Etiket: İnan

  • İnan Kıraç: “Türkiye’nin ilk yerli otomobili elektrikli olacak”

    Türk Sanayisinin duayenlerinden İnan Kıraç, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ATSO) genç girişimcilerin konuğu oldu. Burada otomotiv sektöründeki son gelişmeler hakkında bilgiler paylaşan Kıraç, Türkiye’nin ilk yerli otomobilin elektrikli olacağını söyledi.

    ATSO bünyesinde faaliyetlerini sürdüren TOBB Antalya Genç Girişimciler Kurulu tarafından, Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç’ın katılımı “Şirketlerde Devamlılığın Metotları” konulu bir konferans düzenlendi. ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansa, ATSO Yönetim Kurulu, Meclis ve Meslek Komiteleri ile iş dünyasının sivil toplum örgütleri yönetimleri ve genç girişimciler yoğun ilgi gösterdi. Burada konuşan Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, otomotiv sektöründeki son gelişmeler hakkında bilgiler paylaştı.

    Konferansın açılışında bir konuşma yapan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davut Çetin, “Genç Girişimciler Kurulumuzun genel kurulu vesilesiyle Sayın İnan Kıraç’ı bu salonda görmekten büyük mutluluk ve onur duyuyorum. Bu konferansa vesile olan siz genç arkadaşlarıma, başkanlarımıza ve bugün bizleri onurlandıran Sayın İnan Kıraç’a teşekkür ediyorum” dedi.

    Konuşmasının başında Antalya’nın birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğunu vurgulayan Davut Çetin, “Genç işadamlarımızla Türkiye’nin ve Antalya’nın ekonomik sorunları ve vizyonu konusunda yararlı çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. Antalya nüfusta ve ekonomide 5. ve 6. sıralarda olan bir ildir. Hem kendi vizyonunda iddialı olmalıdır hem de Türkiye vizyonuna katkı yapmalıdır. Bu görev ilk önce genç işadamlarımıza düşmektedir. Tabii ki, bizim görevimizde gençlerimize destek olmak, Antalya’nın bilgi ve vizyon üretmesine öncülük etmektir. Bizler Antalya birlikteliğini bugüne kadar tam olarak gerçekleştiremedik, siyasetle veya başka nedenlerle dağıldık. Artık bu dağılmaya son vereceğiz, birlik olmaya hem işadamları olarak hem Antalya olarak mecburuz. Gençlerimizin bizden daha iyi olması zorunludur. Sizler çok güzel ve Antalya için gerekli olan bir birlikteliği gerçekleştirdiniz ve devam ettiriyorsunuz, bunun için sizleri tekrar kutluyorum. Bu beraberliğin giderek büyük bir kurumsal işbirliğine dönüşeceğine inanıyorum ve bu konudaki samimi çabalarınızdan ötürü sizlere teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.

    “İnan Kıraç, Türkiye’nin, Antalya’nın şansıdır”

    İnan Kıraç, bir Cumhuriyet işadamı ve sanayicisi olarak kişiliği ve yaşam tarzı ile herkesin tanıması ve örnek alması gereken bir insan olduğunu vurgulayan Davut Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü;

    “Burada kendilerinin huzurlarında övmeye kalksam olmaz. Söylesem olmuyor, sussam gönlüm razı değil. Çok az birkaç cümle söyleyeyim. Öncelikle İnan ağabeyin babası Ali Numan Kıraç’ı herkesin bilmesi gerekiyor. Cumhuriyet tarihini, Türkiye’de tarımın tarihini, hatta Ankara ve Eskişehir tarihini anlamak için Ali Numan Kıraç ismine bakılmalıdır.

    Sayın İnan Kıraç, bir Cumhuriyet işadamı, sanayicisidir. Otomotiv sektöründe öncüdür, aranılan babayiğittir, fakat daha önemlisi eğitim, kültür, sanat yatırımlarıyla örnek bir kişidir. En önemlisi ise kişiliği ve yaşam tarzı ile herkesin tanıması ve örnek alması gereken bir insandır.

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı bünyesinde Pera Müzesi, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü ve Antalya’daki AKMED Araştırma Merkezi ve Müzesi bulunmaktadır. Suna ve İnan Kıraç Vakfı eğitim alanında Türkiye’ye büyük katkılar yapmaktadır. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Antalya kampüsünde yoksul çocuklara eğitim desteği sağlanmaktadır. Bahtılı Mahallesi’ndeki Suna ve İnan Kıraç Eğitim Parkı’nı herkes görmelidir. TEGV yazıp 3353’e SMS attığınızda 10 lira bağışlamış oluyorsunuz. İnternet şubelerinde bağış bölümünde TEGV seçip yine bağış yapabilirsiniz.

    Sayın Kıraç, Türkiye’nin, Antalya’nın ve Odamızın şansıdır.

    Odamızın Kültür ve Sanat Merkezi Sayın Kıraç’ın desteğiyle, Pera Müzesi işbirliğiyle bugüne gelmiştir. Aslında bizim Sayın Kıraç’ın heykelini dikmemiz gerekir, ama ben burada bir teşekkürle yetinmiş olacağım. Allah uzun ömür, sağlık versin ve Türkiye’ye katkı yapmaya devam etmesine izin versin.”

    “Yerli otomobil projesi teknoloji üretimine kapı açtı”

    Kültürel ortaklık yönünde ilk adımın yerli otomobilde atılmış olduğuna inandığını belirten Çetin, “Otomobil üretmek kolaydır, satmak zordur, fakat burada önemli olan şey bu projenin teknoloji üretimine kapı açmasıdır. Bu proje sayesinde Türkiye elektrik pili, sensor, otonom sürüş gibi alanlarda teknoloji üretme yolunda ilerlerse bile büyük kazanım olur. Projenin önemli bir yönü çok ortaklı bir kamu-özel sektör işbirliği modeli olmasıdır. Büyük özel sektör şirketlerinin bir çatı altında işbirliği yapması da bir ilktir. Sayın Kıraç’ın otomobil projesinde de rol alması ümit verici bir durumdur. Umarım ki kurumsal bir yapıyla yönetilir ve başarılı olur. Proje açıklanır açıklanmaz bazı kuruluşlar yine 10 bin araç biz alırız, 20 bin araç biz alırız gibi beyanlar verdiler. Bence bunu sözde bırakmayalım ve herkes biner dolar yatırıp sipariş versin, bu proje gerçek bir milli proje olsun” dedi.

    “Şirketlerimizin büyüklüğü ve gücü Antalya ismi ile orantılı değil”

    Türkiye’de vakıfların hayır kurumu olarak algılandığını belirten Davut Çetin konuşmasını şöyle sürdürdü;

    “Biz vakıfları hep hayır kurumu olarak algılarız, oysa Sayın Kıraç çok farklı bir ufuk açmaktadır. Bizler Türkiye’de şirketlerin değerini bilmiyoruz, şirketi sadece kendi işimiz ve hatta cebimiz gibi görüyoruz. Türkiye’de aile şirketlerinin yüzde 12’si üçüncü nesle geçiyor. Dördüncü nesle geçme oranı yüzde 3’lerde. Daha birinci yılında kapanan çok sayıda şirket var. Antalya için bu konu çok daha önemli, çünkü şirketlerimizin büyüklüğü ve gücü Antalya ismi ile orantılı değil. İlk 500 sanayi sıralamasında şirket sayımız 20 yıldır aynı. hizmet sektörünü de kapsayan ilk 500 şirket sıralamasında da bir sanayi, bir ulaştırma ve iki turizm firmamız bulunuyor. Bizim için çok daha büyük bir önem taşımaktadır, çünkü sanayiciler, işadamları sadece kendi şirketleri için değil, aynı zamanda yerel projeler için de vakıflar kurmalı, vakıflar bünyesinde bir araya gelmelidir.

    Vakıf bu konuda nasıl bir model olabilir, bugün öğreneceğiz. Suna ve İnan Kıraç Vakfı’na benzer başka vakıf örnekleri de var. Bill Gates, Warren Buffet gibi işdamları servetlerini vakıflarına devretmişlerdir. Bizler bir İnan Kıraç olamayabiliriz, fakat bizim de Antalya için, Antalya’nın eğitimi, kültürü, kalkınması için vakıflarda biraraya gelmemiz mümkündür. Osmanlı döneminde vakıflar yoluyla mülkiyet ve gelir temini konusundaki sorunlar çözülmüştü. Bu tarihi birikim günümüzde zayıflamıştır.”

    “Hocalar kavga edince AKMED’i Koç Üniversitesi’ne devretti”

    Türkiye’de birçok insanın birbiri ile konuşmayı unuttuğunu kaydeden İnan Kıraç, “Gençler bunun yanlış olduğunu gördüler ve beraber çalışıyor. Antalya’da üzüldüğüm bir örnek var. Antalya Akdeniz Kültür Medeniyetlerini Araştırma Merkezimiz var. O yapıyı Koç Üniversitesi’ne devrettim. Burada 20 sene boyunca Akdeniz Üniversitesi çatısı altında arkeoloji bölümü öğrencilerini o yapı içinde okuttuk. Sonra bölümün 2 profesörü birbirine küstü ve öğrenci getirmemeye başladı. Rektöre gittim ve bunları birleştirelim dedim. Rektör bana dedi ki “Rektörlükte 25 profesör var ama bunların 4-5’i birbiriyle konuşuyor.” En üst seviyede olan profesörlerin bu konumda olmaları çok yanlış.”

    “Türkiye’nin ilk yerli otomobili elektrikli olacak”

    Türkiye’de yerli otomobili üretecek 5’li grubun içinde bulunan Kıraç, son gelişmeler hakkında da bilgi verdi. Yapacakları otomobilin elektrikli olacağını belirten Kıraç, “Hangi şehirde yapacağız, hangi modeli yapacağız gibi konularımız var. Fakat 5 kişilik grup doğru bir gruptur. Şu anda Türkiye’nin her yerinde bu otomobili kullanmak mümkün mü, değil, altyapı lazım. Benzin doldurur gibi elektrik dolumu yapılabilecek istasyonlar lazım. Doğru zamanda Türkiye bu işe giriyor. Yan sanayi zayıf olduğu için başta zorlandık ama bugünkü yan sanayinin geldiği seviye çok yüksek. Birlik daha müşavir firmayı seçmeye çalışıyor, ona bir hazırlık yaptıracağız, ondan sonra şekillenecek. Kendimizi kapalı duvarlar arasına alırsak zarar ederiz. Avrupa’ya otomotiv sattığımız için bunu kapatmamız yanlış olur. Ben eski bir otomotivci olarak bunu yapabileceğimize inanıyorum” diye konuştu.

    Otomotiv sektörünün geleceği

    Dünya devi Tesla’nın otomotiv sektöründe kullandığı teknolojinin harika ancak çok pahalı olduğunu vurgulayan İnan Kıraç, “Bu nedenle 100 bin araba satmış olmalarına rağmen sorun yaşıyorlar ve şirket zarar ediyor. Dünyada senede 92 milyon otomotiv üretiliyor. Bazı öngörülere göre önümüzdeki 5 sene sonra iki şirket diğer şirketleri satın alacak ve iki şirket bütün üretimi yapacak” dedi.

  • Milli sporcu Selçuk İnan ve sanatçı Murat Kekilli Van’da

    Van Küresünniler Tarih ve Kültür Araştırma Derneğince düzenlenen ve Başbakanlık tarafından desteklenen ‘İlden İle Gönül Köprüsü Futbol Turnuvası’nın finali için milli sporcu Selçuk İnan ve sanatçı Murat Kekilli Van’a geldi.

    Van Atatürk Şehir Stadyumunda düzenlenen final maçına Galatasaray Takım Kaptanı milli sporcu Selçuk İnan ve ses sanatçısı Murat Kekilli de katıldı. Turnuva finali öncesi Van Valisi İbrahim Taşyapan, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, Van İl Milli Eğitim Müdürü Kıyasettin Kırekin, ses sanatçısı Murat Kekilli ve Derneği Başkanı Bilal Yücebaş gibi isimlerin yer aldığı Beyaz takımıyla Van Büyükşehir Belediyespor Spor Direktörü Turgay Karatekin ve kurum müdürlerinin forma giydiği Kırmızı takım karşı karşıya geldi. Selçuk İnan’ın her iki takım oyuncularını kutladığı maçı, Kırmızı takım 3-1 kazandı.

    “Burada olduğum için çok mutluyum”

    Maç sonrası açıklamalarda bulunan Selçuk İnan, bölgede bu tür etkinliklerin sayısının arttırılması gerektiğini ifade ederek, “Burada olduğum için çok mutluyum, çok guruluyum. Buradaki insanlarla buluşmak, onların bu güzel ve temiz sevgisini görmek inanılmaz bir duygu. Onların hepsine teker teker teşekkür etmek istiyorum. Buraya geliş amaçlarımızdan bir tanesi de buradaki çocukları spora teşvik etmektir. Spor çok önemli, spor yapmak ve sporla uğraşmak çok önemlidir. Ancak bunların hepsinden daha önemli olan şey iyi bir insan olabilmektir” dedi.

    “Bu tür projeleri daha da sıklaştırmamız gerekir”

    Gelmişken Van’ı gezdiğini ve Van’ın insanını tanıdığını anlatan İnan, “Ne kadar misafirperver insanlar olduğunu gördüm. Şehit ailelerini ziyaret ettik. Güzel bir etkinlik oldu. Başbakanlığa teşekkür ediyoruz. Bu tür projeleri daha da sıklaştırmamız gerekir. Hem spor hem de sanat camiasında insanların buralara gelip gençlerle bir şeyler paylaşması gerekiyor. Çok mutluyum, çünkü çok temiz insanlarla tanıştım ve Van’da inanılmaz bir sevgi gördüm” diye konuştu.

    “Bütün sanatçı, sporcu ve iş adamlarını buraya davet ediyorum”

    Ses sanatçısı Murat Kekilli de, Van’da çok sıcak bir şekilde karşılandıklarını ifade ederek, “2011’de yaşanan depremlerde buraya gelmiştim. Başbakanlığımız tarafından katkı sağlanan bu etkinliğe davet edildik. Geldik. Burada çok sıcak karşılandık. Van’da çok güzel bir ortam var. Van çok güzel bir il ve güzelliği de insanlarına yansımış. Bu defa sportif faaliyetler için geldik. İnşallah haziran ayında da konser için burada olacağız. Ben bütün sanatçı, sporcu ve iş adamlarını buraya davet ediyorum. Hepsi gelip Van’daki bu güzellikleri görsünler. Onlarda en az benim kadar burayı seveceklerdir” diye konuştu.

    Küresünniler Tarih ve Kültür Araştırma Derneği Başkanı Bilal Yücebaş ise, 15 Şubat tarihinde startını verdiklerin turnuvanın finaline geldiklerini belirterek, “Turnuvamız amacına uygun bir şekilde final aşamasına geldi. 64 takımın ve 700’ün üzerinde futbolcunun katıldığı turnuva; ilimizin dostluk, kardeşlik ve ülkemizin güzelliklerine katkı sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. Bizim turnuvadaki birinci önceliğimiz, futboldan ziyade ülkemizin sıkıntılı süreçlerinde dostluk ve kardeşliğine katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır. Düzenlenen organizasyona farklı renklerden insanlar katılım sağladı. Turnuva ilimize ve ülkemize hayırlı olsun. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Yapılan açıklamaların ardından turnuvanın final maçı oynandı. Selçuk İnan’ın vuruşu ile Yıldızlar ve Garaj 65 takımları arasında oynanan final maçını 2-1 kazanan Yıldızlar Takımına kupayı Van Valisi İbrahim Taşyapan verdi.

    İnan ve Kekilli’nin özellikle engelli gençlerle yakından ilgilenerek bol bol selfie çekmelerinin ardından program son buldu.

  • Prof. İnan: “Projede öngörülmeyen eklemeler veya eksiltmeler riski yükseltir”

    Mersin Üniversitesi (MEÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim İnan, olası bir depremde kayıp ve zararları azaltmaya yönelik hazırlıklar ne kadar iyi yapılırsa afet zararlarının o kadar azaltılabileceğini belirterek, “Binaya projede öngörülmeyen eklemeler ya da eksiltmeler yapılması riski yükseltir. Ülkemizdeki yapısal risklerin çok önemli bölümü, yapım sırasında inşaatın ilgili standart ve yönetmelik şartlarına uyulmamasından kaynaklanıyor” dedi.

    MEÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İnan, Dünya Afet Zararlarını Azaltma Günü çerçevesinde Çiftlikköy Yerleşkesi Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde “Afet Bölgelerinde Yapısal Hasarların Azaltılmasında Bina Yapımı ve Zemin Koşullarının Önemi” başlıklı bir konferans verdi. Konferansta, afet zararlarının azaltılmasına ilişkin yapısal riskler ve bu riskleri ortadan kaldırmanın yollarını anlatan İnan, Kocaeli, Marmara ve Van depremlerinden fotoğraflarla binalarda yapılan hataları aktardı.

    Türkiye nüfusunun yüzde 70’inin birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde yaşadığına dikkat çeken İnan, bu kapsamda gerek zemin etüdü gerekse bina yapımında deprem hasarlarının azaltılması için gerekli önlemlerin alınmasının önemine vurgu yaptı. Kayıp ve zararları azaltmaya yönelik hazırlıklar ne kadar iyi yapılırsa afet zararlarının o kadar azaltılabileceğini söyleyen Prof. İnan, “Binaya projede öngörülmeyen eklemeler ya da eksiltmeler yapılmışsa, zemin özellikleri dikkate alınmamışsa, malzeme özellikleri ve miktarında standartlara uyulmamışsa, yatay ya da düşey düzlemde düzensizlikler varsa yapısal riskler yüksektir” ifadelerini kullandı.

    Binalardaki en büyük hataları ise kat döşemelerinin aynı hizada olmaması, komşu yapılarda kolon kırılmaları, zayıf kolon-güçlü kiriş, gereksiz ağır kütleler, ağır cephe askıları, panel ve kaplamalar olarak sıralayan İnan, ayrıca malzeme hataları, kalitesiz beton ve donatı hatalarının da olası bir depremde hasara neden olduğunu belirtti. İnan, hasarların ortadan kaldırılması için onarım ve güçlendirme yapılaması, zeminin jeolojik özelliklerinin göz önüne alınması, mikro bölgeleme çalışması yapılması ve imar çalışmasının da buna göre yapılması gerektiğinin altını çizdi.

    İnşaat yapımı sırasında denetim mekanizmasının uygulamadaki eksikliğine de işaret eden İnan, “Ülkemizdeki yapısal risklerin çok önemli bölümü, yapım sırasında inşaatın ilgili standart ve yönetmelik şartlarına uyulmamasından kaynaklanıyor” diye konuştu.

  • Ünlü iş adamı Serdar İnan, FETÖ operasyonunda gözaltına alındı

    Taksim’de demokrasi nöbetlerinde yemek dağıtan ünlü iş adamı Serdar İnan, FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından Taksim’de demokrasi nöbetlerinde vatandaşlara yemek dağıtan İnanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan’ın FETÖ/PDY finans yapılanması soruşturması kapsamında gözaltına alındığı öğrenildi. Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen ünlü iş adamının sorgusu sürüyor.

    Önceki gün düzenlenen operasyonda Akfa Holding’in sahibi Fatih Aktaş, A101’in sahibi Turgut Aydın, Fi Yapı’nın sahibi Fikret İnan’ın da aralarında olduğu çok sayıda önemli isim gözaltına alınmıştı.

  • Serdar İnan, Taksim’de demokrasi nöbeti tutanlara her akşam ücretsiz yemek dağıtıyor

    Darbe girişiminin ardından sokağa çıkarak iki haftadır demokrasi nöbeti tutan halka destek olmak amacıyla İnanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda Mimar Sinan Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı olan Serdar İnan ücretsiz yemek dağıtıyor. Serdar İnan, Demokrasi çağrısının devam ettiği sürece de yemek dağıtmaya devam edeceklerini söyledi.

    Taksim meydanında yoğun kalabalıkta yürümek de kolay değil. Meydanda “Ölürüm Türkiye” şarkısı çalıyor. 15 Temmuz darbe girişimi gecesi yaşananlar Barkovizyon’dan yansıtılıyor ve gelen insanların elinde hep Türk bayrağı var

    “Her akşam bin 500, iki bin kişiye yemek dağıtıyoruz”

    15 Temmuz gecesi gerçekleşen darbeye teşebbüs girişimi sonrasında İstanbul’da demokrasi nöbeti devam ediyor, “Burada iki haftadır nöbetteyiz” diyen Serdar İnan, “İnanlar firmamızın Mimar Sinan diye bir vakfı var. Milli ve muhafazakâr bir nöbet tutulması gerek olay olduğu zaman mutlaka gidip orada yardımlar yapıyoruz. Burada da iki haftadır her akşam bin 500, iki bin kişiye yemek dağıtıyoruz. Taksim her türlü insanımızın olduğu kozmopolit bir yer. Burada Türkiye mozaiği var, çok değişik olaylarla karşılaşıyoruz. Akşama kadar yiyeceği bir kap yemeği bekleyen insanlar var. Bir saat kuyruk bekliyorlar yemeği alıp hızlıca yedikten sonra tekrar kuyruğa giren insanlarımız var. Onlara elimizden geldiği kadar yardım etmek bizleri de bahtiyar ediyor” dedi.

    “Taksim’de her kesimi bir arada görüyoruz”

    15 Temmuzda Türkiye’nin büyük bir travma yaşadığını ve badire atlattığını söyleyen İnan sözlerine şöyle devam etti;

    “Türkiye bugün dünyada yaşayan 1. 7 milyar müslümanın göz bebeği olan bir ülke, herkes bizi gözlüyor dünyada İslam iki asırdır çok baskı altında bu insanların beklenti içindeki tek ülke Türkiye. Türkiye Osmanlının mirasçısı, Osmanlının neler yaptığını hepimiz biliyoruz. İnşallah bundan sonra da dünyadaki bütün müslüman ülkelerin bir araya gelmesinde kilit taşı olur. Çünkü güzel vatanımızın içindeki her kesimin bir araya gelmesinde önemli bir kilit taşı oldu. Şuan Taksimde de bunu görüyoruz. Çarşaflısından çok modern giyinenine, Suriyelilere, Araplara, Afganlara, Siyahîlere kadar herkes her akşam gelip bizden yemek alıyor. Bu insanların bir araya geldiği beraber aynı sancağın altında aynı geleceği paylaştığı bir yer burası. Gelecekte tarih Taksim meydanındaki bu olayları, 15 Temmuzdaki verdiğimiz şehitlerimizi anacak diye düşünüyoruz.”

    “Son olaylardan sonra birbirimizin önemini anladık”

    “Her akşam burada halkımıza yemek dağıtmaktan büyük bahtiyarlık duyuyoruz” diyen İnan, “Eşimiz, dostumuz, ahbabımız sıraya girmiş durumda ‘Serdar bana da bir gün yaz’ diye. Sağ olsunlar çok dostumuz var. Bizzat gelip burada iki saat kepçe sallayan arkadaşlarımız var. İnsanların paylaşım yapması çok güzel. Son olaylar insanları birleştirdi. Aslında birbirimizin önemini anladık. Dikkat ediyorum 15 Temmuz’dan sonra trafikte bile insanlar daha fazla hoşgörülü davranmaya başladı. Bunlar hep güzel mesajlardır inşallah hepte devam edecek. Hâkimiyeti milletin olduğu, bu ülkenin kilit taşı olduğunu bütün dünyaya göstereceğiz” dedi.