Etiket: “İnsanın

  • Cumhurbaşkanı Başkanışmanı Şener: “Cumhurbaşkanımız 3 Milyon İnsanın Dinine Bakmadan Ölümden Kurtaran Bir Müslüman”

    Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı İhsan Şener, HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a seslenerek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın nasıl müslüman olduğunu görmek istiyorsa, hayatlarını kurtardığı Kürt, Yezidi, Arap, Türkmen 3 milyon sığınmacıya bakması ya da bizzat gidip onlara sorması yeterli olacaktır” dedi.

    Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Müslümanlığını sorgulayacak makama, göreve sahip olmadığını söyleyen Şener, “Erdoğan’ın nasıl Dünya’ya örnek bir insan, nasıl bir örnek Müslüman olduğunu görmek istiyorsa, Suriye’den, Irak’tan PYD-YPG-DAEŞ zulmünden kaçan 3 milyon Kürt, Yezidi, Arap, Türkmen sığınmacıya bakması yeterlidir. Suriye’de, Irak’ta ne yazık ki bazıları öldürürken, Cumhurbaşkanımız Erdoğan insanlar yaşasın diye kapıları sonuna kadar açtırdı. Necip milletimiz öldürmek değil yaşatmak için mücadele verdi. 100 sığınmacıyı ülkesine kabul etmekten aciz batıya sesini çıkartamayanlar, hangi yüzle Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a karşı çığırtkanlık yapıyorlar, insanlığını, Müslümanlığını tartışmaya kalkışıyorlar anlamış değilim” ifadesini kullandı.

    NEDEN KURAN’I, CAMİLERİ YAKANLARA TEK KELİME ETMEDİNİZ

    Şener sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Asıl sen nasıl bir Müslümansın ki Müslümanların kutsal kitabı Kuran’ı Kerim’i yakan, camileri ateşe veren, bebek, çocuk, kadın, erkek, yaşlı, genç demeden masun insanları katleden kanlı örgüte ’Terör Örgütü’ diyemiyorsun, tek kelime edip kınayamıyorsun. Kimsenin bölge ateş hattındayken dimdik ayakta, ülkesine ve milletine hizmet eden Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a tek kelime söylemeye hakkı yoktur.”

    MESELE ERDOĞAN DEĞİL TÜRKİYE

    Türkiye’de iç savaş başlatmak isteyenler bunu başaramayınca Cumhurbaşkanı Erdoğan’a saldırdıklarını daha öncede bu senaryoları gördüklerini ifade eden Şener şunları dedi:

    “Suriye ateş sarmalı ile sarılmış durumda. Türkiye’nin aynı durumla karşı karşıya kalmasını sağlayamayanlar çıldırıyorlar. Türkiye’de istikrarlı bir yönetim planları alt üst ediyor. Gezi parkı, 17-25 Aralık darbe planlarına karşı Cumhurbaşkanımız Erdoğan dimdik durdu, planları bozdu. Şimdi de Güneydoğu’da aynı planları yapanlar başarılı olamayınca yine Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a saldırıyorlar. Artık bu durum hastalık halini aldı. Bu tip saldırıları yapanlar takıntı seviyesinin üstünde Şizoit bir ruh hali yaşıyorlar. Bu duruma çok üzülüyorum. Çünkü sağlıklı bir kafa ile bakamıyorlar. Bu ülkenin aydınlık geleceği için yapılanları, milli refleksleri göremiyorlar. Onlar için Sayın Erdoğan’ın doğru işler yaptığının bir önemi yok. Onlar için önemli olan tek şey bu ülkede istikrarsızlık ve kaosun hâkim olması. Bunu da Allah’ın izniyle başaramayacaklar.”

  • İnsanın Çevreyle İlişkisini Resim Ve Heykelle Anlattılar

    Pınar İnci ve Orçun Çadırcı’nın insanın çevre ile ilişkisini anlattıkları ve birlikte hazırladıkları ilk sergileri ‘U+ Resim ve Heykel Sergisi’, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Sanat Galerisi’nde açıldı.

    Serginin isminde yer alan ‘U+’da, U harfi uzam kavramını nitelerken, + karakteri ise bireyi temsil ediyor. Sanatçılar, bireyin çevre ile kurduğu ilişkisini mekanlar ve kentler üzerinden sanatsal yollarla anlatıyor. İkilinin birlikte açtıkları ilk sergilerinde 15 çalışma sanatseverlerle buluştu. Serginin açılışına, MTSO Genel Sekreteri Kadir Dölek, MTSO Eğitim ve Kalkınma Vakfı Başkanı İbrahim Kiper, Ressam Ahmet Yeşil’in yanı sıra çok sayıda sanatsever katıldı.

    Sergiye ilişkin açıklama yapan Orçun Çadırcı, sergilerinin daha çok güncel sanat sergisi olduğunu belirtti. “Gerek heykellerden, gerek resimlerden faydalanılmış olsa da bu sergiye resim-heykel sergisi demek doğru olmaz” diyen Çadırcı, güncel sanatın bir dilinin olmadığını, resim ve heykelin yalnızca sanatın bir ifadesi olarak kullandığını söyledi.

    Pınar İnci Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde yüksek lisans eğitimine devam ederken, 2015 yılında doçent unvanını alan Orçun Çadırcı ise halen Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde çalışıyor.

    Sergi, 29 Şubat 2016 tarihine kadar gezilebilecek.

  • Dünyada 85 Milyon İnsanın Görüşü Bozuk

    Göz doktoru Ercan Varlıbaş, dünyada 85 milyon insanın görüşünün bozuk olduğunu, 39 milyon insanın ise göremediğini söyledi.

    Varlıbaş, yaptığı açıklamada görme kusurlarını iyileştirici, kaliteli lenslerin kullanıldığı ameliyatlar sayesinde hastaların 18 yaşındaki görüş gücüne kavuşabildiğini belirterek, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada tahmini olarak 85 milyon insanın görüşü bozuk, 39 milyonu ise göremiyor. Görüş gücü kaybının yüzde 33’ü katarakt rahatsızlığından kaynaklanıyor. Yaklaşık 20 milyon insan katarakt yüzünden görme gücünü kaybetmiş. Özellikle düşük gelirli ülkelerde katarakt körlüğün en büyük nedeni. Gelir yükseldikçe bu oran düşüyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde katarakt nedeniyle kör olanlar yüzde 5 seviyesinde iken Afrika ve Güney Amerika’nın bazı ülkelerinde bu oran yüzde 60’a çıkıyor. 2020 yılında dünyada 60 yaş üzeri 54 milyon insanın katarakt dolayısıyla kör olacağı öngörülüyor” dedi.

    Varlıbaş, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kataraktın çoğunlukla yaşa bağlı geliştiğini ifade ederek, “Yaşlanan nüfus arttıkça katarakt daha fazla görülüyor. Bunun yanı sıra gençlerde bazı sistemik sorunlar, kafa travmaları, ilaç yan etkileri, hamilelikte anne adayının geçirdiği rahatsızlıklar ile çeşitli göz hastalıkları sonucunda katarakt ortaya çıkabiliyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 400 bin katarakt ameliyatı yapılıyor” diye konuştu.

    Varlıbaş, ameliyatın başarısı için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle anlattı:

    “Türk göz hekimlerimizin dünyadaki meslektaşlarından hiçbir eksiği yok; çok çalışkan ve başarılılar. Yenilikleri takip ediyorlar, teknolojik ürünleri, cihazları kullanma yetileri çok güçlü. Fakat şu anda SGK işlem fiyatlarının düşük olması, teknolojik lenslere ekstra ücret ödeneğinin olmaması gibi nedenlerden dolayı ucuz, hangi şartlarda üretildiği belli olmayan, kalitesiz lensleri kullanmak zorunda kalan doktorlar var. Halbuki katarak tedavisi için gözdeki doğal merceğin cerrahi bir yöntemle çıkarılmasından sonra yerine takılacak lensin kalitesi ameliyatın başarısını doğrudan etkiliyor; dolayısıyla lens yeterli değilse ameliyat sonucunda yeterli görme gücüne kavuşulamaz.”

    “HİNT, ÇİN LENSLERİNE DİKKAT”

    Varlıbaş, daha önce kalitesiz Hint-Çin lenslerinin hastalara uygulanmasından dolayı yaşanan sıkıntılara tanık olduklarını anlatarak, “Bu gibi durumlarla karşılaşılmaması için hastanelere temin edilen ürünlerin standartlarının yetkili makamlarca denetlenmesi ve yeterli onayların alınması gerekmektedir. İlaçlarda geçerli olan tüm denetim mekanizmaları, iyi üretim prosedürleri hastanelerde kullanılan ürünler için de geçerli olmalı; sağlık ürünleri için yalnızca CE sertifikası yeterli değildir” şeklinde konuştu.

    Varlıbaş en ideal uygulamanın hastanın rahatsızlığı dikkate alınarak göz kusurlarını kapatan, yüksek görüş gücü sağlayan teknolojik lenslerin kullanılması oluduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

    “Bu sayede hasta 18 yaşındaki görüş gücüne kavuşabiliyor. Fakat Türkiye’de henüz yüksek kalite lens kullanım bilinci gelişmedi. Bu yüzden çoğu zaman ameliyat sonrasında gözde yüzde 100 bir iyileşme sağlanamıyor. Katarakt ameliyatlarında hastaya uygun, göz kusurlarını düzeltici lenslerin kullanılması teşvik edilmeli.”

  • “Her İnsanın Hediye Rengi Farklıdır”

    hediyerengi.com’un Genel Müdürü Burak Erol, Dünya genelinde yapılan araştırmalarda her insanın bir hediye rengi olduğu ortaya çıktığını söyledi.

    hediyerengi.com’un Genel Müdürü Burak Erol, Dünya genelinde yapılan araştırmalarda her insanın bir hediye rengi olduğu ortaya çıktığını söyledi. Araştırmada çıkan sonuçlarda insanların hediye aldıkları kişilerden çok kendi zevklerine uyan hediyeler aldıkları bunun yüzünden yanlış hediyeler tercih ettiklerinin belirlendiğini söyleyen Erol, “Araştırmada her insanın bir rengi olduğu bu hediye alırken de tercihlerine yansıdığı tespit edildi. Biz bu araştırmadan ve kendi halkla ilişkiler çalışmalarımızı yaptırdığımız firmanın raporlarından yola çıkarak bu siteyi kurduk sitemizin en büyük özelliği kişilerin hediye alırken yanlış tercihler yapmasını engellemek için hediye danışmanlığı sistemini hayata geçirdik. Sitemizi ziyaret eden insanlar hediye danışmanlığı bölümünü tıklayıp açılan bölüme kısa bilgiler vererek bu hizmeti kullanıp ne hediye alacağım sıkıntısından kurtuluyorlar” dedi.

    Erol, ayrıca sitelerini ziyaret eden müşterilerin yılbaşı için muhteşem indirim ve hiçbir yerde rastlayamayacakları isme özel hediyeler (Haute couture) hazırladıklarını, yakın zamanda bu tarz hediye seçimlerinin Dünya’da da popüler olacağını ve bunun Türkiye’de de öncüsü olmaktan mutluluk duyduklarını belirtti.

  • (Özel Haber) Hekimoğlu: “İnsanın Adam Mı Öldürdüler Diyesi Geliyor”

    Trabzonspor Başkan Adayı Celil Hekimoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun (PDFK) Gaziantepspor maçı sonrası Trabzonspor’a ve yöneticilere verdiği cezanın çok ağır olduğunu söyledi. Hekimoğlu, cezaların Tahkim Kurulu’nda düzeleceğine inandığını belirtti.

    Trabzonspor Başkan Adayı Celil Hekimoğlu, Gaziantepspor maçı sonrası yaşanan gelişmelerle ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. Adaylık sürecini de değerlendiren Hekimoğlu, amaçlarının camiayı yeniden toparlamak olduğunu vurguladı.

    Trabzonspor başkan adaylığı ile ilgili olarak bir yıldır çalıştığını belirten Hekimoğlu, “Camiadan çok güzel tepkiler aldık. Bu aldığımız tepkiler bizi şevklendirdi. Camiamızdan çok büyük destek görüyoruz. Bütün amacımız Trabzonspor değerlerini bir arada tutmak. Olabildiğince üst düzey birlikteliği yakalamaya çalışıyoruz. Gerçekten Trabzonspor’un bugün geldiği ortamda ağır mali sorunların, dağınıklığı çözebilmesinin tek yolu, bütünlüğü ve birlikteliği sağlamaktır. O anlamda çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Çok iyi bir ekiple beraber 9 Kasım Pazartesi günü adaylığımızı resmi olarak açıklayacağız” diye konuştu.

    “BİRLİKTELİĞE ÇOK İHTİYACIMIZ VAR”

    Hekimoğlu, bordo-mavili ekibin ihtiyacının para olmadığını vurgulayarak, “Ama bundan daha önemlisi birlikteliğe ihtiyaç duyduğunu yaptığımız çalışmalarda tespit ettik. Çok bölündük, çok parçalandık. İnsanlar artık maça gelmiyorlar. Trabzonspor’u takip etmiyorlar. Camiada saygınlık kalmadı, azalmaya başladı. Bunları hep düzeltmemiz lazım, yapacak çok işimiz var. Trabzonspor çok büyük bir camiadır hep beraber olursa bu işin altından kalkar. Herkesin özlediği Trabzonspor tekrar geri gelir” ifadelerini kullandı.

    “YÖNETİCİLERİN EYLEMLERİNİ KABUL ETMİYORUM”

    PDFK’nın verdiği cezaların çok ağır olduğunu belirten Hekimoğlu, “Adam mı öldürdüler diyesi geliyor insanın. Umarım tahkim kurulunda bu cezalar düzelir. Yöneticilerimizin yaptığı eylemleri de ben kabul etmiyorum, doğru değil. Hakem hata yapmıştır ama bu tür davranışlar bize hiç yakışmıyor. Sezon başında beri Trabzonspor sanki bilinçli, programlı olarak maçlarda haksızlığa uğruyor. Bunu bütün spor kamuoyu kabul ediyor ama bu tepki böyle olmamalıydı. Son bir haftadır Trabzonspor’un mağduriyeti değil de hakemlerin mağduriyetini konuşur hale geldik. Halbuki burada gerçek mağdur Trabzonspor’dur. Yöneticilere burada düşen hakkımızı savunmaktır ama bunu yapamadılar. Trabzonspor’u haksız duruma düşürdüler. Hiç şık olmamıştır. PDFK’nın vermiş olduğu ceza çok ağırdır. TFF Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Usta’ya verilen cezayı anlamıyorum. İbrahim Bey de çok büyük bir baskı altında. Çok zor durumda kalmış bir arkadaşımız. İyi niyetli olarak bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ona verilen cezayı anlamakta güçlük çekiyorum” şeklinde konuştu.