Etiket: İntikam

  • Kalaşnikoflu saldırıda intikam iddiası

    Gaziantep’te önceki gece yaşanan kalaşnikoflu saldırının daha önce meydana gelen kanlı hesaplaşmanın intikamı olduğu iddia edildi.

    15 Mart 2017 tarihinde Gaziantep Vatan Mahallesindeki bir sokakta içerisinde B.D.’nin bulunduğu lüks araca ateş açılmış, vücuduna isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan B.D. kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Önceki gece İncilikaya Mahallesi, 21 No’lu Sokak üzerinde lüks aracı ile seyir halinde olan Savaş C. ise kendisi takip eden şahıslarca uzun namlulu kalaşnikof silahla taranmış, kafasına isabet eden kurşunlarla aracının içinde olay yerinde hayatını kaybetmişti. Olay sonrası polis ekipleri kaçan şahısların yakalanması için çalışma başlatırken, olayla ilgili soruşturma derinleştirildi.

    37 gün arayla yaşanan her iki infaz olayının birbiriyle bağlantılı olduğu tahmin edilirken, önceki gece öldürülen Savaş C.’nin (38) 15 Mart tarihinde aracının içinde kurşunlanarak öldürülen B.D. isimli şahsın intikamı doğrultusunda öldürüldüğü iddia edildi.

    Olayla ilgili soruşturma ve faillerin yakalanması çalışmalar sürüyor.

  • İntikam için arkadaşının sevgilisini bıçakladı

    Elazığ’da dün kendisini rahatsız ettiğini ileri sürdüğü şahsı bıçaklayan kadınının, bıçakladığı şahsın arkadaşının sevgilisi olduğu ve intikam için bıçakladığı iddia edildi.

    Olay, dün merkez Yeşildere Caddesinde meydana gelmişti. 31 yaşındaki L.Y., 26 yaşındaki Z.V.’yi sokak ortasında bıçaklayarak yaralamıştı. Olayın ardından polise, kendisini rahatsız eden şahsı bıçakladığını söyleyen kadının, eylemi intikam almak için gerçekleştirdiği iddia edildi. L.Y.’nin, bıçakladığı Z.V.’nin kız arkadaşıyla kavgalı olduğu bu yüzden erkek arkadaşını bıçaklayarak yaraladığı ardından da iftira attığı ileri sürüldü.

    Olayda yaralanan Z.V., tanımadığı L.Y.’nin kendisine mesaj attığını ve kız arkadaşıyla ilgili ithamlarda bulunarak görüşme talep etmesi üzerine olay yerine gittiğini öne sürerek, “Olayın büyümemesi için verdiği adrese gittiğimde bir kadının üzerime doğru gelip sol tarafımdan bıçakladı ardından da boynuma bıçakla vuracakken ben iterek kurtuldum ama yere düştüm. Bıçakla yaralandığımı anlayınca o hırsla kalkarak kadına saldırdım. Tanımadığım kadın bana öldürme teşebbüsünde bulunmuştur. Kadının kendisinin rahatsız ettiğim ithamları tamamen yalandır. Bende kadından şikayetçi oldum” dedi.

  • İntikam için motosiklet yakan şahıs yakalandı

    Samsun’da tartıştığı kişinin intikam için motosikletini yaktığı iddia edilen şahıs polis tarafından gözaltına alındı.

    Olay, Samsun’un İlkadım ilçesi Kazımkarabekir Mahallesi’nde önceki gece saat 00.10’da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 15 gün önce tartıştığı S.B.’nin (21) park halindeki motosikletini yaktığı iddia edilen O.D.(33), Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Bürosu ekipleri tarafından yakalandı. Polisteki sorgusu tamamlanan O.D., bugün Samsun Adliyesine sevk edildi.

  • İçişleri Bakanı Soylu :”Devlet terör örgütünden intikam almazsa devlet olmaz”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Antakya Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Şunu söylemek istiyorum birileri akıl veriyor ya, diyor ya ’Devlet adamı intikam demez’ diye. Evet devlet devlete intikam, devlet milletine intikam elbetteki söylemez ama bir şey söyleyeyim. Devlet terör örgütünden intikam almazsa devlet olmaz.” dedi.

    Önemli bir zaman diliminden geçildiğini, bir sınava tabi olunduğunu ifade eden Soylu, sabırla, dayanışmayla, bu topraklara olan bağlılıkla imtihandan geçileceğini söyledi. Büyük badireler atlatıldığını dile getiren Soylu, “Milleti kendi değerlerinden uzaklaştırdılar, ’Biz istediğimiz kadar size kendi değerlerimizi yaşatırız’ dediler, yetmedi. Bazen enflasyonla, bazen hayat pahalılığıyla terbiye ettiler, bazen kazandıklarımızı ve alın terimizi faizlere verdiler, bütün bunlar yetmedi. Bir yandan akaryakıt kuyruklarından bir taraftan ekmek kuyruklarına kadar bu milleti renkten renge, yoksulluktan yoksulluğa, endişeden endişeye sevk etmeye başladılar. Gün geldi silahla terbiye etmeye çalıştılar, evlatlarımızı karşımıza çıkarttılar, darbeler, ihtilaller yaptılar. Mehmetçiği, milletin karşısına milleti sevenlerin karşısına diktiler, yetmedi. Bir annenin iki oğlundan birini sağcı, diğerini solcu yaptılar ve pusu kurdurttular yetmedi. Başörtüsüyle okula gitmek isteyenlere, ’Gidemezsin’, sabah akşam bu aziz milleti kendi topraklarından, değerlerinden, inançlarından, felsefesinden ayırmaya çalıştılar. Ama bu millet hiç ayrılmadı”dedi.

    Soylu, 6-7 Ekim olaylarıyla Türk- Kürt kavgası çıkarılmaya çalışıldığını ancak devletle milletin birlik ve beraberlikle bunun da üstesinden geldiğini vurgulayan Soylu, “Baktılar ki yüzde 50 alan AK Parti’yiiktidardan uzaklaştıramayacağız, alçak ve hain bir darbe girişimine ev sahipliği yaptılar. Biz neyin ne olduğunu biliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın uçağı kalktığı an, oradan havadan onun koordinatlarının ABD’den nereden verildiğini, yani bir talimatla beraber ’Siz Cumhurbaşkanı’nın uçağını düşürün, gereğini yerine getirin’ diye onun koordinatlarını kimlerin verdiğini, nasıl ve ne şekilde hangi sonucu arzu etmek istediklerini hepsini biliyoruz. Kiminle mücadele ettiğimizi biliyoruz. PKK denen bir çeteyle beraber, bir alçakça terör örgütüyle beraber sadece onunla mücadele ettiğimiz hiç kimse zannetmesin. Onun arkasında kimlerin olduğunu, DEAŞ denen örgütün arkasında kimlerin olduğunu, FETÖ denen örgütün arkasında kimlerin olduğunu, onların o büyük gölgelerinden korkmadığımızı herkesin bilmesini istiyoruz”dedi.

    Terör örgütünden intikam almayan devletin, devlet olamayacağını vurgulayan Soylu,” birileri akıl veriyor ya, diyor ya ’Devlet adamı intikam demez’ diye. Evet devlet devlete intikam, devlet milletine intikam elbetteki söylemez, ama bir şey söyleyeyim. Devlet terör örgütünden intikam almazsa devlet olmaz. Bize akıl öğretmesinler ve şu çok nettir bunları her birimiz gönlümüzde, vicdanımızda ve aklımıza eritiyoruz ve geleceğe umutla bakıyoruz.” dedi.

  • Aldatılma ya da terk edilme karşısında insanın ilk tepkisi intikam almak olabiliyor

    İlişkilerde aldatılma ve terk edilme karşısında duyulan intikam isteğine ilişkin tespitlerde bulunan Uzman Psikolog Özge Genlik, aldatılma ve terk edilme kavramlarının anne ile olan ilişkiyle bağlantısına işaret ederek, partnerler arası bağlanma şekilleriyle ilgili bilgi verdi.

    “Aldatılma ya da terk edilme karşısında insanın ilk tepkisi intikam almak olabiliyor. Üzülmek ve öfke duymak son derece insani bir duygu ancak inceden inceye hesaplar yapmak ya da kendimize acı çektirmek doğru bir davranış mıdır?” sorusuna ilişkin çıkarımlarda bulunan Uzman Psikolog Özge Genlik, aldatılmanın deneyimlenmek istenen bir şey olduğunu belirterek şunları söyledi: “Aldatılma ya da terk edilme bir kişinin yaşamında deneyimlemek istediği eylemlerdir. Şöyle ki; aldatılan ya da terk edilen kadın veya erkek bunu kendisi isteyerek yaşamına çekmiştir buradaki çekirdek mekanizma bilinç dışı mekanizmada saklıdır, temeli anne-bebek bağlanmasında atılmaktadır. Aldatılma veya terk edilme kavramlarına yönelik kaygı/korku duyguları beraberinde sürekli ‘ya aldatılırsam, ne yaparım? Ya beni terk ederse vb. düşüncelerle desteklenen düşünce-duygu bileşimleri, annemiz veya bize birincil derece bakım veren kişi ile oluşturduğumuz bağlanma stili,aldatılma ya da terk edilme karşısında vereceğimiz davranışsal ve duygusal reaksiyonun en temel belirleyicileridir”.

    Aldatan ve terk eden kişinin kendisini aldattığını ifade eden Genlik, “Aldatan ya da terk eden kişi ise; kendi kendisini terk eder veya aldatır. Aldatılan ya da terk edilen bir başkası değildir. Kişi kendisini aldatır veya terk eder. Burada bilinçdışının hedefi kişinin anne-bebek bağlanmasını farkındalık zeminine taşıyarak şifalandırmasını sağlamaktır. Bir çifti biraraya getiren bağlanma mekanizmasının temeli, dünyaya merhaba dediği ilk anlarda annesi ile kurduğu bağda atılmaktadır. Annesiyle güvenli bir bağlama ilişkisi geliştirmiş bireylerin yakın ilişki partnerleri ile de güvenli bağlanma ilişkisi geliştirdikleri ve ilişkilerindeki olumsuz nitelikteki çatışmalara yüksek bir farkındalık ile yaklaşarak ilişkilerini iyileştirmeye odaklanıp en az oranda aldatma eğilimine ya da terk etme eğilimine yönelen kişiler olduğu araştırmalar tarafından desteklenmektedir” diye konuştu.

    Uzman Psikolog Özge Genlik bağlanma stilleriyle ilgili şunları aktardı: “Güvenli bağlanma stiline sahip kişiler, aldatılma ya da terk edilme durumlarına yönelik merceği kendi iç dünyalarına çevirerek; ilişki dinamiğinde kendi duygu ve düşüncelerini analiz etmeye yönelirler.”

    “Güvensiz bağlanma stiline sahip bireyler ise partnerlerini en fazla aldatma veya terk etme eğilimi gösteren gruptur. Partnerlerin ilişki süreçlerinde yaşanan en ufak olumsuzluğa yönelik çareyi bir başka kişide aradıkları gözlemlenmektedir. Güvensiz bağlanma stiline sahip bir kişi aldatıldığında veya terk edildiğinde “intikam almak” isteyecektir. Çünkü aldatılma veya terk edilme kendi benlik değerine yönelik bir tehdit unsurudur.”

    “Kaygılı bağlanma stiline sahip bireyler; kendilerinden çok partnerlerine güven duyan bireylerdir. Genelikle uzun süreli ilişki deneyimlemekten kaçınırlar çünkü partnerleri tarafından aldatılma korkuları vardır. Bu nedenle kısa süreli ilişkileri deneyimlemeye daha yatkın olan kaygılı bağlanma stiline sahip bireyler aldatılma veya terk edilme söz konusu olduğunda kendilerini “suçlu” hisseder ve kendilerine acı çektirecek düzeyde “üzüntü” duygusunu deneyimlerler.”

    “Kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler ise; partnerlerinden ziyade kendilerine daha fazla güven duymaktadırlar. Partnerlerine sürekli olArak yönelttikleri sürekli “güvensizlik” duygusu ilişki zeminini de zamanla yıpratır. Partnerin sürekli telefonlarının karıştırılması, sürekli yapılan sorgulamalar vb. karşı tarafı tükenmişlik noktasına getirerek ilişikiyi besleyecek duygusal ve fiziksel yakınlık ihtiyaçlarını bir başkası ile giderme ihtiyacını doğurmaktadır. Araştırmalara göre; kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler en fazla tek gecelik ilişkiler tercih eden bireylerdir. Kaçıngan bağlanma stiline sahip birey aldatıldığında veya terk edildinde yoğun tepkiler göstermez çünkü ilişki fiziksel, duygusal, düşünsel ve sosyal yönden daima ,derinlikten çok uzak, yüzeyseldir.”

    Partnerin kişinin kendisini yansıtan ayna görevi gördüğünü söylen Genlik, “Aldatılma veya terk edilme durumlarına yönelik reaksiyonlarımız, bir zamanlar annemiz ile kurduğumuz bağlanma stiline göre şekillenmektedir. Seçtiğimiz partnerimiz bizi bize yansıtan bir ayna görevi görür. Kendimizi en iyi bir başkası ile kurduğumuz ilişki dinamiğinde tanıyabiliriz. Bu nedenle partnerimizde bizi rahatsız eden her türlü; duygu-düşünce-davranış durumunu, kendimizi şifalandırmak, kendimizi daha iyi tanımak olarak yeniden zihnimizde çerçeveleyebilirsek; alacağımız profesyonel bir psikolojik danışmanlık ile birlikte annemizle kurduğumuz ilk bağ zeminini “güvenli” olarak dönüştürme şansımız daima vardır” dedi.