Etiket: “İran’ın

  • Tarihçi İlber Ortaylı: “İran’ın yakın tarihini Avrupalıların incelemesine bırakmaktan kaçınmalıyız”

    Maltepe’de, Türk-İran kültürünü anlatan ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, “Müşterek tarihin sadece Safeviler ile değil daha yakın zamanlarla birlikte mütalaa edilmesi gerekiyor. İran’ın yakın tarihini maalesef yabancıların, Avrupalıların incelemesine bırakmaktan kaçınmalıyız” dedi.

    Maltepe Belediyesi’nin bu yıl ilk kez düzenlediği “İran Kültür Haftası” etkinlikleri kapsamında Tarih Profesörü İlber Ortaylı Türk-İran Kültürü’nü anlattı. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde düzenlenen program Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın katılımıyla gerçekleşti. Konuşmacı olarak katılan Tarih Profesörü İlber Ortaylı Türk-İran Kültürü hakkında bilgi verdi.

    Üzerinde durulması gerek bir nokta olduğunu vurgulayan Ortaylı, “Müşterek tarihin sadece Safeviler ile değil. Daha yakın zamanlarla birlikte mütalaa edilmesi gerekiyor. İran’ın yakın tarihini maalesef yabancıların Avrupalıların incelemesine bırakmaktan kaçınmalıyız. Bu konuda önyargılar bitmeli hem İranlıların kendileri hem de Türkler yakın Türk-İran tarihini incelemeli. Bir konuyu çok merak ediyorum ve takdir ediyorum. Bu konuda büyük bir araştırma yapan bir takım olduğunu söyleyemeyeceğim. Fakat İran Hariciye Nezareti Osmanlı- İran belgelerini diplomatik yazışmalarını cilt cilt yayınlamaya başladı. Benim bildiğim 5 iri cilt ortada. Arşivleri düzgün, ümit ederim ki bizim Dışişlerimiz de bunun gibi bir şeyi yapacak ve en azından siyasi tarihimiz ortaya çıkacak. Ardından iktisadi tarihimiz incelenmeye başlanacak. Mesela İstanbul’un geçen asırlardaki 19’uncu ve 20’inci yüzyıl başındaki İranlı ve Fars kültürünün önemli bir payı vardı. Bu şehirde geniş bir İran kolonisi yaşardı. Bunlar tamamen Fars kökenliydi veya Azerbaycanlı’ydı. Ama burada Farsça gazete çıkartıldı. Farslıların törenleri yapılırdı. Muharrem ayinleri yapılırdı. Mezarları ayrıydı, okulları vardı. Bunların hepsinin incelenmesini bile bugün Fransız Enstitüsü yaptı. Bizim niçin bu konular üzerinde durmuyoruz” dedi.

    Hatayi müzik grubu konser verdi

    Konuşmanın ardından Hatayi müzik grubu, programa katılan konuklara konser verdi. Vedad Moezinzde Erdebilli tarafından 1990 yılında kurulan, 10 müzisyen ve 4 vokalden oluşan grup, Maltepe Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde sahne aldı. Topluluk, muğam, halk mahnıları, aşık havaları, lirik müzik gibi geleneksel İran ve Azeri müziğini, enstrümanları eşliğinde icra etti.

  • Fransa Dışişleri Bakanı Ayrault: “İran’ın füze denemesinden endişeliyiz”

    Fransa, BM Güvenlik Konseyi’nde İran’ın yakın zamanda yaptığı füze testinden duyduğu endişeyi dile getirdi.

    Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zerev ile yaptığı ortak basın toplantısında, Fransa’nın, İran’ın balistik testlerinin, İran’ın nükleer programını sürdürmesi konusunda Viyana anlaşmasıyla oluşturulan güvenin inanılır olmasına zarar verdiğini söyledi.

    Beyaz Saray dün, İran’ın pazar günü orta menzilli bir balistik füze denemesi yaptığını bildirdi. Füzenin menzili 630 mil mesafeli olup Semnan’dan atıldı. Bu tür denemenin en son Temmuz ayında yapıldığına işaret edildi.

  • Taysad Başkanı Dudaroğlu: “İran’ın En Büyük İş Ortaklarından Biri Olacağız”

    Otomotiv sektörü içindeki Türk Tedarik Sanayi’nin katma değer üretmede de öncü rol üstlendiğini kaydeden TAYSAD Başkanı Mehmet Dudaroğlu, “TAYSAD üyeleri, 2012 ile 2015 yılları arasında patent, faydalı model ve endüstriyel tasarımlar da dahil olmak üzere toplamda 973 tescil sayısına ulaştı” dedi.

    Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu, aylık olağan basın sohbet toplantısında ekonomi basını temsilcileri ile buluştu. Yaptığı konuşmada TAYSAD üyelerinin 2012-2015 yılları arasında gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmalarına ve önümüzdeki dönemde Türk Tedarik Sanayi için potansiyel vaat eden İran pazarına ilişkin geçtiğimiz ay gerçekleştirdiği görüşmelere değinen Dudaroğlu, sektörün gerçekleştirdiği ihracat verilerini değerlendirdi.

    TAYSAD üyelerinin katma değer üretimi konusunda ciddi mesafeler kaydettiğini söyleyen Başkan Mehmet Dudaroğlu, “2012’de sadece 11 firmamız 24 patent tescili almışken, 2015 yılında bu rakam 33 firma ve 79 patent tesciline ulaştı. Yani patent üretimi konusunda üyelerimiz 3 kat büyüme gerçekleştirdi. Üyelerimizin Ar-Ge çalışmalarını destekleyen bir politikayı benimsememizin faydalarını her geçen yıl daha da net görüyoruz. Çünkü, 2012 yılında patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım tescili alan toplam firma sayımız 57 iken, 2015’te bu rakam 87’ye ulaştı” dedi.

    Sektörün katma değer üretimine odaklanmasının faydalarını kilogram bazındaki ihracat rakamlarında da gözlemlenebildiğini ifade eden Dudaroğlu, “Verilere baktığımızda ülkemizin kilogram başına ihracat 1,44 euro seviyesinde. Ama otomotiv tedarik sanayimizin yaptığı ihracatta bu rakam kilogram başına 4,82 euro seviyesinde. 2012 yılında 4,65 olan bu değerin 4 yıl içerisinde istikrarlı bir şekilde yaklaşık yüzde 4 arttığını görüyoruz. Bu inovasyon ve katma değer üretimine odaklanmanın getirdiği bir fayda. Yeni teknolojiler geliştirilmesi konusunda TAYSAD üyelerinin katkı üretmeye devam edeceğine ve pek çok sektöre öncülük edeceğine olan inancımız tam” diye konuştu.

    Önümüzdeki dönemde TAYSAD üyelerinin ihracatlarında önemli potansiyeller barındıran İran’daki paydaş kurum durumundaki IAPMA (İran Otomotiv Parça Üreticileri Derneği) temsilcileriyle bir araya geldiklerini ifade eden Dudaroğlu, “Bu buluşmada gelecekteki olası işbirlikleri değerlendirildi. İran’a uygulanan ambargonun kalkmasıyla birlikte, önümüzdeki günlerde ilk kez uluslararası bir katılım ile gerçekleşecek olan İran Uluslararası Otomotiv Endüstrisi Konferansı’na TAYSAD olarak davet edildik. Bu konferansta ayrıca TAYSAD sözcüleri de konuşmacı olarak yer alacak. Üyelerimizi katılmaları için teşvik ettiğimiz bu organizasyon, ikili görüşmelerle de destelenecek. İranlı paydaşlarımız, otomotiv parça tedariki konusunda en büyük ortakları olarak yanlarında yer almamızı bekliyorlar. Biz de konuyla ilgili olarak üyelerimizle birlikte sıkı bir hazırlık sürecindeyiz. Otomotiv alanında TAYSAD, İran’ın en büyük iş ortaklarından biri olacak. Hali hazırda ülkemizin İran ile olan dış ticaret verilerine baktığımızda otomotiv sektörümüzün dış ticaret fazlası verdiğini görmekteyiz. 2015 sonu itibariyle, otomotiv sanayinin GTIP bazındaki ihracatı 219 milyon dolar iken, ithalatımızın 15 milyon dolar seviyesinde olduğunu görüyoruz. Buna karşılık toplam ülke ihracatımız ise 3,6 milyar dolara karşılık, 6 milyar dolar ithalat göze çarpıyor” ifadelerini kullandı.

    TAYSAD Başkanı Mehmet Dudaroğlu, tedarik sanayinin 2016 yılının ilk ayındaki performansını değerlendirirken “Otomotiv sanayimiz, 2016 yılı Ocak ayında da ihracat sıralamasında tüm sektörler arasında ilk sırada yer alıyor. Ancak ihracattaki parite kaynaklı kaybın sürdüğünü ve tedarik sanayi ihracatının yüzde 5 oranında azaldığını görüyoruz. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin verilerine baktığımızda, 2015 Ocak ayında 702,6 milyon dolar olan tedarik sanayi ihracatımız, bu yılın aynı döneminde 668,9 milyon dolara geriledi. İhracattaki bu yavaşlamanın aşılması mümkün. Yeni pazar çalışmalarımıza ağırlık veriyoruz. Aynı doğrultuda Ar-Ge ve kritik teknoloji çalışmalarımıza da durmaksızın devam edeceğiz” dedi.

  • Rusya Ve İran’ın Dış Politikalarında ‘Petrol’ Etkisi

    İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tolga Demiryol, “Rusya ekonomisindeki daralma ve İran’a uzun süredir uygulanan yaptırımların kalkması, iki ülkenin dış politikalarının belirlenmesinde petrolü başrole koydu” dedi.

    Petrol fiyatları tüm dünyada büyük oranda gerilerken, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tolga Demiryol, Rusya ve İran’ın enerji politikalarını İHA’ya değerlendirdi. Rusya’nın dış politikada agresif bir pozisyon aldığını dile getiren Demiryol, “Rusya milli gelirinin yarısından fazlasını petrol ve doğalgaz ihracatından elde ettiği için enerji fiyatları hayati bir önemde. Rusya tamamıyla enerji ihracatına bağımlı bir ülke. Bunun ekonomik olduğu kadar siyasi boyutları da var. Putin rejiminin devamı için de petrol ve doğalgaz gelirleri vazgeçilmez. Bunu da son birkaç yılda gördük. Petrol fiyatlarının 140 dolar seviyesinden 30 doların altına düşmesiyle Rusya’nın gelir kaybı oldu, ruble değer kaybetti, ekonomik daralma oldu ve yüzde dörtten fazla küçülen bir Rusya ekonomisi gördük. Bu da Rusya’nın hem ekonomide hem de dış politikada daha agresif ve risk alabilen bir pozisyon belirlemesi sonucunu doğurdu” diye konuştu.

    İran için petrol fiyatlarının faklı bir önemi olduğuna işaret eden Yrd. Doç. Dr. Demiryol, “İran’ın durumu biraz daha farklı. İran uzun süredir yaptırımlar altında yaşadığı için var olan enerji potansiyelini henüz gerçekleştirememiş bir ülke. İran hükümetinin yaptırımların kalması gündeme geldiğinden beri ülkeye altyapı yatırımı çekme ve bunun orta vadede ihracata dönüşmesi yönünde çok yüksek beklentileri vardı. Yaptırımların kalkmasının aynı zamanda düşük petrol fiyatı ortamına denk gelmesi ise İran için kısmen bir hayal kırıklığına neden oldu” açıklamalarında bulundu.

    “BÖLGEDEKİ JEOPOLİTİK MÜCADELENİN MERKEZİNDE RUSYA VE İRAN VAR”

    Bölgede uzun vadeli jeopolitik mücadelelerin merkezinde de İran ve Rusya’nın olduğunu vurgulayan Demiryol, “Şuanda Rusya için Suriye sadece bir savaş değil, Batı’yla sürdürdükleri bir nevi varoluşsal mücadelenin sahası konumunda. Enerjiyi de bunun ayaklarından biri olarak görüyorlar. Dolayısıyla Rusya’nın amacı sadece petrol fiyatını kontrol etmek ya da manipüle etmek değil, bütün bölgenin enerji kaynaklarını üretimden nakil hatlarına kadar kontrol etmek” diye konuştu.

    İran’ın da altyapı yatırımları çekmek ve ihracat geliri elde etmek için petrol fiyatlarının yükselmesine önem verdiğini belirten Demiryol, açıklamalarına şöyle devam etti:

    “İran için de aynı şekilde petrol fiyatlarının yükselmesi,altyapı yatırımları ülkeye çekmek ve ihracat gelirini yükseltmek adına çok önemli. Ama bölgede kendisini siyasal bir aktör olarak tesis etmek, bölgedeki alternatif enerji alanları üzerinde etki kazanmak ve hatta orta vadede petrol ve doğalgaz ihracatı için alternatif güzergâhlar elde etmek daha önemli.”

    “RUSYA VE İRAN’IN SURİYE POLİTİKALARINI ŞEKİLLENDİREN FAKTÖRLERDEN BİRİ PETROL”

    “Rusya’nın ve İran’ın hem mevcut petrol gelirleri hem de gelecekte sağlanması beklenen gelirlere bağımlı olması, her ikisinin de Suriye’deki pozisyonunu şekillendiren faktörlerden biri” diye devam eden Demiryol, yine de Suriye’nin bugün bulunduğu durumun çok aktörlü ve çok faktörlü bir ortam olduğunu, aynı cephede yer alan devletlerin çıkarlarının bile birbirleriyle örtüşmeyebildiğini, devletlerin çıkar ve amaç hiyerarşilerinin farklı olabildiğini ama bunların yanında petrolün önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.

  • Uaek Başkanı Amano: “İran’ın Nükleer Programına Dair Nihai Raporu Gelecek Hafta Sunabiliriz”

    Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Başkanı Yukiya Amano, “İran’ın nükleer programıyla ilgili bütün sorunları içeren nihai raporu gelecek hafta sunmayı umut ediyorum” dedi.

    Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK) Başkanı Yukiya Amano, Yönetim Kurulu Toplantısında İran’ın nükleer faaliyetlerine dair açıklamada bulundu. Amano, İran’ın nükleer faaliyetlerini yapılan anlaşmalar çerçevesinde denetlediklerini ifade etti. Anlaşmalar kapsamında İran’ın sunduğu ve verdiği bilgiler çerçevesinde nükleer materyallerin barışçıl olduğunu belirten Amano, “Fakat kurum, İran’ın açıklamadığı nükleer faaliyetlerinin olmadığı konusunda güvenilir teminat verecek pozisyonda değildir” dedi.

    İran’ın nükleer anlaşma kapsamında yükümlülüklerini gözetleme ve onaylamaya yönelik hazırlık çalışmalarını yürüttüklerini belirten Amano, İran’ın yükümlülüklerine yönelik adım atmasıyla nükleer anlaşmanın yürürlüğe gireceğini söyledi.

    İran ile Ajans arasında İran’ın nükleer programının askeri boyutuna ilişkin Yol Haritası anlaşmasının imzalandığını hatırlatan Amano, bu kapsamında nihai raporun 14 Aralık’a kadar hazırlanacağını söyledi. Amano, “İran’ın nükleer programıyla ilgili bütün sorunları içeren nihai raporu gelecek hafta sunmayı umut ediyorum” ifadelerini kullandı.