Etiket: Işığı

  • Minik Melih Işığı Gördü

    Ordu’da doğuştan kalıtımsal olarak gelen göz kapağı düşüklüğü nedeniyle göz tembelliği hastalığıyla karşı karşıya kalan Melih Berk Utaş’ın gözleri bir gazetecinin ilgisi sayesinde açıldı.

    Ordu’da yerel bir gazetede grafiker olarak görev yapan Sibel Kubaloğlu’nun Melih Berk’in haberini okuduktan sonra başlattığı ve özel bir göz hastanesi de dahil birçok insanın desteklediği yardım süreci mutlu haberle sonlandı. Kubaloğlu’nun haberi okuduktan sonra başlattığı yardım kampanyasında ameliyat için gerekli miktarın toplanmasının ardından küçük Melih, Dünyagöz Ataköy’de Opr. Dr. Akın Banaz tarafından gerçekleştirilen başarılı bir ameliyatla sağlığına kavuştu. Ameliyatla ilgili bilgi veren Opr. Dr. Akın Banaz, “Melih Berk bize geldiğinde çift taraflı doğuştan kapak düşüklüğü, yani prozisten muzdaripti. Bunun yanı sıra hastamızda göz korneasına zarar veren çeşitli anomaliler de mevcuttu. Gerçekleştirdiğimiz ameliyatta Melih Berk’in her iki gözüne çift taraflı askılamanın yanı sıra gözlerinin iç kısımlarına da anomalileri ortadan kaldıracak estetik müdahaleler uyguladık” dedi.

    “GÖZ KAPAĞI GÖZ BEBEĞİNİ ÖRTÜYORSA AMELİYAT GECİKTİRİLMEMELİ”

    Göz kapağı düşüklüğü hastalığının genellikle kalıtımsal olmadığını söyleyen Opr. Dr. Akın Banaz, çocuklarda göz kapağı ameliyatlarının zamanlamasının hem ameliyatın başarısı hem de çocukların psikolojisi açısından önemli olduğunu belirtti. Göz kapağı göz bebeğini örtüyorsa ameliyatın ilk 6 ayda değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Opr. Dr. Banaz, “Göz kapağı göz bebeğini örtmediği vakalarda da ameliyat 2 yaşından sonraya bırakılmamalıdır. Aksi halde ameliyatı geciktirmek çocuğun o halde yaşamasına ve bu durumdan dolayı psikolojisinin ve göz sağlığının bozulmasına sebep olabilir” açıklamasında bulundu.

    “MELİH’İN GÖZLERİ MAVİYMİŞ”

    Melih Berk’in tedavi aşamasını Ordu’dan İstanbul’a uzanan aydınlık ve umut dolu bir yolculuk olarak tanımlayan gazeteci Sibel Kubaloğlu ise, “Başaramayacağım diye korkarken birkaç hafta gibi kısa bir sürede Melih Berk’in gözleri sağlığına kavuştu. Onun mavi gözlerini görmek yaşadığım tüm korkuları geride bıraktı” diye konuştu.

    Bu süreçte pek çok kişinin destek olduğunu belirten Kubaloğlu, “Akın Hocamız hastamızı görüp, bizimle ameliyatıyla ilgili süreçleri paylaşınca öncelikle ilk güzel haber, gösterdikleri destek ile Dünyagöz Hastaneler Grubu’ndan geldi. Ardından Fatsa Sosyal Yardımlaşma Derneği’nin ve güzel yürekli insanların destekleriyle minik Melih Berk’in mavi, ışıl ışıl gözlerini görebildik. Bu süreçte emeği olan herkese gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Usta: “Trabzonspor Bir Medeniyet Işığı Olarak Parlayacak”

    Trabzonspor Başkan adayı Muharrem Usta, Trabzonspor’un bir medeniyet ışığı olarak yeniden parlayacağını söyledi. Usta, camiada yaşanan parçalanmışlığı ise elde edecekleri sportif başarılarla gidereceklerini vurguladı.

    Trabzonspor’da 5-6 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan olağan genel kurula doğru, başkan adayı Muharrem Usta, seçim gezilerini Trabzon’un ardından İstanbul ve Ankara sürdürdü. İstanbul’da Grand Cevahir Otel’de delegelerle bir arya gelen Usta, Ankara’ya geçerek çalışmalarına burada devam etti. Delegelerle bire bir görüşerek projelerini anlatan Usta, kongre tarihine kadar tüm delegelere ulaşmak istiyor.

    “50. YILIMIZI BU KEZ ISKALAMAYACAĞIZ”

    Trabzonspor Başkan adayı Muharrem Usta, medeniyet meşalesini Trabzon’dan tekrar yakmak zorunda olduklarını belirterek, “Trabzon şehri Trabzonspor üzerinden ülkede sembol bir şehir olmak zorundadır. Bunu bu şehirden yetişen önemli değerleriyle başarmak zorundayız. Bunun büyük bir sorumluluk olduğuna inanıyorum. Eğer biz bu sorumluluğun altına girmezsek, bugünlerde vahlanmamızın da bir anlamı kalmıyor. Trabzon’dan futbol üzerinden yeni bir medeniyet inşa edeceğiz ve 50. yılımızı bu kez ıskalamayacağız. 50 yıl geriye bakıp, 150 yılı ileriye bakıp bu yolculuğa yeniden başlayacağız” diye konuştu.

    “TRABZONSPOR BİR MEDENİYET IŞIĞI OLARAK PARLAYACAKTIR”

    Trabzonspor eski başkanı Atay Aktuğ döneminde Trabzonspor bir sezonda 8. kez mavi bayrak aldığını hatırlatan Usta, “Bunu Trabzonspor taraftarı yaptı ve herkese örnek oldu. Tel örgülerin ilk kalktığı şehirden bahsediyoruz. Trabzonspor Türkiye’de, futbolcusuyla, şehriyle, genciyle, çocuklarıyla ve kadınlarıyla bir medeniyet ışığı olarak parlayacaktır bundan sonra. Eskiden başardığı gibi bunu yapmayı sorumluluk olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “KÖKLÜ CAMİANIN HEDEFSİZ YAŞAMASI ASLA MÜMKÜN DEĞİLDİR

    Trabzonspor’un çok derin sorunları alabileceğini ama bu köklü kulübün, bu köklü camianın hedefsiz yaşaması asla ve asla mümkün olmadığını belirten Usta, “Daha önemlisi hedefine varmaması asla kabul edilebilir bir durum değildir. Hangi şartlar içinde bulunursa bulunsun. Trabzonspor’un yönetimine talip olanlar olarak hem itibarımızı önemseyeceğiz hem ekonomik seviyesini iyi bir duruma getirmiş olacağız. Sportif başarının sağlanması adına 50 yılımızı yaşayacağımız iki sezonda şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olarak yeniden bir diriliş harekete yapacağız. Bunlardan hiç birinin bizim açımızdan geride kalması kabul edilemez. O nedenle bizler iddialı bir Trabzonspor için yola çıkıyoruz. Bizim açımızdan başarının adına Türkiye’de şampiyonluk Avrupa’da ise Şampiyonlar Ligi’dir her zaman için. Trabzonspor’un imajı da bizim en büyük hedeflerimizden biridir. Bu hedeflerimizi hep birlikte taşımak için milyonlarca Trabzonsporluyla birlikte bu yolculuğa çıkıyoruz” şeklinde konuştu.

    “BAŞARI GELDİKÇE TRABZONSPOR CAMİASI TEK YÜREK VE TEK VÜCUT OLACAKTIR”

    “Birlikte yürümemiz için önümüzdeki en büyük engel, parçalanmış bir camia olmamızdır” diyen Usta, “Parçalanmışlığın önündeki en önemli engel, başarısız durumda olmaktır. Biz beraber ve birlikte yürümek istiyorsak mutlak manada başarı elde etmek zorundayız. Hedef koyduğumuz iki sezonda başarılara doğru koştuğumuzda görülecek ki Trabzonspor camiası tek yürük ve tek vücut olacaktır” dedi.

    “TRABZONSPOR TARİHİNDE ALDIĞIMIZ GÜÇLE YOLA ÇIKTIK”

    Başkan adayı Muharrem Usta, Trabzonspor’un tarihinde aldıkları güçle yola çıktıklarını belirterek, “Geçmişte elde edilen başarılarla gidiyoruz. Artık bunun üzerine bir şeyler koymalıyız. Bu camia bizlerden bunu bekliyor. Biz sporu eğitim ile iç içe görüyoruz. Spor bir araçtır. Medeniyet inşa etmek için bilim, sanat, teknoloji neyi ifade ediyorsa sporda bunlardan birisidir. Ama bunu hangi araç için kullanıyorsunuz. Türkiye’de spor son yıllarda fanatizm için bir araç oldu. Gençler için kötü örnek oldu. Gençlerimize futbol aracılığıyla iyi mesajlar veremedik. Türkiye’ye spor üzerinde bir barış, bir medeniyet inşası, eğitim ile sporun iç içe olduğunu bir türlü anlatamıyoruz” açıklamalarında bulundu.

    “2010-2011 SEZONU MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ”

    “2010-2011 sezonunun şampiyonu Trabzonspor’dur” diyen Usta, sözlerini şöyle tamamladı:

    “2010-11 sezonundaki mücadelemizle ilgili olarak Avrupa’da hak arayışımız sürüyor. Göreve gelmemiz halinde Avrupa’daki en iyi hukuk bürolarında bu mücadelemiz devam edecek. Sonuna kadar bunu peşinde olacağız. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Hak aramak medeni ülkelerin olmazsa olmazıdır. O nedenle biz bunu tabi ki sonuna kadar arayacağız. Ama başarısızlıklarımızı oraya sığınıp da ne yapılım, bir mızıkçı çocuk gibi kendimizi içimizde yeyip bitirmeyeceğiz. Bu kulüp bize diyor ki mazine bak başını kaldır, birlikte yürü, yeni tarihler yaz. Mutlaka bu takım yeni şampiyonluklar görecek.”

  • (Özel Haber) Kanser Hastalarının Hayat Işığı “Mavi Melekler”

    Aralarında kanser hastalığını yenmiş üyelerin de bulunduğu “Mavi Melekler” grubu, 31 yıldır Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Bölümü’nde tedavi gören hastaların yardımına koşuyor.

    Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 31 yıl önce hemşire Mükerrem Arın’ın önderliğinde kurulan “Mavi Melekler” grubu, hastanenin Onkoloji Bölümü ve Nükleer Tıp Merkezi’ne gelen hastalara ücretsiz hizmet veriyor. Hemşire Mükerrem Arın, Amerika’da bir hastanede gördüğü gönüllü hizmet eden kadınlar projesini Türkiye’ye gelince “Mavi Melekler” ismi ile hayata geçirdi. 65 kişiden oluşan grup, hiçbir maddi beklenti içerisinde bulunmadan hastalara hizmet veriyor. Her gün 13’er kişilik gruplar halinde çalışan Mavi Melekler, bir yandan hastalara çay, simit ve su ikramında bulunurken, diğer yandan da onların dert ortağı oluyor. Mavi Melekler, kendileri için en büyük ödülün hastalardan aldıkları dualar olduğunu ifade ediyor.

    Yardımsever ‘Mavi Melekler’ grubu mensupları arasında Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi görmüş kişiler de yer alıyor. Bu şekilde kendi başlarından geçen hastalıkla nasıl mücadele ettiklerini hastalara anlatarak psikolojik destek veriyorlar.

    “POLYANNACILIK OYNUYORUZ”

    Hastanede 29 yıldır gönüllü olarak hizmet ettiğini belirten Yeter Doğantimur, “Polyannacılık oynuyoruz bir yerde. Hastaların hatırlarını ve ihtiyaçlarını soruyoruz. Maddi bir şey yapamıyorum, manevi olarak yapmaya çalışıyorum. Evde beyim alzheimer hastası, ona tembihleyip bırakıyorum ve geliyorum. Hastaları haftada bir gün gezmesem mutlu olamıyorum” diye konuştu.

    “YAPTIKLARIMIZ İLAÇTAN DAHA ÇOK ETKİ EDİYOR”

    22 yıldır Mavi Melekler grubunda hizmet veren grubun Pazartesi günü sorumlusu Fehime Yılmaz, “Biz onlara manevi olarak ne kadar yardımcı oluyor isek, karşılığını fazlasıyla bize veriyorlar. Hastaneye geldiğimizde onlarla her konuşmamızda ayrı bir keyif alıyoruz. ‘Allah razı olsun’ sözcüğünü duymamız bize yetiyor. Bende onkoloji hastasıyım, göğüs ve rahmi alınmış hastalara rahatlıkla ’bende aynı hastalığı yaşadım, sizler de iyileşip bizim aramıza katılacaksınız’ diyorum. Bu şekilde onlara moral oluyorum. Bu yaptıklarımız onlara ilaçtan daha çok etki ediyor” dedi.

    “TAMAMEN GÖNÜLLÜLÜK ESASI İLE ÇALIŞIYORLAR”

    Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Eğitim ve İdari Sorumlusu Dr. Süleyman Altın, “Yaklaşık 30 yıldır hastanemizde hizmet veren ‘Mavi Melekler’ tamamen gönüllülük esası ile çalışıyorlar. Gerçekten hayırsever annelerin kurmuş olduğu hastanemizdeki hastalarımıza psikolojik, sosyal ve kültürel hizmet götürüyorlar. Evdeki hastalarını bırakıp bizim hastalarımıza hizmet verenler var. Hastalarımıza doktorların yanında psikolojik yardımın yanı sıra günlük işlerini yapmalarına da yardımcı oluyorlar” ifadelerini kullandı.

    “ADI GİBİ KENDİLERİ DE MELEK”

    Onkoloji bölümünde tedavi gören Gülcan Kalcıoğlu, “Onları her zaman görmek istiyoruz. Onlar adı gibi kendileri de melek. Onları görmediğim zamanlar özlüyorum. Kapıyı açıp içeri girdikleri zaman sanki melek içimize konuyor. Kendilerinden gerçekten çok memnunuz” diye konuştu.

    Tedavi görmekte olan Melihat Karabudak ise, “Mavi Meleklerimizden çok memnunuz, her gün gelip halimizi hatırımızı soruyorlar. Bizlerin tek tek odalarını dolaşıyor. Bu koca hastanede her zaman simit, su gibi ihtiyaçlarımızı karşılıyorlar. Bizi yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum” dedi.

    Gönüllü çalışan “Mavi Melekler” grubuna her isteyen giremiyor. Gruba girmek için en az lise mezunu olunması ve 3 aylık deneme süresinin sonunda uygun görülmesi gerekiyor. Grup üyelerinin tek istekleri ise gruba daha çok gönüllünün katılması, sponsor desteğinin verilmesi ve projenin diğer hastanelerde de uygulanması.