Etiket: İSİM

  • Mevcut başkana 21 fark atan genç isim il başkanı oldu

    Mevcut başkana 21 fark atan genç isim il başkanı oldu

    Bilecik’te İYİ Parti Bilecik İl Kongresi gerçekleştirilirken, mevcut başkana 21 fark atan Halil Şahin başkanlığı kazandı.

    İYİ Parti 2. Olağan İl Kongresi Bilecik Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilirken, mevcut İYİ Parti İl Başkanı Mehmet Yılmaz ile Halil Şahin yarıştı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ve kongreyi yönetecek delegasyonun seçiminin ardından il başkanlığının bütçe ve faaliyet raporları okunarak ibraz edildi, adayların konuşmalarının ardından oy kullanımına geçildi.

    Kazanan Halil Şahin ve beraberindeki liste oldu

    Gerçekleştirilen seçimde oy kullanan 219 delegenin 119 oyunu alan Halil Şahin Bilecik’te İYİ Parti’nin yeni il başkanı seçilirken, diğer aday Mehmet Yılmaz ise 98 oy aldı. Seçimde 2 oy ise geçersiz sayıldı.

    Halil Şahin’in yönetimi aşağıdaki gibi oluştu:

    “Soner Şahin, Nurten Sarıçay Öz, Hasan Sencan, İbrahim Doğan, Veysel Çanakçı, Gülçin Ekici, Ali Yaşar Çakıcı, Ahmet Umut Kuru, Bülent Işık, Ercan Garip, Kadir Önder, Nazmiye Filiz, Hüsamettin Kaya, Ayhan Kaya, Şengül Bedir, Ayhan Kaya, Ömer Yaşar.”

  • İsim benzerliğinden 15 gün cezaevinde yatıp serbest bırakıldı

    İsim benzerliğinden 15 gün cezaevinde yatıp serbest bırakıldı

    İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda isim benzerliği yüzünden gözaltına alınarak tutuklanan ve 15 gün cezaevinde yatan Gürcistan vatandaşı genç, avukatının girişimi sonucu serbest bırakıldı.

    Olay, İstanbul Sabiha Gökçen Havavalima’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Gürcistan vatandaşı Gıorgı Menabdıshvılı (23), eşi ve çocuğu ile birlikte İtalya’da yaşayan ve kanser hastası olan annesini ziyarete gitti. İtalya dönüşü Samsun’da yaşayan kayınvalidesi Khatuna Darchıa’yı ziyarete gelmek isteyen Gürcü genç, İtalya’dan uçakla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na geldi. Havalimanında Kocaeli ilinde işlenmiş hırsızlık suçundan dolayı hakkında gözaltı kararı olduğu ileri sürülen Gürcü genç, polis tarafından eşi ve çocuğunun yanında gözaltına alında alındı. Türkçe bilmediği için derdini anlatamadığı ileri sürülen Gıorgı Menabdıshvılı, tutuklanarak cezaevine konuldu.

    5 gün Maltepe Cezaevinde, 10 gün de Tekirdağ Cezaevinde kalan Gıorgı Menabdıshvılı’nin başına gelen olayı öğrenen Samsun’da yaşayan kayınvalidesi Khatuna Darchıa, bir yanlışlık ihtimali olduğunu belirterek Samsun Barosu avukatlarından Gökmen Keskinsoy’dan yardım istedi. Avukat Keskinsoy, yaptığı araştırmada Gıorgı Menabdıshvılı’nın kendisiyle aynı adı ve soyadı taşıyıp aynı doğum tarihli olan ancak anne ve baba adları farklı olan bir başka Gürcistan vatandaşının yerine yanlışlıkla tutuklandığını tespit ederek, gerekli adli girişimler sonucu Gıorgı Menabdıshvılı’nin serbest bırakılmasını sağladı.

    Samsun’a gelen Gıorgı Menabdıshvılı, yaşadığı olaydan dolayı çok üzgün olduğunu ve haksız yere 15 gün cezaevinde kaldığını belirterek, hakkını aramak için hukuki süreç başlattığını söyledi.

  • Prof. Dr. Ceylan: “Nursultan Nazarbayev tarihe geçmeyi başarmış bir isim”

    Prof. Dr. Ceylan: “Nursultan Nazarbayev tarihe geçmeyi başarmış bir isim”

    Güneş Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan Türk Dünyası’nin bilge lideri Nursultan Nazarbayev’in tarihe geçmeyi başarmış bir isim olduğunu söyledi.

    Halkının gözyaşları ile görevinden ayrılan ender liderlerden birinin Nazarbayev olduğunu belirten Ceylan, “Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, 19 Mart 2019 tarihinde canlı yayında yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanlığı görevinden istifa ettiğini duyurmuştu. 1989 yılından bu güne kadar Kazakistan’ı yöneten Nazarbayev’in bu kararı, ülkenin yeni bir tarihsel aşamaya geçtiğini ortaya koymaktadır” dedi.

    Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, her daim Nazarbayev’in Kazakistan ve Türk Dünyası için önemli isim olduğunu belirterek, “Çünkü onun önderliğindeki Kazaklar, Sovyetler Birliği’nin enkazı altından kalkarak yeni bağımsız bir devleti başarılı bir şekilde inşa etmiştir. Geçmişte büyük zorlukların üstesinden gelen Nazarbayev, ülkesinin geleceği konusunda da son derece iyimserdir. Zaten yaptığı açıklamada ülkenin bütün sınavlardan başarıyla geçtiğini belirtmiştir. Nazarbayev, “Kazakistan Yolu” olarak tanımladığı politikasının üç ana amacı olduğunu ve bunların da serbest piyasa ekonomisine geçişi sağlamak, Sovyetler Birliği’nden miras olarak devraldıkları totaliter anlayışı yıkmak ve toplumun bütün kurumlarını modernleştirmek olduğunu dile getirmiştir. Üstelik Nazarbayev, Kazakistan’ın iktisadi başarılarına da dikkat çekerek ülkesinin şimdiye kadar yaşanan ekonomik krizleri hiçbir yabancı gücün yardımı olmadan atlattığını söylemiştir. Türk Dünyası’nın Ak Sakalı olarak bilinen Nazarbayev’in bu konuda haklılığı tartışmasız doğrudur. Çünkü onun liderliğinde Kazakistan, tarıma dayalı ekonomiden sanayi ve hizmet sektörlerinin ekonomi modeline geçiş yaşamıştır. Dahası bahsi geçen dönemde Kazakistan’ın küresel ekonominin bir parçası haline geldiği ortadadır. Ayrıca Kazakistan Meclisinde Rusça’nın konuşulmasını yasakladı, Türk Dünyasında alfabe birliğini sağlamak amacıyla Kazakistan’ı Kril alfabesinden Latin Alfabesine geçirdi, 2-3 Ekim 2009 tarihinde Nahcivan`da yapılan Türk Dili Konuşan Devlet Başkanları Zirvesi`nde Türk Dilli Ülkeler İşbirliği Konseyi`nin kurulmasını teklif etti ve bu teklif oy birliğiyle kabul edildi. Bu faaliyetlerine baktığımızda Nazarbayev’in Türk Dünyası’nın birlikteliği konusunda ne kadar hassas olduğunu açıkça görebilmekteyiz.

    Nazarbayev’in ülkenin gelişimi açısından büyük önem atfettiklerinden biriside Kazak gençliğidir. Bu kapsamda Astana yönetimi, 1990’lı yıllardan başlayarak “Bolaşaq” programı çerçevesinde yurtdışına öğrenci gönderme faaliyetlerinde bulunmuştur. Esasında bu genç nesil, Kazakistan’ın geleceği açısından umut vericidir. Bizde Güneş Vakfı olarak bu program ile gelen öğrencilerimizin yanında olduk. Onların eğitim öğretimlerine verdiğimiz desteklerin yani sıra farklı bir ülkede olduklarını hissettirmeyerek başarılı bir şekilde okullarını bitirip ülkelerine dönemlerine katkıda bulunduk. Çünkü Türk Dünyasında bulunan her çocuk bizim çocuğumuzdur.

    Şunu da belirtmek isterim ki istifa etmesi ile beraber halkının saygısı ve göz yaşlarıyla görevinden ayrılan az sayıdaki liderlerden biri olarak tarihe geçmeyi başarmış bir isimdir. Kendisine uzun ve sağlıklı bir ömür dileriz.” diye konuştu.

  • Bodrum’u sarsan cinayetteki kilit isim yasak aşkı itiraf etti

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde geçtiğimiz yıl 6 Ocak’ta iş adamı cinayeti davasında tutuklu sanığın boşandığı eski eşi, öldürülen iş adamı ile 3 yıldır ilişkisi olduğunu itiraf etti.

    Bodrum’da iş adamı Ali Özdemir’in öldürülmesi davasına bugün Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinde 2 Ocak tarihinde başlayan ve bugün de devam eden duruşmada tutuklu sanık M.Ö, tutuklu sanık A.S. ve tutuksuz yargılanan K.S, F.S. İ.A. ve J.D. ile maktul ün yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu. Cinayetin kilit ismi M.Ö.’nün eski eşi T.S. ise mahkemeye video konferansla katıldı. Duruşmaya Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesi salonundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan tutuklu sanık M.Ö’nün cinayetin ardından boşandığı eski eşi T.S., cinayet öncesi ve sonrasında yaşananları anlattı. Özdemir’le 3 yıldır duygusal ilişkisi olduğunu ifade eden T.S., “O gece eve üçümüz birlikte aynı anda girdik. Ali Özdemir bara geldiğinde de ben kontrol etmiştim kesinlikle üzerinde silah yoktu. Eve girdiğimizde de üzerinde silah yoktu. Evde çocuğumuz olduğu için silahla girmemesi konusunu kendisine söylemiştim. Olay gecesi Ali’nin yanında silah yoktu” dedi.

    “Sürekli boşanmak istiyordum”

    Eski eşi M.Ö.’den boşanmak istediğini ifade eden T.Ö., “Son zamanlarda Ali sıklıkla eve geliyordu. Benim Ali Özdemir ile yaklaşık 3 yıldır devam eden duygusal ilişkim vardı. Bu ilişki sırasında birbirimize mesaj atıyorduk. Ali benim telefonumda ’Uyuz’ olarak kayıtlıydı. Ben kendisine burada, ’Çok dikkatli olmamız lazım, gece yatmadığımı, oturduğumu, yanına gitmediğimi, her şeyi söylemişti o konuşmamızda. Şu durum da bu evde çok dikkatli olacağız’ şeklinde mesaj göndermiştim. Yine ben Ali’ye ’Benim de bu evi toparlamam lazım, sen de beni dinle lütfen. Yarın kalktığımızda göndereceğim tost most’ şeklinde mesaj gönderdim. Ben mesajı attıktan sonra Ali, benim Mustafa ile birlikte yaşadığım eve geldi. Mustafa bu sırada dışarıya tost almak için çıkıyordu. Kapıda karşılaştılar ve konuştular. Ali içeri girdikten sonra ben Ali’yle birlikte evin üst katına çıkmadım. Salonda Ali’yle birlikte oturduk daha sonra ben lavaboya çıkmak için üst kata tek başıma çıktım. Mustafa çok kısa bir süre sonra yani 10-15 dakika içerisinde eve geri döndü. Ben sürekli olarak Mustafa’ya boşanmak istediğimi belirtiyordum. Ali Özdemir ile aramdaki duygusal ilişki cinsel ilişki boyutuna varmıştı. Ali Özdemir öldürülünceye kadar Mustafa bana hiç boşanmak istediğini söylemedi. Boşanma konusundaki talep hep benden geldi” dedi.

    Davanın ilk günü ifade veren sanık M.Ö. ise boşandığı eşi T.S’nin söylediklerinin yalan beyanlar olduğunu iddia etti.

    Sahte avukatlık iddiası

    Olayda sahte avukatlık yaptığı iddia edilen tutuksuz sanıklardan J.D. ise olayın çözülmesinde çok faydasının olduğunu ve suçluyu kayırmak gibi bir düşüncesinin olmadığını ifade etti. J.D., “Olay yerinin fotoğraflarını ve sanık M.Ö’ye ait telefonları ve şifresini de savcılığa ben verdim. Bu kişiden kesinlikle para almadım. Zaten para almaya da benim yetkim yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

    3 gün boyunca süren duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan M.Ö’nün tutukluluk halinin devamına, A.S.’nin ise adli kontrol ve yurt dışı yasağı konularak tahliyesine karar verdi. 18 Ocak tarihine ertelenen duruşmada tutuksuz yargılanan J.D. hakkında ise birden fazla resmi evrakta avukat sıfatıyla imza atması sebebiyle “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi” suçlarından Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi.

    Bodrum’u sarsan yasak aşk cinayeti 6 Ocak 2018’de yaşanmıştı. İşadamı M.Ö., eşi T.Ö. ile ilişkisi olduğundan şüphelendiği ortağı Ali Özdemir’i öldürmüş, cesedini de kayınpederi ile birlikte ormanlık alana atmıştı. M.Ö. olaydan yaklaşık bir hafta sonra savcılığa giderek teslim olmuş ve olayı itiraf etmişti. İtirafın ardından M.Ö.’yle birlikte eşi T.Ö., kayınpederi A.S., kayınvalidesi F.S., baldızı K.S., gözaltına alınmış, mahkemeye çıkarılan zanlılardan cinayeti işlediğini itiraf eden M.Ö. ile cesedin ormanlık alana atılmasına yardım ettiği iddia edilen kayınbabası A.S. tutuklanmıştı.

  • İldem Park AVM’de isim değişikliği

    Kayseri’de bulunan İldem Park Alışveriş Merkezi isim değişikliğine gitti. Söz konusu AVM bundan böyle KAYSERmall Outlet adıyla hizmet verecek.

    Kayseri İldem bölgesinde hizmet veren İldem Park Alışveriş Merkezi adını değiştirdi. AVM, yönetim şirketi GLA Gayrimenkul Yönetim Kiralama ve Danışmanlık AŞ’den yapılan duyuruya göre, bundan sonra KAYSERmall Outlet adıyla hizmet verecek. Açıklamada yeni ismin Kayseri isminin kökenini oluşturan, şan ve soyluluk ünvanı anlamına gelen ‘KAYSER’ kelimesinin İslam ülkelerinde kullanılan biçiminden ilham alınarak belirlendiği açıklandı.

    GLA tarafından yönetim ve kiralaması yapılacak olan söz konusu AVM’nin, güncellenen mağaza karması, temel hizmetler, etkinlik ve organizasyonlar ile fark oluşturma amacıyla faaliyet göstereceği bildirildi.