Etiket: İlki

  • Adana’da ilki gerçekleştirilen ‘Çukurova Rock Festivali’ başladı

    Adana’da müzik severlerin yoğun ilgi gösterdiği Çukurova Rock Festivali, ünlü müzik gruplarının konserleriyle başladı.

    Türkiye’nin en tanınmış Rock gruplarının sahne alacağı Çukurova Rock Festivali, Umut Kuzey’in koordinatörlüğünde Galeria AVM’nin bahçesinde başladı.

    Çevre illerden kente gelen müzik severlerin de yoğun ilgi gösterdiği festivalin ilk gününde Pentagram, Mor ve Ötesi, Pilli Bebek, Kurban, Kurtalan Ekspres, Direc-T, MadCap sahne aldı. Alanı dolduran binlerce kişi, grupların parçalarına dans ederek eşlik etti.

    “3 gün aralıksız müzik”

    Önümüzdeki 3 gün boyunca devam edecek Çukurova Rock Festivali’nde, 13 Mayıs Cumartesi günü, Athena, Feridun Düzağaç, Seksendört, Umut Kuzey, Flört, Çamur ve Anatolik sahne alacakken, 14 Mayıs Pazar günü, Selda Bağcan & Boom Pam, Pinhani, Adamalar, Baba Zula, Deniz Tekin, Süpernova ve Teoman sahne performanslarıyla Adanalı müzik severlerle buluşacak.

  • KTÜ’lü öğrenciler dünyada bir ilki başardı

    Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde (KTÜ) bir grup öğrenci, platform üzerine kurulan oyuncak araba pistinde düşünce gücü ile araba yarışı oyunu geliştirdi.

    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Elektrik Elektronik Mühendislik Bölüm Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Önder Aydemir tarafından yürütülen, araştırmacı öğrenciler Oğuzhan Başer, Yağız Sarı ve Cevdet Cıvır tarafından geliştirilen düşünce gücü ile çalışan araba yarışı oyunu projesi dünyada ilk olma özelliğini taşıyor.

    Yrd. Doç. Dr. Önder Aydemir, geliştirilen uygulamanın dünyada ilk olma özelliği taşıdığını belirterek “Bilindiği gibi insan vücudunun merkezi konumunda olan beyin, vücut faaliyetlerini yöneten ve insan merkezi sinir sistemini kontrol eden bir organdır. Beynin bu işlevleri esnasında beyin dokusundaki elektriksel potansiyel değişimlere bağlı olarak elektroansefalografi (EEG) işaretleri oluşur. Yapılan araştırmalar kişinin farklı şeyler düşündüğünde EEG işaretlerinin farklılık gösterdiğini ispatlamıştır. Bu farklılıktan faydalanarak beyin bilgisayar ara yüzü teknolojileri geliştirilmektedir” dedi.

    “Felçli hastalar olmak üzere tüm bireyler kolaylıkla kullanabilir”

    Beynin sağlıklı olmak kaydı ile uygulamayı tüm felçli hastalar olmak üzere tüm bireylerin kolaylıkla kullanabileceğini ifade eden Aydemir, “Gerçekleştirilen bu proje ile 2 kişi bir platform üzerine kurulmuş oyuncak araba pistinde düşünce gücü ile araba yarışı oynayabilmektedir. Beynin sağlıklı olmak kaydı ile bu uygulamayı tüm felçli hastalar olmak üzere tüm bireyler kolaylıkla kullanabilmektedir. Projenin çalışması özetle şu şekildedir: Kişi kendisinin kontrolüne tanımlanmış aracı ileriye doğru hareket ettirdiğini düşündüğü sırada beynin alın bölgesinden beyin işaretleri kaydedilmekte ve geliştirilen elektronik donanıma kablosuz olarak aktarılmaktadır. Elektronik kart üzerindeki işlemci aldığı beyin işaretlerini yorumlayarak aracın ileriye yönlendirilmesine ait bir örüntü belirlediğinde pist üzerindeki araç ilerlemektedir. Bu işlemci kişinin yarışa motivasyon miktarını da ölçmekte bu sayede araçlar daha hızlı gidebilmektedir. Sonuç olarak çok daha fazla yarışa odaklanan kullanıcı yarışı kazanmaktadır. Bu uygulama dünyada araştırıldığı kadarı ile ilk uygulama olup, farklı uygulamalar için de önü açık bir yeniliktir. TÜBİTAK’tan da destek alan bu projedeki gelecek çalışmalarımız da felçli ya da sağlıklı kişilerin kullanabileceği düşünce ile akıllı ev uygulamasıdır ki, buna yönelik araştırma geliştirme faaliyetlerimiz başlamıştır. Bu yenilikle beraber kişiler evindeki kapıyı, perdeyi ya da klima benzeri cihazları düşüncesi ile açıp kapatabilecektir” diye konuştu.

  • Bölge güvenlik toplantılarının ilki Ankara’da gerçekleşti

    İçişleri Bakanlığınca halk oylamasının huzur ve güven içinde gerçekleşebilmesi amacıyla İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun koordinesinde 8 ilde gerçekleştirilecek olan bölge güvenlik toplantılarının ilki Ankara’da gerçekleştirildi.

    İçişleri Bakanlığınca halk oylamasının huzur ve güven içinde gerçekleşebilmesi amacıyla İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun koordinesinde 8 ilde (Ankara, İstanbul, İzmir, Van, Diyarbakır, Gaziantep, Erzurum, Ordu) gerçekleştirilecek olan bölge güvenlik toplantılarının ilki Ankara’da gerçekleştirildi. Bakan Soylu’nun koordinesinde gerçekleştirilecek olan toplantılara; bakanlık merkez birimleri, çevre illerin valileri, İl Jandarma Komutanları ve İl Emniyet Müdürleri ile Sahil Güvenliğin olduğu bölgelerde de Sahil Güvenlik komutanları katılacak.

    Bölge güvenlik toplantılarının ilki bugün Ankara merkezli olarak 21 ilin katılımıyla (Aksaray, Ankara, Antalya, Bartın, Bolu, Çankırı, Çorum, Düzce, Eskişehir, Karabük, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde, Sivas, Yozgat, Zonguldak) Vilayetler Evi’nde gerçekleştirildi. Ankara’daki ilk toplantıya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İçişleri Müsteşarı Muhterem İnce, Jandarma Genel Komutanı Yaşar Güler, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok ile Sahil Güvenlik Komutanı Bülent Olcay’ın yanı sıra 21 ilin valileri, İl Jandarma Komutanları ve İl Emniyet Müdürleri katıldı. Toplantıda, halk oylamasının huzur ve güven içinde gerçekleşebilmesi, hiçbir baskı ve tehdit ortamına maruz kalınmaması amacıyla halk oylaması öncesi, halk oylaması günü ve sonrasını kapsayacak şekilde alınabilecek tedbirler konuşuldu.

  • Şanlıurfalı kadınlar bir ilki başarmak istiyor

    Şanlıurfa’da Maşuk Mahallesi’nden ayrılarak Seyrantepe ismini alan yeni bir mahalle için Mart ayında yapılacak olan ara muhtarlık seçimlerinde aday olan Songül Ceylan’ın bütün azaları kadınlardan oluşuyor. Kadınlar olarak mahalleye el atmaya geldiklerini ifade eden Songül Ceylan, “Çöplüğü bile çiçeğe çevirebiliriz” diyerek iddialı olduklarını belirtti.

    Kadın azalarla birlikte mahalle pazarını gezip broşür dağıtan Songül Ceylan, vatandaşlardan destek istedi. Azaların da kadın olduğunu duyan vatandaşlar, şaşkınlıklarını gizleyemedi. Pazardaki erkek ve kadınlar, muhtar adayına destek vereceklerini belirtti.

    Tamamı kadınlardan oluşuyor

    Maşuk Mahallesi’nden ayrıldığı için Mart ayınca ara seçimlerle muhtarlık seçiminin yapılacağı Seyrantepe Mahallesi’nde yaklaşık 7 bin seçmen bulunuyor. Şimdiye kadar 15 kişinin aday olduğunu açıkladığı muhtarlık seçimlerine 3 çocuk annesi Songül Ceylan tek kadın aday olarak giriyor. Songül Ceylan’ın azaları ise tamamen ev hanımlarından oluşuyor.

    “Her başarılı kadının arkasında başarılı erkek olmasının zamanı geldi”

    Mart ayında yapılacak ara muhtarlık seçimleri için iddialı olduklarını belirten Songül Ceylan,”İnşallah halka hizmete geldik ve inanıyorum ki biz hanımların eli bir yere değdiği zaman çöplüğü bile çiçeğe çevirebiliriz. Halimizi görüyorsunuz, insanların şikayetlerini görüyorsunuz. En güzel şekilde değiştirmeye çalışacağız. Hanımlarımızın çok sorunları var. Onlara eğilmeye çalışacağız. Bizim gözümüzde hanım iyiyse herkes iyi, hanım mutluysa aile mutlu, aile mutluysa toplum mutlu ve bizim için sağlıklı, başarılı hanımlar gerekiyor. Önceliğimiz hanımlar olacak. Hanımlar mutlu olacak ki erkekleri de mutlu edecekler. Çevremizi düzeltmeye çalışacağız. Eğer ki başa gelirsek eğer dilek kutumuz olacak. Kimin ne isteği ve arzusu varsa elimizden geldiğince yapmaya çalışacağız. Azalarımızın hepsi bayan. Bayanların hepsi bir birinden değerli. Hepsinin benim kadar, hatta benden istekli olduğunu biliyorum. Bizim muhtarlığımız bir ikametgah yeri olmayacak, bir kazanç yeri olmayacak. Daha çok hizmet yeri olacak. Durmayacağız, koşturacağız, koşturmaya çalışacağız. İnsanlar arasında ayrım yapmadan, dili, dini, ırkı, partisi ne olursa olsun, bütün insanlara hizmet vermeye çalışacağız” dedi.

    En büyük destekçileri eşleri

    Şimdiye kadar kimseden olumsuz bir tepki görmediklerini ifade eden Songül Ceylan, “Nereye gitsek çok güzel tepkiler gördük. Allah razı olsun. Zorlanmayacağımızı inanıyorum. Tabiki eşler olmadan hiçbir şey olmaz. Aile kurumuna çok değer verdiğimiz için ilk önceliğimiz zaten eşlerimiz. Eşlerimiz bize destek vermeseydi biz burada olmazdık. Hani nasıl başarılı bir erkeğin arkasında başarılı bir kadın varsa, şu anda biz de bir şey başaracaksak arkamızda eşlerimiz olduğu için başarabileceğiz. Eşlerimize güveniyoruz, ailemize güveniyoruz. Onlara güvendiğimiz için zaten buradayız. Onlar desteklemeselerdi herhalde burada o kadar da mutlu bir şekilde olamazdık” ifadelerini kullandı.

    Azalardan Gülten Taş ise “Biz muhtar azası olarak hepimiz bayanız. Muhtar adayımız Songül ile birlikte niyetimiz Maşuk’a bir bayan elinin değmesi ve değdiği zaman daha güzel olacağına inanıyoruz. Yaşam standartlarımız Maşuk’ta çok düşük, onları yükseltmeyi hedefliyoruz” dedi.

    Pazarcı esnafı da destekliyor

    Mahalle pazarında yıllardır sebze ve meyve satan Şemsi Babacan da pazarcı esnafı olarak kadınlara sonuna kadar destek olacaklarını belirterek, “Bir bayan muhtar adayı benim nazarımda bir erkekten daha farklıdır. Davranışları, çalışmaları erkekten daha farklıdır. Biz bunu ablamızdan istiyoruz. Pazar olsun, diğer gelişmeler olsun yapacağını iyi biliyorum. Ona güveniyoruz. Pazar esnafı olarak kendilerine destek vereceğiz” ifadelerini kullandı.

  • (ÖZEL) “UMUT” adının hakkını verdi, meme kanserinde ilki gerçekleştirdi

    Boğaziçili Biyomedikal Mühendisi Umut Ağyüz, meme kanseri tanısında Türkiye’de bir ilke imza attı. Ortak genetik mirasa sahip Türk ve Ortadoğu toplumu baz alınarak, meme kanseri riskinin genetik faktörlerini belirleyen DNA tarama testi yaptı. Genç mühendisin geliştirdiği kit ile meme kanseri riskli kişi, doktor yönlendirmesiyle DNA testi yaptırabilecek. Kişiye özel rapor hazırlanacak, risk yüzde 40 oranında düşürülecek. Çalışma Türkiye’de 2017 yılında başlayacak.

    Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra ODTÜ’de yüksek lisans yapan Umut Ağyüz adının hakkını vererek meme kanseri riski taşıyanlara umut oldu. Umut’un 2 yıllık çalışması sonucunda, meme kanseri görülme oranı yüzde 40’a düşecek. Uzmanlara göre son 10 yılda Türkiye’de 15 binden fazla meme kanseri vakası görülüyor. Test sayesinde ise en doğru sonuca ulaşılması düşük maliyetle gerçekleşecek.

    Türkiye’ de her 8 kadından birinde meme kanseri görülüyor. Her 5 kadından birinin ise meme kanserli bir akrabası bulunmakta. Meme kanseri şüphesi taşıdığını düşünen kişi, doktorunun yönlendirmesi ile DNA testine başvuru yapabilecek. İki yıllık çalışmanın sonucunda söz konusu istatistiklerde özellikle yüzde 40 oranında riski azaltacağını belirten Biyomedikal Mühendisi Umut Ağyüz şu sözlerle anlattı: “Doktorunuz DNA testi ile risk faktörü belirlenmesi isterse o zaman bize başvururlar ve bize gönderilen örnek üzerinden kişinin DNA’sını deşifre ederiz kişiye özel bir rapor sunarız. Doktoru hangi noktada DNA hataları olduğunu ve o genlerin ne işe yaradıklarını gördükten sonra tahmini olarak bu çıkabilecek olasılıkları eleyebilmek için öncesinden kişiyi uyarır. Kişi bu uyarıları dikkate alarak yaşarsa meme kanseri görülme oranı yüzde 40’a kadar iner. Meme kanseri oluşumunu 1. Evrede yakalarsanız meme dokunuzun yüzde 98’ini kurtarabilirsiniz.”

    Bin TL’lik maliyete karşı üretilen testin ücreti 100 TL

    Amerika’da ve Avrupa’da toplumların genetik yapılarına uygun testler yapılmakta. Bu noktada Türkiye’de ise 2017 yılında faaliyete geçilecek. Türk toplumuna en doğru sonucu en düşük maliyetle sunmak amaçlanıyor. Mühendis Ağyüz; “Türkiye’de ilk defa meme kanseri riskini genetik yapıya bakarak belirleyen Türk toplumuna spesifik olarak dizayn edilmiş bir DNA tarama testi yaptık. Meme kanseri için özel. Diğer testlerden farkı hem kan örneklerinin yurt dışına gönderilmesinin önüne geçilmesi hem maliyetini 10’da 1 düzeyinde düşürdük. Zaman içerisinde hasta sayısının Türk popülasyonunda düşmesini ve SGK’nın, Sağlık Bakanlığının, devletin bu yönde maliyetlerini zaman içerisinde düşürmesini bekliyoruz. Kit düşük ücretle Türk toplumu ile buluşacak. Avrupa’da kitin kullanıcıya ulaşmasının minimum maliyet bin TL fakat Türkiye’de 100-200 TL ile piyasaya olacak” dedi.

    Uzmanlardan tam not aldı

    İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Canfeza Sezgin çalışma neticesinde hastaların daha uzun yaşayabileceğini ve kansere yakalanma oranlarının düşeceğini belirtti. Prof. Dr. Sezgin kişiye özel raporlama aşamasını şu sözleler anlattı; “ Türk halkına özgü gen profillemesin de değerlendirilmesi ile kişide kanser riskinin artığını saptadığımız zaman beslenme, egzersiz, iş değişiklilerinin planlamasını yaparak kanserin gelişmesini engelleyebiliriz. Bu çalışma bize hastaların daha uzun yaşamasını ve kansere yakalanmamasını sağlayabilir. Avrupa da meme kanserinin görülme sıklığı Türkiye ile aynı oranda olmasında rağmen ölüm oranında bizde daha yüksek olduğu saptandı. Türk hastalarına daha geç tanı konuyor. Bunun için Türk halkına özgü gen profillerinin yaptırmalarında fayda vardır ”diye konuştu.

    Tıbbi Genetik ve Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Adnan Yüksel bütün hastalıkların genetik olduğunu,23 bin genin olduğunu ve genlerden sadece 6 bin tanesinin DNA’sının incelenebildiğini belirtti. Prof. Dr. Yüksel; “Erken teşhis ederekten yani meme kanserine uyarladığınızda yüzde 10 genetik kanser olarak karşımıza çıkıyor. Bir kanser genetik bir değişiklikle yıllar sonucu ortaya çıkıyor. Farklılıkları bularaktan önceden tararsak ve tanıya gidersek toplumun riskini çok azaltmış oluruz. Ölüm yaşını uzatmış olacağız. Erken tanı sistemiyle takibi kolay olacak ve yayılmadan engellemiş olacağız ”dedi.