Etiket: İndirimi

  • Düğün Sezonuyla Birleşen Faiz İndirimi Kuyumcuların Umudu Oldu

    Antalya Kuyumcular Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ferda Erdem, faiz oranlarındaki düşüşün, düğün sezonuyla birleşmesiyle birlikte sektörü olumlu etkileyeceğini vurguladı.

    Faiz oranlarındaki düşüşün piyasayı arz yönünden rahatlatacağını işaret eden Erdem, “Faiz indirimi piyasada esnafı, yatırımcıyı biraz daha rahatlatır. Kullandığınız kredi masrafı düşer, kredi ile ticaretimizi büyütebiliriz. Mevcut faizler çok yüksekti, bunun düşürülmesi bir avantaj. Sonuçta bir zincir var. Yatırımın değerlendirilmesi için ise turiste ihtiyaç var” dedi.

    “FAİZ İNDİRİMİ NEFES ALDIRIR”

    Faiz indiriminden rahat bir nefes alacaklarına rağmen turizm sektöründen büyük sıkıntı yaşadıklarının altını çizen Erdem, “Turizm kötü gidiyor, bölgemizde sıkıntı çok büyük. Kuyum esnafımızın Antalya’da şuan tam mal alım dönemidir. Esnafımızın ürünlerini alıp tezgaha koyması gerekirken hiçbirisi şuan kılını kıpırdatamıyor. Çünkü müşteri yok. Kötü bir süreçten geçiyoruz. Ama bu süreç sonbahar aylarına doğru biraz düzelir diye bekliyoruz. Sektör sıkıntı yaşıyor. Oteller tam doluluk oranına ulaşmadı” diye konuştu.

    “DÜĞÜN SEZONU KUYUMCULARI HAREKETLENDİRİR”

    Antalya’da düğün sezonunun açıldığına değinen Erdem, “Ramazan ayına kadar işlerde hareket olmasını bekliyoruz. Ramazan’dan sonra durur. Kurban Bayramından sonra yeniden hareketlenir. Çünkü bizde, ’İki bayram arası düğün yapılmaz’ diye bir olgu var. Eskiden Antalyalı gelip 10 çift bilezik alırsa şimdi, 10 tek bilezik alıyor. Köylü kazanırsa çocuğuna altın alır. Aile altını uzun vadeli yatırım aracı olarak görürdü. Çünkü altın uzun vadede geriye döner. O nedenle köylü altın almaktan imtina etmezdi. Altın kısa vadeli değil, uzun vadeli bir yatırım emtiasıdır” ifadelerine yer verdi.

    “GRAM ALTINA DA YÖNELİNEBİLİR”

    Çeyrek altına da dikkat çeken Erdem, “Eğer çeyrek altın yok denildiği zaman, ’Kuyumcular çeyrek altını saklıyor’ diye bir düşünceye girilmesin. Hiç kimse altını saklayamaz, bu ticari bir emtiadır. Ama bulunmadığı zaman gram altın alınabilir. Gram altın 113, çeyrek altın 175 liradan işlem görüyor. Piyasalar da düşecek gibi görünmüyor. Ons’un yüksek olmasından kaynaklanıyor” dedi.

    “SEKTÖRDE BÜYÜK GERİLEME”

    EXPO 2016 Antalya’dan büyük beklentileri olduğuna işaret eden Erdem, otellerin doluluk oranına ulaşmasının başta kuyum sektörü olmak üzere birçok alanı olumlu etkileyeceğini kaydetti.

    Antalya ve merkez ilçelerde 365’e yakın kuyumcu olduğunu dile getiren Erdem, il genelinde 4 bin 500 olan kuyum esnafı sayısının son 10 yıl içinde 2 bin 500’lere düştüğünü, sektörde büyük bir gerileme olduğunu sözlerin ekledi.

  • Kocasert’ten Faiz İndirimi Kararına Destek

    Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Süleyman Kocasert, Merkez Bankasının faizde aldığı üst bantta 0,50 puanlık indirimi olumlu bulduğunu söyledi.

    DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, Merkez Bankasının faizde aldığı üst bantta 0,50 puanlık indirimle ilgili açıklamalarda bulundu. Kocasert, Merkez Bankası Para Piyasası Kurulunun son toplantısında almış olduğu karar ile birlikte, üst bantta 0,50 puanlık bir indirime gidildiğini belirterek “Şüphesiz ki bu gelişme reel sektörün aktörleri olarak biz ihracatçılar tarafından olumlu karşılandı. İndirim olacağı yönünde piyasalarda bir beklenti hakim ve beklentiler yönünde bir indirim kararı geldi. Faiz kararının yatırımlara olacak etkisini değerlendirmeden önce, bu faiz indiriminin şartların oluştuğu bir ortamda gerçekleştiğinin altını çizmek isterim. Bu olumlu işaretlere faiz indiriminin eşlik etmesi gerekiyordu ve öyle de oldu. Bu bakımdan Merkez Bankasının kararının yerinde olduğunu düşünüyoruz’’ dedi.

    Sanayicilerin beklentisinin Merkez Bankasının aldığı kararlarda reel sektörü düşünmesi olduğunu ifade eden Kocasert, “Sanayicinin ve ihracatçının en somut beklentisi, Merkez Bankamızın politikalarını belirlerken reel sektörü de düşünmesi ve finansman maliyetlerinin makul düzeye gelmesi için çözüm üretmesidir. Özetle diyebiliriz ki, faiz oranlarındaki indirim sevindiricidir, beklentimiz ise faiz indirimlerinin sürmesi hatta daha büyük adımlarla devam etmesidir. Bunun ülkemiz ekonomisi açısından son derece önemli olduğunu özellikle vurgulamak isterim’’ diye konuştu.

  • Yunanistan’da Türk Turistlere Tax Free İndirimi

    Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, ülkeye tatile gelen Türk, Amerikan, Rus ve İsrail vatandaşı turistlere alışverişte yüzde 20 indirim uygulayacağını açıkladı.

    Yunan basınında yer alan haberde, turistlerin indirimden yararlanmak için pasaportlarını göstermelerinin yeterli olacağı belirtildi. Uygulamayla birlikte Yunan adalarına gezilerin artması bekleniyor. Yunanistan ekonomik krizin etkilerini azaltmak için bu sezon tatile gelecek Türkiye, Amerika, Rusya ve İsrail vatandaşlarına alışverişte yüzde 20 indirim yapacağını duyurdu. Ülkede birçok işletme bu yıl geleneksel vergi iadesi eki indirimine ilave yüzde 20 fiyat indirimini de turistlere sunacak.

    Uygulama, Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Mardaş ve Ticaret Yunan Konfederasyonu ve Şirketler Başkanı Vassilis Korkidis tarafından dün açıklandı. Yapılan açıklamada, indirimin Mayıs ve Ağustos aylarında geçerli olacağı açıklandı. Söz konusu ülke vatandaşlarının indirimden yaralanmak için milliyet kanıtı olarak pasaportlarını göstermelerinin yeterli olacağı vurgulandı.

    RODOS’A TÜRK TURİST AKINI BEKLENİYOR

    Yunanistan’ın Türk vatandaşlarına alışveriş indirimi yapacağı duyurusunun ardından Marmaris’ten deniz yoluyla Rodos Adası’na seyahat edecek Türk turist sayısında artış olması bekleniyor. Marmaris Liman İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Tugay konuyla ilgili yaptığı açıklamada, indirimin Yunan adalarına giden Türk vatandaşları için fırsat olacağını söyledi. Yunanistan’da bugüne kadar alışverişte uygulanan vergi iadesi avantajının devam ettiğini buna ilave olarak yüzde yirmi indirim de ekleneceğini kaydeden Tugay,Türk turistin mağazada 100 Euro’luk satılan bir hediyelik eşyayı 65-70 avroya satın alabileceğini belirtti.Bu sezon Rodos adasına günübirlik tur kapsamında 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı tatili dolayısıyla yoğun bir talep olduğuna dikkat çeken Tugay, müşterilerine pasaportlarını mutlaka yanında götürmelerini hatırlattı.

  • Ekonomist Demirkol’dan “50 Baz Puanlık Faiz İndirimi” Tahmini

    Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Ekonomist Dr. İsmet Demirkol, Merkez Bankası yeni yönetiminin yapacağı ilk toplantıdan 50 baz puanlık faiz indirimi çıkacağı öngörüsünde bulunurken, yıl sonu dolar kuru tahminini de 3,70 TL olarak açıkladı.

    Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şubesi tarafından düzenlenen “Değişen Dünya Dinamikleri ve Türkiye Ekonomisi” konulu toplantıda, ekonomi mercek altına alındı. Gordion Otel’de düzenlenen yemekli toplantıda, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. İsmet Demirkol, bir sunum gerçekleştirdi. Başkan Türker Naslı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya kalabalık bir işadamı topluluğu katıldı. Demirkol’un sunumu sonrası katılımcılar kendisine sorular yöneltti ve kendi tespit ve görüşlerini de dile getirdiler.

    20 NİSAN’DA “50 BAZ PUANLIK İNDİRİM” TAHMİNİ

    Demirkol, 2008-2009 krizinin ardından Amerikan ekonomisinin önemli ölçüde toparlandığı ve büyüme eğiliminin güçlendiğine işaret etti. ABD’nin geçen yıl yaklaşık 18 milyar dolar olan gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) bu yıl 18,7 trilyon dolar düzeyinde beklendiğine işaret eden Demirkol, Fed Başkanı Yellen’in “piyasaları yanıltıcı” açıklamalarına rağmen ABD’de faiz artırımlarının devam edeceğinin netleştiğini söyledi. Demirkol, ABD’nin 2009’lardaki yüzde 6’lık faizlerden negatif faiz noktasına geldiğini, Fed’in Aralık 2015’ten itibaren ise 0,25 puanla faiz artırımları sürecini başlattığını hatırlatarak, “Fed faiz artıracak. Önümüzdeki dört senede aynı noktaya çıkabilir. Buna göre 2018’e kadar ABD’de faizlerin yüzde 4’lere çıkması beklenmelidir” dedi.

    Faiz düzeyi ile büyüme eğilimi arasında doğrudan bağ bulunduğunu belirten Demirkol, Türkiye’nin GSYH’sinin ise 2015’te 720 milyar dolara gerilediği ve bu yıl da aynı düzeylerde beklendiğine dikkat çekti. Demirkol, Merkez Bankası Başkanlığına yeni atama yapıldığını hatırlatırken, “Merkez Bankası yönetimi 20 Nisan’da ilk toplantısını yapacak. Faiz 0,50 puan indirilebilir” öngörüsünde bulundu. ABD ekonomisinin güçlenmesi paralelinde Fed’in faiz artırımlarının gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını tetiklediğini belirten Demirkol, bu süreçte Türkiye’de doların yükselmesinin beklenen bir gelişme olduğunu ifade etti ve yıl sonu dolar kuru için “3,60 – 3,70 TL” tahmininde bulundu.

    YATIRIMCI NASIL DAVRANMALI?

    Demirkol, önümüzdeki dönemde faiz ve döviz cephesinde beklenen olası gelişmeler ışığında yatırımcılara pratik tavsiyelerde bulunarak, “Bir nakitte kalabilirsiniz, iki döviz alabilirsiniz, üç ileri teknoloji hisselerine yatırım yapabilirsiniz” dedi. Türkiye’nin önümüzdeki bir yıllık dönemde çevirmesi gereken 200 milyar doların üzerinde dış borç bulunduğuna işaret eden Demirkol, dövize olan talebin döviz arzının üzerinde olmasının kuru yükselten bir faktör olduğunu belirtti. Demirkol, Fed faiz artırmaya devam ederken, Türkiye’nin büyümesini hızlandırmak için faiz indirimine gitmesinin kuru yükseltici bir etki yapacağını kaydetti. Demirkol, “Şu an yatırımcı açısından döviz almanın uygun olduğu bir dönem. Böyle giderse dolar yükselir. Peki, dolar asıl nasıl düşer? Tükettiğinizden fazla üretirseniz dolar düşer” diye konuştu.

    TÜRKİYE NEYE YATIRIM YAPMALI?

    Tükettiğinden fazla üretmenin enflasyonu düşürmek için de şart olduğunu belirten Demirkol, ileri teknoloji ürünlerinin üretimdeki payının önemini vurguladı. Demirkol, Çin yılda 560 milyar, Almanya 93 milyar, ABD 148 milyar, Singapur 136 milyar, Güney Kore 130,4 milyar dolarlık ileri teknoloji ihracatı yaparken, Türkiye’nin bu ürünlerdeki ihracatının sadece 2,2 milyar dolar olduğunun altını çizdi. Singapur’da yüzde 49, Çin’de yüzde 26,3, Almanya’da yüzde 23,5, güney körede yüzde 22,1, ABD’de yüzde 20,6 olan ihracatta yüksek teknolojinin payının Türkiye’de yüzde 3,5 kaldığına dikkat çeken Demirkol, “Türkiye’nin geleceği üretimde. Tabii ki inşaat yatırımları devam etsin. Ama asıl yatırımlar bilişim ve yüksek teknolojiye yapılmalı. Türkiye, biyoteknolojiye, bilgi teknolojilerine, nano teknolojiye yatırım yapmalı” diye konuştu.

  • Bakan Ramazanoğlu: “İyi Hal İndirimi Cümlesini Asla Duymak Bile İstemiyorum”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, 13-14 Nisan’da aile içinde ihmal, istismar ve tacize uğrayan çocuklar konusunda verilecek cezalarla ilgili konuları görüşeceklerini, iyi hal indirimi cümlesini asla duymak bile istemediğini belirterek, “Benim gönlümden geçen verilebilecek en ağır cezaların verilmesi, bütün haklardan mahrum bırakılmaları, asla ve asla bir daha topluma çıkmamalarıdır” dedi.

    Van’daki temasları kapsamında sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Ramazanoğlu, Doğu Anadolu Bölgesi’nin kardeşliğin, yarenliğin, yoldaşlığın adı olduğunu belirtti. Ramazanoğlu, “Bizler, doğudan batıya gönül köprüleri kurmaya, kardeşliğimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Bizim için Bursa nasılsa Van’da aynıdır. İzmir’de, Eskişehir’de aynıdır. Çünkü bizler Anadolu’ya açılan bu kapıdan hep birlikte girdik içeri. Bu toprakların kokusunu birlikte çektik içimize. Acılarımızı, sevinçlerimizi ve hüzünlerimizi yine birlikte paylaştık. Bu hassasiyetle iktidarımızın her döneminde insanı, sevgiyi ve hoşgörüyü her zaman sosyal politikalarımızın merkezine aldık” dedi.

    “Önce insan” sloganıyla başlattıkları yürüyüşte sosyal devlet olmanın ilkelerini her zaman yerine getirdiklerini dile getiren Bakan Ramazanoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Toplumun tüm kesimlerini kucakladık. Her türlü ayrımcılığa, etnik ve bölgesel milliyetçiliğe şiddetle karşı çıktık. Şeffaf yönetim anlayışıyla her türlü eleştiriye açık olduk. Bu anlamda siyasette başarının da, başarısızlığın da ölçüsü sandıktır. Bizler 1 Kasım Genel Seçimleri sonrasında da 78 milyon vatandaşımıza eşit ve adil hizmet üretiyoruz ve üretmeye devam edeceğiz. Bu kadim coğrafyada mazlumların, kimsesizlerin umudu bizleriz. Bütün insanlık Adem’den son insana uzanan büyük bir kardeşlik zincirinin parçasıdır. Unutmamalıyız ki, ekonomik kalkınmanın, gelişmenin ve toplumun refah seviyesinin yükseltilmesinin yolu birlik ve beraberlikten geçer. Ülkemizin öz kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak daha güçlü bir Türkiye için çalışmaya siz değerli STK’larımızla işbirliği içinde devam edeceğiz. STK’lar özgür düşüncenin, sivil inisiyatifin merkezidir.”

    En büyük savaşın cehalete karşı verilmesi gerektiğini söyleyen Bakan Ramazanoğlu, kız-erkek ayrımı yapmaksızın çocukların en iyi şekilde eğitilerek geleceğe hazırlanması gerektiğini kaydetti. Ramazaoğlu, çocuklara, yaşlılara, kadınlara, şehit yakınları ve gazilere, engellilere yönelik hizmetleri etkin bir şekilde yürüttüklerini bildirerek, “Böylece aile yapısı dağılmadan, doğrudan aileyi destekleyerek ailenin toplumdaki güçlü konumunu sürdürmesini sağlıyoruz. Her zaman zayıfın, yolda kalmışın, mağdur ve muhtaçlarımızın yanında olduk. Asla gösteriş ve riya olsun diye yapmadık bunları. Bu milletimizin en doğal hakkıdır. Biz milletimizin hakkını yine milletimize teslim ediyoruz” diye konuştu.

    Çocuk şiddeti, tecavüzü ve hakları bakımından toplumdaki hassasiyetlerin aynısını taşıdıklarını dile getiren Bakan Ramazanoğlu, “13-14 Nisan’da bakanlığımızı ilgilendiren bütün kanunları gözden geçireceğimiz bir hukuk çalışması yapıyoruz. Bu çalıştayda ele alacağımız konulardan biri de hem sorumlu olan kurumlarda hem de aile içinde ihmal, istismar ve tacize uğrayan çocuklar konusunda verilecek cezalarla ilgili konuları görüşeceğiz. Benim gönlümden geçen verilebilecek en ağır cezaların verilmesi, bütün haklardan mahrum bırakılmaları, asla ve asla bir daha topluma çıkmamalarıdır. Bu cezalandırmayı aynı zamanda kadın şiddeti içinde istiyorum. Kadınlara karşı şiddet ve tecavüz fiili işleyenler konusunda da sıfır tolerans ve sonuna kadar takip yapıyoruz. İyi hal indirimi cümlesini asla duymak bile istemiyorum. İnsanlık dışı bu suçu işleyen kişilerin iyi hali nasıl olabilir? Böyle bir esveli safile nasıl iyi hal atfedilebilir. Bu konuda asla ve asla bireysel olarak ve bakanlığım olarak tavizimiz yok. Bu konu çalışmalarımız içindedir” şeklinde konuştu.

    Bakan Ramazanoğlu, daha sonra Yüksekova’dan terör nedeniyle Van’a göç eden Ağırbaş ailesini ziyaret ederek, 100 yaşındaki Zeze Ağırbaş ve aile üyeleriyle sohbet etti.