Etiket: İnat

  • FETÖ’ye inat aday oldu

    FETÖ tarafından önce Türk Silahlı Kuvvetleri, ardından ise Yalova Üniversitesi Yönetim Kurulu’ndan uzaklaştırılan Prof. Dr. Mesut Başak, Yalova Üniversitesi rektörlüğü için adaylığını açıkladı.

    FETÖ’nün mağdurlarından birisi olan Yalova Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Mesut Başak, 1980’li yıllarda bu yapı tarafından TSK’dan uzaklaştırıldı. FETÖ, Yalova Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yaptığı yıllarda da Prof. Dr. Başak’ın peşini bırakmadı. Prof. Dr. Mesut Başak, bu yapıyla mücadele için Yalova Üniversitesi rektörlüğüne aday oldu.

    Yalova Uygulama Oteli’nde bir basın toplantısı düzenleyen Prof. Dr. Başak, “15 Temmuz kalkışmasından önce böyle düşüncem yoktu. 15 Temmuz’da yaşanan darbe kalkışmasından sonra bu yapının üniversitelerde ne kadar etkili olduğunu gördük. Son zamanlardaki tutuklanma ve açıklanma olayları da bunun en somut göstergeleridir. Ben eski bir Türk Silahlı Kuvvetleri mensubuyum. 1980’den beri TSK’da bu yapılanmayı yakından müşahede etmiştim. Bazı kumpaslarla benim de TSK’dan ayrılmama sebep oldular. Ayrıca Yalova Üniversitesi’ndeki görevim esnasında da, Üniversite Yönetim Kurulu’ndan çıkartılmama sebep olundu. Dolayısıyla FETÖ’nün bu yapılanmasına karşı kendimde bir sorumluluk hissettim. Bu bu yapının Yalova Üniversitesi ve diğer üniversitelerden de yok edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun için aday oldum” dedi.

    Başak, “Öte yandan üniversitemizin kuruluşundan itibaren FETÖ ile olan ilişkilerini gördük. Bu yapı üniversitede yapılacak bir çok güzel işin önüne geçti. Dolayısıyla bir takım hatalar yapıldı. En basitinden Yalova Üniversitesi’nin kuruluş yeri ile ilgili yanlışlar yapıldı. 940 dönüm bir üniversite için çok küçük bir alan. Kütahya’da sadece bir yerleşkenin büyüklüğü 7 bin 500 dönüm kadar. Burada da üniversite arazisi çevresinde bir takım arazilerin kapatılması ile ilgili düşünceleri olduğu söyleniyor. Bunda FETÖ’nün parmağının olduğu da biliniyor” diye konuştu.

  • Antalya’da kışa inat görüntüler

    Türkiye’nin bir çok ilinde soğuk ve karlı hava etkisini göstermeye başlarken Antalya’da yazdan kalma günler yaşanıyor.

    Ülke genelinde havaların soğumasına rağmen Antalya’da sıcak ve güneşli hava devam ediyor. Turizm kenti Antalya’da dün öğleden sonra başlayan hafif yağmurlu hava yerini bu sabah rüzgarlı ve güneşli bir havaya bıraktı. Havanın 22 deniz suyu sıcaklığının 24 derece ölçüldüğü Antalya’da rüzgara rağmen güneşin sıcaklığı ısıtmaya yetti. Yerli ve yabancı turistler hafta içi olmasına karşın dünyaca ünlü Konyaaltı sahilinde denize girerek kasım güneşinin tadını çıkardı. Bazı tatilciler banklarda oturmayı, bazıları ise sahil bandında yürüyüş yapmayı tercih etti.

    Antalya’da yerleşik yaşayan ve tatile gelen Rus turistler ise rüzgara rağmen denizin tadını çıkardı. Çocuklarıyla Akdeniz’in mavi sularında kulaç atan Ruslar yazdan kalma günleri aratmadı. Türk aileler ise sahilde kahvaltı yapıp, balık tuttu ve kitap okudu.

    “Şanslıyız”

    Sahilde eşiyle balık tutan Alper Kandora, yağmurlu olmasına rağmen dün denize girdiğini hatırlatarak, “20 yıldır Antalya’dayım. Antalya yıl geneli olarak sıcak geçiyor. Tek özlemimiz kar oluyor. Dün şortla gezdik. Yağmur yağdı, bugün yine denize giriliyor. Ülke genelinde kar olmasına rağmen burada denize giriyoruz. Antalya’nın şansı bu” dedi.

    “Antalya sıcak”

    İran’dan Antalya’ya ailesi ile tatile gelen Arman Amir, havanın çok sıcak olduğunu belirterek, bir hafta boyunca kentin güzelliklerinin tadını çıkaracaklarını kaydetti.

    Antalya’da 2 haftalığına ablasının yanına tatile gelen Katya Sndokova, Rusya’nın çok soğuk olduğuna değinerek, denizin sıcak ve güneşin yakıcı olduğunu kaydetti.

  • Yeniye inat eskiye devam

    Ulubey’de yaşayan emekli öğretmen Hüseyin Remzi Çakın yeni araçlara inat eski arabalarını kullanmaya devam ediyor. Çakın’ın araçlarından biri şu an hayatta olmayan eşinin kullandığı ve Türkiye’ye toplam 500 adet gelen Yugo. Araç Forbes dergisi tarafından tüm zamanların en kötü arabası listesinde üst sıralarında yer alıyor.

    Yeni arabaya ihtiyaç duymadığını ve kullandığı arabalardan gayet memnun olduğunu söyleyen Çakın Zestava Yugo’nun eşinin kullandığı araç olması sebebiyle ayrıca bir manevi değeri olduğunu vurguladı. Çakın abalarıyla ilgili olarak şunları söyledi; “Bu araba 1985 model 1988’den beri bende. Markası Zastava Yugo. Yakıtı az, dört pistonlu olmasına rağmen yakıtı az. Yalnız Türkiye benzinleri tortulu olduğundan, bunun da karbüratörü küçük, tıkayıveriyordu. Şimdi ben buna gaz taktırdım, karbüratörü şimdi benzin görmüyor, ateşlemeyi de platinden elektroniğe çevirdik, o gün bu gündür yolda kaldığını görmedim, gençliğinden daha iyi kullanıyorum şu anda. Benim eşim hemşire idi, o zaman sağlık ocağı biraz dışarıda idi oraya gidip gelmek için bu arabayı kullanıyordu. Eşim Aydınlı olduğu için Aydın’a da çok gittik geldik bu arabayla. O yüzden hatırası var bu arabada.”

    Aracına etraflıca bir bakım yaptırmak istemeyen Çakın; “Arabanın bu hale gelmesi hep dışarıdan gelen nedenlerden dolayıdır. Hiçbir kazam yok, Türkiye’de başkasının malına saygı duymak yok. Bıçak vurarak aracın boyasını kaldırıyorlar. Boyatsam çok güzel bir şekilde aynen bu şekilde zarar verirler neden boşuna masraf edeyim.”dedi.

    “TÜRKİYE’YE 500 ADET GELDİ”

    Kaporta ve aksesuar parçaları hariç parça konusunda sıkıntı çekmediğini belirten Çakın; “Bütün parçaları orijinal İstanbul’da falan var. Şimdi Türkiye’nin, Dünya’nın her yerinden parça getirtebiliyorsunuz. Motoru arkadadır, yalnız Wolksvagenler gibi hava soğutmalı değil su soğutmalı.Tülay Caymaz şimdi rahmetli oldu Zasteva’nın servisiydi. O bu arabaları Türkiye’ye kendilerinin getirdiğini ve toplam 500 adet olduğunu söyledi.”

    31 YILDIR AYNI ARABAYI KULLANIYOR

    Uşak’ta 1978-1981 yılları arasında İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılığı görevini yapan ve 30 yılını öğretmelik mesleğine veren Çakın 31 yıldır da aynı arabayı kullanıyor. Çakın araçlarıyla ilgili olarak; “Benim yıllardır kullandığım arabam Opel Kadet. Onun 1200cc motoru var Zestava’nın 850cc, ikisinin toplamı 2000cc hacim etmiyor. Ben bu araçları az yakıt harcadıkları için kullanıyorum.. Mobilet nasıl yakıyor aynı o şekilde bir yakıt tüketimi var. Bunun vizesini falan da aldım. Ayrıca satmaya kalksam çok düşük paralara gidecek. Ben de zaten 71 yaşıma geldim, benim işimi görüyorlar, diğer yandan oğlum da bunları kullanmak istiyor, onun için bunları satıp yeni bir araba almayı düşünmüyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Teröre inat bölgede yatırımlar devam ediyor

    Diyarbakır, Van, Elazığ, Gaziantep ve son olarak da Şırnak’ta gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından gözler bölgedeki ekonomik yatırımlarına çevrildi.

    Özellikle geçtiğimiz günlerde Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’nin de katılımı ile temeli atılan ve bölge için nefes borusu olarak nitelendirilen Saray Kapıköy Gümrük Kapısı’nın modernizasyon çalışmaları ile bölgede yapılan yatırımları değerlendiren Van Ekonomi Konseyi Dönem Başkanı Kerem Baynal ve Van TSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Faruk Biner, teröre inat bölgedeki yatırımların devam ettiği vurgusunu yaptılar.

    Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili Faruk Biner, Kapıköy Gümrük Kapısı’nın son 20 yıllık serüveninin kangren haline geldiğini belirterek, “Hemen yanı başımızdaki İran’la en uzun kara sınırına sahip olan bir kentiz. Maalesef bugüne kadar sınır kapılarımız rehabilite dilmediği için kullanılamaz bir durumdaydı. İranlıların bize ihtiyacı olduğu gibi özelde Van, genelde Türkiye’nin de İran pazarına ihtiyacı vardır. Van’da yaşanan depremler ve sonrasında yaşanan çatışma ortamı ile daralan ekonominin İran pazarı ile birlikte yeniden genişlemesi ve ilimizin bir cazibe halini alması bizleri sevindirmektedir. Esnafımızdan da bu anlamda olumlu tepkiler almaktayız” dedi.

    “Yatırımlarla bu olumsuz ortamı değiştirmeliyiz”

    Buradaki insanların kaçakçılık değil ihracat yapmalarını istediklerini belirten Biner, şunları ifade etti:

    “Biz insanımızın kaçakçılık yapmalarını değil ihracat ve ithalat yapmalarını istiyoruz. Kayıt altına alınsın, herkes vergisini versin ve doğru ticaret yapılsın. Bununla birlikte kısa bir süre önce açıklanan bölgeye dönük yatırım paketi olan anahtar teslimi fabrikaların açılması yeniden bölge ekonomisinin canlandırmaya yönelik bir adım olarak değerlendiriyoruz. Önemli bir süreçten geçiyoruz. Özellikle son zamanlarda canımız acıtan olumsuz gelişmeler yaşandı. 15 Temmuz darbe kalkışması girişimi ve akabinde bölgede devam eden saldırılar bizlere birlik ve beraberliğimizi tekrar pekiştirerek, buna inanarak ve bütün toplumda ayırım yapmaksızın tüm kesimleriyle ortak paydamızın vatanımız olduğu noktasında hepimiz elimizden geleni yapmalı ve yatırımlarla bu olumsuz ortamı değiştirmeliyiz.”

    Kapıköy Sınır Kapısı’nın modernizasyonu ile alakalı temel atma töreninin bölge açısından çok anlamlı ve değerli bir adım olarak nitelendiren Van Ekonomi Konseyi Dönem Başkanı Kerem Baynal ise “Özellikle ülkemizde, bölgemizde ve ilimizde son dönemde yaşanan terör olayları, darbe kalkışması gibi olumsuz gelişmeler ve insanı moralsizleştiren olayların yoğunlukta olduğu bir dönemde Van’ın ekonomik olarak nefes borusu diyebileceğimiz ve nefes alacağımız bir projenin temelinin atılması çok çok önemli ve değerlidir” dedi.

    “Kapıköy Gümrük Kapısı’nın modernizasyonu 16 ayda tamamlanacak”

    Türkiye geneline bakıldığında birçok devlete sınırı olmasına rağmen Van’ın en az ihracat yapan illerin başından geldiğini ifade eden Baynal, “Halbuki İran ve Orta Asya gibi bir pazar yanı başımızdayken bu kadar geride kalmamız bizim açımızdan da çok sevindirici bir gelişme değildir. Ancak geçtiğimiz günlerde temelini attığımız gümrük kapısı projesinin 16 ay gibi kısa bir sürede bitirilmesi gerekliliği hem karayolu hem de demir yolu taşımacılığının yapılacak olması, ilimiz ekonomisinin geleceği açısından çok değerlidir. Aynı zamanda bunun böyle bir süreçte yapılması da ayrı bir anlam ifade etmektedir” şeklinde konuştu.

    “Terörden ziyade istihdam ve refahın konuşulacağı bir sürece geçeceğiz”

    Kısa bir süre önce onlarca kişinin düğünde şehit olduğu olayların konuşulduğu bir zamanda yaşanan olumlu gelişmelerin değerli olduğunu vurgulayan Baynal, “İlimizde 4 şehidimizin olduğu terör saldırısından 2 hafta sonrası Gaziantep, Elazığ ve Şırnak saldırıların konuşulduğu bir ortamda, ilimizdeki bu gelişmeler inşallah artık terörden ziyade istihdamın, ölümlerden ziyade refahlı bir hayatın, fakirlikten ziyade zenginliğin konuşulacağı bir sürece geçeceğiz diye bizlere ümit veriyor” diye konuştu.

  • Bursa; Teröre İnat Ulucami Ve Tarihi Çarşıya Akın Etti

    Bursa’da 1 kişinin öldüğü, 13 kişinin de yaralandığı hain saldırının ardından yaralar sarılırken Bursalı vatandaşlar Ulucami ve Hanlar Bölgesi’ne akın etti. Sabah namazından itibaren öğle ve ikindi namazlarında da Ulucami doldu taştı. Teröre inat camiyi hınca hınç dolduran cemaat toplu halde kılınan namazların ardından dua edip birlik mesajı verdi.

    Hain saldırının yaşandığı bölgeye 100 metre mesafede bulunan Kapalı Çarşı’da da esnaf birlik olup tüm çarşıyı Türk bayraklarıyla donattı. Heykel ve Fevzi Çakmak caddeleri üzerinde de bazı iş hanlarına dev Türk bayraklarının asıldığı görüldü.