Etiket: insan

  • Köşk Meslek Yüksek Okulu’ndan “İnsan Hakları” Semineri

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Köşk Meslek Yüksek Okulu’nda düzenlenen “İnsan Hakları” semineri yoğun ilgi gördü.

    ADÜ Köşk Meslek Yüksek Okulu konferans salonunda “İnsan Hakları” konulu seminer düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak davet edilen Aydın Baro Başkanı Av. Gökhan Bozkurt, akademik ve idari personel ile öğrencilere “10 Aralık İnsan Hakları Günü”nün önemi hakkında bilgiler verdi. Seminer soru-cevap bölümüyle devam ederken, seminer sonunda ADÜ Köşk Meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç. Dr. Ayşe Demet Karaman, Av. Gökhan Bozkurt’a teşekkür belgesi verdi.

  • Çeşme’de 18 İnsan Taciri Gözaltına Alındı

    Çeşme’de, sığınmacı sorununun büyümesi ve ölümlerin yaşanması üzerine denetimlerini sıklaştıran Çeşme Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma ekipleri, 18 insan tacirini yakaladı.

    Çeşme Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 13 Aralık tarihinde Ayasaran mevkisinde insan taciri olduğu şüphesiyle 1983 doğumlu V.H. adlı şahsı gözaltına aldı. V.H’ya ait 9’ar metrelik 2 bot, 30 beygir gücünde 2 benzinli motor, benzin bidonları, şişirme pompalar ve dalgıç kıyafetleri ele geçirildi.

    14 Aralık tarihinde devriye görevi yapan emniyet görevlileri, Dalyan mahallesinin Sakız Adasına bakan sahilinde 1 ahşap tekneyle denize açılmaya çalışan 14 sığınmacı ile 6 insan tacirini gözaltına aldı. Yine aynı tarihte Dalyan mahallesi yakınlarında plakasız seyreden bir araç tespit eden Çeşme Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüpheli aracı durdurarak arama yaptı. Aramada, 1 şişme bot, 1 benzinli motor, benzin deposu ve şişirme pompaları bulundu. Araçtaki İ.Ş., D.T. ve L.E. isimli şahıslar, insan taciri şüphesiyle gözaltına alındı. Aynı gün şüpheli gördükleri 3 aracı durduran Çeşme Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 2’si Suriye uyruklu 5 kişiyi insan taciri oldukları şüphesiyle gözaltına aldı. Araçlarda bulunan 8 sığınmacıyı da gözaltına alan emniyet ekipleri, araçta bulunan şişme bot, benzinli motor ve şişirme pompalarına el koydu.

    60 SIĞINMACI GÖZALTINDA

    Yapılan operasyonlarda, insan tacirlerine ait 4 araç muhafaza altına alındı. Sorgusu devam eden zanlılar için 1 gün ek gözaltı süresi alındı.

    Öte yandan Çeşme Jandarma Komutanlığı ekipleri 14 Aralık tarihinde, öğle saatlerinde Çiftlik mahallesi Altınkum mevkisinde yaptıkları operasyonla, 3 insan taciri şüphelisini yakaladı. Operasyonda 60 sığınmacı gözaltına alındı.

  • İHD Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Zeybel: ‘’İnsan Hakları Konusunda Batı İkiyüzlü Davranıyor’’

    10 Aralık Dünya İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası kapsamında düzenlenen ‘’İnsan Hakları ve Türkiye’nin Misafirleri Mülteciler Paneli’’ konuşmacılarından İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Zeybel, Batı dünyasının insan hakları konusunda her zaman ikiyüzlü davrandığını söyledi.

    Suriye’de patlak veren iç savaşın ardından ülkesini terk etmek zorunda kalan milyonlarca insan zorunlu göç hareketiyle karşı karşıya kaldı. Türkiye’de sayıları 2 milyonu aşan mültecilerin durumuna ve insan haklarına dikkat çekmek amacıyla, Haliç Üniversitesi Hemşirelik Kulübü tarafından’’İnsan Hakları ve Türkiye’nin Misafirleri Mülteciler Paneli’’ düzenlendi. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası kapsamında düzenlenen etkinliğin açılış konuşmalarını, Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Çetin ve Haliç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Necmiye Sabuncu yaptı. Prof. Dr. Necmiye Sabuncu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelde, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Zeybel ile İstanbul Barosu Avukatı Yeter Kılıç konuşmacı olarak yer aldı. İnsan hakları ve mülteciler konusunda görüşlerini belirten Hulusi Zeybel, ‘’Batılı toplumlar insan hakları noktasında her zaman ikiyüzlü davranıyor. İhtiyaç duyduklarında insan haklarını bir ideoloji gibi kullanıyorlar ama işlerine gelmediği zaman sınırlarını kapatıyorlar’’ dedi.

    ‘’ÇATIŞMALAR İNSAN AKLININ, HIRSININ TETİKLEDİĞİ SÜREÇLERDİR’’

    Dünyanın birçok ülkesinde yaşanan iç savaşların ve çatışmaların insanları ülkelerinden koparıp, başka yerlere göç etmek zorunda bıraktığını belirten Zeybel, göç etme süreçlerinde büyük yaşam kayıpları olduğunu ve dünyanın buna sessiz kaldığını söyledi. Suriye’deki çatışmalarla ilgili de konuşan Zeybel, ‘’Çatışma, deprem gibi kendiliğinden olan bir durum değildir. İnsan aklının, iradesinin, hırsının tetiklediği, zorladığı bir süreçtir. Dolayısıyla küresel güçlerin, uluslararası şirketlerin var olan dünyanın kaynaklarını paylaşma hırsları bu savaşları sürekli tetikliyor’’ dedi. Dünyaya şekil vermek isteyen güçlerin plan ve projelerinin küreselleşme sürecinin karakteristik özellikleri olduğunu ifade eden Hulusi Zeybel, ‘’Bu plan ve projeler içerisinde sermayenin ve metanın sınır tanımadan dolaşımını istiyorlar. Ve bunu da büyük oranda sağlamış durumdalar’’ diye konuştu.

    ‘’BATILI ÜLKELER RAHATLARININ BOZULMASINI İSTEMİYOR’’

    Söz konusu insan olduğunda Batı’nın tüm sınırlarını kapattığını vurgulayan Zeybel, ‘’Çünkü ayrıcalıklı bir yaşam kurmuş olan toplumlar, ülkeler rahatlarının bozulmasını istemiyor. Oysa yurtlarından ayrılmak zorunda kalmış insanlar durup dururken yaşadıkları yerleri terk etmiyorlar. Refah düzeyi yüksek ülkelerin refahının arkasındaki değeri oluşturan ülkelerin insanları bunlar. O ülkelerin paylaşılamaması sonucunda bu insanlar topraklarından ayrılmak zorunda kalıyorlar. Bunu görmeleri gerekiyor’’ ifadelerinde bulundu.

    ‘’ÜLKELERİN MÜLTECİLERİ REDDETME HAKKI YOK’’

    Uluslararası göç veya mülteci konusunda daha çok Türkiye’nin geçiş yollarının kullanıldığını söyleyen İstanbul Barosu avukatlarından Yeter Kılıç, ‘’Buna bağlı olarak uluslararası hukukta da insan hakları evrensel kanununda da bu süreç belirlenmiş ve maddelerle onaylanmıştır. Geçiş sürecinde veya gelecek mültecilere bağlı olarak mutlaka güvenli bir ortam oluşturmak gerekiyor. Gelen kabul bölümünde ilk geçiş güzergahı Türkiye ve son dönemde de Suriye’den gelen çok sayıda mülteci var. Gelen mültecilerden özellikle çocukların korunması noktasında Türkiye başarılı durumda’’ dedi. Mültecileri üçüncü bir ülkeye gönderme sürecinin yıllar aldığını ve bu nedenle bazı sorunlarla karşılaşıldığını dile getiren Kılıç, ‘’Buna bağlı olarak mültecileri özellikle dünya genelindeki üçüncü ülkelerin ya da Türkiye’nin reddetme hakkı yoktur, mutlaka kabul etmeleri gerekir’’ dedi.

  • Afyonkarahisar’da “Sosyal Sorumluluk Ve İnsan Hakları” Konulu Konferans

    Afyonkarahisar İbrahim Evren Anadolu ve Teknik Kız Meslek Lisesi’nde Dünya İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası etkinlikleri kapsamında “Sosyal Sorumluluk ve İnsan Hakları” konulu konferans düzenlendi.

    Dünya İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası etkinlikleri kapsamında Afyonkarahisar Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu Üyesi ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mustafa Fişne tarafından öğrenci ve öğretmenlerin katılımıyla topluluğa “Sosyal Sorumluluk ve İnsan Hakları” konulu bir konferans verildi. Fişne, konuşmasında, sorumluk ve sosyal sorumluluk kavramları üzerinde durarak bu kavramların insan haklarıyla olan yakın ilişkisini anlatarak, “Bizim en büyük sosyal sorumluluklarımızdan bir tanesi içinde yaşadığımız toplumdaki insanların haklarına saygı göstermek ve başkalarını da bu konuda duyarlı olmalarını sağlamaya çalışmak. İnsanların bencil olmalarının sosyal sorumluk bilincinin önündeki en büyük engel olduğunu vurgulayarak öğrencilerin hayatlarında sosyal sorumluluk bilinciyle yön vermeleri gerekiyor. Ülkemizde Avrupa Birliği üyelik süreci içerisinde insan hakları alanında birçok reform yapılmıştır. En önemli başarı zihniyet dönüşünde yaşanıyor. Bu kapsamda; kurulmuş olan İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulları’nın yerel düzeydeki hak ihlallerini araştırmada insan haklarına ilişkin sosyal sorumluluk bilincinin artırılmasında ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının haberli veya habersiz denetiminde önemli başarılar sağlamıştır” diye konuştu.

  • İnsan Hakları Günü’nde Mültecilere Çalışma Hakkı Çağrısı

    10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde düzenlenen panele katılan UNHCR Türkiye Temsilcisi Selen Ay, “em çocuk işçiler hem de mülteciler iş yerlerinde çok cüzi miktarlarla sömürülüyor. Çalışma hakkının olmaması önemli problemlerden biri. Bu nedenle mültecilere, en kısa zamanda çalışma hakkı verilmeli” dedi.

    Nişantaşı Üniversitesi, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle düzenlenen ‘Ortadoğu’daki Güncel Gelişmeler Bağlamında Mültecilik, Göç ve Sınır Tartışmaları’ başlıklı panele ev sahipliği yaptı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panel, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Mülteciler Koordinatörü Volkan Görendağ ve UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği) Türkiye Temsilcisi Selen Ay’ın katılımıyla gerçekleşti. Birçok Suriyeli mültecinin yasal olmayan yollarla çalıştıklarını ve çocukların çocuk işçiliği mağduru olduklarını belirten Selen Ay, “Mültecilere özellikle çalışma hakkının en kısa zamanda verilmesini temenni ediyoruz. Çünkü yasal yollarla çalışırlarsa sömürülmeyeceklerini düşünüyoruz. İş yerlerinde çok cüzi miktarlara hem çocuk işçilerin hem de mülteci işçilerin sömürüldüklerine şahit oluyoruz. Çalışma hakkının olmaması önemli problemlerden biri. Ayrıca hala dil bariyerleri var ve Türkçe konuşmadıkları için okullara devam edemiyorlar. Sağlık hizmetlerinden geniş bir şekilde faydalanabiliyorlar ama birçok mülteci haklarını bilmiyor” diye konuştu.

    2014 YILINDA EN FAZLA MÜLTECİ ALAN ÜLKE TÜRKİYE

    Türkiye’nin, krizin başından beri mültecilere kapılarını açarak önemli bir destek verdiğini belirten Selen Ay, “Bugün iki buçuk milyon mültecinin 2.2 milyonunu Suriye’den, geri kalanı da İran, Irak, Afganistan ve Somali’den gelen kişiler oluşturuyor. Bu kişiler Türkiye’de güvenli bir şekilde yaşayabiliyorlar. Fakat rakamlar çok büyük. Türkiye, 2014 yılında en fazla mülteci alan ülke oldu. Bu nedenle birçok kaynağını esnetti ve güçlüklerle karşılaştı. Bütün bu güçlüklere rağmen mültecilere en iyi hizmetler verilmeye çalışılıyor. Ancak tabii ki bütün mültecilerin bu hizmetlerden faydalanabildiğini söylemek mümkün değil. Bugün 260 bin civarında Suriyeli mülteci kamplarda ikamet ediyorlar. Geriye kalan 2 milyona yakın Suriyeli mülteci kentlerde yaşıyor. Kentlerde yaşayan Suriyeli mültecilere hizmet götürmek kolay değil” dedi.

    “SIĞINMA HAKKI SON 4 YILDA GÜNDEME GELDİ”

    Sığınma hakkının da tıpkı yaşamak hakkı gibi temel bir insan hakkı olmasına karşın Türkiye’de son 4 yılda tartışılmaya başlandığını belirten Uluslararası Af Örgütü Türkiye Mülteciler Koordinatörü Volkan Görendağ, “Mülteci olma durumu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 14. maddesinde bir hak olarak tanımlanmıştır. Sığınma hakkı, tıpkı yaşamak ve işkence görmemek gibi temel bir insan hakkıdır. Ancak diğer haklara göre daha az gündeme geliyor. Türkiye’de son 4 yılda tartışılıp gündeme geliyor. Ama aslında yıllardır olan bir sorun. Biz de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin yıldönümünde böyle bir panel yaparak bu konunun bir insan hakları sorunu olduğunu, hak temelli bakış açısıyla ancak çözümler bulunacağını ve uluslararası camianın bu konuda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini söylüyoruz.