Etiket: İnanıyoruz”

  • Işık: “Geleceğimize inanıyoruz”

    MEMOİL Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Işık, “Türkiye’nin geleceğinden ve yatırımlarımızdan vazgeçmiyoruz” dedi.

    Işık, ekonomiyi çökertmeye çalışan dış güçlere karşı üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam oluşturmaya devem edeceklerini belirterek, ekonomik anlamda sıkıntılı bir dönemden geçilse de bunun birlik ve beraberlikle aşılacağını kaydetti.

    Yeni açıklanan ekonomik programa uyulması gerektiğini ifade eden Işık, “Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın enflasyonu düşürmek ve piyasaları canlandırmak adına açıkladığı program ekonomiyi rahatlatacaktır. İyi oluşturulmuş bir program. Şimdi bunları uygulamak için harekete geçiyoruz. Bizler özel sektör olarak tüm programa destek vereceğiz. Bugün piyasalardaki dalgalanmanın çok çeşitli nedenleri var. Ekonomi bu paketle daha da iyi duruma gelecek. Verilecek olan teşvikle iş dünyası rahatlayacak” diye konuştu.

    Bu çabaların boşa çıkmayacağını vurgulayan Işık, “Türkiye’nin menfaatleri her şeyin önünde. İş dünyası olarak yaşanan sürecin ortadan kalkması için var gücümüzle çalışmamız gerekiyor. Burada en önemli unsur başta bankalar olmak kaydıyla fırsatçılık yapılmaması. Dolarda oluşan artış ve düşüşlerde yapılan fırsatçılığın önünün kesilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

  • Mevlüt Çavuşoğlu: “24 Haziran seçimlerinin Türkiye’yi daha güçlü, daha istikrarlı yapacağına inanıyoruz”

    Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesi’ne katılarak konuşma yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Bu seçimle Türkiye yeni bir sisteme geçiyor. Başkanlık sisteminin 24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’yi daha güçlü daha istikrarlı yapacağına inanıyoruz” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 16-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenen ve açılışını Dolmabahçe Sarayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ‘Dünya Azınlıkları Zirvesi’nin bu akşamki toplantısına katıldı. Özel bir otelde yapılan toplantıda konuşma yapan Bakan Çavuşoğlu, Müslümanların yaşadıkları sorunlara ve Batı dünyasının Müslümanlara bakışına değindi.

    “Müslümanların karşılaştıkları sorunlar insan hakları meselesi olarak görülmüyor”

    Dünya Müslüman Azınlıklar Zirvesinde konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Camilerimize saldırıyorlar, Müslümanlara ayrımcılık uyguluyorlar. Önemli bir ayrımcılık var. Artık sokakta bile kıyafetlere müdahale ediliyor. Potansiyel suçlu olarak Müslümanlar görülüyor. Müslümanların karşılaştıkları sorunlar bir insan hakları meselesi olarak görülmüyor. Özellikle İslam düşmanlığının bir başka boyut olarak tanımlamak istiyorlar. Mümin kardeşlerimize saldırılara çoğunlukla adi olay olarak bakıyorlar. Yani herhangi bir sokak kavgası, herhangi bir hırsızlık gibi görülüyor. Adi bir suç muamelesi yapılıyor. Yani Müslüman düşmanlığı yapısal bir hale gelmeye başladı. Bununla mücadelede maalesef eksik kalıyoruz. Yani mücadele kurumsal düzeyde yapılmıyor. Hepimizin görevleri gereği yaptığı mücadeleler var” dedi.

    “Haksızlıklara karşı herkes sussa Recep Tayyip Erdoğan susmaz”

    Hiçbir ülkeyle ilişkilerinin bozulmasını istemediklerini dile getiren Bakan Çavuşoğlu, “İslam düşmanlığı sebebiyle seçimler zamanında yürütülen kampanyalar çerçevesinde Türkiye’nin bazı ülkelerle ilişkileri bozuldu. Biz hiçbir ülkeyle ilişkilerimizi bozmak istemeyiz, hiçbir ülkeyle sorun da yaşamak istemeyiz. Ama Türkiye Cumhuriyeti olarak Müslümanlara karşı olan bu tutumlar karşısında susmayız. Haksızlıklara karşı herkes sussa bile Recep Tayyip Erdoğan susmaz. Maalesef bu konularda duyarlılık göstermesi gereken sivil toplum örgütleri ve özellikle medya da sessiz kalıyor” diye konuştu.

    “Biz dünyanın en zengin ülkesi değiliz ama dünyanın gönlü en zengin milletine sahibiz hamdolsun”

    Az gelişmiş ülkelere Türkiye’nin destek sağladığını ifade eden Mevlüt Çavuşoğlu, “Az gelişmiş ülkelerin sorunlarını her platformda dile getiriyoruz, Türkiye adeta az gelişmiş ülkelerin sesi ve sözcüsü oldu. Gebze’de az gelişmiş ülkeler için teknoloji bankası kurduk. Burada üretilen teknolojileri o ülkelere transfer ederek o ülkelerin ekonomik kalkınmasına katkı sağlamak istiyoruz. Bu tesisi Birleşmiş Milletlerle beraber kurduk. 2016 yılında insani yardımlarda rakam olarak ABD’den sonra ikinci sıradayız. ABD’nin harcadığı 6.3 milyar dolar Türkiye’nin harcadığı 6 milyar dolar. Biz dünyanın en zengin ülkesi değiliz ama dünyanın gönlü en zengin milletine sahibiz hamdolsun” ifadelerini kullandı.

    “24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’yi daha güçlü daha istikrarlı yapacağına inanıyoruz”

    Yapılacak seçimlerle ilgili düşüncelerini aktaran Çavuşoğlu, “Kasım 2019’da gerçekleştireceğimiz seçimleri inşallah 24 Haziran’da yapacağız. Cumhurbaşkanımız açıkladı, mecliste bugün 2 parti teklifi sundu meclisimizin onayıyla seçime gideceğiz. Bu seçimle Türkiye yeni bir sisteme geçiyor. Başkanlık sisteminin 24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’yi daha güçlü daha istikrarlı yapacağına inanıyoruz. Biliyorum ki her zaman Türkiye ile gurur duyuyorsunuz. Biz biliyoruz Türkiye için dua ediyorsunuz. Türkiye için sadece 15 Temmuz için değil, her zaman Türkiye için dua ediyorsunuz, sizleri yanımızda hissediyoruz. Türkiye cumhuriyeti ve Türk milleti her zaman sizinle beraberdir” şeklinde konuştu.

  • Türkiye Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kapan: “Bu dönem Malatya’ya büyük hizmetlerin yapılacağına inanıyoruz”

    Malatya Valiliği ziyaretinde konuşan, Türkiye Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Kapan, yeni dönemde Malatya’ya büyük hizmetlerin yapılacağına yürekten inandıklarını söyledi.

    Türkiye Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Kapan, Türkiye Gazetesi Bölge Müdürü Celal Koyuncu ile birlikte Malatya Valisi Ali Kaban’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

    Ziyarette bir konuşma yapan Kapan, kendilerini ağırladıkları için Kaban’a teşekkür ederek, “Biraz gecikmeli de olsa, Valimize ‘Hayırlı olsun’ demeye geldik. Ali Kaban’ın Malatya Valisi olarak atanmasından dolayı büyük sevinç içindeyiz. Bu dönem Malatyamıza büyük hizmetlerin yapılacağına yürekten inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Malatya Valisi Ali Kaban ise Kapan’ı çok uzun yıllardır tanıdığını söyledi.

    Ziyaretten dolayı Kapan’a teşekkür eden Vali Kaban, Malatya’ya güzel hizmetler yapmak için gayret edeceklerini kaydetti.

  • CHP’li Yılmaz: “Biz hayırın Türkiye için hayırlı olacağına inanıyoruz”

    HATAY (İHA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, Türkiye’nin kuruluşundan bu yana tarihinin en büyük krizi ile karşı karşıya olduğunu savunarak, “Biz hayırın Türkiye için hayırlı olacağına inanıyoruz” dedi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı Meclis Salonu’nda partililerle bir araya geldi. Öztürk, Türkiye’de son dönemde özellikle anayasa değişikliğinin gündeme gelmesiyle birlikte hayır cephesinde bir coşku olduğunu kaydederek, “Hatay’a hayırlı bir iş için geldik. Umuyorum bu referandumda Hatayımız da hayır der. Türkiye’de son dönemde özellikle bu anayasa değişikliğinin gündeme gelmesiyle birlikte hayır destekleyen kesimde bir coşku var. Şimdi büyük bir coşku ile devam ediyor. Gittiğimiz her yerde biz bu coşkuyu görüyoruz. Şahit oluyoruz. Doğrusu bizim en önemli yapmamız gereken konu Türkiye’de bilmeyenlere bu konuyu anlatmak. Çünkü evet kampanyasını yapan birkaç unsur var ve bunlar niçin evet kampanyasını yaptıklarını hayır kampanyasını suçlayarak, onları terör örgütlerine yakın göstererek yapmaya çalışıyorlar. Türkiye kuruluşundan bu yana tarihinin en büyük krizi ile karşı karşıyadır. Eğer evet yönünde bir şey gündeme dayatılırsa Türkiye gerçekten bundan sonraki süreci toparlamayacaktır. Biz hayırın Türkiye için hayırlı olacağına inanıyoruz. Bugün Suriye’deki yanlışlığın bütün maliyetini Hatay çekiyor. Hatay halkı çekiyor. Türkiye halkı çekiyor. Türkiye’de bugün Suriye krizinden etkilenmeyen kalmadı. Dolayısıyla da Hatay’ın da hükümetin Suriye politikası yanlışlığından dolayı Gaziantep’in, Kilis’in, Urfa’nın, diğer kentlerimizin bu konuda esasen büyük bir fırsat geçmiştir. Hem Türkiye’de kurulan rejimi koruyacaklardır, ona sahip çıkacaklardır. Hem de bu Suriye politikasındaki yanlışlığı tescil edeceklerdir. Bu önemli bir fırsattır, şanstır bütün halkımız için” dedi.

    Programa CHP Hatay Milletvekili Hilmi Yarayıcı, CHP Hatay Milletvekili Mevlüt Dudu, CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, CHP Hatay Milletvekili Birol Ertem, CHP Hatay İl Başkanı Mehmet Güzelmansur, parti yöneticileri ve partililer katıldı.

  • Bakan Özlü: “Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizin yarın sadece Türkiye’ye değil dünyaya damga vuracak olan firmalarımıza gebe olduğuna inanıyoruz”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizin yarın sadece Türkiye’ye değil dünyaya damga vuracak olan firmalarımıza gebe olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizi daha da geliştirme konusunda büyük bir kararlılık içindeyiz” dedi.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 4’ncü Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Zirvesi’ne katıldı. Bakan Özlü, programda yaptığı konuşmada, “Geçtiğimiz hafta, ülkemizin 2015 yılında yaptığı Ar-Ge harcamalarıyla ilgili istatistikler yayınladı. Burada bir sitemimi, bir şikâyetimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Ar-Ge istatistikleri bu ülkenin geleceğinin nasıl şekilleneceğini belirleyecek olan çok önemli verilerdir. Ancak bizim gündemimiz, ne yazık ki yine magazinle, sporla, kısır, taraflı ve önyargılı tartışmalarla işgal edildi” ifadelerini kullandı.

    “Ar-Ge harcamalarını daha da artırmayı hedefliyoruz”

    “Dışı dolu ama içi boş olan bu gündemin debdebesi içinde bu önemli verilere yeterince yer verilmediğini düşünüyorum” diyen Bakan Özlü, şunları kaydetti:

    “Bakınız, 2015 yılında Ar-Ge harcamalarımız bir önceki yıla göre yüzde 17’lik bir artış gösterdi ve 20,6 milyar TL’ye ulaştı. 2014’te, Ar-Ge harcamalarımızın milli gelire oranı yüzde 1,01 olarak gerçekleşmişti. Bu ülke tarihinde ilk defa gerçekleşen bir rekordu. 2015’te bu rekoru daha da geliştirdik. Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranını yüzde 1,06’ya yükselttik. Çok daha sevindirici olan bir husus ise şudur; Ar-Ge harcamalarımızın yarısını özel sektörümüz, yüzde 40’ını da üniversitelerimiz gerçekleştirdi. Özel sektörün ve üniversitelerin Ar-Ge’ye her geçen gün daha fazla kaynak ayırmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Çünkü bugün araştırma-geliştirme için yapılan harcamaların yarın bize büyük geri dönüşleri olacağını biliyoruz. Bu nedenle Ar-Ge harcamalarını daha da artırmayı hedefliyoruz. Bugün gelişmiş ekonomilerde Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranı yüzde 3 civarındadır. Biz de bu oranı yakalamak zorundayız. Firma düzeyinde de aynı gerçeği görebiliyoruz. Dünyanın önde gelen firmaları, devasa Ar-Ge harcamalarıyla dikkat çekiyor. Mesela Çin menşeli bir firmanın 2014’teki net kârı 4 buçuk milyar dolar iken, Ar-Ge harcaması 6,6 milyar dolardır. Yani bu firma, kârının 1 buçuk katı kadar Ar-Ge harcaması yapıyor. Çünkü bu firma, bu yıl kârdan yapacağı fedakârlığın şirketin geleceğine yapılacak en güçlü yatırım olduğunu biliyor. Eğer küresel markalar oluşturmak ve dünya ihracatından daha fazla kar elde etmek istiyorsak, bu zihniyeti tüm firmalarımıza kazandırmalıyız. Deyim yerindeyse sanayi üretimine bir aşı enjekte etmeliyiz. O aşı, bilgi ve teknoloji aşısıdır. O aşı, Ar-Ge ve tasarım aşısıdır.”

    “Üniversiteyle sanayiyi buluşturmamız gerekiyor”

    Bakan Özlü, teorik bilginin önemli olduğuna ancak tek başına yeterli olmadığına vurgu yaparak, “Bilginin bir derde deva olması, sosyal ve ekonomik faydaya dönüşmesi gerekmektedir. Bizim ülke olarak, bir yandan teorik kapasitemizi geliştirmemiz gerekiyor. Bunu yaparken eşzamanlı olarak teoriyle pratiği, yani üniversiteyle sanayiyi buluşturmamız gerekiyor. Bugün Teknoloji Geliştirme Bölgeleri veya teknoparklar, tüm dünyada üniversite-sanayi işbirliğine zemin hazırlayan en önemli arayüzler olarak dikkat çekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

    Teknoparklar sayesinde enformasyon teknolojileri ile yazılım, yeni malzemeler, biyoteknoloji, yeni enerji kaynakları, uzay teknolojileri, esnek imalat sistemleri, otomasyon ve robotik gibi birçok alanda önemli ilerlemeler yaşandığını belirten Bakan Özlü, “Dünyada kurulan ilk teknopark 1952 yılında ABD’de kurulan Standford Research Park’tır. Hepimizin Silikon Vadisi adıyla tanıdığı bu ilk teknopark öyle başarılı oldu ki, bugün teknopark deyince herkesin aklına gelen ilk örnek olmayı da başardı. 1980’li yıllarda gelişmiş ülkelerde teknopark sayısı çok hızlı bir artış gösterdi. 1990’lı yıllarda bu tren de gelişmekte olan ekonomilere doğu kaydı. Ancak Türkiye, ne yazık ki bu konuda biraz geç kaldı. 90’lı yıllar, hemen her konuda olduğu gibi bu önemli konuda da bizim için kayıp yıllar olarak tarihe geçti. Başörtülü kızlar üniversitelere girsin mi, girmesin mi tartışmasına saplanıp kalan dönemin yetkilileri, üniversitelerde teknoparklar kurmak gerektiğini akıllarına bile getiremediler. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunumuz ancak 2001 yılında çıkabildi. AK Parti iktidarı 2002’de göreve geldiğinde ülkemizde faal teknopark sayısı sadece 2’ydi. Bugün ise yoğun gayretlerimiz neticesinde 51 tanesi faal olmak üzere 64 teknoparkımız bulunuyor” açıklamasında bulundu.

    “Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizin yarın sadece Türkiye’ye değil dünyaya damga vuracak olan firmalarımıza gebe olduğuna inanıyoruz”

    Bakan Özlü, 45 farklı şehirde en az bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin bulunduğunu kaydederek, “Yani Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Türkiye’nin dört bir tarafına yayılmış durumdadır. Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde faaliyet gösteren 4 bin 217 firmamız bulunuyor. Bu firmalarımızda 33 bini Ar- Ge personeli olmak üzere 41 binden fazla istihdam sağlanıyor. 10’uncu Kalkınma Planı’nda 2018 yılı için teknoloji geliştirme bölgelerinde hedeflenen firma sayısı 4 bindi. Yani bu hedefi, şimdiden yakalamış bulunuyoruz. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’ni katma değer vergisi, kurumlar vergisi, personel gelir vergisi ve Ar-Ge personeline SGK indirimi gibi muafiyetlerle destekliyoruz. Yönetici firmalarımız, firmalarımız ve akademisyenlerimiz bu desteklerden yararlanabiliyor. Son Ar-Ge Reform Paketi’nde bu destekleri daha da etkin hale getirdik. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde yürütülen tasarım faaliyetlerini de destek kapsamına aldık. İhtisas teknoparkların kurulmasının da önünü açtık. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri konusunda şu anda nicelik olarak istediğimiz seviyeye geldiğimizi söyleyebilirim. Artık niteliğe daha fazla odaklanacağız. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri tüm paydaşları için çok daha güçlü bir ekosistem haline getireceğiz. Bu bölgelerde daha nitelikli firmaların kurulmasını ve daha nitelikli projelerin yürütülmesini sağlayacağız. Özellikle teknoloji transferine ve ticarileşmeye daha büyük bir dikkatle yoğunlaşacağız. Bu bölgelerde kurulu olan özellikle start-up firmalara yönelik, risk ve girişim sermayesi fonlarını daha etkin hale getireceğiz. Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizin, yarın sadece Türkiye’ye değil dünyaya damga vuracak olan firmalarımıza gebe olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizi daha da geliştirme konusunda büyük bir kararlılık içindeyiz. Bunu yaparken, etki değerlendirme çalışmalarından yararlanıyoruz” dedi.

    “Teknoloji Geliştirme Bölgelerimize kendilerini daha iyi görmelerini sağlayacak olan bir ayna tutuyoruz”

    Her yıl birçok farklı kriter ve parametreyi dikkate alarak Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nin performans endekslerini oluşturduklarının altını çizen Bakan Özlü, “Değişik kategorilerde başarılı olan Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizi ödüllendiriyoruz. Çok daha Teknoloji Geliştirme Bölgelerimize kendilerini daha iyi görmelerini sağlayacak olan bir ayna tutuyoruz. Her Teknoloji Geliştirme Bölgeleri için neyi doğru ve neyi yanlış yaptığı hususunda raporlar hazırlıyoruz. Bugünkü zirvemizde de sizlerle Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizin 2015 yılı Performans Endeksi sonuçlarını da paylaşacağız. Bu vesileyle, bu yıl ödül alacak olan tüm Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizi kutluyor, başarılarının devamını diliyorum. Geçtiğimiz yıla göre performansını artıran Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizi de tebrik ediyorum. Geçtiğimiz yıla göre performansı gerileyen Teknoloji Geliştirme Bölgelerimizi varsa, onları da ciddi bir muhasebe yapmaya davet ediyorum” diye konuştu.

    Bakan Özlü, konuşmasının ardından 2015 yılı Performans Endeksi sonuçlarına göre sıralamaya giren Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’ne ödüllerini takdim etti. Genel Sıralama Olgun Teknoloji Geliştirme Bölgeleri kategorisinde ilk üç sırayı ODTÜ Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi, İTÜ Arı Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve Ankara Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Cyberpark) paylaştı.