Etiket: İşi

  • Prostat Kanserine ’Ölümcül’ Isı

    Erkeklerin korkulu rüyası haline gelen prostat kanserinin tedavisi için uygulanan ablasyon yöntemi, gelişen teknoloji ile daha sık kullanılmaya başlandı. Ablasyon yöntemiyle kanserli hücrenin içerisine verilen ısı ile kanserin yok edildiği belirtilirken, ayrıca cerrahi müdahalenin ardından hastanın evine dönebildiği kaydedildi.

    Minimal İnvaziv Üroloji Derneği tarafından düzenlenen 4. Ulusal Minimal İnvaziv Ürolojik Cerrahi Kongresi, Antalya’nın Belek bölgesinde bir otelde gerçekleştirildi. Minimal İnvaziv Üroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cenk Yücel Bilen, Minimal İnvaziv Üroloji Derneği Yön. Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ender Özden, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Sinan Sözen, Minimal İnvaziv Üroloji Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Haluk Akpınar, kongrenin ardından değerlendirme toplantısı yaparak gelişmeleri paylaştı.

    Minimal İnvaziv Üroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Cenk Yücel Bilen, 2010 yılında hem laparoskopik hem de robot yardımlı laparoskopik yöntemle böbrek nakilleri gerçekleştirildiğine dikkat çekti.

    Türkiye’de ise ilk defa laparoskopik böbrek naklinin geçtiğimiz günlerde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Ender Özden, Doç. Dr. Y. Kamil Yakupoğlu ve Prof. Dr. Şaban Sarıkaya tarafından gerçekleştirildiğini ifade eden Prof. Dr. Bilen, kongrede bu operasyonla ilgili bilgilerin paylaşıldığını söyledi.

    KAPALI YÖNTEMLE NAKLİN HASTAYA YARARLARI

    Kapalı yöntemin hastalara olan faydalarından da söz eden Prof. Dr. Bilen, hastaların ameliyat sonrası ağrılarının daha az olduğuna dikkat çekerek “Kapalı yöntemle gerçekleştirilen nakillerde açık yönteme göre ameliyat çok daha küçük bir kesi ile gerçekleştirileceği için bu ameliyatların önemli bir komplikasyonu olan yara yerinde cerrahi enfeksiyonlar daha nadir görülür. Bu da özellikle aşırı şişman ve şeker hastaları için önemli bir avantajdır” dedi.

    PROSTAT KANSERİ ARTIK GÖZDEN KAÇMAYACAK

    Erken tanının prostat kanserinde başarı oranını yüzde 90’ların üzerine çıkardığını belirten Prof. Dr. Bilen, prostat kanserinin tanısında teknolojinin iyi yönde geliştiğine dikkat çekti. Üç boyutlu yarı robotik füzyon biyopsi uygulaması ile erken tanının kolaylaştığını da ifade eden Prof. Dr. Bilen, “Günümüzde prostat kanseri erken evrede yakalandığında ve doğru tedavi uygulandığında başarı oranı yüzde 90’ların üzerine çıkmaktadır. Yapılan araştırmalar tarama yoluyla prostat kanserinden ölüm oranının yüzde 30 oranında azaldığını göstermiştir. Hastalığın erken teşhis edilmesi halinde tedavi başarısı artacaktır. Tanı anında kanser sadece prostatla sınırlı ise hastanın tamamen iyileşme şansı çok yüksektir” ifadelerini kaydetti.

    Bilen, ayrıca magnetik rezonans (MR) ile ultrasondan alınan görüntülerin birleştirilmesiyle kanserli bölgenin daha kolayca tespit edildiğini söyledi.

    PROSTAT KANSERİNE ÖLÜMCÜL ISI

    Prof. Dr. Cenk Yücel Bilen, prostat kanseri tedavisinde kullanılan bir başka yöntem olan ablasyonla ilgili bilgiler de verdi. Prof. Dr. Bilen, kesisiz yapılan işlemle ilgili şöyle konuştu:

    “Bu tedavide, prostatın içine yönlendirilen farklı enerji çeşitlerinin etkisi sonucunda oluşan ısı, prostat kanseri için ölümcül düzeyde sıcaklıklara ulaşır. Bu minimal invaziv ve kesisiz prosedür, hastaneye yatılmadan veya tek gecelik hastane yatışıyla gerçekleştirilir. Bu tedavide hastalar birkaç gün içinde iyileşir ve ameliyat sonrası etkiler genellikle asgari düzeydedir. Ciltten geçerek prostatın içine yerleştirilmiş olan, 3 mm veya daha küçük çaplı iğneler kullanır. Hedef dokuda tümörün yıkımına yol açar” dedi.

    “AYNI GÜN TABURCU OLABİLİYORLAR”

    Tüm prostat kanseri tedavilerinde olduğu gibi, ablasyonun da yan etkilere veya bitişik organlarda hasara yol açabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Bilen, “Üretraya verilen hasar, odacıkları içinden sıcak sıvı dolaştıran bir üretra ısıtma kateterinin kullanımıyla en aza indirilir. Hasar ayrıca, vital alanların yakınına yerleştirilen sondalar üzerinden sıcaklığın hassas izlenmesiyle de en aza indirilir. Cerrahi sonrasında erkeklerin çoğu 24 saat içinde, genellikle prosedürün yapıldığı günde evlerine geri dönebilir” açıklamasında bulundu.

  • Ani Isı Değişimlerinde Sağlıklı Kalmanın Altın Kuralları

    Beslenme Danışmanı Diyetisyen Işınsu Köksal, ani ısı değişikliklerinde hastalıklardan korunmak için sağlıklı beslenmenin şart olduğunu söyledi. Köksal, ılık su ve yeşil çay ile sebze ve baklagillerden yapılan çorbaların tüketiminin geniz kuruluğuna iyi geldiğini belirterek, “Bu sıvı gıdalar vücudun su kaybını önlemekte, üst soluk borusunu nemli tutarak, boğaz ağrısı belirtilerini de azaltmaktadır” dedi.

    Köksal, D vitamininin hastalıklara karşı vücudu korurken, yetersiz D vitamini alımının ise grip, soğuk algınlığı ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini arttırdığını, ayrıca kalsiyum emilimi ve kemiklerin güçlenmesini de sağladığını belirterek, “Yağda çözülen D vitamini için en iyi kaynakların; balık yağı, yumurta, D vitamini ile zenginleştirilmiş süt, yoğurt ve tam tahıllar, peynir, İtalyan loru (ricotta), somon, ton balığı, sardalya, uskumru ve karidestir” dedi.

    Yarım kivinin günlük C vitamini ihtiyacınızı karşılayacağına dikkat çeken Köksal şunları kaydetti:

    “Yeterli C vitamini alımı bağışıklık sistemini güçlendirmek ve hastalıklardan korunmak için çok önemlidir. C vitamini kaynaklarını mümkün olduğunca çiğ tüketmek önemlidir. C vitamininden zengin besinler ise koyu yeşil yapraklı sebzeler, kivi, brokoli, çilek, turunçgiller, siyah frenk üzümü, yaban mersini, domates, brüksel lahanası, karnabahardır. Günlük C vitamini ihtiyacını karşılamak için 1.5 orta boy portakal veya ½ orta boy kivi veya 65 gram brokoli veya 2 adet limon veya 100 gram karalahana tüketmek yeterli gelebilir.”

    Probiyotiklerin, zararlı bakterilerle karşı savaşarak bunların bağışıklık sistemine zarar vermelerini engellemekte ayrıca vücudun savunma sistemi için gerekli olan B vitaminleri ve K vitaminini üretmekte olduğuna işaret eden Köksal, “Bu nedenlerden dolayı soğuk algınlığı, grip de dahil olmak üzere pek çok hastalığa karşı vücudun savunucu sistemleri arasında yer almaktadır. Probiyotiklerden zengin kaynaklar ise mayalı süt ürünleri; yoğurt, kefir, miso çorbası, sirke kullanılmadan doğal olarak mayalanmış turşu, tempeh adı verilen Endonezya’nın geleneksel soya fasulyesinden yapılmış ürünü olarak sıralanmaktadır” diye konuştu.

    Sebze ve meyvelerin gücünden faydalanılmasına gerektiğinin altını çizen Köksal, şöyle devam etti:

    “Sebze ve meyyelerde bulunan flavanoidler bakteri ve virüs gibi mikropların karşı savaşarak antibiyotik etkisi göstermektedir. Flavanoidlerin çok yüksek düzeylerde alınsa bile vücuda yan etkisi yoktur. Pişirme, saklama, hazırlama, doğrama gibi işlemler besinlerin flavanoid miktarını azaltmaktadır. Örneğin ıspanağın pişirilmesi yüzde 50 flavanoid kaybına yol açabilmektedir. Fakat sebzelerin pişirilmesi kişiyi mikroplardan korur. Bu nedenle sadece sebzeleri fazla pişirmekten kaçınılmalıdır. Yeşil biber, maydanoz gibi sebzeler ile mevsim meyveleri çiğ olarak uygun miktarda tüketilirse oldukça faydalıdır.”

    Ton balığı, hindi ve tavuk eti tüketilmese gerektiğini vurgulayan Köksal, “Selenyum eksikliği gribal hastalıkların oluşma riskini arttırmaktadır. Selenyumdan zengin besinler ise ton balığı, buğday ruşeymi, ay çekirdeği, chia tohumu, yulaf kepeği, susam, mantar olarak sıralanabilir. Günlük minimum selenyum ihtiyacı ise 55 mikrogramdır. Örneğin 100 gram süzülmüş ton balığı selenyum ihtiyacının tamamını karşılarken, 100 gram derisiz hindi eti bu ihtiyacın yüzde 50’sini, 100 gram tavukgöğsü ise yüzde 40’ını karşılayabilir. Yeterli selenyum alımı için günde 1 avuç ay çekirdeği yenebilir” şeklinde konuştu.

    Köksal, propolis yani arı özütü vücut için koruma kalkanı görevi yaptığına değinerek şöyle devam etti:

    “Son yıllarda popülerliği hızla artan propolis, arıların çeşitli bitki ve ağaç kabuklarını çiğnemesi ve kendi enzimlerini de içine eklemesiyle oluşan koyu renkli yapışkan bir maddedir. Propolisin; bakteriler, mantarlar, virüsler ve iltihap oluşumuna karşı koruyucu ve ateş düşürücü özelliği vardır. Enfeksiyon veya hastalıklı dokunun yok edilmesine yardımcı olur. Ayrıca sindirim sistemi sorunları, deri hastalıkları ve diş problemlerine karşı da koruyucu olduğu belirtilmiştir. Propolis sıvı, tablet ve kapsül şeklinde satılmaktadır. Fakat arı ürünlerine karşı hassasiyet ve alerjisi olanların doktora danışmaları gerekmektedir.”

    Köksal, karnabahar ve brokoliyi sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini, bağışıklık sistemini korumak ve sağlıklı yaşlanmak için çok önemli olan glutatyonun zengin kaynaklarının turpgiller yani brokoli, kabak, karnabahar, lahana, karalahana, kırmızı turp, tere, Brüksel lahanası, şalgam, alabaş yani yer lahanası olduğunu, bu besinleri sık sık tüketmeye özen göstermenin kişiyi enfeksiyonlara karşı koruyacağını kaydetti.

    Köksal, düzenli egzersiz ve uyku kalitesinin de hastalıklara karşı çok önemli olduğunu belirterek, “Düzenli yapılan egzersizler de bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcıdır. Fakat yüksek yoğunlukta ve uzun süreler boyunca yapılan dayanıklılık egzersizlerinin vücuttaki stres hormonlarını artıracağından vücudun enfeksiyonlara karşı savaşma özelliğini azaltabileceği gözden kaçırılmamalıdır. Bu nedenle orta düzeyde düzenli olarak yapılan aktivite vücudumuzu enfeksiyonlara karşı korumak için yeterlidir. Ayrıca 7-8 saat düzenli uykunun enfeksiyonlara karşı koruyucu olduğu bilinmektedir” dedi.

  • Kartepe Belediyesi Klima Ve Hava Perdesi Alım İşi İhalesi Yapıldı

    Kartepe Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü, klima ve hava perdesi alınması işi ile ilgili ihale yaptı.

    İmar ve Şehircilik Müdürü ve İhale Komisyonu Başkanı Ali İhsan Karagöz başkanlığında belediye toplantı salonunda gerçekleştirilen ihaleye 12 istekli firma katıldı.

    İki kısım halinde gerçekleşen ihalenin 1 milyon 346 bin 666 TL yaklaşık maliyetli birinci kısmı olan hava perdesi işine 990 bin TL ile 2 milyon 568 bin TL arasında teklifler veren 9 firma katılırken, İhalenin 14 milyon 368 bin 666 TL yaklaşık maliyetli ikinci kısmı olan klima alımı işine 7 milyon 913 bin 556 TL ile 12 milyon 446 bin TL arasında teklif veren 12 firma katıldı.

    Verilen tekliflerin açıklanması ardından ihale komisyonu başkanı tekliflerin incelenmesi için ihalenin birinci oturumunu sona erdirdi.

  • İzmit Belediyesi 25 Binanın Cephe İşi İçin İhale Yapacak

    İzmit Belediyesi, Sırrıpaşa caddesinde bulunan 25 binanın dış cephe yapım işi için ihale yapacak.

    İzmit Belediyesi tarafından Akcakoca ile Hacıhasan mahallelerin sınırını oluşturan Sırrıpaşa caddesindeki 25 binada cephe çalışma işi için ihale düzenlenecek. Projesinin ihalesi 28 Ocak Perşembe günü saat 10.20’de Fen İşleri Müdürlüğü’nde gerçekleştirilecek. Kocaeli Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünce onaylanan projeye göre, cadde üzerindeki 25 bina ve parselde cephe iyileştirmesi yapılacak. Ayrıca caddenin yeni baştan ele alınacağı çalışmada aydınlatma sistemi de yenilenmiş olacak. Sırrıpaşa caddesindeki çalışmanın süresi ise 210 gün olacak.

  • Galatasaray 5 Dakikada İşi Bitirdi

    Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupası’nda Karşıyaka’yı 5 dakikada bulduğu 3 golle mağlup etti. Karşıyaka’yı 3-1 yendikleri maçına ardından açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Mustafa Denizli, “Aramıza katılacak olan arkadaşlara ilaveler olabilir” dedi.

    Sarı-kırmızılı ekip Chedjou’nun 84 ve 86, Sinan’nın ise 89. dakikada attığı gollerle Karşıyaka’yı 3-1 mağlup etti. Ziraat Türkiye Kupası E Grubu maçında Karşıyaka’yı 3-1 yenerek grup liderliğini garantileyen Galatasaray’da Teknik Direktör Mustafa Denizli, bu karşılaşmanın grup liderliği açısından kendileri için önemli olduğunu söyledi.

    “Oyunun son bölümüne sıkışan goller vardı” diyen Denizli, “Netice de deplasman galibiyetiyle önümüzde devam edecek olan kupa mücadelesinde gelecek olan rakibimizi bekleyeceğiz. Daha az süre verdiğimiz arkadaşlarla bu maçı oynamayı tercih ettik. Umut kırık burnuyla mücadele etti. Onun dışında genç arkadaşlarımıza fırsat verdik” şeklinde konuştu.

    Yollarını ayıracakları futbolcularla ilgili kararını verdiğini belirten tecrübeli hoca, “Başarılı olmaları kendileri için son derece önemli. Aramıza katılacak olan arkadaşlara ilaveler olabilir. Aramıza katılacak olan arkadaşlarla ilgili olumlu şeyler oluyor. Bu süreç zor bir süreç. Bu futbolcuların kulüpleriyle mutabakata varabilmek kolay değil” dedi.