Etiket: İlişkin

  • Göçmenlere Türkçe Öğretimine İlişkin Protokol İmzalandı

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Türkçe Öğretimi Merkezi (TÖMER) ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında, Eskişehir’deki göçmenlere Türkçe eğitimi verilmesi konusunda işbirliği protokolü imzalandı.

    ESOGÜ Senato Salonunda gerçekleşen imza törenine, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Bahaddin Acat, TÖMER Müdürü Yrd. Doç. Dr. Hilmi Demiral ve TÖMER Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ersin Karademir ile Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürü Vekili Ali Pehlivan katıldı.

    ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, “İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı kurumlarda görev yapan öğretmenlere Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi konusunda akademik beceriler kazandırmak ve böylece farklı ülkelerden ülkemize gelmiş olan göçmenlere akademik uzmanlar aracılığıyla Türkçe öğretmek amacıyla imzalanan protokolü, topluma karşı bir görev ve sorumluluk bilinciyle hayata geçirdiklerini” kaydetti.

    Bu işbirliğinin, kardeşliğin pekişmesi için de iyi bir fırsat olduğunu sözlerine ekleyen Gönen’in ardından söz alan İl Milli Eğitim Müdür Vekili Ali Pehlivan da programın yürütülmesinde gönüllülüğün esas olduğunu, İl Milli Eğitime bağlı okullardan katılan gönüllü öğretmenlerle Irak ve Suriye’den gelen göçmenlere Türkçe öğretecek olmaktan duydukları memnuniyeti ifade etti.

    ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Bahaddin Acat ise TÖMER’in hizmetlerinden söz ederek, 90 ülkeden üniversite seviyesinde 200 öğrenciye Türkçe öğretme tecrübelerinin olduğunu ve bu konudaki bilgi birikimlerini Milli Eğitim’in insan kaynağı ile birleştireceklerini söyledi. Prof. Dr. Acat ayrıca, Türkçeyi yalnızca bir dil olarak değil, kültürel birikimimizi de paylaşmanın bir aracı olarak görerek, projeye verdikleri destekten dolayı Rektör Prof. Dr. Hasan Gönen’e teşekkür etti.

    TÖMER Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Ersin Karademir de, bu programın tamamen ESOGÜ TÖMER tarafından üretilmiş bir modül olduğunun altını çizdi ve hem üniversite, hem de devlet misyonu olacak bir model geliştirmiş olmaktan duyduklarını dile getirdi.

    ESOGÜ TÖMER ve Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde öncelikle, 17 gönüllü öğretmenin eğitimine başlanacak. Beş gün sürecek yoğun bir programla, hem teorik bilgilerin verileceği, hem uygulamaların yapılacağı eğitim, Eskişehir Valiliği’nin göçmenlere hali hazırda verdiği dil eğitimine nitelik kazandıracak. Ayrıca, yalnız ilköğretim öğrencileri değil, Türkçe bilmedikleri için iletişimde ve günlük hayatlarında zorluk yaşayan aileleri de eğitimden faydalanabilecek.

  • TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın, Gündeme İlişkin Açıklamalarda Bulundu

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili Ahmet Aydın, 22 Mayıs’ta yapılması kararlaştırılan AK Parti kongresi ve Kilis’te yaşanan olaylarla ilgili açıklamalarda bulundu.

    AK Parti kongresinde alınacak olan kararın hayırlara vesile olmasını dilediğini belirterek 22 Mayıs’ta yapılacak olan AK Parti kongresiyle ilgili açıklamalarda bulunan TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın, “İstikrarın devamı güven ortamının devamıyla yeni bir değişim, yeni bir buluşum, yeni bir heyecanla kaldığı yerden devam edecek. Sayın genel başkanımız ve başbakanımız çok önemli hizmetlere vesile oldu ben kendilerine çok çok teşekkür ediyorum. Bu bir bayrak yarışıdır, bu bir hizmet yarışıdır. Bu hizmet yarışında zaman zaman mevkiler ve makamlar değişir. Kişiler gelir geçer ama kalıcı olan davadır. Kalıcı olan Türkiye’dir, yapılan hizmetlerdir. Dolayısıyla taş üstüne taş koyan, hizmet eden herkese teşekkür ediyorum. AK Parti bir dava partisidir. Dava şuuruyla, dava bilinciyle hareket eden, ülkesi için, milleti için, değerleri için, inançları için ve dünya barışı için hizmet eden büyük bir partidir. Onun büyük bir lideri vardır. Hakikaten büyük bir dünya lideridir, o adam Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Dolayısıyla bu süreç içerisinde çok sayıda arkadaşımız farklı makamlara farklı mevkilere gelir. Dediğim gibi kalıcı olan davadır kalıcı olan bu millete hizmet etmektir. Ben bu vesileyle yeni görevi alacak başbakana genel başkana şimdiden başarılar diliyorum ve bu görevi başarıyla yapacağını düşünüyorum. Bunda da mutlaka dava arkadaşları arasında bir sıkıntı olmaz. Yine davanın neresinde olursa olsun partinin hangi kademesinde olsun ve ya olmasın yüreği hizmet için atan herkes yine bulunduğu konum itibariyle bu ülke için hizmet etmeye bu ülke için katma değer üretmeye bu millet için çalışmaya devam edecektir. Hepimiz için bu geçerlidir. Belediye başkanları, kaymakamlar, valiler, milletvekilleri değişiyor başbakan da değişir. Bir sıkıntı varmış gibi göstermemek lazım. Bu görevlerin hepsi nasip işidir, kısmet işidir. Rabbim hem ülkemiz hem de milletimiz için hayırlı hizmetlere vesile kılsın. Bizim anlayışımızda görev beklenmez. Biz görev adamıyız, dava adamıyız. Bize şu kapıda görev verilirse emin olun bu kapıda bekleriz yeter ki bu millete hizmet edebilme aşkını yüreğimizde taşıyalım. Her bir arkadaşımız birbirinden değerli. AK Parti kadroları o kadar güçlü kadrolar ki bu kadroların hem devlet hem siyaset tecrübesi var. Hem milletin kendisi de AK Parti. AK Parti, milletin desteği ve duasıyla bu noktaya gelmiştir. Tek güç millettir. Hakka inanıyoruz, halkımıza güveniyoruz. Dolayısıyla bu şuurla hareket ediyoruz. Bu kadrolar içerisinde her türlü görevi yapabilecek çok değerli arkadaşlarımız var. Biz kişiler üzerinden çok ilkeler ve değerler üzerinde siyaset yapıyoruz. Dava dediğim de budur benim. Emin olun bizde bir dava kardeşliği var. Bizler el ele vererek bu ülkeyi daha ileriye taşıyacağımızı temenni ediyorum” dedi.

    Başkanlık sisteminin Türkiye’de bir an önce uygulanması gerektiğini vurgulayan Aydın, “Türkiye’nin 2023, 2071 vizyonuna doğru emin adımlarla yürümesi için mutlaka ama mutlaka başkanlık siteminin ele alınması ve bu sistemin bir hükümet sistemi olarak Türkiye’de, uygulanması lazım. Bu bir rejim değişikliği değil, ayet değil, hadis değil. Daha önceki birçok siyasetçi başkanlık sistemiyle ilgili çok ciddi girişimlerde bulunmuş. Hatırlatalım 7 Haziran seçimlerinden sonra koalisyon dahi kurulamadı. Bu millet bunu gördü. Bu sistemin nelere gebe olduğunu gördü. Bu ülke için ne kayıplara yol açabileceğini bu parlamenter sistemini bu millet gördü. Ve ülkenin büyümesi adına bu başkanlık sisteminin ülkede uygulanması gerekiyor diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Kilis’e düşen füzelerden de bahseden Aydın, “Maalesef dünyada olan ve biten hadiseleri herkes çok iyi biliyor. Burada kim ne yapmak istiyor herkes çok iyi biliyor. Türkiye’ye neden bu kadar çok karşı duruş var bunu herkes iyi biliyor. Çünkü güçlü bir Türkiye istemiyorlar. Küresel aktör bir Türkiye istemiyorlar. İşte eskisi gibi otur otur, kalk kalk bir Türkiye. Türkiye’ye bir çember çizilirdi o çemberin dışına Türkiye çıkmazdı. Şimdi bütün mazlumların sesi oldu Türkiye. Bütün zalimlere karşı dik durabildi Türkiye. Dünyanın süper güçleriyle oturdu, milleti adına ülkesi adına ciddi, sert ve kararlı pazarlık yaptı milli menfaatleri adına. Kalktı Birleşmiş Milletler’de bütün o süper güçlerin gözü önünde ’dünya 5’ten büyüktür’ dedi. Zalimlere hak ettiği cevabı verdi Türkiye. Dolayısıyla zulme direnen, ekonomisi büyüyen, kalkınan, gelişen Türkiye’den, bütün kesimler rahatsız olabilir. Suriye hadisesi neden bu kadar uzun sürüyor. Orada neden top atışları oluyor işte bunların hepsi birbiriyle bağlantılı, ’Suriye üzerinden acaba Türkiye’yi karıştırabilir miyiz, Türkiye’yi oraya çekebilir miyiz acaba.’ Bunların hepsini biliyoruz. Tabii ki Türkiye güçlü bir ülkedir. Kendi tedbirleri ne gerekiyorsa ülkesi için, milleti için, coğrafyası için ne gerekiyorsa bu tedbirleri de kararlı bir şekilde alır” şeklinde konuştu.

  • Can Dündar Silahlı Saldırı Girişimine İlişkin İfade Verdi

    Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, uğradığı silahlı saldırı girişimine ilişkin ifade verdi.

    Yargılandığı dava kapsamında bulunduğu Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde silahlı saldırı girişimine maruz kalan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar mahkemenin kararının ardından bu kez şikayetçi olarak ifade verdi. Adliye içerisinde bulunan polis merkezi amirliğinde Dündar yaklaşık 1 saat şikayetçi sıfatıyla ifade verdi. Dündar’ın ardından eşi Dilek Dündar’ında ifadesine başvuruldu. Çiftin saldırgandan şikayetçi oldukları belirtildi.

    Öte yandan saldırının ardından Can Dündar’ın çevresindeki koruma polisi sayısının arttırıldığı gözlendi.

  • Malatya Valiliği’nden Suç Örgütleri Operasyonuna İlişkin Açıklama

    Malatya Valiliği, çıkar amaçlı suç örgütlerine yönelik geçtiğimiz günlerde yapılan operasyonların detaylarını açıkladı.

    Malatya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince il genelinde çıkar amaçlı suç örgütlerine yönelik çalışma yapıldı. Konuyla ilgili Malatya Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, soruşturma kapsamında suç örgütünün Malatya genelinde toplam 25 eyleminin tespit ve teyit edildiği, soruşturmanın devam ettiği süre içerisinde olaylara karışan 5 şüphelinin tutuklanarak Malatya E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konulduğu belirtildi. 26 Nisan 2016 tarihinde Malatya, Mersin ve Bursa illerinde 15 adreste yapılan eş zamanlı operasyonda Mersin ilinde 1, Bursa ilinde 1 ve Malatya ilinde 14 olmak üzere toplam 16 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı kaydedildi. Bugüne kadar gerçekleştirilen eylemlerde ve operasyon kapsamında yapılan aramalarda toplam 18 adet ruhsatsız tabanca, 3 adet şarjör, 339 adet mermi, 4 adet pompalı tüfek, 59 adet av tüfeği kartuşu ve 1 adet demir kelepçe, 127 adet kovan, 3 adet bıçağın ele geçirildiği bildirildi. Gözaltına alınarak 29 Nisan 2016 tarihinde adli mercilere sevk edilen 10 şüpheliden 3’ünün tutuklandığı, 7 şüphelinin ise adli kontrol kararı ile serbest bırakıldığı, yürütülen planlı operasyon neticesinde bugüne kadar yapılan çalışmalarda cezaevindeki 5 tutuklu ile beraber tutuklu sayısının 8’e çıktığı kaydedildi.

    Açıklamada, “Malatya Emniyet Müdürlüğü olarak ilimiz genelinde kaçakçılık olaylarına yönelik mücadelede halkımızın desteği her geçen gün daha da önem arz ediyor. Bu mücadele kapsamında yardımcı olmak isteyen herkesin 155 Polis İmdat hattı ile birlikte Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmakta olan 0422 322 31 12 numaralı telefonu ile irtibat kurmaları gerekiyor” denildi.

  • Trabzon Valisi Öz, Maçtaki Güvenlik Zafiyeti İddialarına İlişkin İnceleme Başlattıklarını Açıkladı

    Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nda pazar günü oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe maçında yaşananları değerlendiren Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, güvenlik zafiyeti iddialarına ilişkin inceleme ve soruşturma başlattıklarını söyledi.

    Vali Öz, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde konuyla ilgili düzenlediği basın toplantısında sahaya atlayarak hakeme saldıran taraftar O.M.’nin dayısına ait Passolig ile stada girdiğini belirterek, “Özel güvenlik Passolig kontrolü yapıyor. Kişiler sahaya girerken bir daha üst araması yapılıyor. Kulübün bu konuyu değerlendirmesi gerekiyor. Sahaya atlayan genç dayısının Passolig’ini kullanıyordu” dedi.

    Trabzon’da Trabzonspor-Fenerbahçe arasında oynanan özellikle son 3 maçta bir maçın dışında sıkıntı olduğunu dile getiren Vali Öz, “Yine maalesef maç sonrası istenmeyen olaylar. İki gündür pek konuşmak istemedim aslında ancak yaşanan olayların çok konuşulacak yönü yok ancak yapılan yorumlar, konuşmalar genel bir durum değerlendirmesi yapmamı zorunlu kıldı. Trabzonspor-Fenerbahçe maçları geçmişten gelen sıkıntılarla ve birikme ile beraber bugüne kadar hep sıkıntılı oldu. Özellikle son 3 yılda bir maçımızın dışında sıkıntılı maçlar yaşadık. Bu maçta da benzer sıkıntılar olabileceğini mutlaka hesap ettik, bu konuda bilgiler vardı. Fakat gerek basında, gerek yöneticilerin demeçlerinde bu anlamda yoğun veya ortamı germeye yönelik mesajlar yoktu. Bu maçtaki genel hava çok olumsuz değildi ancak her şeye rağmen geçmişteki yaşanan olaylar ve gelişimden dolayı böyle bir hazırlığı da biz yapmıştık” diye konuştu.

    “MAÇ SAATİNE GELİNCEYE KADAR HER ŞEY NORMALDİ”

    Maç saatine kadar her şeyin normal olduğunu belirten Vali Öz, “Kendi güçlerimizin yanında bakanlığımızdan 600 kişilik takviye kuvvet istedik. Özel güvenlik personeliyle birlikte bin 261 kişi ile güvenliğimizi aldık. Birkaç hafta öncesinden itibaren bu konuda güvenlik birimlerimizle birlikte toplantılar yaptık. Maç saatine gelinceye kadar her şey normaldi. Maçın 84-85 dakikalarına kadar gerek saha içinde, gerek tribünlerde ve atılan bazı yabancı maddeler su dışında çok ciddi bir olumsuzluk ve gerginlik yaşanmadı. Ancak bu dakikalardan sonra kale arkasındaki filelerin indirilmesi yönünde bir hareketlenme başladı. Bu hareketlenme öncesinde biz daha önceden de bütün tribünlerde ve bölgemizde olduğu gibi o bölgede tedbirlerimizi almıştık. Kale arkası tribünü hem sağ hem de sol köşesinde yeterli miktarda güvenlik personelimiz vardı. Ancak filelerin çekilip indirilmesiyle birlikte polislerin o aşamada müdahale süreci gerçekleşemediği için fileler indirilmiş oldu. Dedik ki tribündeki polisler araya giremiyorsa sahadaki polisler arkayı kapatsın. Sağ taraftaki yani şeref tribünü tarafındaki polisler kale arkasını büyük oranda kapattılar. Açık tribünü tarafındaki polislerimiz hazırlıklarını yapıp kalkanlarını alıp o yanı kapatması süreci arasında 2 ya da 3 dakikalık boşluk oluştu. Bu boşluk esnasında maalesef iki genç çocuk sahaya atladı. Burada özel güvenliğin veya polisin ihmali, kusuru, eksiği tedbirdeki gecikmesi var mıdır bunu mutlaka beraberce değerlendiriyoruz. O boşluktan istifade eden o çocuk ilk atlamayla beraber hakeme saldırdı. O saldırının arkasında gerekli müdahaleler yapıldı ama iş işten geçmiş oldu” şeklinde konuştu.

    “KONUYU BAKANLIKTA İNCELİYOR”

    Bakanlığın konuyu araştırıp incelediğini dile getiren Vali Öz, “Hakemler soyunma odasına gittiler, o aşamadan sonra stat dengeli bir şekilde boşaldı. Hakemlere hem geçmiş olsun demek hem de durumu öğrenmek için yanlarına gittim. Maalesef hakemimizde hafif bir darbe vardı. Sağlık veya diğer anlamda herhangi bir ihtiyaçlarının olup olmadığını, durumun ne olduğunu konuştuk. Çok ihtiyaçlarının olmadığını söylediler. Hakeme fizik müdahale olduğu, maçın tatil edilme durumu olduğunu söylediler. Daha sonra da maç tatil edildi. Sonrasında hakemlerin şikayetçi olmasıyla gerekli hukuki ve adli işlemler ve diğer uygulamalardan sonra da hakemler sağlıklı bir şekilde konaklayacakları yere intikal ettirildi. Biz bu konu ile ilgili valilik olarak planlama ve uygulama aşamasında eksiklik aksaklık, hata kusur varsa bununla ilgili araştırma inceleme yapıyoruz. Bunun yanında bakanlığın bu anlamda araştırma ve incelemesi ve soruşturması söz konusu. Bu anlamda biz de dahil bu konuda eksiği aksağı, hatası kusuru kimin varsa herkes bu sürecin hesabını verecektir” ifadelerini kullandı.

    “SÜRMENE’DEKİ OLAYDA DA O DÖNEM HEPİMİZ YAŞADIK”

    Fenerbahçe otobüsünün Sürmene’de uğradığı silahlı saldırı olayının aydınlatılmasıyla ilgili soru üzerine Vali Öz, “Bu olayda da çok farklı çok organize olduğu yönünde yorumlar yapıldı. Bunu konuşmak için çok erken ama bu şekilde iddialı konuşmalarda kamuoyunu geren uygulamalar. Sürmene’deki olayda da o dönem hepimiz yaşadık. Çok büyük iddialar ortaya atıldı. Fransa’dan bile terör uzmanları yorum yaptı. ‘Bu bir terör işidir’. Bir gece orada kamp kuruldu, bu olay öyle gerçekleşti. Hatta olayda kullanılan belirli olan av tüfeğini yok öyle değildir profesyonel tüfekle yapıldı diye iddialar ortaya atıldı. O süreçte iş adli sürece intikal ederken, kamuoyunu bilgilendirmek için bütün delilleri kamuoyuyla paylaştık. Bu konunun çözülmesi için bütün gayretimizi gösteriyoruz. Detaya girmemek kaydıyla bu konuda çok organize bir iş olduğunu düşünmüyorum. Tüfek suyun içine atıldığı için ve derede bir süre kaldığı için parmak izi olmadığını düşünüyorum” dedi.

    STADA DAYISININ PASSOLİG’İ İLE GİRMİŞ

    Hakeme saldıran O.M’nin dayısı Yılmaz Taşkın’a ait Passolig kartı ile stada girdiğini tespit ettiklerini ve bu konuda yasal işlem başlatıldığını kaydeden Vali Öz, “Burada stat girişlerindeki kontrollerin, kulüp yönetimi tarafından ve onların özel güvenliği tarafından yapılması esastır. Polis ve özel güvenlik üst araması yapıyor. Özel güvenlik Passolig kontrolü yapıyor. Kişiler sahaya girerken bir daha üst araması yapılıyor. Kulübün bu konuyu değerlendirmesi gerekiyor. Sahaya atlayan genç dayısının Passolig’ini kullanıyordu” diye konuştu.