Etiket: insan

  • 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü

    10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü tüm dünyada olduğu gibi Adıyaman’da da çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

    Adıyaman Valiliği Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü Koordinesinde Halk Eğitim Merkezinde Lise öğrencilerine yönelik ‘İnsan Haklarının Tarihçesi’ konulu bir konferans düzenlendi. Adıyaman Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Öğretim Üyesi Dr. Cem Koray Olgun’un konuşmacı olarak katıldığı konferansa Vali Vekili Levent Öztin, İl İnsan Hakları Kurulu Üyeleri, Hukuk İşleri Şube Müdürü Murat Erdil ve öğrenciler katıldı.

    Düzenlenen Konferansa konuşmacı olarak katılan Adıyaman Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Öğretim Üyesi Dr. Cem Koray Olgun, insan haklarının evrensel bir hak olduğunu belirterek, “İnsan hakları sözlük anlamıyla, kişinin sırf insan olduğu için sahip olduğu haklardır. Adıyaman dayanışmanın, saygının, huzur ve hoşgörünün hakim olduğu bir şehir. İnsan Haklarının temelinde de insana saygı vardır. O anlamda Adıyaman çok önemli ve örnek bir kent. Esas mesele var olan yazılı haklara uymaktan öte, onları içselleştirmek ve hissederek yapmaktır. İnsan hakları en temelde bize bir sorumluluk veriyor. Hiç tanımadığınız insana bile sırf insan olduğu için değer vermeniz gerekiyor. Her şeyin temelinde saygı ve hoşgörünün olduğu unutulmamalıdır” ifadelerini kullandı.

  • Gümüşhane’de İnsan Hakları Günü Kutlandı

    Gümüşhane’de 10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü nedeniyle kutlama programı düzenlendi.

    İl İnsan Hakları Kurulu tarafından düzenlenen program Gümüşhane Kültür Merkezinde icra edildi. Program bina girişinde ki fuaye alanında insan hakları temalı fotoğraf sergisi açılışıyla başladı.

    Törene Vali Yardımcısı Şenol Turan, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Erdem, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, kurul üyeleri, kamu kurum müdürleri, vatandaş ve öğrenciler katıldı.

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Gümüşhane Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Kadir Caner Doğan “İnsan haklarının korunması ve güvence altına alınması konusunda insanların bilgilendirilmesi ve insan hakları bilincinin yaygınlaştırılması” konusunda konferans gerçekleştirdi.

    Sunumunda insan hakları kavramının ortaya çıkışı ve gelişiminden bahseden Doğan, çocuk, kadın ve engelli haklarından bahsettikten sonra güncel temel insan hakları sorunlarının göçler ve mülteci sorunu, işsizlik ve yoksulluk-sefalet olduğunu söyledi.

    Konferansın ardından il genelinde ki liseler arasında düzenlenen “İnsan olarak en önemli hakkınızın ne olduğunu düşünüyorsunuz” konulu kompozisyon yarışmasında üçüncü olan Şiran Fen Lisesi öğrencisi Kader Nur Aksu, şiir yarışmasında üçüncü olan Kelkit Muammer ve Enver Şahin Anadolu Lisesi öğrencisi Abdulsamet Demir ile resim yarışmasında üçüncü olan Ali Fuat Kadirbeyoğlu Anadolu Lisesi öğrencisi Yunus Emre Demir’e ödüllerini İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ekrem Akdoğan, kompozisyon yarışmasında ikinci olan Kelkit Abdulhamit Han Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Gülsüm Türkel, şiir yarışmasında ikinci olan Fatih Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi İlknur Topuz ile resim yarışmasında ikinci olan Gümüşhane Lisesi öğrencisi Bahar Yıldız’a ödülleri Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Erdem, kompozisyon yarışmasında birinci olan Şiran Fen Lisesi öğrencisi Kevser Yıldız, şiir yarışmasında birinci olan Şiran Fatih Sultan Mehmet Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencisi Beytullah Paça ve resim yarışmasında birinci olan Fatih Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Büşra Doğan’a ödüllerini Vali Yardımcısı Şenol Turan verdi.

  • Başkan Ersoy “İnsan Hakları Bilincinin Ve İnsan Haklarının Tam Olarak Benimsenerek, Uygulanması İçin Gerekli Sorumluluk Duygusunun Toplumda Ve Bütün İnsanlarda Bulunması Büyük Önem Taşımaktadır.”

    Balıkesir’in Havran ilçesi Belediye Başkanı Emin Ersoy, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

    Başkan Ersoy, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nca kabulünün 66’ncı yıl dönümü nedeniyle yayınladığı mesajda, “İnsan hakları bilincinin ve insan haklarının tam olarak benimsenerek, uygulanması için gerekli sorumluluk duygusunun toplumda ve bütün insanlarda bulunması büyük önem taşımaktadır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, tüm dünya devletleri tarafından ortak değerler olarak kabul edilen insan hakları ilkelerini yansıtmaktadır. İnsan hakları; insan onuruna yaraşır bir hayat sürmek için gerekli olan ve Hz. Mevlana’nın söylediği “Ne olursan ol, gel!” düsturuyla dini, dili, ırkı, rengi ne olursa olsun kısıtlama kabul etmeyen, sırf insan olmaktan kaynaklanan haklar bütünüdür. Yüce kitabımız da insanın yaratılmışların en şereflisi olduğunu beyan eder. Bu yönüyle insan hakları tüm insanların yaratılıştan itibaren sahip olması ve korunması gereken evrensel değerlerdir. Yani bu değerler insanlığın ortak faydasıdır. Bu duygu ve düşüncelerle insan hak ve özgürlüklerinin herkes için tüm yönleriyle korunup hayata geçirildiği bir dünyaya ulaşılması temennisiyle 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü kutlarım” ifadelerini kullandı.

  • “10 Aralık İnsan Hakları Günü

    “10 Aralık İnsan Hakları günü” nedeniyle Trabzon Barosu avukatlarından Selahattin Onay, yaptığı açıklamada insanın hakları kadar insan olduğunu belirterek “Ülkemizde insan hakları konusunda alınan mesafe yeterli değildir” dedi.

    Trabzon Baro binasında konuyla ilgili bir basın açıklaması yapan Onay, “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesi’nin, 1948 yılında kabul edilmesinin 67. yıl dönümü olarak bu gün 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nü kutluyoruz. İnsan hakları; ulus, etnik köken, din, mezhep, cins, kültür vb. farklılık gözetmeden, sadece insan olmak vasfıyla bütün insanların doğuştan sahip oldukları haklardır. Tek ölçüt insan olmaktır. Amaç, insanlığın maddi ve manevi değerlerini geliştirmek ve korumaktır. İnsanların sadece insan olmaktan kaynaklanan hakları, durağan değil, dinamik bir yapıya sahiptir. Her gün, dünyanın dört bir yanında, binlerce, yüz binlerce insan tarafından, başta yaşam hakkı olmak üzere, eğitim, sağlık, barınma, sosyal güvenlik gibi hakların geliştirilmesine; baskı, işkence ve kötü muamelenin önlenmesine; düşünce, inanç ve örgütlenme vb. hakların kullanılmasına ilişkin olarak verilen mücadeleler ile gelişmekte ve derinleşmektedir” diye konuştu.

    Türkiye’de insan hakları konusunda alınan mesafenin yeterli olmadığını belirten Onay, “Ülkemizde insan hakları konusunda alınan mesafe yeterli değildir. Zayıf durumda olan bireyi, devlete karşı korumak yerine, devleti kutsayan ve devleti bireye karşı koruyan bir yaklaşım egemenliğini sürdürüyor. Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen çok sayıda sözleşme ve bildirge, hala imzalanmamış ya da çekince konarak imzalanmıştır. İmzalanan bazı uluslar arası sözleşmenin ise iç hukuka uyarlanması yapılmamıştır. Kabul edilen bazı sözleşmeler ise idare tarafından uygulanmamaktadır. Örneğin silahsız ve şiddetsiz gösteri yapmak ya da protesto eylemi gerçekleştirmek, hala en ağır şekilde cezalandırılabilmektedir. İnsan haklarına ilişkin ihlallerin önlenmesinde kuşkusuz yargının çok büyük önemi vardır. Ancak yargının da işlevini tam olarak yerine getirdiğini söyleyebilmenin olanağı yoktur. Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı sağlanabilmiş değildir ve kaygılar giderek artmaktadır. Yargı bağımsızlığına toplumun tüm bireylerinin önem vermesi kuşkusuz gereklidir. Ancak daha önce bu ilke ve değer hukukçular tarafından özümsenmeli ve savunulmalıdır ki, bu noktada dahi ülkemizde sorunlar yaşanmaktadır. Benzer biçimde, Yargı erki içinde ’Savunma Makamı’ yeterince etkin olmaktan uzak bir konumdadır. İnsan hakları açısından savunmanın önemi yeterince anlaşılabilmiş değildir” ifadelerini kullandı.

  • İnsan Hakları Günü’nde Acı Gerçek

    İzmir Barosu İnsan Hakları Hukuku ve Hukuk Araştırmaları Merkezi Yönetim Kurulu üyeleri, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilişinin 67. yıl dönümünde yaptığı açıklamada; terör saldırılarında, iş cinayetlerinde ve savaştan kaçarken ölen mültecilerle birlikte 2015 yılında 617 çocuğun hayatını kaybettiğini bildirdi. Şanlıurfa ile Ankara’da patlayan bombalar, Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesi, terör olayları, hukuk, gazetecilerin tutuklanması, küçük yaşta tutuklu bulunan çocuklar, ölen mültecilerle ilgili olaylar da rakamlarla ifade edildi.

    İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilişinin 67. yıl dönümü nedeniyle İzmir Barosu İnsan Hakları Hukuku ve Hukuk Araştırmaları Merkezi Yönetim Kurulu üyeleri, basın açıklaması yaptı. İzmir Adliyesi’nde bulunan Baro Başkanı Aydın Özcan’ın makamında yapılan ve yönetim kurulu üyelerininde katıldığı yazılı basın açıklamasında yaşanan bombalı saldırı ilk satırlarda yer aldı. Şanlıurfa’da yaşanan bombalı saldırıda 34 kişinin öldüğü, 100’den fazla kişinin yaralandığı, yine Ankara’da düzenlenen bombalı saldırıda 105 kişinin öldüğü, 500’den fazla kişinin yaralandığı hatırlatıldı.

    2015 YILINDA 617 ÇOCUK ÖLDÜ

    Yapılan yazılı basın açıklamasında, 2015 yılında 617 çocuğun yaşamını yitirmesi dikkat çekti. Basın açıklamasında, “Sivil toplum kuruluşları verilerine göre, terör saldırılarında, iş cinayetlerinde ve savaştan kaçarken ölen mültecilerle birlikte 2015 yılında 617 çocuk yaşamını yitirmiştir. Avrupa’ya gitmeye çalışan sığınmacıların kullandığı botların batması sonucu sadece Türk karasularında 46 çocuk boğularak yaşamını yitirmiştir. Çocuk haklarının korunması onların daha güvenli, sağlıklı ve onurlu bir ortamda gelişmelerine ve yaşam haklarının güvenceye alınmasına yönelik tedbirler gecikmeden hayata geçirilmelidir” denildi.

    BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

    İzmir Barosu İnsan Hakları Hukuku ve Hukuk Araştırmaları Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Av. Nuriye Kadan’ın okuduğu basın açıklamasında basın ile ilgili bölüme de yer verildi. Yazılı açıklamada, “Uluslararası verilerine göre 197 ülke arasında 137’nci sırada bulunduğumuz basın özgürlüğüne yönelik 12 Eylül uygulamalarını aratmıyor. Basına yönelik sansürün, yurttaşların haber alma hakkının ihlal niteliğinde olduğu göz önüne alınırsa, muhalif düşüncelerin tamamen susturulmak istendiği anlaşılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

    TUTUKLU ÇOCUKLAR

    Öte yandan, Türkiye’de 361 tutukevi ve cezaevi bulunduğu, mevcut tutuklu ve hükümlülere yeterli gelmediği belirtilen açıklamada, Türkiye’de infaz kurumlarında 18 yaşından gün almamış 2 bin 165 hükümlü ve tutuklu olduğu aktarıldı. Yine cezaevlerinde 18-20 yaş arasında 8 bin 17 gencin tutuklu bulunduğu belirtildi.

    2015 YILINDA 239 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

    Ayrıca, 2015 yılında 239 kadının erkekler tarafından katledildiği, yapılan yasal iyileştirmelere rağmen yargı mekanizmasının ve idari yolların yetersizliği, isteksizliği ve etkisizliğinin kadın hakları mücadelesini ciddi olarak sekteye uğrattığı ifade edildi. Basın açıklaması sonunda avukatlar, ’Demokratik hukuk devletinin hayata geçtiği, temel hak ve hürriyetlerden ödün verilmediği, güzel, aydınlık, yaşam dolu günler’ dileğinde bulundular.