Etiket: İnsanlığa

  • Çavuşoğlu’ndan CHP’lilere: “İki oy alabilmek için insanları korkutmak insanlığa sığmaz”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, CHP’lilerin Rusları ‘referandumdan evet çıkarsa şeriat gelecek’ yalanıyla korkuttuğunu anlatarak, “Sen geleceksin, iki oy alabilmek için insanları korkutacaksın. Bu, bir kere insanlığa sığmaz” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Fatih Belediyesi’nin organize ettiği ‘Referandum Sohbetleri’ isimli etkinliğe katıldı. Gazeteci Balçiçek İlter’in yönetimindeki söyleşiye Bakan Mevlüt Çavuşoğlu’nun yanı sıra Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir de konuşmacı olarak katıldı. Ağırlıklı olarak gençlerin katıldığı etkinlikte Bakan Çavuşoğlu ve Başkan Demir salondakilerden ve sosyal medya üzerinden gelen soruları yanıtlayarak, yaklaşan referandum öncesi ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ışık tutmaya çalıştı. Programın ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Çavuşoğlu, yeni bir alan olan sağlık turizmi, sağlık turizminde Türkiye’nin konumu ve hedefleri, Antalya’da ilk kez düzenlenecek olan turizm fuarı hakkında önemli açıklamalar yaptı.

    “CHP’liler, bizim Ruslara ‘Şeriat geliyor, sizi zorla Müslüman yapacaklar’ demiş”

    Balçiçek İlter’in, sosyal medya üzerinden gelen soruların ağırlıklı olarak yeni sistemin yanlış anlaşılması üzerine olduğunu iletmesi üzerine Çavuşoğlu, bir anekdot anlattı. Eleştiri oklarını CHP’ye yöneltip, CHP’lilerin oy için Ruslara ‘şeriat’ yalanını anlattığını kaydeden Çavuşoğlu, “Geçen gün Rus Konsolosu bizim il başkanlığımıza gelmiş, panik halinde. CHP’liler, bizim Ruslara, ’16 Nisan’da rejim değişiyor. Şeriat geliyor, sizi zorla Müslüman yapacaklar’ ve kadınlara da, ‘Sizin zorla başınızı kapatacaklar. Sakın, çalışın, söyleyin, hayır verin’ demişler. Bazıları paniklemiş ne oluyor diye, merak etmiş. Konsolos da bizim partiye gitmiş. Geçen gün gittim, Ruslarla oturduk, sohbet ettik. Onlara böyle bir şeyin olmadığını, Rusya’yla kriz yaşadığımız günlerde bile, ben o zaman da gittim, ‘Korkmayın, siz Türk milletine emanetsiniz burada’ dedim, tekrar gittim, ‘Rahatsız olmayın’ dedim. Bizim ecdadımız İstanbul’u fethettiği zaman burada farklı inançtan olan insanlara baskı mı yaptı, zulüm mü yaptı? Yoksa ne dedi ecdadımız, ‘Rahat olun, dininizi, kültürünüzü yaşayın’ mı dedi? Böyle bir ecdadın torunlarıyız biz; sen geleceksin, iki oy alabilmek için insanları korkutacaksın. Bu, bir kere insanlığa sığmaz” sözleriyle CHP’lileri eleştirdi.

    “Klasik deniz kum turizminin dışına da çıkmamız lazım”

    Turizm konusunda geçmiş dönemde yaşanan sorunları hatırlatarak başlayan Çavuşoğlu, yeni bir alan olan sağlık turizminde Türkiye’nin son derece iyi konumda olduğunu ifade ederek, “Türkiye olarak turizmi sektörünü geliştirmek için ve turizmi on iki aya yaymak, aynı şekilde çeşitliliğini arttırmak için çaba sarf ediyoruz. Geçen sene turist sayısında bir düşüş oldu; ama bunun değişik sebepleri var. Gerek Rusya’yla yaşadığımız sorun, gerekse de Türkiye’deki terör saldırılarından dolayı bazı tereddütlerin yaşanmasından dolayı. On iki aya yayabilmemiz için klasik deniz kum turizminin dışına da çıkmamız lazım. Özellikle alternatif turizmi Türkiye’de yerleştirmemiz lazım. Ayrıca spor turizmi de Türkiye’de gelişiyor; ama bunun da çeşitliğini artırmamız lazım. Bir de sağlık turizmi. Sağlık tedavisi için, kanser tedavisinden tutun da estetik cerrahiye kadar Türkiye’ye gelen kişi sayısı giderek artıyor. Türkiye’ye Körfez ülkelerinden, Avrupa ülkelerinden, çünkü kalite iyi; ayrıca göreceli olarak herkesin karşılayabileceği düzeyde ücretler” dedi.

    “Sağlık turizmini Türkiye’de ön plana çıkarmamız lazım”

    Şu anki durumun yeterli olmadığını ve alternatif turizmden eksiksiz faydalanmak için yapılan ve yapılması gereken çalışmalardan da bahseden Çavuşoğlu, “Biz bunu güzel bir şekilde anlatıp sağlık turizmini Türkiye’de ön plana çıkarmamız lazım. O yüzden HESTOUREX (Spor ve Alternatif Turizm Fuarı) Antalya’da, 6-9 Nisan’da düzenlenecek bu fuar acentelerle sağlık hizmeti verenler, sağlık turizmi zamanında turistleri ağırlayabilecek oteller ve bu işle ilgili herkesin katılabileceği bir fuar düzenleniyor. Bu fuara sadece yurt dışından bu işle ilgili dört bin kişi gelecek. İlk defa bu fuarı düzenliyoruz ve çok sayıda da katılımcı var” diye konuştu.

    Bakan Çavuşoğlu’ndan medyaya çağrı

    Son olarak Türkiye’de görev yapan medya kuruluşlarına çağrıda bulunan Çavuşoğlu, sözlerini şu sözlerle noktaladı:

    “Farkındalık yaratmak için, hassasiyet ve duyar yaratmak için medyanın rolü çok önemli. Bu fuarın sağlık turizminde, alternatif turizmde ve spor turizminde dönüm noktası olacağını düşünüyorum. İleriki süreçte Türkiye orta ve uzun vadeli tedaviler konusunda da önemli bir ülke olacak ve sağlık turizminden, spor turizminden çok daha fazla gelir elde edeceğiz, klasik turizme göre.”

  • ÖDP Dikili: “Mültecilere, İnsanlığa Sahip Çıkalım”

    Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Dikili İlçe Başkanlığı tarafından Dikili Atatürk Meydanı’nda yapılan açıklamada, “Mültecilerin geri dönüş anlaşması iptal edilsin ve mültecilere, insanlığa sahip çıkalım” denildi.

    ÖDP İzmir İl Başkanı İsmail Hakkı Ortaköy, yönetim kurulu üyeleri ve yaklaşık 50 kişiden oluşan Dikili halkı, mültecilere yönelik geri kabul anlaşmasının iptal edilmesi için basın açıklamasında bulundu. Basın açıklamasını yapan ÖDP MYK Üyesi, Göç ve Mülteciler Komisyon Sözcüsü Onur Kılıç, “AB ile imzalanan geri kabul anlaşmasının uygulamaya konulmasının ardından Yunanistan’da bekletilen Suriyeli göçmenler zorla ülkemize gönderilmeye başlandı. Anlaşma, mültecilerin yaşadıkları sorunlara çözüm bulmak için değil, Avrupa ülkelerinin sınırlarını kapatmak için yürürlüğe konulmuştur. Bu anlaşma, mültecilerin yaşadıkları sorunlarını derinleştirmektedir. Türkiye’yi mülteci ceza evine dönüştüren, mültecilerin insanca yaşam haklarını ayaklar altına alan ve kirli pazarlıkların parçası haline getiren bu utanç anlaşması iptal edilmeli, mültecilerin serbest dolaşım ve iltica hakkına saygı duyulmalıdır. Çözüm için; Suriye’ye yönelik izlenen savaşçı politikalardan vazgeçilmeli, yerinden edilmiş Suriyeliler için insan haklarını temel alan çözüm yolları geliştirilmelidir. Mültecilere ve insanlığa sahip çıkalım” dedi.

  • Bosna Kasabı Karadziç’in İnsanlığa Karşı Suç İşlediği Hükmüne Varıldı

    ‘Bosna Kasabı’ lakaplı eski Bosnalı Sırp lider Radovan Karadziç için Hollanda’nın Lahey kentindeki BM mahkemesi olan Eski Yugoslavya İçin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (ICTY) yapılan karar duruşmasında, Karadziç’in insanlığa karşı suç işlediğine hükmedilirken, soykırım suçlamalarından sorumlu olmadığı hükmüne varıldı.

    Bosna Hersek’te 8 bin Müslüman’ı öldürmek suçunun da aralarında bulunduğu 11 ayrı suçtan yargılanan, ‘Bosna Kasabı’ lakaplı Karadziç’in 2008 yılında yakalanmasının ardından 2009 yılında görülmeye başlanan davasında karar açıklandı. Karadziç’in insanlığa karşı suç işlediği hükmüne varılırken soykırım suçlamalarından sorumlu tutulmadı.

    Şimdiye kadar 585 tanığın davada ikisi soykırım, beşi insanlığa karşı suç ve dördü de savaş yasalarına aykırı davranmak suçlarından yargılanıyordu.

  • Kılıçdaroğlu: “Brüksel’de Patlayan Bombalar İnsanlığa Karşı Yapılmış Bir Suçtur”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Brüksel’deki terör saldırısına ilişkin, “Terör nereden ve kimden gelirse gelsin, nerede olursa olsun amasız, fakatsız, lakinsiz lanetleyeceğimiz bir olaydır. Brüksel’de patlayan bombalar insanlığa karşı yapılmış bir suçtur” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TBMM’deki Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, sözlerine toplantıda 40 muhtarın bulunduğunu belirterek başladı.

    Brüksel’de yaşanan terör saldırısına değinen Kılıçdaroğlu, “Terör nereden ve kimden gelirse gelsin, nerede olursa olsun amasız, fakatsız, lakinsiz lanetleyeceğimiz bir olaydır. Terör bir insanlık suçudur ve kim olursa olsun herkesin ortak tavır takınması gereken bir olaydır. Brüksel’de patlayan bombalar insanlığa karşı yapılmış bir suçtur. Bütün Belçika’ya, orada yaşayan bütün insanlara bizim yurttaşlarımız dahil hepsine geçmiş olsun dileklerimizi, ölenler için başsağlığı dileklerimizi CHP Grubundan kendilerine gönderiyoruz. Terör konusunda, terörün önlenmesi konusunda en net tavrı en ilkeli duruşu sergileyen tek parti vardır. O da CHP’dir.” diye konuştu.

    “TÜRKİYE ÖYLE BİR KONUMA GELDİ Kİ BIRAKIN TERÖRÜ BİTİRMEYİ, CANLI BOMBA OLMANIN EĞİTİM ALANINA DÖNÜŞTÜ”

    Kısa bir terör tarihi sunacağını kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    “7 Haziran seçimlerinden sonra attıkları twitlerle ne dediler, ‘milleti kaosu seçti’ dediler. Evet millet kaosu seçti. Oysa bunlar düne kadar ne diyorlardı. ‘Milli irade, milli irade en güçlü iradedir, milli iradeye dokunamayız, milli iradeye saygı göstereceğiz.’ Milli irade kaosu seçti. Şehit cenazeleri gelince söz veriyoruz dediler. ‘1 Kasım’da bizi tek başına iktidara getirin şehit cenazeleri gelmeyecek’ dediler. En yetkili ağızlar söyledi bunu. Seçimler oldu. Yine aynı şekilde dediler. ‘Bizi tek başına iktidara getirin ekonomide istikrarı sağlayacağız’ dediler. Her ortamda bunu dile getirdiler. 1 Kasım’da tek başlarına iktidar oldular. Biz mili iradeye saygı duyduk, seçmenin iradesine de saygı duyduk. Madem seçtiler getirdiler o zaman millete verdiğiniz sözü tutun dedik. Neydi şehitler gelmeyecekti, terör bitecekti, ekonomide istikrar sağlanacaktı. Biz bunu istiyoruz. İstediğimiz farklı bir şey mi? Emin olun sokakta yürüyen vatandaşın da derdi bu. Terörü bitirin kardeşim. Size söz verenler verdikleri sözleri yerine getirmediler. Sizleri kandırdılar. Tehditle ve şantajla kandırdılar. Bütün vatandaşlarımın bu konuda çok duyarlı olması lazım. Türkiye öyle bir konuma geldi ki bırakın terörü bitirmeyi, canlı bomba olmanın eğitim alanına dönüştü Türkiye. Canlı bombamı olmak istiyorsun git Türkiye’ye eğitimini al. Böyle bir tablo olabilir mi? Sorumlusu kim? Vatandaşıma şu soruyu açık ve net soruyorum, bütün bunların sorumlusu kim? Bu soruyu sormazsan yurttaş olarak görevini yapamazsın. Eğer sorumlusu diyorsan ki, ülkeyi yönetenlerdir o zaman bir daha düşüneceksin.”

    “SEN BİR MAÇI BİLE YAPMAKTAN ACİZ, BİR MAÇA GİDENLERİN GÜVENLİĞİNİ BİLE SAĞLAMAKTAN ACİZSİN TURİST BURAYA NİYE GELSİN”

    Fenerbahçe Galatasaray derbisinin iptal olmasıyla ilgili ise Kılıçdaroğlu, “İstanbul’da bombalar patladı. Fenerbahçe Galatasaray maçını iptal ettiler. Şimdi ne diyorlar vatandaşa ‘Efendim sokaklara çıkalım. Turist niye gelmiyor.’ Sen bir maçı bile yapmaktan aciz, bir maça gidenlerin güvenliğini bile sağlamaktan acizsin turist buraya niye gelsin. Üstelik seçilmiş bir yer. Aranarak girilen bir yer. Sen oranın dahi güvenliğini sağlayamıyorsun. Sen Türkiye’nin güvenliğini nasıl sağlayacaksın, bu millet sana nasıl güvenecek? Kendi vatandaşını korumaktan aciz olan bir hükümet ülkenin sorunlarını çözemez. Can ve mal güvenliğini sağlayamayan bir hükümet kendi ülkesinin sorunlarını çözemez. Bu son olaylarda bir şeyi daha öğrendik. Türkiye’de yabancı ülkelerin büyükelçilikleri var. Bunların kendi vatandaşlarına yaptıkları uyarıların ne kadar doğru olduğunu öğrendik. Şöyle bir tablo ortaya çıktı, hükümetin yaptığı açıklamalar doğru değil ama yabancı ülkelerin buradaki büyükelçiliklerinin terör dolayısıyla yaptıkları açıklamalar doğru. Bu ne anlama geliyor? Bu hükümetin işlevini bitirdiği anlamına geliyor. Verilen bilgilerin doğru olmadığı anlamına geliyor. Buradaki yabancı unsurların büyükelçiliklerin bizi bizden daha iyi tanıdıklarını terörü bizden daha iyi takip ettikleri anlamına geliyor. Neden diyoruz bunlar ülkeyi yönetemezler? Bu gerekçeyle” değerlendirmesinde bulundu.

    Türkiye’nin neden bu hale geldiği konusu üzerinde durmak istediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Türkiye terörle mücadele edeceğim diye terör örgütleriyle masaya oturdu. En büyük hata daha başlangıçta yaptı. Gömleğin iliği daha en baştan yanlış iliklendi. Türkiye Cumhuriyeti bir terör örgütüyle eşit koşullarda masaya oturdu. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti, anayasası olan bir devleti, Bakanlar Kurulu olan bir devleti, yargısı yürütmesi yasaması olan bir devleti nasıl bir terör örgütüyle aynı masada biraraya getirebilir. Bunun hesabını her vatandaşımızın sorması lazım. Masaya oturdular ama terör örgütünün güçlenmesine ortam hazırladılar. Silahları bırakın diye çağrı yaptılar. Onlar dediler ki, ‘hayır biz silahları bırakmayacağız.’ Masaya oturdular. Terör örgütünün elinde silah var, bizimkilerin elinde silah yok. Eşit koşullarda değiller. Silahı bırakmayacağım, masaya oturacağım bana hesabını vereceksin diyor. Güvenlik birimlerine dediler ki, ‘silah kullanmayacaksınız bunlara karşı.’ Valilere talimat verdiler. Neden diyoruz bu hükümet, AKP’nin yöneticileri terör örgütlerine yardım ve yataklık yapıyor işte bunun için diyoruz. Daha geçen gün televizyonlara çıkmış diyor ki, ‘biz söyledik güvenlik güçlerine bunlara dokunmayın’ diye. Hukukun üstünlüğüne inanan bir devlet, yasadışı bir organı görüp ona ses çıkaramamazlık edemez. Ona müdahale etmesi lazım. Tutuklaması, yargının önüne çıkarması lazım. Tam tersine bunlara dokunmayın diye valilere talimat verildi” ifadelerini kullandı.

    “KENDİ VATANDAŞININ CAN VE MAL GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYAMAYAN BİR İKTİDARIN KESİNLİKLE GİTMESİ LAZIM”

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “İçişleri Bakanı Efkan Ala, ‘Ak Parti ile PKK görüşüyor’ diye açıklama yaptı. Devletin bir organı Türkiye Cumhuriyeti’nin bir organıdır bir siyasal parti. Hükümetteki bir organ. Şimdi ben sosyal medyadan bizim milletvekillerimizi linç eden, linç kampanyası başlatan o trollere seslenmek istiyorum. Siz de ahlak varsa, vicdan varsa, siz neden kalkıp da Efkan Ala’nın bu açıklamasını bütün kitlelere, bütün dünyaya, bütün Türkiye’ye yaymıyorsunuz. Hangi ahlaktan söz ediyorsunuz siz? Kazara bizden bir milletvekili veya herhangi bir ilçe başkanı deseydi ki, ‘biz ilçe olarak PKK ile görüşüyoruz.’ Emin olun Türkiye’de kıyamet kopardı. AKP’li bir bakan söylüyor. ‘Biz PKK ile görüşüyoruz’ diyor. Gayet açık, gayet net, gayet küstahça. Ses veren var mı, eleştiren var mı, Davutoğlu ne diyor? dut yemiş bülbül gibi mübarek. Bizi eleştireceğine çağırsana İçişleri Bakanını. Senin gücünün yetmediğini biliyorum. Ona kızamazsın zaten. Çünkü ağabeyin buna izin vermez. O nedenle sen vesayet altındasın. Pazarlıklarını yaptılar, oturup konuşuyoruz dediler. Türkiye’yi bu noktaya getirdiler. Sonra bir baktık, Kandil’den 5’er 6’şar kişilik gruplar geliyor ‘biz teslim oluyoruz’ diyorlar. Teslim oluyorlar sonra serbest bırakılıyorlar. Nereye gidiyor bunlar. O şehir yapılanması var ya, şehirleri silah deposuna döndürenler var ya işte bunlar. Peki koskoca Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bunun farkına varmadı mı? Vardı biliyordu neden önlem almadı? Kendi vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlayamayan bir iktidarın kesinlikle gitmesi lazım. ”

    PARTİDEN İHRAÇ EDİLEN NAZLIAKA DA GRUP TOPLANTISINDA

    Öte yandan, CHP’den YDK kararıyla ihraç edilen Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın Grup Toplantısına katılması dikkat çekti. Nazlıaka, Kılıçdaroğlu salona girerken ayağa kalkarak alkışladı.

  • Tok: “Bu Saldırı İnsanlığa Yapılmıştır”

    Samsun’da bir özel hastanede yaşanan acı olay sonrası açıklama yapan İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, “Her gün onlarca bebeği dünyaya getiren değerli kardeşimiz Doğum Uzmanı Opr. Dr. Aynur Dağdemir’e yapılan bu saldırı tüm insanlığa yapılmış bir saldırıdır” dedi.

    Samsun’da özel bir hastanede sekreteri ile sekreterlerinin eski eşinin tartışması sırasında araya giren, bıçakla ağır yaralanan ve daha sonra hayatını kaybeden Doğum Uzmanı Opr. Dr. Aynur Dağdemir tüm Türkiye’yi yasa boğdu. Yaşanan acı olay sonrası bir açıklama yapan İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, “Bir kadın, kadına karşı şiddeti önlemek isterken ne yazıktır ki canını kaybediyor” ifadesini kullandı. Tok saldırı sonrası yaşamını yitiren Aynur Dağdemir’in çok sevilen bir hekim olduğunu söyledi.

    “KABUL EDİLEMEZ”

    Yaşanan saldırının kabul edilemez olduğunun altını çizen İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, “Samsun’da özel bir hastanede yaşanan üzücü olay sonucu görevi başında bıçaklanarak hayatını kaybeden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Aynur Dağdemir olay sonrası acil ameliyata alınmış ve tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştır. Samsun şehrimizin tanınan ismi hastalarıyla gönül bağı kuran Aynur kardeşimize Allah’tan rahmet acılı ailesine sabırlar diliyorum. Kabul edilemez bir olay. Bir kadın, kadına karşı şiddeti önlemek isterken ne yazıktır ki canını kaybediyor. Her gün onlarca bebeği dünyaya getiren değerli kardeşimiz Doğum Uzmanı Opr. Dr. Aynur Dağdemir’e yapılan bu saldırı tüm insanlığa yapılmış bir saldırıdır. Saldırıyı şiddetle kınıyor böylesi acı ve korkutucu olayların tekrar yaşanmamasını diliyorum. Allah Dr. Aynur kardeşimizin mekanını cennet etsin. Acılı ailesine sabır ihsan eylesin” diye konuştu.