Etiket: İnsanlara

  • İnsanlara bir damla mutluluk olmaya devam ediyorlar

    Dezavantajlı alanlarda çalışan ve hayatını devam ettiren insanlara yönelik bir proje olan “Damla Projesi”, ülkenin birçok bölgesinde olduğu gibi Kırıkkale’de de insanlar için bir damla mutluluk olmaya devam ediyor.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ortak yürütülen, tamamen gönüllülük esasına dayalı bir proje olan Damla Projesi Kırıkkale ekibi, şehirdeki etkinliklerine başladı. Etkinliklerin ilk gününde itfaiye, hastane ve köy gibi hem çalışma şartlarının zor hem de çoğu zaman göz ardı edilen alanlarda bulunan proje ekibi, gittikleri alanlarda bulunan insanlara motivasyon desteğinde bulundu. İtfaiyede kısa bir eğitim de alan proje gönüllüleri bu mesleğin zorluklarına dair bilgi edindiler. Daha sonra Sulakyurt’a bağlı Battal Obası Mahallesi’ni ziyaret eden gönüllüler, burada köylülerle muhabbet etti ve bir süre traktör römorkunda köyü turladı. Gönüllüler hastane ziyaretinde ise hem çalışanlarla hem de hastalarla diyalog kurarak onlara moral desteğinde bulundular. Proje kapsamında planlanan ziyaretler hafta boyunca devam edecek. Ayrıca proje ekibinin öz güven gibi çeşitli konularda eğitim programları da olacak.

    Kırıkkale Damla Projesi Ekibi Koordinatörü Zehranur Yıldırım, proje hakkında şu bilgileri verdi:

    “Damla Projesi 2013 yılından bu yana aktif halde Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yürütülen bir projedir. 2017 yılında da 40 ilde 80 koordinatör ve eğitmenle birlikte 800 katılımcıya ulaşan projedir. Projemizde gençlerimizi birleştiriyoruz, kültür alışverişi sağlıyoruz. Yurt dışından ve yurt içinden arkadaşlarımızı bir araya getirerek bazı yardım faaliyetleri yapıyoruz. Bizim maddi yardımdan çok manevi yardıma yönelmemiz var, proje içerisinde. Biz dezavantajlı insanların yanına gidiyoruz, onları ziyaret ediyoruz. Engelli insanların yanına gidiyoruz, yaşlılarımıza onları unutmadığımızı, şehit ve gazi ailelerine unutulmadıklarını gösteriyoruz. Gençler olarak onların yanında yer alıyoruz. Bize destek olan Gençlik ve Spor Bakanlığına başta bakanımız ve bütün çalışanlarına teşekkür ediyoruz. Bizler de bugün buraya koordinatör arkadaşımla birlikte Kırıkkale’yi temsilen geldik, 20 katılımcımız var. Uluslararası ve ulus içerisindeki arkadaşlarımızla birlikte bu projeyi yürütüyoruz.”

  • BM’den Dünya Mülteciler Günü’nde yerlerinden edilen insanlara destek çağrısı

    Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Dünya Mülteciler Günü’nde yerlerinden edilen insanlar için uluslararası topluma destek ve dayanışma sağlama çağrısında bulundu.

    2016 yılında yayınlanan kayıtlara göre, 65 milyon insanın şiddet ve zulüm nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, uluslararası topluma yerlerinden edilen milyonlarca masum insana destek ve dayanışma çağrısı yaptı.

    Dünya Mülteciler Günü’nde yayınladığı mesajında, “Evlerinden ayrılıp yurt dışına çıkanların cesareti ve onları kabul edenlerin merhameti üzerine düşünüyoruz.’’ diyen Genel Sekreter Guterres, günümüzde daha fazla insanın savaş, felaket ve zulümden kaçtığını sözlerine ekledi. Zorluk, ayrılık ve ölüm nedeniyle mülteci ve yerlerinden edilmiş insanlardan gelen kabus hikayelerini hatırlatan Guterres, 2015’in sonundan itibaren evlerinden ayrılmak zorunda kalanların sayısının 300 bine yükseldiğini söyledi. Evlerinden ayrılmak zorunda kalan insanların yanlarına hiçbir şey almayan yaşadıkları bölgeyi terk ettiklerini ifade eden Guterres, masum insanların buna rağmen hayata tutunmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi. Guterres, sayıları az da olsa mülteciler için çok şey yapan ülkelerin olmasının ilham verici olduğunu söyledi.

    BM Sığınmacılar Yüksek Komisyoneri Filippo Grandi ise Dünya Mülteciler Günü’nün dünya etrafında mültecileri kabul eden toplumları ve insanları, yerlerinden edilmiş insanlara güvenli bir yer sunan ve onları toplumlarına katanların da hatırlanması gerektiğini vurguladı. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) dün yayınladığı rapora göre çatışmalar yüzünden 12 milyon Suriyeli, 7.7 milyon Kolombiyalı, 4.7milyon Afgan ve 4.2 milyon Afgan’ın yer değiştirmek zorunda kaldı.

  • (Özel Haber) Kitapsever 4 arkadaştan insanlara mesaj

    Tekirdağ’da hafta sonlarını sahile gelerek kitap okuyan 4 ortaokul öğrencisi arkadaş, kitap okumanın insan yaşamına anlam kattığını ifade ederek, “Kitap okumanın zamanı yoktur, her insan kitap okumalıdır” sloganıyla bütün dünyaya mesaj gönderdi.

    Tekirdağ sahilinde 4 ortaokul öğrencisi denize karşı kitap okumanın zevkini çıkardı. Sahilde kitap okuyan 4 arkadaş, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptıkları açıklamada, kitap okumanın insanın yaşamına anlam kattığını, ileriye dönük daha olumlu ve mutlu bir hayat yaşamanın kaynağının kitap okumak olduğunu belirterek, “Kitap okumanın zamanı yoktur her insan kitap okumalıdır” dedi.

    “Boş zamanlarında kitap okuyorum diyenler kötü diyorlar”

    Sahilde kitap okuyan 4 arkadaş, yaptıkları açıklamada, “Kitap okuyun, kitap okumak güzeldir. Aslında herkesin kitap okuma isteği içinde yatıyor. Kitap okumak insanların bakış açısını artırıyor ve okumak güzel bir şeydir. Çünkü her insanı bilgilendirir. Her insanın kitap okuması lazım. Boş zamanlarında kitap okuyorum diyenler bence kötü bir şey diyorlardır. Kitap okumanın boş zamanı yoktur, her insanın kitap okuması gerekir” ifadelerini kullandı.

  • ’Hayatı Aydınlat Konseri’nde özel insanlara destek verildi

    CK Enerji çalışanlarından oluşan koro, sosyal sorumluluk projesi Hayatı Aydınlat kapsamında düzenlediği Türk Halk Müziği konserlerinin üçüncüsünü düzenledi. Konserde çalışanlara ünlü sanatçı Gülşen Kutlu performansı ile destek verdi.

    Elektrik dağıtımı ve perakende satışında Türkiye’nin önemli şirketlerini çatısı altında bulunduran CK Enerji’nin ’Türkiye’nin özel insanlarına’ adadığı sosyal sorumluluk projesi Hayatı Aydınlat konserleri devam ediyor. CK Enerji çalışanlarının katılımıyla oluşturulan Türk Halk Müziği korosunun üçüncü konseri dün akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirdi. Çalışanlara, Türk Halk Müziği’nin önemli seslerinden Gülşen Kutlu eşlik etti. Projeye No:309 dizisinin sevilen oyuncusu Furkan Palalı katılımıyla destek verirken, O Ses Türkiye yarışması finalistlerinden Emrah Güllü de konserde bir türkü seslendirerek katkı sağladı.

    Katılımcıların ve sponsorların bağışları ile hayat bulan Hayatı Aydınlat konserlerinin bu yılki serisinde İstanbul’un 39 farklı noktasında akülü sandalye kullanan ’özel insanlarımıza’ yönelik şarj istasyonları kurulması hedefleniyor. Projeyi daha çok ’özel insana’ yardım ulaştırmak ve uluslararası arenada Türkiye’yi temsil edecek bir sosyal sorumluluk çalışması haline getirmek için konser salonun girişine katılımcıların desteğini gösteren çok büyük bir afiş asıldı. Davetlilerin boyalı ellerinin baskısından oluşan özel afişle ’Birlikte, el ele’ mesajı verildi.

    Hayatı Aydınlat Konseri’nde bir konuşma yapan CK Enerji Yatırım A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Cengiz, son yıllarda Türkiye’nin önde gelen gruplarının hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleri ile toplumsal bilinç oluşturmaya büyük katkı sağladığına işaret ederek, “Cengiz ve Kolin Şirketler Grubu olarak bir araya gelip oluşturduğumuz CK Enerji çatısı altında, geçtiğimiz yıl bir sosyal sorumluluk projesi hayata geçirmek için kolları sıvadık. Engelli vatandaşlarımızın her biri bizim için özel insanlar. Bu özel insanlarımız tüm engellere rağmen hayatlarını onurlu bir şekilde sürdürmek adına ekonomik ve sosyal hayatımızın bir parçası olarak yaşama tutunuyorlar. Biz bu özel insanların hayatlarına ışık olmak için Hayatı Aydınlat projemizin merkezine onları koyduk” dedi.

    “39 noktaya akülü şarj istasyonu kurulacak”

    Projesi kapsamında her yıl farklı bir tema oluşturulduğunu belirten Cengiz, sözlerine şöyle devam etti: “Bu yılın temasını ise akülü şarj istasyonları olarak belirledik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız işbirliği çerçevesinde 39 merkez noktada akülü sandalye şarj istasyonu kuracağız. Her yıl daha fazla özel insanımıza yardım ulaştırmayı hedeflediğimiz Hayatı Aydınlat projesini gelecekte uluslararası arenada Türkiye’yi temsil edecek bir sosyal sorumluluk projesi haline getirmeyi planlıyoruz. Bu anlamlı projede çalışanlarımız başta olmak üzere proje ortaklarımıza ve sponsorlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Biz ’Hayatı Aydınlatmaya’ devam edeceğiz. Bizimle bu yolda yürüyecek herkese de kollarımızı açıyoruz”.

  • Mavi dil hastalığı hayvanlardan insanlara bulaşmıyor

    Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalı Öğrt.Üy. Dr. Ayfer Fındık, Mavi dil hastalığının hayvandan hayvana ya da hayvanlardan insanlara geçmediğini söyledi.

    Fındık, son günlerde Güney Avrupa ve Balkanlar’la birlikte ada gündemini oldukça meşgul eden ve bazı tartışmalara neden olan Mavi dil hastalığının sinekler vasıtasıyla bulaşan, sığır, koyun ve keçilerde görülebilen ama en çok koyunlarda ortaya çıkan viral bir hastalık olduğunu belirtti, Fındık, “Sokucu sinekler hastalığı taşırlar ve kan emdikleri hayvana virüsü bulaştırırlar. Hastalık hayvandan hayvana ya da hayvandan insana geçmez. Bulaşma sinekler yoluyla olduğu için hastalık odakları çok farklı noktalarda görülebilir. Sineklerin nerede, ne zaman hastalığı aldıkları ve taşıdıkları bilenen bir durum değildir” dedi.

    Dr. Ayfer Fındık açıklamalarına şöyle devam etti: “Hastalık belirtileri, sineklerin ısırmasını takiben yani kan yoluyla bulaşma gerçekleştikten sonra koyunlarda 1-8 gün, sığırlarda 5-12 gün içinde görülür. Genellikle yüksek ateşle başlayan hastalık göz, kulak ve ağız çevresinde kızarıklıkla seyreder. Bunu ağız, burun ve gözden akıntı ile beraber baş, boyun ve gırtlak bölgesindeki şişlikler takip eder. Özellikle koyunlarda gözde katarakt oluşur, dil şişer ve kansız kaldığı için rengi maviye döner, hastalık da adını buradan almaktadır. Hastalığı ağır geçiren hayvanlarda ağızda, burunda ve meme başlarında yaralar oluşur, özellikle koyunlar boyun bölgesinde oluşan yaralar sonucu boyun ve başlarını dik tutamazlar. Bütün bu belirtiler hayvanın yem yemesini zorlaştırmakta ve hayvan güçsüz düşmektedir. Gebe hayvanlarda düşüğe neden olabilmekte ya da anomalili kuzular doğabilmektedir.

    Hastalık 125 yıldır bilinen ve zaman zaman farklı ülke ve bölgelerde ortaya çıkan bir hastalıktır. İlk olarak Afrika’da görülmüş ve şimdiye kadar dünyada hastalık yapan 24 farklı tipi tespit edilmiştir. 10.10.2016 tarihi itibariyle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından yapılan bildirime göre hastalı BTV8 tarafından oluşturulmuştur.

    Hastalıkta sokucu sinekler rol oynadığı için ki sadece bu hastalıkta değil birçok hayvan hastalığının bulaşmasında sinekler rol oynamaktadır, bu yüzden önemli olan sinek mücadelesi ve mücadelenin zamanıdır. Bu mücadelede, ergin sineklerle olan mücadele çok da işe yaramaz. Asıl olan sineklerin yumurta bıraktıkları özellikle kış aylarında sinek yumurtaları ve larvaları ile yapılan mücadeledir. Çiftliklerde biyogüvenlik önlemleri arasında sinek, kene, pire mücadelesi hastalıklarla mücadele kadar ciddiye alınması gereken çok önemli bir mücadeledir. Diğer çoğu viral hastalıklarda olduğu gibi hayvanlarda Mavi dil hastalığının da tedavisi yoktur. Hastalıktan korunma ancak canlı aşı uygulaması ile olmakta burada da tip tespinin yapılıp aşının ona göre seçilmesi gerekmektedir”.

    Dr. Fındık, Mavi dil Hastalığı’nın Dünya Hayvan Sağlık Örgütü tarafından (OİE) ihbari mecburi hastalıklar listesinde yer almakta olduğunu, belirtilerin görüldüğü, hastalıktan şüphelenilen hayvanların hiç vakit kaybetmeden Devlet Veteriner Dairesine bildirilmesi gerektiğini vurguladı.