Etiket: Irak

  • Almanya’dan Türkiye’ye Kuzey Irak desteği

    Almanya Meclisi Savunma Komisyonu üyeleri Türk askerinin Kuzey Irak’ta bulunmasına destek verirken, Türkiye-Rusya yakınlaşmasına ilişkin “Türkiye’nin yeri NATO’dur” dedi.

    Sözde Ermeni soykırımı tartışmaları nedeniyle Türkiye’nin askerlerini ziyaretine izin vermediği Almanya Meclisi Savunma Komisyonu üyelerinden oluşan 7 kişilik heyet, gerekli izinlerin verilmesi üzerine Adana’daki İncilik Üssü’nde koalisyon güçleriyle birlikte IŞİD’e karşı savaşan Alman askerlerini ziyaret etti. Heyette Almanya Parlamentosu Savunma Komisyonu Başkan Yardımcısı Karl Lamers, Ingo Gaedechens, Florian Hahn, Rainer Arnold, Karl Heinz Brunner, Alexander Neu ve Agnieszka Brugger yer aldı.

    Ziyaretin ardından İzmir’e gelerek basın toplantısı düzenleyen heyet, Türkiye ve Irak arasında yaşanan Başika krizinden DAEŞ ile mücadeleye, Türkiye-Rusya yakınlaşmasından İncirlik Üssü’ndeki izlenimlerine kadar pek çok konuyu değerlendirdi. Alman Savunma Komisyonu Başkan Yardımcısı Karl Lamers, ziyaretin Türkiye-Almanya arasındaki görüşmelerin daha da devam ettirilmesi için bir zemin oluşturduğunu, bunun Federal Meclis’te yapılan görüşmeler açısından da olumlu bir yaklaşım getireceğini düşündüğünü söyledi. Lamers, Türk askerinin Kuzey Irak’ta bulunmasına destek verirken, Rusya ile yakınlaşma konusunda, “Türkiye’nin yeri NATO’dur” dedi.

    “İki tarafın isteğini gördük”

    Alman heyet, dün Türk Savunma Komisyonu ile görüşmelerinin son derece samimi bir ortamda gerçekleştiğini ve iki ülke arasındaki ilişkilerinin yeniden eski halini alacağına inandıklarını belirtti. Görüşmelerle ilgili bilgi veren Almanya Savunma Komisyonu Başkan Yardımcısı Karl Lamers, “Çok samimi bir görüşme oldu. Bu Türk tarafının da görüşme ihtiyacında olduğunu, bir araya gelme konusunda da bir talebi olduğunu biz hissettik. Yeniden ilişkilerin iyi bir düzeye gelmesi ve temasların yoğunlaşması yönünde iki taraflı isteğin olduğunu ifade ettik. Bunun yapılması yönünde birbirini anlama da önemli ve biz dün bu görüşmede bunu başardık” dedi.

    “İşlemlerde hukuk devlet kurallarına uyulmalı”

    Alman tarafı olarak 15 Temmuz darbe girişimini kınadıklarını belirterek üzüntülerini dile getiren Lamers, TBMM’yi ziyaret ettiklerini ve orada Türk insanın o gece neler yaşadıklarını, yüreklerinde neler hissettiğini çok iyi anladıklarını söyledi. Türkiye’nin yanında olduklarını ifade eden Lamers, “Darbe girişimi ile ilgili ortaya çıkan işlemler, hukuk devleti kuralına uygun olarak davranılması, bunun dikkate alınması ve bu yaklaşımla birlikte yapılacak işlemlerde bunun olması gerektiğini düşünüyoruz. Bunu da görüşmelerimizde ifade ettik” diye konuştu.

    “Türk heyetini Almanya’ya davet ettik”

    Görüşmelerin oldukça insani geçtiğini vurgulayan Lamers, “22 yıldır Federal Meclisteyim, bu samimiyeti hiç hissetmemiştim. İnsanların birbirine yaklaştığını ve samimi ortamda yeniden eski bir nevi ilişkilerin tesis edilmesi yönünde iradesi ve isteği olduğunu hissettim. Tekrar ileriye bakalım, bu çerçevede biz dost ve ortağız. Bunu görüşmelerde Türk tarafının ifadelerinde de rahatlıkla anladık. Almanya’dan gelen turistlerden bahsedildi, akrabalardan bahsedildi. Görüşme sonunda arkadaşlarımla göz göze geldik. Şunu ifade ettiğimizi gördüm. Burada bir yakınlaşma isteğinin, iradesinin olduğunu iki taraftan da olduğu bir gerçek. ‘Bu görüşme burada sona ermez ve Almanya’da da bunu devam ettirelim’ dedim. Türk heyetini Berlin’e davet ettik ve kabul ettiler. Bu görüşmeyi daha da ileriye götürmek istediğimizi söyledik” şeklinde konuştu.

    “Ermeni Soykırım Tasarısı’nda kabahatimizi yüklendik”

    Toplantıda kritik ve hassas olan konular üzerinde de durduklarını dile getiren Lamers, sözde Ermeni soykırımı iddialarını destekleyen Alman Meclisi’nde onaylanan tasarı ile ilgili görüşmelerini de anlattı. Lamers, “Ermeni yasa tasarısı ile ilgili bunun Federal Meclis’in bir hakkı olduğunu, geçmişte olan bu konunun ele alınması yönünde bir hakkın bulunduğunu ifade ettik. Bu çerçevede Alman tarafının da varsa böyle bir durum, bu konuda kabahatini de yüklendiğini kabul etmiştir. Türk tarafı bunun tarihçilere bırakılarak ele alınması gerektiğinden bahsetti. Şu da önemli; meclis başkanlarının bir mektup teyakkisinde bulunarak bu konudaki ilişkilerin ileriye dönük geliştirilmesine katkı sağlayacağını düşünerekten görüşümüzü paylaştık. Türk tarafının komisyon başkanı, ‘Bizler müttefikiz’ dedi ve haklı. Biz Türkiye tarafındayız. Türkiye’yi bu anlamda destekliyoruz. Hatırlayacak olursak Kahramanmaraş’ta da Almanya, Suriye’den gelen tehlikeye karşı Türkiye’nin korunmasına kararlılıkla katkı sağlamıştır. Bu da dayanışma anlamında önemlidir” ifadelerini kullandı.

    “Buzların eridiğini düşünüyoruz”

    İncirlik Üssü’ndeki Alman askerlerinin görev sürelerinin uzatılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Lamers, şunları söyledi:

    “Nihayet bu çerçevede Alman ordusunun görevleri ile ilgili olarak da önemli bir göreve sahibiz. Yurt dışında onların ziyaret edilmesi, görevlerinin uzatılması ile ilgili ve ziyaret etmemiz yönünde hakkımız ve görevimiz var. Bunu da bugün yaptık. İncirlik’te konuşlu askerlerimizi ziyaret ettik. Bunun da Anayasa ve Alman Parlamentosu’nda ele alınması gerekir. Süre uzatılacaksa bizim kararımızla birlikte süre uzatılmakta veya sonlandırılmaktadır. Bu yaklaşımımız Türk tarafından da normal kabul edildi, görüşmelerimizden bunu algıladık. Böylelikle buzların eridiğini düşünüyoruz. Bundan sonra da bu adımla birlikte başka ziyaretler de olacaktır. Alman askerlerine konuşlu olduğu yerlerde, nerede olursa olsun onları ziyaret etme gibi bir hakkımız olduğunu ifade ettik.”

    İncirlik’te Türk, Amerikan ve Alman komutanları ile bir araya geldiklerini anlatan Lamers, Alman askerlerinin o bölgede görev aşkı içinde olduğunu ve DAEŞ ile mücadelede Alman askerlerinin de önemli katkıları olduğunu söyledi.

    “İncirlik’te gördüğümüz manzara çok etkileyici”

    Lamers, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bizler müttefikiz. Özellikle terör gurubu olarak da DAEŞ’e karşı birlikte dayanışma içinde mücadele etmeliyiz. Bu, BM çerçevesinde DAEŞ’in terör örgütü olduğu ve mücadele edilmesi gerektiği de dünya barışı açısından son derece açık bir konudur ve biz de bunu yapacağız. Hem Türk, hem Amerikan hem Alman askerlerinin orada ne kadar önemli görev yaptığını gördük. Bu görev teröre karşı mücadeledir. Alman tarafı keşif uçağı ile orada yapılan kayıtları ile DAEŞ’e karşı mücadelede önemli kaynak sağlamaktadır. Bu onlar tarafından da ifade edildi. Bu keşif uçaklarıyla birlikte önemli görüntüler ve bu görüntülerle birlikte Alman askerlerinin görevlerini ne kadar hassasiyetle yerine getirdiklerini bize anlatılan brifinglerle gördük. Bunun dışında İncirlik Üssü olmak üzere alt yapının Alman tarafı açısından da çevrede daha iyi bir hale getirilmesini, olumlu yönde içerisinin optimize edilerek çalışmaların yapılmasını da dinledik. Yapılacak çalışmalar var, bunları da olumlu görüyoruz. Biz Federal Meclis’te de bunu tartışacağız. Gerçekten İncirlik’te gördüğümüz çok etkili bir manzara; hem Türk, hem Alman, hem Amerikan, hem Danimarka, hem İspanyol ve diğer birçok grup askerler çok önemli koordinasyon içerisinde bu acımasız teröre karşı birlikte mücadele ediyorlar.”

    “Türk-Alman ilişkileri eski haline gelecek”

    Alman heyet, yaptıkları ziyaret ile Türk-Alman ilişkilerinin daha da iyiye gideceğine işaret ederek, “Bu ziyareti yapmada önce büyük beklentiler içerisinde olundu. Bu beklentileri de biz belli derecede karşılayabildik ve eminim ki başarılı odluk. Bu adımla birlikte normalleşmeye doğru geri döndüğümüzü düşünüyorum. Genel anlamda Türk-Alman ilişkileri açısından önemli bir katkı yapacağını düşünüyorum. Hem askerlerimizle hem savunma komisyonu ile bir araya gelmemiz önemli katkı yapacaktır. Türkiye-Almanya ilişkilerinin eski haline dönmesi açısından önemli katkısı olacaktır. Hem insanları da yakınlaştıracak ve siyaseten de durumun yeniden düzelmesi açısından eminim. Çünkü güvenlik politikaları bakımından dünyada hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını ve dünyada barışı tesis etmek açısından çalışmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    Almanya’dan Türk askerine Kuzey Irak desteği

    Alman heyet, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin Irak Temsilciler Meclisi’nin Musul’a bağlı Başika kampındaki Türk askerinin çıkarılması kararına ilişkin sorusu üzerine Milletvekili Rainer Arnold, Türkiye’nin Almanya gibi o bölgede bulunma hakkı olduğunu söyledi. Arnold, “Bu konuda Irak Parlamentosu’nda bahsederken orada alınan karardan bahsediyoruz ama bu bir kanun değildir. Nasıl ki Federal Meclis’te alınan karar kanun değilse bu da bir kanun değildir. Almanya olarak da Alman askeri ile birlikte Kuzey Irak’ta oradaki peşmergelere eğitim vermek için zaten biz de oradayız. Burada meşru bir hak olarak da, ki bu uluslararası hukuk çerçevesinde böyledir. Bu kararı vardır. Irak’ın da terörle mücadele konusunda koalisyon güçlerine daveti vardır. Türkiye’nin orada bulunmasının meşru olduğunu düşünüyorum ama diğer taraftan bu konunun Türk ve Irak hükümetleri arasında çözümlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabiî ki son söz söylenmemiştir. Önemli olan buradaki ittifakın terörle mücadelenin devam etmesidir. Uzun vadede baktığımızda başka ülkelerde varlık bulundurmaları belki sıkıntılı olabilir. Orada Alman askerlerinin, bizim olduğumuz gibi Türkiye’nin de bulunma hakkı olduğunu biliyoruz” dedi.

    “DAEŞ’e karşı ortak mücadelemiz devam etmeli”

    Alman askerlerinin görev süresinin uzatılması konusundaki soru üzerine Arnold, Türk tarafının oldukça profesyonel olduğunu ve askerlerinin görev süresi görüşmelerinin Aralık ayında olacağını söyledi. İncirlik Üssü’nde altyapı ile ilgili çalışma ihtiyacı olduğunu belirten Lamers ise, bu çalışmaların da yapılabileceğini ifade etti. Türkiye’nin DAEŞ ile mücadelesine de değinen Lamers, “Ortak bir mücadele veriliyor. Çünkü DAEŞ terör örgütü olarak dünya barışını, güvenliği tehdit ediyor. Hepimizin ortak mücadelesini devam ettirmesi gerekiyor” dedi.

    “Rusya ile görüşebilir ama Türkiye’nin yeri NATO’dur”

    Bir basın mensubunun Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşma konusunda Almanya’nın düşüncelerini sorması üzerine Lamers, “Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanının ve Meclis’in yerinin neresi olduğunu çok iyi bildiğini düşünüyorum. Bu yer de NATO’dur. Görüşmenin yapılması gayet doğaldır. Rusya önemli bir ülkedir ancak nihayetinde bir ittifaktan bahsedilecek olursa Türkiye’nin yeri NATO’dur. Rusya tabiî ki önemli bir ülke, elbette görüşmeler yapılmalıdır. Ama açık bir şekilde Türkiye’nin geleceği NATO’nun içerisindedir” diye konuştu.

    “Sorunun ortadan kalktığını düşünmüyorum”

    Lamers’ın görüşmeler ile birlikte iki ülke arasındaki sorunların çözüldüğünü söylemesine katılmadığını ifade eden Alexander Neu ise şu görüşleri paylaştı:

    “Savunma komisyonu ile ilgili olarak aslında Türkiye ile Almanya arasındaki sorunun henüz ortadan kakmadığını, özellikle Ermeni tasarısı ile alınan kararın halen sorun bağlamında burada devam ettiğini, belki yeniden böyle bir oylama olursa yeniden meclisten aynı tablonun çıkabileceğini ifade etmeliyim. Türk tarafı da görüşlerini ifade etti ve kesin olarak tavrını ortaya koydu. Bu sorunun ortadan tamamen kalktığını söylemek zor. Ama tabiî ki nazik bir şekilde bir araya gelindi. Dünkü görüşme böyle bir ortamda geçti” ifadelerini kullandı.

    Agnieszka Brugger de görüşmelerin oldukça yapıcı geçtiğini ve terörün sadece askeri değil siyasi kararlarla da çözümlenmesi gerektiğini söyledi.

  • AK Partili Şahin Tin’den, Irak Parlamentosunun kararına tepki

    AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin, Irak Parlamentosunun Türkiye hakkında aldığı suçlayıcı karara sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösterdi.

    Tin, Irak Temsilciler Meclisinin aldığı karar ile Türkiye’nin Musul’a bağlı Başika’daki askeri varlığının kabul edilmediğini duyurmasının ardından sosyal medya hesabı twitter üzerinden tepkisini dile getirdi. Yaptığı açıklamada, Irak Parlamentosunun Türkiye’nin Irak’taki askeri varlığını sonlandırması yönündeki kararına tepki gösteren Tin, Türkiye hakkında alınan bu suçlayıcı kararın Irak halkının görüşünü yansıtmadığını belirtti.

    Şahin Tin, Irak Parlamentosunun kararına tepkisini şu ifadelerle dile getirdi:

    “Türkiye’yi Irak’ta saf dışı bırakmak adına Irak Parlamentosunun aldığı kararı kınıyoruz. Karar Irak halkının görüşünü asla yansıtmamaktadır. Ayrıca söz konusu kararın Sn. Cumhurbaşkanımıza yönelik çirkin ithamlar içeren bölümünü de kabul edilemez buluyor ve protesto ediyoruz. Türkiye kaynaklı hiçbir tehdidin olmadığı Irak’ta varlığımızı saf dışı bırakmak adına karar aldıranlar, Irak halkına sadece acı yaşattılar. Yıllardır desteğimizi seferber ettiğimiz Irak halkına dost ve yardım elimizi uzatmayı ve bölgedeki terör odaklarıyla mücadeleyi sürdüreceğiz”

  • Irak ve Suriye’le sınır ötesi operasyon tezkeresinin süresi uzatıldı

    Irak ve Suriye’ye sınır ötesi operasyon konusunda hükümete yetki verilmesiyle ilgili tezkerenin süresi 13 ay uzatıldı. Tezkere, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.

  • Irak sınırında saldırı hazırlığındaki teröristlere baskında silah ve mühimmat ele geçirildi

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Irak sınırında saldırı hazırlığındaki teröristlere düzenlenen baskında silah ve mühimmat ele geçirildiğini açıkladı.

    TSK’dan yapılan açıklamada, 48’inci Hudut Tugay Komutanlığı’nca 10-11 Eylül 2016 tarihlerinde Şırnak Türkiye-Irak sınırı sıfır noktasında saldırı hazırlığı içinde bulunan BTÖ mensubu teröristlere yönelik gece yarısı yapılan baskın tarzındaki operasyonda BTÖ mensuplarına ait 1 adet Doçka uçaksavar silahı, 2 adet sığınak, 1 adet mevzi ve çok sayıda muhtelif cins ve miktarda mühimmat ve yaşam malzemelerinin bulunarak yerlerinde imha edildiği kaydedildi.

  • Irak Büyükelçiliği önünde protesto

    Iraklı Türkmenler, Türkmenlere bakanlık kademesinde yer verilmediği gerekçesiyle Irak yönetimini protesto etti.

    Irak yönetimini protesto eden Türkmeneli Dernekler Federasyonu üyesi bir grup, Ankara’daki Irak Büyükelçiliği önünde toplandı. Grup Türkçe ve Arapça olarak, “Türkmen haksızlığa boyun eğmez”, “Irak Türkmensiz olmaz”, “Irak Türkmenleri haklarından vazgeçmediler, vazgeçmeyecekler” sloganları attı.

    Grup adına basın açıklaması yapan Türkmeneli Dernekleri Federasyonu Başkanı Aydın Beyatlı, 2003 yılından beri İbadi kabinesi haricinde her kabinede Türkmenleri temsilen bir bakanın olduğu belirterek, son on yıl içinde çok sayıda bakanın adının yolsuzluk ve rüşvete karıştığını, hiçbir Türkmen bakan hakkında ise en ufak bir şaibenin olmadığını kaydetti.

    Türkmen sivil kuruluşları olarak Irak topraklarına gönülden bağlı olduklarını ifade eden Beyatlı, “Herkes gibi bizlerin de yoğunlukta yaşadığımız şehirlerimiz ve yönetimde yer alabilecek yetenekli şahsiyetlerimiz var. Bizler Irak toplumunun ayrılmaz bir parçasıyız ve üçüncü büyük milletiz. Her zaman dürüst, çalışkan ve yetenekli olan insanlarımız bakan, bakan yardımcısı, genel müdür gibi makamlarda çalışarak Irak’a hizmet etmek istemektedir. Türkmenlerin yoğunlukta yaşadıkları şehirlerde Türkmenler de söz sahibi olabilmeli ve üst yönetim kademelerinde yer alabilmelidir. Irak Parlamentosu Türkmenleri üçüncü en büyük millet olarak kabul ettiği halde ne bir bakanları, ne bir valileri, ne de bir il meclis başkanları var. Bu da kasıtlı olarak Türkmenleri bütün taraflarca dışlanmasından başka bir şey değildir” diye konuştu.

    Beyatlı, basın açıklamasının ardından Irak’taki Türkmen derneklerince ortak hazırlanan mektubu okudu. Daha sonra grubu temsilen 3 kişi Büyükelçiliğe girerek Iraklı yetkililere ulaştırılması amacıyla görevlilere mektubu verdi. Grup basın açıklamasının ardından olaysız dağıldı.