Etiket: insanlığı

  • TBMM Başkanı Yıldırım: “Bağımlılığımızı azaltıyoruz. Yapay zeka uygulamalarının insanlığı korkutuyor”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım, Erzincan’da katıldığı Binali Yıldırım Üniversitesinin akademik yılı açılış töreninde, yapay zeka uygulamalarının insanlığı korkuttuğunu belirterek, gelecekte pek çok insanın robotlarla arkadaşlık kuracağını söyledi.

    TBMM Başkanı Binali Yıldırım, memleketi Erzincan’da ilk olarak Binali Yıldırım Üniversitesinin akademik yılı açılış törenine katıldı. Daha sonra elektrik ve güneş enerjisiyle çalışan aracı test etti. Yıldırım daha sonrasında ise Binali Yıldırım Üniversitesi Müzesi ve Kütüphanesinin temel atma törenine katıldı. Yıldırım son olarak ise Erzincan Valiliği tarafından Muhtarlar günü münasebetiyle düzenlenen programa katıldı.

    Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre Merkezi’nde düzenlenen akademik yılı açılış törenine Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım’ın yanı sıra Erzincan Valisi Ali Arslantaş, Erzincan milletvekilleri Süleyman Karaman ve Burhan Çakır, Erzincan Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy, Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, kamu kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    Saygı duruşunda bulunulmasının ardından okunan İstiklal Marşı ile başlayan programda TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım, Binali Yıldırım Üniversitesi öğrencileri tarafından oluşturulan müzik korosunun seslendirdiği türkülere eşlik etti.

    Daha sonra programda konuşan TBMM Başkanı Binali Yıldırım, ideolojik saplantının olduğu yerden tek tip insan çıkacağını belirterek, sevgi ve hoşgörü anlayışında tek tip insanın yeri olmadığını söyledi.

    TBMM Başkanı Yıldırım konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Üniversitelerimiz hayatın gerçeklerini mutlaka yansıtmalıdır. Önceki birikimlerin tekrarı olan nakilcilik üniversite öğretiminin omurgası olamaz. İnsanlığın yüzlerce yıllık birikimiyle tekabül eden akıl üniversitelerin omurgasını teşkil etmelidir. Kendinizi yarınlara hazırlayın. Yarının dünyasında bilgiye dayalı işler daha çok geçerli olacak. Belki bugünkü mesleklerin pek çoğu yakın gelecekte tarihe karışacak. Hatta yapılan tahminlere göre önümüzdeki on yol içerisinde dünyada çalışanların yarısına yakını işlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Dünya dijitalleşiyor. Yapay zeka uygulamaları şimdiden insanların gündeminde ve insanlığı korkutuyor. Belki gelecekte pek çok insan robotlarla arkadaşlık kuracak.”

    TBMM Başkanı Binali Yıldırım, buradaki programın ardından Binali Yıldırım Üniversitesi öğrencileri tarafından yapılan elektrik ve güneş enerjisi ile 40 kilometre hız yapabilen aracı inceleyerek, sürüş testi yaptı. Akabinde Binali Yıldırım Üniversitesi Müzesi ve Kütüphanesinin temel atma törenine katıldı. Buradaki programda ise okunan duaların ardından ilk harç TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve beraberindeki protokol mensuplarınca butona basılarak gerçekleştirildi.

    TBMM Başkanı Binali Yıldırım daha sonra Erzincan Valiliği tarafından muhtarlar günü münasebetiyle düzenlenen programa geçti. Başkan Yıldırım burada köy ve mahalle muhtarlarıyla görüştü.

    Başkan Yıldırım, muhtarlara hitaben yaptığı konuşmada, vatandaşların ihtiyaç ve taleplerinin her zaman olacağını belirterek, bu ihtiyaçların biteceğini düşünmemeleri gerektiğini hatırlattı.

    “Nasıl Cerablus’ta, El Bab’da, Afrin’de bunların kökünü kazıdıysak Fırat’ın doğusunda da kazıyacağız”

    Başkan Yıldırım konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Bugünlerde içeride, dışarıda bir takım zorluklarımız, sıkıntılarımız var. Bu sıkıntılar sır değil. Bir ekonomik taarruzla karşı karşıyayız. Dış politikada aynı şekilde inişli çıkışlı sıkıntılı günler yaşıyoruz. Sıkıntılarımızın büyük bir bölümü dışarıdan geliyor. Suriye’de 8 yıldır devam eden savaş, nihayet sona doğru geliyor. Hatırlayın en son İdlip’te Türkiye ile Rusya bir inisiyatif aldı. Bu bölgede masum insanların hayatının kurtarılmasına vesile oldu. Bütün dünya Birleşmiş Milletler bu işi yapamadı, Türkiye ön ayak oldu ve bu işi halletti. Bütün dünyada bunu takdir ediyor. Bölgede çatışma durmuş gibi gözüküyor şimdi bütün dikkatimizi Fırat’ın doğusuna çevirmiş bulunuyoruz. Münbiç’te, Amerikalılar ne yazık ki her zaman olduğu gibi sözlerini yerine getirmediler. Ayak sürütüyorlar bir yandan da ha babam Fırat’ın doğusundan ta Irak’a kadar 750 kilometrelik hududumuz boyunca PKK’nın Suriye şubesini PYD, YPG’yi silahlandırıyorlar. Ağır silahlarla tahkim ediyorlar. Suriye’de zaten rejim yok. İç savaş devam ediyor. Bunlar çok açık Türkiye’ye karşı silahlanıyor. Müttefik diye düşündüğümüz Amerika’nın ne yazık ki bir terör örgütüyle bir stratejik işbirliğine girmiş olması utanç verici bir şey. Ve bu durum asla Türkiye’nin kabul edeceği bir şey değildir. Terörün doğusu batısı olmaz. Nasıl Cerablus’ta, El Bab’da, Afrin’de bunların kökünü kazıdıysak Fırat’ın doğusunda da kazıyacağız. Hiç yolu yok. Ülkemize insanımıza malına canına zarar veren hiç bir örgütün hayat hakkı yok. Ekonomimize ilgili zor zamanlar var ama bu zorlukların üstünden üstesinden gelecek irade de var. Hükümetimiz gerekli tedbirleri alıyor. Günden güne almaya da devam ediyor. Biz esasen buna benzer krizleri geçmişte yaşadık. Bunlarında üstesinden geleceğiz hiç endişeniz olmasın. Olumsuzlukların yanında olumlu taraflarda var. Turizmde muazzam bir canlılık var. Daha şimdiden Turizm de 40 milyona yaklaştık. İhracatımız artmaya devam ediyor. İthalatımız azalmaya devam ediyor. Cari açığımız azalıyor. Rafineri Türkiye’nin bütün ihtiyacı olan benzinin, mazotun yüzde 25’ini tek başına karşılıyor. Yani bağımlılığımızı azaltıyoruz. Alternatiflerini arttırıyoruz. Rafinerinin devreye girmesiyle bir buçuk milyar dolar ithalata daha az ödeme yapacağız. Bin yüz insan doğrudan çalışacak. Aileleriyle 5 bin kişi buradan ekmek yiyeceğiz.”

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu: “İnsanlığı nizam ve merhamet medeniyetiyle buluşturmalıyız”

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Kök Tuğ Kazak Kültür Derneğinin açılışında yaptığı konuşmada, “İnşallah, önümüzdeki asrı Türk asrı yapar, bu asrın en gür sedasının da İslam’ın sedası olmasını gerçekleştirerek insanlığın yeniden ‘Nizam ve Merhamet Medeniyeti’ ile buluşmasını sağlarız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Kazakistan Büyükelçiliğinde düzenlenen Kök Tuğ Kazak Derneği Açılış Töreni’ne katıldı. Büyükelçi Abzal Saparbekulı ve Kök Tuğ Kazak Kültür Derneği Başkanı Lezzet Mülazımoğlu’nun ev sahipliği yaptığı törene, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Akarca, AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek, Türkiye-Kazakistan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Haluk İpek, Başkent Üniversitesi Kurucusu ve Dünya Organ Nakli Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Haberal, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Fırat Purtaş, Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız ve çok sayıda davetli katıldı.

    “Önümüzdeki asrı Türk asrı, en gür sedasını ise İslam’ın sedası yaparız”

    Programda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu, günümüzde yüksek demokrasilerin kaliteli STK’ların varlığı ve çokluğu ile ölçüldüğünü belirterek, “Yakın tarihimizde bu gibi sivil toplum kuruluşlarının müstesna hizmetleri gurur sayfalarına kaydedilmiştir. İnşallah, Kök Tuğ Kazak Kültür Derneği gibi gönüllü fikir ve kültür kuruluşlarımızın çalışmaları ve çabaları ile önümüzdeki asrı Türk asrı yapar, bu asrın en gür sedasının da İslam’ın sedası olmasını gerçekleştirerek insanlığın yeniden ‘Nizam ve Merhamet Medeniyeti’ ile buluşmasını sağlamalıyız” şeklinde konuştu.

    “İlahi kaderin, tarihi bir misyonunun parçası olduğumuza inanıyorum”

    Büyük medeniyetindeki gücün farkında bir anlayışla yürüyen, Türk-İslam dünyasının Aksakal’ı, çağdaş Kazakistan’ın kurucusu Nursultan Nazarbayev’in üstün liderliği sayesinde Kazakistan’ın artık Türk-İslam aleminin gururu olduğunu ifade eden Topçu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Bölgesinin ve dünyanın barışına, refahına ve güvenliğine katkıda bulunmaktadır. Bizleri, Kazak, Kırgız, Tatar, Türkmen, Özbek, yani Türkleri, Tanrı Dağı’ndan Adriyatik sınırlarına kadar getiren bir ilahi kaderin, tarihi bir misyonunun parçası olduğumuza inanıyorum.”

    “Bizler aynı milletin fertleriyiz”

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Akarca ise iki devlet ve halklarının yakınlıklarına vurgu yaparak “Bizler aynı milletin insanlarıyız, fertleriyiz. Birbirimizi dostlarımız, kardeşlerimiz, akrabalarımız olarak görüyoruz. Bundan sonraki süreçte iki ülkenin liderlerinin arasındaki sıcaklık ve samimiyet çok daha artarak devam edecektir” diye konuştu.

    “Kazakistan, kardeş Türkiye ile ilişkilerin gelişmesine büyük önem vermektedir”

    Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Saparbekulı yükselen Kazakistan-Türkiye ilişkilerine vurgu yaparak, “Kazakistan, kardeş Türkiye ile kültürel ve manevi ilişkilerin gelişmesine büyük önem vermektedir. Zaten geçmiş ayda Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Nursultan Nazarbayev’in Türkiye ziyareti çerçevesinde kültür alanında önemli bir anlaşmaya imza atılmıştır. Bu kültürel faaliyetleri bağımsız olan birlik ve derneklerle yürütmekteyiz. Cumhurbaşkanımız Nursultan Nazarbayev’in üzerinde durduğu Milli Uyanış projesiyle milli değerlerimize, geleneklerimize ve kültürümüze sahip çıkarak, milli bilincimizi oluşturacağız” ifadelerini kullandı.

    “Kazak medeniyetinin yaşatılması tüm Türk dünyasının geleceği için önemlidir”

    Kök Tuğ Kazak Kültür Derneği Başkanı Lezzet Mülazımoğlu, derneğin amaçlarına değindiği konuşmasında şunları kaydetti:

    “İki ülke arasındaki işbirliği ve dostluğu daha da geliştirerek, ilişkilerimizin daha sağlam temele dayanması için katkıda bulunacağız. Turan elinin en bariz ve en geniş bozkırlarının mirasçısı olan Kazak medeniyetinin güçlü bir şekilde yaşatılması tüm Türk dünyasının geleceğinde önemli bir yer ve anlam ifade etmektedir.”

    Etkinlik “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Haritalarla Türkistan ve Osmanlı Devlet Arşivlerinde Türk- Kazak İlişkileri” sergisi ile devam etti. Ayrıca programda Kazak türkülerinden ve Kazak milli elbiselerinden seçkiler sunuldu.

  • Enkazdan kurtarılan Suriyeli çocuğun insanlığı utandıran görüntüsü

    Kuşatma altındaki Suriye’nin Halep kentinde gece meydana gelen hava saldırısında enkazdan çıkarılarak ambulansa konulan 5 yaşındaki çocuğun yüzündeki şaşkınlık, çaresizlik, küskünlük ve sessizlik insanlığı bir kez daha utandırdı.

    Rusya destekli Esad rejiminin Halep’e düzenlediği hava saldırılarından her gün yeni bir dram çıkmaya devam ediyor. Halep’e gece boyunca düzenlenen hava saldırılarında Katırcı bölgesindeki evleri isabet alan bir ailenin 5 yaşındaki Ümran isimli çocuğunun görüntüsü insanlığı yeniden utandırmaya yetti. Enkazdan çıkarılarak ambulanstaki koltuğa oturtulan çocuğun yüzündeki çaresizlik, sessizlik, şaşkınlık ve küskünlük görenleri duygulandırdı. Yaşadığı şoktan dolayı yüzündeki yaraların bile farkında olmayan Ümran’ın şaşkınlıkla kendisini görüntüleyen kameralara bakışı uzun süre hafızalardan silinmeyecek türden. Daha sonra yüzüne götürdüğü eline bulaşan kanı oturduğu koltuğa sürerek temizlemeye çalışan Ümran’ın bu masumiyeti, cesedi sahile vuran Aylan bebek gibi Suriye’ye sessiz kalan uluslararası toplumun vicdanına hitap edecek cinsten.

    Halep’te dün düzenlenen saldırılarda 21’i çocuk 83 kişi hayatını kaybetti.