Etiket: İnanıyorum”

  • Başkan Çerçioğlu, “Saldırganların adalet önünde cezasız kalmayacağına inanıyorum”

    Başkan Çerçioğlu, “Saldırganların adalet önünde cezasız kalmayacağına inanıyorum”

    Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Efeler ilçesinde adliye önünde tutuklu yakınları tarafından saldırıya maruz kalan gazetecilere geçmiş olsun dileklerini iletirken, saldırganların adalet önünde cezasız kalmayacağına inandığını dile getirdi.

    Başkan Çerçioğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Aydın Adliyesi’nde tutuklu bulunan kişinin yakınları tarafından darp edilen gazeteci Kıymet Sarıyıldız ve Murat Uçkaç’a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Basın özgürlüğünü engellemeye yönelik bu olayı kınıyor, saldırganların adalet önünde cezasız kalmayacağına inanıyorum” dedi.

  • Ertuğrul Sağlam: “Süper Lig’e ulaşmış bir takım olarak sezonu kapatacağımıza yürekten inanıyorum”

    Ertuğrul Sağlam: “Süper Lig’e ulaşmış bir takım olarak sezonu kapatacağımıza yürekten inanıyorum”

    SAMSUN (İHA) – Samsunspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Ümraniyespor galibiyetinin ardından, Süper Lig’e ulaşmış bir takım olarak sezonu kapatacağımıza yürekten inanıyorum” dedi.

    TFF 1. Lig’in 2. haftasında Samsunspor, sahasında Ümraniyespor’u 3-0 mağlup etti. Karşılaşmanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, ligdeki ilk galibiyetlerini aldıkları için mutlu olduklarını belirterek, “Ligin ilk iç saha maçını kazanmak bizim için zorunluluktu. Bu bilinçle sahaya çıktık. İlk devre aslında iyi mücadele ettik ama skor üretemedik. Panik yapmadan ikinci yarıda oynamamız gerektiğini söyledim. Devre arasından sonra baskılarımız sonuç verdi ve güzel bir gol attık. Tomane’nin de ilk maçında gol atması sevindirici oldu. 2 yıl alt ligde oynadıktan sonra buraya geldik. Geçen seneki lig ve atmosfer buradakiyle çok farklı. Daha kaliteli takımlarla oynuyoruz. Bu geçiş sürecinde bazı sıkıntıları yaşayacağız. Pandemi dolayısıyla fazla maç da yapamadık. Bazı transferler de geç geldi. Arada da takımların düzeni bozuluyor. Bugün biz de korona nedeniyle Caner Arıcı’dan faydalanamadık” dedi.

    “Süper Lig’e ulaşmış bir takım olarak sezonu kapatacağımıza yürekten inanıyorum”

    Sezon sonu Süper Lig’e çıkacaklarına inandığını ifade eden Sağlam, şunları söyledi:

    “Bu takım inşallah çok daha iyi olacak. Oyuncularımızın sistemimizi kavramaları her geçen hafta daha iyi görüyoruz. İlerleyen süreçte daha temposu yüksek, ofansif anlamda daha üretken, izleyene keyif veren ve Samsun camiasının özlemini çektiği Süper Lig’e ulaşmış bir takım olarak da sezonu kapatacağımıza yürekten inanıyorum. Biraz zamana ihtiyacımız olduğunu da içtenlikle söylüyorum. Bandırmaspor maçı bizim için gerçek anlamda bir final karşılaşması. Çünkü ondan sonra 2 tane içeride maçımız var. Haftaya bizi çok zorlu bir karşılaşma ama kazandığımız takdirde de şampiyonluk yolunda bize çok avantaj sağlayacak bir karşılaşmaya çıkacağız. Oyuncularımıza mücadeleleri için teşekkür ediyorum.”

  • Kemal Erdoğan: “İstanbul’da oynamanın avantajını kullanarak turu geçeceğimize inanıyorum”

    Kemal Erdoğan: “İstanbul’da oynamanın avantajını kullanarak turu geçeceğimize inanıyorum”

    Beşiktaş’ın TFF ve UEFA’dan sorumlu yöneticisi Kemal Erdoğan, “İstanbul’da oynamanın avantajını kullanarak turu geçeceğimize inanıyorum” dedi.

    UEFA Avrupa Ligi 3. Ön Eleme Turu’nda Borac Banja Luka-Rio Ave eşleşmesinden tur atlayan takım ile İstanbul’da karşılaşacak olan Beşiktaş’ın TFF ve UEFA’dan sorumlu yöneticisi Kemal Erdoğan, eşleşmenin ardından gönlünden Bosna ekibinin geçtiğini belirtirken PAOK maçının hatırlamak istemedikleri bir maç olduğunu dile getirdi. Erdoğan, “Şampiyonlar Ligi’nde devam edemediğimiz için üzgünüz. UEFA Avrupa Ligi’ne devam edeceğiz. İnşallah o turnuvada ülkemizi en iyi şekilde temsil ederiz. Daha iyi çalışacağımızdan emin olun. Bizim için rakip fark etmiyor. Önemli olan iyi hazırlanmak. Sahamızda oynamanın avantajı var, seyahat yorgunluğu ve stres olabiliyor. İstanbul’da oynanmasının avantajını kullanarak ve iyi hazırlanarak turu geçeceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    “Maçın sahamızda olması bizi strese sokmuyor”

    Büyük bir sorumlulukları olduğunun altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Ülkemizi Avrupa’da temsil etmek çok büyük bir sorumluluk. Bunun sadece Beşiktaş için değil, ülkemiz için önemli olduğunu düşünüyorum. Hem ülke puanı için hem insanların sevinmeye, mutlu olmaya ihtiyacı var. Özellikle bu pandemi döneminde. Maçın sahamızda olması bizi strese sokmuyor. Aksine alıştıkları bir saha, futbolcuların daha önce oynadıkları bir saha. Hava koşullarını biliyorlar yorgunluk olmayacak dolayısıyla iyi bir performans göstereceklerini umuyorum.”

    “Gözlerim hep o seyirciyi arıyor”

    Seyirci faktörüne de değinen Erdoğan, “Taraftarın çok büyük etkisi var. Keşke bu pandemi olmasaydı da statlarımız hınca hınç dolu olsaydı. O seyircinin de desteğiyle daha rahat ederdik. İnanın o kadar zor ki bizler yöneticiler olarak gidiyoruz maçları izliyoruz. Çok buruk geçiyor. Gözlerim hep o seyirciyi arıyor. Bir heyecan istiyorsun, saha da bir heyecan oluyor ama inanın izlerken benim içim burkuluyor. Bir an önce bitsin, taraftarlarımıza kavuşalım. Televizyonları başında değil orada olsunlar, streslerini atsınlar bizle birlikte mutlu olsunlar, üzülsünler. Tek istediğimiz bir an önce bu pandeminin bitmesi” açıklamasında bulundu.

    “Taktiksel olarak daha iyi olacağımızı düşünüyorum”

    Transfer çalışmalarının devam ettiğini belirten Kemal Erdoğan, “En iyi şekilde kadroyu oluşturacağımızdan eminim. İki maç oynanması büyük avantaj. Yarışmacı bir lige başlamış oluyoruz, iki tane önemli maçını oynamış oluyorsunuz. Dolayısıyla eksiklerinizi de hemen tespit edebilirsiniz. Taktiksel olarak daha iyi olacağımızı düşünüyorum. O bizim için bence avantaj” diye konuştu.

    “O limit belirlenmese de biz bu limitlerde kalmak zorundayız”

    TFF’nin getirmiş olduğu kriterler hakkında Erdoğan, “Bütçeye dikkat emek zorundayız zaten baktığınız zaman geçmiş dönemlerdeki hatalardan dolayı bugünlere geldik. O yüzden biz bütçeyi kısmak zorundayız. Harcama limitimiz belli. O limit belirlenmese de biz bu limitlerde kalmak zorundayız. Çünkü çok büyük rakamlarla futbolcu transfer edebilirsiniz ama önemli olan onu oynatabilmek ve zamanında ödemesini yapabilmek. Eğer bunları başaramıyorsanız zaten yeterli verimi alamıyorsunuz. Limitlerle ilgili hesaplamalar, gelirler son üç yıllık gelirlerinize bakıyor. Bu limitler çerçevesinde kalmaya çalışıyoruz, kalmakta zorundayız. En iyi şekilde bir takım oluşturmaya çalışıyoruz. Transfer yapmamız için tabi ki limitlerde biraz açılma olması gerekiyor” diye konuştu.

    “Herkes her sene şampiyon olacakmış gibi hazırlık yapmış”

    Beşiktaş’ın ne zaman rahatlayacağı sorusuna Erdoğan, şu cevabı vererek açıklamasını sonlandırdı:

    “Sadece Beşiktaş eğil Türk takımlarının ne zaman rahatlayacak. Bizim sorunumuz sadece bizim değil bütün takımların gördüğüm kadarıyla ikinci lig takımının da aynı Süper Lig takımlarının da sorunu aynı. Tabi ki hepimizin hedefi şampiyonluk ama daha dikkatli olmamız lazım. Baktığımız zaman faiz oranları çok yüksek, bir anda kurlara bakıyorsunuz Euro çok hızlı bir şekilde artıyor. Sizin aldığınız sporcuya ödediğiniz tabi ki onun hakkı. Onları suçlamıyorum, onlar sözleşmeyi atmış. Ama siz ödemeye geldiğiniz zaman, ödemek için bankadan kredi almış oluyorsunuz. Onun faizi üstüne biniyor ve Euro ile anlaşmışız kur farkından bir anda bakmışsınız sizin hizmet aldığınız sporcunun bedeli size çok çok daha fazla oluyor. Üstüne Şampiyonlar Ligi’ne katılamadınız ve şampiyon olamadığınız zaman beklediğiniz gelirin oluyorsunuz ve denge tamamen bozulmuş oluyor. Bu yıllarca böyle olmuş. Herkes her sene şampiyon olacakmış gibi hazırlık yapmış. Benim gördüğüm bu. Evdeki hesap çarşıya uymamış Bunlar gerçekleşmemiş. Tabiki biz bunları düzeltmek için çalışacağız. Başkanımız inanılmaz çalışıyor. Ekibimiz, yönetim kurulu üyelerimiz gece gündüz bunlara kafa yoruyor. Tabiki herkes hem güzel bir tablo istiyor hem güzel sözler istiyor. Gerçeği hepimiz biliyoruz. Güzel bir tablo yok ama bunun sorumluluğunu biliyoruz. Kısa sürede düzelir mi? Bunu beklersek yanlış olur. Uzun vadeli planları yaptık. Kademe kademe inanın eğer bütün takımlar bu disiplini sağlayabilirsek macera aramadan harcamasını yaparsa, dikkatli futbolcu seçerse, dikkatli bütçeler hazırlarsa, uzun vade de düzelmemesi için hiçbir sebep yok.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: “TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan altın ve dolardaki yükselişe ilişkin olarak, “Türkiye’de ekonomi sistem olarak oturmuştur. Bazı zamanda tırmanışlar inişler olabilir. Ben özellikle TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde kıldı.

    “Beyrut’ta felaketin boyutu çok büyük”

    Namaz çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Beyrut’ta yaşanan patlama ile ilgili olarak “Beyrut patlaması tabii neticeleri itibariyle failleri kimdir henüz bu belirlenmiş değil. Şu anda konu ile ilgili başta Lübnan Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşmede ve bizim istihbarat teşkilatımızın muhatapları ile yaptıkları görüşmelerde henüz kimdir hangi kuruluştur bir bilgi yok. Tabii buna benzer alınmış bir bilgi olmadığı için bizim şunlar yapmıştır dememiz biz siyasilere yakışmaz. Orada kardeş Lübnan halkının bizlere vereceği bilgileri önemle takip ediyoruz. Bu gerçekten çok ama çok büyük bir felaket. Benzerini Hariri zamanında da yaşamıştık. Şimdi çok daha ileri seviyede böyle bir şey gerçekleşti. Bu konu ile ilgili söylenenleri biliyorsun. Nitrat kaynaklı olduğu söyleniyor. Çok açık net olarak bilgilendirmeler yapıldı diyemeyiz. Bizler de takip ediyoruz. En son Başkan Yardımcım Fuat Bey ile Dışişleri Bakanım Lübnan’a bir ziyarette bulunup oradaki gelişmeleri yerinde takip ediyorlar. Daha da ileri bir adımla bir Koca Yusuf kargo uçağımızla oraya çok çeşitli yardımları gönderdik. Bunların içerisinde askeri diyebileceğimiz birçok yardımlar var. Bütün bunlarla beraber sağlık noktasında yardımlar var. Sahra hastanesi türü yardımlarımız var. Sayın Cumhurbaşkanı’na ‘hastanelerimiz sizin hastanelerinizdir. Yaralıları bize nakletme noktasında her an yanınızdayız. Ambulans uçaklarımızla yaralıları ülkemize taşıyabiliriz’ dedim. Bu konu ile ilgili Sağlık Bakanım Lübnan Sağlık Bakanı ile görüşüyor. Kardeş Lübnan’ı yalnız bırakamayız ama felaketin boyutu çok büyük. Lübnan özellikle Beyrut limanı ile bölgede çok büyük önem ifade eden bir limandı. Böyle bir limanın bu durumla karşı karşıya kalması bölgede ciddi bir sıkıntının da sebebi olmuştur. Şu anda tabii buranın yeniden inşası kaç yılı olur onlar da ayrı bir sorun. Biz madden manen her şeyimizle Lübnan’ın yanında olacağız” ifadelerini kullandı.

    “Yunanistan ile Mısır arasında yapılan bu anlaşmanın hiçbir kıymeti harbiyesi yok”

    Mısır ile Yunanistan arasında imzalanan “Deniz Yetki Alanlarını Sınırlandırma Anlaşması” konusunda değerlendirmeleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunanistan ile Mısır arasında yapılan bu anlaşmanın hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Buralaral baktığımız zaman özellikle Yunanistan’ın Libya ile ilgili olarak buradaki kıyıdaş olma konusunda bir alakası var mı. Ne işi var orada. Mısır’ın aynı şekilde bir alakası var mı yok. Biz Libya ile böyle bir anlaşmayı yaptıktan sonra bunların hepsi bu işin üzerine atladılar. Bize oralardan gelen bilgiler de biz bunu size karşı yapmış değiliz, burada yanlış anlaşılma olmasın gibi bilgileri de bize yansıtıyorlar. Olsa da olmasa da biz şu anda Libya ile yaptığımız anlaşmayı kararlılıkla sürdürüyoruz. En son Dışişleri Bakanım Malta Dışışleri Bakanı ile Libya Dışişleri Bakanı ile Malta ve Libya’da görüşmeler yaptılar. Bu görüşmelerimiz de kararlı bir şekilde devam ediyor. Bizler burada özellikle deniz yetki alanlarında hiç hakkı olmayanlarla buraları görüşmeye bile gerek duymuyoruz. Bakın Şansölye Merkel benden ricada bulundu. ‘Buradaki sondaj çalışmalarını durdursanız benim işimi kolaylaştırırsınız’ dedi. Ben de Merkel’e ‘eğer siz Yunaninstaa güveniyorsanız biz şöyle 3 haftalığına bu sondaj çalışmalarına ara veririz ama ben bunlara güvenmiyorum göreceksiniz bunlar sözünü durmayacaklar’ dedim. Nitekim öyle de oldu. Biz bu arada da Yunanistan’dan onların kendi gerek dışişleri bakanı gerek danışmanları benim Dışişleri Bakanım üçlü görüşmeler başlattılar. Almanya, Türkiye, Yunanistan arasında. Şimdi sözde durmayınca ne olacak. Şimdi sondaj çalışmalarına yeniden başladı. Barbaros Hayrettin’i de görevine gönderdik” açıklamalarında bulundu.

    “Türkiye adeta bir uçuşun içerisinde ama gözü olup görmeyenler var”

    Ekonomide yaşanan gelişmeleri değerlendiren Erdoğan, “Dünyada şu anda ekonomik gelişmeleri gözden geçirecek olursanız Amerika olmak üzere Rusya Avrupa baktığınız zaman ekonomide korona virüs seyrinden sonra ciddi zikzaklar olduğunu görürsünüz. Ben içerideki düşmanları gündem getirmek istemiyorum. Bize zaten dışarıdakiler yetiyor ama içeridekiler de gayet güzel pompalama görevi ifa ediyorlar. Biz 2002 Kasımda göreve geldik. Göreve geldiğimizde toplam milli gelirimiz 236 milyar dolardı. 2019’da 754 milyar dolara çıktı. Aynı şekilde fert başı milli gelir 3 bin 581 dolardan 2019’da 9 bin 127 dolara çıktı. Bunun dışında otomobil noktasındaki satışlara bakalım. 2002’de otomobil yurt içi satışlar 91 bin. 2019 bu rakam 387 bine çıktı. 2016’da 756 bine çıktı. Türkiye bir tırmanışta. Ama bizim bu tırmanışımızı görmek istemeyen, gözü olup da görmeyenler var. Bu belgelere dayalı olarak konuşurken sadece açılan şirket sayılarına bakıyorsunuz 30 bin 842 iken, şu anda 2017 yılında 85 bin şirket açılmış. Devamlı artış. İstihdama bakıyorsun 19,6 milyon iken şu anda 28 milyon 80 bin istihdam var. Bazı sıkıntılar yok değil. Türkiye adeta bir uçuşun içerisinde ama gözü olup görmeyenler hala bu gerçekleri yanlış yansıtmaya çalışıyorlar. Biz Türkiye olarak bu kalkınmamızı yüksek oranda devam ettireceğiz. Şu anda gerek TL’de gerek dövizde gerek altın rezervinde, göreve geldiğimizde Türkiye’nin IMF borcu 23.5 milyar dolardı. Mayıs 2013 ne oldu sıfırladık. Döviz rezervi 27.5 milyar dolardı şu an 105 milyar dolar. Türkiye dimdik ayakta. Kimse halkımızı yanıltmaya çalışmasın. Biz güçlenerek yolumuza devam ediyoruz. Bugün dünde daha güçlüyüz, yarın daha güçlü olacağız” diye konuştu.

    Terörle mücadelede gelinen noktayı vurgulayan Erdoğan, “Türkiye’de 17 yıl önce terörle verilen mücadeleyi bir düşünün. Bu terör ile mücadelede 17 yıl önce neredeydik bugün terörle mücadelede neredeyiz. Terörle mücadele ücretsiz yapılmıyor. Ciddi manadan harcamalarımız oluyor. Savunma sanayiinde terörle mücadeleye yönelik ciddi harcamalar yaptık. Bunların hepsi belli bir maliyeti getiriyor. Bu maliyetle beraber Türkiye şu anda bölgede değil dünyada farklı bir yerde. İHA’larla SİHA’larla gerek içeride, gerek Suriye kuzeyinde, Irak kuzeyinde ciddi mücadeleler veriyoruz. Biz Libya’ya zevk için gitmedik. Libyalı kardeşlerimiz özellikle Türkiye’yi bu yaptığımız anlaşma ile davet ettiler ve orada da bizim kendi askerimiz var. Şu anda orada da bu mücadele sürüyor. Bu mücadeleyi de onurlu şekilde sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

    “Yetişemedikleri üzüme ‘koruk’ diyorlar”

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a yönelik sosyal medyadan yapılan karalamalarla ilgili konuşan Erdoğan, “Benim Ekonomi, Hazine Maliye Bakanımla ilgili sosyal medya yaptıkları karalamalar, bunlar yetişemedikleri üzüme ‘koruk’ diyorlar. Sen ülkeye bak ülke nerede. Türkiye nerede, batı nerede, dünya nerede. İşte korona virüste biz şu anda 150’ye yakın ülkeye korona virüs salgını ile ilgili maskeden tuluma varıncaya kadar her şeyi gönderiyoruz. Bunlar bedelsiz olmuyor. Bunları görmüyor musunuz. Bunlara şunu söyleyin ‘siz kör müsünüz’. Böyle bir dönemde biz Çam ve Sakura hastanesini bitirdik. 45 günde iki hastane bitirdik. Bunlar neyle oluyor. Bu Türkiye’nin gücünü gösteriyor. Biz gücümüzü milletimizden alıyoruz ama bu millete bunlar layıktır bunları yapacağız. Milletimizi biz birilerine muhtaç etmeyeceğiz” dedi.

    “Sayın Bahçeli’nin daveti yadırgadığım bir davet değil”

    Muharrem İnce’nin parti kurma çalışmalarını ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli’nin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yönelik ‘eve dön’ çağrısını yorumlayan Erdoğan, “Bu tür şeylere yabancı değiliz. Bizim içimizden de birileri ayrıldı, gitti partilerini kurdular. Bu parti kuruşları nereye varır bilemem. Şu anda sayın Muharrem bey ile ilgili olarak o da onun en doğal hakkıdır. Eski bir siyasetçidir, yeni değildir. Sayın Bahçeli’nin daveti ise doğrusu benim yadırgadığım bir davet değildi. O da olabilecek makul bir çizgide davettir. Temenni ederim ki birlik beraberliğin tesisine yönelik inşallah bir adım olabilir. Dağınıklıkta bir şey yok. Ne kadar birlik beraberlik artarsa hele hele HDP ile terör örgütleri ile el ele olmak milli ve yerli olarak düşündüğümüz İYİ Parti’ye hiç uygun da düşmeyebilir. Böyle bir sıkıntının olması hasebiyle böyle bir davet gerçekleşmiştir diye düşünüyorum. Ülke genelinde bir bütünleşmenin gereği bana göre önemlidir diye düşünüyorum” diye konuştu.

    “TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum”

    Altın ve dolardaki yükselişe ilişkin görüşlerini de açıklayan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Bunun yerli yerine oturacağı inancındayım. Bu konulardan hiç rahatsız olmayın. Türkiye’de ekonomi sistem olarak oturmuştur. Sistem oturduğu için bazı zamanda tırmanışlar inişler, birkaç ay yılbaşı itibariyle 10 TL’den bahsediyorlardı. İş nerelere geldi bulunduğumuz noktalara geldi. Tüm mesele korona virüs önemli. Beyrut gelişmeler ortada. Bunları aşmak suretiyle ben özellikle TL’nin yerli yerine oturacağına inanıyorum. Dövizin de yerli yerini bulacağına, altının bulacağına inanıyorum. Bunlar gelip geçici bu dalgalanmalar her zaman olur bunu görmemiz lazım. Dün Merkez Bankası ile özellikle bankalar birliğinin toplantıları bunlara yönelik atılan adımlardır.”

    Açıklamalarının ardından Ayasofya önünde toplanan vatandaşlara da hitap eden Erdoğan, korona virüs önlemlerini hatırlatarak maske, mesafe ve hijyen uyarısında bulundu.

  • Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu: “Gençlerimiz arasından Cahit Zarifoğlu gibi değerler çıkacağına inanıyorum”

    Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu: “Gençlerimiz arasından Cahit Zarifoğlu gibi değerler çıkacağına inanıyorum”

    Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, gençlerin şair ve yazar Cahit Zarifoğlu gibi değerlerin izinden gitmesi gerektiğini belirterek, “Edebiyatla, kültürle, sanatla, sporla yoğrulmuş bir gençliğin dünyaya bakışının çok daha farklı olacağına inanıyorum. İnşallah gençlerimiz arasından Cahit Zarifoğlu gibi edebiyatçılar, şairler, yazarlar, düşünürler çıkacaktır” dedi.

    Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, gençler arasından Cahit Zarifoğlu gibi değerler çıkacağına inandığını ifade ederek, “Edebiyatla, kültürle, sanatla, sporla yoğrulmuş bir gençliğin dünyaya bakışının çok daha farklı olacağına inanıyorum. İnşallah gençlerimiz arasından Cahit Zarifoğlu gibi büyük edebiyatçılar, şairler, yazarlar, düşünürler çıkacaktır” diye konuştu.

    Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İstanbul Fatih Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin sosyal medya hesaplarından canlı yayınlanan “Zarifoğlu Haftası Etkinlikleri”ne konuk oldu.

    Cahit Zarifoğlu Öğrenci Sempozyumu’na katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Bakan Kasapoğlu, etkinliği düzenleyen öğrencileri ve öğretmenleri tebrik etti.

    Gençlerin kültüre, sanata, spora hayatın alanına gösterdiği ilginin kendisini mutlu ettiğini ifade eden Bakan Kasapoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde son 18 yılda yapılan atılımlar hepimizin malumu. Bu atılımların lokomotifi her zaman gençlerimiz olmuştur. Yarınlar için büyük hedefler koymakta tereddüt etmememizin nedeni siz değerli gençlerimize olan güven ve inançtır. Gençlerimizin donanımlı, daha iyi bir şekilde yetişmeleri için tüm imkanları sunmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Gençlik merkezlerimiz, gençlik kamplarımız, yurtlarımız, spor tesislerimiz, proje desteklerimizle yani bütün imkanlarımızla sizlerin yanınızda olduğumuzu özellikle belirtmek istiyorum” diye konuştu.

    “Cahit Zarifoğlu gibi değerlerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız”

    Bakan Kasapoğlu şair ve yazar Cahit Zarifoğlu’nu vefatının 33. yılında saygıyla yad ettiklerini ifade ederek, “Cahit Zarifoğlu gibi değerlerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız. Geçen yıl Cahit Zarifoğlu anısına İstanbul’da “Bir Şiir, Bir Nefes” adlı kamp düzenlemiştik. İnşallah bunu tekrarlayacağız. Gençlerimizin, çocuklarımızın çok sevdiği bir isim olan Zarifoğlu’nu sevgiyle, rahmetle yad ediyorum. ‘Dünyanın en önemli meselesi geride hayırla anılacağımız güzel işler yapmaktır’ diyen Cahit Zarifoğlu’nun dediği gibi güzel işler yapmak ve iyi anılmak bizim en önemli şiarlarımızdan bir tanesi. Zarifoğlu’nun gerek düşünce hayatımızda gerek edebiyat dünyamızda çok saygın bir yeri var. Cahit Zarifoğlu’nun eserlerini ortaokul çağlarından okumaya başlayan biri olarak eserlerini tekrar tekrar okuma gayretinde olduğumu belirtmek istiyorum. Bakanlığımızın yayın çalışmalarında da Zarifoğlu’nun önemli bir yeri var” dedi.

    Bakan Kasapoğlu, Zarifoğlu’nun şair ve yazarlığının yanı sıra çok renkli bir kişiliğe sahip olduğunu vurgulayarak, “Otostopla Avrupa’yı gezen, spor yönü itibariyle güreşçi olan, uçak kullanacak derecede pilotluk belgesi olan, paraşütle atlama belgesi sahibi, maceracı karakteriyle de izler bırakmış bir insan. Sahildeki arkadaşlarından, balıkçı dostlarından öyküleri olan apayrı bir insan. Bu vesileyle gençlerimize arkadaşlığın çok önemli bir kazanım olduğunu belirtmek istiyorum.” ifadesini kullandı.

    “Gençlerimiz arasından Cahit Zarifoğlu gibi değerler çıkacağına inanıyorum”

    ‘Yedi Güzel Adam’ şiiriyle hafızalarda ve gönüllerde yer bulan şair, yazar Cahit Zarifoğlu’nun, özgün bir dili olduğunu kaydeden Bakan Kasapoğlu şunları söyledi;

    “Merhum Zarifoğlu’nun ardında binlerce güzellik bıraktı. Onun daima özgün, düş dünyasını zenginleştiren, hayatın sıkıntılarını, güzelliklerini anlatan, başkalarının dünyasına değinen, hak için, adalet için mücadele eden bir şahsiyet olduğunu görüyoruz. Afganistan, Suriye, Filistin gibi yakın coğrafyamızdaki halkların acılarını yıllar önce dile getirmiş ve hem Türkiye’nin hem de dünyanın vicdanını oralara yönlendirmiştir. İnşallah gençlerimiz arasından Cahit Zarifoğlu gibi büyük edebiyatçıların, şairlerin, yazarların, düşünürlerin, bilim insanlarının çıkacağına inanıyorum. Büyüklerimizi bu anlamda değerlendirmeli, onların izlerini bu açıdan da takip etmeliyiz. Edebiyatla, kültürle, sanatla, sporla yoğrulmuş bir gençliğin dünyaya bakışının çok daha farklı olacağına inanıyorum. Sizlerin bu anlamda yaptığınız çalışmaların çok mühim olduğunu her daim yanınızda olduğumu da özellikle belirtmek istiyorum.”