Etiket: İşadamlarının

  • Demir: Fuarlar işadamlarının vizyonunu genişletiyor

    Demir: Fuarlar işadamlarının vizyonunu genişletiyor

    Doğu Anadolu Kariyer Fuarın’da (DAKAF’20) MÜSİAD Erzurum Şubesi’nin standı büyük ilgi gördü.

    Atatürk Üniversitesinin ev sahipliğin de gerçekleşen Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezinde 430 kamu kurumu ve özel sektöün katılımı ile gerçekleşen Kariyer Fuarı iki gün sürdü. Fuarda öğrencilerin kariyer planlamalarına destek olunurken, 150’den fazla proje sunuldu. Fuarda MÜSİAD Erzurum Şubesi ve üyeleri de stantlar açtı.

    İş görüşmelerinin de yapıldığı fuara katılan MÜSİAD Erzurum Şube Başkanı Fuat Demir, bu tür organizasyonların yerel yatırımcılar açısından önemli olduğuna dikkat çekti. Yatırımcıların hem kendilerini tanıtma, hem de dışarıdan gelen iş adamları ile tanışma ve iş yapma imkanına kavuştuğunu belirten Demir, “Bu tür fuar organizasyonlar ile iş adamlarımız vizyonlarını daha da genişleterek gerek iş ortaklığı gerekse ikili ticaret yapma adına önemli mesafeler katediyorlar. İş adamlarımızın bu tür fuarları kaçırmamalarını istiyoruz. Önümüzdeki hafta Erzurum’da TÜYAP tarafından yeni bir fuar daha düzenlenecek. Ayrıca, Kasım ayı içerisinde Türkiye’nin en büyük organizasyonu olan MÜSİAD EXPO Fuarı İstanbul’da açılacak. Bu fuara yurt içi ve yurt dışında binlerce iş adamı, firma, siyasetçi bazı bürokratlar katılacak. Nasip olursa Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışını düşündüğümüz fuara Erzurumlu firmalarımızın da katılmasını bekliyoruz.”dedi.

    Bu arada, aralarında Erzurum Defterdarı Fahrettin Palaoğlu, Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ömer Çomaklı, Bayburt İŞKUR Müdürü M.Abdullah Kahveci, Gümüşhane İŞKUR Müdürü Hikmet Kaya, Trabzon İŞKUR Müdürü İbrahim Büyük, Erzurum İŞKUR Müdürü A.Kadir Mutlu, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanvekili Fevzi Polat, Erzurum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Rasim Fırat, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Cemil İlbaş’ın da bulunduğu yaklaşık 20 bin kişi MÜSİAD Erzurum Şubesi’nin standını ziyaret etti.

  • TÜSİAD Başkanı Bilecik, Malatyalı işadamlarının konuğu oldu

    TÜSİAD Başkanı Bilecik, Malatyalı işadamlarının konuğu oldu

    Malatyalı İşadamları Derneği’nin (MİAD) Türkiye’nin Marka Değeri, İş Dünyasının Rolü toplantısına TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik katıldı. Türkiye’nin 2018 yılında önemli ekonomik virajlardan geçtiğini söyleyen Bilecik, “Ülkeler küresel ölçekte başarılı olmak için marka değeri oluşturmalı” dedi.

    Malatyalı İşadamları Derneği geleneksel aylık toplantısını ‘Türkiye’nin Marka Değeri, İş Dünyasının Rolü’ konu başlığıyla gerçekleştirdi.

    İlk olarak söz alan MİAD Başkanı Yunus Aktaş, ülkenin insanlarını ve Malatyalıları birlik ve beraberlik içerisinde tutmak gibi bir gayelerinin olduğunu dile getirerek “Bunları bir arada tutarken ortak akıl dediğimiz o akıl etrafında toplayıp, farklı görüşlerin zenginlik olduğunu gösterebilmeye çalışıyoruz. Bugüne kadar gösterdik ve göstermeye de devam edeceğiz” dedi. Aktaş, Malatyalıların bir bütün olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin konum olarak çok kilit bir noktasında bulunduğunu da ifade ederek, “İnsan kaynaklarımız genç ama Ortadoğu enerjisine çok yakınız. Herkesin gözü burada, bizde petrol yok ama bizi de parçalamaya çalışıyorlar. Mezhepsel ve etnik yapı üzerinden bizi ayrıştırmaya çalışıyorlar. Çok şükür 15 Temmuz’da dahil olmak üzere ülkemiz buradan çok iyi bir ders çıkardı. Dimdik ayakta durdu. Farklı mezhep ve etnik kökene rağmen birlik ve beraberlik gösterdi. O yüzden Malatyalı kardeşlerim önümüze bakmak istiyoruz. 2040 projelerini hazırlamak, pozisyon almak istiyoruz. Önce birlik ve beraberlik olacak sonra kadın girişimcilere destek olacağız olmazsa olmazlarımızdan” dedi.

    Başkan Aktaş, gençlerin muhakkak aralarında yer alması gerektiğine işaret ederek, aksi takdirde küresel rekabete girilemeyeceğini vurguladı. Aktaş sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Piyasa kötü, faizler yüksek bu kadar sıkıntının içinde nasıl girişimci yetiştireceğiz bilmiyorum. En büyük sorunumuz eğitim, MİAD olarak eğitimde neler yapabiliriz geleceğin yıldızları projesi üstünde çalışıyoruz. Bilim Sanat Merkezi yapabiliyoruz. Elimizdeki yasa ve müfredat budur. Güney Kore, Norveç müfredatından ülkemiz gençlerinin neyi eksik belirleyip projelendireceğiz. Ülkeyi ileri götürmek gibi bir derdimiz var. Teknokent çalışmalarımız var, ikinci konuk evinin yapımı tamamlandı Mart’ın 5’inde açılışını yapacağız. Beni bırakmıyorsunuz, ben de sizleri bırakmıyorum, çalışmaya devam edeceğiz.”

    Daha sonra söz alan Erol Bilecik ise Türkiye’nin 2018 yılında önemli ekonomik virajlardan geçtiğini söyleyerek ülkelerin küresel ölçekte başarılı olabilmesi için marka değeri oluşturması gerektiğini dile getirdi.

    Malatya’nın doğunun en güzel şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken Bilecik, “Biz Malatya’yı suyu sert insanı mert olarak biliriz. İki cumhurbaşkanı birçok sanatçı ve güzel insanı yetiştirmiş bir memleket Malatya, yılın henüz başındayız ülkemize güzel huzurlu bolluk bereketli geçirmesini diliyorum. 2018 birçok zorlukla sınandığımız bir yılı geride bıraktık. Türkiye bu zorluklara alışmış bir ülke güçlü bir Türkiye için önümüze bakmak çok çalışmak lazım. Türkiye’miz tarihsel ve kültürel mirasına baktığımızda laik, sosyal bir hukuk devletidir, serbest piyasa ekonomisini kabul etmiş bir ülkedir. Ülkemiz eşsiz insan kaynağıyla küresel ölçekte vazgeçilmez bir güçtür. Türkiye aynı zamanda gençlerimizle dünyayla ekonomik ve kültürel bütünleşmesini sürdürecek güçtedir” şeklinde konuştu.

    Başarılı olmak için daha fazla inanmak gerektiğini belirten Bilecik, şunları söyledi:

    “Türkiye’ye daha fazla inanmalıyız. Genç nüfusu hayal ettiğiniz zaman çok daha fazla başarılı olacağımıza inanmalıyız. İş dünyasına sizlere bizlere bu zorlu dönemde daha fazla düşen görevler var. Elimizi daha fazla taşın altına koymamız gerekiyor. Elimizden gelenden fazlasını yapmamız gerekiyor. Şunu asla unutmamalıyız değerli dostlar, biz iş insanları olarak Türkiye için yaptıklarımızdan değil, yapamadıklarımızdan da sorumluyuz. Bize düşen ana rol güçlü Türkiye için güçlü ekonomi, güçlü ekonomi için ise güçlü Türkiye markasını inşa etmektir” dedi. Türkiye’nin 2023 yılında hedeflediği ekonomik kazanımlara ulaşması için öncelikle marka ülke olması gerektiğine dikkat çeken Erol, “Markası olmayan ülkelerin küresel rekabette adı geçmez. Türkiye marka olmak için müthiş bir potansiyeli var. Hayalimiz bu potansiyelin hayata geçmesidir”

    Dış ilişkiler ve ekonominin ayrılmaz bir bütün olduğunu hatırlatan Bilecik, uluslararası ilişkilerde sağlanan başarıların ekonomik alanlara yansıdığına dikkat çekti. Dünyanın her gün yeni bir demokrasi sınavı verdiğini ifade eden Bilecik, 2019 yılını gerek küresel gerek yerel düzeyde belirsizlik ve risklerin devam edecek bir yıl olarak nitelendirdi. Ticaret savaşlarının sürdüğünü aktaran Bilecik, “Bu savaşlar küresel büyümeyi etkileyecek. Çin ekonomisi yavaşlamaya girdi. Avrupa’ya bakıldığında krizlerle boğuşuyorlar” ifadelerini kullandı.

    Türkiye ekonomisinin 2018 yılında çok zor günlerden geçtiğini anlatan Bilecik,”2018 iş dünyası için ekonominin çok inişli çıkışlı günlerdi. Özellikle Ağustos ayında ekonomide yaşananların etkisini halen hissediyoruz. Ancak bunlar için çözüm önerilerimiz de var” diye konuştu.

    Ülkenin son üç yıllık büyüme rakamlarına dikkat çeken Bilecik, döviz kurundaki değişkenlik ve ülkedeki işsizlik rakamlarına işaret etti. Bilecik, çözümde görev almayanların yaşanan sorunlarda pay sahibi olacağına dikkat çekerek, tüm iş dünyasının çözümde görev alması gerektiğinin altını çizdi.

  • Ankara’nın yeni valisi, işadamlarının problemlerini dinledi

    Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara’da göreve başladığında kendisini ilk ziyaret edenler arasında yer alan Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran ve yönetimine iade-i ziyarette bulundu. Vali Şahin, Baran başkanlığındaki ATO heyetiyle gerçekleştirdiği toplantıda komite temsilcilerinden sektörel problemleri ve çözüm önerilerini dinledi.

    ATO Başkanı Gürsel Baran, Vali Şahin’in iade-i ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdiği konuşmasında, bir yandan ATO üyelerinin sektörel sorunlarının çözümü diğer yandan da Ankara’nın gelişimi için sürdürdükleri çalışmaları anlattı.

    Sektör ve Ankara için istişare toplantıları

    Baran, son dönemde gerçekleştirdikleri 28. Dönem Meclis Üyeleri Ekonomik İstişare Toplantısı ile sektörel konuları, ATO Yüksek İstişare Kurulu toplantısı ve Ankara Odalar ve Borsalar Müşterek Toplantısı ile de Ankara’nın konularını istişare etiklerini ifade etti. Baran, “Ülkemizin 2023 hedefi, 2053 ve 2071 vizyonu doğrultusunda, üyelerimize, ilimize ve ülkemize katkı sağlamak için çalışıyoruz” dedi.

    Yeni hal yasası

    ATO Meclis Üyelerinin, Yeni Hal Yasası konusundaki görüş ve önerilerini Vali Şahin’e aktardıkları toplantıda ATO Başkanı Baran, yeni düzenlemede sergilenen üreticiyi desteklemeye yönelik yaklaşımdan duydukları memnuniyeti ifade etti. Vali Şahin’e havaalanına yolcu transferi yapan taşımacılık şirketleri ile kafe ve restoran sektörünün sorunları da iletildi.

    ATO’nun yurtdışı direkt uçuşlar ve fuar alanı konularındaki çalışmaları hakkında Vali Şahin’e bilgi veren Baran, fuar alanı bittiğinde Ankara’ya büyük katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

    Vali Şahin’le gerçekleştirilen toplantıda ATO Başkanı Baran’a ATO Başkan Yardımcıları Halil İbrahim Yılmaz ve Temel Aktay, ATO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Ülke Karakuş, Yönetim Kurulu Üyeleri Edip Balcı, Fatih Çetinkaya, Halil İlik, Nuh Acar, Nihat Uysallı, ATO Meclis Üyeleri Ceyhan Gündüz, Serkan Öz ve Muhammet Sarıtaş eşlik etti.

  • Türk işadamlarının yeni gözdesi Balkanlar

    Kentin tanınmış işadamlarından Safranbolu TSO Meclis Başkanı Cengiz Ünal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bosna mitinginde yaptığı çağrı sonrası Balkan ülkelerine Türk işadamları olarak ayrı önem verdiklerini söyledi.

    İHA Karabük Bölge Müdürü Yasin Erdem’i ziyaret eden Safranbolu TSO Meclis Başkanı Cengiz Ünal, 15 Temmuz hain darbe darbe girişimini ve onun olumsuzluklarını bertaraf ederek, o günden bu yana Türk ekonomisinin daha da güçlenmesi adına Türk işadamları olarak dünyanın birçok yerinde yatırım çalışmalarına ortak olmak için TSO olarak çalışma yaptıklarını ifade ederek, Karabüklü işadamlarına çağrıda bulundu.

    “ Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzere Balkanlara açılıyoruz”

    Avrupa Birliği müzakerelerini tamamlayan ve serbest dolaşım izni verilen ve Türkiye ile ticari anlaşmaları bulunan Balkan ülkelerinde Türk işadamlarının ticari şirketler kurarak ülkeye döviz kazandırma adına yoğun çaba sarf ettiklerini ifade eden Ünal, “ Geçtiğimiz aylarda Avrupa mitingi kapsamında Bosna’da gurbetçilere yönelik yaptığı mitingi kendisinin de takip ettiği ve burada Türk işadamlarının Balkan ülkelerine iş yapmaları noktasında çağrıda bulunduğunu ifade ederek, “ Bu noktada Safranbolu işadamları olarak Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrı noktasında girişimlerde bulunarak Montenegro’da girişimlerde bulunduk. Avrupa’ya geçiş koridoru olan Balkan Cumhuriyetlerinde gelişmekte olan bu ülkelerin inşaatından turizmine kadar yapılacak birçok yatırıma katkı sağlamak adına kollarımızı sıvadık. Safranbolu işadamları olarak Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’na (DEİK) müracaat ettik. Özellikle hızla gelişmekte olan Montenegro bölgesinde yapılan yatırımlar noktasında Büyükelçiliğimiz ve Ticaret Ateşliğimiz ile koordineli olarak Balkanlarda üst düzey görüşmelerde bulunduk. Montenegro’nun eksikleri ihtiyaçları ve yatırım yapılabilirlik durumları ve şirket kuruluşu ile AB fon destekleri, vergi ve mevzuat kolaylıkları ile ilgili ortak toplantılar yaptık. Hem kendi şirketimiz olan Ünal Mühendislik adına yapı ve restorasyon alanında burada şirket kurarken, farklı dal ve branşlarda da bölgemizde 15 firmada o bölgede şirket kuruluşlarını tamamladı. Kimlik, oturum ve çalışma izni verilen işadamlarımız Türk ekonomisine ayrıca döviz girdisi sağlayacak. Eski Türkiye’yi andıran ve hızlı gelişmekte olan Montenegro AB ve bölge ülkelerinin çok değer verdiği bir ucu Adriyatik ve bir ucu Sırbistan olan çok güzel butik bir ülke. Bu noktada işadamlarımız burada kendi dalları üzerinde şirket kurarak çalışmalarına başlayacak. O bölgede kurulan Türk işadamları Derneği burada çalışacak işadamlarına öncülük te yapıyor. Bizlerde Safranbolulu işadamları olarak o bölgede yurda döviz girdisi sağlayarak bir dizi çalışmalarımız oldu. Hazırladığımız AB Fonlarının destekleri ile bazı projelerimiz var. Projelerle ilgili, yerel yönetim ve devlet erkanları yatırım ve projeler noktasında girişimler yaptık” dedi.

    “Dünyanın birçok yerinde yatırım çalışmalarına ortak olacağız”

    Türk ekonomisinin daha da güçlenmesi adına Türk işadamları olarak dünyanın birçok yerinde yatırım çalışmalarına ortak olmak için çalışma yaptıklarını kaydeden Cengiz Ünal, “ Safranbolu TSO olarak bu bölgelerde çalışma yapacak olan işadamlarımız için Ticaret odaları ile görüşmeler yaparak yatırımlar konusunda ve şirket kuruluşları ile ilgili bilgilendirmelerimiz olacak. İlerleyen günlerde işadamlarımızla birlikte bu bölgelere yeniden bir ticari gezimiz olacak. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Devletimiz Balkanlarda çok sevilmekte. Balkanlar coğrafyasında yatırım yapacak Türk firmalarına her türlü kapıyı ve desteği kolaylaştırarak açmakta. Firma kuruluşu noktasında firma kurmak kolay olup, gitmeden verilecek kuruluş vekaleti ile Montenegro’ya gidildiğin bir günde elektronik imza, sağlık raporu dahil tüm işlemler tamamlanıp, şirketin tescili yapılarak onaylanıyor. İki hafta içinde de şirket sahipliği oturum izni ile ilgili Montenegro kimlik belgesi veriliyor. Bu kimlik ile Balkan coğrafyası ve AB schengen bölgesi dahil bütün bölgeden serbest dolaşım hakkı elde ediliyor. Sadece seçme ve seçilme hakkı dışında her türlü kolaylık ve imkânlardan ise faydalanılıyor. Montenegro ile ülkemizin ticaret anlaşmaları olup çifte vergilendirme ve bir çok alanda kolaylıklar sağlanıyor. Bu bölgede yatırım yapacak olan işadamlarımız için Safranbolu TSO olarak her türlü girişimler ile destek ve yardımlarına hazırız. İnşaattan, otelciliğe, gıdadan turizme kadar birçok alanda acil ihtiyaçları olan butik ülke konumda olan bu bölgeyi tüm işadamlarımıza tavsiye ediyor memleketimize döviz girdisi sağlamak adına davet ediyoruz” diye konuştu.

    “Fırsatı kaçırmayın”

    Balkanlarda şirket kuran Türk işadamlarının faydalarının da bahseden Ünal, “ AB teşvik bölgesi olan Montenegro’da Bijelo Polje şehrinde kurulan şirketler tüm yatırımlarda yüzde 70’in üzerinde AB teşvik fonları, vergi indirimlerinde en üst limit, makine ikmal desteklerinde maksimum faydalanmakta ve bu bölgede kurulan şirketlerin üreteceği imalat da CE damgası ile gümrüksüz olarak AB ülkelerine ithal edilmekte. 5 yıl içerisinde çok güçlü yatırımlarla AB ülkeleri arasındaki 15-20 yılık farkı kapatmak üzere çalışma yapıyor. Çin İpekyolu otoyol projesinin Bulgaristan – Sırbistan üzerinde tamamlanmak üzere olması bizlere de ayrı bir avantaj katacak. Adriyatik denize sınır sahil kuşağı olmasından bu bölgede restorasyon, turizm ve inşaat ile marinalar çok canlı ticari aktivasyon sağlamakta. Buda Turizm kenti olan Safranbolu için bu bölgede yatırım yapacak işadamlarımız için de büyük fırsat. Bu fırsatı değerlendirmelerini tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

  • Antalyalı işadamlarının Rusya beklentisi

    ANTALYA (İHA)– Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in de katıldığı Türkiye Rusya Medya Forumu’yla ilgili konuşan işadamı Hüseyin Samut, iki ülke arasındaki ilişkilerin önemine işaret ederek, “Rusya ve Türkiye’nin kader bağı var” dedi.

    Antalya’nın Serik ilçesi Belek turizm bölgesinde Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in de katıldığı Türkiye Rusya Medya Forumu’nda Türk – Rus işbirliği imzalı inşaat projesini hayata geçiren işadamı Hüseyin Samut, iki ülke arasındaki ilişkilerin önemine işaret etti. Rus müşteri portföyüne sahip olduklarını ve Rusya’nın bazı önemli isimleriyle işbirliğine imza attıklarını belirten Samut, “Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin durumunu en iyi Antalya hissediyor” dedi. İki ülke arasındaki politik ilişkilerin Antalya ve dolayısıyla Türkiye için büyük öneme sahip olduğunu belirten Samut, “Ekonomi, ticari ve turizm ilişkilerinin yanı sıra dünya siyasetinde de iki ülkenin ortak hareket etmesi dengeleri değiştirmektedir.” Rusya ile Türkiye’nin birbirlerine mecbur olduklarını belirten Samut, “Rusya ve Türkiye’nin kader bağı var. Türkiye ekonomisinin ve dik duran bir devlet yapısının Türkiye’yi yeni dünyanın baş aktörü haline getirecek” diye konuştu.