Etiket: İran’a

  • ABD’nin İran’a yaptırımlarının Türkiye’ye etkileri masada

    ABD’nin İran yaptırımlarının Türkiye’ye etkilerine yönelik bilgilendirme sunumu Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleşti. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nde görevli olan Finansal Ataşe Emery S. Kobor’un konuşmacı olduğu etkinlikte, ABD’nin İran Yaptırımları ve Türkiye ile İran arasındaki ticarete yönelik güncel düzenlemeler üzerinde duruldu.

    ABD’nin İran’a yönelik ambargo kararı hakkında dinleyicilere bilgi veren Kobor, düzenlemelerin birincil ve ikincil yaptırımlar olarak gruplandırıldığını, birincil yaptırımların ABD vatandaşlarını, ikincil yaptırımların ise ABD vatandaşı olmayanları kapsadığını söyledi. ABD’nin bu yaptırımlar ile İran’ı global finansal sistemden koparmak ve her türlü ticareti zorlaştırmak amacının altını çizen Kobor, İran ile tanınan muafiyetler ve belirlenen yollar dışında iş yapanların ABD ile iş yapma olanağından mahrum kalacağını, ABD topraklarına giriş yapamayacaklarını ve ABD finansal sistemini kullanarak bu ticareti sağlayanların tutukluluğa uzanan bir yaptırım süreci ile karşılaşabileceğini ifade etti.

    “Yaptırım azaltmaları Türkiye için fırsat”

    İran ile ticarete yönelik bu tedbirlere rağmen, ABD’nin Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 8 ülke için bir takım farklı düzenlemelerinin söz konusu olduğunu ve bu düzenlemelerin 5 Kasım 2018 tarihinde uygulamaya soktuğunu hatırlatan ABD Finansal Ataşesi Kobor, bu düzenlemenin bazı ürünleri ve hizmetleri kapsadığını ve ABD’nin belirlediği farklı bir ticaret modeli üzerinden yürütülebildiğinin altını çizdi. Diğer ülkelere bakıldığında Türkiye ve beraberindeki 7 ülke için “İran Yaptırım Azaltmaları” uygulamasının önemli olduğunu belirten Kobor, 180 gün süreli bu düzenlemenin sürenin sonunda devam edip etmeyeceğinin belirsiz olduğunu sözlerine ekledi.

    En Önemli nokta SDN Listesi

    İran ile Ticaret yapan Türk şirketleri için en önemli noktayı SDN (Specially Designated Nationals And Blocked Persons List) listesinin oluşturduğunu ifade eden Kobor, şirketlerin İran’da ticaret yapacağı kişi ya da tüzel kişilerin bu listede olup olmadığını mutlaka kontrol etmesi gerektiğini, listeyi detaylı incelemenin şart olduğunu söyledi. İran ile Ticaret yapan şirketlerin tüm soruları için “Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi” (OFAC – Office of Foreign Assets Control) ile iletişime geçmeleri gerektiğini, mail ya da telefon yolu ile OFAC’a ulaşılarak görüş alınabileceğini belirtti.

    “Her konuda üyelerimizi bilgilendirmeye devam edeceğiz”

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, ABD’nin İran Yaptırımları konusunun gündemde olan sıcak bir konu olduğunu ifade ederek, “her konuda üyelerimizi bilgilendirmeye devam edeceğiz. Birliğimiz, üyelerimizin ihtiyaçları doğrultusunda buna benzer toplantıları organize etmeyi yapmayı sürdürecek” şeklinde konuştu. Eskinazi, katılımlarından dolayı ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nde görevli Finansal Ataşe Emery S. Kobor’a teşekkür etti.

  • Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: “İran’a karşı ABD’nin yaptırımları kesinlikle yasa dışı”

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin İran’a karşı olan yaptırımlarını kesinlikle yasa dışı olarak nitelendirdi.

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İspanya’ya yaptığı ziyarette önemli açıklamalarda bulundu. Madrid’de çalışma ziyaretinde bulunan Lavrov, İspanya Dışişleri Bakanı Josep Borrell ile temaslarda bulunmasının ardından açıklamalarda bulundu. Lavrov, İran’a karşı ABD’nin yaptırımlarının kesinlikle yasa dışı olduğunu söyledi.

    ABD’nin İran’a karşı yaptırımlarının kesinlikle gayri meşru olduğunu söyleyen Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, ABD’nin BM Güvenlik Konseyi kararlarını büyük ölçüde ihlal ettiğini açıkladı. Rus Bakan Lavrov, “ABD’nin İran’a karşı önlemleri kesinlikle gayri meşru. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının gayri meşru ihlali olarak, bu tedbirlerin açıklandığı ve uygulandığı biçimler, elbette derin bir hayal kırıklığına yol açamaz. Sadece uluslararası hukukun değil, uluslararası iletişim normlarının da iptal edilmediği gerçeğinden yola çıkmalıyız. Üstelik ültimatomlar ve tek taraflı taleplere dayanan bir politika izlemeye devam etmek, neredeyse çağımızda kabul edilemez” açıklamasını yaptı.

    Lavrov, İran ile yapılan nükleer anlaşma tüm katılımcılar için geçerli olduğunu söyledi. Lavrov, İran ile nükleer programa ilişkin anlaşmasında, tüm katılımcılar için geçerli olmaya devam ettiğini açıkladı. Lavrov, Moskova’nın bunun üzerinde ısrar ettiğini de bildiridi.

    Lavrov, “BM Güvenlik Konseyi tarafından 2015 yılında oy birliğiyle imzalanan ve onaylanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nın, bu mekanizmaya katılımlarını sürdürenlerin gücünü koruduğu varsayımından hareketle ilerlemekteyiz” ifadelerini kullandı.

    “Rusya, NATO ile tam teşekküllü bir diyaloğu sürdürme teklifinde bulundu” diyen Lavrov, “Bazı gerçekler NATO’yu Rusya’yla diyaloga geçmeye zorlayacak. NATO komşularımızın askeri altyapısını ve askeri varlığını Rusya Federasyonu sınırları içinde oluşturmaya çalıştığı tüm adımlar, öncelikle ve en başta askeri teknik önlemlerle yanıt verilebilir” ifadelerini kullandı.

  • ABD’nin İran’a ambargo uygulaması

    Van Ticaret ve Sanayi Odası ve Van Esnaf Sanatkarlar Odalar Birliği, İran’a yönelik ambargonun fırsata çevrilmesini isteyerek, ülkemizin yeraltı ve yerüstü kaynaklarını değerlendirme çalışmalarında ise Van’a öncelik verilmesini talep ettiler.

    Van Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva ve Van Esnaf Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanı İsa Berge tarafından ortak yapılan açıklamada, ABD’nin İran’a uyguladığı ambargonun bugün itibarıyla başladığı hatırlatıldı. Öncelikle uluslararası ticaret bakımından dünyada hiçbir ülkenin bir başka ülke üzerinde ambargo uygulamasının doğru olmadığı ifade edilen açıklamada, “Türkiye ambargodan muaf tutulan 8 ülkeden birisi olarak ilan edilmiştir. Akaryakıt çerçevesindeki ham petrol ve petrol ürünlerinin ithali konusunda şu anda bir sorun görünmemektedir. Ancak doğalgazın yaptırıma dahil edilmesi durumunda, ülkemiz bundan zarar görecektir. ABD, İran’a başta petrol ve petrol ürünlerinin satın alımına uluslararası kısıtlamalar getirerek ambargoyu bugün başlatıyor. İran’ın finans ve enerji sektörlerinin yanı sıra, liman operatörleri, gemicilik ve gemi inşaatı sektörleri ile aracılık ve sigorta şirketlerine de kısıtlama getiriliyor. Hiç şüphesiz İran ile 280 kilometre sınırı olan ilimiz Van, her durumdan etkilenecektir. Hem ülkemiz hem de Van’ımız için bu ambargoyu fırsata çevirmeliyiz. Ülkemizin İran ile olan dış ticaret hacmimi daha da yükseltmeliyiz. İnsani ilişkilerimizin daha da müreffeh bir seviyeye yükselmesi için kardeş ülke İran’ın, Türkiye’ye özel yurtdışına çıkış harcında indirime gitmesini talep ediyoruz. Böylece iki ülke arasındaki dostluğumuz daha da pekişecektir” denildi.

    1997-1999 yılları arasında Van’da mazot, ithali ve ihracı müsaadeye tabi olan mallar arasına alındığı ve sınır ticaretine konu edildiği dile getirilen açıklamada, şöyle denildi:

    “Yaklaşık 7 bin kamyonun satın alındığı o dönemde, Van’da adeta bir şahlanma yaşandı ve Van ekonomisine büyük katkılar sağlandı. Sınır ticareti yapan esnaf ve tüccarlardan alınan fon ile Van Valiliğinde önemli bir finans kaynağı elde edildi. Dolayısıyla mazotun sınır ticaretine konu edildiği o kısa dönemde, il ekonomisi için büyük faydalar sağlandı. Bakan Yardımcımız Fatih Çiftçi’nin ve Valimiz Murat Zorluoğlu’nun çabaları sonucu Kapıköy Sınır Kapısı’nın modernizasyonunda sona yaklaşılmaktadır. Van’ımıza yakışır bir gümrük kapısına kavuşacağız. Bu nedenle akaryakıtın, yanı sıra sınır ticareti kapsamındaki ürünlerin yelpazesi daha da genişletilmelidir. Böylece Van’ımızın en önemli sorunlarından biri olan işsizliğe de bir nebze olsun çözüm bulunacaktır. Esnafımızın, sanatkarımızın ve tüccarımızın ticaret potansiyeli ile birlikte istihdam sayısı da artacaktır.”

    Akaryakıt talebi günde 1 milyon varile yaklaşmış olan Türkiye’nin, geçtiğimiz yıl günde ortalama 515 bin varil ile tarihinin en yüksek ham petrol ithalatını yaptığı hatırlatılan açıklamada, “İran’ın Türkiye’nin ham petrol ithalinde 2011’de yüzde 51 iken, 2012’de yaptırımların yürürlüğe girmesinden itibaren düştü. Geçtiğimiz yıl Türkiye ham petrol ithalinin neredeyse yarısını İran’dan karşıladı. Bu gerçekler ortadayken, ülkemizin mevcut petrol kaynakları da mutlaka değerlendirilmelidir. Örneğin 1886’dan 1948’e kadar, Rusların Muradiye’de günde 2 ton akaryakıt (mazot) çıkardığı ve Tiflis’e gönderdiği söyleniyor. Erek Dağı ve Gürpınar’da açılan petrol kuyularının betonla kapatıldığı belirtiliyor.

    20 Ocak 1909’da Muradiye’de Fuat Paşa’ya ve Van Belediyesine petrol ve neft madeni işletme ruhsatı verildiği biliniyor. Ayrıca 1914’te Hereşik, Amik Kalesi, Haydar Mahallesi, Mürüvaz Mahallesi, Surp Gevork Manastırı arasında kalan 5 bin dönümlük arazide petrol çalışmaları başladı, ancak Ermeni savaşı nedeniyle ilerleme sağlanamadı. Fransız iş adamı Emil Mayen, 27 Ağustos 1924’te Beşparmak ve Gürzüt köylerindeki petrolü işletmeye başlamıştı. Tüm bu iddiaların üzerine gidilerek, varsa Van’daki petrol yatakları ülke ekonomisine kazandırılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.

    Ambargonun temel ürünü olan akaryakıtın dünya ekonomisindeki yerinin tartışılmaz olduğu kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:

    “Bu kapsamda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının başlatacağı, ülkemizin yeraltı ve yerüstü kaynaklarını değerlendirme çalışmalarında Van’ımıza öncelik verilmesini talep ediyoruz.”

  • 55. Uluslararası Antalya Festivali’nde “En İyi Film Ödülü” İran’a

    55. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ‘En İyi Film’ ödülünü İranlı yönetmen Jafar Panahi’nin yönettiği “Üç yüz” filmi aldı. Gecede sinemada 20 yılını dolduran ünlü komedyen Cem Yılmaz’a, “Yaşam boyu başarı ödülü” verildi.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 55’inci kez gerçekleştirilen Uluslararası Antalya Film Festivali için, Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi’ndeki kapanış töreni düzenlendi. Törenin açılışında konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, sinema dolu bir hafta yaşatan festivalin sonuna geldiklerini belirterek, 8 askerin şehit olduğu terör saldırısını kınadı. Yüzyıllar boyunca, dil, din etnisite farkı bilmeden barış içinde yaşadıklarını belirten Türel, “Biz halen hiçbir ayrım yapmadan tüm insanlığı kucaklıyoruz. Antalya milyonlarca insanın birlikte yaşadığı barış ve huzur şehridir. Antalya dünyanın en huzurlu şehirlerinden biridir. Antalya Film Festivalini 55. yılına getirten Antalyalılara teşekkürlerimi sunuyorum. Antalya’nın güzel insanları 55 yıldır sinema sevdasının ateşini söndürmedi. Bu yıl korteje olan ilgi yoğundu. 6 kilometrelik korteje büyük ilgi gördü. Festival filmlerine ilgi yoğundu. Barışı aradık, mülteci olduk, 1200 konukla bir araya geldik. Filmleri 34 bin 900 kişi izledi” dedi.

    Antalya’yı sinema sektörünün merkezlerinden biri yapmak gibi bir hedeflerinin olduğunu ifade eden Türel, gelecek yıl Türkiye sinema ödüllerini başlatacaklarını ve ödülleri festival sarayında vereceklerini kaydetti.

    Tatlıses’e onur ödülü

    Festivalde sanatçı İbrahim Tatlıses’e’ onur ödülü’ verildi. Festivale katılmayan Tatlıses’in ödülünü Antalya Valisi Münir Karaloğlu’nun elinden Sanatçı Yavuz Bingöl aldı. Tatlıses, ödül törenine salondakilere gönderdiği bir video ile seslendi:

    “ Festivale katılamadığım için üzgünüm orada olmak isterdim. Beni ne olur affedin. Sinemayı, sinema emekçilerini çok seviyorum. Sinema adamıyım ben. Yönetmenlik dersi almadan 10 film çektim. Düşündüklerini hayata geçirdiğime inanıyorum. Sinema emekçilerine ve sinema arkadaşlarıma, jüri üyelerime saygılarımı iletiyorum.”

    Festivalin uluslararası ‘onu ödülü’ ABD’li oyuncu Eric Roberts’e verildi.

    Cem Yılmaz’a yaşam boyu onur ödülü

    Ünlü komedyen Cem Yılmaz’a sinemada 20. Yılını doldurması nedeniyle, ‘Yaşam boyu onur ödülü’ verildi. Ozan Güven’le sahneye çıkan Cem Yılmaz, ödülünü ünlü oyuncu Nebahat Çehre’nin elinden aldı. Cem Yılmaz, “20 yıl sonra çok teşekkür ederim dolu dolu geçen bit hayat. Burada son bileceğini bilmezdim. Antalya Film Festivali’nde benim hiçbir filmim yarışmadım. Takvimi denk getiremedin yada festivale yakışır bir şey üretememiştim. Ama festivalin hep takipçisi oldum. Sinema ile ilgili her şeyi çok seviyorum. 20 yıl boyunca çeşit çeşit filmler yaparak iki tür seyirciyi buluşturmaya çalıştım. Çok mutluyum, çok sağ olun. Çok başarılı insanlar var. Yabancılar şimdi bu ödülü alan çirkin adam kim diyordur ama ben aktörüm. Nebahat çehre ile film yapmak isterim. 20 yıl sonrada yine onun elinden ödül almak isterim. Ozan Güven’in 20 yılda bana katkısı çok oldu” diye konuştu.

    Ozan Güven ise, “Durumum olsaydı, ömür boyu dostluk plaketi yapıp Cem Yılmaz’a vermek isterdim” dedi.

    Festivalde verilen ödüller ise şöyle:

    “En iyi film: “Üç Yüz” yönetmen Jafar Panahi (İran)

    En iyi yönetmen:” Bir Aile İşi” filminden Kore-eda Hirokazu(Japonya)

    En iyi kadın oyuncu: “Ayka” filminden, Samal Yeslyamova(Rusya,Almanya,Polonya,Kazakistan,Çin)

    En iyi erkek oyuncu: ”Kafernahum” filminden, Zain Al Rafeea(Lübnan,ABD)

    Jüri özel ödülü: “ Kailash”(ABD)

    Behlül Dal ödülü: “Çınar”(Türkiye)

    Genç Jüri Ödülü: “Kafernahum”(Lübnan,ABD)

    Dr. Avni Tolunay İzleyici Ödülü: “Göç Mevsimi” (Kolombiya, Danimarka,Meksika)”

  • Almanya İran’a sahip çıkıyor

    Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, İran’la yapılan nükleer anlaşmanın sona erdirilmemesi konusunda açıklamada bulunarak, “Anlaşmanın sona erdirilmesinin sonuçlarının kestirilemeyecek kadar boyutlara gidebilir” uyarısında bulundu.

    Alman ARD televizyonunda katıldığı programda soruları cevaplayan Cumhurbaşkanı Steinmeier, “ABD eski Dışişleri Bakanı John Kerry bu anlaşmayı imzalarken ’Bu imza ile muhtemelen bir savaşı engellediğimizin bilincinde olmalıyız’ dedi. Bu cümle önemli, çünkü bu anlaşmanın iptal olması ve bölgede yeniden silahlanması halinde neler olabileceği hatırlanmak zorunda” dedi. Macron ve Merkel Washington’da sadece ticaret konusunda Avrupa’nın ortak çıkarlarına değil, 10 yıl boyunca müzakere edilen İran’ın nükleer anlaşmasının devam etmesine de işaret ederek doğru yaptı” dedi.

    ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun İran’ın nükleer anlaşmalara sadık kalmadığı konusundaki iddialarını “yüzde 100 haklı olduğunu” gösterdiğini belirtmiş, İran’la yapılan nükleer anlaşmayı “korkunç” olarak nitelendirerek, 12 Mayıs tarihine kadar ABD’nin İran’a uygulamayı durdurduğu yaptırımlar konusunda bir değişiklik olup olmayacağına karar vermesi gerekiyor.