Etiket: İnsanı

  • BM’den Suriye’ye 28 tırlık insani yaşam malzemesi

    Birleşmiş Milletler (BM) insani yardım tırları Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü Gümrük Kapısı’ndan Suriye’ye geçiş yaptı.

    İçerisinde insani ihtiyaç malzemesi bulunan 28 tırlık insani yaşam malzemesi BM’nin Reyhanlı’da bulunan lojistik merkezinden yüklendi.

    28 yardım tırı BM görevlileri kontrolünde Suriye’ye geçiş yapmak için Cilvegözü Gümrük Kapısı’na geldi. Burada yapılan işlemlerin ardından tırlar İdlib’e gönderildi.

    Yardım malzemelerinin bölgede yaşayan ihtiyaç sahibi halka dağıtılacağı öğrenildi.

  • Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Doç. Dr. Kahveci, Vali Ali Hamza Pehlivan’ı ziyaret etti

    Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü sahibi olan Doç. Dr. M. Übeydullah Kahveci Vali Ali Hamza Pehlivan’ı ziyaret etti.

    Bayburt İşkur İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen kariyer günlerine katılmak üzere memleketi Bayburt’a gelen Doç. Dr. Kahveci program öncesinde Vali Ali Hamza Pehlivan’ı ziyaret etti.

    Vali Pehlivan, makamında görüştüğü Kahveci’yi 2017 Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanları Programı (GEBİP) kapsamında elde ettiği başarı dolayısıyla kutladı ve Bayburt olarak gurur duyduklarını ifade etti. Kahveci ile çeşitli konularda bilgi alışverişinde bulunan Vali Pehlivan, ziyaret vesilesiyle teşekkür ederek Kahveci’ye çalışmalarında başarı ve kolaylıklar diledi.

    Ziyarette İşkur İl Müdürü M. Abdullah Kahveci de yer aldı.

    TÜBA tarafından düzenlenen GEBİP kapsamında üstün nitelikli bilimsel çalışmalarıyla öne çıkan genç bilim insanlarının, araştırmaları ile kendi araştırma gruplarını geliştirmelerinde desteklenmesi ve üstün başarılı araştırmalara özendirilmesi hedefleniyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Übeydullah Kahveci de fonksiyonel polimerik malzemeler ile kanserli hücrelerin hedeflenmesi ve yüksek hızlı gen alışverişi reaksiyonları üzerine yaptığı çalışmalarının yanı sıra gerçekleştirdiği akademik çalışmalarla Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne layık görülmüş ve ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden almıştı.

    DOÇ. DR. M. ÜBEYDULLAH KAHVECİ KİMDİR ?

    Doç. Dr. Muhammet Ü. Kahveci 1981 yılında Bayburt’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimlerini Bayburt’ta tamamlayan Kahveci, 2000 yılında Ege Üniversitesi Kimya Bölümü’nde lisans eğitimine başladı. 2002 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü’ne transfer olan Dr. Kahveci lisans eğitimini burada 2005 yılında üniversite birinciliği derecesi ile tamamlamıştır. Yüksek lisans (2007) ve doktora (2012) derecelerini de yine İstanbul Teknik Üniversitesi, Kimya Bölümü’nden almıştır. Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimleri süresince (2002-2012) TÜBİTAK başarı bursu ile ödüllendirilen Dr. Kahveci, 2007 yılında ise Moleküler Biyoloji ve Genetik lisans derecesini almaya hak kazanmıştır. Lisans eğitimi esnasında 6 ay boyunca İsveç, Umea Üniversitesi’nde, doktora eğitimi esnasında 2008 yılında 6 ay süre ile Monash Üniversitesi (Avustralya), Malzeme Mühendisliği’nde ve 2013 yılında bir yıl süre ile California Üniversitsi-Los Angeles (UCLA) (ABD), Kimya-Biyokimya Bölümü’nde ziyaretçi araştırmacı olarak bulunmuştur. Türkiye’den sayılı bilim insanının katıldığı Lindau Nobel Ödüllü Biliminsanları Toplantısı’na 2013 yılında ilgili komite tarafından seçilerek katılmıştır.

    Akademik çalışma hayatına araştırma görevlisi olarak 2011 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü’nde başlamış, Şubat 2018’den itibaren İstanbul Teknik Üniversitesi, Kimya Bölümü’nde Doçent olarak eğitim ve araştırma faaliyetlerine devam etmektedir.

    Dr. Kahveci, günümüzde önemli malzeme türü olan polimerler ve polimer kimyası üzerine bilimsel faaliyetlerde bulunmaktadır. Özellikle son yıllarda TÜBİTAK tarafından desteklenen projelerinde kanserli hücrelerin ve bakteriyel hücrelerin fonksiyonel polimerik malzemeler ile hedeflenmesi ve yüksek hızlı konjugasyon/klik reaksiyonları üzerine çalışmalar yürütmektedir.

    Dr. Kahveci çalışma konuları ile ilgili nitelikli uluslararası dergilerde 25 makale, dört kitap bölümü, bir ulusal patent ve birçok ulusal/uluslararası konferans bildirisine katkıda bulunmuştur.

  • Almanya Başbakanı Merkel: “Daha fazla insani felaketlerin olmaması için elimizden gelen her şeyi yapmak istiyoruz”

    Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Dörtlü Suriye Zirvesi sonrasında açıklamalarda bulunan Almanya Başbakanı Angela Merkel, “Silahsızlandırma açısından İdlib bölgesinde büyük bir başarı elde edildi. Kesinlikle kimyasal silahların kullanılmaması durumunda kararlı olduğumuzu bir defa daha ifade etmek istiyorum” dedi.

    Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Dörtlü Suriye Zirvesi saat 16.20 sıralarında başladı. Vahdettin Köşkü’nde gerçekleşen zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel katıldı. Liderler zirve öncesinde köşkü gezerek aile fotoğrafı çektirdi. Yaklaşık 3 saat süren zirvenin ardından liderler ortak basın toplantısı düzenledi.

    “Daha fazla insani felaketlerin olmaması için elimizden gelen her şeyi yapmak istiyoruz”

    Zirve sonrasında açıklamalarda bulunan Merkel, “Üretken bir verimli zirve toplantısı olduğunu düşünüyorum. Farklı yaklaşımlarımız olsa da mutabık kalarak ortak bir bildirge yayınlayabildik. Bu da bizim ortak bir iradeye sahip olduğumuzu göstermektedir. Bu bağlamda nihai bir çözüm elde etme açısından tabi ki yeterli değil ama yine de önemli sonuçlar elde etme açısından çok iyi bir toplantı oldu. Bir tarafta terörle mücadele, diğer taraftan rejim tarafından kendi halkının büyük bir kesimine karşı yürüttüğü büyük bir savaş söz konusudur. Burada sadece askeri açıdan değil, siyasi açıdan da bir çözüm bulmak gerekiyor. Birleşmiş Milletler kapsamında bir çözüm bulmak istiyoruz. Suriye’de birçok insani felaket gördük. Nüfusun yarısından fazlası ya yurt içinde ya da yurt dışında. Ürdün, Türkiye ya da Avrupa ülkelerinde aralarında Almanya’da olan mülteciler bulunmaktadır. Daha fazla insani felaketlerin olmaması için elimizden gelen her şeyi yapmak istiyoruz. 17 Eylül’de Rusya ve Türkiye arasında İdlib’te ateşkes doğrultusunda çok verimli bir çalışma gerçekleşti. Bunun sürdürülebilir bir ateşkes olması için elimizden geleni yapmaya hazırız. Zaten silahsızlandırma açısından İdlib bölgesinde büyük bir başarı elde edildi. Kesinlikle kimyasal silahların kullanılmaması durumunda, kararlı olduğumuz bir defa daha ifade etmek istiyorum” dedi.

    “Anayasa komitesinin yıl sonuna kadar bir araya gelmesinde katkıda bulunmak istiyoruz”

    Anayasa komitesinin toplanmasının önemli olduğunu söyleyen Almanya Başbakanı Merkel, “Gerekli olan siyasi çözümün ne kadar önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Maalesef şu ana kadar anayasa komitesi bir araya gelememiştir. Ama sonuç olarak anayasa komitesi oluşumu ve ardından da bütün Suriye halkının hem diasporada olan hem Suriye’de olan halkın bir araya gelip oy kullanarak seçimlerin yapılması gerekmektedir. Bizler de elimizden gelen her şeyi yaparak bu anayasa komitesinin yıl sonuna kadar bir araya gelebilmesi için katkıda bulunmak istiyoruz. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde bir çatışma durumu kesinlikle askeri olarak çözülemez. Buna inanıyoruz” diye konuştu.

    “İnsanların geriye dönmesi için siyasi bir çözüm gerekmektedir”

    Mültecilerin ülkelerine geri dönmesi konusunda konuşmasını sürdürün Merkel, “Ülkelerine geri dönebilmelerini konuştuk. Burada Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğiyle sıkı bir işbirliği yapılması gerekiyor. Geri dönen insanların tutuklanması yada herhangi bir şekilde takibata uğramaması gerekiyor. Belirli bir insani alt yapının yerine getirilmesi gerekiyor. Bu şekilde bir sükunetin olması ve insanların geriye dönmesi için siyasi bir çözüm gerekmektedir. Suriye’nin ardından yine bütün halkı için güvenli bir vatan olması gerekmektedir. Bu şekilde alışılmışın dışında bir format olarak bir araya geldik. Ortak bir irademiz vardı. Çünkü çözüm aciliyeti hepimizin gördüğü bir gereksinim. Bu açıdan siyasi sürecin özellikle de tam bu zamanda bulunması çok çok önemlidir. İdlib’in barışçıl bir çözüm kapsamında herhangi bir şekilde insani bir felaket olmadan barışçıl bir çözüm bulunması yönünde gayret gösterilmelidir” şeklinde konuştu.

  • Dökmeci: “Gazze insani yardım bekliyor”

    İHH İnsani Yardım Vakfı Antakya Şube Başkanı İsmail Dökmeci Gazze’de yaşananlara dikkat çekerek ekonomik sıkıntıların, altyapı sorunlarının ve yaşanan kısıtlamaların, özellikle sağlık ve eğitim sektörlerinde çok önemli problemler ortaya çıkardığını söyledi.

    Dökmeci, İHH Antakya Şubesi’nde yaptığı açıklamada, Gazze’nin 2006 yılından bu yana 4 bin 631’den fazla şehit verdiğini ifade ederek, “2 milyon nüfusu ile yüzölçümüne göre dünyanın en yoğun şehirlerinden biri olan Gazze, yıllardır ambargo ve abluka altında nefes almaya ve yaşamaya çalışıyor. Mısır ve işgalci İsrail rejiminin sınır kapılarını kapalı tutarak bölgeyi adeta bir açık hava hapishanesine çevirmeleri, Gazze’de hayatı durdurma noktasına getirdi. Gazze Şeridi’ne uygulanan kara, hava ve deniz ablukası 12. yılında artarak devam ediyor. Bu abluka Gazze Şeridi’nde yaşayan 2 milyon Filistinliyi hedef almış durumda. Abluka, 2006’dan bu yana arkasında 4.631’den fazla şehit ve 21.426 yaralı bıraktı. Bu saldırılar ve işgal planları sebebiyle toplam yerleşim birimlerinin yüzde 77’sine denk gelen 292 bin 502 ev yıkıldı veya zarar gördü” dedi.

    Gazze’de ambargo, abluka ve saldırılara bağlı olarak yaşanan sosyal çöküntü yaşandığını dile getiren Başkan Dökmeci “Ekonomik sıkıntılar, altyapı sorunları ve yaşanan kısıtlamalar, özellikle sağlık ve eğitim sektörlerinde çok önemli problemler ortaya çıkarmaktadır. Gazzelilerin içinde bulunduğu ve en acil şekilde çözülmesi gereken sorunlar her geçen gün ağırlaşmaktadır. Zaten bölgedeki kötü olan insani durum, 2018’in ilk aylarından itibaren daha da kritikleşmiştir. İsrail ablukası sebebiyle Gazze’de hayatın çeşitli alanlarında tam bir çöküş yaşanmaktadır” ifadelerine yer verdi.

    Gazze’de günde 20 saate varan elektrik kesintilerinin en temel sorunlarından biri olduğunu vurgulayan Başkan Dökmeci konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Ekonomik ve sosyal krizlerin başlıca sebeplerinden biri olan elektrik yokluğu, Gazze’de son yıllarda görülen en temel sorunlardan biridir. Yıllardır devam eden ve günde 20 saate kadar varan elektrik kesintileri, Gazze’de hayatı doğrudan ve dolaylı olarak oldukça zorlaştıran belki de en önemli krizdir. İsrail’in sistematik bombardımanları sebebiyle Gazze’deki fabrikaların yüzde 80’i kapanmıştır. Gazze’de elektrik açığı yüzde 65 seviyelerine ulaşmıştır. Memurlar ise maaşlarının büyük bir kısmını alamamaktadır ve ekonomik krizden dolayı iş yerlerine yürüyerek gitmek zorunda kalıyorlar. Bölgede alım gücünün düşmesinden dolayı insanlar çok zor şartlar altında yaşamak zorunda kalıyor. Gazze’de gençler arasındaki işsizlik oranı yüzde 60’dayken yoksulluk altında yaşayanlar yüzde 65, aşırı yoksulluk yüzde 30, yardımlara bağımlılık ise yüzde 80’lerdedir.”

    Başkan Dökmeci yaşamlarını sürdürmeye çalışan insanların, dışarıdan gelecek yardımlara ihtiyaç duyduğuna dikkat çekerek “ilaç, tıbbi malzeme, içme suyu ve mazot gibi ihtiyaçların karşılanabilmesi için dışarıdan yapılacak nakdi yardımlar çok önem arz ediyor. Gazze’de sağlık alanında yaşanan sorunlar da Gazze’yi yaşaması zor bir yer haline getiriyor. Öte yandan unutmamak gerekir ki, Birleşmiş Milletler raporlarında, “Eğer ablukayı hafifletmek için bir şeyler yapılmazsa, Gazze’nin 2020’ye kadar ‘yaşanamayacak’ bir yere dönüşeceği vurgulanıyor” dedi.

  • Türkiye Diyanet Vakfından Endonezya’ya insani yardım

    Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), Endonezya’da 28 Eylül’de meydana gelen deprem ve tsunami sonrasında bölgede yardım faaliyetlerine devam ediyor.

    Endonezya’da yaşanan afetin ardından bölgeye giden TDV ekipleri, deprem ve tsunamiden etkilenen noktalarda ihtiyaç tespitinde bulunarak, ailelere barınma, gıda ve hijyen malzemesi konusunda yardımda bulunuyor. TDV’nin bölgede yapmış olduğu yardım faaliyetleri hakkında bilgi veren TDV Yurtdışı İnsani Yardım Uzmanı Abdullah Uçak, deprem bölgesinde özellikle kırsal alanlarda temel insani ihtiyaçlar konusunda zorluk yaşandığını, yardım çalışmalarının afet bölgesinde geniş bir alanda devam ettiğini söyledi. Deprem ve tsunaminin ardından yardımın ulaşmadığı Limpoa bölgesine ilk defa Türkiye Diyanet Vakfı ekiplerinin yardım ulaştırdığını belirten Uçak, “İlk etapta 1 ay boyunca yetecek pirinç, sıvı yağ, şeker, çay ve su gibi temel gıda maddelerinin yer aldığı gıda paketini toplamda bin 40 aileye ulaştırdık. Ayrıca hijyen ve barınma alanında da yardımlarımızı sürdürüyoruz” dedi.

    Afetin ardından bölge halkının yaşadığı şoku atlatamadığını ve endişeli bir şekilde yaşamlarını sürdürdüklerini ifade eden Uçak, başta elektrik, su ve mazot olmak üzere çok sayıda öncelikli ihtiyacın giderilemediğini, ölü sayısının bin 700’e ulaştığını ve yaklaşık 2 bin kişinin kayıp olduğunu söyledi. Uçak, yaklaşık 2 milyon kişinin deprem ve tsunamiden etkilendiğini belirtti.

    Endonezya’da yaşanan afetin ardından Türkiye Diyanet Vakfı tarafından başlatılan “Endonezya Yardım Bekliyor” kampanyası kapsamında hayırseverler bağışta bulunmaya devam ediyorlar. Kampanyaya YARDIM yazıp 5601’e SMS gönderilerek, bagis.tdv.org adresinden online bağış yapılarak veya anlaşmalı bankalar yoluyla bağışta bulunulabiliyor.