Etiket: İnsanlık

  • Aydemir: ‘Meselemiz insanlık vicdanını uyandırmaktır’

    Aydemir: ‘Meselemiz insanlık vicdanını uyandırmaktır’

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘İnsanlık tarihinin başını öne eğeceği asırlar vardır. İnsanlık vicdanının utanca bürüneceği zamanlar vardır. İnsanlık haysiyetinin kendini sorgulayacağı tarihler vardır: Hocalı Katliamı işte böyle bir demdir. 26 Şubat 1992 küresel tarihte bir kara sayfadır.’ dedi.

    TBMM AZERBAYCAN DOSTLUK GRUBU HOCALI KATLİAMINI TELİN ETTİ

    TBMM Azerbaycan Dostluk Grubu Hocalı Katliamını telin etti. TBMM’de Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayırım başkanlığında, AK Parti Erzurum Milletvekili, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, Türkiye – Türkmenistan Dostluk Grubu Başkanı İbrahim Aydemir ve Azerbaycan Dostluk Grubu üyeleri TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyerek, Hocalı katliamına tepki verdiler.

    ‘HOCALI ŞEHİTLERİNİ RAHMETLE ANIYORUZ’

    Basın toplantısında söz alan Milletvekili Aydemir, 26 şubat 1992’nin küresel tarihte bir kara sayfa olduğuna vurgu yaparak, ‘Bu sayfa üstünde gözyaşı vardır, mazlumların ahı vardır, mağdurların çığlığı vardır, şehitlerin aziz kanları vardır. Hankendi’nin acısı, Karabağ’ın yası, Azerbaycan Türkünün matemi vardır. İnsanlığın utancı vardır. Dünya tarihinde 26 şubat1992’de yeni bir kara sayfa açanları lanetliyor, Hocalı şühedasını rahmetle anıyoruz. ‘ dedi.

    ‘HOCALI KATLİAMI İNSANLIĞIN UTANCIDIR’

    Milletvekili Aydemir, ‘İnsanlık tarihinin başını öne eğeceği asırlar vardır. İnsanlık vicdanının utanca bürüneceği zamanlar vardır. İnsanlık haysiyetinin kendini sorgulayacağı tarihler vardır. Hocalı Katliamı, 613 şehidin mübarek kanları önünde, Muazzez Azerbaycan toprağı Karabağ önünde Tarih için işte böyle bir demdir. 26 Şubat 1992 küresel tarihte bir kara sayfadır. Bu sayfa üstünde gözyaşı vardır, mazlumların ahı vardır, mağdurların çığlığı vardır, şehitlerin aziz kanları vardır. Hankendi’nin acısı, Karabağ’ın yası, Azerbaycan Türkünün matemi vardır. İnsanlığın utancı vardır. Dünya tarihinde 26 şubat1992’de yeni bir kara sayfa açanları lanetliyor, Hocalı şühedasını rahmetle anıyoruz.’ kaydını düştü.

    AYDEMİR DEĞERLENDİRME YAPTI

    Basın toplantısı sonrasında bir açıklama yapan Milletvekili Aydemir, ‘28 yıl önce. 26 şubat 1992’de bir katliam yaşandı Hocalı’da.. Erzurum Yanıkdere, Erzurum Alaca’ya eş bir katliam. Yanıkdere’de yaşlıları camilere doldurup yakan, Alaca’da hamile anaları öldürüp zevk alan caniler, Hocalı’da 83 çocuk, 106 kadın ve 70’den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 mazlumu katlettiler. Katliamcılar arkalarında 487 yaralı bırakıp bin 275 kişiyi rehin aldılar.. Ve hala kendilerinden haber alınamayan yüzlerce kayıpla tarihe kanlı bir sayfa eklediler. Yıkılmış evler, dağılmış haneler ve viraneler vardı zulüm manzarasında. Arka planında kan ve zulüm işlenmişti bu tablonun. ‘ dedi.

    613 ŞEHİT, 613 MAZLUM

    Hocalı Katliamının insanlık için bir utanç sayfası olduğuna vurgu yapan Milletvekili Aydemir, 26 şubat 1992’de işlenen Hocalı katilamını hatırlatarak, ‘Zulmü, sivillere karşı işlenmiş bu zulmü senaryolaştıranların kalemlerinden kan dökülmüştü o gün. Zulmü, mazlumlara, yaşlılara, çocuklara ölümü işkenceyi reva görerek bunu insanlık albümüne bir utanç resmi olarak ekleyenlerin tuvallerinden, fırçalarından kan akıyordu o gün. Onlar, zalimler ve destekçilerinin elleri kanlı, vicdanları kanlı, dimağları kanlıydı.. Ve insanlık yeni bir utanç dönemine girmişti Hocalı’da. 613 şehit. 613 mazlum. ‘ ifadesini kullandı.

    ‘TEK MİLLET, TEK GÖZYAŞI

    Değerlendirmesinde Şair Talip Alyüz’ün Katliamın acısını kaydeden; ‘O gece daha karanlıktı dört yanı/ Ondandır belki kapısındaydı dost olmayanı/Ve ığıl ığıl akıyorken kanı/ Allahu Ekber, diyordu son sözünde Hocalı.’dizelerine atıfta bulunan Milletvekili Aydemir, Hocalı katliamı karşısında Türk Dünyasının ortak bir acı yaşadığını belirterek, ‘Ve tarih not düşüyordu sayfalarına:‘Tek Millet, Tek gözyaşı’ ‘ dedi.

    TEK MİLLET, İKİ DEVLET

    Milletvekili Aydemir değerlendirmesinde, ‘O gün yalnız Azerbaycan değildi ağlayan..Türk Dünyası yastaydı.Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkmenistan. Kırım, Doğu Türkistan..Tek Milletin Tek gözyaşı vardı.. ‘Bir ananın iki oğlu/Bir amalın iki kolu/O da ulu, bu da ulu/Azerbaycan – Türkiye .Dinimiz bir, dilimiz bir/Ayımız bir, ilimiz bir/Eşqimiz bir, yolumuz bir/ Azerbaycan – Türkiye .

    Bir milletik, iki devlet/ayni arzu, ayni niyyt/Her ikisi cumhuriyyet/Azerbaycan-Türkiye . Birdir bizim her halimiz/Sevincimiz melalimiz/Bayraklarda hilalimiz/Azerbaycan – Türkiye . ‘

    diyordu Vahapzade.. Hakikat buydu:Dinimiz bir, dilimiz bir/ Ayımız bir, ilimiz birdir çünkü. Acımız da, yasımızda. Nefretimiz de, öfkemiz de.’ ifadesine yer verdi.

    DÜNYA LİDERİ ERDOĞAN’IN İNSANLIĞA ÇAĞRISI

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın insanlık vicdanına yaptığı çağrıyı yineleyen Milletvekili Aydemir, ‘Dünya Lideri, Türk ve İslam Dünyasının ufuk şahsiyeti Sayın Cumhurbaşkanımızın,

    ‘Hocalı katliamı, tüm insanlığın dersler çıkartması, yaşanan trajediye ilişkin bir vicdan muhasebesi yapması gereken önemli bir olaydır. Vicdanlarımızda en ağır cezaya mahkum ettiğimiz bu katliama, uluslararası toplumun da gereken duyarlılığı göstermesini bekliyoruz” mesajını yeniden gündeme taşıyoruz. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ hakikatini haykırarak insanlık vicdanını uyandıran Sayın Cumhurbaşkanımızın insanlığa yaptığı vicdan muhasebesi’ çağrısını en yüksek perdeden yeniden seslendiriyoruz. Hakka tapan milletin evlatları olarak, hakkın tecellisini, insanlık katillerinden hesap sorulmasını, işgal edilmiş kardeş Azerbaycan topraklarının asli sahiplerine verilmesini bekliyoruz.

    Ve tabi, ve elbette uyuyan insanlık vicdanının uyanmasını. ‘ dedi.

    ‘ACIMIZ BÜYÜKTÜR’

    ‘Meselemiz insanlık vicdanını uyandırmaktır’ diyen Milletvekili Aydemir, ‘Biz acılar önünde eğilen, zalimler karşısında eteklenen, zulme sesiz kalan bir millet değiliz. Hele pusan, korkan bir millet asla.

    Tarihin kahramanlık bölümlerine önsöz yazmış aziz milletin evlatlarının acısı elbette büyüktür..

    Ne ki..Bütün tarihinde Adalet, hak, vicdan ve insanlık öncüsü olmuş yüce milletimiz; kararmış insanlık vicdanını temsil edenleri insan olmaya davet etmektedir. Meselemiz budur..

    Meselemiz çürümeye yüz tutmuş insanlık vicdanının uyanması, uyandırılmasıdır.. Yoksa merhamet dilenmek ve baş eğmek değildir asla..‘Zulmü alkışlamayan, zalimi asla sevmeyen ecdadın torunları olarak insanlıktan adalet istiyoruz yalnızca.. Ve elbette, ve mutlaka Hocalı katliamı karşısında üç maymunu oynayanlara acıyarak, tiksinerek. ‘vurgusunda bulundu.

    ZALİMLERE LANET

    Milletvekili Aydemir değerlendirmesinin son bölümünde, ‘Ve son söz diyoruz ki:‘İşgalcilere, zalimlere ebedi lanet. Alaca’dan Hocalı’ya şehitlerimize rahmet. İşgal edilmiş Karabağ için hürriyet hürriyet. ‘ dedi.

  • 8 bin euroluk insanlık dersi

    Hollanda’dan tatil için geldiği Sivas’ta bindiği Sivas Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğüne ait havalimanı seferini yapan otobüste 8 bin euro bulunan çantasını unutan gurbetçinin otobüsteki güvenlik kameraları görüntüleri ortaya çıktı.

    Tatil için Sivas’a gelen gurbetçi Ziyaettin Yaşar Nuri Demirağ Havalimanı’ndan şehir merkezine gitmek için Sivas Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğüne ait havaliamanı seferi yapan belediye otobüsüne bindi. Gurbetçi Yaşar evine gittiğinde içerisinde 8 bin euro, pasaport, kimlik ve cep telefonu olan çantasının yanında olmadığını fark etti. Daha sonra durumu polis ekiplerine haber verdi. Çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler yapılan araştırmada, gurbetçinin bindiği havalimanı seferini yapan belediye otobüs şoförü Hasan Şeker ile irtibata geçildi. Otobüs şoförü yaptığı aramada paranın bulunduğu siyah çantayı otobüsünün içinde buldu. Altıntabak Polis Merkezi Amirliği’ne getirilen çanta, ekiplerin haber vermesiyle polis merkezine gelen gurbetçiye teslim edildi. Gurbetçinin otobüse binmesi ve inmesinin kamera görüntüleri ortaya çıktı. Gurbetçinin otobüse bindiğinde sırt çantasıyla bindiği indiğinde ise sırt çantasını unuttuğu görülüyor.

    Sırt çantasını bulan Sivas Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğüne ait havalimanı seferi yapan otobüs şoförü Hasan Şeker, “O gün 19.50’de havaalanı servisine gitmiştim. Uçaktan inen yolcuları aldım ve gidecekleri durağa bıraktım. Akşam eve gittiğimde arkadaşın çantasının kaybolduğunu söylediler. Arabaya baktım çanta vardı. Çantayı açtık içinde 8 bin euro olduğunu söylediler. Türk parasıyla yaklaşık 50 bin lira ediyor. Bulduğum parayı da götürdüm ve karakolda arkadaşa verdim. Çantada 8 bin euro para ve kimlikleri, pasaportları vardı. Ben yaptıklarım ile vicdanen rahat olduğumu düşünüyorum. Mutluluk yaşadı ve ’Allah razı olsun’ dedi. Bende kendilerini çantalarını bir daha bir yerde bırakmamaları konusunda uyardım. Çoluğunun çocuğunun rızkıdır. Ben insanlık görevimi yaptım. Bu parayı teslim ettiğim için en büyük mutluluk bana aittir” dedi.

  • Rektör Akgül: “Tüm insanlık için daha adil ve huzurlu bir dünya temenni ediyorum”

    Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül, Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

    Rektör Akgül, mesajında şu ifadelere yer verdi:

    “Birleşmiş Milletler tarafından İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilmesiyle birlikte bu gün, ülkemizde ve dünyada İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaya başlanmış; bu tarihten itibaren insan haklarının çerçevesinin çizilmesinin yanı sıra özellikle insan hakları ihlalleri ile ilgili farkındalık çalışmaları hız kazanmıştır. İnsanlığın ortak aklının eseri olan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi; bütün insanların eşit ve hür doğduğunu, herkesin yaşama ve güvenlik hakkı ile serbestçe dolaşma ve yerleşme hakkına sahip olduğunu, fikir, vicdan ve din hürriyeti bulunduğunu, kimseye gayri insani muamele yapılamayacağını, kanunlar önünde herkesin eşit olduğunu ve hiç kimsenin özel hayatı ile ilgili tecavüzlere maruz bırakılamayacağını beyan ederken eğitim-öğretim, sığınma, evlenme, çalışma, ücret alma ve özel mülkiyet gibi hakları da güvence altına almaktadır. İnsan haklarının yeryüzünde yaşayan herkes için ayrım yapılmaksızın gözetilmesi, hiç kimsenin gayri insani muamelelere maruz bırakılmaksızın insana yakışır bir hayat sürmesi, her bireyin kişilik haklarının, şeref ve haysiyetinin korunması, tüm insanlık için daha yaşanabilir bir dünya var edilmesi en büyük temennimizdir. Bu düşüncelerle; insan haklarına saygılı, sorumluluklarının bilincinde ve insanlığa en üst düzeyde fayda sağlama gayretinde olan herkesin Dünya İnsan Hakları Gününü kutluyor; tüm insanlık için daha adil, huzurlu ve güvenli, daha güzel bir dünya temenni ediyorum.”

  • Erbaş: “Peygamberimiz bütün insanlık için huzurun, merhametin ve adaletin rehberidir”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Peygamber Efendimiz, kötülüklere bulaşan, zulme ve isyana saplananlara karşı, Allah’ı, mahşer gününü, azabı hatırlatan bir uyarıcıdır. O, bütün insanlık için huzurun, merhametin ve adaletin rehberidir” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, bir dizi ziyaretler kapsamında geldiği memleketi Ordu’da, Mevlit Kandili dolayısıyla Ulu Cami’de düzenlenen programa katıldı. Binlerce vatandaşın katıldığı camide ibadet yapmak isteyenler oturacak yer bulmakta zorlanırken, kılınan yatsı namazı sonrası hep bir ağızdan dualar edildi.

    Programda, gecenin anlamına ilişkin vaaz veren Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde Hazreti Peygamber’in tanıtıldığını belirterek, Mevlid-i Nebi’nin öneminden bahsetti. Erbaş, “Peygamber Efendimiz, kötülüklere bulaşan, zulme ve isyana saplananlara karşı, Allah’ı, mahşer gününü, azabı hatırlatan bir uyarıcıdır. O, bütün insanlık için huzurun, merhametin ve adaletin rehberidir. O olmasaydı insanlık nasıl kurtulacaktı cahiliyenin karanlığından? İnsanlık bugün de kurtulamayacak, acı, gözyaşı, ızdırap ve bunalımlardan. O, her şeyde en güzel örnektir. Baba olarak, komşu olarak, yönetici olarak, komutan olarak, genç olarak en güzel örnektir. Peygamber efendimiz, en güzel ahlak sahibidir. Efendimizin ahlakına bütün gücüyle sarılmayan insanlık, insani erdemleri, yardımlaşmayı, dayanışmayı, dostluğu, vefayı da kaybetmiştir. Peygamber efendimizi görmeyen insanlık kendini kaybetmeye mahkum olmuştur. İşte bir mevlit gecesindeyiz. Peygamberimize olan muhabbetle bir aradayız. Bu gecenin en büyük fazileti ve bereketi, Peygamber efendimizi hakkıyla anlamaya azmetmektir. Getirdiği değerleri yaşamaya kendi kendimize söz vermektir. Onun üstün ahlakını ahlak edinmeye karar vermektir. Onu sevdiğimizin ispatı sünneti seniyyesini yaşamaktır. Bilinmelidir ki, Hazreti Peygamber’in sünneti, Kur’an’ın hayata dönüşmüş şeklidir. Kur’an’dan sonra İslam’ın ikinci temel kaynağıdır. Dolayısıyla onu göz ardı ederek İslam’ın anlaşılması ve yaşanması mümkün değildir” diye konuştu.

    “Yeryüzü, Peygamber Efendimizin getirdiği değerler ile buluşursa, insanlık huzuru yaşayacaktır”

    “Mevlid-i Nebiyi anmak, aynı zamanda, savaşlar, yoksulluk ve ümitsizlik gibi devasa sorunların kuşattığı yeryüzünü yeniden adalet, merhamet ve muhabbetle tanıştırmanın yolunu ve yöntemini anlamaktır” diyen Erbaş, şöyle devam etti:

    “Peygamber Efendimizi hakkıyla tanımak, güzel ahlakı, kardeşliği, ahde vefayı, merhameti, dostluğu, cesareti, adaleti, erdemli davranışı, başkasının iyiliği için çalışmayı, Allah’a kulluğu, gerçek manada özgürlüğü anlamak demektir. Bugün yeryüzü onun getirdiği değerlerle buluşursa insanlık huzuru yaşayacaktır. Dünyayı, İslam’ın şefkat, merhamet, hakkaniyet, güzel ahlak ve bir arada yaşama ilkeleriyle tanıştırmak ise son Peygamber’e ümmet olmanın onurunu yaşayan müminlerin iman ve kulluk sorumluluğudur.”

    “Bu yılki Mevlid’i Nebi Haftası’nın konusu, ‘Peygamberimiz ve Gençlik’ olarak belirlendi”

    Hazreti Peygamber’in çocuklara ve gençlere verdiği önemden de bahseden Erbaş, “Özellikle gençlerimizi, çocuklarımızı, nesillerimizi Peygamber efendimizin hayatıyla, sünneti seniyyesiyle tanıştırmak bizim iman ve kulluk sorumluluğumuzdur. Gençlerimizin dünya ve ahiret huzuru, milletimizin bekası ve insanlığın geleceği için yapacağımız en büyük iyilik nesillerimizi inanç ve medeniyet değerleriyle buluşturmaktır. Bunun için özellikle Peygamber efendimizin etrafında kenetlenen ve her biri İslam medeniyetinin harcı, insanlığın yıldız şahsiyetleri olan genç sahabilerle, günümüzün gençliğini tanıştırmalıyız. Peygamber Efendimiz onları şöyle tanıtıyor: ‘Ashabımın her biri bir yıldızdır.’ Bu yüzden, bu yılki Mevlid-i Nebi Haftası’nın konusunu, ’Peygamberimiz ve Gençlik’ olarak belirledik. Peygamber Efendimiz, gençlere değer vermiştir, ideal ve ufuk vermiştir. Onları her daim dinlemiş, ötelemeden, incitmeden, onurunu kırmadan onlara rehberlik etmiştir. Çocukları gençleri eğitirken onlara şu nasihatte bulunmuştur “Öğretiniz, kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz, sevdiriniz ve nefret ettirmeyiniz” ifadelerini kullandı.

    “Çocuklarınıza yaklaşırken peygamber üslubundan taviz vermeyiniz”

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, vaazının devamında şu ifadelere yer verdi:

    “Çocuklarımıza ve gençlerimize yaklaşırken, sevgili Peygamberimizin üslubundan metodundan asla taviz vermeden ve sapmadan bu işi yapmamız gerekiyor. Onları gerçek yiğitliği, güzel ahlak ve insanlara hizmet ile mümkün olduğunu bizzat kendisi örnek olarak göstermiştir. Hiçbir gölgenin olmadığı yerde güneşin bir mızrak boyu insanın başının üzerine yaklaştığı bir anda, Allah’ın arşının gölgesi altında gölgelendireceği insanlar içerisinde saymıştır kalbi ve gönlü cami ile mescitlere bağlı olan gençleri. İnşallah çocuklarımız ve gençlerimiz bu kültür ile yetişir ve Peygamber efendimizin müjdesine nail olurlar.”

    Vaazında ayrıca, Mevlid-i Nebi Haftası’nın, Müslümanlar için tefekkür ve muhasebe iklimi olduğunu anlatan Erbaş, “Sözlerimizi hakikat, nezaket ve zarafet ekseninde muhasebe edelim. Davranışlarımızı güzel ahlak ve Peygamberimizin davranışları ekseninde muhasebe edelim. Kendimize, ailemize, çevremize, gençlerimize karşı sorumluluklarımızı iman ve kulluk ekseninde muhasebe edelim. Bütün hayatımızı, rahmet Peygamberinin hayatı ve sünneti ekseninde muhasebe edelim. Bu geceyi vesile kılalım. Hatalarımızdan ve günahlarımızdan arınalım. Gönüllerimizdeki peygamber muhabbetini, hayata peygamber ahlakı, kulluk sorumluluğu ve ümmet bilinci olarak taşıyalım” diyerek, bütün Müslüman aleminin Mevlit Kandili’ni kutladı.

  • Belediye Başkanı Seçen, “Peygamberimiz insanlık için bir rahmettir”

    Nevşehir Belediye Başkanı Atilla Seçen, Mevlid Kandili dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Nevşehir Belediye Başkanı Atilla Seçen, dünya tarihinin en önemli dönüm noktalarından birinin Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa(S.A.V.) in dünyayı şereflendirmesi olduğunu belirterek, hayatı boyunca ahlak, fazilet, şefkat ve merhametin sembolü olan yüce peygamberimizin çok iyi anlaşılması ve anlatılması gerektiğini ifade etti.

    Hayatı boyunca Ahlak, Fazilet, Sevgi, Şefkat ve Merhamet gibi temel değerleri yaşayan ve yaşatmamız gerektiğini öğütleyen yüce peygamberimizin sadece İslam dünyası için değil, tüm insanlığın huzura ermesi için bir fırsat olduğunu kaydeden Nevşehir Belediye Başkanı Atilla Seçen mesajında daha sonra şunları kaydetti: “ Din, dil , renk ve ırk ayrımı yapmadan verdiği mesajlarla sadece müminlere değil, tüm İnsanlık Alemi için köklü bir kurtuluş reçetesi sunan Fahri Kainat Peygamberimiz, yaşadığı dönemde ahlakı, örnek kişiliği ile büyük bir toplum önderi olduğunu ispatlamıştır. Cenab-ı Allah’tan aldığı vahiyleri paylaşarak müminler başta olmak üzere tüm dünya insanlarının kıyamete kadar olan süre içinde mutluluğu için mücadele eden yüce peygamberimizin hayatını iyi idrak etmek, her Müslüman için en temel bir vazifedir. Kendine her türlü kötülüğü yapanları, onu öldürmeye kararlı müşrikleri bile büyük bir şefkat ve merhamet örneği göstererek affeden yüce peygamberimizin, doğumu insanlık adına da ciddi bir önem taşımaktadır. Onun için yüce peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa(S.A.V.)’in dünyayı şereflendirdiği bu geceyi de çok iyi idrak etmek gerekir. Bu vesile ile tüm inananların Mevlid kandillerini tebrik ediyorum. Bu gecenin inananlar için hayırlara vesile olmasını yüce Rabbimizden niyaz eder, değerli halkımıza en derin sevgi ve saygılarımı sunarım.”