Etiket: İşine

  • İşine son verilen hocaları için eylem yaptılar

    İstanbul Arel Üniversitesi’nde bir grup öğrenci, hocalarının üniversite yönetimi tarafından sebep gösterilmeden işine son verilmesini protesto etti. Protesto eylemi sırasında görevlilerin öğrencileri engellemeye çalışması nedeniyle gerginlik yaşandı.

    İddiaya göre, İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenlerinden Yrd. Doç. Dr. Aybike Serttaş’a, üniversite yönetimi tarafından ilk olarak gelecek akademik yıl için sözleşme imzalattırıldı, ardından “yanlışlık olmuş” denilerek işine son verildi. Hocalarının hiçbir gerekçe gösterilmeden işine son verilemesi bir grup İletişim Fakültesi öğrencisi tarafından protesto edildi. Arel Üniversitesi Tepekent Kampüsü içerisinde bir araya gelen öğrenciler “Aybike Hoca Yalnız Değildir”, “Hocamızı Geri İstiyoruz” yazılı dövizler taşıdı. Slogan atan öğrenciler daha sonra burada kısa bir açıklama yaparak duruma tepki gösterdi. Hocalarını geri dönmesini isteyen öğrenciler kampüs içerisinde oturma eylemi yaptı. Bu sırada üniversite görevlileri öğrencilere engel olmaya çalıştı. Yapılan eylemin ve açıklamanın yasa dışı olduğunu söyleyen görevliler öğrencilerin ellerindeki dövizleri topladı. Yaşanan tartışmanın ardından grup bir süre daha eylemlerini sürdürdü.

    Öğrenciler tarafından Serttaş’ın işine dönmesi için imza kampanyası başlatılırken, öğrencileri hocaları ile dayanışmak için önümüzdeki Pazartesi günü 13.00’da Tepekent Kampüsün’nde eylem çağrısında bulundu.

  • Eve başladığı pasta börek işine işveren olarak devam ediyor

    Nevşehir’de eşini kaybettikten sonra üç çocuğu için hayat mücadelesi veren 41 yaşındaki kadın, kendi işinin patronu oldu.

    Eşini kanser hastalığından dolayı kaybeden 41 yaşındaki Nermin Ulkat ilk olarak geçimini evde yaptığı pasta ve börekleri satarak sağlamaya başladı. Ardından ailesinden gizli kendisine iş yeri açan Nermin Ulkat, şimdi ise 5 kadının çalıştığı iş yerinin sahibi oldu.

    Kendi iş yerini 2010 yılında açan Nermin Ulkat, “Beni bu işe hayat şartları zorladı. Eşimi kaybettikten sonra üç çocuğum ile geçim mücadelesi içine düşmüştüm. Dışarıda bir iki yerde çalıştım ama çocuklarım perişan oluyor diye ben kendi çapımda bir iş yapmayı tercih ettim. Burayı açmadan önce evimin içinde kendi imkanlarımla bir şeyler yapıp satıyordum. Fakat müşteriye gel malını al demek bana zor geldi. Küçük bir yer açayım gelsin müşteri beni bulsun istedim. Bu şekilde düştük yola Allah da kapıları açtı” dedi.

    İş yerinde sadece kadınlar çalışıyor

    İş yerinde yalnızca kadınların çalıştığını belirten Ulkat, “İş yerimizde ortamımız çok güzel. Biz bir aile gibiyiz. Elbette zorlukları var ama birbirimize karşı olabildiğince arkadaşça çalışıyoruz. Herkesin gayreti ile buradayız. Tüm arkadaşlarımın farklı farklı hikâyesi var. Herkes ayakta durma çabası içerisinde. 50 yaşında bir ablamız sadece buradan aldığı maaşla bir ev geçindiriyor. İki çocuğuna da babalık yapmaya çalışıyor. Kısacası burada hepimizin farklı bir hayat mücadelesi var” diye konuştu.

    Son olarak kadınlara cesaretli olmalarını öğütleyen Ulkat, “Ben bu yola girerken saklı girdim. Ailem riske atacak bir durumum olmadığı için karşı çıktı. Açarsın kapatırsın şöyle böyle derken aniden karar verip yola çıktım. Yola düşeni Allah yalnız bırakmıyor. Benim gibi düşünen kadınlar asla korkmasınlar” ifadelerini kullandı.

  • Kanseri yendi, işine döndü

    Sağlık Bakanlığınca kansere karşı erken teşhisin önemine dikkat çekmek için hazırlanan kamu spotu klipte oynadıktan sonra kanser olduğu ortaya çıkan kadın, erken teşhis sayesinde kanseri yenerek işine geri döndü.

    Samsun Halk Sağlığı Müdürlüğü, meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kalın bağırsak kanserine karşı duyarlılığı artırmak ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) dikkat çekmek için ’Sakın Geç Kalma Erken Gel’ sloganıyla bir kamu spotu klibi hazırladı. Klipte oyuncu olarak, Samsun Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar, Programlar ve Kanser Şube’sinde memur olarak çalışan evli ve iki çocuk annesi 48 yaşındaki Belma Tablı oynadı. Daha sonra klip, kamu spotu olarak televizyonlarda yayınlanmaya başladı. Belma Tablı, klipten 4 ay sonra yaptırdığı mamografi kontrollerinde meme kanseri olduğunu öğrendi. Ameliyatla sol göğsü alınan ve erken teşhis sayesinde eski sağlığına kavuşan Tablı, tekrar işine geri döndü.

    “Vücudumda kanser hücresi yok”

    Yaklaşık bir yıl önce meme kanserine yakalandığını söyleyen Belma Tablı, “Tedavilerim bittikten sonra bu hafta işime başladım. Kanseri yendim. Yapılan tetkikler sonucu vücudumda kanser hücresi yok. İnsanlar istediği takdirde her zorluğu yenebileceği gibi kanseri de yenebilir. Kanserin ismi korkunç olabilir ama mücadele ile alt edilemeyecek bir düşman değildir. Herkes mücadelesini verdikten sonra rahatlıkla bu hastalığı yenebilir. Benim işe başlamam 4 Şubat Dünya Kanser Günü’ne denk geldi. Oynadığım klipten sonra kanser olmam tesadüf olmuştu. Böyle bir zamanda da işe başlamam çok büyük bir tesadüf oldu. Erken teşhis hayat kurtarır. Benim hayatımı da kurtardı. Bunun için insanların yıllık kontrollerini düzenli olarak yaptırmaları gerekir. Sen iste yeter, kanser çeker gider. Sakın geç kalmayın KETEM’e gelin” dedi.

  • İşine koşarak gidip gelen memur her gün 33 kilometre koşuyor

    Katıldığı yarışlarda 55 madalya ve 7 kupa alan koşu tutkunu sağlık memuru Musa Akbulut, iş yeri ile evi arasındaki 33 kilometreyi her gün koşarak gidip geliyor.

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi’nde cerrahi tekniker olarak çalışan sağlık memuru Musa Akbulut, evi ile hastane arasındaki 16,5 kilometrelik yolu koşarak katediyor. 12 yıl önce kuzeninin teşviki ile İstanbul Maratonu ile koşmaya başlayan Musa Akbut, o günden bu yana koşmaya devam etti. 12 yıllık süre zarfında Türkiye’de çeşitli yarışlara katılarak 4 birincilik elde eden Akbulut, toplamda 55 madalya ve 7 kupa kazandı. Koşmanın kendisi için tutku haline gelen Akbulut, koşmanın kendisini çok mutlu ettiğini söylüyor.

    “Bir gün koşmasam o gün bir şeyler eksik gibi hissediyorum”

    2004 yılında İstanbul’da memuriyete başladığını söyleyen Musa Akbulut, “Kuzenimin teşviki ve iki aylık bir idmandan sonra İstanbul Maratonu’na katıldım. O zamandan beri koşuyorum. Samsun’a tayin olduğumda da koşmaya devam ettim. Çoğu zaman işe koşarak gidip geliyorum. Evim ile iş yeri arasındaki mesafe 16,5 kilometre. Buradan çıkıyorum eve kadar hiç durmadan koşuyorum. Bütün yorgunluğumu atmış bir şekilde evime gidiyorum. İşten sonra bana doping gibi oluyor. Bir gün koşmasam o gün bir şeyler eksik gibi hissediyorum. O yüzden haftada hiç koşmuyorsam en az 5 gün koşuyorumdur. Dinç oluyorsun, yorulmuyorsun en önemlisi de mutlu oluyorsun. Koşmak beni mutlu ediyor. Mutluluk hormonu salgılıyorsun, mutlu oluyorum koşunca. Koşmak hayatımda çok şeyi değiştirdi. Vücut olarak dinçleştim. Psikolojik olarak rahatladım, mutlu oldum. Bu güne kadar 100’den fazla yarışa katıldım. 55 madalya, 7 kupa kazandım” dedi.

  • Yunus Aksu: “Arıların işine hiç karışmıyoruz”

    AksuVital Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aksu, Türkiye’nin ilk ve tek ham bal üreticisi olduklarını belirterek, ham balı arı sütü, bal, propolis kombinasyonlarında kullanmaya başladıklarını söyledi.

    Türkiye’nin ilk ve tek ham bal üreticisi olduklarını kaydeden AksuVital Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aksu, inovasyonlarına bir yenisini daha eklediklerini belirterek, “2016 yılı başında ürettiğimiz ham balı, arı sütü, bal, propolis kombinasyonlarında kullanmaya başladık” dedi.

    Öncelikle neden ham bal kullandığımızı açıklamak gerekir diyen Aksu sözlerine şu şekilde devam etti. “Tüketiciler kristallenmiş balın gerçek bal olmadığını düşünüyor. Bu yanlış algı nedeniyle bal üreticileri balın kristallenmesini önlemeye yönelik çeşitli yöntemler kullanıyor. Bunlardan en bilineni kristallenmeyi önlemek adına balın pastörize edilmesi yani pişirilmesi. Pişirme kulağa çok garip gelse de ne yazıkki yapılan işlem tam anlamıyla pişirme ve bu pişirme nedeniyle balı bal yapan ısıya duyarlı enzimler ölüyor. Ayrıca pastörize dışında kristallenmeye neden olduğu gerekçesiyle balın içerisindeki arı polenleri filtreleniyor. Kristallenme aslında suyun buza dönüşmesi gibi tamamen doğal, fiziksel bir olay. Balın kalitesini kesinlikle düşürmüyor. Ancak pastörizasyon ve polenlerin filtrelenmesi balı bal yapan unsurlardan enzimlere zarar veriyor.

    Pastörize edilip yani pişirilip, yapısının değiştirilmesi ile elde edilen maddenin ki bizce bu bal değil enzimleri ölüyor. Kristallenmemesi adına ince bir filtrasyona maruz kalan bal içindeki poleni kaybediyor. Özetle ’Ham Bal’ yani işlenmemiş, doğal bal enzimlerini yitirmediği ve polenini kaybetmediği için değerini korumaktadır. Biz de bu nedenle 2016 yılının başından beri ham balı yani doğal balı üretiyoruz.Artık arı ürünleri kombinasyonlarında da ham balı kullanmaya başladık”.

    Arı ürünleri kombinasyonları incelendiğinde en yüksek miktarda arı sütünü içeren ürünleri ürettiklerinin altını çizen Aksu, “Bütün ürün kombinasyonları ’Aksu Arge Laboratuvarları’nda, bilimsel araştırmalara uygun olarak tecrübeli uzman bir ekip tarafından geliştirilmektedir. Aksu Ar-Ge Laboratuvarları bünyesinde bulunan kalite kontrol laboratuvarımızda üretimde kullanılacak bal, arı sütü, arı poleni ve propolis fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik analizlere tabii tutuluyor. Üretimde sadece kalite kontrol laboratuvarlarında onaylananlar kullanılıyor” diye konuştu.

    Ürünleri ilaç üreten firmalarda bulunan GMP (Good Manufacturing Process-İyi Üretim Uygulamaları) kalite sertifikalı tesislerinde, doğallığına zarar vermeden ilaç hassasiyetiyle üretildiğini belirten Aksu, “Bu konuda alanında GMP standartlarına göre tek firma olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca tesislerinde GMP dışında ISO 22000, ISO 9001, helal kriterleri de uygulanıyor. Ürün kombinasyonlarında da ısıl işlem görmemiş, polenleri filtre edilmemiş doğal bal yani ’Ham Krem Bal’ kullanılıyor. Böylece hem kaliteli hem de homojen bir görünüme sahip bir son ürün elde edilmiş oluyor” dedi. AksuVital Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Aksu, ürünlerini korumak adına dış etkilere karşı dayanıklı strafor kullanıldığını kaydederek, tüketicilerin ’Karekod’ yoluyla ürünlerini kontrol etmesini sağladıklarını söyledi.