Etiket: Işın

  • Ağrı Valisi Musa Işın:

    Ağrı Valisi Musa Işın, “Vatandaşı haraca bağlayan, vatandaşı dağa götüren, vatandaşın namusuna el atan herkesi reddediyoruz, onlar Kürt değiller” dedi.

    Ağrı Valisi Musa Işın, eşi Tuba Işın ile Kurtuluş Mahallesi sakinleriyle bir araya geldi.

    Mahalle sakinlerinin sorunlarını dinleyen Vali Işın, “Türkiye, 10 yıl önceki Türkiye ile kıyaslanamayacak durumdadır. Allah’a şükürler olsun ki artık devlet ile millet iç içedir. Devlet, millet demektir. Allah’a çok şükür bu noktaya gelmişiz. Artık vatandaşından uzakta duran bir devlet değil Türkiye. Devleti temsilen buradayım ve her hafta sonu vatandaşlarımızla birlikteyiz. Şimdi Türkiye eski Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar iyi durumda. Vatandaşlarımıza şimdi sunulan imkan ve hizmetler, daha önceden yoktu. Bizim bu zengin halimizi görenler, son 10 yıldır bizi birbirimize düşürmeye çalışıyor. İstiyorlar ki, Türkiye de Suriye gibi olsun ve insanlar göç etsin. Terör örgütü PKK da bu amaca hizmet etmektedir. Vatandaşı haraca bağlayan, vatandaşı dağa götüren, vatandaşın namusuna el atan herkesi reddediyoruz, onlar Kürt değiller. Bize zulüm edenleri, biz kabul etmiyoruz. Huzurumuzu kaçıranları, asla ve asla kabul etmiyoruz. Benim tek arzum, Türkiye’nin etrafındaki ateş, Türkiye’ye de sıçramasın. Vatandaşlarımız yerlerinden yurtlarından olmasınlar. Bizler çocuklarımızı emek verip büyütüyoruz, terör örgütü de gelip çocuklarımızı dağa götürüyor. PKK hem Kürtlerin hem de Müslümanların düşmanıdır. Müslüman olsalar Kur’an-ı Kerimleri ve camileri yakmazlar. PKK en çok zararı bu topraklarda yaşayan Kürtlere veriyor. Biz vatanımıza, dinimize, bayrağımıza, namusumuza ve canımıza sahip çıkmayacak mıyız? Bütün terör örgütlerine rağmen bizler vatanımıza ve dinimize sahip çıkacağız. Devlet vatandaşının yanındadır ve zalimlere karşı hiçbir zaman yalnız bırakmayacaktır. Devletimiz zalimin ve teröristin karşısındadır. Devlet, her türlü zalimliği yapanları ezer. Devlet, vatandaşın namusuna ve canına kastedenlerin ellerini kırar. Biz de Allah’ın izni ile bunu yapacağız burada. Sizler de çocuklarınıza ve gençlerinize sahip çıkacaksınız. Biz yaşamak için varız. Huzurumuzu kimsenin bozmasına fırsat vermeyeceğiz” dedi.

  • Vali Işın Sivil Toplum Kuruluşlarıyla Bir Araya Geldi

    AĞRI (İHA) – Ağrı Valisi Musa Işın, “Yıllarca kaba kuvvetle silahla gidip Afrika’yı, Ortadoğu’yu, Uzakdoğu’yu sömürgeleştirip kendi vatandaşlarına oranın zenginliklerini götüren mihraklar, bugün aynısını Türkiye’de de yapmak istiyorlar. Bu bölgede emperyalistlerin odağı olmamış tek ülke Türkiye’dir” dedi.

    Ağrı Valisi Musa Işın, İbrahim Çeçen Üniversitesi Konukevinde ilde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla (STK) yemekli bir toplantıda bir araya geldi. Toplantıya Ağrı Valisi Musa Işın’ın yanı sıra, Vali Yardımcıları Sedat İnci ve Abdullah Seçkin Koçak, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Kemal Atmaca, ulusal ve yerel basın temsilcileri ile STK temsilcileri katıldı.

    Programda konuşan Ağrı Valisi Musa Işın, “Yüce rabbimizden hem Türkiye açısında hem Ağrı açısından gelecek günlerimizin geçmiş günlerimizden daha iyi olmasını temenni ediyoruz” dedi.

    Son yıllarda Türkiye’nin manevi zenginliğinin yanı sıra maddi zenginliğinin de artmasıyla birlikte Türkiye’nin daha fazla gelişmesini engellemek için ülke içerisine çeşitli fitneler, fesatlar ve sıkıntıların sokulduğunu belirten Vali Işın, “ Bizim vatanımız güzel bir vatandır, insanlarımız güzel insanlardır. Birçoğunuz yurtdışına gidip görmüştür, belki onların zenginliklerini kıskanmışsınızdır, gıpta etmişsinizdir. Ama emin olun bizim zenginliklerimiz, bizlerin dışarıda gördüklerinden çok daha fazladır. Bizim gönlümüz zengindir, imanımız zengindir, inancımız zengindir. Bu zenginlikten dolayıdır ki, son zamanlarda Türkiye bu manevi zenginliğinin yanında maddi zenginliğini de arttırınca maalesef dışarıda bugüne kadar toplumun nazargahı olmuş olan ülkeler, bizim daha fazla zenginleşmemizi engellemek için, refah toplumu olmamızı engellemek için maalesef içimize çeşitli fitneler, fesatlar, sıkıntılar sokarak bizim gelişmemizi, kalkınmamızı engellemeye çalışıyorlar. Yıllarca kaba kuvvetle silahla gidip Afrika’yı, Ortadoğu’yu, Uzakdoğu’yu sömürgeleştirip kendi vatandaşlarına oranın zenginliklerini götüren mihraklar, bugün aynısını Türkiye’de de yapmak istiyorlar. Bu bölgede emperyalistlerin odağı olmamış tek ülke Türkiye’dir. Bugün istiyorlar ki Türkiye de zayıf olsun. Bakın dikkat ediyor musunuz? Şuanda Türkiye’nin etrafında ateş çemberi var. Bu ateşi bize sıçratmak istiyorlar. 30 yıldır başımıza bir terör belası musallat edilmiş. Bir sebebi var mı? Bir sebebi yok. İnsan öldürme makinesi halkımızın içerisine sokulmuş insanlarımızı öldürüyor. Biz burada Ağrı nasıl gelişebilir, Ağrı’nın kalkınması gelişmesi için konuşurken birileri de şuanda ben Doğubayazıt’ta kaç kişiyi öldürebilirim, Ağrı’nın huzurunu nasıl bozabilirim, nerede yol kesebilirim, nerede mayın döşeyebilirim, nerede hangi esnaftan haraç alabilirim, bunun hesabını yapıyor. Biz yapmaya, tamir etmeye, inşa etmeye çalışırken. Birileri de yakmaya, yıkmaya, yok etmeye çalışıyor. Hem maddi varlıklarımızı hem manevi varlıklarımızı yok etmeye çalışıyor” şeklinde konuştu.

    İslam aleminin günümüzde tek yıldızı, güneşinin Türkiye olduğunu söyleyen Vali Işın, “Bugüne kadar bu millet üzerinde ne oyunlar oynanmış. Allah hepsini boşa çıkarmıştır. Bunu da boşa çıkaracaktır. Bunları kim desteklerse desteklesin, bu milletin imanı ve irfanı Allah’ın izniyle kendi kinlerinde ve nefretlerinde boğacaktır. Bakın Suriye’den 2 buçuk, 3 milyona yakın insan buraya sığınmıştır. Başka gidecek yeri yok. İslam âleminin şuanda tek yıldızı, güneşi Türkiye’dir. Herkesin gözü buradadır. İstiyorlar ki bizde Suriye gibi Irak gibi olalım” dedi.

  • Uzman Diyetisyen Işın Sayın: “Çocukları Mutlu Etmek İçin Şekerli Gıdalar Vermeyin”

    Uzman Diyetisyen Işın Sayın, mutlu etmek ya da ağladığında susturmak için verilen şekerli gıdaların çocukların bilinç altında ‘şeker acıları dindirir’ algısı oluşturduğunu söyledi. Sayın, “Çocuğunuz için en büyük ödül sevgidir. Kendini mutsuz hissettiğinde şekere hamur işlerine yönelen, gittikçe şişmanlayan, hatta diyabete doğru giden çocuklarınız olsun istemiyorsanız şekerli gıdalar ve hamur işlerine sınır koyun” dedi.

    Anne ve babalar, çocukların beslenme alışkanlıkları üzerinde belirleyici oluyor. Onların ellerinde gördüğünü, onların yediklerini doğru kabul eden çocuklar, aynı beslenme alışkanlıklarını kendileri de sürdürüyor. Uzman Diyetisyen Işın Sayın, çocukların beslenmelerinde anne ve babaları uyararak, “Çocukların karşısında çikolata gofret yemek, sürekli bir çekmecede bunları topluca bulundurmak, ağlayınca susması için çikolata, şeker, bisküvi, dondurma vermek, ’uslu durursan makarna pişireceğim, patates kızartacağım’ demek; karne hediyesi olarak yaş pasta sunmak, ergenlik dönemine gelen çocukların hem bedenlerini hem de psikolojilerini olumsuz etkiliyor” şeklinde konuştu.

    Sayın, “Çocukluktan gelen ’mutsuzluğu yenmek için tatlı ye’ alışkanlığına dayanarak iş başvuruları geri çevrilen, kendini mutsuz hisseden genç, koca bir dilim çikolatalı pasta yiyerek rahatlıyor. Sevgilisi tarafından terk edildiğinde, kalbi kırıldığında, hayal kırıklığına uğradığında koca bir paket çikolatayı ya da büyük bir kutu dondurmayı, ne yediğini bile fark etmeden bitiriyor. Bunların altında aslında tatlıya yüklediğimiz rahatlatıcı anlam var. Tıpkı çocukken ağladığımızda, üzüldüğümüzde annemizin teselli etmek için verdiği tatlılar gibi geliyor bize. Yedikçe yiyoruz. Duygusal boşluğu doldurmaya/bastırmaya çalışırken çocukluk anılarında olduğu gibi tatlılardan yardım istiyoruz. Sadece üzüntülü anlarda değil, mutlu zamanlarda da kutlama şekillerimiz hep tatlı ve hamur işi ile yapılıyor. Maç için toplanıyoruz. En büyük boy beyaz undan kalın pizza, şekerli meşrubatlar sipariş ediliyor” dedi.

    “ÖDÜL VE CEZADA ŞEKER OLMASIN”

    Sakinleşmek için, gevşemek için ve bir şeyi her elde edemediğinde, ödülde ve cezada hep şeker, un ve patates kullanıldığını söyleyen Işın Sayın, “Çocukları mutlu etmenin yolu şekerli gıdalar değildir. Size öyle öğretilmiş olsa da, bunun iyilik olmadığına emin olun. Ödül kadar cezalar da, çocukların “şekeri değerli ve mutluluk kaynağı” olarak görmesine yol açar. Yanlış bir şey yaptığında sana bundan sonra şeker yok derseniz, o mahrumiyet duygusu şekeri daha da değerli hale getirir. Çocuk için alıyorum/pişiriyorum sözlerini unutun. Çocukları bahane ederek kendinizi kandırmayın ve çocuklarınızı kendinizden bile koruyun. Unutmayın çocuğunuzu ödüllendirip cezalandırma biçiminiz, onun ileride karşılaşabileceği hastalıkların temelini oluşturur. İnsulin direnci, reaktif hipoglisemi, diyabet, kalp hastalıkları, hipertansiyon, karaciğerde yağlanma; safra kesesi, barsak hastalıkları, obezite, yaşam boyu bitmeyen zayıflama diyetleri, davranış bozuklukları, ruhsal sorunlar bunların sadece bir kaçıdır” şeklinde konuştu.

    “ÖDÜL VE CEZA ANLAYIŞINIZI DEĞİŞTİRİN”

    “Çocuğunuzun mutluluğu da, sorunların çözümünü de şeker, un ve patateste arayan, hasta ve obez bir jenerasyonun parçası olmasını istemiyorsanız çocuklarınız için ödül ve cezada farklı motivasyon ögeleri kullanın” diyen Uzman Diyetisyen Işın Sayın, “Yeni bir oyuncak, kitap, beceri geliştiren aktiviteler, lunapark, akvaryum, havuz, dans okulu, hobi kursları gibi motivasyon kaynakları kullanılırsa daha iyi bir anne baba olacağınızı söylemeliyim. Böylece çocuklarımız ileride bilinçaltında iyi hissetmek için yalnızca bir yiyecek/içeceğe değil, bir aktiviteye, spora, hobiye, dansa yönelme ihtiyacı duyacaktır. Bu şekilde daha doğru ve faydalı bir şeye kanalize olmaları da uzun vadede fiziksel, sinirsel ve ruhsal olarak her bakımdan daha sağlıklı bireyler olmaları anlamına gelir. Bence bu önerilere kulak asmaya hemen bugünden başlayın. Abur cubur çekmecesini temizleyin. Alış veriş sepetinize pirinç, patates, beyaz un ve şekeri bir daha asla koymayın” diye konuştu.

  • Işın Sayın: “Çocuklara Meyveli Yoğurt Değil Meyve Ve Yoğurdu Ayrı Ayrı Yedirin”

    Meyveli yoğurtların içerisinde glukoz ve fruktoz ilavesi olduğuna dikkat çeken Uzman Diyetisyen Işın Sayın, “Meyveyi çocuklarımıza hazır meyveli yoğurtların içinde değil, ayrıca yedirelim. Yoğurt ise, sofralarımızda ana yemeklerin tamamlayıcısıdır. Yoğurdu hak ettiği yerde kullanalım” dedi.

    Uzman Diyetisyen Işın Sayın, çocukların severek yediği, annelerin de sağlıklı olduğunu düşünerek tercih ettiği meyveli yoğurtların içeriğindeki glukoz ve fruktoz ilavesi sebebiyle çocuklarda insülin direnci ve obeziteye kadar gidebilen “tatlı tada bağımlılık” oluşturduğuna dikkat çekti.

    Işın Sayın, çocukların sade yoğurdun olağan tadını bilmediğini ve yoğurdu içinde meyve olan bir tatlı olarak tanıdıklarını söyledi. Sayın, “Meyveli yoğurtlar çocuklarımızın en sevdiği tatlılar arasında. Adı da kulağa çok sağlıklı geliyor. Annelerin de sağlıklı diye aldığı bu yoğurtlar, yoğurdun gerçek tadını bile bilmeyen bir nesil yetişmesine yol açıyor. Bu durum, çocukların; sağlık için vazgeçilmez olan yoğurdu sade yiyememe riskini de beraberinde getiriyor” dedi.

    “YOĞURT, MEYVE İÇİNDEKİ ŞEKERİN KANDA YÜKSELİŞİNİ YAVAŞLATIR”

    “Yoğurt, meyve içindeki şekerin kanda yükselişini yavaşlatır. Meyveyle yoğurdu birlikte tüketmek bu bakımdan harika bir fikirdir” diyen Uzman Diyetisyen Işın Sayın, şunları söyledi: “Hele ki bir de içine tarçın eklerseniz, şekerin hücre içine girip enerji kaynağı olarak kullanılması kolaylaşacaktır. Bu haliyle çok daha sağlıklı bir kimyaya sahip olacaktır. Oysa pratikte çok az kişi yoğurdun içine meyve doğrayıp tüketebiliyor. Fakat nasıl oluyorsa, o meyveli yoğurtları bir oturuşta dörder dörder tüketiyorlar. Peki bu neden oluyor?”

    “GLUKOZ VE FRUKTOZ ŞURUPLARI, MEYVELİ YOĞURTLARA EKLENİYOR”

    Sayın, meyveli yoğurtların çocukların ellerinden düşmemesinin sebebini içindeki glukoza bağladı. “Glukoz ve fruktoz şurupları, meyveli yoğurtlara ekleniyor. Bu şeker tadı, dil üzerindeki papillaların içinden geçen sinirleri uyarıyor ve beyne bir sinyal gidiyor: ’Çok tatlı, çok lezzetli, sakın bu tadı durdurma’ ve arka arkaya kaşıkla yemeyi durduramıyoruz. Hazır meyveli yoğurtları yemeyi tekrarladıkça; ’görür görmez yemek’ ve ’sürekli tatlı tüketmeyle’ ilgili beyinde yeni kablo ağları örülüyor. Bu yolla bebek ve çocuklarda insülin direnci ile başlayan serüven, metabolik sendromla son bulabiliyor. ’Tatlı tada bağımlılık’ kontrol edilmesi zor hale gelebiliyor” şeklinde konuşan Işın Sayın, çocukların ergenlik döneminde hızla obezite sorunu yaşayabileceğine dikkat çekti.

    “YOĞURDU HAK ETTİĞİ YERDE KULLANALIM”

    Işın Sayın, yoğurdun ana yemeklerin tamamlayıcısı olarak sofraya gelmesi gerektiğini söyleyerek, “Gelin meyveli yoğurdu, masum gibi düşünülen bir tatlı sınıfından çıkaralım. Meyveyi çocuklarımıza hazır meyveli yoğurtların içinde değil, ayrıca yedirelim. Yoğurt ise, sofralarımızda ana yemeklerin tamamlayıcısıdır. Yoğurdu hak ettiği yerde kullanalım. Böylelikle çocuklarımızı, tatlı yeme isteğini uyandıran ve bağımlılık yapan glukoz molekülünden uzak tutmuş oluruz. Gerçek sade yoğurt tadını da sofraların vazgeçilmezi konumuna taşımış oluruz” dedi.

  • Işın Tedavisi Gören Hasta İçin Büyükşehir Seferber Oldu

    Trabzon Büyükşehir Belediyesi, yoğun kar yağışı nedeniyle sağlık kuruluşlarına ulaşmakta sorun yaşayan vatandaşların imdadına yetişmeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri Akçaabat’ın Esentepe Mahallesi’nde ışın tedavisi gördüğü için mutlaka hastaneye ulaşması gereken 55 yaşındaki Abdullah Taflan’ı ilgili sağlık kuruluşuna ulaştırdı.

    Taflan ailesinin konuyla ilgili olarak 112’den yardım istemesi üzerine, 112 ekipleri konuyu Büyükşehir Belediyesi’ne bildirdi. Bunun üzerine hemen harekete geçen Büyükşehir Belediyesi ekipleri sahilden 16 kilometre uzaklıkta bulunan Esentepe Mahallesi’nin yolunu kısa sürede ulaşıma açmak için yoğun bir çalışma gerçekleştirdi. 5 saatlik çalışmanın ardından Esentepe Mahallesi’ne ulaşıldı. Yapılan çalışma ile yol ulaşıma açılırken 55 yaşındaki Karayolları işçisi Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan arazili araçla hastaneye ulaştırıldı.

    Akçaabat Esentepe Mahalle Muhtarı Hüseyin Taflan, mahallelerinde 1 metrenin üzerinde kar olduğunu ifade ederken, “43 yaşındayım böyle bir kar hatırlamıyorum. Hastamız vardı, ışın tedavisi gördüğü için mutlaka hastaneye gitmesi gerekiyordu. 112’yi aradık, konuyu Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne bildirdiler. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’ndan Allah razı olsun. Hemen yolumuz açıldı. Hastamız hastaneye ulaştırıldı” dedi.

    Abdullah Taflan’ın kardeşi Bahattin Taflan da kendileri için yapılan çalışmadan ötürü yetkililere teşekkür ederken, “Yoğun kar nedeniyle hastamızı hastaneye götüremiyorduk. Büyükşehir Belediyesi imdadımıza yetişti. Teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

    “HASTALARIMIZA ÖNCELİK VERDİK”

    Konuyla ilgili olarak değerlendirmede bulunan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ise, Trabzon genelinde bu şekilde 40’ın üzerinde hastanın hastanelere ulaşmasını sağladıklarını ifade ederek, “Trabzon son yıllarda görülmemiş bir kar yağışı ile karşı karşıya kaldı. Biz, ilçe belediyelerimiz ile birlikte yol haritamızı buna göre belirlemiştik. Hastalarımızın hastanelere ulaştırılmasına, hastane yollarının, yurt yollarının ve ana arterlerin açık tutulmasına, elektrik arızalarının kısa sürede giderilmesi için arıza tamir ekiplerinin güzergahlarının açılmasına ve elbette afet durumlarına öncelik verdik. Çok şükür şehrimizde kar yağışı durdu diyebiliriz. Şu an tüm mahalle yollarımızı ulaşıma açmak için seferberlik başlatmış durumdayız. Bu hafta sonuna kadar Trabzon’umuzda ulaşımı eski haline getireceğiz” diye konuştu.

    Başkan Gümrükçüoğlu şiddetli don ve buzlanma olaylarına karşı da vatandaşları uyardı.