Etiket: İniyor

  • Bursa’da vatandaşlar meydanlara iniyor

    İstanbul ve Ankara’da yaşanan gelişmelerin ardından Bursa’da vatandaşlar darbe girişimine tepki göstermek için sokaklara döküldü.

    Darbe girişimine tepki göstermek vatandaşlar araçlarıyla Şehreküstü Meydanı’na geldi. Emniyet Müdürlüğü önüne TOMA aracı ve silahlı çevik kuvvet ekipleri sevk edildi. Vatandaşlar demokrasiye sahip çıkmak için ellerinde Türk bayraklarıyla meydanlara iniyor. Şehreküstü Meydanı’ndaki kalabalık zaman geçtikçe artıyor.

  • Büyükşehir Pehlivanları Er Meydanına İniyor

    Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Spor Kulübü Güreş Takımı, ata sporunda ulusal ve uluslararası turnuvalarda kazandığı başarıları er meydanında da göstermek için çalışmalarına devam ediyor. ASAT Güreş Takımı ilk sınavını Kumluca’daki yağlı güreşlerde verecek.

    Büyükşehir Belediyesi Başkanı Menderes Türel’in ilk döneminde kurulan ASAT Spor Kulübü Güreş takımı, 2014 yılında yeniden yapılanma sürecine girdi. Takım, son iki yıldır ulusal ve uluslararası arenalarda elde ettiği başarılar ve Milli Takıma gönderdiği sporcular ile isminden söz ettiriyor. Güreş takımı minikler, yıldızlar, ümitler, gençler ve büyükler kategorilerinde olmak üzere toplamda 110 sporcusu ile mücadele ediyor.

    ŞAMPİYONLAR MİLLİ TAKIMA

    Kahramanmaraş’ta yapılan Yıldızlar Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’nda 85 kiloda birincilik kürsüsüne çıkan ASAT Sporcusu Nail Seyyar ile aynı kiloda mücadele eden Ünal Karabacak Türkiye üçüncüsü oldu. Her iki sporcu da Milli Takım kadrosuna çağırıldı. Ordu’da yapılan Ümitler Türkiye Şampiyonası’nda ise ağır sıklette Cengizhan Şimşek Türkiye üçüncüsü olurken, 120 kilo ağır sıklette Hakkı Aygün ve Tolga Tören birincilik ve ikincilik elde etmeyi başararak, Ümit Milli Takıma davet edildi.

    MİNDER GÜREŞİNDE İDDİALIYIZ

    Antalya’nın artık sadece yağlı güreşlerde değil, minder güreşinde de iddialı olduğunu vurgulayan Büyükşehir Belediyesi Güreş Koordinatörü Mustafa Kemal Karaboğa, ”Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ile ASAT Genel Müdürü Faruk Karaçay’ın bizlere verdiği büyük destekle minder güreşlerinde dereceler elde ediyoruz. Önceki yıllarda minder güreşinde liglerde mücadele edemiyorduk. Kulüp olarak mindere ağırlık vererek, hem yıldızlar da hem büyüklerde olmak üzere iki kategoride artık liglerde de mücadele ediyoruz. Antalya, artık minder güreşlerinde de iddialı ve önümüzdeki yıllarda büyük başarılara imza atacak” diye konuştu.

    HAZIRLIKLAR TAM GAZ

    ASAT Güreş Takımı’nın çalışmaları hakkında da bilgi veren Karaboğa, “Yeni sezon öncesi güç kazanılması amacıyla kapalı salonda çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Havaların ısınmasıyla birlikte antrenmanlarımızı çim alanda yapıyoruz. Koşu, istasyon ve yağlı güreş antrenmanlarımız ile turnuvalara en iyi şekilde hazırlanıyoruz. Artık hedefimiz yağlı güreşler. Antalya’mız ve Büyükşehir Belediyemiz için çok önem arz eden ve Türkiye’de büyük kitleye hitap eden yağlı güreş turnuvaları başlıyor. Minik boydan başpehlivanımıza kadar yağlı güreşlerde iddialı bir takım haline geldik” dedi.

    HEDEF KIRKPINAR

    Bu yıl yağlı güreşte ilk sınavı 30 Nisan – 1 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek olan Kumluca er meydanında vereceklerini söyleyen Kababoğa, “ASAT Güreş Takımı olarak tek hedefimiz Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde en iyi dereceleri elde etmek. Minderde ulusal ve uluslararası arenada kazandığımız başarıları minik boydan başpehlivanına kadar en iyi şekilde Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde de tekrarlamak” ifadelerini kullandı.

  • Tedavi Ve Teşhislerde Maruz Kalınan Radyasyon Oranı Minimuma İniyor

    2018 yılında hizmete girerek 3 binden fazla bilimciye araştırma olanağı sunacak olan Alman Araştırma Merkezi FAIR ile Türk üniversiteleri arasında bilimsel işbirliği sağlandı. İşbirliği çerçevesinde alt projeleri Türkiye’de gerçekleşecek olan NUSTAR deneyi süresince geliştirilecek daha hızlı ve verimli cihazlarla artık tedavi ve teşhislerde kullanılan çeşitli film ve tomografi makineleri daha az radyasyon dozu gerektirecek.

    Hizmete girdiği andan itibaren 3 binden fazla bilimciye maddenin temel yapı taşlarını ve evrenin oluşumunu incelemek üzere araştırma olanağı sunacak olan Alman Araştırma Merkezi FAIR’in (Facility for AntiprotonandIon Research) ilk aşaması 2018 yılında hizmete girecek. Merkezde APPA, CBM, NUSTAR ve PANDA isimli 4 büyük deney yürütülecek. Uluslararası bilimsel bir komite tarafından yapılan değerlendirme sonucu yeni bilimsel sonuçlar ortaya koyabilme potansiyeli en yüksek deney olan NUSTAR’ın bazı alt projeleri Türkiye’de gerçekleşecek.

    Proje için niyet mektubunu imzalayan 14 üniversite bulunuyor ancak ilk etapta 4 üniversite çalışmalara başladı. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi öncülüğünde başlayan çalışmalara şu anda Mimar Sinan Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi dâhil oldu. Projeler kapsamında üretilecek dedektörler sayesinde yakın gelecekte tedavi ve teşhislerde yaygın kullanım alanı bulan film ve tomografi türü makinelerin radyasyon yayma ve kullanma oranının en aza inmesi planlanıyor. Deneylerde araştırma ve geliştirmesi yapılacak olan yeni tip detektörler ayrıca patlayıcı ve uyuşturucu kaçakçılığına karşı da çok etkin olarak kullanılabilecek özelliklere sahip.

    Çalışmalar hakkında bilgi veren İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bulut, “İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi olarak Türkiye’nin genç kuşağının önünü açmak için özellikle bilim, teknoloji, sağlık alanlarında çalışmalarımıza ağırlık vermeye başladık. Bu konuda üniversitemizden Nükleer Fizikçi Prof. Dr. Nizamettin Erduran Hocamız Türkiye’den 14 üniversitenin oluşturduğu bir konsorsiyumun öncülüğünü yapıyor. Yani artık ülkemizden bilim insanları ve araştırmacılar Amerika’daki Silikon Vadisi gibi Almanya’nın Fair Platformunda her türlü bilimsel araştırmaları yapacak, her türlü deney çalışmalarına katılacak, yani bizim ülkemizde altyapı olarak var olmayan imkânları en ileri düzeyde buralarda gerçekleştirerek bilime, sağlığa, teknolojiye, insanlığa katkı sağlamış olacaklar ve Fair’de gerçekleştirilecek bu proje ile özellikle tedavi ve teşhislerde insan vücudunun radyasyon alımı minimize edilecek” açıklamalarında bulundu.

    “MEHMET AKİF ERSOY’UN TAVSİYELERİNE UYUYORUZ”

    Mehmet Akif Ersoy’un atomun parçalanması ile ilgili 20. yüzyılda söylediği bir sözü anımsatan Prof. Dr. Bulut, “Halkalı Ziraat ve Baytar Mekteb-i Âlisi’nden yani bizim üniversitemizin bugün üzerinde bulunduğu mekândan mezun olan Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy da aslında bir fen bilimci idi. Biz de 20. yüzyılın başlarında atomun parçalanmasıyla ilgili ‘Dünyanın fennini ülkemize getirin’ tavsiyelerine uyuyoruz ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi olarak konsorsiyumun öncülüğünü yapıyoruz” diye konuştu.

    Çalışmaların kapsamına değinen İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Erduran ise, “Fair Araştırma Merkezi bir anti proton ve iyon hızlandırma merkezidir. Burada 2020’lere doğru büyük araştırmalara imza atılacak. Bu araştırma merkezi 4 büyük deneye dayanıyor. Bu deneylerin içerisinden bir tanesi içinde bulunduğumuz NUSTAR projesi. Yani nükleer yapı ve astrofizik araştırmalarını kapsıyor. Biz aslında bunun için uzun zamandır çalışıyoruz. İstanbul’dan 4 üniversiteyle birlikte önemli iki tane deneyin teknik projesini hazırladık. Fair’in bir komitesi var, o komite tarafından NUSTAR projesinin alt projeleri olarak DEGAS ile NEDA kabul edildi ve biz artık bu deneylerden sorumlu olduk. Türkiye’de bu iki deneyin dedektör parçalarını niyet mektubu imzalayan diğer üniversitelerle birlikte imal edeceğiz” açıklamalarında bulundu.

    “DAHA AZ RADYASYON”

    Hayata geçirilecek çalışmaların birçok alanda fayda sağlayacağını vurgulayan Prof. Dr. Erduran, şunları söyledi:

    “Özellikle radyasyon dedektörü yapımları tıpta çok büyük uygulama alanı buluyor. Şimdi ise yüksek hızda çalışabilen detektörler geliştiriyoruz. Radyasyon dedektörlerini her ne kadar kendi araştırmalarımızda kullanıyorsak da Ar-Ge çalışmaları sırasında öyle dedektörler üretiliyor ki tıpta, biyolojide, tarımda, bizim bütün birinci dereceden çalışma alanlarımızda uygulamaları var. Örneğin geliştirilen böyle bir dedektör yüksek hızlı sayımlara dayanabilecek bir tür olacak ve bu dedektörlerle tedavi ve teşhis sürecinde her hastanın çok daha az radyasyon alması sağlanacak. Bu bakımdan büyük bir uygulama alanı bulabileceğini düşünüyoruz. Aynı zamanda bu dedektörler patlayıcı ve uyuşturucu kaçakçılığına karşı da çok etkin olarak kullanılabilecek özelliklere sahip ve birinci dereceden bizim sorumluluğumuz altında.”

  • Aç Kalan Yılkı Atları Köylere İniyor

    Batman’ın kırsal kesimlerinde doğaya terk edilen ve kar yağışı nedeniyle aç kalan yılkı atları yiyecek bulmak için köylere iniyor.

    Gercüş ilçesine bağlı köylerde yaz boyunca çalıştırılıp, daha sonra doğaya bırakılan yılkı atları yağan kar ve soğuk hava nedeniyle hayatta kalma mücadelesi veriyor. Yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı nedeniyle kırsal kesimlerde yiyecek ot bulmakta zorlanan atlar yerleşim yerlerine iniyor. Doğaya terk edilen atlar açlığın yanı sıra kurtlara yem olmama mücadelesi de veriyor. Sürü halinde dolaşan sahipsiz atları gören vatandaşlar, atların yem bulmakta zorlandığını ve bu nedenle köylere indiğini belirtti. Tarlalarda ve ağaçlık alanlarda beslenen yılkı atları insanları görünce bulundukları yerlerden hızla uzaklaşıyor.

  • Çocuk Yaşta Evliliğin Önlenmesi İçin Öğretmenler Sahaya İniyor

    Muş Kadın Çatısı Derneği ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde yürütülen ve Sabancı Vakfı hibe programları kapsamında desteklenen ‘Çocuk İstismarına Dur De, Çocuk Yaşta Evliliğin Zararları’ projesi kapsamında eğitim alan 40 öğretmene düzenlenen törenle sertifikaları verildi.

    Bir otelin konferans salonunda düzenlenen sertifika dağıtım törenine Muş Kadın Çatısı Derneği üyeleri, proje eğitmenleri Nurcan Çetinbaş ve Sema Özdemir ile eğitim alan öğretmenler katıldı. Çocuk yaşta evliliğin zararları ve bunun için gerekli çalışmaların nasıl yapılacağı yönünde verilen bilgilerden sonra sertifika törenine geçildi. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan 40 rehber ve sınıf öğretmenine sertifikaları verildi.

    16 hafta süren eğitim programında kadın hakları, ekonomi ve iletişim ile ilgili modüller olduğunu belirten Muş Kadın Çatısı Derneği Başkanı ve Proje Eğitmeni Nurcan Çetinbaş, kadın insan hakları eğitim programının içinde ekonomik haklar, iletişim, toplumsal cinsiyet rollerine duyarlılık, çocuk gelişimi gibi konuları ele aldıklarını söyledi. Çetinbaş, “Amacımız kadının bireysel olarak güçlenmesine katkı sağlamak, aynı zamanda okuldan alınma riski olan ya da evlendirilen kız çocukları ile ilgili bir yöntem geliştirmek. Öğretmenlere bu anlamda yöntemleri geliştirmeleri için eğitimler uyguluyoruz. Bu rehber öğretmenlerimize vermiş olduğumuz eğitim programını onlar da kendi okullarında uygulayacaklar. Geçen yıl 4 bin 200 kız çocuğuna ‘çocuk yaşta evliliğin zararları, toplumsal cinsiyet ve çocuk hakları’ ile ilgili eğitim vermiştik. Bu yıl yine bu eğitimlere devam ediyoruz ve 2 yıllık bir program” dedi.

    300 anne ve babaya ‘çocuk hakları ve çocuk yaşta evliliğin zararları’ ile ilgili eğitim programı verdiklerinin altını çizen Çetinbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu eğitim programı okul idarecilerimize de uyguladık. 4 bin 200 kız çocuğuna ulaştırdığımız bu programı bu yılda en az 2 bin 500 kız çocuğuna ulaştırmayı düşünüyoruz. Geçen yıl okuldan alınan 15 kız çocuğunun okula devam etmesini sağladık. Yüzlerce kişiye burs bulunmasını sağladık. Türkiye’de çocuk yaşta evlilik oranları çok yüksek, fakat bu Muş’ta çok daha fazla. Bizim yapmış olduğumuz çalışmalarda Muş merkezde yüzde 65 oranında çocuk yaşta evlilikler oluyor. Çocuk yaşta evlilik dediğimiz 18 yaş altı evlilikler oluyor. Buradaki programın amacı kız çocuklarının bireysel olarak güçlenmesine katkı sunmak ve aynı zamanda okula devam etmelerine katkı sunmak, okula devam eden kız çocukları zaten çocuk yaşta evlendirilemiyor. Kendi haklarının bilincine varmış oluyorlar. Evlenecekleri ya da evlenmeyecekleri insanları kendileri tercih edebiliyorlar.”

    Eğitimleri başarıyla tamamlayarak sertifikasını alan Tuba Harmankaya ise, “Rehber ve sınıf öğretmenleri gönüllü olarak eylül ayından itibaren her çarşamba günleri eğitimlerimizi aldık. Bunun sonrasında çocuk istismarına dur demek için aslında biz bir araya geldik. Özellikle bölgemize ait olan küçük yaşta evliliklere karşı önleyici rehberlik adı altında hem konuyu anlamak sonrasında hem velilere hem de kız çocuklarımıza yardımcı olabilmek için bilgilendik ve eğitimimize devam ettik” diye konuştu.

    Eğitimlerin son bulmasıyla birlikte bundan sonra sahada çalışacaklarını vurgulayan Harmankaya, “Bugünde eğitimimizi sonlandırdık ve sertifikalarımızı aldık. Bu süreçten sonra sahaya ineceğiz. Çözümlere ulaşabilmek için bir birimizle bilgi paylaşımına devam edeceğiz. Küçük yaşta evliliklere dur demek amacıyla bu eğitimimizi burada sonlandırmış bulunuyoruz. Aslında bizim üzerimizde sorumluluğun ne kadar fazla olduğunu fark ettim. Sonrasında özellikle kız çocukları ile ilgili devam-devamsızlık noktasında neler yapabiliriz diye düşündüm. Köy öğretmeni olan arkadaşlarımızla beraber mezralarda veli ziyaretlerinde bulunduk. Okula devam etmeyen öğrencilerimizin velileriyle görüştük ve eğitimin ne kadar önemli olduğunu anlattık. Bu sürede okula devam etmeyen ve genç yaşta evlilik sürecine girmiş öğrenciler ile görüşüp onları açık öğretime yazdırmaya ikna ettik. Velileri ile görüştük ve bu konuda destek sağlamaları için rica ettik” şeklinde konuştu.