Etiket: “İşçinin

  • Termik Santral İnşaatından Düşen Çinli İşçinin Cenazesi Çin’e Gönderildi

    Zonguldak’ta dört gün önce termik santral inşaatından düşen Çinli işçinin cenazesi, ailesi tarafından alınarak Çin’e götürülmek üzere yola çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, dört gün önce Çatalağzı beldesindeki termik santral inşaatında üç metre yükseklikten düşen Çinli işçi Qyun Un kafasını betona çarptı. Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan işçi, ambulansla Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Qyun Un, hastane morguna kaldırıldı. İş kazasıyla ilgili polisin başlattığı soruşturma kapsamında iki şirket sorumlusunun ifadelerine başvuruldu. Acı haberi alan işçinin yakınları Zonguldak’a gelmek için yola çıktı.

    Dört gün sonra hastane morguna ulaşan Çinli işçinin ailesi, işlemlerin ardından cenazeyi Çin’e götürmek üzere yola çıktı. Çinli işçinin cenazesinin önce İstanbul’daki havaalanına ardından da havayoluyla Çin’e gönderileceği belirtildi.

  • Yangında Hasar Gören Aytaç Tesisinde 200 İşçinin Görevine Son Verildi

    Çankırı Valisi Vahdettin Özcan, Aytaç Gıda Beyaz Et Üretim Tesisinde geçen ay çıkan yangının ardından 200 işçinin görevine son verildiğini, bu işçilerin mağdur olmaması için İŞKUR tarafından çalışma başlatıldığını söyledi.

    Yıldız Holding bünyesindeki tesiste geçen ay yangın çıktığını, olayda tesiste maddi hasar meydana geldiğini hatırlatan Vali Vahdettin Özcan, “Onarım çalışmaları devam eden tesiste çalışan 200 işçi işten çıkartıldı. Firma yetkilileri daha önce işçi çıkarılmayacağını söylemişti fakat 200’e yakın işçi çıkarılarak tazminatları ödendi. Restorasyon çalışmalarının 7-8 ay kadar süreceği tahmin ediliyor. Çıkarılan işçilerin mağdur olmaması için İŞKUR tarafından çalışma yapılıyor” ifadelerini kullandı.

    FİRMADAN AÇIKLAMA GELDİ

    Konuyla ilgili Yıldız Holding bünyesinde faaliyet gösteren Aytaç Gıda A.Ş.’den yapılan yazılı açıklamada ise, “Aytaç Gıda A.Ş.’nin Çankırı Çerkeş’te bulunan Beyaz Et Üretim Tesisi’nde 13 Aralık 2015 tarihinde çıkan yangın sonrasında yapılan keşif çalışması sonucunda beyaz et işleme bölümünde ilk tahminlerden daha fazla tahribat olduğu ortaya çıkmıştır. Yangınla ilgili yapılan tespit sonrası gerek üretim makineleri gerekse bina kullanılamaz hale gelmiştir. Dolayısıyla beyaz et üretim bölümünde görev yapan çalışma arkadaşlarımıza bu durumu bütün açıklığı ile anlatarak kendilerine iş alanı sağlayamadığımızı bildirdik ve şirket olarak kendilerine tüm yasal haklarını ödedik. Bizi anlayışla karşılayan çalışma arkadaşlarımıza teşekkürü borç biliriz. Öte yandan aynı yerleşkedeki yem, büyükbaş besicilik ve kırmızı et tesislerinde üretimlerimiz artarak devam etmektedir. Aytaç olarak Çerkeş’te katma değer ve istihdam yaratmaya devam edeceğiz” denildi.

  • 15 İşçinin Öldüğü Trafik Kazası Davası

    Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde tankerin kamyonete çarpması sonucu 15 tarım işçisinin öldüğü kazayla ilgili tanker sürücüsünün yargılanmasına başlandı.

    Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde 6 Temmuz 2015 tarihinde asma yaprağı toplamaya giden tarım işçilerini taşıyan kamyonete tankerin çarpması sonucu 15 işçi hayatını kaybetmişti. Tanker sürücüsü E.İ.’nin Akhisar Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına başlandı. Hakkında 22 buçuk yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan tanker şoförü E.İ. “Taksirli Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma” sebebiyle hakim karşısına çıktı. İlk duruşmaya Manisa Baro Başkanı Ali Arslan, CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP İl Başkanı Mustafa Ada, CHP Akhisar İlçe Başkan’ı İsmail Şahin, kazada can veren tarım işçilerinin yakınlarından Ali Kars, Gürbüz Çetin, Ersan Yaşar, Kamil Uysal, Mehmet Aydın, Mehmet Orhan, Veli Zengin, Ertuğrul Uysal ile tarafların avukatları katıldı.

    “YAŞANANLARDAN DOLAYI ÜZGÜNÜM, KEŞKE KİMSEYE ZARAR GELMESEYDİ DE BEN ÖLSEYDİM”

    E.İ. yaptığı savunmada, şunları söyledi:

    “Bir gün önce 5 Temmuz günü saat 16:00 civarı yola çıktım ve saat 21:00 sıralarında İstanbul Ümraniye’ye geldim. Burada süt boşaltımı gerçekleşirken bir kaç saat uyudum daha sonra boş olarak Salihli’ye yola çıktım. Eskihisar da feribota bindim, Yalova indim, feribot yolculuğu 45 dakika sürdü. Sonra Bursa ve Balıkesir üzerinden devam ettim. Balıkesir Susurluk da durup iftar etmek istedim ancak kamyoncuların yerlerinde boş yer olmayınca yola devam ettim. Balıkesir merkezde aynı sorun vardı. Akhisar’da çorba içmeyi planladım ama duramadım, Gölmarmara’ya doğru yola devam ettim, bu arada yanımda bulunan akşamdan kalan yiyecekleri yedim. Gölmarmara’yı geçtikten sonra virajı aldığımda karşı yönden gelen bir aracın benim şeridime doğru geçtiğini gördüm. Benim şeridime geçtiğinde aramızda ortalama 300 ila 400 metre vardı. Ancak tamamen benim şeridime geçmemişti. Onu gördükten sonra kendimi onun şeridine attım o sırada 60 ile 70 km hızla gidiyordum bu arada yaklaşık 200 metre mesafe kalmıştı aramızda. Daha sonra ben korna basınca direksiyonu önce sağa sonra sola çevirdi şeridine geçti. 15 metre kalınca frene bastım ve o sırada benim sağ tarafım ile onun sağ tarafı çarpışması sonucu kaza meydana geldi. Çarpışma sol şeritte meydana gelmiştir. Çarpma etkisi ile Kafamı takoğrada vurdum. Aşağı indim yerde yatan insanları görünce telefonu almak için tekrar arabaya girdim. Dağılmış olan eşyalar içerisinde telefonu bulunca Jandarma ve polisi ararım ve hemen yaralılarla ilgilenmeye başladım. Bu sırada karşı taraftaki araçta yangın çıktığınızı gördüm ve söndürmeye başladım. Yaşananlardan dolayı üzgünüm. Keşke kimseye zarar gelmeseydi de ben ölseydim” dedi.

    Sanık İ.E. daha önceki verdiği ifadelerinde olayın sıcaklığı ve korku nedeniyle yanlış beyan verdiğini ifade etti. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi, E.İ.’nin tutukluluk halinin devamına, 15 Ocak’ta keşif yapılmasına karar verip duruşmayı 10 Mart tarihine erteledi.

    “BU DAVA BİR TRAFİK KAZASI DAVASI DEĞİLDİR”

    Mahkeme sonunda adliye Binası önünde açıklama yapan CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, “Olay yerinde keşif yapılacak, bu konuda özellikle kamuoyunun dikkatini çekmek istediğimiz nokta bu dava bir trafik kazası davası değildir. Bu dava aslında kamu görevlileri açısından devlet tarafından bir görevi ihmal davasıdır. İkinci boyutu ile bu dava bir iş cinayeti, iş kazası davasıdır. Üçüncü boyutu ile de bu bir kadın cinayeti davasıdır. Oradaki 13 kadın hayatını kaybetti, çünkü artık o kadınların köylerinde eşlerinin ve kendilerinin topraklarında ürettikleri ürünler para etmiyor” dedi.

    Manisa Baro Başkanı Ali Arslan ise yaptığı açıklamada, “Burada Manisa Barosu olarak gerçeğin ortaya çıkması meydana gelen bu kazada gerçekten suçluların cezalandırılması için bu olayı yakinen takip ediyoruz. Mahkeme 15 Ocak 2016 tarihinde kaza mahallinde keşif yapmaya karar verdi, tabii ki o keşifte de yine bulunacağız, keşfi birlikte takip edeceğiz. Daha sonrasında da dosya bu keşiften sonra bilir kişi raporu gelince İstanbul Teknik Üniversitesine gönderilip bilirkişiden yeniden rapor alınacak ve bilhare 10 Mart’ta da tekrar duruşması yapılacak. Sanık Vekili doğal olarak sanığın tahliyesini talep etti. Mahkeme de mevcut tutukluluğun suç delillerine göre tutukluluğunun devamına karar verdi” dedi.

  • Mevsimlik İşçinin Organları 5 Kişiye Umut Oldu

    Kırşehir’de beyin kanaması geçirerek hayatını kaybeden mevsimlik işçi Murat Üzüm’ün organları 5 kişiye umut oldu.

    Beyin kanaması geçirerek Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilen Murat Üzüm’ün organları oğlu Ömer Üzüm’ün verdiği kararla Türkiye’de organ bağışı bekleyen 5 kişiye umut oldu. 50 yaşındaki Murat Üzüm, gece saat 03.00’de Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine beyin kanaması geçirdiği için getirildi. Babası Murat Üzüm’ün kurtarılamayacağı anlaşılınca oğlu Ömer Üzüm, babasının organlarının bağışlanması kararını verdi.

    “KIRŞEHİR’DE SON 4 YILDA YAPILAN İLK NAKİL”

    Yapılan organ bağışı hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Aydın Güçlü, Kırşehir’de son 4 yılda ilk organ bağışının yapıldığını ve bu bağışın önemli bir özelliğe sahip olduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Güçlü, “Beyin ölümü tanısı konuldu. Hastanın ailesiyle temasa geçtik, aile onay verdi. Hastadan karaciğer, akciğer, pankreası, 2 böbreği alınarak organ bekleyen diğer hastalara gönderildi. Son 4 yılda Kırşehir’de organ nakli ilk kez yapıldı” dedi.

    Organları alınan Murat Üzüm’ün Gaziantep’ten Kırşehir’e oğluyla birlikte gelerek mevsimlik işçilik yaptığı öğrenildi.

  • Faruk Çelik: “İşçinin Parasını Vermeyenin Ocağı Başına Yıkılır”

    Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve Şanlıurfa milletvekili adayı Faruk Çelik, Şanlıurfa’daki tarım işçileri temsilcileriyle toplantıda buluştu.

    Tarım işçilerine yönelik yeni kanunları meclisten geçireceklerini belirten Faruk Çelik, işçinin parasını vermeyenin ocağının başına yıkılacağını belirtti. İşçi temsilcilerinin öğrencilerinin okullarından geri kalmamaları için taşımalı sistem ve çalıştıkları mekanlara konteynerler konulmasını talep etmesi üzerine bir konuşma yapan Faruk Çelik, “Dedik ki buraya bütçeden bir para verelim. Bu kardeşlerimizin gittikleri yerlerde konteyner olsun, su olsun, yol olsun, çocukların okula gitme durumları olsun diye 96 milyon para ayırdık. Eski parayla ne kadar, 96 trilyon para ayırdık. Sizin gittiğiniz yerlerde varmış. Az önce arkadaş dedi. Cihanbeyli’de konteyner var diyor. Gelecek, arazi sahibi sizinle anlaşma yapacak. Diyecek ki ‘100 tane işçi istiyorum.’ Şartları, nasıl götüreceksin, nerede barındıracaksın, kaç hisse para vereceksin yüzde 10 sen alacaksın zaten, o ayrı bir şey. Bu anlaşmayı yapacak kim? Arazinin sahibiyle buradaki büronun sahibi, sizler. Bu anlaşmayı yapıp o anlaşma çerçevesinde ancak götürebilir. Sigortalı yapmama şansı yok. Çünkü bu yasal hakkın, düzenlendiği için söylüyorum. Öyle veriler var ki, tarlayı satsa ödeyemez. Bacım ne diyor; ‘en az 35 lira almam lazım’, belki 40 lira alacaksınız. Çalışan işçi için söylüyorum. Sigorta kesin olacak. Sigorta hakkı sistemi getirdik. 22 gün çalışıp 1 ay sigortalı görüleceksiniz. İşçinin hukuku belli olsun, sigortasız çalışmasın, bir de çalışacağı ortam sağlıklı olsun. Siz de buradan işçiyi götürdüğünüz için hakkınızı alın, payınızı alın, bu kadar. İşçi kendi kendine gidip anlaşma yapacak ve sigorta zorunluluğu getireceğiz ki bu zor bir iştir. Mutlaka aracı birisinin, bu pazarlığı bir kişinin bir kişiyle yapması gerekiyor. Sağlam kayda alınması gerekiyor. Bunun yasal alt zeminini oluşturalım diyorum” dedi.

    İşçileri güçlü kılan, arazi sahibinin sorumluluğunu öne çıkaran bir kanun çıkaracaklarını belirten Çelik, “Kanun şu anda mecliste. Şu hükümet kurulur kurulmaz hemen çıkacak o kanun. Ama biz bunu neden geciktirdik, Nisan ayında çıkacaktı. Dedik ki bu toplantıları yapalım. Mahmut Bey komisyon çalışmalarını tamamladı, çok güzel bir rapor çıkardı. Şimdi biz de çok güzel bir çalışma yapalım ki en ufak bir eksik kalmasın. Kimin ne sorumluluğu varsa ortaya çıksın. Kimse mağdur olmasın, derdimiz bu. Kanun çıkmadan bu iş düzelmez. Çünkü cezayı vuracağımız adam parayı vermeyen insandır. Parayı vermeyen kim, sen eğer çavuş olarak aldıysan tarla sahibinden parayı, gidip işçinin 35, 40 lirasını vereceksin. Ya vermeyeyim dersen, senin zaten İŞKUR’da imzan var, ocağın başına yıkılır” şeklinde konuştu.