Etiket: inek

  • 1 İnek 9 buzağı boğazı kesilerek öldürüldü

    Kırşehir merkeze 15 kilometre uzaklıkta bulunan tepesidelik köyünde 1 inek ve 9 buzağı boğazı kesilmiş halde bulundu.

    Köyde hayvanları cansız halde bulan köy muhtarı Ali Doğan Türkmen, bu vahşiliği kimlerin yaptığını bilmediklerini söyledi.

    Gördüğü manzara karşısında şaşıran muhtar Türkmen, jandarma ekipleri ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerine haber verdi.

    Boğazı kesilen hayvanların sahipleri yapılacak olan kulak küpesi incelemesinin ardından belirleneceği Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerinden öğrenilirken hayvanların köye nasıl geldiği araştırılıyor.

    Hayvanların Kastamonu, Bartın, Çankırı ve Çorum illerinde kayıtlı olabilme ihtimali üzerine duruluyor. Jandarma ekipleri yaşanan olayla ilgili inceleme başlattı.

  • Malatya’da korkutan yangın: 2 inek telef oldu

    Malatya’da bir beside çıkan yangında tonlarca saman, buğday ve arpa küle dönerken 2 inek de telef oldu.

    Edinilen bilgiye göre, Yeşilyurt ilçesine bağlı Bindal Mahallesi Bindal sokak üzerinde bulunan bir beside akşam saatlerinde henüz belirlenemeyen bir sebepten yangın çıktı. Yangına ilk müdahaleyi köylüler yaparken bölgeye sevk edilen Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. Yangında 1 ton saman, 1 ton arpa ve 1 ton buğday çıkan Yangında küle dönerken 2 inek de yanarak telef oldu.

    Maddi hasarın yaşandığı yangınla ilgili jandarma ekipleri soruşturma başlattı.

  • JÖH tim komutanlığından inek çobanlığına

    Antalya’da yaşayan Jandarma Özel Harekat C Tim Komutanı Astsubay Kıdemli Çavuş Ertan Erol, FETÖ mensubu komutanlar tarafından disiplinsiz davrandığı gerekçesiyle ordudan ihraç edildi. Bugün ailesinin geçimini bir inek çiftliğinde çobanlık yaparak sağlamaya çalışan eski komutan Erol, BBP eski Genel Başkanı rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatıyla ilgili de iddialarda bulundu. Erol, 2009 yılında Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düştüğü yere 2 saatlik mesafede olmalarına rağmen uzman timin gönderilmediğini anlattı.

    Antalya’da yaşayan evli ve bir çocuk babası Ertan Erol, Jandarma Okullar Komutanlığı’ndan başarıyla mezun olduktan sonra 2004 yılında Sivas’ın Divriği Jandarma Asayiş Komando Bölüğünde Jandarma Özel Harekat(JÖH) C Tim Komutanı olarak göreve başladı. Bir çok önemli görevlere imza atan Astsubay Kıdemli Çavuş Ertan Erol, iddiaya göre, 2008 yılında ordunun içindeki FETÖ üyesi komutanlar tarafından zorla ve geçerliliği olmayan disiplinsizlik ve ahlaki olmayan nedenler gerekçesiyle baskılara maruz kaldığını ileri sürdü. Hakkını aramak için gittiği her komuta kademesinden olumsuz yanıt alan Erol, hakkında hiçbir tutanak, herhangi bir dosya açılmadan ve mahkeme edilmeden ordudan ilişiği kesildi. 7 yıldır üniformasından uzak olan gözü yaşlı tim komutanının tek hayali ise çok sevdiği mesleğine geri dönebilmek. İki aylık bebeği bulunan Erol’un ailesinin geçimini ise bir büyükbaş besi çiftliğinde inek besleyerek sağlıyor.

    FETÖ’cü askerlerin baskılarıyla çok sevdiği mesleği bırakmak zorunda kaldığını öne süren Ertan Erol, maruz kaldığı haksızlıkları anlattı. Jandarma Okullar Komutanlığı’nda mezun olduktan sonra Sivas’ın Divriği Jandarma Asayiş Komando Bölüğü’nde göreve başladığı hatırlatan, ilk 4 yılında herhangi bir sorun yaşamadığını dile getirdi.

    Daha sonra üst komutanlarının disiplinsizlik ve ahlaki nedenleri gerekçe göstererek üzerine baskı oluşturma başladığını aktaran Jandarma Özel Harekat C Tim Komutanı Astsubay Kıdemli Çavuş Ertan Erol, “5 yılın sonunda 30 Ağustos beklenmeksizin ilişiğim kesildi. İlişiğim kesilme nedenleri arasında çok komik nedenler vardı. Jandarma Özel Harekat (JÖH) C Tim komutanıydım. Nokta görevlere gidiyordum. Çok hassas da bir görevim vardı. 3 yıl komando kursuna gittim. Kendi askerlerimi kendim yetiştiriyordum. Bu herkese nasip olan bir şey değil. Aldığım önemli takdir belgelerim var” dedi.

    “Komik cezalar verildi”

    Kendisi hakkında verilen disiplin cezalarını çok komik bulduğunu aktaran Erol, “Üssümü selamlamadım diye bir suçtan 5 ay ceza aldım. Sivil mahkemeden 100 gün yattım. Cezanın mahiyeti de ‘Git tekrar gel selam ver’dir. Bu hizmete ilişkin bir emir olmamasına rağmen kendi yazdığım şikayet dilekçelerinden kendim ceza aldım. Örneğin temizlenen mıntıka alanlarını geziyorsunuz her şey çok normal. Ama siz gidiyorsunuz arkanızdan bozuyorlar. Sonra bölük komutanı sizi yanına çağırarak buradan ceza veriyor. Bir tanesi çok ilginçtir. Bölük komutanı ile aynı basamakta karşılaşıyoruz, aynı merdiven basamağındayız. Ama bağırarak nerede olduğumu soruyor. Bende kendisine burada olduğumu söylüyorum. Daha sonra bir basamak geri adım attım. Ertesi gün bana yanından izinsiz ayrıldığıma dair savunma verildi. 5 gün oda hapsi yattım” dedi.

    Baskıların artması nedeniyle tayin olmak istediğini aktaran Erol, “Ben kendi yazdığım dilekçeden tayin olduğumu düşünürken, meğer onlar disiplin notum düşük olduğu için tayin etmişler” dedi.

    “Teröriste ateş edilmedi”

    Göreve gittiği zamanki yanlışlıkları anlatan Erol, “ Bize 8 kişilik bir terörist grubun bir ihbarı geldi. Normal bekleme noktamıza gittik bekliyoruz. Bana gittiğim bölgede görevimin 3 gün daha uzatıldığı söylendi. 2 gün sonra telsiz çağrısı ile bu kez görevimize son verildi. O gece teröristler oradan geçiyor 1 kilometrelik bir alan. Biz bunların hiçbirine ateş edemedik. Güzergah olarak Erzincan’a orada da Tunceli’ye gidiyorlar” diye konuştu.

    “Sistem kurulmuştu”

    Sistemli bir baskıya maruz kaldığını öne süren Erol, “Selam verdiğim halde selam vermedim diye cezalar aldım. Selam verdiğimin belgelemek için tanık gösterdiğim askerin tanıklığını kabul etmediler. Sistem öyle oturmuştu. Mahkemeye gidiyorsunuz, itiraz ediyorsunuz sizi konuşma hakkı vermiyorlar. Hakimin bir tanesi bana şöyle bir şey söyledi: “Ertan senin bundan önceki birliğinde neler yaptığını ben çok iyi biliyorum. Çeneni kapat otur oturduğun yerde” dedi. Komutanım bundan önceki birliğimde olayların hiçbirinde tutanak tutulmadı, evrak yapılmadı, mahkemeye verilmedim, siz bunları nereden biliyorsunuz dediğimde. Sessizce yerine otur dedi bana. Askeri savcılıklar emirle yürüyor. O dönemde öyleydi. Olayla ilgili davaya bakan savcının, olaya müdahil olan bir bölük komutanının evinde çay içmesi, ordu evinde yemek yemesi bunlar normal değil. TSK’da Askeri Ceza Mahkemelerinin adalet dağıtıcılarının bir çoğu FETÖ’cü örgüt üyesi. Zaten bir çoğu da şimdi atıldı” dedi.

    “FETÖ’cü komutanlar, disiplinsizlik ve ahlaki nedenleri kullanıyor”

    Hiçbir mahkemesi yada dosyası olmadan ordudan ilişiğinin kesildiğini dile getiren Erol, “Disiplinsizlik ve ahlaki nedenle ilişiğimi kestiler. O kadar komik isnatlar vardı ki üzerime atılı. 2009 yılında ilişiğim kesildi, 2013 yılında evrak geldi. Olay ne kadar acı. Sivilken 3 ay 10 gün ceza yattım. Disiplinsizlik ve ahlaki nedenler FETÖ’cülerin Jandarma ve Kara Kuvvetlerinin alt rütbeli personelinin atılması için sistemin bir parçasıdır. Bu olmasa diğer türlü herkese kumpas yapamazsınız. Astsubay ve uzman çavuşun sayısı çok fazla. Herkese kumpas yapmaktan ziyade disiplinsizlik ve ahlaksızlık gibi nedenler adı altında rahatlıkla atabiliyorsunuz. Bir teğmenin, üsteğmen iki dudağının arasındasınız. Rahatlıkla atılabiliyorsunuz. Bu şekilde atılan çok arkadaşımız var” diye konuştu.

    “Gözyaşlarını tutamadı”

    7 yıldır çok sevdiği mesleğinden uzak kaldığını gözyaşları içinde anlatan Erol, “Annem 7 yıldır her gün ağlıyor. 2 aylık bebeğim var. Onların vebalini kim ödeyecek. Annem vefat etmeden üniformama geri dönmemi istiyor. Üstünü selamlama gibi bir suç, yapmadığın şeyler nedeniyle haksız yere atılmak çok acı. İtibarımız kalmadı. Çevrenizde neden atıldığınıza inanmıyorlar. Herkes size suçlu gözüyle bakıyor. Anlattığınıza kimse inanmıyor” ifadelerine yer verdi.

    “Darbeye karşı en önde olanlarda astsubaylardır”

    Darbe gecesi Ankara’da Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda darbeci komutanı öldüren Astsubay Başçavuş Ömer Halisdemir ve orada en önde kahramanca çarpışan bir çok askerin astsubay olduğunu hatırlatan Erol, “Bu ülkede kumpas mağdurları oldu. Ergenekon’cu, Balyolz’cu komutanlarımız dahil. Görev içindeyken disiplinsizlikle atılan bir çok arkadaşımız var. FETÖ’cüleri yaptıkları darbe girişimine en önde müdahale eden yine astsubaylardır. Bu ülkenin yükünü çekenlerde astsubaydır. Gereksiz sebepler nedeniyle hepsi mesleğinden uzaklaştırıldı. Şimdi kimi balıkçılık, kimi hayvancılık yapıyor. Kimisi de yaşamına son verdi. O kadar zor durumlara soktular bizi” dedi.

    “Üniformamızı istiyoruz”

    TSK’da şuan da FETÖ’cülerin sayısının düşünüldüğünden daha fazla olduğunu kaydeden Erol, “Onlara karşı, dirençli olacak olanlar FETÖ’den mağdur olanlardır. Bunlarda disiplinsizlikleri bahane ederek ordudan uzaklaştırılanlardır. Bir yasa çıkarılır ve gerekli inceleme yapıldıktan sonra mesleğimize geri dönmek istiyoruz. Hiçbir tazminat talebimiz yok. İtibarımızı, onurumuz almanın mesleğimize üniformamızı yeniden kavuşmanın derdindeyiz. Biz vatanımızı her zaman savunmaya canını vermeye hazır astsubaylarız” dedi.

    “Yazıcıoğlu’nu aramaya zamanında birlik gönderilmedi”

    5 Mart 2009 tarihinde Büyük Birlik Partisi(BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’un helikopterinin düştüğü Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesine 2 saatlik mesafede olmalarına rağmen yaşananları şöyle anlattı: “ Helikopter ile daha kısa sürede gidebilirsiniz. Olayın yaşandığı gün bir hareketlilik oldu. Mesaj geldiği ve göreve gidileceği söylendi. Çünkü bölgeyi en iyi bilen ekiplerden biriydik. Bizde göreve gideceğiz diye hazırlık yaptık. Daha sonra beklemeye geçildi. Akşama kadar bekledik. Akşam yine gideceksiniz denildi. Bir türlü göreve gidemedik. Daha sonra bize yeniden gideceğimizi söyleyerek hazır olmamızı istediler. Bu kez bölük komutanı bana benim gelmeyeceğimi söyledi. Bana bölükte beklememi söyledi. Kocaman bölükte nöbetçilik yapan JÖH eğitim komutanıyım. Timim gitti göreve, beni götürmediler. Zaten her şey olmuştu, olan olmuştu. O saat sonra gitmenin de bir anlamı yoktu. O dönemde orada hareket merkezinde görevleri yöneten üst rütbelilerin araştırılması gerekiyor. Gitmemiz gerekirdi. Bizde gitsek daha farklı sonuç alırdık. Ama götürülmedik. Bunun altında neler var neler yok bilemiyorum.”

  • Yangın alanına koşan inek paniğe neden oldu

    Eskişehir’in Alpu ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangının bulunduğu alana doğru kaçmaya başlayan inek paniğe neden oldu.

    Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Başören Köyü yakınlarındaki ormanlık alanda bilinmeyen nedenden ötürü öğlen saatlerinde yangın çıktı. Yangına, 3 helikopter, çok sayıda arazöz, itfaiye ekipleri ve iş makineleriyle müdahale edilirken, çevre illerden de çok sayıda takviye arazöz gönderildiği öğrenildi. Kontrol altına alınmaya çalışılan yangında şuana kadar ne kadarlık bir alanın zarar gördüğü belirlenemedi.

    Yangına müdahale edildiği sırada çevredeki sürülerden kurtulan bir inek, yangının bulunduğu alana doğru koşmaya başlayınca kısa süreli panik yaşandı. Çevredeki vatandaşların yardımıyla yakalanan inek sahibine teslim edildi. Öte yandan vatandaşlar, sürüden ayrılan ineğin peşinden diğer ineklerin de yangın alanına gidip telef olabileceklerini söylediler.

    Yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.

  • Evleri ve samanlıkları kül eden yangında 6 inek telef oldu

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde çıkan yangında iki samanlık, iki ahşap ev ve bir dam kullanılamaz hale gelirken, 6 büyükbaş hayvan telef oldu.

    Edinilen bilgiye göre, saat 14.00 sıralarında Tuzla Mahallesi’nde Cemal Salık’a ait evin bahçesinde bulunan taş fırından samanlığa kıvılcım sıçradı. Samanlık kısa sürede alev aldı. Alevleri gören mahalle sakinleri itfaiyeye haber verdi. Rüzgarın tesiriyle alevler Cemal Salık’ın evine ve büyükbaş hayvanların içinde bulunduğu dama da sıçradı. Yangın gittikçe büyüyerek damın arkasında bulunan Süleyman Taşdemir’in evine de sirayet etti. Mahalle sakinleri, damda bulunan biri gebe olan 6 büyükbaş hayvanı kurtarmak için seferber oldu. Ancak hayvanlar kurtarılamadı.

    İtfaiye ekipleri 2 ev, 2 samanlık ve bir damı saran alevleri söndürmek için büyük çaba sarf etti. Yangın sırasında yıkılma tehlikesi olan evler iş makineleri ile yıkıldı. Ekipler yangını kontrol altına alarak, alevlerin diğer evleri sıçramasını engelledi. Yangın güçlükle söndürüldü.