Etiket: İndirimi

  • KDV İndirimi Çiftçiye Moral Oldu

    Karacabey Kırmızı Et Üreticileri Başkanı Nuri Karaca, yem ve gübrede KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesinin üreticiye moral kaynağı olduğunu söyledi.

    Bundan böyle çiftçi ve besicinin yabancı üreticiler karşısında ezilmeyeceğine işaret eden Karaca, “Ülkemizde de üretimin en önemli iki girdisi yem ve gübrede vergi kalmadı. KDV indiriminin ardından çiftçi kuruluşları derhal fiyatlarını düşürerek yüzde 1 KDV’li fiyatlarla satışa başladı. Diğer sanayi kuruluşları ve bayilerin de düşük KDV’li gübre ve yem satmasını bekliyoruz” dedi.

    KDV indiriminin son derece yerinde olduğunu söyleyen Karaca, “Devletimiz, çiftçi ve hayvancımızın rahatlaması için milyarlarca lira gelirinden vazgeçmiş olup, büyük bir fedakarlıkta bulunmuştur. Bundan sonraki süreçte KDV indiriminin sıkı bir şekilde denetlenmesi gerekmektedir. Üreticiye son yılların en büyük katkısını sağlayan başta önceki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Mehdi Eker ile mevcut Bakanımız Faruk Çelik’e minnet ve şükranlarımızı sunarken, bizlere büyük bir şevk ve moral veren bu tip uygulamaların motorin, tarım ilacı vb. girdilerde devamı halinde Türk tarım ve hayvancılığının büyük bir patlama yapacağı kesindir” şeklinde konuştu.

  • Zonguldak’ta Erkek Çocuğuna Cinsel İstismarda Bulunan 5 Kişiye İyi Hal İndirimi Uygulanmadı

    Zonguldak’ta 12 yaşındaki M.A. isimli erkek çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen 2’si tutuklu 5 sanık toplam 98 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ceza alan 5 sanık için iyi hal indirimi uygulanmadı.

    2011 ile 2013 yılları arasında merkez ilçeye bağlı Gücek köyünde meydana gelen olaylarda, maden işçisi M.A., 2011 yılında ortaokulu öğrencisi M.A.’ya tecavüz etti. 58 yaşındaki M.A., daha sonra değişik zamanlarda çocuğa cinsel istismarda bulunmaya devam etti ve kimseye söylememesi için tehdit etti. Köyde olayın duyulması üzerine M.A. isimli erkek çocuğu ile başka kişiler de ilişkiye girip karşılığında para verdi. Durumun bildirilmesi üzerine jandarma köyde araştırma yaptı. Jandarmanın ifadesini aldığı M.A. isimli çocuk, kendisiyle maden işçisi M.A.’nın yanı sıra 4 farklı kişinin daha ilişkiye girdiğini söyledi. Gece evlerine yapılan baskınlarda gözaltına alınan zanlılar 33 yaşındaki Ş.A., 63 yaşındaki H.A., 36 yaşındaki D.U., 45 yaşındaki Y.E. nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüphelilerden M.A. ve Y.E. tutuklanırken, 3 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 5 kişi hakkında, ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ ve ’Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından dava açıldı.

    Zonguldak 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya tutuklu Beycuma M Tipi Cezaevin’den getirilen M.A. ve Y.E.’nin katılırken, tutuksuz sanıklar davaya katılmadı. Taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada, cinsel istismara uğrayan çocuk ve ailesi de mahkeme salonunda yerlerini aldı.

    Mahkeme, tutuklu sanık M.A.’nın mağdura karşı üzerine atılı suçu kişi hürriyetini yoksun bırakarak zincirleme olarak birden fazla işlediğine kanaat getirerek 24 yıl, Y.E.’ye 20 yıl, Ş.A., H.A. ve D.U.’ya ise 18’er yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verdi. Ayrıca tutuksuz yargılanan sanıklar hakkında tutuklama kararı çıkartıldı. Mahkeme 5 sanık için de iyi hal indirimi uygulamadı.

  • Kardeş Ülkeden “Gardaş” İndirimi

    Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, “Rusya üzerinden transit olarak geçirmek zorunda olduğumuz nakliye araçları şimdi Hazar yoluyla gidiyor. Azerbaycan, olayın vuku bulduğu 2. veya 3. gün bizim TIR’larımızı aldı, Hazar yolundan gitmesini sağladı. Bundan önce Azerbaycan üzerinden yapılan geçiş ücretleri diyelim ki 5 bin dolardı, Azerbaycan hükümeti yüzde 40 indirim yaparak 3 bin dolar seviyesine indirdi. Biz onu açıklarken ‘Gardaş indirimi’ diye ifade ettik” dedi.

    Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan “Neler Oluyor” programına konuk oldu. İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularını cevaplayan Elitaş, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Rusya üzerinden giden nakliye araçlarının Azerbaycan’la yapılan anlaşma kapsamında artık Hazar üzerinden gittiğini aktaran Elitaş, “Bizim yurt içi piyasamız önemli bir piyasa. Bizim Rusya üzerinden transit olarak geçirmek zorunda olduğumuz nakliye araçları şimdi Hazar yoluyla gidiyor. Sayın Dışişleri Bakanımız Azerbaycan’a bir ziyarette bulundu, Sayın Başbakanımız da Sayın Aliyev ile yaptığı telefon görüşmesinde yardımcı olunmasını istedi. Azerbaycan, olayın vuku bulduğu 2. veya 3. gün bizim TIR’larımızı aldı, Hazar yolundan gitmesini sağladı. Bu, aslında bizim için daha kolay bir yol oldu, daha kısa bir yol haline geldi. Bundan önce Azerbaycan üzerinden yapılan geçiş ücretleri diyelim ki 5 bin dolardı, Azerbaycan hükümeti yüzde 40 indirim yaparak 3 bin dolar seviyesine indirdi. Biz onu açıklarken ‘Gardaş İndirimi’ diye ifade ettik. Çok büyük bir jest yaptılar” şeklinde konuştu.

    Elitaş, Rusya’nın uyguladığı ambargoya yönelik, ilk olarak yoldaki ve gümrükte bekleyen yaş sebze meyvelerle ilgili tedbirler alındığını belirtti. İlgili kuruluşlarla beraber ‘Rusya Masası’ oluşturulduğunu kaydeden Elitaş, “İlk etapta acil tedbir alınması gereken tek ürün yelpazemiz vardı; yaş meyve ve sebze ihracatımızla ilgiliydi. Hem yoldaki mallar, hem de gümrükte bekleyen mallarla ilgili tedbir alınması gerekiyordu. Bunlar kısa zamanda bozulma ihtimali olan mallar. Yoldaki ve gümrükteki mallarla ilgili tedbir almamız gerekiyordu. Biz, o gün akşam Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanımızla yaptığımız görüşmeler sonucunda Yaş Meyve Sebze İhracatçılar Birliği ile görüştük. 25 Kasım tarihinde Yaş Meyve Sebze İhracatçılar Birliklerinin olduğu bütün illerin temsilcileriyle Bakanlıkta acil bir toplantı yaptık. Arkadaşlarımızdan verilerimizi aldık, o veriler çerçevesinde hemen Bakanlıkta bir Rusya masası oluşturduk. Bununla ilgili büyükelçilerimizden, ticaret ataşelerimizden, TOBB’dan, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nden, Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birliklerinden, tüm olayın taraflarıyla ilgili gelen bilgilerin tek bir merkezde toplanması adına bir Rusya Masası oluşturduk. Her türlü bilgiyi dikkate aldık. Aldığımız bilgi eğer bizimle ilgiliyse doğruluğunu teyit ettik, başka bakanlıkları ilgilendiren bilgi olursa temaslarımızı yaptık” ifadelerini kullandı.

    “BİZ İHRACATI RUSYA’YA YAPMAK ZORUNDA DEĞİLİZ”

    Bakan Elitaş, Türkiye’deki yaş meyve sebze ihracatçılarının şuanda Rusya ile ticaret yapmak istemediklerini, bunun nedeninin ise Rusya’ya duyulan güvensizlik olduğunu ifade etti. Rusya’nın yaş meyve sebze ithalatının belirli kalemlerinde Türkiye’nin önemli bir tedarikçi olduğunu söyleyen Elitaş, “Rusya’daki yoldaki mal ile gümrükteki mallarla ilgili kısım çözüldü. Diğer kısımda, biz ihracatı Rusya’ya yapmak zorunda değiliz. Rusya, belirli şartlarda bazı malları bizden almak mecburiyetindedir. Rusya’nın yaş meyve sebze ithalatının belirli kalemlerinde çok büyük bir tedarikçisi biziz. Rusya’nın domates ihtiyacının yüzde 43’ü bizim kayıtlarımıza göre Türkiye tarafından temin ediliyor. Yüzde 12’si Azerbaycan tarafından temin ediliyor, kalan kısım da başka ülkeler tarafından temin ediliyor. Şuanda Türkiye’nin gönderdiği yaş meyve sebzeye koydukları ambargodan dolayı biz belli bir miktarda zarar ettik. Orada bozulan, çürüyen mallar varsa onlarla ilgili zarar ettik; geri dönen mallarla ilgili bir problemimiz olmadı. Rusya tüketicileri bundan muhtemelen zarar görmüş olabilirler. Satıcılarımız da Rusya’ya satışı devam ettirmek istemiyorlar, çünkü güvenmiyorlar. Çok uygun olmayan bir davranış sergiliyorlar. Bizim gemiyle, TIR’la giden mallarımızı denetim gerekçesiyle kapılarda bekletiyorlar, bazı mallarla ilgili bozulmasını bekleyip Türkiye’ye göndermeye çalışıyorlar. Bu, ticari ahlaka uygun bir davranış değil. ‘Almıyorum’ dersin gönderirsin, ‘kardeşim ben sana kapılarımı kapattım, Türkiye’nin mallarına ambargo koydum, ne yapıyorsan yap başının çaresine bak’ demek bundan iyidir. Ama siz orada malları tutarak, gemilerimizi limanda alıkoyarak malların bozulmasına sebebiyet vermeleri ticaret ahlakına uygun bir davranış değil. Bu, oradaki ithalatçıları da zor durumda bırakıyor. Şuanda biz ambargo koymuyoruz ama yaş meyve sebze ihracatçısı arkadaşlarımız göndermek istemiyor, çünkü güven yok. İhracatçılar ‘ben alıyorum’ dese, Rus devlet temsilcileri kapıdan içeri sokmuyorlar” diye konuştu.

    Ekonomi Bakanı Elitaş, Türkiye’nin müteahhitlik hizmetlerinde firma sayısı bakımından Çin’den sonra ikinci sırada olduğunu, ciro yönünden ise dünyada 8. sırada olduğunu bildirdi. 2003 yılından bu yana 305 milyar dolarlık müteahhitlik hizmeti yapıldığını söyleyen Elitaş, bu sene 9. aydan itibaren 15 milyar dolarlık hizmetin devam etiğini sözlerine ekledi.

    “PARALEL YAPININ YAYIN ORGANLARININ TAMAMI SANKİ ‘RUSYA’NIN SESİ’ GİBİ”

    “Paralel yapıya ait yayın organları, sanki Rusya’nın sesi gibi devam ediyor” diyen Elitaş, şöyle devam etti:

    “Paralel yapı seçim zamanında PKK’nın sesiydi, terörle mücadele eden güvenlik güçlerini zalim, teröristleri mağdur gibi gösteren bir davranışın içindeydi. En son Rusya’yla yaşadığımız bu uçak krizi sonucunda da paralel yapının yayın organlarının tamamı sanki Rusya’nın sesi gibi. Rusya’nın sesi gibi davranan gayri milli olan yapılar maalesef bu işten dolayı kına yakıp geziyor olabilirler, fındık kırıp oynayabilirler. Türk milleti o kadar büyük bir hassasiyet gösterdi ki, bunun dışındaki medya organlarımız olağanüstü bir hassasiyet gösterdiler, iş alemimiz harika bir hassasiyet gösterdiler ve sonradan çığ gibi büyüme ihtimali gösteren bir krizi soğukkanlı karşıladı.”

    “RUSYA EKONOMİSİNDE OLAĞANÜSTÜ BİR SIKINTI VAR”

    Elitaş, Rusya’ya Kırım’ı ilhak etmesi ve Ukrayna’ya saldırması sonucu AB ülkeleri ve ABD tarafından ambargo uygulandığını, buna karşılık Türkiye’nin herhangi bir ambargo uygulamadığını hatırlattı. Çin’in büyüme hızının düşmesinin Çin’deki imalat rakamlarının büyüklüğü düşünüldüğünde tehlike arz ettiğini belirten Elitaş, “2014 yılı rakamlarına göre Rusya ile ticaret hacmimiz 31 milyar dolar. Bunun 25 milyar doları ithalat, 6 milyar doları ihracat. Rusya ekonomisinde Kırım’ı ilhak etmesi, Ukrayna’ya saldırmasıyla birlikte ABD ve AB ülkelerinin ortaya koyduğu ambargoyla birlikte bizim ambargo koymamamıza rağmen Rusya ekonomisinde olağanüstü bir sıkıntı var. Bir yılda petrol fiyatlarında yüzde 60 düşüş var. Bizim Rusya ile kasım başı itibariyle ekim ayına kadar yaş meyve sebze ihracatlarında yüzde 35-40’lık bir düşüş vardı. Şuanda dünyada Orta Doğu bölgesinde ortaya çıkan hararetli ateş ve sıcak gündem dolayısıyla bir ekonomik bozukluk var. Çin’in büyümesi 11’ler, 12’ler civarında giderken, 2008, 2009’dan itibaren yavaş yavaş düşmeye başladı, bu seneki beklenti 6 buçuk civarında olacak gibi. Asıl tedbir alınması, dikkat edilmesi gereken Çin’de öyle büyük bir potansiyel var ki; imalat konusunda dünyanın tüketiminin yarısı Çin’de üretiliyor. Diyelim ki; 1 milyar ton üretim var, bunun 500 milyon tonu Çin’de üretiliyor. Çin’in büyümesi düşünce üretim kapasitesi devam ediyor, o üretim kapasitesini kendi tüketemediğinden dolayı başka ülkelere agresif bir şekilde saldırmaya başlıyor. Bununla ilgili tedbir almamız gerekiyor” değerlendirmelerinde bulundu.

    “İHRACATÇILARIMIZIN BAŞINDA DÜNYAYI FELLİK FELLİK DOLAŞACAĞIZ”

    E-ticaretin dünyada kazandığı öneme değinen Elitaş, hükümetin ihracatçılara her türlü desteği vermeye hazır olduğunu dile getirdi. “Dünya, eğer gözünüzde büyütürseniz çok büyük, dolaşmasını bilirseniz çok küçük” diyen Bakan Elitaş, şöyle konuştu:

    “Bizim ihracatçılarımız, ihracat yapabilme kabiliyetinde artık çok iyi noktadalar. Biz de bu arkadaşlarımızla gideceğiz, gezeceğiz, yeni yeni pazarlar oluşturacağız, mevcut pazarlarımızda biraz daha büyümenin şartlarına bakacağız. Ne türlü destek varsa, neye ihtiyaç varsa bunları yapmaya hazırız ama 2016 ve ondan sonraki yıllar için yapmamız gereken en önemli şeylerden birisi markalaşmaktır. Bunun olumsuzluklarını yurt içi pazarda da görüyoruz, yurt dışı pazarda da görüyoruz. Bir elbise Türk fabrikasında yapıldığı zaman 200 dolar ama aynı fabrika İtalyan veya Alman markasıyla yaptığı zaman en az 2 bin dolar. Biz, bu markanın para ettiğini bilmemiz lazım. İnternette haberleşmeyi sağlayan sosyal medya dediğimiz kurumların marka değerleri hakkında yüz milyar dolarlardan bahsediyoruz. Bu, elle tutulur bir şey değil, hepsi sanal gerçekler. Bizim 2016 yılında yapmamız gerekenler, internette de olağanüstü derecede dünyada bir sanal alışveriş pazarı var, bunlarla ilgili altyapıları oluşturuyoruz. Biz iş adamlarımızın, ihracatçılarımızın başında dünyayı fellik fellik dolaşacağız.”

    “DEVLET ADAMLARI DUYGUSAL DAVRANMAZ”

    Türkiye’nin Rusya’yla yaşanan kriz sonrası en büyük felaket senaryosunda 9 milyar dolar zarar edeceğini söyleyen Elitaş, Rus devlet adamlarının tavırlarıyla ilgili, “Ticarette duygusallık olmaz. Ülke insanlarına zarar verecek şekilde yapılacak eylemler yanlıştır. Bu askeri bir olay sonucunda ulusal çıkar neticesinde Rusya tarafından yapılmış bir hatanın sonucu, siyasi sonuçlar olabilir ama ticari sonuçlarına doğru götürürseniz, bununla ilgili kıyamet senaryoları yapmaya götürürseniz, bundan Rusya da, Türkiye de büyük zarar eder. Kimin büyük zarar göreceğini artık sonuçlara bakarak göreceğiz. Devlet adamları duygusal davranmazlar, devlet adamları başka devletin başkanına iftira ederek bu işi çözmeye çalışmazlar; sağduyulu olurlar, aklıselim davranırlar. Kızıp da ‘vay ben bunu şöyle yaparım’ demek yanlıştır” ifadelerini kullandı.

  • Oğlunun Arkadaşını Öldüren Sanığa Yaşlılık İndirimi

    Zonguldak’ta oğlunun arkadaşını öldürdüğü iddiasıyla müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan 73 yaşındaki Hakkı Ç., yaşlı olması sebebiyle cezasında indirime gidilerek 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Çatalağzı beldesinde, oğlunun arkadaşı Burhan Demir’i (35) öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan ve hakkında ‘kasten adam öldürmek’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Hakkı Ç. (73) hakkında karar verildi. Zonguldak Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sabah erken saatlerde tutuklu bulunduğu Beycuma M Tipi Cezaevi’nden getirilen Hakkı Ç. hakim karşısına çıktı. Son sözleri sorulan sanık, maktulle daha önce hiçbir husumeti olmadığını ve oğluyla barışmak için onunla konuşmaya gittiğini söyledi. Maktulün kendisini eve göndermediğini ve baskı yaptığını ifade eden sanık Hakkı Ç., “Boğazıma sarılınca ben de bıçağı salladım. O sırada aşağıya yuvarlandı gitti. Ben onun bıçaklandığının farkında değildim. Olayı polis gelince anladım. Pişmanım eşim felç oldu. Kendisiyle 7 aydır görüşemiyoruz” dedi.

    Taraf avukatlarının ve yakınlarının da hazır bulunduğu davada sanık Hakkı Ç. ‘kasten adam öldürmek’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme heyeti, verilen cezanın sanığın yaşlı olması sebebiyle geleceği üzerinde yol açabileceği etkileri göz önüne alarak 25 yıl hapis cezasına indirilmesine karar verdi.

    OLAYIN GEÇMİŞİ

    Olay, Mayıs ayında Kilimli ilçesine bağlı Çatalağzı beldesinde meydana geldi. İddiaya göre, Hakkı Ç. (73) oğlu E.Ç. ve oğlunun arkadaşı Burhan Demir ile alkol almaya başladı. Bu sırada Hakkı Ç. ve Burhan Demir arasında öğrenilemeyen bir sebepten dolayı tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine baba Hakkı Ç. eline aldığı bıçakla Burhan Demir’i yaraladı. Vücuduna aldığı bıçak darbeleriyle yaralanan Burhan Demir, yakınlarının vasıtasıyla Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 35 yaşındaki Burhan Demir, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından Hakkı Ç. gözaltına alındı.

  • ‘Haksız Tahrik’ Ve ‘İyi Hal’ İndirimi Kadın Cinayetlerini Arttırıyor

    Son dönemlerde kadın cinayetleri, tecavüz ve cinsel istismar davalarında mahkemelerin verdiği ‘tahrik’ ve ‘iyi hal’ indirimlerine tepkiler sürerken, avukatlar bu suçu işlememiş kişilerin bile indirim almak için bu yola başvurduklarını söyledi.

    Son günlerde mahkeme tarafından eşini öldüren sanıklara uygulanan ‘tahrik’ ile ‘iyi hal’ indiriminin yankıları sürüyor. Son dönemlerde daha çok ortaya çıkan uygulama nedeni ile birçok zanlı, bu suçu işlememesine rağmen cezalarında indirim almak için ifadelerini değiştirerek ‘namus’ meselesine sığınmaya başladı.

    Konu ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan DÖKH avukatlarından Elif Tirenç İpek Ulaş, eskiden beri mahkeme tutumunun, kadın cinayetleri ve cinsel suçlarda erkeğe daha az ceza vermeye ya da cezayı kurtarmaya dönük olduğunu söyledi. Sanığın alacağı cezayı bildiği için suça yöneldiğini kaydeden İpek Ulaş, “Sanık, zaten alacağı indirimleri bildiği için, çünkü çok fazla örnek yaşandı. Bunları bildiği için içi rahat, hayatıma bir şey olmaz gibisinden bu suça yönelebiliyor. Mahkeme kararları sanıklar açısından, erkekler bu suçu işlemeyi düşünüyorlarsa onların ıslahı açısından çok etkisiz kalıyor. Örnekleri göre göre, ya da medyada bu örnekleri göre göre yapacakları şeyden aslında nasıl sonuçlanacağını, neyle karşılaşacaklarını çok iyi biliyorlar. Bu onları suçu işlemeye biraz daha teşvik eden bir durum” dedi.

    “TAHRİK VE İYİ HAL İNDİRİMİ İÇİN SAVUNMASINI DEĞİŞTİREN BİRÇOK SANIKLA KARŞI KARŞIYA KALIYORUZ”

    Bazı olayların başta farklıyken, sonradan namus olayına, erkekliğe laf durumuna getirildiğini aktaran İpek Ulaş, şunları söyledi:

    “Olay baştan farklıyken cezaevine girip, cezaevindeki örneklerle karşılaştığında onların yönlendirmesi ile durumu çok farklı anlatıp gelip savunmasını tümden değiştirip namus olayına, ya da bana laf etti, hakaret etti, erkekliğime laf etti gibisinden savunmasını değiştiren birçok sanıkla karşı karşıya kalıyoruz. Kadın cinayetlerin, olayın en başından tutun soruşturma aşamasından tutun, mahkeme yargılanmasından tutun en sonuna kadar aslında haksız tahrik ve iyi hal indirimlerini aslında en başından beri uygulandığını görüyoruz. Olayın başında sanık, sıcağı sıcağına suç halindeyken bile çevresindeki erkeklerin hemen böyle bir koruma içgüdüsüyle ona şu ifadeyi ver bu ifadeyi ver diye yönlendirdiğini görüyoruz. Daha sonra bunlar dosyalara şöyle yansıyor, örneğin erkekliğime dokundu, ya da çok bariz bir örnek var, porno izlemiş, kadının kıyafeti ile eşinin kıyafeti ile aynıymış, bundan etkilenmiş öldürmüş. Bunda bile haksız tahrik sayabiliyorlar. Bütün bu erkeği tahrik edebilen, edeceği düşünülen her şeyi baştan böyle kurgusu yapılıp ifadeye yansıyıp, savunmaya yansıyıp en sonunda da mahkeme kararına yansıdığını görüyoruz bu durumların. Haksız tahrik olarak aslında çok böyle örneklere baktığınızda çok iç acıtıcı şeyler var.”

    “TAHRİK VE İYİ HAL SUÇ ORANINI ARTTIRIYOR”

    ‘Tahrik’ ve ‘iyi hal’ indiriminin suç oranını arttırdığını vurgulayan Ulaş İpek, şu ifadeleri kullandı:

    “Suçtan sonra iş mahkeme kısmına geldiğinde ifadesini bu yönde savunmasını bu yönde değiştiren çok erkek oluyor. Genelde hepsi bana hakaret etti, küfretti ya da namusa dayandırmaya çalışıyorlar. Bunun sonucu olmayacağını bile bile çünkü birkaç mahkeme kararı ile karşılaştık yargılama esnasında sanık hiç öyle bir şey yokken namusa atıf yaptı, bu ispatlanamadı ama mahkeme şöyle bir karar verdi namusuna leke geldiğini düşünmesi bile tahrik olmasına yeterlidir deyip haksız tahrikten mesela ceza indirimine gitti. İyi hal uygulamalarında da şöyle bir durum var normalde iyi hali kanuna göre eğer suçta bir ikrar varsa yani suçunu kabul etmişse uygulamak zorundasınız ama mahkemeler bu yönde çok geniş takdir yetkisi kullanıyor özellikle kadın cinayetleri dosyasında ve sanığın mahkemedeki hali tavrı duruşu giyimi kuşamı saygın tutum dedikleri bir şey var. Bütün bunları iyi hal indirimi olarak uygulayabiliyor. Aslında cinsel suçlarla ilgili, kadın cinayetleri için de geçerli karşılaştığımız çok sık bir durum şudur ki mümkün olduğunca erkeğe az ceza vermeye dönük bir uygulama söz konusu bu da zihniyetten gelen bir şey. Erkek yargı erkeği yargılarken bir koruma içgüdüsüyle davranıyor. Cinsel suçlarda mümkün olduğunca az ceza ile, cinsel istismarlarda son dönemlerde ceza artışına denk gelebiliyoruz ama 18 yaş üstü cinsel suçlarda mümkün olduğunca az ceza ile kurtarma indirim ile mümkün.”