Etiket: İpotek

  • AK Partili İnceöz: “Geleceğimizi kimse ipotek altına alamaz”

    AK Parti Grup Başkanvekili ve Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz, bir daha darbelerle dolu bir tarih yaşamak istemediklerini belirterek, “O anlamda da geleceğimizi kimse ipotek altına alamaz, almasına da izin vermiyoruz” dedi.

    15 Temmuz gecesi Fethullah Gülen Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) tarafından Türkiye’ye gerçekleştirilmek istenen darbe girişiminin ardından 17 gün geçmesine rağmen tüm Türkiye’de olduğu gibi Aksaray’da da vatandaşlar demokrasi nöbetini tutmaya devam ediyor. Ellerinden Türk Bayraklarını alan 7’den 70’e tüm vatandaşlar meydanlara koşarak demokrasi nöbeti tutuyor. Demokrasi nöbetine vali, belediye başkanı başta olmak üzere protokol üyeleri, siyasiler ve sivil toplum örgütleri de devam ediyor.

    Demokrasi nöbetine kimi zaman Ankara’da, kimi zamanda Aksaray’da katılan AK Parti Grup Başkanvekili ve Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz, vatandaşlarla birlikte ilk günkü heyecan ve coşkuyla nöbeti sürdürdüklerini söyledi. Meydanların hınca hınç dolu olduğunu ifade eden İnceöz, “Aksaray meydanında vatandaş her zaman destek vermek için bulundular. 81 ildeki meydanlarımızda bu coşkuyu görmekteyiz. Biz irademize sahibiz, geleceğimize sahibiz. Başkomutanımız Recep Tayip Erdoğan’ın ikinci bir emrine kadar da meydanlardayız. Çünkü bir daha darbelerle dolu bir tarih yaşamak istemiyoruz. O anlamda da geleceğimizi kimse ipotek altına alamaz, almasına da izin vermiyoruz. İşte meydanların dili net bir şekilde demokrasi istiyor. İdaresine sahip çıkmak istiyor. İlk gün ki heyecan ve coşkunun daha da arttığını gördük. Katılım sağlayan ve destek veren Aksaray halkına teşekkür ediyorum” dedi.

  • Vakıfbank’tan İlk Euro Cinsi İpotek Teminatlı Menkul Kıymet İhracı

    VakıfBank, Türkiye’nin euro cinsi ilk İpotek Teminatlı Menkul Kıymet (Covered Bond) ihraç işlemini gerçekleştirdi.

    VakıfBank, Türkiye’nin euro cinsi ilk İpotek Teminatlı Menkul Kıymet (Covered Bond) ihraç işlemini gerçekleştirdi. 5 yıl vadeli ve 500 milyon euro tutarındaki işlemin kupon oranı yüzde 2.375 olarak gerçekleşti. VakıfBank Genel Müdürü Halil Aydoğan konu ile ilgili, “Türkiye’nin ilk euro cinsi İTMK ihracını gerçekleştirdiğimiz için çok mutluyuz. Türk bankacılık sektörünün ve bankamızın uluslararası piyasalardaki gücünü, saygınlığını ve bilinirliğini bir kez daha ispatlamaktadır. Uzun vadeli ve uygun maliyetli farklı kanallarla kaynak yapısını çeşitlendirmeye ve bu kaynakları reel sektörün kullanımına sunmaya devam edeceğiz. İşlemin açıklanması ile birlikte çok kısa sürede güçlü bir taleple karşılaştık” dedi.

    İşlemin diğer bir önemli özelliğinin rating ile ilgili olduğunu belirten Aydoğan sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Söz konusu işlemin, Moody’s tarafından Türkiye’den ihraç edilen tahvillere verilebilecek en yüksek not olan A3 notu ile derecelendirilmesini bekliyoruz. Bu işlem ile covered bond piyasasını diğer Türk bankalarına da açtığımızı, orta ve uzun vadede birçok Türk bankasının da bu enstrüman vasıtasıyla uzun vadeli kaynaklara ve yeni bir yatırımcı tabanına erişeceklerini düşünüyorum”.

  • Bakan Sarı: “Hiçbir Güç Türkiye’nin Geleceğini İpotek Altına Alamaz”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, terör örgütü PKK’nın Sur’da yapılan kentsel dönüşüm çalışmalarını engellemeye çalıştığını belirterek, “Hiçbir güç, hiçbir terör örgütü Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alamaz, alamayacaktır da. Türkiye’nin yarınlarını kimsenin karartmasına izin vermedik, vermeyeceğiz” dedi.

    Uluslararası İstanbul Akıllı Şebekeler ve Şehirler Kongre ve Fuarı, 4’üncü kez ziyaretçilere kapılarını açtı. Haliç Kongre Merkezi’nde 150 firmanın stant açtığı fuara Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş katıldı. Kongrede akıllı şehirler için yenilikçi uygulamalar ve bu kapsamda yapılan çalışmalar konuşuldu.

    “HİÇBİR GÜÇ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ İPOTEK ALTINA ALAMAZ”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Sarı, hem şehirleşme hem de terörle mücadele konusunda önemli mesajlar verdi. Bakan Sarı, “Ülkemizin günlük kararlarla yönetildiği zamanlarda plansızlığın, projesizliğin ve vizyonsuzluğun ürünü olan çarpık şehirleşme sorununu ancak yeni çözmeye başladık. Maalesef birileri projelerimizi engellemeye çalışıyor. Örneğin Sur projemiz. Biz dünyanın konuştuğu akıllı şehirleri bugün burada tartışırken, birileri ise bölgede çalışan mühendislerimizi, ustalarımızı, işçilerimizi, memurlarımızı tehdit etmekle meşgul. Hain terör örgütü bölgede çalışan ekiplerimizi, vatandaşlarımızı korkutmaya çalışıyor. Burada bir şeyi tekrar etmek istiyorum: Hiçbir güç, hiçbir terör örgütü Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alamaz, alamayacak da. Türkiye’nin yarınlarını kimsenin karartmasına izin vermedik, vermeyeceğiz” dedi.

    Vali Şahin de yaptığı konuşmada yenilenebilir enerjiye dikkat çekerek, “Gezegenimiz hala insanlığa hizmet edecek çok büyük imkanlarla dolu, çok büyük enerji kaynaklarına sahip. Bugün belki fosil yakıtların sonuna geldik diye düşünülse de, güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, kaya gazı ve denizlerdeki sismik enerji insanlığın yeni enerji kaynakları, yeni enerji umutları olmaya başlayacak” şeklinde konuştu.

    “İSTANBUL’DA TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLACAK MODELLERİ GELİŞTİRDİK”

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş ise, “Biz küçülen dünyada bütün teknolojik gelişmeleri yakinen takip etmek, geliştirmek ve insanlığa bunu sunmak zorundayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığı zamanında başlattığı onvizörist görüşüyle İstanbul’da Türkiye’ye örnek olacak modelleri geliştirdik. Altyapıdan ulaşıma kadar her alanda çalışma yaptık” dedi.

  • Aşut: “Terörün Geleceğimize İpotek Koymasına İzin Veremeyiz”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, teröre ve teröristlere karşı devletin verdiği tavizsiz duruşun arkasında olduklarını ancak, terörün, ülkenin ve iş dünyasının geleceğine ipotek koymasına da izin veremeyeceklerini, Türkiye’nin artık terör gündemi sarmalından kurtulması gerektiğini belirtti.

    MTOS Başkanı Aşut, yazılı bir açıklama yaparak, doğu ve güneydoğuda yaşanan terör olaylarının ekonomiye etkisi ile son birkaç yıldır gerek içte gerek çevre ülkelerde meydana gelen olayları Türkiye ve iş dünyası açısından değerlendirdi. Son 2-3 yıldır ülke çapında ekonomide ciddi bir atalet, iş dünyasında ciddi bir durgunluk olduğuna dikkat çeken Aşut, arka arkaya gelen yerel seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimi, iki kez tekrarlanan genel seçimlerin ekonomiyi hep ikinci, hatta üçüncü planda bıraktığını kaydetti.

    Ekonominin bu kadar uzun süre ihmal edilmesinin, koalisyon tartışmalarının getirdiği istikrarsızlığın ve siyasi kavgaların ülkede uzun süredir var olan ve son 10 yılı aşkın süredir ekonomiye can veren istikrar sürecine zarar verdiğini belirten Aşut, bunun sonucunda üretimin sıkıntıya girdiğini ve ihracatın 150 milyar dolar bareminde sıkışıp kaldığını dile getirdi.

    “ÇEVRE ÜLKELERDEKİ SORUNLARIN ETKİLERİNİ AĞIR BİR ŞEKİLDE YAŞIYORUZ”

    Çevre ülkelerde yaşanan sorunların Türk ekonomisine zarar verdiğine işaret eden Aşut, şöyle konuştu: “Özellikle Suriye sorunu ve dünyanın son zamanlarda gördüğü en büyük mülteci akınına maruz kalmamız, dış politikanın ülke ekonomimiz için ne kadar hayati olduğunu gösterdi. Bu noktada iş dünyası olarak devletimizin karar verdiği bir politikanın doğru ve yanlışlığını konuşmak gibi anlamsız ve gereksiz bir polemiğe girmek bizlerin işi değildir. Devletimiz bir karar vermişse bize düşen devletimizin arkasında durmak ve üretmeye, yeni pazar bulmaya, insanımıza iş ve aş vermeye devam etmeye çalışmaktır. Biz de böyle yaptık. Ancak, Suriye, Mısır, Irak gibi ticaretimizde önemli olan ülkelerin ve komşularımızın kendi içlerinde yaşadıkları siyasi ve sosyal sıkıntıların bize yansımasının olumsuz etkilerini de ağır bir şekilde yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Mısır’ın Afrika ve Arap Yarımadası’na olan çıkışımızı kapatması, Suriye’deki sıkıntıların alternatif güzergahı ortadan kaldırması, hem ihracatımızı hem de bu pazarlara olan lojistiğimizi olumsuz engelledi.”

    “TERÖRE KARŞI DEVLETİMİZİN VERDİĞİ TAVİZSİZ DURUŞUN ARKASINDAYIZ”

    Aşut, Türkiye’ye bu sorunları taşımaya çalışan güçlerin, Türkiye’nin sosyal huzurunu bozma çabaları ve gündeme oturan terör eylemlerinin de ekonomiye doğrudan yansıdığını vurguladı.

    Artık bu sarmaldan, birileri tarafından bize biçilen gündemden sıyrılıp ülke olarak kendi gerçek gündemimize dönmemiz gerektiğini anlatan Aşut, sözlerini şöyle sürdürdü: “Milletimizin ve devletimizin bütünlüğüne, kardeşliğine kast eden her türlü teröre ve teröristlere karşı devletimizin verdiği tavizsiz duruşun arkasındayız. Öte yandan terörden etkilenen bölgelerdeki vatandaşlarımızın vatandaşlık haklarının, eğitim, sağlık, özgürce dolaşma hakkının sağlanması adına devletimizin gösterdiği çabayı sonuna kadar destekliyoruz. İnsanımıza karşı sonsuz şefkat ve değer verme, teröre karşı tavizsiz duruş iş dünyasının arkasında durduğu bir politikadır. Terörle gündeme getirilmek ve yapay bir Suriye ortamı yaratılmak istenen bölgelerde güvenlik güçlerimizin huzuru tekrar sağlamaya başlamaları sevindirici bir haberdir. Bu anlamda, milletimizin huzuru ve devletimizin varlığı adına verilen bu büyük mücadelede canlarını veren tüm güvenlik görevlilerimize, askerlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralı gazilerimize acil şifa diliyoruz.”

    “TERÖR GÜNDEMİ SARMALINDAN KURTULMAK ZORUNDAYIZ”

    Terörün, ülkenin ve iş dünyasının geleceğine ipotek koymasına izin veremeyeceklerinin altını çizen Aşut, ancak Türkiye’nin artık terör gündemi sarmalından kurtulması gerektiğini belirtti. Artık gerçek gündemimize dönmek gerektiğini anlatan Aşut, hükümetin 3-6-12 aylık eylem planının gerçek gündeme dönme anlamında çok önemli bir adım olduğunu kaydetti.

    Ekonominin ülkenin geleceği ve sosyal huzuru olduğunu ifade eden Aşut, şunları kaydetti: “Ekonomi ne kadar güçlü olursa sosyal huzur o kadar artar. Elbette ülkenin demokratikleşme sorunları var. Yeni bir anayasa ihtiyacı var. Adaletten eğitime ciddi sorunlarımız var ama tüm bunlar ekonomi ihmal edilmeden eş güdümle ilerlemesi gereken konulardır. Bir yandan siyasi istikrarı, huzuru ve birlikteliği sağlayabilmeliyiz, diğer yandan Türkiye’nin son derece inandığımız orta uzun vadedeki pozitif hedeflerini ele alıp reform alanlarına kesintisiz olarak odaklanabilmeliyiz. Terörün Türkiye’nin potansiyelini ortaya çıkaracak reform alanlarından uzaklaştırmasına kesinlikle izin vermemeliyiz. Aksi takdirde Cumhuriyeti kuran atalarımızdan bugün bu mücadelede canlarını vatan için veren kardeşlerimize kadar bu hakkı ödememiş ve geleceğimize sahip çıkmamış oluruz.”

    “İŞ DÜNYASI GELECEK ADINA HER DAİM UMUTLUDUR”

    Aşut, “Tüm bunlara karşın Türkiye’nin, bir yandan etrafındaki ateşin yansıması olan terör eylemleri, bir yandan ateşe çekilmeye karşı direnen, bir yandan her şeye rağmen sosyal huzurunu koruyan, ekonomisini, döndüren bir ülke olduğunu” vurguladı.

    Aşut, bu noktada, tüm bu başarıların ve ayakta kalabilmenin, bu bölgedeki ülkelerden farklılık gösterebilmenin ardında yatan, artık bir asra yaklaşan Cumhuriyetin bize kazandırdıklarını görmek gerektiğini söyledi.

    Düşmanların, her çabaya rağmen parçalayamadıkları, bölemedikleri, ayrıştıramadıkları bir millet, öte yandan, her şeye rağmen sorunların arasında slalom yapan ve kendi yolunu çizen, küresel ekonominin parçası olmaya devam eden bir Türk iş dünyası olduğunu anlatan Aşut, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bunlar aslında gecenin ardındaki şafağı ve aydınlığı bize gösteriyor. Biz, iş dünyası olarak ülkemizin geleceğinden çok ama çok umutluyuz. Böylesi zor zamanlar bizim kendi içimize dönme zamanı olmalıdır. Etrafımızdaki sıkıntı yaşayan ülkelere baktığımızda bu ülkelerin sıkıntı yaşadığı, onları bu hale getiren konuları iyi irdelemeli ve eğer bizde de benzer sorunlar varsa, şimdiden başkaları müdahale etmeden biz kendi irademizle bunları düzeltmeliyiz. Bu bir taviz değil, aksine ülkemizin gücüne güç katmaktır.”