Etiket: İşaret

  • İşaret Dilini Öğrendiler, Sorunları Ortadan Kaldırdılar

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde düzenlenen işaret dili kursuna katılan kursiyerler eğitimlerini tamamlayarak sertifikalarını aldı.

    Ödemiş Zihinsel ve Bedensel Engelsiz Yarınlar Derneği ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen işaret dili kursu sona erdi. Kursiyerler aldıklarını eğitimlerini de tamamlayarak, törenle sertifikalarını aldı. Düzenlenen törene Halk Eğitim Merkezi Müdürü Yunus Ergin, müdür yardımcıları, Ödemiş Zihinsel ve Bedensel Engelsiz Yarınlar Derneği Başkanı Serpil Aksoy Baştürk, Kurs Öğretmeni Emel Özküç, kursiyerler ve aileleri katıldı.

    Kurs Öğretmeni Emel Özküçük, geçtiğimiz Aralık ayında başladığımız işaret dili kursunun üç ayda tamamlandığını bildirdi. Özküçük, “Geçtiğimiz Aralık ayında başladığımız işaret dili kursu yaklaşık üç ay gibi bir süre sonrası biterek sona erdi. Ben bu işe bir gün bir hastanede derdini anlatamayan bir vatandaşımızı gördükten sonra başlamaya karar verdim. Gerekli eğitimleri aldım ve işaret dili öğretmeni oldum. Daha sonrada kendim Torbalı’da ikamet etmeme rağmen Ödemiş’te kurs vermek için başvuru yaptım. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’müz bünyesinde Ödemiş Zihinsel ve Bedensel Engelsiz Yarınlar Derneği’nde işaret dili kursu vermem sağlandı. Bugün dernek başkanımız başta olmak üzere toplamda dokuz kursiyerimiz en iyi şekilde işaret dilini öğrendiler. Bende çok mutlu oldum, gururlandım. Bu duyarlılığa herkesin varması gerektiğini düşünüyorum; çünkü her birimiz engelli adayıyız bu engelimiz işitmede olabilir farklı fiziki gelişmelerde olabilir. Ben Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğümü’ze, derneğimize ve kursiyerlerimize çok teşekkür ediyorum” dedi.

    KONUŞMASINI İŞARET DİLİYLE YAPTI

    Dernek Başkanı Serpil Aksoy Baştürk ise konuşmasını işaret dilinde yaptı. Baştürk, Teröre tepki göstererek başladığı konuşmasını şöyle devam ettirdi:

    “Öncelikle Ankara’da yaşanan patlamada yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet ailelerine sabır yaralılarımıza ise acil şifalar diliyoruz ve terörü lanetliyoruz. Üç yıldır başkanlığını yaptığım derneğimizde her zaman eksikliğini hissettiğimiz işitme engellilerimiz ile iletişim kuramama sorunu ortadan kaldırmak için işaret dili öğrenmeye karar verdik. Bunun içinde Ödemiş Halk Eğitim Merkezine başvuru yaptık ve daha sonra Halk Eğitim Merkezimizin desteği ile kursumuz başladı. Üç ayın sonunda kursiyerlerimiz işaret dilini öğrendiler. Burada en büyük özveriyi ise Torbalı’dan gelip giderek katkı veren öğretmenimiz Emel Hanım oldu. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğümüze, katkı sunan herkese çok teşekkür ediyorum. Engelsiz yarınlar diliyorum.”

    Program sertifika töreni ile son buldu.

  • Kars Kaşarı Coğrafi İşaret Aldı

    Serhat Kalkınma Ajansı’nın (SERKA) desteğiyle Kafkas Üniversitesi ile Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği tarafından hayata geçirilen proje sonucunda Kars Kaşarı coğrafi işaret aldı.

    Prof. Dr. Mitat Şahin, 32 farklı bileşenden oluşan ve Almanların ‘Dağ Kaşarı’ olarak nitelendirdiği Kars Kaşarının diğer kaşarlardan farklı olduğunu belirtti.

    SERKA, 2013 yılında Kafkas Üniversitesi ile Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği’nin Kars Kaşarının Coğrafi İşaretlenmesi amacıyla verdiği projeyi kabul etti. Proje sürecini yürüten Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mitat Şahin, üç yıl boyunca titiz bir çalışma yaptıklarını ve projenin başarıyla sonuçlandığını söyledi.

    Coğrafi işaret için 2014 yılında Türk Patent Enstitüsü’ne başvurduklarını ifade eden Şahin, “Bir yıl boyunca sürekli TÜBİTAK Marmara Gıda Enstitüsü’nde analiz yaptırdık. Sonuçlar incelendikten sonra başvurumuz kabul edildi. Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra da resmiyet kazandı” dedi.

    “ALMANLAR ‘DAĞ KAŞARI’ DİYOR”

    Prof. Dr. Mitat Şahin, Kars Kaşarının 32 farklı bileşenden oluştuğunu ve bu özelliği ile diğer kaşarlardan ayrıldığını kaydetti.

    Şahin, “Bu kaşar, hayvanlar merada serbest yayılımda iken elde edilen sütlerden yapılır. Endüstriyel bir çiftlikte üretilen sütten Kars kaşarı elde edilmez. Hiçbir katkı maddesi içermez. Emek yoğun üretilen bir üründür. Olgunlaştırılmış beyaz peynirin haşlaması sıcak suda yapılır. Kazanda haşlama yapıldıktan sonra kaşar haline getirilir. Başka şekilde üretilen kaşar Kars kaşarı özelliği taşımaz. Doğal bir üründür. Hatta Alman bilim insanları kaşarımızı Dağ Kaşarı olarak tanımlıyor” diye konuştu.

    Coğrafi İşaret’in mikro kalkınmanın bir aracı olduğuna dikkat çeken Şahin, Coğrafi İşaret’in alınmasıyla Kars Kaşarının başka yerde üretilemeyeceğini ve bu kaşarı üreten üreticilerin de çok önemli avantajlar elde edeceğini kaydetti.

    SERKA adına projeyi yürüten Uzman Mehmet Su ise, 1937-1950 yılları arasında düzenlenen peynir yarışmalarında birinci seçilen Kars Kaşarının bu projeyle tescillendiğini söyledi.

    Kars Kaşarının sadece Kars’ta üretilebileceğine işaret eden Su, “Coğrafi işaretin alınmasıyla sahte Kars kaşarının önüne geçilecek ve üreticiler daha da güçlenecektir. Coğrafi işarete yönelik bilinci arttırmak ve üreticiler arasında yaygınlaştırıp bu coğrafi işaretli ürünün sadece Kars’ta üretilebileceğini insanların bilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Su, projenin sivil toplum örgütlerine ve üniversitelere örnek olabilecek bir proje olduğunu dile getirdi.

    IÇ-

  • Adet Düzensizliği Sağlık Sorununa İşaret Ediyor

    Adet düzensizliği konusunda bilgiler veren Prof. Dr. Bülent Tıraş, düzensizliğin nedenlerini, tedavi yöntemini, hamilelik ile arasındaki ilişkiyi anlattı. Adet düzensizliklerini sık yaşanması, sağlık sorunlarına işaret ediyor.

    Ergenlik döneminden sonra kız çocuklarının ayda bir defa olmak üzere adet kanaması yaşadığını söyleyen Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp bebek Bölüm Direktörü Prof. Dr. Bülent Tıraş, ’’Türkiye’de adet görme yaşı 11-14 arasındadır. Adet kanamasının ilk başladığı yıllarda adet düzensizlikleri söz konusu olabilir. Bu durum 2-3 yıl içerisinde düzelecektir. Adetin görüldüğü ilk dönemlerde adet kanamasının düzensiz olması normaldir ancak normal sağlık koşullarında adet kanamalarının yoğunluğu ve sıklığının düzene girmiş olması gerekir. Adet kanamasının yoğunluğu ve sıklığı her ay aynı olmalıdır. Adet düzeninde bir iki günlük sapmalar olabilir. Ancak iki adet arası süre her ay değişiyor, adet süresi bir ay 3 diğer ay 7 oluyor ise adet düzensizliğinden bahsedilir. Bu durumun sık yaşanması ise bir sağlık sorununa işaret eder’’ dedi.

    İki adet arasındaki sürenin 21 günden kısa ya da 35 günden uzun olmasının, kanamaların 7 günden uzun sürmesinin normal olduğunu belirten Tıraş, ’’Bu gibi durumlarda mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir. Bunun dışında şayet 16 yaşına kadar adet dönemi başlamamış ise ya da adet 10 yaşından önce başlamış ise mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır’’ diyerek sözlerini sürdürdü.

    ADET DÜZENSİZLİKLERİNİN NEDENLERİ

    Her kadının genetik ve biyolojik özellikleri farklıdır diyen Tıraş, ’’Bu sebeple de her kadının adet düzeni kendine özgüdür. En ideal kabul edilen adet düzeni 28 günde birdir ve dört gün sürmektedir. Ancak bu durum her kadında farklı cereyan etmektedir. Şayet bir kadının adet düzeni 30 günde birse ve adetler 5 gün sürüyorsa bu da kadına göre normaldir. Ancak bu düzen 25 günde bir ve 7 gün süreyle gerçekleşmeye başladıysa bu noktada bir düzensizlikten bahsetmek söz konusudur. Bu bağlamda kadının adet dönemlerindeki düzensizliklerin en önemli sebeplerinin organik ve hormonal kaynaklı olduğunu söylemek mümkündür. Örneğin kadının yumurtalık, rahim gibi üreme organlarının anatomik bozuklukları, miyom, polip, kist gibi normal dışı oluşumlar gibi organik sebepler kadınlarda adet düzensizliği sebeplerinin yaklaşık olarak yüzde 25’ini oluşturmaktadırlar. Bunların dışında yumurtalıklardan salgılanan hormon bozuklukları, tiroid bezindeki hormon sorunları ve uzun süre kullanılan doğum kontrol hapları kadınlarda adet düzensizliğine yol açmaktadırlar. Tüm bunlarla beraber adet kanamalarında geçici, kısa süreli düzensizliklere yol açan en önemli etkenler stres, depresyon, bir yakının kaybı gibi psikolojik sebeplerdir. Kişinin psikolojik durumundaki dengesizlikler, çalkantılar beyin fonksiyonlarını ve dolayısıyla hormon salgılarını da etkilediğinden psikolojik anlamda rahat olmayan kişinin pek çok fonksiyonu olduğu gibi üremem ve yumurtlama fonksiyonları da gerektiği gibi çalışmaz’’ diye konuştu.

    ADET DÜZENSİZLİĞİ VE GEBE KALMA ARASINDA NASIL BİR İLİŞKİ VARDIR?

    ’’Düzenli adet görmek, yumurtlama düzeninin stabil olarak işlediğinin ifadesi olabilir. Bundan dolayı da çocuk sahibi olmak isteyen kadınların adet düzenine dikkat etmesi gerekir’’ ifadelerine bulunan Tıraş, bebek sahibi olmak isteyen kadınların adet düzensizliği durumunda erken dönemde bir uzmana başvurması gerektiğini vurguladı.

    ADET DÜZENSİZLİĞİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

    Adet düzensizliği sorununun tedavisi için ilk olarak mutlaka buna sebep olan faktörün tespit edilmesi gerektiğini dile getiren Tıraş, ’’Sorunun kaynağına göre tedavi yöntemi planlanmalıdır. Sorunun kaynağı için ilk olarak jinekolojik muayene, ultrason ve diğer tetkikler yapılmalıdır. Rahimde, yumurtalıklarda ya da vajinada polip, miyom, tümör gibi anatomik bir sorun varsa cerrahi müdahale yapılır ki bu da, laparoskopi adı verilen kapalı ameliyat yöntemidir. Sorun hormonal kaynaklı ise hormon salgılarını düzenleyici ilaç tedavisine başlanabilir’’ diyerek sözlerini noktaladı.

  • Suriyelilerin Kaldığı Çadıra İşaret Fişeği Düştü

    Suriye’den savaştan kaçarak Adana’ya yerleşen bir ailenin kaldığı çadıra işaret fişeği düştü.

    Edinilen bilgiye göre, Suriyeli Ahmet El Mulhım, ülkesindeki iç savaştan kaçarak çocuklarıyla birlikte geldiği Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı Koza mahallesinde Suriyeli ailelerin yanında çadır kurdu.

    Ülkesindeki bombaların hedefi olmamak için kaçıp Adana’ya gelen Mulhım ailesinin kaldığı çadırda bir patlama oldu. Bu sırada çadır dışında bulunan ve bomba düştüğünü sanan aile büyük bir şok yaşayarak polisi aradı. Çadırın bir tarafından girip diğer tarafına çarparak içeri düşen cismin işaret fişeği olduğu belirlendi. Polis, cismi incelemek üzere emniyete götürdü.

    Bu arada Suriyelilerin kaldığı çadırların İncirlik Üssü’den kalkan savaş uçaklarının iniş ve kalkış güzergahı altında olduğu bu nedenle işaret fişeğinin savaş uçaklarından birinden düşmüş olabileceği tahmin ediliyor. Ayrıca işaret fişeğinin düştüğü yerin hemen yanında ise bir ilkokul ve ortaokulun olması da dikkat çekti.

    Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • İşaret Dili Eğitimi Başladı

    AK Parti Sosyal Politikalar Başkanlığı tarafından düzenlenen ve Bartın il teşkilatından 3 kişinin katıldığı işitme ve konuşma engellilere yönelik işaret dili eğitimi başladı.

    İşitme ve konuşma engellilere yönelik işaret dili eğitimine Bartın’dan AK Parti Sosyal Politikalar Başkanı Uğur Yılmaz, Kadın Kolları Sosyal Politikalar Başkanı Hasibe Kalafat ve Gençlik Kolları Çevre, Şehir ve Kültür Başkanı Tanju Akça katıldı. 8-18 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek olan eğitime genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, genel merkez personeli ve teşkilat üyeleri olmak üzere yaklaşık 167 kişinin katılacağı öğrenildi. Eğitimde ana konu başlıkları, işaret dili genel özellikleri, işaret ve beden dili ilişkisi, iletişim ve günlük konuşma dili olarak belirlenirken işaret dili eğitiminin il teşkilatlarında da uygulanacağı belirtildi. Türkiye’de işitme cihazı kullananlar dahil olmak üzere yaklaşık 3 milyon işitme ve konuşma engelli vatandaşın bulunduğu belirtilirken, eğitim sonrasında özellikle işitme engelli vatandaşlara yönelik katılımcı sosyal politikalar üretilmesi yönünde çalışmaların hızlanacağı ifade edildi. Eğitim ile engelli vatandaşlarla iletişim sorununun ortadan kalkacağı dile getirilerek engelli vatandaşların sorunlarına doğrudan ve etkili çözümler bulunmasının hedeflendiği belirtildi. AK Parti Sosyal Politikalar Başkanlığı, Engelli Koordinasyon Merkezi ile sosyal değişim ve dönüşüm hizmetleri kapsamında engellilere yönelik eğitim çalışmalarının Genel Merkez’in ardından il teşkilatlarında da devam edeceği belirtildi.