Etiket: Irak

  • Irak Türkmeneli Derneği Başkanı Eşref Kamil, Altınköprü Katliamını Kınadı

    Irak Türkmeneli İnsan Hakları Derneği Sakarya Şube Başkanı Eşref Kamil, Irak’ta 1991 yılında Altınköprü kasabasında gerçekleşen katliamı kınadı.

    Irak’ın Kerkük ile Erbil illeri arasında kalan Altınköprü kasabasında 1991 yılında Irak ordusunun 100’e yakın Türkmeni öldürmesinin yıl dönümü vesilesiyle Irak Türkmeneli İnsan Hakları Derneği Sakarya Şube Başkanı Eşref Kamil basın açıklaması yaptı.

    Kamil, gerçekleşen saldırıyı kınayarak, “Türkmeneli Derneği Sakarya Şube Başkanlığı tarafından bugün Türkmeneli bölgesinde yaşayan Türkmenleri ne yazık ki bazı il ve ilçelerimizde katliamlarla yad ediyoruz. Altınköprü katliamı denilen katliam 1991 yılında mart ayının kutsal bir gününde şer odakları tarafından hunharca 100 tane yiğit kardeşimizin şehit edildiği katliamdır. Verdikleri milli mücadele uğruna suçları Türkmen olmaktır, Türk olmaktır. Biz Türkmenler 1951’den beri büyük bir asimilasyon ve baskı altında yaşadık. Ancak hiç bir zaman ne dinimizden, ne dilimizden, ne kültürümüzden, ne ay-yıldıza olan bağlılığımızdan vazgeçmedik ve vazgeçmeyeceğiz. Milli davamıza çok sayıda şehit verdik. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Biz Türkmenler Irak’ın asil üyeleriyiz, aydınlık yüzleriyiz. Allah bundan sonra Türkmenlere acı vermesin, kader vermesin. Zafere giden yol dikenli yoldur Rabbim Türkmenleri korusun ve yüceltsin” diye konuştu.

  • Yrd. Doç. Dr. Doruk Uysal Irak: “Tükenmişlik Sendromu Depresyona Yol Açabilir”

    Bahçeşehir Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Doruk Uysal Irak, tükenmişlik sendromunun bir iş yerinde belli bir süre çalışan herkesin başına gelebilecek bir şey olduğunu belirterek yöneticilerin duygusal desteğinin önemli olduğunu vurguladı.

    “ÇALIŞILAN ORTAM TÜKENMİŞLİK SENDROMUNA YAKALANMA RİSKİ AÇISINDAN ÖNEMLİDİR”

    Tükenmişlik sendromunun, duygusal olarak bıkmış olma hali olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Doruk Uysal Irak, “Kişinin çalıştığı işin özellikleri ve karşılaştığı sorunla nasıl başa çıktığı önemlidir. Tükenmişlik yaşandığında insanlar genelde ortamı değiştirmeye çalışıyor. Bu sendromun üç özelliği var; ilki duygusal bıkkınlık, işten yorulma, bitkin olma gibi kendini gösterir. İnsanlar eğer işini anlamsız bulup işe gitmek istemiyorsa duygusal bıkkınlık yaşıyorlar. İkincisi benlik yitimi, çalışılan yerde insanlara karşı hissedilen duygusuzluk diğer insanları önemsememe, insanlara düşmanca davranma olabilir. Sonuncusu da kişisel başarının düşmesidir, motivasyon düşüklüğü performansın düşmesi gibi ortaya çıkar, burada çalışılan ortam çok önemli” dedi.

    TÜKENMİŞLİK SENDROMUNA YAKALANDIĞIMIZI NASIL ANLARIZ?

    “Karşılaştığı sorunla kolay başa çıkan insanlar tükenmişlik sendromuna yakalanma riskini düşürür” diyen Irak, araştırmalara göre çevresel faktörlerin etkin rol oynadığını söyledi. İş yerinde yöneticinin anlayışlı olmaması, duygusal destek vermemesi, kişinin yaptıklarına ilişkin olumlu geri bildirim almamasının tükenmişlik sendromuna yakalanma riskini artırdığını anlatan Irak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tükenmişliği azaltmak için ortamsal faktörleri değiştirmek gerekir. Kişi bir gün işe gitmek istemeyebilir bu durumsal bir şey olabilir hatta birkaç gün sürebilir. Uzun süre işe gitmek istememek gibi kaytarma davranışı çok görülmeye başlarsa, enerjimiz düşükse, insanlarla ilişkilerimiz olumsuzsa ve hiçbir şeyi paylaşmak istemiyorsak genel olarak performansımız düşükse tükenmişlik sendromuna yakalandık demektir.”

    “İŞE ARA VERİP TATİLE ÇIKSINLAR”

    “Bütün bu olumsuzlukları yaşayan kişiler iş dışında iş ile ilgili şeyleri düşünmesinler, işe ara verebilir hatta tatile çıkabilirler” diyen Irak, “Araştırmalara göre işe kısa süreli ara verince bu geçici bir çözüm oluyor, evet düzeliyorsunuz motivasyonunuz yükseliyor fakat işe döndükten sonra aynı etki yeniden ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Tükenmişlik halini mutlaka ortadan kaldırmak gerektiğini, uzun süre devam ederse depresyona neden olduğunu anlatan Irak, sözlerini şöyle tamamladı: “Sonra çözümü daha da zor oluyor. Başka bir çözüm, yöneticiler tarafından verilen duygusal destek önemli, eleştirmek yerine kişiyi dinleyip duygusal yönden destek olmalılar. Tükenmişlik sendromunun ortadan kalkması için kişiyi üzen ve mutsuz eden çevresel faktörlerin değişmesi gerekiyor.”

  • Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Nuceyfi: “Türkiye’ye Baş Sağlığı Diliyorum”

    Irak’ın kuzeyinde Topçu Üsteğmen İsmail Cazgır’ın şehit olmasıyla ilgili Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame el-Nuceyfi, Türkiye’ye baş sağlığı dileğinde bulundu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile İstanbul’da bir araya gelen Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı El-Nuceyfi, yaptığı görüşmelere dair açıklamada bulundu. El-Nuceyfi, terör örgütü IŞİD tarafından Irak’ın Kuzey’ine atılan mermilerin Gedu Üs Bölgesi’ne düşmesi sonucu Topçu Üsteğmen İsmail Cazgır’ın şehit olmasıyla ilgili Türkiye’ye baş sağlığı dileklerini ileterek, “Türkiye Cumhuriyetine ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine baş sağlığı diliyorum” dedi

    “Bugün Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun davetine icabet ederek bir ziyaret yaptım ve çok verimli görüşmeler gerçekleştirdim” diyen el-Nuceyfi, Erdoğan ve Davutoğlu ile yaptıkları görüşmelerde, Musul’un terör örgütü DAEŞ’ten kurtulmasına yönelik önümüzdeki süreçte atılacak adımların ele alındığını kaydetti. El-Nuceyfi, “Bugün ABD, Avrupa’ya, bütün dünyaya tehdit oluşturan DAEŞ terör örgütüne karşı Türk Devletinin rolü ve çabalarına teşekkürlerimizi iletme fırsatı buldum. Türkiye’nin yardımları çok önemlidir. Türkiye gerek Musul halkına, gerek yerlerinden edilmiş kişilere çok önemli çalışmalar yaptı. Bunların önümüzdeki dönemde devam edeceğini düşünüyoruz ve biliyoruz. Bu konuda Türkiye’nin desteğine güveniyoruz” dedi.

    “MUSUL OPERASYONLARINA Şİİ MİLİSLERİ KATILMASINI KESİNLİKLE İSTEMİYORUZ”

    Irak askerinin Musul’u DAEŞ terör örgütüne yönelik operasyonu sorulan ve kentteki Sünni grupların, silahlı Şii unsurlarca katletme korkusu taşıdığı yönündeki soruları da değerlendiren Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame El-Nuceyfi, “Musul, Irak’ın ikinci büyük şehridir ve Sünni şehridir. Bu şehrin kurtarılmasına ilişkin çabalar uzunca bir süredir devam etmektedir. Üç gün önce güneyden bir operasyon başladı. Bunun genişleyerek ve hızlanarak devam etmesini ve Musul’un kısa sürede kurtarılmasını istiyoruz. Buna Türkiye tarafından Başika bölgesinde eğitilen Haşdi Vatani birliklerinin de katılımı önemlidir ve bunu arzu ediyoruz. Ayrıca güneyden Irak ordusu ve Peşmergenin desteğiyle Musul’un kısa sürede kurtarılmasının önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

    Silahlı aşırı uç gruplardan Şii Haşdi Şaabi milislerinin bu operasyona katılmasına kesinlikle karşı olduklarına da değinen El-Nuceyfi, “Musul halkı bunu kabul etmeyecektir. Musul’un kurtarılmasından sonra istikrar gelmesi bu birliklerin katılması halinde mümkün değildir. Bunu kimse kabul etmez ve istikrar gelmez. Ayrıca mezhebi çatışmaların da körüklenmesine sebep olur. Musullular yine Türkiye’nin desteğiyle şehirlerinin kurtarılmasını ve bu sürecin kısa sürede sürecin tamamlanmasını Haşdi Vatani; yani Başika’da eğitilen gruplar ve aşiretlerin desteğiyle beklemektedirler” şeklinde konuştu.

    “ABD VE TÜRKİYE İLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDEYİZ”

    El-Nuceyfi, Bölgesel Kürt Yönetimi Lideri Mesud Barzani’nin Sünniler için de bir yapı istemesi konusuna ise, “Biz Barzani ile ittifak içindeyiz. Yakın bir koordinasyon ve eş güdüm içindeyiz, askeri hazırlıklar bağlamında. Haşdi Vatani, Irak ordusu ve Türkiye’nin desteğiyle Haşdi Vatani, Irak ordusu ve Peşmergenin önümüzdeki dönemde Musul’un kurtarılması için birlikte çaba harcayacağını biliyoruz. Amacımız Musul’u kurtarmak. Musul’un kurtarılmasından sonraki dönemde DAEŞ tehdidinin bertaraf edilmesi ve Musul’un kurtarılması öncelikli hedef. Akabinde Sünniler kendi bölgelerinde Irak anayasasına uygun bir şekilde nasıl bir idare ve yönetim istediklerine kendileri karar vereceklerdir. Bu kudrete ve ehliyete sahiptirler. Bunu da başarabilirler. Bundan sonraki süreçte uluslararası toplumla ABD ile Kürt Yönetimi ile Türkiye ile işbirliği içinde Musul’un kurtarılmasına yönelik çalışmalarımız, çabalarımız devam edecektir. Bu çerçevede Kürt yönetimiyle de yakın bir işbirliği ve ittifak içindeyiz” dedi.

    “MUSUL’DA İRAN İLE İLİNTİLİ HİÇ BİR UNSURU KABUL EDEMEYİZ”

    İHA muhabirinin, “Bundan önceki bazı operasyonlarda ülkenin belli bölgelerinde askeri varlığını sürürden İran Devrim Muhafızları’nın Musul’u kurtarma operasyonunda da yer alma olasılığı var mı?” şeklindeki sorusuna da cevap veren Usame El-Nuceyfi, “Musul’un kurtarılması sürecinde Haşdi Şaabi ve İran ile ilintili grupların bulunmasına kesinlikle karşıyız. Musul’un Musul Vilayeti’nin kendi çocuklarının, kendi aşiretlerinin, uluslararası koalisyon, Türkiye’nin, Peşmergenin ve Irak ordusunun bu operasyonu gerçekleştirmeye gücünün kudretinin yeteceğini biliyoruz. Bunun haricindekilerin Musul operasyonunda yer almasına kesinlikle karşı çıktığımızı belirtmek istiyorum” cevabını verdi.

  • Kerry: “Daeş, Irak Ve Suriye’de Soykırım Suçu İşledi”

    ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, terör örgütü DAEŞ’in Irak ve Suriye’de Yezidi, Hristiyan ve Şiilere karşı soykırım suçu işlediğini söyledi.

    ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Dışişleri Bakanlığında düzenlediği basın toplantısında DAEŞ tarafından azınlıklara karşı gerçekleştirdiği şiddetin “soykırım” olduğunu kaydederek, ABD’nin terör örgütünü bu suçtan sorumlu tutmak için her şeyi yapacağını söyledi. Kerry, “DAEŞ, kontrolü altında bulunan bölgelerdeki Yezidiler, Hıristiyanlar ve Şii Müslümanların da aralarında bulunduğu azınlıklara karşı soykırım suçu işledi. Bu suçları isimlendirmek önemli ancak daha önemlisi bunları durdurmak” dedi.

    ABD’nin, DAEŞ’in Irak ve Suriye’deki Yezidilere ve diğer azınlıklara yönelik faaliyetlerinin soykırım olduğuna karar verdiğini bildiren “Buradaki amacım, DAEŞ’in bölgedeki azınlıklara karşı soykırım yaptığını dile getirmek” dedi. ABD’li Dışişleri Bakanı açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “ Gerçek şu ki DAEŞ, Hristiyanları sadece Hristiyan, Yezidileri Yezidi, Şiileri Şii oldukları için öldürdü. Faillerin sorumlu tutulduklarını görmek için her şeyi yapacağız.”

    Öte yandan, Kerry, terör örgütünün insanlığa karşı suçlardan ve etnik temizlikten de sorumlu olduğunu sözlerine ekledi.

  • Irak Heyeti’nden ATSO’ya Ziyaret

    Türkiye-Irak Sanayicileri ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nevaf Kılıç, Türkiye-Irak Sanayicileri ve İşadamları Derneği Antalya Temsilcisi Kenan Yozgatlı ve beraberlerindeki işadamları heyeti Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nı(ATSO) ziyaret etti. Heyeti, ATSO Yönetim Kurulu Üyeleri Ethem Tayfun Kavukcu ve Erol Erkan ağırladı.

    ANTALYA TURİSTLER İÇİN OLDUĞU KADAR YATIRIMCILAR İÇİN DE CAZİBE MERKEZİ

    ATSO, Antalya ve kent ekonomisiyle ilgili heyete bilgiler veren ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Kavukcu, ATSO’nun 40 bini aşkın üyesi ve 133 yıllık geçmişi ile kentin en köklü kurumlarından birisi olduğunu belirtti. Pek çok yabancı sermayeli firmanın da Antalya’da yatırım yaptığını ifade eden Kavukcu, “Odamıza kayıtlı 2 bin 950 yabancı sermayeli firma var. Bu firmalardan 20’si de Irak ortaklı firma. Antalya turistler için olduğu kadar yatırımcılar için de cazibe merkezi bir kent” dedi.

    ANTALYA EKONOMİSİ İÇİN EN ÖNEMLİ SEKTÖRLER TARIM VE TURİZM

    Antalya ekonomisi için en önemli sektörlerin tarım ve turizm olduğunu söyleyen ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Kavukcu, “Kentimiz sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri. Her yıl ülkemize gelen her 3 turistten biri Antalya’yı ziyaret ediyor ve gerçekleştirilen her 3 gecelemeden 2’si Antalya’da yapılıyor.” şeklinde konuştu.

    Antalya’nın turizmde olduğu kadar tarımsal üretimde de ülkenin lideri olduğunu ifade eden Kavukcu, özellikle Türkiye’nin örtüaltı üretiminin yarısının Antalya’da yapıldığını kaydetti.

    UR-GE PROJELERİNİ AKTARDI

    ATSO’nun üyelerini uluslararası pazarlara açmak için gerçekleştirdiği kümelenme çalışmalarıyla ilgili de heyete bilgiler veren Yönetim Kurulu Üyesi Ethem Tayfun Kavukcu, ATSO kümelenme projeleri ile üyelerimizi uluslararası pazarlara açıyoruz. Odamız 2011-2014 yılları arasında Ekonomi Bakanlığı’nın Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Desteği kapsamında ‘Yapı Malzemeleri Kümesi Projesi’ni yürütmüştür. Bir diğer önemli kümelenme projemiz ‘Gıda Kümesi Projesi’dir. Bu projemizde 2014 yılı Haziran ayından itibaren faaliyetlerine devam etmektedir. Yine Odamız tarafından yürütülen Tarım Kümesi Projesi’nde yer alan gübre, biyolojik mücadele, tohum ve sera ekipmanları alanlarında faaliyet gösteren 17 firmamız bulunmaktadır. Uygun koşullar sağlandığında Irak da bu anlamda önemli bir hedef pazar olabilir. İşbirliği olanaklarını birlikte masaya yatırıp kuvvetli ticari işbirliklerine vesile olabiliriz” diye konuştu.

    KUZEY IRAK KADAR GÜNEY IRAK DA YATIRIM BEKLİYOR

    Irak’ın pek çok yatırımcı için önemli bir merkez haline geldiğini söyleyen Türkiye-Irak Sanayicileri ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nevaf Kılıç, özellikle inşaat alanında çok büyük yatırımcılara ev sahipliği yaptıklarını vurguladı. Irak’ın Kuzey’inin olduğu kadar Güney Irak’ın da yatırıma açık olduğunu ifade eden Kılıç, “Antalyalı yatırımcıları Irak’ta ağırlamak ve yatırım fırsatlarını yakından görmelerini sağlamak istiyoruz” dedi.

    Görüşmenin sonunda ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Kavukcu, Türkiye-Irak Sanayicileri ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nevaf Kılıç’a ATSO Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından yapılan Antalya tablosunu hediye etti.