Etiket: insanlar

  • Farklı Dinden İnsanlar Hoşgörü Sofrasında Bir Araya Geldiler

    Hatay’ın Samandağ ilçesinde, Hristiyan Cemaati Vakfı tarafından Deniz Sitesi Truva Life Tesislerinde düzenlenen gecede farklı dine mensup vatandaşlar birarada eğlendi.

    Çok sayıda davetlinin de katıldığı gece renkli görüntülere sahne olurken, Antik Müzik Grubu eşliğinde gecenin geç saatlerine kadar eğlenerek davetliler seslendirilen müzikler eşliğinde keyif dolu dakikalar yaşadılar.

    Geceye Kaymakam Dr. Cahit Çelik, Belediye Başkanı Mithat Nehir, Cumhuriyet Başsavcısı Ferit Sandal, Cumhuriyet Savcısı Can Berk Onarok, Hakim Cem Kotay, Samandağ İlçe Seçim Kurulu Başkanı hakime Eda Onarok, Emniyet Müdürü Namık Ayran, Hristiyan Cemaati Başkanı Dr. Dimyan Emektaş, Cemal Gürsel Mahallesi muhtarı Selim Meynioğlu, Ermeni Cemaati başkanı Cem Çapar ile çok sayıda kişi katıldı.

    Hrsitiyan vatandaşların Noel bayramlarını kutlayan gecede kısa bir konuşma yapan Samandağ kaymakamı Dr. Cahit Çelik,“Dilimiz ırkımız, dinimiz farklı olabilir. Fakat önemli olan kederde , sevinçte birlik ve beraberlik içinde olmamız. Samandağ bu anlamda en faklı en güzel İlçelerden biridir. Burada bu İlçede hoşgörü ortamında görev yapmaktan çok mutluyum. Sonuçta beraber oldukça daha da güçlü oluruz. Bu vesile ile Hristiyan kardeşlerimizin bayramını kutluyorum” şeklinde konuştu.

    Daha sonra Belediye başkanı Mithat Nehir gecede yaptığı konuşmada şunları söyledi;

    “Noel gecesinde sizlerle beraber olmaktan son derece çok mutluyum. Bir kardeşiz. Bizler her ne kadar farklı dinlerden olsak ta bu topraklarda kardeşçe yaşıyoruz. İyi günde kötü günde hep beraber olduk. Bayramları beraber kutladık. Bizim zenginliğimiz budur. Hristiyan kardeşlerimizin Noel bayramını kutluyorum” dedi.

    Samandağ Hristiyan Cemiyet Başkanı Dr. Dimyan Emektaş da, “İsa Mesih’in doğum günü. Burada farklı dinden insanlar yüzyıllarca barış huzur ve kardeşçe yaşamışlardır. Yaşamaya da devam edeceğiz. Tüm inanç grupları ve etnik yapısıyla, geçmiş yüzyıllar boyunca olduğu gibi, gelecekte de iç-içe, dostça, kardeşçe dayanışma içinde yaşamaya devam edecektir. Tüm halkımızın Noel Bayramını ve Yeni Yılını kutlar, sağlıklı huzur ve barış temenni ediyorum” ifadelerine yer verdi.

  • Sıra Dışı İnsanlar Belgeseli, Seyirciyle Buluştu

    Yapımcılığını Nurdan Tümbek Tekeoğlu’nun ve yönetmenliğini Orhan Tekeoğlu’nun yaptığı Sıra Dışı İnsanlar Belgeseli’nin gala gösterimi, 18 aralık’ta Cemal Reşit Rey’de yapıldı.

    Karadeniz insanının zorluklarla başa çıkmada öne çıkardığı pratik zekasını ve doğa ile mücadelesini konu alan Sıra Dışı İnsanlar Belgeseli İstanbul’da seyircisiyle buluştu. Belgeselin gala gösterimi, 1000 kişiye yakın bir seyirci topluluğu önünde Cemal Reşit Rey konser salonunda yapıldı.

    Galaya, belgeselin ana kahramanı Metin Akıncı ve eşi de Rize’den gelerek katıldı. Gecede yaşayan efsane olarak tanımlanan tulum ustası Remzi Bekar da bir mini konser verdi. Ece Vahapoğlu’nun sunumuyla gerçekleşen galaya ünlü oyuncu Selda Alkor, iş dünyasından Leyla Alaton, Sinan Öncel, Asaf Güneri, Yasemin Pirinçcioğlu, Serap Tibuk, Mehmet Reis, Özcan Albak ve sanat camiasından Erkan Özerman, Atilla Dorsay gibi birçok kişi katıldı.

    Yönetmenliğini Orhan Tekeoğlu’nun ve yapımcılığını Nurdan Tümbek Tekeoğlu’nun yaptığı belgesel, Giresun, Trabzon ve Rize’de çekildi. Belgesele, Çebi Vakfı ile Bizim Neslin Uşakları Derneği destek verirken çok sayıda kişi de katkıda bulundu. Finansmanı Fongogo üzerinden kitlesel fonlama ile gerçekleştirilen ve 4K görüntü kalitesiyle çekilen Sıra Dışı İnsanlar Belgeseli’nin ilk gösterimi Antalya Film Festivali’nde yapılmıştı.

  • Kilolu İnsanlar İş Hayatında Negatif Ayrımcılığa Maruz Kalıyor

    Acıbadem Ankara Hastanesi Psikologu M. Bülent Baykal, kilolu insanların iş hayatında negatif ayrımcılığa uğradığına dikkat çekerek, “Bazı iş ortamlarında aşırı kilolu insanlar sadece görünüşlerinden dolayı terfi alamamakta, daha az ücret ödenen işlerde çalışabilmekte, hatta işten çıkarılmada ilk sırada yer almaktadırlar. Okullarda kilolu çocuklara isimler takılmakta, alay edilmekte, aşağılanmakta ve zorbalığın hedefi haline gelmektedirler” dedi.

    Acıbadem Ankara Hastanesi Psikoloğu M. Bülent Baykal, günümüzde Batılı ülkelerde ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde kiloları çok yüksek olan insanların, özellikle de kadınların negatif ayrımcılığa uğradıklarını vurgulayarak, psikologların birçok ülkede gerçekleştirmiş olduğu aşırı kilolu insanların başkaları tarafından nasıl değerlendirildiklerine dair yapılan incelemeleri anlattı. Baykal, “Çağımızda istisnasız herkesin kilolarıyla sorunları var. 20. yüzyılın sonlarına doğru insanların beyinlerine kazınan düşünce ’zayıf olmak eşittir sağlıklı olmak ve beğenilmek ve toplumca daha kolay kabul edilmektir’. Bundan birkaç yıl önce tanınmış bir iş adamı, entelektüel yetenekleri üstün olmasına rağmen sadece aşırı kilolu diye bir kadın çalışanın işten çıkarılması için talimat vermişti. Sonuçta iş hukuka havale edildi, gazetelere düştü. Fakat kiloları fazla olan o kişi işe tekrar alınmadı. Araştırmalar aşırı kilolu ve obez insanların daha az çekici, davranışlarını daha az kontrol edebilen, daha az zeki, başarısız, sıkıcı, tembel olarak algılandıklarını göstermektedir. Ayrıca birçok araştırma erkeklerin olabildiğince ince, hatta sıska denebilecek kadınlardan hoşlandıklarını gösteriyor. İş ortamında, eğitim alanında, tıbbi merkezlerde, medyada ve diğer toplu yaşam alanlarının birçoğunda aşırı kilolu ve obez insanlar insanlar arası ilişkilerde olumsuz davranışlara maruz kalmaktalar. Buna kilo etiketlemesi diyoruz. Etiketlenen insanlar birçok önyargılı davranışlara maruz kalıyorlar. Bazıları alay edilmek, hakaret edilmek, aşağılanmak, küçültücü isimler takılmak gibi sözel önyargılarla ilgili davranışlarla karşılaşırken; bazıları da uygunsuz şekilde dokunulma, sarılınma ve diğer saldırgan tutumlar gibi fiziksel davranışlara katlanmak durumunda kalıyorlar. Dahası gerçek hayatta bedenlerine uygun olmayan tıbbi gereçler, havaalanında fiziksel zorluklar, uçak koltuklarının uygun olmaması, mağazalarda bedenlerine uygun kıyafet bulamamaları gibi birçok farklı engeller de yaşamlarını zorlaştırıyor. Bazı iş ortamlarında aşırı kilolu insanlar sadece görünüşlerinden dolayı terfi alamamakta, daha az ücret ödenen işlerde çalışabilmekte, hatta işten çıkarılmada ilk sırada yer almaktadırlar. Okullarda kilolu çocuklara isimler takılmakta, alay edilmekte, aşağılanmakta ve zorbalığın hedefi haline gelmektedirler” ifadelerini kullandı.

    Aşırı kilolu ve obez insanlarda depresyon, anksiyete, sosyal izolasyon, psikolojik uyum sorunlarının normal popülasyona göre birkaç kat daha fazla görüldüğüne dikkat çeken Baykal, “Sosyal mesajlar kilonun, kişinin kendi kontrolü ile alakalı olduğu inancını yaydığı için bu kişiler klişeleşmiş, basmakalıp tasvirlere karşı çıkmak yerine kilo vermeye çalışıp baskılardan kaçınmaya çalışmaktadırlar. Eğer diyetisyen ve psikolog desteğini alamazlarsa başarı yüzdeleri çok az olmakta ve kendilerini daha da başarısız gördükleri için özsaygıları daha da azalmakta ve depresyon sıklığı artmaktadır. Bu etiketlenme çoğu zaman kilo verme girişimlerinde olumsuz sonuçlar doğurmakta, bazı aşırı kilolu kişilerde daha fazla ve düzensiz yemek yeme isteğine yol açmakta ve kilo vermek yerine daha da fazla kilo almalarına neden olmaktadırlar. Tıbbi ortamlarda etiketlemelerde ise o kişilerin daha az ve yetersiz tıbbi destek almalarına neden olmaktadır. Araştırmalar özellikle kadın aşırı kilolu hastaların randevularını daha fazla iptal ettirdiklerini ve imkanlardan daha az yararlandıklarını göstermektedir” dedi.

    Yüksek kilolu çocukların bu olumsuz etiketlemeden en çok etkilenen grubu oluşturduğunu vurgulayan Baykal, “Diğer çocuklar, aşırı kilolu arkadaşlarına acımasızca huysuz, aptal, çirkin, mutsuz, tembel ve az arkadaşı olması gibi atıflar yapmaktadırlar. Okul ortamları bu tür yıkıcı etiketlemenin en çok görüldüğü ortamlardır. Bu yıkıcı psikolojik davranışları en çok da çocuğun yakınında bulunan arkadaşları yapmaktadırlar. Bu davranışlara maruz kalan çocukların psikolojik durumları süratle bozulmakta, sürekli maruz kaldıkça da olumsuz tutumları içselleştirmekte, kendilerini suçlama ve depresif semptomlar geliştirerek özsaygılarında büyük bir yıkım meydana gelmektedir. Ergenlik döneminde ise bu yıkıma ek olarak bazı durumlarda intihar düşünceleri ve aşırı sosyal izolasyon da eşlik etmektedir” diye konuştu.

  • İşte son anket

    Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Ak Parti’nin yaptırdıkları son anketlerde partinin son oy oranlarını açıkladı.

     

    Çelik, ANAR’ın Türkiye çapında bir anket yaptığını belirterek, ankette ”Hükümetin performansını nasıl buluyorsunuz?” diye sorulduğunu söyledi. Çelik, şöyle devam etti: ”Başarılı diyenler, yüzde 55’tir. AK parti’ye oy vermeyen bir kısım insanlar da Hükümetin performansını başarılı buluyorlar. Sayın Başbakan’ın lider olarak, Başbakan olarak performansını nasıl buluyorsunuz sorusuna karşı vatandaşın yüzde 56,6’sı Başbakan’ı çok başarılı buluyor. AK Parti’nin oyu da 12 Haziran2011 seçimlerindeki oy oranıdır, yüzde 50. Yüzde 50 oyumuz duruyor. Bu, yüzde 51 oluyor, 52 oluyor ama çok şükür bugüne kadar yüzde 50’nin altına düşmedik.”

  • Kıyamet bereketi

    Kıyamet bereketi

    İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince köyü, ”Maya takvimine göre 21 Aralık 2012’de kıyametin kopacağına” dayanan bir inanış sayesinde yabancı turist açısından her yıl boş geçen 15 Aralık’tan yıl sonuna kadarki Noel tatili döneminde bu yıl yüzde 100 doluluk yaşayacak.

     

    Guetemala’da bu yılki kazılarda hem daha eski hem de 21 Aralık 2012 tarihinin daha ilerisini gösteren bir Maya takvimi bulunsa da belli çevrelerin, ”Efsanevi Marduk gezegeninin 21 Aralık’tadünyaya çarparak kıyametin kopacağı” yönündeki inanışı sürüyor.

     

    Dünyada kendilerini ”Mavi Enerji Grubu” olarak nitelendiren bir grup, 21 Aralık 2012’de sonlanan Maya takvimine dayanan inanışları çerçevesinde, kıyametten yeryüzünde sadece Şirince ileFransa’nın güneyindeki Bugarach köyünün etkilenmeyeceğini düşünüyor.

     

    Bu düşünce, bozulmamış mimari yapısıyla önemli bir turizm merkezi konumunda olmasına karşın, her yıl 15 Aralık’tan yıl sonuna kadar süren Noel döneminde yabancı turistten mahrum kalan Şirince köyünü cazibe merkezi haline getirdi.

     

    Dünyadaki hayatın 21 Aralık’ta son bulacağına ve bu kıyametten sadece Şirince ile Bugarach köylerindeki insanların Hz. İsa tarafından kurtarılacağına inanan ”Mavi Enerji Grubu”na mensup kişiler, Şirince köyündeki konaklama tesislerini yaptırdıkları rezervasyonlarla aralık ayı için şimdiden doldurdu.