Etiket: ingiliz

  • İngiliz bakanın sülalesinin lakabı “Sarıoğlangiller”miş

    İngiltere’nin Dışişleri Bakanı Boris Johnson’ın “ata toprağı” olduğu söylenen Çankırı’nın Orta ilçesine bağlı Kalfat köyündeki vatandaşlar, Johnson’un sülalesinin bölgede “Sarıoğlangiller” olarak adlandırıldığını söylediler.

    Çankırı’nın Orta ilçesine bağlı Kalfat köyünden Mehmet Ali Atmaca, Boris Johnson’un sülalesinin köyde “Sarıoğlangiller” lakabıyla tanındığını ifade ederken, köy sakinlerinden Musa Şekerci, Bakan Johnson’un dedesi Ali Kemal’in ilk yaşadığı evi gösterdi ve geçmiş yıllarda Johnson’un yakınlarının köyü ziyaret ettiğini anlattı. Johnson’un ailesinin Almanya, İngiltere gibi ülkelerde olduğunu belirterek, özel günlerde zaman zaman köyü ziyaret ettiklerini vurguladı.

    Boris Johnson’un dedesinin kapı komşusu olan Yaşar Kaya da Johnson’un akrabalarını geçmiş dönemlerde evlerinde misafir ettiklerini bildirdi.

    Kaya, kendisinin bu aileyi tanımadığını fakat büyüklerinin bu aile ile sıkı bağları olduğunu söyledi.

    Köy sakinlerinden 80 yaşındaki Zeynep Usta da Johnson’ın dedesi Ali Kemal’i tanıdıklarını fakat Johnson’u tanımadıklarını anlattı.

    Öte yandan, İngiltere’nin Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu ziyaretinin ardından gazetecilerin ’Çankırılı mısınız’ sorusuna, ’Kalfatlıyım’ yanıtını vermişti.

    Gazeteci Ali Kemal’in torunu olduğu bilinen Johnson’un babası Stanley Johnson’un 2008 yılında Kalfat’ı ziyaret ettiğini ifade eden köy sakinleri, Bakan Johnson’u da ata topraklarında misafir etmek istediklerini kaydetti.

  • Yeni Şafak Yazarı Yusuf Kaplan: “FETÖ, İngiliz projesidir”

    Gazeteci yazar Yusuf Kaplan, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde gerçekleşen tercih tanıtım günlerinde öğrencilerle bir araya geldi. Etkinlik sonrası gündemi değerlendiren Kaplan, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminde bulunan Fethullahçı Terör Örgütü’nün bir İngiliz projesi olduğunu, Amerika’nın bu projede sadece bir sopa olduğunu, projenin asıl beyninin İngiltere olduğunu söyledi.

    Sadece bir örgüt üzerinden meseleyi anlamaya çalışmanın körlük olacağını belirten Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Yusuf Kaplan, “Yüz sene önce Osmanlı hangi gerekçelerle durdurulduysa şimdi de Türkiye aynı gerekçelerle durduruluyor. Osmanlı Devleti; adaleti, hakkaniyeti, barışı temsil ediyordu. 6 asır boyunca 3 kıtanın kesişme noktasında barış yurdu kurdu, Avrupa ise bu yurdu bir asırda cehenneme çevirdi. FETÖ bir İngiliz projesidir. Amerika hikâyesi tam bir karartma operasyonudur. Amerika küresel sistemin sopasıdır, İngiltere ise beynidir. 2 yüzyıldır dünyanın jeopolitik stratejilerini belirleyenler, sistemi kuran aktörler, Osmanlı’yı durduranlar, Hindistan’ı parçalayanlar, IŞİD üzerinden İslam’ı terörle özdeşleştirecek örgütleri çıkaranlar İngilizler’dir” açıklamalarında bulundu.

    “Paralel devlet değil, paralel din”

    Fethullahçı Terör Örgütü’nün paralel devlet tehlikesi olarak adlandırılmasını doğru bulmadığını belirten Kaplan, açıklamalarına şöyle devam etti:

    “Bunlara paralel devlet demek bu çok saçma. Bunlar ‘paralel devlet’ değil ‘paralel din’dir. İngilizler bunu çok güzel uyguluyor. Önce İslamiyeti terörle özdeşleştirmeye çalışıyorlar. Müslümanları İslam’dan uzaklaştırıyorlar. Ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar. Ölüm terördür, bunun panzehiri, çıkış yolu olarak da paralel din ve FETÖ üzerinden ılımlı, Protestanlaştırılmış İslam’ı sunuyorlar. Bu İslam’ın bitirilmesi projesidir. İslam’ın yeniden tarih yapacak aktör olarak tarih sahnesine çıkmasının önüne geçilmesi demek. Bu yolla Çin’i, Japonya’yı, Hindistan’ı ve İslam dünyasını da bitirdiler. Ama İslam’ı dönüştüremediler. İşte bu yüzden FETÖ toplumu İslamlaştırma çabası değil tam tersine İslam’ı dönüştürme projesidir. Önümüzdeki yüz yıllık süreçte dünya tarihini şekillendirecek aktör Batı değil, bunu onlar çok iyi biliyor. Bir taraftan insan hakları, demokrasi derken, bir taraftan her yeri işgal ediyorlar. Batı uygarlığı hiçbir zaman umutlar üzerinden var olmamıştır. Sürekli korkular üzerinden var olmuş, varlığını korumaya çalışmıştır. İslam ise her zaman umutlar üzerinden var olmuştur. Korkunun umudu yendiğini tarih bugüne dek yazmadı. Bu yüzden bizden çok korkuyorlar. Bir öteki icat edilmeli, bir canavar icat edilmeli ve kitleler İslam’dan soğutulmalı. İslam’ı dize getirmek için de sulandırılmış, bozulmuş, diz çöktürülmüş, Protestanlaştırılmış, sekülerleştirilmiş ve ılımlı bir İslam algısını yaymak istiyorlar. Burada böyle bir şeyi başardıkları zaman Ortadoğu’daki, Balkanlar’daki ve Kafkaslar’daki hegamonyalarını devam ettirebilirler. Çünkü o zaman kimse itiraz etmeyecek. Ama Türkiye, Türkiye’den daha fazladır, bunun kabul edilmesi lazım. Türkiye’de yaprak kıpırdasa Balkanlar’da fırtına gibi hissedilir. Türkiye mazlumların kabul edilmiş duasıdır, bir çınardır. Biz bu sayede hain girişimi püskürttük.”

  • Merdivenlerden yere çakılan İngiliz kadın hayatını kaybetti

    Muğla’nın Marmaris İlçesi’nde çamaşır asmak için çatıya çıkan 61 yaşındaki İngiliz Carol Duncalf, dengesini kaybedip beton zemine çakılarak hayatını kaybetti.

    Olay saat: 01.00 sıralarında ilçenin Kemeraltı Mahallesi 109 sokak 11 numaralı iki katlı bir binada meydana geldi.

    İddiaya göre, Marmaris’te yerleşik yaşayan İngiliz Carol Duncalf, ikinci katta kendisi gibi İngiliz vatandaşı komşusunda alkol alıp bir süre sohbet etti. Bir süre sonra komşusundan ayrılıp evine gelen İngiliz kadın çamaşır asmak için çatı katına çıktı.Aldığı alkolün etkisiyle ayakta durmakta zorluk çektiği ileri sürülen yaşlı kadın, dengesini kaybederek yaklaşık 8 metreden kafa üstü yere çakıldı. Carol Duncalf olay yerinde hayatını kaybetti.

    Çevreden geçen bir kişi kadını yerde kanlar içinde bir kadın görüp polise haber verdi.Olay yerine gelen polis ekipleri sokağı kapattı. Gelen Nöbetçi Savcı ve sağlık ekipleri yaptıkları ilk incelemede yüksekten düşme sonucu beyin kanaması nedeniyle öldüğünü tespit etti. İngiliz kadının cesedi incelenmek üzere önce Marmaris Devlet Hastanesi Morgu’na ardından tam tespit için Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

    Marmaris’te uzun süre yalnız yerleşik yaşadığı öğrenilen Duncalf’ın kedi sever olduğu ve çok sayıda hayvanı beslediği, hayvanseverler derneklerin faaliyetlerine destek verdiği öğrenildi.

    Öte yandan hayatını kaybeden Duncalf’ın beslediği sokak kedileri kadının cansız bedeninin etrafından uzun süre ayrılmadılar.

  • İngiliz turistten otel personeline miras

    Kuşadası Korumar Hotel De Luxe Hotel’de 52 kez tatil yapan İngiliz turist Charles George Courtney, mirasının bir kısmının otel personeline bırakılmasını vasiyet etti. Courtney’in ismi her zaman kaldığı odanın kapısına yazıldı.

    Kuşadası ve Ege Bölgesi’nin en köklü otellerinden biri olan Korumar Hotel De Luxe çalışanlarına, otelin devamlı misafiri olan ve 2014 yılında ülkesinde vefat eden İngiliz bir misafir miras bıraktı. İngiliz Charles George Courtney, Kuşadası Korumar Hotel De Lux’un ilk hizmete girdiği 1990 yılından beri eşiyle birlikte yılda en az iki defa tatil yaptığı Korumar Otel’e eşinin 2009 yılında vefat etmesinin ardından da gelmeye devam etti ve 2014 yılı Mayıs ayında 52. tatilinden döndükten bir süre sonra vefat etti. Doktorlarının sağlık sorunları ve ilerleyen yaşı nedeniyle uçağa binmemesini tavsiye etmesine rağmen Courtney, otel çalışanları ve uzun yıllardır aynı tarihlerde Korumar Otel’de buluşup birlikte tatil yaptığı Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen tatil arkadaşları ile vedalaşmak için son kez geldi. Otel çalışanlarının ve diğer otel misafirlerinin Charlie diye hitap ettikleri Courtney, ülkesine döndükten iki ay sonra vefat etti. Charles George Courtney, yasal mirasçısı olan yeğenine vefatından sonra evinin satılmasını ve satıştan elde edilen paranın bir miktarının Korumar Otel’de uzun yıllardır çalışan veya emekli olmuş, kendisinin belirlediği personellere dağıtılmasını vasiyet etti.

    Otel personeli ve diğer otel misafirleri tarafından çok sevilen Charlie’nin şakacı, sevecen ve sürprizlerle dolu bir kişi olduğunu belirten otel çalışanları, gelen miras haberiyle vefatından iki yıl sonra bile Charlie’nin sürprizlerine devam ettiğini ve kendilerini çok duygulandırdığını belirttiler.

    Korumar Otel Genel Müdürü Tacettin Özden, ilk günden beri yüzde yüz misafir memnuniyeti ilkesi ile çalıştıklarını ve bunun neticesinde 20, 30, 40, hatta Charlie gibi 52 defa tatil için Korumar Otel’i seçen devamlı misafirlerinin olduğunu belirtti. Özden, bu devamlılığın en önemli etkenlerinden birinin personelin çok büyük bir kısmının uzun yıllardır Korumar Otel’de çalışıyor olması ve bunun sonucunda hizmet kalite standardını devamlı üst seviyede tutabilmek olarak belirtti.

    “Charlie’nin hatırası yaşayacak”

    Korumar’da hali hazırda çalışan ve hatta Korumar’dan emekli olan personel ile dünyanın birçok ülkesinden gelen devamlı misafirlerin bir aile gibi olduğunu, Charlie’nin de “Korumar Ailesi” ismini verdiği bu ailenin manevi babası olduğunu söyleyen Özden, her zaman kaldığı odanın kapısına ismini yazarak Charlie’nin hatırasını yaşatmaya devam ettiklerini belirtti.

  • Kaçkar’ın eteklerinde kaybolan İngiliz kurtarıldı…

    Rize’nin Çamlıhemşin İlçesine bağlı yukarı Samistal Yaylası’nda geçtiğimiz gün kaybolan İngiliz turiste ulaşıldı. İngiltere vatandaşı Dale Jackson(22), üzerinde GPS cihazına güvenerek yalnız başına çıktığı Similtal Yallası’nda aniden bastıran sis nedeniyle kayboldu. Jackson, uydu telefonu ile ülkesinin konsolosluğunu arayarak yardım istedi. Konsolosluğun ihbarı üzerine Jandarma, AFAD ve UMKE ekipleri harekete geçti. Kısa sürede oluşturulan kurtarma timi, Jackson’un verdiği GPS koordinatları doğrultusunda hareket geçti. Kurtarma timi, gece yarısına doğru Jackson’a ulaştı. Kurduğu bir çadır içinde bulunan ve sağlık durumunun iyi olduğu anlaşılan Jackson, şehir merkezine getirildi.