Etiket: İmza

  • Milli Eğitim Bakanlığının organizasyonuyla Japonya’daki afet eğitimine katılan öğretmenler uluslararası başarılara imza attı

    Milli Eğitim Bakanlığının organizasyonuyla Japonya’daki afet eğitimine katılan öğretmenler uluslararası başarılara imza attı

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk sosyal medya hesabından, Millî Eğitim Bakanlığının Okul Tabanlı Afet Eğitimi Projesi kapsamında Japonya’da ileri düzey eğitimlere katılan öğretmenler, afet eğitimi içeriklerine sadık kalarak hazırladıkları projeler ve yayınlarla uluslararası düzeyde önemli başarılar kazandığını duyurdu. Bakan Selçuk, “Ödül kazanan, uluslararası kuruluşlardan kabul gören tüm öğretmenlerimizi kutluyorum” dedi.

    Japonya’daki eğitimlere katılan öğretmenlerden Nurben Doğan, deprem anı ve sonrasında yapılması gerekenleri çocuklarda olumsuz duygular uyandırmayacak eğlenceli bir dille anlattığı “Çök! Kapan! Tutun!” isimli kitabıyla, JICA (Japan International Cooperation Agency / Japonya Uluslararası İş Birliğ Ajansı) Türkiye Ofisi ve JICA Derneği iş birliğinde düzenlenen 5. Başarı Öyküsü Yarışması’nda birincilik ödülüne layık görüldü.

    “Afete her an hazırlıklı olmamız gerekiyor. Biz de bu hassasiyetle davranarak tüm öğretmen ve öğrencilerimizi hayat kurtaracak bilgi ve becerilerle donatmak istiyoruz”

    Tamamı deprem kuşağında yer alan ve sıklıkla bu gerçekle yüz yüze gelen ülkemizde, afete hazırlığın çok önemli bir eğitim konusu olduğunun altını çizen Bakan Selçuk,” Son dönemde Elazığ, İstanbul, İzmir’de depremi yaşadık. Yaşanan tüm depremlerde okullardaki kamera kayıtları inceleniyor. Sosyal medyada da benzer deprem anı videolarını görüyoruz. Deprem anında kaçmak yerine çök-kapan-tutun pozisyonunda olmalıyız. Bunun içselleşmesi için en baştan başlamamız gerekir; çocukluktan, çocuk kitaplarından ve çocuklara verilecek deprem eğitimlerinden… Okul tabanlı afet eğitimi projemiz kapsamında Japonya’da gerçekleştirdiğimiz ileri düzey afet eğitime katılan öğretmenlerimizden Nurben Doğan’ın deprem anında yapılması gerekenleri, masal tadında anlatan “Çök! Kapan! Tutun!” adlı kitabını, okul öncesi ve ilkokul 1 ve 2. sınıf öğrencilerimize ücretsiz olarak ulaştıracağız. Ödül kazanan, uluslararası kuruluşlardan kabul gören tüm öğretmenlerimizi kutluyorum. Afete her an hazırlıklı olmamız gerekiyor. Biz de bu hassasiyetle davranarak tüm öğretmen ve öğrencilerimizi hayat kurtaracak bilgi ve becerilerle donatmak istiyoruz. 2019 yılından bu yana 250 bini aşkın meslektaşımız afet eğitimi aldı. 25 öğretmenimiz Japonya’da ileri düzey afet eğitimlerine katılmıştı. Japonya iş birliğindeki ileri düzey afet eğitimimiz meyvelerini vermeye başladı. Öğretmenlerimiz Türkiye’ye döndüklerinde, çocuklarımız ve tüm toplum için önemli projeler hazırladılar. Meslektaşlarımın duyarlık, bilgi ve deneyimleriyle ortaya koydukları projeler, bundan sonra yapacağımız çalışmalara ışık tutacak” ifadelerini kullandı.

  • Sağlık Bakanı Koca: “Yapılan sözleşme ile 50 milyon doz aşı için imza atıldı”

    Sağlık Bakanı Koca: “Yapılan sözleşme ile 50 milyon doz aşı için imza atıldı”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bizim bu dönemde Sinovac dediğimiz inaktif aşıyla diyaloglarımız devam ediyor. Bununla ilgili bir sözleşme yapıldı. Toplam Aralık, Ocak ve Şubat ayında bir sorun olmazsa yapılan sözleşme ile 50 milyon doz aşı için imza atıldı” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Aşılardaki son gelişmelerin sorulması üzerine, Türkiye’de Pfizer ve Sinovac firmaları tarafından geliştirilen aşıların Faz-3 denemelerinin hala devam ettiğini hatırlatan Bakan Koca, “Erken dönemde vatandaşımızı aşıya eriştirmek noktasında bir çaba içindeyiz. Burada özellikle dikkat ettiğimiz husus da; vatandaşımıza uygun bulduğumuz, uygun olabilir diye düşündüğümüz aşının etkinlik ve güvenilirliğini önemsiyoruz. Dolayısıyla bu anlamda etkin ve de güvenilir olduğunu bildiğimiz aşıları erken dönemde tedarik ederek vatandaşımızla buluşturmak istiyoruz. Aşılar biliyorsunuz farklı yöntemlerle geliştiriliyor, inaktif aşılar var, mRNA aşısı, protein ve vektör aşıları şeklinde. Bizim bu dönemde Sinovac dediğimiz inaktif aşıyla diyaloglarımız devam ediyor. Bununla ilgili bir sözleşme yapıldı. Toplam Aralık, Ocak ve Şubat ayında bir sorun olmazsa yapılan sözleşme ile 50 milyon doz aşı için imza atıldı. Yani sözleşme imzalandı. Aralık ayında asgari 10 milyon doz olmak üzere ama 20 milyon hedefliyoruz. Ocak ayında 20 milyonda sorun yok, Şubat ayında da asgari 10 milyon olmak üzere toplam 50 milyon doz için sözleşme imzalandı. Diğer mRNA aşısı (Pfizer) için de Aralık ayında 1 milyon, ilerleyen süreçte takvim daha belirlenmedi ama 25 milyona kadar aşının verilebileceği konusunda görüşmelerimiz devam ediyor. Rusya ve diğer aşılarla da irtibat halindeyiz” şeklinde konuştu.

    “Kısıtlamalar sonrası en erken 1 hafta 10 gün içerisinde sonucu görmek mümkün olur”

    Vaka artışının sürdüğü ve şuan uygulanan hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamalarının uzayıp uzamayacağı konusundaki sorulara cevap veren Bakan Koca, “Biliyorsunuz geçen hafta sonu başladı kısıtlamalar. Kısıtlamalar sonrası en erken 1 hafta 10 gün içerisinde, ortalama 2 hafta içerisinde sonucu görmek, değerlendirmek mümkün olur. Dolayısıyla şuan değerlendirmek açısından erken olur. Ama önümüzdeki hafta daha net, bu kısıtlamaların pandeminin seyrini nasıl değiştirdiğini, nasıl etkilediğini görmüş olacağız. Ona göre de ilave bir tedbir alınıp alınmaması gerektiğini de öneri olarak sunulmuş olacak. Bahsettiğiniz saat uygulaması, özellikle hafta sonu için söylenen; Bilim Kurulu’nun aslında hafta sonu uygulaması ile ilgili genel olarak kanaat olarak olmamıştı. Kabinede değerlendirildi. Biliyorsunuz yurt dışında, özellikle hafta içi uygulamalarda 21.00 – 07.00 uygulamaları Fransa dahil olmak üzere yaygın. Biz tersine şöyle demiş olsaydık; hafta sonu 20.00 ile sabah 10.00 arası sokağa çıkma yasağı olacak. Demiş olsaydık aynı algı olur muydu? Olmazdı. Ama aslında olan olay buydu. Bu gerektiğinde daha da genişletilebilir. Ama genişletilme veya daraltılma veya farklı bir öneriyi sunabilmemiz bizim 1 hafta – 10 günlük zaman dilimi sonrası bu kısıtlamalarla elde edilen sonuçla doğru orantılı olur” diye konuştu.

    “Bu dönemde en ufak bir grip benzeri, nezle benzeri belirtinin de Covid olabileceğini mutlak düşünelim”

    Covid-19 enfeksiyonunda erken başlanan ilaç tedavisinin hayati derecede öneme sahip olduğuna dikkat çeken Koca, “Vatandaşımızın yüzde 80’e yakınının hafif geçirdiğini biliyoruz. Hafif geçirenler ben ilaç almadan da bunu hafif atlattım diye düşünüyor olabilir. Ama bize özellikle müracaat eden, ağır gelen hastaların özellikle ilaç kullanmayan hastalar olduğunun altını çizmek istiyorum. Yani hastaneye yatan, yoğun bakıma geçişi olan ve erken dönemde kaybetme durumunda kaldığımız hastaların önemli kısmı, erken dönemde tedavisi başlanmayan ve erken dönemde ilacını almayan kişiler olduğunu bilelim. Bu hastalıkta ilk 3-5 günün hatta 6 günün hafif seyrettiğini devamında 7’nci, 8’inci gün giderek akciğerde, akciğer tutulumu ile kendisini gösterdiğini, eğer kötüleşirsen bu 2ilacı al diye bir yaklaşımın doğru olmadığını söylemek istiyorum. Çünkü zaten o dönemde 7’nci, 8’inci günde aldığınızda etkisi artık olmaktan çıkmış oluyor. O nedenle erken dönemde ilaçlarımızı hemen alalım. Bu dönemde en ufak bir grip benzeri, nezle benzeri belirtinin de Covid olabileceğini mutlak düşünelim” açıklamalarında bulundu.

    “Bu dönemde benim vatandaşıma verdiğim bütün rakamların tamamının doğru olduğunun altını çizmek istiyorum”

    Bugüne kadar Covid-19 ile ilgili açıklanan verilerin tamamının doğru veriler olduğunun altını çizen Bakan Koca, “Bugün benim söylediğim 28 bin 351 sayısı toplam vaka sayısı. Vaka PCR testi pozitif olan herkestir. Semptomu olsun, olmasın. Belirtisi olsun, olmasın herkes anlamına gelir. Yani hastaneye yatan bizim hasta diye tanımladığımız, ağır hasta diye tanımladığımız bütün hastalar dahil olmak üzere testi pozitif olan herkes. Bunun dışında ölümlerle ilgili olarak, bizim bu dönemde benim vatandaşıma verdiğim bütün rakamların tamamının doğru olduğunun altını çizmek istiyorum. Vaka sayısı adı altında vakaları vermedik. Hasta sayısı adı altında verdik. Bugün için toplam vakayı vermiş olduk” dedi.

    “Enfeksiyon belirtisi olan her hasta Covid hastası mıdır”

    Ekrem İmamoğlu’nun ölümler ile ilgili yapmış olduğu açıklamaların sorulması üzerine cevap veren Bakan Koca şu ifadeleri kullandı:

    “Ölümlerle ilgili bildiğiniz gibi Mart ayında pandemi başladığında baştan definlerle ilgili özel defnedilmesi gerektiği, hatta özel mezarlık, ayrılmış mezarlık olması gerektiği, torbalar durumu, defnedileceği bilgisiyle ilgili kafa karışıklığı vardı. O dönemde genelge yayınlamıştık. Normal bulaşıcı olan diğer hastalıklar gibi HIV ve benzeri, menenjit gibi nasıl defin yapılıyorsa benzer şekilde defnin yapılmasını belirten yazı yazmıştık. Ama o alışkanlık o güden beri yer yer devam eder oldu. Yine o dönemde daha önce bulaşıcı hastalıklar olarak ölüm belgemiz var. Belgenin sol üst kısmında ölüm şekli yazar, altında ölüm nedeni yazar. Ölüm şekli doğal mı, adli bir ölüm mü? Bunu belirlemek için konulan kısım. İlk hekimin işaretlediği bir kısım. Ölüm nedeni ise ikinci bir hekimle doldurulan kısım. Bulaşıcı hastalıklar kısmı var ayrıca. Bu kısımda Mart’tan önce çok da doldurulan bir bölüm değildi. Esas ölüm nedeni çünkü önemli olandı. Fakat bizim genelge sonrası bulaşıcı hastalıklar gibi defnedilmesini belirttiğimiz için her geçen gün bu hane doldurulmaya başlandı. Bildiğimiz 192 bulaşıcı hastalıklar sadece buraya düşülerek işlenmedi. Enfeksiyon bulgusu olan her hasta buraya işlendi. Enfeksiyon bulgusu olan her hasta bulaşıcı hastalıklar kısmına işlendi. Yani akciğer kanseri, prostat, meme kanseri veya lenfoma veya lösemi gibi hastalığı olup enfeksiyonla kaybedilmeyen hasta mı var? Enfeksiyon bulgusu olmayan menenjit hastası mı var, enfeksiyon bulgusu akciğer kanseri hastası mı var kaybedildiğinde? Enfeksiyon bulgusu olan her hastanın işlendiği yer bulaşıcı hastalıklardır. Ama esas ikinci bölüm ise ölüm sebebidir. Ölüm sebebi Covid ise Covid, menenjit ise menenjit yazılıyor. Orası da ikinci bir hekimin denetimiyle yapılıyor. Bakanlık olarak biz yapmıyoruz, hekimlerin doldurduğu kısım bu. Enfeksiyon belirtisi olan her hasta Covid hastası mıdır?”

  • Başkan Vidinlioğlu: “Üniversite ile önemli çalışmalara imza atacağız”

    Başkan Vidinlioğlu: “Üniversite ile önemli çalışmalara imza atacağız”

    Üniversite yetkilileri ile bir araya gelen Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu,

    Kastamonu Belediyesi Meclis Salonu’nda üniversite yetkilileri ile bir araya gelen bilgilendirme toplantısında konuşan Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu ise, “Biliyorsunuz gastronomiyle ilgili üniversitemizle bir çalışma içerisine gireceğiz. Covid-19 salgını dolayısıyla bu çalışma biraz gecikti. Şehrimiz genelinde tüm hanelere ulaşacağız. Buralarda yapılan yöresel yemekleri ortaya çıkartacağız. Bugün bilinen 812 çeşit ürünümüz var. Bunun 200’ü yemek üzerine. Amacım yöresel mutfaktaki gücümüzü tam anlamıyla ortaya çıkartmaktır. Yine kendirle ilgili de artık konuşmanın ötesine geçmeliyiz. Eyleme geçmeliyiz. Müteşebbis gerekiyor. Bu alanda yatırım yapmak isteyen kim olursa olsun elimizden gelen desteği vermeye gayret edeceğiz. Üretici ürettiği ürünü sıkıntısız satarsa kendirde de istenileni alabiliriz. Aksi taktirde üreticiyi cesaretlendiremeyiz. Elimizin değerini bilmeliyiz” ifadelerini kullandı.

  • Aziziye Belediyesi bir ilke daha imza attı

    Aziziye Belediyesi bir ilke daha imza attı

    Aziziye Belediyesi, israfın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilmesi ve en aza indirilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi’ne 2018 yılında dahil oldu. Kamu kurumları için örnek teşkil edecek çalışmalar yapan Aziziye Belediyesi, iki yılda kurduğu sıfır atık sistemi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan Sıfır Atık Belgesi’ni almaya hak kazanan Erzurum İlindeki ilk Belediye oldu.

    Belediye binasındaki tüm çöp kutularının kaldırılması, atıkların geri dönüşüme uygun şekilde ayrıştırılması, personel eğitimleri ve projenin ilçe genelinde uygulanabilirliği için bilinçlendirme faaliyetlerini kapsayan sıfır atık çalışmaları sınırlarını genişleterek devam edecek. Kurumda yürütülen başarılı politikanın ilçe içinde de uygulanması, hane halklarının çöplerini sıfır atık sitemine göre ayrıştırması için çalışmalar devam ediyor.

    İlçe Geneline Mobil Atık Getirme Merkezleri Konuldu

    Aziziye Belediyesi, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma için Sıfır Atık Projesi kapsamında ilçenin çeşitli noktalarına Mobil Atık Getirme Merkezleri yerleştirdi. İsrafın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması için 2018 yılında dahil olduğu “Sıfır Atık Projesi” kapsamında çalışmalarına devam ediliyor. Aziziye’nin farklı mahallelerinde üç ayrı noktaya konumlandırılan Mobil Atık Getirme Merkezleri’nde Küçük elektronik eşyalar, kağıt, karton, kitap, gazete, plastik atıklar, metal atıklar, cam atıklar ve atık piller amacına uygun şekilde toplanabilecek. Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan “Atıkların geri dönüşüme uygun şekilde ayrıştırılması, personel eğitimleri ve projenin ilçe genelinde uygulanabilirliği için attığımız adımlara yenilerini eklemeye devam ediyoruz. Çevre kirliliğinin ve tehdidinin bertaraf edilebilmesi için yapılacak en güzel çalışma geri dönüşümdür. Biz de bu noktada Aziziye Belediyesi olarak temiz, düzenli ve yaşanabilir bir Aziziye için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Verimliliğin artması, temiz ortam kaynaklı olarak performansın artması, israfın önüne geçilip maliyetlerin azaltılması, çevresel risklerin azalmasının sağlanması için el ele verip ilçemiz sakinleriyle bu harekette başarılı olacağız” dedi.

    Başkan Orhan; Daha Yeşil Ve Daha Temiz Bir Aziziye İçin Çalışıyoruz

    Son yıllarda cazibesi hızla artan ilçelerin başında gelen Aziziye’nin imarlaşma anlamında büyük mesafeler kat ettiğini dile getiren Belediye Başkanı Orhan, bu durumun ilçenin daha yaşanabilir bir konuma gelmesinden kaynaklandığını dile getirdi. Daha temiz ve yeşil bir Aziziye için belediye olarak çalışmalarını devam ettirdiklerini söyleyen Başkan Orhan, “Aziziyemizin en ücra noktasına kadar hizmetlerimizi götürmek için çalışıyoruz. Temizlik konusunda hassasiyetimiz devam ediyor. Bununla birlikte ilçenin yeşillendirilmesi anlamında da gayret gösteriyoruz” dedi.

  • Ankaraspor’da 6 imza

    Ankaraspor’da 6 imza

    Ankaraspor, transferin bitimine saatler kala 6 oyuncuyu kadrosuna kattı.

    Geçtiğimiz hafta transfer yasağını kaldırır kaldırmaz 11 transfer yaptığını duyuran başkent ekibi, transfer döneminin son gününde yaptığı transferlerle birlikte 17 oyuncuyu kadrosuna katmış oldu. Mavi-beyazlı ekip en son Adanaspor forması giyen Kamerunlu forvet Mbilla Etame ile geçen sezon Denizlispor’da oynayan Kamerunlu orta saha oyuncusu Marc Kibong Mbamba ile 1’er yıl; Kayserispor’dan stoper Levent Gülen, Hırvatistan 2. Lig takımlarından NK Dugopolje’den orta saha oyuncusu Bernard Bulbwa ve Boluspor’dan forvet Mustafa Batuhan Altıntaş ile 1+1’er yıllığına anlaştı.

    Diğer yandan mavi-beyazlılar, Süper Lig ekiplerinden MKE Ankaragücü’nden 1 yıllığına, ön libero mevkiinde görev yapan Milos Stanojevic’i de kiralık olarak kadrosuna kattı.