Etiket: İnternette

  • İnternette Tanışan Üç Kadın Eserlerini Kitapta Topladı

    Konya’da bir muhasebe bürosunda çalışan üç çocuk annesi şair kadın, internet ortamında tanıştığı iki kadın şair ile birlikte yazdıkları şiirlerden oluşan eserlerini “Üç kalem bir roman” isimli kitapta topladı.

    Üç farklı ismin hece hece satırlara dökerek yazdığı şiirlerden oluşan roman denemesi okurlarıyla buluşurken büyük beğeni topladı. Eserin yazarlarından Beyşehir ilçesinde doğan ve Konya’da bir muhasebe bürosunda hizmetli olarak çalışan, evli ve 3 çocuk annesi 35 yaşındaki Saliha Değirmenci Yavaş, “Üç farklı hanım olarak ortaklaşa yazdığımız bu kitabımız hüzün, merhamet ve sevgiyi anlatıyor” dedi.

    Yavaş, yazdıkları üç kalem bir roman kitabında komşu ve gelin-kaynana kavgaları, bunların tatlıya bağlanarak birbirlerinden özür dilemeleri, şehirli bir kızın köylü bir gence aşık olmasının konu edildiğini söyledi. İnternet ortamında tanıştığı ev hanımı Emine Yılmaz Dereci ile Yargıtay’da hizmetli olarak çalışan Fatma Kalkan’la birlikte şiirle roman denemesi olarak ortaklaşa kitap yazdıklarını belirten Yavaş, “Bu iki isimle internet ortamında tanışmamız, antoloji.com ve edebiyat siteleri sayesinde oldu. Ardından birlikte bu romanı oluşturmaya karar verdik. İnternet ortamında atışma ve taşlamalar yapıyorduk. Sonra ‘neden kitap yazmıyoruz’ derken böyle bir düşünce ve ardından eser ortaya çıktı. Heceden bir roman yazalım dedik. Yaptığımız araştırmalar ve edebiyatçı isimlerle yaptığımız istişarelere göre böyle bir çalışmanın bir ilk olduğu belirtiliyor. Hece şiirden yazılan bu romanın çocuklarımızın derslerine yardımcı olacağını da düşünüyoruz” dedi.

    Kendisinin ilkokul mezunu diplomasına sahip iken ortaokulu dışarıdan bitirdiğini halen ise açık lise öğrencisi olduğunu vurgulayan Yavaş, şiir yazmaya çocukluğundan beri merakı olduğunu, ancak kural ve kafiye bilmeden bunları yazarken, zamanla okuyarak kendisini geliştirmek suretiyle şiirlerine son şeklini verdiğini söyledi. Yavaş, “215 sayfadan oluşan üç kalem bir roman” kitabımız, kahkaha, hüzün ve içerisinde her türden duyguyu barındırıyor. Kitabın yayınlanmasında tüm masraflarını kendim karşıladım” diye konuştu.

    Bu arada, kitabın sunuş yazısını kaleme alan Hacettepe Üniversitesi Türkçe Dersleri Birimi Başkanı Dr. Hüseyin Yeniçeri de eserin, şiirle roman denemesi olarak kabul ettikleri, birçok bakımdan Türk gençliğine yol gösterici özellikler de taşıdığını belirtti.

  • İnternette Güldüren İlginç Şikayetler

    Türkiye’de, hastane, hava yolu ve otel sektörlerden hizmet alan yerli müşterilerin internette paylaştıkları şikayetler Yaşar Üniversitesi akademisyenlerinin araştırma konusu oldu. Yüzlerce şikayetin incelendiği araştırmada ‘doktor nasırım için MR tetkiki istedi’, ‘kedim şişman çıkınca kargoya verdiler’, ‘odamdan kurbağa çıktı’, ‘otelde ordu disiplini vardı’ gibi hem güldüren hem düşündüren şikayetler ortaya çıktı.

    Yaşar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Aşman Alikılıç ile Yaşar Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ferika Özer Sarı, Türkiye genelinde hizmet veren özel hastaneler, özel hava yolu şirketleri, otel ve tatil köyü işletmelerine yönelik gerçekleştirilen binin üzerinde elektronik şikayeti inceledi. Müşterilerin şikayetlerini firma ve şirketlere iletebilmesini sağlayan, iki milyonun üzerinde üyeye sahip popüler bir web sitesinde bir yıl boyunca paylaşılan şikayetlerin içeriğini ve yüzde kaçının cevaplandırıldığını araştıran akademisyenler, erkeklerin kadınlara göre daha yüksek oranda şikayette bulunduklarını tespit etti.

    ŞİKAYETLERE KARŞI EN DUYARLI HASTANELER

    Elektronik şikayetlerin doğru değerlendirilmesine dikkat çekmek amacıyla yapılan araştırmada müşterilerden gelen şikayetlere en çok hastaneler, en az da otel ve tatil köyleri tarafından yanıt verildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Ferika Özer Sarı, “Yaptığımız araştırmada otel ve tatil köyüne yönelik 397 şikayetin sadece 8’ine olumlu, 3’üne standart, 2’sine de müşterinin haksızlığını belirten olumsuz cevap verilmiş. Yani 384 şikayet cevapsız kalmış. Hastanelere yönelik 316 şikayetin 97’sine olumlu, 142’sine standart, 47’sine olumsuz cevap verilmiş. 30 şikayet yanıtsız kalmış. Hava yollarına yönelik 299 şikayetin 42’sine olumlu, 100’üne standart, 65’ine olumsuz cevap verilmiş. 92 şikayet yanıtsız kalmış. Otellere yönelik şikayetlerin başında yiyecek-içecek, oda ve genel temizlik, hava yollarına yönelik şikayetlerin başında personelin iş becerisine yönelik yetersizlik, bagaj ve geri ödeme talepleri, hastanelere yönelik şikayetlerin başında ise soruların cevapsız bırakılması, tepkisizlik ve personel kabalığı yer alıyor. Hastaneler ve hava yolu şirketleri elektronik şikayetleri değerlendirme konusunda otel işletmelerine göre çok daha başarılı ama her üç sektör için de bu oranın yüzde 100’e ulaşması şart.”

    CEVAPSIZ BIRAKILAN ŞİKAYETLER İŞLETMELERİ İTİBARSIZLAŞTIRIR

    Doç. Dr. Özlem Aşman Alikılıç, internet üzerinde cevapsız bırakılan şikayetlerin işletmelerin itibarını azaltabileceğine dikkat çekti. Firmalarda sosyal medyayı yöneten kişilerin istihdam edilmesi gerektiğini belirten Alikılıç, “Günümüzde müşteriler, satın aldıkları ürün veya hizmet sonrası bir sorunla karşılaşınca şikayetlerini on-line ortamda dile getirmeye başladı. Geleneksel olarak yapılan şikayetler kurumla müşteri arasında kalırken elektronik şikayetler yüzlerce kişiye ulaşabilir. Yani elektronik şikayetler çok daha tehlikelidir ve işletmelerin itibarını azaltabilir. Bu nedenle işletmeler şikayetleri yüz yüze çözme konusunda gösterdikleri hassasiyeti elektronik ortamda da göstermeliler. İşletmelerin on-line şikayet sistemiyle ilgili bir ekip kurmaları şart” dedi.

    Araştırmada yer alan bazı şikayetler şöyle;

    “HASTANE ÖNEMLİ TEŞHİSİ BENDEN SAKLADI”

    Burun ameliyatı için yapılan tahliller sonucu hepatit B taşıyıcısı olduğum ortaya çıktı. Doktorlar, “Kan değerleriniz yüksek ama ameliyat olmanıza engel değil” diyerek hayatımla ilgili önemli bir hastalığı benden gizledi.”

    DİŞ HEKİMİ ÇOCUĞUMA BAĞIRARAK KORKUTTU

    5,5 yaşındaki çocuğuma bağırarak tedavi eden diş hekimi yüzünden çocuğum uzun süre gözlerini kırparak konuştu.

    “EŞİM RAHATSIZLANDI, ’TUZLU AYRAN VERİN GEÇER’ DEDİLER”

    Eşim rahatsızlanınca sağlık mobil hizmetini aradık. Verdikleri cevap “Eşinizin tansiyonu düşmüştür, tuzlu ayran içirin ve ayaklarını havaya kaldırın” oldu.

    NASIR İÇİN MR İSTENDİ

    İltihaplanan nasır için hastaneye gittim. Uzman doktor hiçbir açıklama yapmadan bunun nasır olup olmadığından emin olmak için MR istedi.

    ÜÇ BİN LİRA VERDİM HÂLÂ KELİM

    Saç ekiminin üzerinden bir yıl geçti. 3 bin TL para verdim ve hâlâ kelim.

    “ANNEME KABA DAVRANAN DOKTORDAN ŞİKAYETÇİYİM”

    Annemin ayak parmağını muayene eden cerrah önce annemin ayakkabısını çıkarttırarak pis zemine bastırdı. Sonra ayakkabısı ile annemin ayak parmağını dürtmeye başladı ve “Bu parmağı alırız olur biter” dedi.

    “HURMALAR GETİRİLMEDİ”

    Umre kafilesinde bulunan 250 kişinin zemzemleri ve hurmaları fazla ağırlık gerekçesiyle yüklenmediği için getirilmedi. Eve gelen misafirlere hurma ve zemzem yerine şeker ve bir bardak su ikram ediyoruz.

    “KAYIP BAGAJIMDAN ÜÇ AYDIR HABER YOK”

    İstanbul Lefkoşa uçuşu sırasında kaybolan bagajımdan 3 aydır haber yok.

    REKLAMLARDAN SIKILDIM

    Uçakta 1 saat boyunca aynı müzikler ve aynı reklamlar dönüp duruyor. 5 dakika uyumaya çalışsak uyuyamıyoruz.

    “KEDİM ŞİŞMAN ÇIKINCA KARGOYA VERDİLER”

    Evcil hayvan ile yolculuk edebileceğinizi söyleyip hayvan taşıma sepetiyle birlikte bunu 5 kilo ile sınırlandırdılar. Bu yüzden sepetiyle birlikte 6 kilo eden kedimi kargoya attılar.

    TEKERLEKLİ SANDALYE İÇİN ÜCRET İSTENDİ

    By-pass olan babamın yanında raporu olmadığı için tekerlekli sandalyenin temini için 25 TL para istediler.

    OTEL VE TATİL KÖYÜ ŞİKAYETLERİ

    “Odamdan kurbağa çıktı”, “Otele geldik, kapalı çıktı”, “Otelde ordu disiplini vardı”, “Büyük havuz sandık, 1.40 metre çıktı”, “Patron köpeklerini üzerimize saldı”, “Bağışıklık sistemimiz güçlendi”

  • Yrd. Doç. Dr. Erol Mütercimler: “Çanakkale Savaşı’nda Açlık Yoktu, İnternette Dolaşan Menü Savaş Sonrası Döneme Ait”

    Haliç Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Mütercimler, Çanakkale Savaşları sırasında açlık yaşanmadığını, internette dolaşın menünün, savaş sonrası döneme ait olduğunu söyledi.

    Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. yılı nedeniyle Haliç Üniversitesi’nde anma etkinliği düzenlendi.

    Haliç Üniversitesi Kağıthane Yerleşkesi’nde gerçekleşen etkinlikte, Çanakkale Savaşı tüm bilinmeyenleriyle anlatıldı. Ardından Haliç Üniversitesi Tiyatro Kulübü’nin hazırladığı Çanakkale oratoryosu sergilendi.

    Anma töreninde, Haliç Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Mütercimler, Çanakkale Savaşı hakkında bilgi verdi. 18 Mart’ın önemine değinen Yrd. Doç. Dr. Erol Mütercimler, “O güne kadar dünya savaş tarihinin görmüş olduğu en büyük donanma Çanakkale Boğazı’na saldırdı. Sabahın ilk ışıklarıyla boğaza giren İngiliz ve Fransız donanmaları akşam saatlerinde artık burayı geçemeyeceklerini anlamışlardı” diye konuştu.

    “İNTERNETTE DOLAŞAN MENÜ SAVAŞ SONRASI DÖNEME AİT”

    Çanakkale Savaşı sırasında açlık olmadığını iddia eden Yrd. Doç. Dr. Mütercimler, “Gelibolu Kara Muharebeleri’nin yapıldığı siperlerde bu süreç boyunca açlık, yokluk, yoksulluk diye bir şey yok. Devlet burada günde beş öğün yemek verdi. Menüler de ortada. Orada bulunan subayların, astsubayların askerlerin hatıratlarına baktığımızda verilen yemek çeşitlerini görebiliriz. O dönemde Osmanlı Devleti 3 büyük mutfak kurdu. Birisi Keşan’a, diğeri savaş alanına yakın. Üçüncü mutfak ise siperlerdedir. Savaş sekiz buçuk ay sürmüş. Öyle gün gelmiş ki bir dakikada 7 asker hayatını kaybetmiş. Biz böyle bir savaştan söz ediyoruz. Bu askerin bu kadar güçle savaşı sürdürebilmesi için karbonhidratla beslenmesi gerekiyor. Açlık aşağıda yani Arap Cephesi’nde, Yemen’de vardi. Hatta öyle bir boyuttaydı ki asker çöl çekirgelerini kavurup yemek zorunda kaldı. İnternette askerlerin yağsız çorba ve hoşaf içtiğine dair bir menü dolaşıyor. Ama bu menünün tarihine bir bakmalılar.Orada yazan tarih Kasım 1917’dir. İnsanlar üstündeki tarihe bile bakmadan buna inanıyorlar. O menüde yazan tarihte savaş yoktu. Çanakkale’de savaş 9 Ocak 1916’da bitmişti” ifadelerini kullandı.

    “BİRLİK VE BERABERLİĞE İHTİYACIMIZ VAR”

    Bu önemli günde birlik ve berberlik duygusuna vurgu yapan Haliç Üniversitesi Kulüpler Birliği Başkanı Ömer Rasim Şişman da, “’Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerde’ diye başlayan bir söz vardır. Bugün gerçekten buna çok ihtiyacımız var. Etkinliğimize gelen genç arkadaşlarımız taraftar atkılarıyla buradalar. Herkes neye inandıysa buraya o şekilde geldi. Hepimiz birlik ve beraberlik içerisindeyiz. Bugün 101. yılında Çanakkale şehitlerimizi anıyoruz” dedi.

  • İnternette Yeni Çılgınlık

    Geçtiğimiz günlerde yayına başlayan ayneen isimli yerli ağda üniversite öğrencileri arasında düzenlenen bir yarışma internette ilgi görüyor.

    Öğrenciler, #finallerdeben etiketiyle siteye en ilginç final sınavlarına hazırlanma fotoğrafını yüklemek için yarışıyor.