Etiket: imkan

  • TESK Genel Başkanı Palandöken: “Yöresel ürünlerin tanıtımına imkan tanınmalı”

    Yüksek stant kiraları yüzünden ülke genelindeki yöresel ürünlerin yeterince tanıtım imkanı bulamadığını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Yöresel ürünlerin tanıtımı için düzenlenen etkinliklerde esnaftan alınan stant kiraları kaldırılmalı. Aksi takdirde hasılatını çıkaramayan esnaf, tanıtım günlerine gidemiyor. Yöresel ürünler yeterince tanıtılamadığı için iç ve dış pazarda satış yapılamıyor. Esnaf ve sanatkara yerel yönetimler destek vermeli ki yöresel ürünlerimiz daha çok tanıtılıp dünyaya açılabilsin. Bunun için de ilgili bakanlıklar yöresel ürün üreticilerini mutlaka desteklemeli” dedi.

    Hemşehri dernekleri tarafından büyükşehirlerde düzenlenen yöresel ürünlerin tanıtım günlerinde esnaftan yüksek oranlarda stant ücretlerinin talep edilmesinin doğru olmadığını söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya gibi büyükşehirlerde organize edilen yöresel ürünlerin tanıtım günlerinde Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen esnafımız iki üç günlüğüne kiraladığı stantlara yüksek meblağlar ödüyor. Zaten şehir dışına çıkarak masrafa giren esnaf ve sanatkar, stant kirasını çıkarmak için ürünlerin fiyatını artırmak zorunda kalıyor. Ancak ürünlerin fiyatı artınca vatandaş talep göstermiyor ve bu kez ürünler elde kalıyor. Vatandaş yöresel ürünü tanıyamıyor, esnaf da satış yapamıyor. Esnaf kâr edemeyince bir sonraki etkinliğe katılamıyor ve tanıtım eksik kalıyor” diye konuştu.

    “Her bölgenin farklı bir yöresel ürünü var”

    Her bölgenin farklı yöresel ürünleri olduğunu anlatan Palandöken, “Türkiye, coğrafi özellikleri bakımından çeşitlilik gösterdiği için her bölgenin kültürü ve yöresel ürünleri farklılık gösteriyor. Rize’nin çayı, Isparta’nın gülü, Malatya’nın kayısısı, İzmir’in üzümü, Gümüşhane’nin pestili, Trabzon’un tereyağı gibi birçok yöresel ürün Türkiye için büyük bir zenginlik kaynağı. Bu ürünlerimizin hem ülke içinde hem de ülke dışında tanıtımı çok önemli. Büyük şehirlerde yaşayan vatandaşlar, köylerine bile gidecek vakit bulamazken yöresel ürünleri maalesef tanıyamıyor. Bu yöresel ürünlerin tanıtımı için özellikle belediyeler ile diğer kamu kurumları tarafından tahsis edilen yerlerde hemşehri dernekleri tarafından düzenlenen organizasyonlar çok etkili bir yöntem. Esnafımız bu tür tanıtım günlerinde kazandığı müşterilerine daha sonra sürekli satış yapabiliyor. Türkiye’nin her yerinden sipariş alıp, kargoyla ürünlerini gönderebiliyor. Ancak yöresel ürünlerin tanıtım için organize edilen yerlerde esnaf ve sanatkarın açtığı stantların kiraları düşürülmeli. Esnaf kar edebilmeli ki bir sonraki sene de tanıtımlar devam etsin. Yöresel ürünlerimizin hem iç pazarda hem de dış pazarda tanınıp satılabilmesi ve ülke ekonomisine katkı sağlaması için gerekirse bu tanıtımlarda stant ücreti alınmamalı” şeklinde konuştu.

  • Adalet Bakanı Gül: “Teklif herkesin genel başkanının ismini gördüğü, amblemini gördüğü kendi partisine oy vermeye imkân getiriyor”

    Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Getirdiğimiz düzenleme, teklif herkesin kendi tüzel kişiliğiyle genel başkanının ismini gördüğü, amblemini gördüğü, logosunu gördüğü, alıştığı, kendi partisine oy vermeye imkân getiriyor” dedi.

    Adalet Bakanı Gül, TBMM Genel Kurulunda 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin yaptığı konuşmada seçim güvenliği konusunda, “Dürüstlük millet iradesine saygının bir gereğidir. Demokrasilerde söz ve karar milletindir, milli egemenliğin asli sahibine aittir. Millet iradesinin en temel tezahürü olan seçimlerin de güven içinde, gizlilik ve dürüstlük içerisinde yapılması oldukça önemlidir. Bu teklifle Türkiye’de seçimlerin gizlilik, dürüstlük ilkesine uygun şekilde daha demokratik, şeffaf şekilde yapılmasına yönelik şartları tahkim etmektedir. Seçimlerin güvenli ve tarafsız şekilde yürütülmesini sağlayacak ilave tedbirler gelmektedir. Bu şekliyle vatandaşlarımızın seçme hakkı ve seçilme hakkının tam anlamıyla güvence altına alınması amaçlanmaktadır” dedi.

    Gül, şöyle konuştu:

    “Biz 16 Nisan referandumunda bu kampanyayı anlatırken birileri ’Partiler kapanacak, siyasi partiler kapatılacak, iki parti kalacak, şu olacak, bu olacak’ diye bir propaganda yaptı. Bakın, şimdi görüldüğü üzere biz milletimize asla yanlış söylemedik. Biz koalisyonlar dönemi kapanacak dedik ama milletin merkez olduğu, milletin patron olduğu ittifaklar her zaman olacak dedik, bugün de onu yapıyoruz. Başka bir şey söylemiyoruz. Milletin paydasında milletin geleceğine, milletin hakem olduğu, patron olduğu her zaman ittifaklar yapılacak. İşte, buna imkân tanıyan bir düzenlemeyi bugün Genel Kurulun huzuruna getiriyoruz. Siyasi partiler birtakım sebeplerle ittifak yapınca kendi amblemiyle, yıllarca partisine oy vermiş bir seçmen geliyor, oy pusulasında kendi partisini göremiyor ama demokrasi anlamında da sandığa gidip partisine oy vermek istiyor. İşte, bu getirdiğimiz düzenleme, teklif herkesin kendi tüzel kişiliğiyle genel başkanının ismini gördüğü, amblemini gördüğü, logosunu gördüğü, alıştığı, kendi partisine oy vermeye imkân getiriyor. Ama eskiden ne oluyordu, bu düzenlemeden önce? İşte, seçimler geldiğinde partiler ittifak yapıyor ama bir partiye mecbursun, mahkûmsun ve hazine yardımı alamıyorsun, parti amblemini alamıyorsun ve demokratik katılımıyla sandığa gidişi de gerçekten olumsuz etkiliyordu.”

    Bakan Gül, seçimlere ve demokrasiye katılımı çok fazla artıracak olan bir diğer düzenlemenin Yüksek Seçim Kurulu tarafından hasta, yatağa bağımlı olan seçmenlerin oy kullanmasına imkân tanınmasına yönelik olduğunu belirterek, “Hepimiz seçimlerde adaydık, çalıştık. O, okullarda oy kullanırken sedyelerle, o tekerlekli sandalyelerle, çocuklarının omzunda oy kullanmaya gelen büyüklerimizi görünce hepimizin içi sızlıyor öyle değil mi? Ama şimdi bu seyyar sandıkları Yüksek Seçim Kurulu kurarak bu şekilde demokrasiye katılımı da yine artıracak. Bir diğer katılım, Anayasa değişikliğiyle milletvekillerinin 18 yaşa kadar seçilmesini düzenleyen bir maddeyi getirdik ve aziz milletimizin oylarıyla kabul edildi. Şimdi, nasıl hükümette ve yasamada bu anlamda bir değişiklik olduysa yerel yönetimde de, mahallî idarelerde yine 18 yaşında -gençliğimize güveniyoruz- Türk genci gerçekten bu yaşta Türkiye’nin sorumluluğunu alacak, kendi mahallî ihtiyaçlarını karşılayacak, yerel seçimlerde de başarılı olacak gençlerimizdir. Onlara güveniyoruz ve bu şekilde bir düzenleme de elbette yine gündemdedir” şeklinde konuştu.

    Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop ise, kanun teklifinin üç ana bölümden oluştuğunu söyleyerek, yerel seçimlerle ilgili düzenlemeler olduğunu belirtti. Şentop, “Yaklaşık 3 madde. Birisi kelime değişiklikleri içeren 24. madde. Referandumda kabul edilen değişikliklere paralel olarak seçilme yaşının 18’e indirilmesidir. Belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliğinde, muhtarlıkta, ihtiyar heyetinde. Oy pusulalarının hepsiniı bir zarfa konulması suretiyle seçmen iradesinin geçersiz sayılmasına yönelik ihtimalleri ortadan kaldıran düzenleme. Seçim güvenliği ile ilgili 12 maddemiz var. Karma seçmen listesinden, sandık ve seçim bölgelerinin birleştirilmesi dahil olmak üzere sandık kurulu başkanlıkları ile ilgili düzenlemeler. Seçim ittifakı ile ilgili düzenlemeler” ifadelerini kullandı.

    Şentop, aynı apartmanda oturan kişilerin farklı sandıklarda oy kullanması ve sandıkların birleştirilmesinin seçim sonrasına yönelik tehditleri izale edebileceğini belirterek, “Bunlar seçenek olarak ortaya konuluyorç Şani Yüksek Seçim Kurulu burada zorunlu olarak bir birleştirmeye gitmeyecek bir yerde bu tür sıkıntıların olma ihtimali varsa. Umarız önümüzdeki seçimlerde belki hiç uygulanma kabiliyeti bulmayacaktır bu hükümler ama zaman zaman bu yönde bazı şikâyetlere rastlamıştık. Dolayısıyla Yüksek Seçim Kurulundan taleplerimiz de oldu ama Yüksek Seçim Kurulu kanuni bir temeli olmadığı için bu yapacağı, alacağı kararı, bu birleştirmeyi, bunu yapamayacağını ifade etmişti. Bunun üzerine Yüksek Seçim Kuruluna gerekli görüldüğü takdirde bu tür birleştirmeleri yapma imkânı sağlıyoruz burada” dedi.

    Seçmen listelerinin güncellenmek için askıya çıktığı ilk zamanda listelerin kontrol imkanının olacağına dikkat çeken Şentop, “Ama ihtiyaç olursa kullanılacak hükümler bunlar. Nasıl bir şey? Tabii, bu konu Komisyonda da çok tartışıldı arkadaşlarımızla, bunların cevapları da orada verildi, raporumuzda da mevcut özet olarak. Seçmenlerin listesini güncellemek için askıya çıktığı ilk zamanda bu usulle yapıldığı için listeler, bunu kontrol etme imkânı var. Ayrıca tabii ki sadece askıda listeden kontrol yapılmıyor, siyasi partilere dijital ortamda verilen seçmen listeleri de siyasi partilerin elindeki önceki verilerle ne kadar seçmen arttı, ne kadar değişiklik oldu, bunu tespit etme imkânı verecek şekilde yapılabiliyor” diye konuştu.

  • Bakan Eroğlu: “Baba oğluna böyle imkan vermez”

    Erzincan’a toplu temel atma ve açılış törenine katılmak üzere gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Erzincanlılara birçok müjde verdi. Erzincan’ı şifalı bal üretim merkezi yapmak istediklerini belirten Eroğlu, “Paran yoksa gel kardeşim para, arazin yoksa ormandan size bal ormanı için yer vereceğiz. Kovanı yoksa kovan vereceğiz. Arın yoksa arı vereceğiz. Hatta parası yok diyenlere yüzde 20’si hibe geri kalanı faizsiz destek vereceğiz. Baba, oğluna böyle imkan vermez” dedi.

    Erzincan havaalanında Erzincan Valisi Ali Arslantaş, AK Parti Erzincan Milletvekilleri Sebahattin Karakelle ve Serkan Bayram, Belediye Başkanı Cemalettin Başsoy ile kamu kurum müdürleri tarafından karşılanan Bakan Eroğlu, Erzincan Valiliğini ziyaret etti.

    Gerçekleştirilen ziyarette Valilik şeref defterini imzalayan Bakan Eroğlu, daha sonra Valilik makamına geçerek açıklamalarda bulundu.

    Bakan Eroğlu burada yaptığı konuşmada, kentte 12 tesisin temelini atacağını belirterek, bu tesislerin toplam maliyetinin yaklaşık 88 milyon lira olduğunu ifade etti.

    Erzincan’ın Refahiye ilçesindeki Dumanlı Tabiat Parkı konusunda çalışmaların yapıldığı belirten Bakan Eroğlu, konuşmasında, “Başbakanımız Binali Yıldırım’ın çok önem verdiği bir husustur. Dumanlı Tabiat Parkı’nın ilanı bugüne yetiştirildi. Şimdi burada bunu imzalamanın mutluluğunu yaşıyorum. Erzincan’ı şifalı bal üretim merkezi yapmak istiyoruz. O bakımdan buradaki vatandaşlara teklif ediyoruz. Paran yoksa gel kardeşim para, arazin yoksa ormandan size bal ormanı için yer vereceğiz. Kovanı yoksa kovan vereceğiz. Arın yoksa arı vereceğiz. Hatta parası yok diyenlere yüzde 20’si hibe geri kalanı faizsiz destek vereceğiz. Baba, oğluna böyle imkan vermez” ifadelerini kullandı.

    Yapılan konuşmanın ardından Eroğlu’nun imzaladığı metin ile Dumanlı Tabiat Parkı, Türkiye’nin 219. tabiat parkı olarak kayıtlara geçti.

    Bakan Eroğlu ve beraberindekiler daha sonra 3. Ordu Komutanlığını ve Erzincan Belediyesini ziyaret edip yapılan çalışmaları hakkında bilgi aldı.

    Bakan Eroğlu daha sonra Erzincan Müftülüğü Konferans Salonu’nda tesis açılışları ve temel atma törenine katıldı.

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Müftülük Konferans Salonu’nda düzenlenen toplu temel atma merasiminde ise DSİ tarafından inşa edilecek Merkez Davarlı Barajı, Kemah Karadağ Barajı, Kemah Doğanbeyli Barajı, Refahiye Yurtbaşı Göleti, Tercan Çatakdere Göleti, Kemah Tuzlaköy Barajı ve baraj sulaması ile 4 adet taşkın koruma tesisinin temelini attı. Eroğlu, aynı merasimde OGM tarafından ağaçlandırma ve ormancılık projesi adı altında yapılacak 1 adet tesisin de temelini attı.

    Erzincan’da 5 aileye gelir getirici tür ve 10 aileye Orköy sertifikası veren Prof. Dr. Eroğlu zerdali, ceviz, dut, atkestanesi, sarıçam türlerinden oluşan toplam 2 bin 500 adet fidanı da vatandaşlara ücretsiz olarak dağıttı.

  • Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak: “Bütün dünya mültecileri alıp almama konusunda referandum yaparken Türkiye belli standartları taşıyanların vatandaşlığına imkan vermiştir”

    Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın katılımıyla iftar yemeği düzenledi. İftar yemeğinde konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak: “Bütün dünya mültecileri alıp almama konusunda referandum yaparken Türkiye belli standartları taşıyanların vatandaşlığına imkan vermiştir” dedi.

    İftar yemeği Üsküdar’da bulunan KADEM Genel Merkezi’nde yapıldı. İftar yemeğine Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KADEM Genel Başkanı Doç. Dr. E. Sare Aydın Yılmaz, STK üyeleri, KADEM’de eğitim gören öğrenciler ile çok sayıda konuk katıldı.

    İftar yemeğinde mülteci konularına değinen Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak: “Allah’a hamd olsun. Peygamberimizden 1400 sene sonra onlara muhacir olma şansını veren Allah bu millete de Ensar olma fırsatı vermiştir. Bakın Ensar’ın en büyüğü İstanbul’dadır. Eyüp El Ensari Hazretleridir. Ensar’ın en büyüğünü barındıran İstanbul’un şehremini Türkiye’nin liderini, bizim reisimiz, İslam ümmetinin umudu Recep Tayyip Erdoğan bugün de Ensar’ın en şereflisidir. Bakın bütün dünya mültecileri alıp almama konusunda referandum yaparken Türkiye belli standartları taşıyanların vatandaşlığına imkan vermiştir. Bugün itibariyle vatandaşlığa kabul görenlerin sayısı 50 bini aşmıştır. Bunlar için belli meslek sahipleri olanlar, belli tahsil sahibi olanlar aile bütünlüğünü korumak gibi kıstaslarla şuanda bu çalışmalar yürümektedir. Allah’ın izniyle yapacak çok şey var. Ama bir an önce vatanlarına dönmeleri içinde Fırat kalkanı bölgesinde çok şey yapıyoruz” dedi.

    Fırat Kalkanı operasyonuna değinen Başbakan Yardımcısı Kaynak: “Bakın bütün dünya DEAŞ terör örgütünün edebiyatını yaparken Türkiye geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatla Türk Silahlı Kuvvetleri bütün dünyanın meşru kabul ettiği Özgür Suriye Ordusunu destekleyerek Cerablus bölgesinde 2 bin kilometre kareden fazla alanı hem DEAŞ teröründen hem PYD teröründen hem de rejim teröründen kurtarmıştır. Geçtiğimiz yıl bu zamanlar içindeki hain unsurlardan temizlendikten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri o bölgede asla bir sivilin kılına zarar vermemiştir. Ama haberlerde okuyorsunuz Musul’da Irak ordusu operasyon yapıyor sivilleri öldürüyor. Rakka’da Amerikan ordusu operasyon yapıyor sivilleri ölüyor. Türkiye masum ile suçluyu birbirinden ayıran çok hassa bir politika gütmüştür” şeklinde konuştu.

    Hepimiz daha iyi bir toplum içinde, daha gelişmiş bir ülkede, daha adil, huzur dolu bir dünyada yaşamak istiyoruz diyen KADEM Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar: “KADEM de, özelde kadın hakları için çalışırken, bu ortak hedeflere, daha huzurlu bir dünya hedefine adanmış bir adrestir. Farklı alanlarda projeler üreterek bu hedeflerin gerçekleşmesi adına çalışıyoruz. Mülteciler projesi ile insanlık vazifemizi yaparak, Suriye’de devam eden iç savaştan kaçıp ülkemize sığınan kardeşlerimize Ensar olmaya çalıştık. Çünkü biliyoruz ki Suriyeli kardeşlerimizin bir barınma merkezine yerleşmesi ile iş bitmiyor. Eğitim hayatları, sağlık sorunları, sosyal yaşantıları ilgi bekliyor. Hele ki eğitim çağındaki çocukların kayıp bir nesil olmasına göz yumamayız.

    Suriyeli misafirlerimizle ilgili sıklıkla ne yazık ki olumsuz haberler görüyoruz. Halbuki bu kardeşlerimiz, sosyal ortamlarında çeşitlilikten doğan zenginliğin, paylaşmakla gelen bereketin ve kardeşliğin sembolü olmalılar. İşte bu nedenle, kültürel ve ekonomik entegrasyon projesi başlattık. Dil öğrenmeleri, toplumla kaynaşmaları, kamuoyunda mültecilere yönelik yanlış algıyı düzeltme gibi ihtiyaçlara dikkat çektik. Meslek sahibi olmaları için eğitim programları düzenliyoruz. Her geçen gün bu çabaların kazandırdıklarını göreceğiz inşallah. Devletimizin koruması altındaki siz kızlarımıza, yani emanetlerimize, bir sivil toplum kuruluşu olarak biz de kucak açtık ve sizlerin yetişmesine katkı sunmak istedik. Kabiliyet ve isteklerinize göre mesleki kurslara katıldınız. Aldığınız eğitimler sonunda meslek sahibi olduğunuzu ve hayata atıldığınızı görmek bizim için çok büyük bir heyecan ve mutluluk. Sizler umudun sembolü oldunuz, kendinize güvenince, faydalı doğru tercihler yapınca, ve azmedince, nelerin değiştiğini gösterdiniz bize. Sunu da söylemeliyim, bugün aldığınız sertifikalar sadece mesleki yeterlilik değil, aynı zamanda KADEM ve gönüllülerinin dostluk belgesidir. Hepinizi tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

    Kızların bu toplumun temel taşıyıcıları olduğunu belirten Kadem Genel Başkanı Doç. Dr. E. Sare Aydın Yılmaz: “Onlar gün gelecek anne olacaklar, meslek sahibi olacaklar ve hayatlarını kendi ayakları üzerinde idame ettirecekler. Her ne şartta olursa olsun, kızlarımızın eğitim hakkı bakidir. Nitekim eğitim düzeyinin düşüklüğü, doğal olarak bir meslek edinme ve de iş bulma olanaklarını oldukça sınırlamaktadır, bunun önüne geçmeliyiz. Onlar geleceğin hür nesillerini yetiştiren bireyler olarak medeniyet inşasında bizim en büyük servetimizdir. Onları en iyi şekilde yetiştirmemiz ve hayata kazandırmamız gerekiyor. Bu noktada sorumluluğumuzun gün geçtikçe arttığı şuuruyla bizler de Sivil toplum-kamu işbirliği modeli oluşturarak, İŞKUR, ASPB İstanbul İl Müdürlüğü ortaklığı ile yürüttüğümüz ‘Geleceğe İş başı’ projemiz ile Yetiştirme Yurtlarında ve Çocuk Destekleme Merkezlerinde bulunan 16-18 yaşlarındaki genç kızlarımızı mesleklendirme ve istihdam sağlama gayretindeyiz. Aynı zamanda proje kapsamındaki genç kızların eğitim hayatlarını önceleyen KADEM, açıktan lise okuyan genç kızlarımız için etüt ayarlayarak okul derslerini geçebilmeleri için uzman eğitimciler eşliğinde İngilizce-Matematik-Tarih-Fizik gibi dersler vermektedir. Projemizin ilk etabında eğitimler sonrasında 11 genç kızımız staj sürecini usta-çırak ilişkisi içerisinde başarılı bir şekilde tamamlayarak çeşitli kurumlarda tam zamanlı olarak istihdam edildiler. Projemizin ikinci etabındaki eğitimler sonucunda ise 18 genç kızımız sağlık sektöründe ara eleman olarak staja başlayacaklar ve akabinde istihdam edilecekler” ifadelerini kullandılar.

    İftar sonrası KADEM’de eğitimini tamamlayan 18 öğrenciye sertifikaları takdim edildi.

  • Palandöken: “Emeklilikte yaşa takılanlara imkan verilmeli”

    Emeklilikte yaşa takılan ve emekliliklerine 1 yıl ve 1 yılın altına olanlara kolaylık sağlanmasını isteyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken “On binlerce Bağ-Kurlu ve SSK’lı emeklilik için yaşa takılmış ve hatta 1 yılın altında süresi olanlara kolaylıklar sağlanmalı. Yani devlet yaşa takılan emekli adaylarına bir babalık yapmalı” dedi.

    Binlerce kişinin emekliliğine 1 yıl ve 1 yılın altında süresi kalmışken ya iş yerini kapattığını ya da işten çıkarıldığını belirten Palandöken, “On binlerce kişi yaştan emekliliğini bekliyorlar. Hatta bunların çoğunluğu son dönemde yaşan ekonomik sıkıntılardan dolayı ya işten çıkarılmışlar ve işsizlik maaşı almaktadırlar. Bir diğer emeklilik bekleyenler ise Bağ-kurlu olup iş yerini kapatan esnaf ve sanatkârlardan oluşmaktadır. Torununa bakan babaanne ve anneanneyi sevindiren hükümetimiz emekliliğine 1 yıl ve 1 yılın altında kalan işçi ve esnafa da bir kolaylık sağlamalıdır” diye konuştu.