Etiket: İmdat

  • FETÖ elebaşısının 98 dava açtığı Bolulu gazeteci İmdat Aslan’dan şok iddialar

    Bolu’da genel yayın yönetmenliğinin yaptığı gazetede FETÖ elebaşısı hakkında yaptığı haberler sonrasında Fetullah Gülen’in 98 dava açtığı gazeteci İmdat Aslan, “Bolu’nun doğa harikası mekanı Abant örgüt için çok önemli bir yerdi. Abant tıpkı Kabe gibi Fethullah’ın yaşarken ziyaret edildiği, öldükten sonra tavaf edildiği bir inanç turizmi haline gelecekti” dedi.

    Baro Evi’nde basın toplantısı düzenleyerek FETÖ’nün Bolu yapılanması ve örgütün Bolu için ne kadar önemli olduğunu anlatan gazeteci İmdat Aslan, “Abant Tabiat Parkı tıpkı Kabe gibi örgüt lideri Fethullah Gülen’in yaşarken ziyaret edildiği bir yer haline getirilmek için çalışıldı. 2008’de Abant’ın kısmi olarak imara açılmasıyla o dönem Abant’ta sular yükselmişti. Bilim adamlarının ve uzmanlarının itirazlarına rağmen FETÖ soruşturması kapsamında ihraç edilen Bolu eski Valisi Halil İbrahim Akpınar tarafından ısrarla yapılmak istenmesi, FETÖ’nün üst aklı olan Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın Abant Platformu’nun 1998 yılından bu yana Abant’ta toplanması ve Abant’la hiç bir alakası olmamasına rağmen Abant isminin alınması son olarak ’Abant Davos olacak’ sloganı hiç tesadüf değil” dedi.

    “Abant tıpkı Kabe gibi olacaktı”

    Aslan sözlerinin devamında şu sözlere yer verdi;

    “Abant’ın kısmi imara açılmasıyla Fetullah Gülen Bolu’da ikamet edecekti. Dünya genelindeki Fethullah Gülen’in okullarındaki Yahudisi, Hıristiyani, ateisti ve Müslümanların çocukları tıpkı Türkçe olimpiyatlarında olduğu gibi Bolu’ya getirilecekti. Abant tıpkı Kabe gibi Fethullah’ın yaşarken ziyaret edildiği, öldükten sonra tavaf edildiği bir inanç turizmi haline gelecekti” diye konuştu.

    “Abant Pensilvanya’nın iklimine çok yakın”

    Abant Tabiat Parkı’nın ikliminin Fetullah Gülen’in yaşadığı Pensilvanya’nın iklimine çok benzediğini ifade eden İmdat Aslan, “Bolu, Türkiye’deki 81 il içerisinde FETÖ’nün karargah olarak nitelendirdiği 10 ilin başında geliyor. Gülen’in yaşadığı Pensilvanya’da Ere Gölü’ne iklim olarak hava olarak en yakın yer Abant’tır. Gülen, düşündüğü şekilde halife olarak Türkiye’ye dönmüş olsaydı Abant’ta malikanesi yapılacaktı. Çünkü daha önce ticarethaneleri olan Highway Alışveriş Merkezi kurulmuştu. Bolu, Fetullah Gülen’in inanç turizmi adı altında yaşarken ziyaret edildiği yer, öldükten sonra ise dinlerarası diyaloğun, ılımlı İslam’ın Bolu’da tatbik edildiği yer olacaktı. Bolu’da görev yapan son üç Valinin FETÖ ile iltisaklı olması, birinin cezaevinde, birinin ihraç, birinin ise merkeze çekilerek dün itibariyle emekli olması ve üç Valinin peşpeşe gelmesi hiç tesadüf değil. Örgütün Bolu’ya verdiği önem çok fazlasıydı. Yaşananlar iyi değerlendirmek gerekiyor” ifadelerinin kullandı.

  • ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu’nun annesi Elmas Sütlüoğlu son yolculuğuna uğurlandı

    Geçtiğimiz gün rahatsızlanarak Kaçkar Devlet Hastanesi’nde kalp yetmezliği sonucu hayatını kaybeden, ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu’nun annesi Elmas Sütlüoğlu (87) Rize’nin Ardeşen ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı.

    Ardeşen Merkez Camisi’nde öğle namazı sonrasında kılınan cenaze namazına ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu’nun yanı sıra Rize Valisi Erdoğan Bektaş, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Ardeşen Kaymakamı Emrah Yılmaz, Ardeşen Belediye Başkanı Hakan Gültekin, AK Parti Rize Milletvekilleri Hasan Karal, Hikmet Ayar ile Osman Aşkın Bak, Rize Belediye Başkanı Reşat Kasap, AK Parti Rize İl Başkanı Muhammed Avcı ile çevre il ve ilçelerden bürokratlar, Belediye Başkanları, siyasiler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Genel Müdür Sütlüoğlu tören de taziyeleri kabul ederken, merhumenin cenazesi ilçedeki aile kabristanlığına defnedildi.

  • ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu:

    ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, amaçlarının modern uygulamalar ile ÇAYKUR’u dünyanın en güçlü şirketleri ile yarışır hale getirmek olduğunu söyledi.

    ÇAYKUR’un geçtiğimiz hafta uygulamaya koyduğu yeni çayda ki ıslaklığı ölçme sistemi, sistemin zaman kaybına neden olduğu gerekçeleri ile eleştirilere konu olmuştu. ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, ÇAYKUR Genel Müdürlüğü’nde düzenlediği basın açıklamasında, eleştirilere cevap verdi. Uygulamanın üreticinin lehine olduğunu belirten Sütlüoğlu uygulamaya devam edeceklerini açıkladı. Sütlüoğlu yaptığı açıklamada, “Su firesi kesme olayını alay konusu yapmaya çalışanlar var. Aklı başında insanlar bile bunu yapıyor. Doğru olanı herkesin desteklemesi gerekir. Düzensiz toplumun bir ere varması mümkün değildir. Karalama ile bir yere varılmaz. Eğer para verip aldığımız çayın üzerinde ıslaklık varsa elbette onunda oranını tespit etmek zorundayız. Çay bitkisinin kendi bünyesinde yüzde 70 su var. Biz bu suyu almıyoruz. Onu özellikle muhafaza etmek için ısıtıcı cihaz kullanmadık. Bizim amacımız çay dışındaki yağmur sularının çaydaki oranını tespit edip düşmektir. Eski uygulamada yüzde 10 kesiliyordu. Bu uygulama ile yüzde 4-5-8 oranlarında fire tespit edilmeye başlandı. Bu üreticinin lehinedir” dedi.

    Uygulama devam edecek

    Sütlüoğlu, çayın en ideal şekilde üretilebilmesi için uygulamaya devam edileceğini ifade edip, “Bu sistemde çok özel bir hassas bir terazi kullanılıyor. Üreticinin çayından aldığımız numune ilk önce kaba suyundan arındırılıp ardından kağıt havlu ile kurulanıyor. Bir üretici en fazla beş dakika bekliyor. Bunda bu kadar rahatız olunacak ne var. Beklemek gerekiyorsa bekleyeceğiz. Bu terazi adaleti sağlıyor. Bu adaletin terazisidir. Geçmişte bu teknoloji olmadığı için hiç ölçüm ve tespit yapılmadan yüzde 10 fire uygulanmış. Bugün bu imkanlar var, neden kullanılmasın. Numune alınan ıslak çaydaki ıslaklığı kağıt havlu ile temizliyoruz. Bunu mizah konusu yapan aklı evveller var. Çok garip bir algı operasyonu yürütülüyor. Bu uygulamaya devam ederek çayımızı en ideal şekilde üreteceğiz, işleyeceğiz ve dünyaya en kaliteli şekilde pazarlayacağız” dedi.

    Yarım Milyar TL ödeme

    Sütlüoğlu ÇAYKUR’un Haziran ayı içerisinde üreticisine ve işçisine yarım milyar TL ödeme yaptığını ifade edip, “Mayıs ayında 191 bin ton yaş çay aldık. Bunun karşılığında 338 milyon TL haziran ayında ödedik. Haziran ayında 145 milyon TL budama ödedik. 12.2 milyon TL ikramiye ödedik. ÇAYKUR olarak Haziran aynda toplamda 495 milyon TL ödemiş olduk. 2. sürgün 23 Haziran da başladı. Hızla devam ediyor. 16 bin 500 ton çay aldık. Alımlar hızlandı. Çay bölgesinin tamamında çay toplanıyor. Arife gününde fazla çay alıp Bayramın 1. Günü çay almayacağız. Bayramın 1. Gününde randevusu olan vatandaşlarımızın çaylarını arife günü alacağız. Bayramın 2. Günü çay almaya başlayacağız” dedi.

    Organik çaya 3.5 TL

    Sütlüoğlu organik yaş çayın kilosuna 3.5 TL ödeneceğini ifade edip, “Beklenen organik çay bizim için çok önemli. Organik çay üreticilerimiz çok değerli. Organik üreticilerimizi her zaman el üzerinde tutuyoruz ve tutmaya devam edeceğiz. Organik ürün olarak 1. Sürgünde 9 bin 442 ton çay aldık. 1.77 kuruş çaya verilen fiyattır. Biz buna 173 kuruş daha destekleme verdik. Toplamda 3.5 Kuruş vermiş olduk. Hayırlı uğurlu olsun. Bu güzel ve yüksek bir fiyattır. Dünyada bu rakamı veren başka bir ülke yok. Sadece 1. Sürgün olarak organik üreticilerimize verdiğimiz para 16 Milyon TL’dir” dedi.

  • Gece Yarısı İmdat Çığlıkları Ekipleri Harekete Geçirdi

    Şanlıurfa’da gece yarısı bir apartman dairesinde bir kadının imdat çığlıkları attığı ihbarı üzerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri olay yerine gitti. Evde kimseyi bulamayan polis, olayın detaylarını öğrenmek için araştırmaya devam ediyor

    Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa’nın merkez Karaköprü ilçesi Akdiyar Mahallesi 4061. Sokak’ta bulunan bir site içerisindeki apartmanın 7. katında gece saat 01.00 sıralarında bir kadının imdat çığlıkları duyuldu. Eşi Muhammet G. ve 3 çocuğuyla birlikte yaşayan kadının çığlıklarıyla uyanan komşuları, kocasının evden telaş içinde çıktığını görünce sesin geldiği eve giderek kapının zilini çaldı. Kapıyı açan olmayınca polise haber verildi. Olay yerine giden polisler, uzun süre evdekilere ulaşmaya çalıştı. Polisin çabaları da işe yaramayınca itfaiyeye ve sağlık görevlilerine haber verdi. Eve giden itfaiye ekipleri, kapıyı açarak polis ve sağlık görevlileriyle birlikte içeri girdi. Evin her tarafını arayan ekipler kimseyi bulamadı. Komşuların ifadesine başvuran polis, karı, koca arasında kavga yaşandığını ve kadının imdat çığlıkları atarak yardım istediğini belirledi. Muhammet G.’nin evden çıktığını gören komşuların kadın ve çocukların evden ne zaman ve nasıl çıktığını görmediklerini söyledikleri öğrenildi. Polis, olayın detaylarını öğrenmek için araştırmaya devam ediyor.