Etiket: İşbirliği

  • Makina İmalatçıları Birliği ve TEB’ten işbirliği

    Makine sektörünün önde gelen temsilcilerinden Makina İmalatçıları Birliği (MİB), Türk Ekonomi Bankası (TEB) ile iş birliği imzaladı. Anlaşma; teknoloji, girişimcilik ve üretim alanlarında ortak proje geliştirme, proje uygulama ve mentorluk programlarını içeriyor.

    Makina İmalatçıları Birliği, TEB ile düzenlenen imza töreniyle bir iş birliği anlaşması yaptı. Makina İmalatçıları Birliği Başkanı Ahmet Özkayan, TEB KOBİ Bankacılığı Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Müdür Vekili Turgut Boz’un katılıyla düzenlenen imza töreni ile yapılan anlaşma doğrultusunda teknoloji, girişimcilik ve üretim alanlarında ortak proje geliştirme, proje uygulama ve mentorluk programlarının yanı sıra MİB üyelerinin ihtiyaçlarına özel olarak TEB tarafından finansal hizmet ve ürünler de sağlanması öngörülüyor.

    Yapılan bilgilendirmede; TEB’in MİB üyelerine olan desteği sadece finansmanla da sınırlı kalmayacak. TEB, MİB üyelerinin rekabette güçlenmeleri ve iş hacimlerini daha da büyütmeleri için sektörel stratejik planlarının oluşturulmasına destek olacak. Makine sektörü üreticileri ve üretici paydaşlarına yönelik strateji alternatiflerinin ortaya konacağı ’Türkiye Makina Sektörü Gelecek Stratejileri Konferası’na katkıda bulunacak olan TEB; aynı zamanda hem Türkiye ekonomisine hem de MİB üyelerinin ihracatına katkı sağlamak amacıyla üretim ve ihracata yönelik büyüme ve gelişim programlarının koordinasyonlarını üstlenecek.

    Ayrıca; iş birliği kapsamında, Türkiye’de makine sektörünün önde gelen temsilcilerinden ve Türkiye makine ihracatının yaklaşık yüzde 60’ını gerçekleştiren Makina İmalatçıları Birliği üyelerinin ve tedarikçilerinin teknoloji ihtiyaçlarının karşılanması için TEB’in girişimcilik ekosisteminde bulunan teknogirişimcilerle etkinlikler düzenlenecek. Teknoday ve Network Day gibi birçok etkinlikte, MİB üyeleriyle TEB’in girişimcilik ekosisteminde bulunan kuruluşlar ortak bir değer oluşturmak için bir araya gelecek.

    Özkayan: “Katma değerli üretimin önünü açacak çok ciddi bir iş birliği”

    MİB Başkanı Ahmet Özkayan da makine sektörünün çok stratejik bir sektör olduğunu belirterek, TEB ile yapılan iş birliğinin ülke ekonomisine ve üretime çok ciddi faydalar sağlayacağını söyledi.

    Protokol ile birlikte, MİB üyelerinin teknoloji transferi, iş birlikleri, birleşmeler ve TEB’in sunduğu birçok hizmeti kullanabilme ayrıcalıkları olacağını belirten Özkayan, “Yaptığımız ortaklığın sürdürülebilir büyümenin yanında her zaman vurguladığımız inovatif gelişme ve katma değerli üretimin önünü açacak çok ciddi bir iş birliği olduğunu düşünüyorum. MİB üyeleri gerek ihracat, gerek üretim, gerekse de teknoloji gelişimi anlamında TEB’in sağladığı desteklerden faydalanacaklar. Makine üreten toplumlar gelişmiş toplumlardır. Makine ile birlikte ülkenin teknolojisi ve insan kaynağının kalitesi de gelişiyor. Üretimde belli bir seviyeye gelindi, ihracat yapılıyor, ancak ithalatla ihracat arasında nerdeyse 10 milyar dolarlık bir makas var. Bunun açığı teknoloji eksikliğinden geliyor. Teknolojik ara ürünü Türkiye’de maalesef üretemiyoruz ve buna geçişte geç kalındı. Tabii ki ithalat oluyor, bunu destekleyen makineler de ithal ediliyor. Aslında bu protokol ile bir anlamda bu açığı kapatacağız” diye konuştu.

    MİB bünyesinde bulunan ve önemli başarılara imza atmış makina imalatçılarının, banka bünyesinde bulunan 700’e yakın start up firmasıyla bir araya gelerek iş birliği yapmasının önünün açıldığını da sözlerine ekleyen Özkayan, “Firmalar arası ortaklık ve iş birliği kültürünün yaygınlaşmasının, ülke sanayimizin gelişmesi, sürdürülebilir büyüme ve rekabetçilik bakımından son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Küçük sermayeli start up firmalarının teknoloji ve inovasyon anlamında çok farklı ve özgün fikirlere sahip. Bu iş birliğiyle birçok başarı öyküsünün ortaya çıkacağına inanıyorum. MİB ve TEB birbirinden habersiz ancak ihtiyaç doğrultusunda birbirine tam da uygun olan firmalarımızın tanışması ve işbirliği yapabilmesi için sorumluluğu üstlendi ve gereken platformu hazırladı” dedi.

    Boz: “Finans ve reel sektör iş birlikleriyle ihracatı destekleyeceğiz”

    TEB KOBİ Bankacılığı Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Müdür Vekili Turgut Boz, Makina İmalatçıları Birliği ile yapılan iş birliğinin üye kuruluşlara büyük avantajlar sağlayacağını vurgulayarak, “Banka olarak özellikle ülkemiz ihracatının artırılmasında finans ve reel sektör iş birliklerinin önemine inanıyoruz. Makine sektörünün önde gelen temsilcilerinden Makine İmalatçıları Birliği ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle Türkiye ekonomisine önemli katkılarda bulunan üreticilerimize destek olma yolunda önemli bir adım daha attık” dedi.

  • Keçiören’den belediye çalışanları ve meclis üyeleri için sağlıkta işbirliği

    Keçiören Belediyesi, belediye personellerinin ve meclis üyelerinin sağlık hizmetinden daha rahat faydalanması için Özel Medisis Hastanesiyle protokol imzaladı. Protokole Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak ile Özel Medisis Hastanesi Başhekimi Dr. Medeni Yılmaz imza attı.

    Keçiören Belediyesi, “İnsan değerlidir” anlayışını kendi içinde başlatarak belediye personellerinin, belediye meclis üyelerinin ve birinci derece yakınlarının sağlık hizmetinden daha rahat yararlanmaları için Özel Medisis Hastanesiyle protokol İmzaladı. Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, makamında misafir ettiği Özel Medisis Hastanesi Başhekimi Medeni Yılmaz ile protokole imza attı.

    Sağlık hizmetlerinde indirim

    Protokole göre, SGK güvencesini kullanan veya kullanmayan Keçiören Belediyesi Meclis Üyeleri, personelleri ve birinci derece yakınları hastanenin fark ücretleri üzerinden ayakta ve yatarak tedavi hizmetlerinde yüzde 30 indirimli hizmet alacak. Belirtilen indirimden yararlanmak isteyenlerin nüfus cüzdanını, pasaportunu veya ehliyetini ibraz etmesi yeterli olacak.

    “Keçiören her geçen gün yatırım için cazibe merkezi haline geliyor”

    “Keçiören Belediyesi’nde çalışan personellerimizin ve meclis üyelerimizin sağlık hizmetinden daha rahat istifade etmesi için Özel Medisis Hastanesi ile protokol imzaladık” diyen Mustafa Ak, “Keçiören her geçen gün yatırım için cazibe merkezi haline geliyor. İnşaattan sağlığa, ticaretten sanayi yatırımlarına kadar birçok alanda yatırımın merkezi olmaya aday bir ilçe. Bu yatırımlar arttıkça Keçiörenli vatandaşlarımızın hayat standartları daha da yükseliyor. Biz de belediye çalışanlarımızdan başlayarak vatandaşlarımızın ekonomisine bir nebze de olsa katkı sunmak için sağlıkta işbirliği adı altında protokol imzaladık” dedi.

  • İTB meclis toplantısında Türkiye ile Çin arasında işbirliği vurgusu

    İZMİR (İHA) – İzmir Ticaret Borsası (İTB) kasım ayı olağan meclis toplantısı Çin Halk Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosu Liu Zengxian’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

    İTB Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Çin Halk Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosu Liu Zengxian katılımıyla düzenlendi. Zengxian, Çin’in reformunun ve dışa açılma politikasının 40’ıncı yılı içinde olduklarını, bu süreçte Çin’in dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında girdiğini söyledi. Zengxian, kapsamlı reformları genişleteceklerini ve açık ekonomiyi bir üst seviyeye çıkaracaklarını dile getirdi. Türkiye ile Çin arasındaki işbirliklerine de değinen Zengxian, “Son yıllarda her alanda iki ülke arasında iş birliği giderek artıyor. Bu işbirlikleri sonucunda Çin ile Türkiye arasındaki siyasi güven giderek derinleşiyor. Biz de konsolosluk olarak Çin şirketleri yatırım için Türkiye’ye davet ettik. Türkiye’ye özgü ürünleri Çinli iş adamlarına tanıttık” ifadelerine yer verdi.

    Mecliste, Çin ile Türkiye arasındaki ticaretin artması için işbirliği vurgusu yapılırken, bu sezon pamukta verim düşüşü yaşandığı belirtildi.

    “İlk toparlanma işaretlerini dış ticaret dengesinde görüyoruz”

    Konuşmasında ülke ekonomisi hakkında değerlendirmede bulunan İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, “En kötünün geride kaldığına dair bir algı yavaş yavaş kabul görmeye başlıyor. Amerika ile normalleşme işaretleri ve resmen başlayan İran ambargosundan muaf tutulmamız, bu algının güçlenmesine destek oluyor. Alınan sıkılaştırıcı önlemler, bozulmayı frenlemiş görünüyor. Ancak enflasyonda, talepteki düşüşe rağmen beklentilerin üzerindeki artışın ekim ayında da devam etmesi, kur geçişkenliğinin beklentilerden yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Tüketici güven endeksinin gerilemesi, bizim açımızdan iyileşme sağlanması gereken alanların başında geliyor. Kur atağıyla birlikte bozulan göstergelere karşın, ilk toparlanma işaretlerini dış ticaret dengesinde görüyoruz” dedi.

    “Sanayinin ve bilişimin başkenti olmaya talibiz”

    İzmir olarak nitelikli sanayinin ve bilişimin başkenti olmaya talip olduklarını vurgulayan Kestelli, “Tarımdaki lider kent kimliğimizi, Tarım 4.0 ile pekiştirmekte kararlıyız. Dünyamız 2050’de bugünkünden yüzde 70 daha fazla gıda ve tarım ürününe ihtiyaç duyacak. Akıllı tarımın getireceği hızlı üretim ve düşük maliyetle tarımın yıldızı her geçen yıl biraz daha parlayacak. Bunların yanı sıra eğitim, sağlık, sağlık turizmi ve gayrimenkul alanlarında İzmir’in çok ciddi bir potansiyeli bulunuyor. Bu kentin ülkeyi sürükleme potansiyeli var ve bu gücü mutlaka elde etmeliyiz. Forumda sıkça tekrar edildiği gibi, İzmir’in gündemi, Türkiye’nin gündemi olmalı. Bunu başarabildiğimiz zaman İzmirli olmaktan duyduğumuz hazzın daha da katlanacağını hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.

    “Aslan payını Çin alıyor”

    Son yıllarda artış hızı yavaşlasa da Çin’in milli gelirinin yakın vadede Amerika’yı geçmesinin beklendiğini dile getiren Kestelli, şu ifadelere yer verdi:

    “Çin sadece üretim kapasitesini artırmıyor, aynı zamanda üretimi de nitelikli hale getirerek tabiri caizse bizim ekonomide kurduğumuz hayali gerçeğe dönüştürüyor. Türkiye ile Çin arasında yaklaşık 26 milyar dolarlık dış ticaret hacmi var. Ancak, Çin’in bu ticaretten aslan payını aldığını söyleyebiliriz. 3 milyar dolar ihracata karşılık, 23 milyar dolar ithalatımız söz konusu. Örneğin, Borsamız üyelerinin faaliyet alanı olan tarımsal ürünlerde Çin’in 2017 yılı ithalatı, 181 milyar dolar. Ülkemizden Çin’e yapılan tarımsal ürünler ihracatının değeri ise sadece 150 milyon dolar seviyesinde. Bu verilerden ortaya çıkan sonuç şudur ki, iki ülke arasındaki ilişkilerde ticaret hacminin artmasının yanı sıra Türkiye’nin ihracat payının artması için de çaba sarf etmeliyiz. Eğer Çin’in gıda ithalatından aldığımız payı ilk aşamada dünya ticaretindeki payımız olan yüzde 1’e çıkartabilirsek, çok büyük bir adım atmış oluruz.”

    Çin ile işbirliği vurgusu

    İTB Meclis Başkanı Barış Kocagöz de, 5 trilyon dolara yakın ticaret hacmi olan Çin ile Türkiye arasında; sadece 26 milyar dolar olan yetersiz ama gelişmekte olan ticaret hacminin önümüzdeki dönemlerde çok daha iyi yerlere geleceğini düşündüğünü söyledi. 433 milyar dolar ticaret fazlası veren bir ülkeden ekonomik olarak öğrenilmesi gereken çok şey olduğuna inandığını kaydeden Kocagöz, şöyle devam etti: “Kendi sektörüm açısından Çin dünyanın en etkili ülkesi, dünyanın 2. büyük pamuk üreticisi iken, en büyük de pamuk alıcısı. Onun attığı her adım dünya pamuk fiyatlarının yön vericisi olur. Bu nedenle de pamuk dünyası onu her daim izlemektedir. Özellikle, tekstil ve pamuk üretiminde Çin ile çok önemli işbirliklerinin yapılabileceğine inanıyorum.”

    Pamukta yüzde 10 verim noksanlığı

    Pamuk üretimiyle ilgili sonuna gelinen hasat dönemi hakkında bilgi veren Kocagöz, “Bildiğiniz üzere Ege Bölgesinde yüzde 10 verim noksanlığı ile karşılaştık. Ancak, Güney Doğu adına gelen haberler bölgemizden daha da vahim. Son olarak alınan bilgiler doğuda verimlerin yüzde 20’lere varan düşüşlerle karşı karşıya olduğu yönünde. Bu durumda bu sezon da ne yazık ki 900 bin tonlarda kalmasını beklediğimiz bir pamuk üretimi olacak. Diğer taraftan, borsamız projesi olan lisanslı depoculuk projemizin pamukta kapasitesi yine yüzde 90’lara ulaşmış durumda. 15-20 güne kadar geçen yıl olduğu gibi yüzde 100 doluluğu yakalamış olacağız. Ayrıca sizlere mutlulukla ifade etmek isterim ki; Ege Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk (Elidaş) bu yılsonunda nihayet 1 milyon TL’nin üzerinde oluşan bir kar rakamına da kavuşacak” dedi.

    “Yeni bir teşvik programı başlatılmalı”

    “Türk tarımı ve ülkemiz kalkınması adına yapmış olduğumuz önerilerin en önemlilerinden birinin; ülkemizin tarım ürünlerinin sanayi ürünü haline getirilerek katma değerli satılması olduğunu defalarca söylemiştik” diyen Kocagöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Geçtiğimiz günlerde EGEV organizasyonunda yapılan Ege Ekonomik Forumu açılışında Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli’nin de konuşmasının neredeyse yarısını tarım ürünlerinde sanayileşmeye ayırması bizi çok mutlu etti. Artık bu konunun öneminin Bakanlıkça da ortaya konmaya başlanması oldukça önemli. Umudumuz bu ürünlerimizin katma değerli hale getirilmesi için yeni bir teşvik programı başlatılmasıdır. Pamuk hammaddesinin tekstil ile hazır giyim haline getirilerek 30 kat değer kazanması ile ihracatı, ülkemiz için kazanılmış, örnek alınması gereken, önemli bir modeldir.”

    “Çin’e üzüm satabiliriz”

    İTB Yönetim Kurulu Üyesi İlhan Zinciroğlu ise Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm konusunda üretimde ve ihracatta birinci sırada olduğunu belirterek, “ABD’nin son 5 yıl içindeki bağ sahalarını söküp yerine badem, ceviz ve diğer kabuklu meyvelere dönmesinden dolayı Türkiye bu anlamda bir hamle yaparak bağ alanlarını çoğalttı ve kalitesini yükseltti. Tatlı rekabet içinde olduğumuz Çin üzümü ile aynı piyasalarda mallarımızı müşterilerimize sunuyoruz. İnanıyorum ki Türkiye’nin kalitesi ve imkanı ile Çin piyasasına bu üzümü satabilme şansımız olur diye düşünüyorum. Çin piyasası büyük bir piyasa. 1 milyar 400 milyon nüfus var. Burada kendine yeten iki kaliteli üzümü var. Bizim Türk üzümümüzü kolayca adapte edecek, damak zevklerine uygun, fiyat olarak makul seviyede Türk üzümünü karşılıklı alışveriş yoluyla satabiliriz. İTB olarak işbirliğine hazırız” çağrısı yaptı.

    “2019’daki hayvancılık problemi hale gelebilir”

    İTB Meclis Üyesi Umut Okan da, 2011 yıllarında başlayan besi hayvanı ithalatının 7-8 yıldır devam ettiğini belirterek şöyle konuştu:

    “Yerli üreticilerden aldığımız haberlere göre durum iyi değil. İzmir’de 4-5 aydır nisan mayıs ayını dengeleyecek materyaller gelmemeye başladı. Mevcut hayvan en envanteri bekliyor. Karkas kiloları çok yükseldi. Et ve Süt kurumu ve Tarım Bakanı’nın acilen bu konuya müdahale etmesi lazım. Aksi takdirde 2019’daki hayvancılık problemi hale gelebilir.” Okan, Et ve Süt Kurumunun karkas et ithal etmek durumunda kalabileceğini de söyledi.

  • Türkiye ve Katar arasında İşbirliği Protokolü imzalandı

    Katar Yüksek Stratejik Komite 4. Toplantısı kapsamında Savunma Bakanları tarafından “Elektronik Harp Alanında Eğitim ve İşbirliği Protokolü” ile “Silahlı Kuvvetler Personeli Mübadelesine İlişkin Protokol” imzalandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim başkanlıklarında Türk ve Katar heyetlerinin katılımıyla İstanbul’da düzenlenen “Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 4. Toplantısı” kapsamında, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile Katar Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Halis Bin Mohammed Al Attiyah arasında, “Elektronik Harp Alanında Eğitim ve İşbirliği Protokolü” ile “Silahlı Kuvvetler Personeli Mübadelesine İlişkin Protokol” imzalandı.

  • OSBÜK ve TİM arasında işbirliği protokolü imzalandı

    Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) arasında OSB’lerin ülke ekonomisine katkısını ve ihracatını artırmak amacıyla bir işbirliği protokolü imzalandı. OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü ve TİM Başkanı İsmail Gülle tarafından imzalanan protokol ile OSBÜK ve TİM, ihracatı geliştirmeden ürün yerlileştirmeye, yurt içi ve yurt dışında ortak organizasyonlar düzenlemeden bilgi paylaşımına değin pek çok alanda ortak çalışmalar yapacak.

    Türkiye İhracatçılar Meclisinde düzenlenen imza töreninde konuşan OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, OSB’lerin Türkiye ekonomisinin atardamarı olduğunun altını çizerek, “OSB’lerimiz şu anda 80 şehirde ülkemizin üretimini, istihdamını ve ihracatını sırtlayan önemli bir aktör haline gelmiş durumda. Biz de OSBÜK olarak bu gücü sürekli olarak geliştirmeye, camiamızın ülke ekonomisine katkısını artırmaya çalışıyoruz. İnşallah TİM’le imzaladığımız protokol de bu sürece önemli katkılar verecek” dedi.

    TİM Başkanı İsmail Gülle ise, Türkiye’nin planlı sanayi alanları olan OSB’lerin ülke için son derece önemli olduğunu vurguladı. Gülle, imzalanan protokolün memnuniyet verici olduğunu da ifade ederek, hayırlı olmasını diledi.

    “Pek çok alanda işbirliği yapılacak”

    OSBÜK ve TİM arasında imzalanan işbirliği protokolüne göre taraflar ihracatı geliştirme, yatırımı güçlendirme alanında işletmelerinin desteklenmesi için işbirliği geliştirecek. TİM ve OSBÜK’ün projeleri ve muhtemel işbirliği alanlarında bilgi alışverişi yapılacak. TİM ve OSBÜK ortaklığında yurt içi ve yurt dışında muhtelif etkinliklerin düzenlenmesi amacıyla işbirlikleri geliştirilecek. Sanayi bölgeleri ve ürün yerelleştirme alanındaki projelerin uygulanması durumunda karşılıklı metodolojik destek sağlanarak, ekonomik hedefler doğrultusunda çalışmalar yapılacak.

    Protokol imza törenine OSBÜK Başkanı Yardımcıları Bekir Sütcü ve Ali Bahar, Yönetim Kurulu üyeleri Sabri Tekli, Adem Ceylan, Ömer Ünsal, Mustafa Yağlı ile Denetim Kurulu üyeleri Nihat Tunalı ve Ulvi Sakarya katıldı.