dönem ustalarda Ağrı’ya gelmedikleri için bunun kurulumunu tamamen ben yaptım. Diğer evde kurduğum gibi burada da farklı bir şekilde kurulum yaptım” ifadelerini kullandı.

    ‘Belki de dünya da evini güneş enerjisi ile ısıtan ilk kişi benim’

    İlk başladığı dönemlerde vatandaşları evine getirip binanın güneş enerjisi ile ısıtıldığını anlattığını ancak Vatandaşların buna inanmakta güçlük çektiğini anlatan Adıgüzel, kışın daha çok güneş enerjisinden yararlandıklarına dikkat çekti. Binaya doğalgaz çektirmeyeceğini ifade eden Adıgüzel, “Ben kışın daha çok enerji elde ediyorum. Panelleri farklı bir açı üzerine ayarladım. Bu açıdayken kışın daha fazla enerji sağlıyorum. Yazın her halükarda ısı zaten vardır ama, önemli olan ışın ısıyı elde etmektir. Ben bu enerji ile bir daireyi tek ısıtmıyorum, 30 daireyi ısıtıyorum. 1990 yılından bu yana belki de dünya da evini güneş enerjisi ile ısıtan ilk kişi benim. Bide Ağrı şartlarında eksi 40 derecede güneş enerjisi olacak şey midir?. Bazen başka arkadaşlarımı eve getiriyorum. Diyorum gelin suyun sıcaklığını görün bana diyorlar ‘yok sen bu suyu kömürle ya da yada elektrikle ısıtıyorsun’ diyorlar. Allah’ın verdiği güneş ile ısıtıyorum. Tabi milleti buna inandırmak çok zamanımı aldı. Belki de bazı insanlar hala bunun farkına varmamışlar. Ama imkanlarım dâhilinde hep anlatıyorum. Bunun ne kadar faydalı olduğunu ve enerjinin bedavadan geldiğini anlatıyorum. Benim şu anlık doğalgaza ihtiyacım yok. Ben çatıya çıktığım sürece binamıza doğalgaz çekmeyeceğim. Çünkü bu paneller fazlasıyla bana yetiyor” şeklinde konuştu.

  • Ayvalık’ta nergis kokusu yürekleri ısıtıyor

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; yılbaşı öncesinde cadde ve sokaklarda satışa sunulan nergis çiçeklerine ilgi, her yıl olduğu gibi bu yıl da yoğun.

    22 adasıyla Türkiye’nin en büyük tabiat parkına sahip Ayvalık’ın Çiçek Adası’ndan toplanan beyaz ve sarı renkteki nergislere evlerdeki saksılarla çalışma masalarını süslüyor.

    Kasım ayı sonundan itibaren büyümeye başlayan nergisler, 11 yıldır Hüseyin Öztürk tarafından toplanılarak ilçe merkezinde demeti 5 liraya satışa sunuluyor.

    Kova ve leğenlerde satışa sunuluna nergisleri ilçenin araç trafiğine kapalı caddesi olan Talatpaşa’da Caddesi’nde satışını yapan Ziya Destek, yılın ilk parti nergislerine ilgilin son dere yoğun olduğunu belirtti.

    Ayvalık halkının nergis zamanlarını sabırsızlıkla beklediğini savunan Destek, “Ayvalık halkı kadar, ilçemize yılbaşı nedeniyle gelen misafirler de bu çiçeklere ve müthiş kokusuna hayranlık duyuyorlar. Hüseyin Öztürk ağabeyimiz, bu çiçekleri Edremit Körfezi ilçelerinde de satışa sunarak vatandaşlarla buluşturuyor. Yoğun talep nedeniyle de çok şükür geçimimizi sağlayacak ekonomik kazanç sağlayabiliyoruz” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Yarım asırdır Vanlıları ısıtıyor

    VAN (İHA) – Van Sobacılar Çarşısında 60 yıldır esnaflık yapan 73 yaşındaki Nihat Atacan, yarım asırdır ürettikleri sobalarla Vanlıları ısıttıklarını söyledi.

    Van’da yılın ilk karının yağması, özellikle kırsal kesimlerde kullanılan saç sobaların da satışlarını arttırdı. 60 yıllık geçmişi olan Sobacılar Çarşısı yılın en hareketli günlerini yaşarken, vatandaşların taleplerine göre de üretim yapılıyor. Yaklaşık 60 yıldır Sobacılar Çarşısında dükkanı bulunan Nihat Atacan, yarım asırdır ürettiği sobalarla Vanlıları ısıtmaya çalıştığını belirterek, “Yaklaşık 50 yıldır usta olarak sobacılık yapıyorum. 50 yıldır burada ürettiğimiz sobalarla Vanlıları ısıtıyoruz. Burada kış aylarında soba, kova, ızgaralı ve ızgarasız sobalar imal ediyoruz. Yaz aylarına girdiğimizde ise semaver, mangal, şiş gibi piknik malzemeleri imal ederek toptan ve perakende olarak satıyoruz. Turbo sobalar yaklaşık bin-bin 200 liradır. Vatandaşlar bizden soba ve borularını 100 liradan alıp kışını geçirmeye çalışıyor. Satışlarımız bu yıl oldukça güzeldir. Memnunuz” dedi.

    “El makaslarıyla sacları keserek sobalarımızı üretiyorduk”

    Geçmişte turbo sobalar, kalorifer ve doğalgaz gibi imkanların olmadığını anlatan Atacan, “Mesleğe ilk başladığımız yıllarda şu anki teknoloji yoktu. El makasları ile sacları keserek sobalarımızı üretiyorduk. Şimdi ise elektrikli makinelerle yapıyoruz. Geçmişte kırsal kesim ve şehir merkezlerinde oturan tüm vatandaşlar sac sobaları kullanıyordu. Şimdilerde ise sadece kırsal kesimdeki vatandaşlar soba almaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Sağlığımı spora borçluyum”

    Van genelinde 20 usta yetiştirdiğini ve çocuğunun da ekmek sahibi olduğunu ifade eden Atacan, “Bunların çoğu tezgah sahibi oldu. Bazıları okuyarak bir yerlere geldi ve ustalığı bıraktı. Bazıları da açtıkları dükkanlarda çalışıyor. Ayrıca 1964 yılından bu yana futbol oynuyorum ve sağlığımı spora borçluyum” diye konuştu.

    Vatandaş fiyatlardan memnun

    Havaların soğumasıyla sobacılar çarşısına akın eden vatandaşlar ise en uygun fiyata soba bulma telaşına girdi. Dükkanı için sac soba aldığını belirten Aydın Örgen, “Kışın kendini hissettirmesiyle beraber bizlerde buranın yolunu tuttuk. Allah herkese yardım etsin. 65 liradan soba aldım, fiyat oldukça uygundur. Pazarlığımızı yaptık ve sobamızı aldık. Turbo sobalar oldukça pahallı, 800-900 liradan başlıyor. Bizler burada pazarlık da yaparak 65 liraya soba aldık” şeklinde konuştu.