Etiket: İncelemede

  • Vali Demirtaş Yumurtalık Serbest Bölgesi’nde incelemede bulundu

    Adana Valisi Mahmut Demirtaş, “Türkiye için stratejik bir öneme sahip olan ilimizde yapılacak yatırımlar, ülkemizin 2023 yılı ekonomik hedeflerine ulaşmasında büyük bir rol oynayacaktır” dedi.

    Vali Demirtaş, Ceyhan Kaymakamı Mustafa Ünlüsoy, Ceyhan Belediye Başkan Vekili Ali Alper Boydak, İlçe Emniyet Müdürü Bülent Tırnaksız, Ceyhan Ticaret Odası Başkanı Şeref Can ve beraberindeki heyetle birlikte 1 milyar dolarlık anlaşma sağlanan, 30 ay gibi bir sürede tamamlanması planlanan Ceyhan Enerji ve İhtisas Bölgesinde petrokimya tesisinin kurulacağı Yumurtalık Serbest Bölgesi’nde incelemelerde bulundu.

    Projenin bir an evvel hayata geçirilmesi için var güçleriyle çalışacaklarını belirten Vali Demirtaş, “Türkiye için stratejik bir öneme sahip olan ilimizde yapılacak yatırımlar, ülkemizin 2023 yılı ekonomik hedeflerine ulaşmasında büyük bir rol oynayacaktır. Bizler ilimiz, bölgemiz ve ülkemiz istihdam ve ihracatına katkılar sağlayacak projelerimizin takipçisi olacağız. Devletimizin ve hükümetimizin destekleriyle güzel Adana’mızı layık olduğu yere el birliği ile taşıyacağız” dedi.

    Ceyhan Belediye Başkan Vekili Ali Alper Boydak ise, Ceyhan’ın dünyanın enerji koridoru olma özelliği taşıdığını, yapılması muhtemel rafineri ve petro-kimya tesisleri ile ülkenin istihdam ve ihracatına çok büyük katkılar sağlanacağını belirterek, “Yerli ve milli otomobil fabrikasının kurulması halinde bölgemizde istihdama yönelik sorunların da ortadan kalkacağına inanıyorum” dedi.

  • Vali Güvençer, Manisa Yazma Eser Kütüphanesinde incelemede bulundu

    Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer kurum ziyaretleri kapsamında Manisa Yazma Eser Kütüphanesine giderek incelemede bulundu.

    Manisa Yazma Eser Kütüphanesi ziyaretinde İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak ve Manisa Yazma Eser Kütüphane Müdürü Ali Arı tarafından karşılanan Vali Mustafa Hakan Güvençer kütüphaneyi gezerek eserleri inceledi ve Kütüphane Müdürü Arı’dan bilgi aldı.

    Müdür Arı, Manisa Muradiye Camii Şerifi Kütüphanesinde bulunan kitapların 1945 yılında kurulan Manisa İl Halk Kütüphanesine devrinden sonra oluşturulan Yazma Eserler Bölümünde hizmet verdiğini, 2010 yılında Manisa Yazma Eser Kütüphanesi Müdürlüğü kurulmasının ardından 12 Kasım 2012 tarihinde mülkiyeti Manisa Valiliği YİKOB’a ait olan Sakarya Mahallesindeki Hıdıroğlu Konağı olarak adlandırılan yere taşındığını ve halen burada hizmet verdiğini söyledi.

    “Kütüphanede 8 binden fazla yazma eser bulunuyor”

    Manisa Yazma Eser Kütüphanesi’nin Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü’ne bağlı olarak görev yapan Türkiye Yazma Eser Kurumu Başkanlığı birimi olduğunu ifade den Arı şunları söyledi: “2017 yılsonu itibariyle Kütüphanemizde 8 bin 159 yazma eser, 9 bin 171 matbu eser, 1 milyon 560 bin 320 dijital kopya mevcuttur. Fiziksel temizlik uygulanan eserler 8 bin 160 adet, 6093 Sayılı Yasa gereği bakanlığa bağlı kütüphane ve müzelerden devir yoluyla 49 adet el yazması eser devir alınmış, 1 adet eser de satın alma yoluyla temin edilmiştir. 8 bin 50 adet eser sayısallaştırılmıştır. Osmanlı Türkçesi 5 bin 250 adet eski basma eser, 950 adet yazma eser, Arapça 6 bin 898 adet yazma eser, 3 bin 758 adet eski basma eser, Farsça 311 adet yazma eser, 163 adet eski basma eser bulunmaktadır.”

    Öncelikli hedefin vatandaşların ellerinde bulunan eserlerin bağış yoluyla koleksiyona dahil edilerek, yüz yıllar öncesinden günümüze gelen bu bilgi ve tarih kaynaklarının bizden sonraki nesillere sağlıklı bir şekilde ulaştırılması olduğunu dile getiren Arı, araştırmacıların hızlı ve kolay faydalanabilmesi için eserlerin tespit, tasnif ve katalog çalışmalarının yapılarak sayısallaştırılması çalışmalarının sürdürüldüğünü ifade etti. Arı, kütüphanenin pazartesi-cuma arası beş gün 08.00-18.00 saatleri arasında hizmet verdiğini de sözlerine ekledi.

    Öğrenim durumlarına göre kütüphane kullanıcı sayısını da aktaran Arı, Türk Vatandaşı olan 159 üniversite, 124 yüksek lisans ve üzeri mezuniyeti bulunan toplam 283 kişi ile üniversite mezunu 5 yabancının kütüphaneden yararlandığını bildirdi.

    Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Manisa Yazma Eser Kütüphanesinde çok değerli eserler bulunduğunu belirterek kütüphanenin Manisa’nın önemli bir değeri olduğunu söyledi ve Müdür Arı ve personele çalışmalarında başarılar diledi.

  • Prof. Dr. Aktay, iş adamlarıyla Edremit’teki termal tesiste incelemede bulundu

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Orta Doğu ve Körfez Ülkelerindeki İkili İlişkiler ve Yatırımlardan Sorumlu Başdanışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay, İran, Katar, Suudi Arabistan ve Türk iş adamları heyetiyle Balıkesir’in Edremit ilçesinde, Avrupa’nın en büyük termal tesisinde incelemelerde bulundu.

    Türkiye Jeotermal Vakfı (JEVAK) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Doğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen program kapsamında basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan JEVAK Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Doğan, “Türkiye’nin jeotermal konusundaki son durumu hakkında düşüncelerimizi alabilirmişiz?” sorusuna, “2007 yılında çıkan Yenilebilir Enerji Kanunu sayesinde Türkiye çok ciddi bir ivme kazandı. Özellikle arama ve kullanım alanında. 2007 yılında Türkiye’de jeotermal ile elektrik üretimi 10 megavat iken şu an bin megavata çıktı. Şehir ısıtması 200 bin konutun çok üzerinde. Hükümetimizin de başarılı sağlık politikası sayesinde, yani tedavi sağlığından, koruyucu, önleyici sağlığa, tıpa önem vermesi nedeniyle termal turizm de ciddi bir ivme kazanmıştır” dedi.

    Prof. Dr. Yasin Aktay ise konuşmasında, “Üstlenmiş olduğum görev dolayısıyla, bir de Arap dünyası, körfez sermayesi ile çok yakından ilişkiliyim. Şunu çok büyük bir mutlulukla söyleyebilir ki, Türkiye’ye çok yoğun bir yatırım ilgisi var. Bu ilgiyi bir şekilde onların da karlı olabileceği, onların da kazanabilecekleri bir takım alanlara yöneltmek gibi bir sorumluluk üstlenmek gerekiyor. Çünkü insanları gelip yatırım yapmaya teşvik etmek gayet kolay. Çağırmak kolay ama, çağırırken onları gerçekten de ikna edecek şekilde, onların da ikna olabilecekleri şekilde bir takım alanlar göstermek şart. Yoksa sadece idealist bir şekilde gelin kardeşiz, siz burada yatırım yapın demek kolay. Hangi alanlara yatırım yapacaklarını araştırıp önlerine koymak bizim işimiz. Bunu yapmamız gerekiyor. Mehmet Ali beyin bir jeotermal turizm ufku var. Termal turizm, dünyada ekonomik krizlerden etkilenmeyen çok nadir sektörlerden bir tanesi. Bizim genel turizmimiz çok etkilense bile, uluslar arası en ufak bir soğuk algınlığından, jeotermal turizmimiz çok etkilenmiyor. En sağlam sektörlerimizden birisi o yüzden termal turizmi. Mehmet Ali beyin ortaya koyduğu yatırım performansı bu konuda umut verici ve cazip fırsatlar sunuyor. Bu firma şu anda sadece Edremit’te değil, Ankara’da Ayaş’ta, Erzin’de, Hatay’da, Samsun’da, Havzan’da, Tekirdağ’da, Bolu’da ve yakında başka bir çok noktada ve Siirt’te bir tesis kurma hazırlığı içinde. Bugün bu tesisi ziyaret ettik ve kurulacak olan tesislerin ortamını burada görmek istedik. Siirt’in de geleceğini görmek için Edremit’e geldik. Yanımızda da Arap Körfezi ülkelerinden bir çok iş adamıyla beraber geldik. Arap Körfezi’nden, Edremit Körfezi’ne yapılabilecek yatırımları, sadece jeotermal değil, jeotermal bu yatırımların sadece bir kolu. Görüyoruz ki, 10 yıl öncesine kadar Edremit, Körfez ekonomisine çok ciddi bir payı olmayan bu turizm, bugün hemen hemen burasının ekonomisinin neredeyse bel kemiği haline gelmiş durumda. Jeotermal turizmi sayesinde Edremit’in nüfusuna nüfuslar eklenmiş durumda. Dünyada organik zeytin skalasında herhalde Edremit en ön sıralarda. Bunu da dünyaya iyi anlatmak lazım. Bilhassa körfezin ilgi alanına giren bir konu. Şahsen bana yapılmış bu tür ciddi başvurular var. Türkiye’de zeytin alanına yatırım yapmak isteyen ciddi iş adamları var. Biz inşallah bu konuda üzerimize düşen görevi yerine getirmeye çalışmaktayız. Memleketimiz, Edremit’ten, Ardahan’a bir. Bizim için memleketimizin her bir karış toprağı bizin öz vatanımız. 781 bin kilometre kare toprağımızın her bir metrekaresi bizim için birebir değerlendirilmesi gereken bir vatandır. Bir karış toprağımızı hep vermeyiz diyoruz ama var olan kilometrelerce toprağımızı işlemiyorsak, aslında vermiş oluyoruz. O topraklarımıza hak ettiği ilgiyi göstermiş oluyorsak, çar çur etmiş oluyoruz. Bu vatanseverlik değil. Biz her karış toprağımızı işleyerek, imar ederek, mamur hale getirerek vatanımıza olan borcumuzu bu şekilde ifade edeceğimiz anlayışı içindeyiz. Edremit Belediye Başkanımızla da güzel bir görüşmemiz oldu. Onun da memleketi için kalbinin atıyor olmasını büyük bir mutlulukla hissediyoruz. Genel anlamda edindiğim izlenim, Edremit’in otantik bir yapısı var. Sanayi tesisinden ziyade biraz daha zeytin tarımı ve jeotermal imkanlarını geliştirme yönünde bir eğilimi var. Türkiye’de üniversiteler de artık uluslar arasılaşmaktadır. İyi imkanlar sunduğumuz takdirde ülkemiz son derece zengin ve potansiyeli olan bir ülkedir” dedi.

    “Arap ülkelerinin neredeyse hepsinin ikinci memleketi Türkiye”

    Basın mensuplarının, “Arap ülkelerinin jeotermale bakışı nedir? Ülkemize yatırımları düşünüyor mu? Ülkemize Arap turist girişi ne aşamadadır? Önümüzdeki turizm sezonu için değerlendirir misiniz?” sorusuna karşılık Prof. Dr. Yasin Aktay, “Rahatlıkla söyleyebilirim, Arap ülkelerinin neredeyse hepsinin ikinci memleketi Türkiye. Bilhassa Trabzon ve Karadeniz’in hemen hemen bütün sahili ile ilgileniyorlar. Ama şu an Trabzon ile Arabistan’ın bazı illeri arasında doğrudan seferler var ve günlük seferler. O kadar yoğunluk var. Gayrimenkul, ikinci konut edinme şeklinde. Kuveyt’te katıldığım bir toplantıda istetiştik yapmıştım. Orada olanların yüzde 80’ine yakınının Türkiye’de ikinci konutunun olduğunu öğrenmiştim. Kiminle konuşsak, Türkiye’ye gelip gideceğini söylemişti. Bunu yoğunluğu orada daha rahat görebiliyorsunuz. Körfez ülkelerinin talebine cevap vermek için tabi ülkemizin biraz daha uygun ver elverişli hale getirilmesi gerekiyor. Turizm anlayışımızın daha da insanileşmesi gerekiyor. Arap bulmuşken ona en yüksek fiyatla malımızı pazarlamak gibi bir tamahkarlık yapmamamız gerekiyor. Örneklerle çok acı tecrübelerimiz yaşanıyor. Bunlar ülkemiz için iyi olmuyor. 80’li yıllarda öyle bir furya sürmüştü. 90’lı yallardı yeni bir dalga başladı ve giderek büyüdü. Karşılıklı anlayış ve birbirini tanımadan sonra iki taraf ta birbirinin huyunu öğreniyor” dedi.

    Basın toplantısının ardından, Mehmet Ali Doğan, Prof. Dr. Aktay ve davetli heyetiyle birlikte tesiste incelemeler yaptı.

  • Bakan Elvan, Cennet ve Cehennem mağaralarında incelemede bulundu

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Cennet Cehennem mağaralarında incelemede bulunarak, “Cennet Cehennem bölgesine seyir terası başta olmak üzere, bilindiği gibi aşağıya merdivenle iniliyor, buraya asansör temini ve tüm mekanların güzelleştirilmesine yönelik proje hazırlandı. Biz de bakanlık olarak projeye 10 milyon liralık destek veriyoruz” dedi.

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Silifke AK Parti İlçe Kongresi’ne katılmak üzere Silifke’ye geldi. Halk Eğitim Merkezi Salonunda düzenlenen kongrede konuşan Bakan Elvan daha sonra AK Parti Mersin Milletvekilleri Yılmaz Tezcan, Hacı Özkan Ali Cumhur Taşkın, Mersin Valisi Ali İhsan Su, Silifke Kaymakamı Şevket Cinbir ile birlikte Narlıkuyu Mahallesi’ndeki Cennet Mağarası’na inerek açıklamalarda bulundu. Bakan Elvan, “Cennet Cehennem bölgesine seyir terası başta olmak üzere, bilindiği gibi aşağıya merdivenle iniliyor, buraya asansör temini ve tüm mekanların güzelleştirilmesine yönelik proje hazırlandı. Biz de bakanlık olarak projeye 10 milyon liralık destek veriyoruz” dedi.

    Silifke ve Erdemli ilçelerinin açık hava müze konumunda olduğunu belirten Bakan Elvan, “Bildiğiniz gibi özellikle Mersin’in Silifke ve Erdemli ilçelerimiz başta olmak üzere açık hava müzesi konumunda. Mersin’in aşağı yukarı hangi ilçesine giderseniz gidin ister Tarsus’a gidin, ister Silifke’ye gidin Erdemli’ye gelin fark etmez her tarafı bir tarihi eser. Tarihi eser kalıntılarını görüyorsunuz. Biz baştan aşağı inşallah Mersinimizi tarihi eser yönüyle açık hava müzesi konumunda olan yerleri bir bütün olarak ele alıyoruz. Ve bunların her birinin teker teker restorasyonunu burayı gerçek anlamda bir turizm merkezine dönüştürebilmek için yapılması gereken çalışmaları belirliyoruz. Bu çerçevede Cennet-Cehennem başta olmak üzere Uzuncaburç ve diğer turizm yörelerimize ciddi bir destek vereceğiz. Cazibe merkezleri programı kapsamında bakanlığımızın yürüttüğü cazibe merkezleri programı kapsamında Cennet ve Cehennemin seyir terası başta olmak üzere, biliyorsunuz merdivenle aşağı iniliyor. Buraya bir asansör temini ve tüm bu mekanların güzelleştirilmesi restore edilmesine yönelik olarak bir proje hazırlandı. Biz de bu projeye 10 milyon lira tutarında bir destek veriyoruz. Bu desteğimizde inşallah bir aksilik olmazsa önümüzdeki yıl bu aylarda bambaşka bir cennet ve cehennem göreceksiniz. Buradaki eksiklikleri teker teker belirledik bu eksiklikleri gidereceğiz. Burayı güzel bir turizm merkezine dönüştüreceğiz. Diğer bir husus Uzuncaburç bölgemiz. Biliyorsunuz tarihi bir kent konumunda Uzuncaburç. Roma döneminin bildiğim kadarıyla Kızkalesi’ne kadar uzanan bir güzergahını içine alıyor. Buraya yönelik olarak da valimiz, kültür ve turizm bakanlığına başvuruda bulundu. İnşallah hem alan yönetimi hem buranın projelendirilmesi, rehabilitasyonu burada yapılacak olan düzenlemeler, yatırımlar nelerse bunları teker teker ortaya koyup buraya biz bakanlık olarak destek vereceğiz. Dolayısıyla sırayla başlıyoruz. İnşallah cennet- cehennem başta olmak üzere bu tür antik kentleri ayağa kalkan, daha görünür kılan ve daha cazip hale getiren düzenlemeler neyse bunları teker teker yerine getireceğiz. Zaten Cennet-Cehennem kapsamında çalışmaya başladık parası da hazır. İnşallah en kısa sürede valiliğimizde ihaleye çıkıp bu çalışmaları tamamlar. Gördüğünüz gibi arkamda bir seyir terası var çok küçük bir seyir terası, ancak 3 veya 4 kişinin bulunabileceği bir teras. Bu terası büyüteceğiz, genişleteceğiz ve daha uygun bir mekana dönüştürmüş olacağız” dedi.

    Cennet Mağarası

    Bir yeraltı deresinin yol açtığı kimyasal erozyonla tavanın çökmesi sonucu meydana gelmiş büyük bir çukurdur. Elips biçimindeki ağız kısmı çapları 250 metre ve 110 metre olup derinliği 70 metredir. Çökük tabanının güney ucunda 200 m uzunluğunda ve en derin noktası 135 metre olan büyük bir mağara girişi ve bu mağaranın ağzında küçük bir kilise vardır. Kilisenin giriş kapısı üzerindeki 4 satırlık kitabede, bu kilisenin 5. yüzyılda Pavlus adında dindar bir kişi tarafından Meryem Ana’ya ithafen yaptırılmış olduğu yazılmaktadır. Cennet çöküğünün içine her biri oldukça geniş 452 basamaklı taş bir merdivenle inilir. Kiliseye 300. basamakta varılır. Kiliseden sonraki mağaranın bitim noktasında mitolojik bir yeraltı deresinin sesi duyulur.

    Ağzı, denizden 150 metre yüksekte olan Cennet Mağarası’nın derinliği, 135 metredir. Roma dönemine tarihlenen merdivenli bir patika ile içine kolayca inilmektedir. Batı ucundaki büyük moloz yığını üzerinde, küçük bir Bizans kilisesi vardır. Bu noktadan yine batıya doğru yeni bir mağara başlamaktadır. Bu mağaranın 45 metre kadar içerlerinde de 12. yüzyıla tarihlenen küçük bir yeraltı kilisesi yer alır.

    Cehennem Mağarası

    Cennet çöküğünün 75 metre kuzeyindeki Cehennem çukuru da Cennet çöküğü gibi oluşmuştur. Ağız çember çapları 50 metre ve 75 metre, derinliği 128 metredir. Kenarları içbükey olduğu için içerisine inmek mümkün olmamaktadır. Bir kraterin adı cehennem olunca bu ada uygun olarak da bir çok efsaneye ev sahipliği yapmaktadır. Mitolojiye göre Zeus, alevler kusan yüz başlı ejderha Typhon’u buradaki bir kavgada yendikten sonra, onu Etna Yanardağı’nın altına sonsuza dek kapatmadan önce bir süre Cehennem çukurunda hapsetmiştir.

    Cehennem Mağarası’nın duvarları içbükey olduğundan içine inilememektedir. Tavanın göçmesi sonucu dibe yığılan molozlar, batıdan doğuya doğru 30 derecelik eğimle alçalır. Bu nedenle obruğun batı ucu 80 metre, doğu ucu ise 110 m derinliktedir. Mağaranın eski çağlarda suçluları cezalandırmak için kullanıldığı sanılmaktadır.

  • Vali Elban sanayi sitesinde incelemede bulundu

    Ağrı Valisi ve Belediye Başkanı Süleyman Elban sanayi sitesi esnafını ziyaret edip sorunlarını dinledi, ardından devam eden çalışmaları yerinde inceledi.

    Yeni sanayi sitesinde yapımı devam eden kilitli parke taşı ve sanayi sitesi temizliği Ağrı belediyesi ekipleri tarafından gerçekleştiriliyor. Devam eden çalışmaları yerinde inceleyen Vali Elban, sanayi sitesi esnafını işyerlerinde ziyaret edip sorunlarını dinledi. Vali Elban, sanayi sitesindeki sorunların çözümü için gerekli birimlere talimat verdi.