Etiket: İlişkin

  • TSK, “Mavi Balina Tatbikatı”na ilişkin görüntüleri paylaştı

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen MAVİ BALİNA-2018 Davet Tatbikatı’na ilişkin görüntüleri yayınladı.

    TSK’dan yapılan açıklamada, Türkiye’nin ev sahipliğinde Doğu Akdeniz’de 28 Eylül 2018 tarihinde başlayan ve NATO’ya üye ülkeler ile dost ve müttefik ülkelerin katıldığı MAVİ BALİNA-2018 Davet Tatbikatı’nın 7 Ekim 2018 tarihinde sona erdiği belirtilerek, “Tatbikata, Türk Deniz Kuvvetlerine ait deniz ve hava unsurlarının yanı sıra, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2’de yer alan Türkiye, Hollanda ve İspanya Deniz Kuvvetlerine ait üç fırkateyn ve üç helikopter ile ABD, Pakistan ve Romanya’nın deniz ve hava vasıtaları da iştirak etmiştir” denildi.

    Açıklamada, Tatbikata ayrıca NATO Müttefik Deniz Komutanlığı karargahı ile Azerbaycan, Bahreyn, Cezayir, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan’dan da personelin katıldığı, Tatbikat kapsamında, denizaltı savunma harbi, denizaltı ve deniz hava harekatına yönelik eğitimlerin icra edildiği ifade edildi.

  • Başkan Gülsoy’dan “Yerli Üretim” Logosu ‘na İlişkin Değerlendirme

    Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, “Yerli Üretim” Logosu kullanımına ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Gülsoy; 3 Ekim 2018 tarihinde yürürlüğe giren “Yerli Üretim” Logosu düzenlemesi ile perakende olarak satışa sunulan mal veya hizmetlere ilişkin etiket, tarife ve fiyat listelerinde, malın üretim yeri, ayrıcı özelliği, tüm vergiler dâhil satış fiyatı ve birim fiyatının belirtilmesi zorunluluğunun getirilmesinin; ekonomik çıkarlarının korunması açısından yerinde bir uygulama olduğunu belirtti.

    Başkan Gülsoy yapılan düzenlemenin, hem üreticinin hem de tüketicinin lehine olduğunu söyleyerek; “Ticaret Bakanlığımızın ‘Yerli Üretim’ logosuna ilişkin getirdiği düzenleme ile yerli ve milli üretim teşvik edilecek olmasının yanı sıra, etikette malın satış fiyatı ve birim fiyatının uygulanmaya başlandığı tarihin de yer almasıyla tüketici doğru ve eksiksiz olarak bilgilenecektir. Tüketici menfaatlerinin göz önünde bulundurulduğu bu uygulama sayesinde, tüketiciler daha bilinçli hale gelecek” diye konuştu.

    Yerli ve milli olana yönelme konusunda tüketicinin daha çok ısrarcı olması gerektiğini vurgulayan Gülsoy; “Cari açığın azaltılması, ülke ekonomisine katkı sağlanması adına her alanda yerli ve milli olan tercih edilmeli, yerli üretime sahip çıkmalıyız. Özellikle temel ihtiyaçlarımızda yurdumuzun malı olan yerli ürünleri öncelikli olarak tercih etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

    Yerli üretim logosuyla ilgili detaylı bilgilere Ticaret Bakanlığı’nın web sitesinden ulaşabileceklerini ifade eden Gülsoy, “Oda üyelerimizin yapılacak denetimlerde mağdur olmamak, cezai işlemle karşı karşıya kalmamak adına bu konuda hassasiyet göstereceklerine ve “yerli üretim” logosu kullanımına dikkat edeceklerine inanıyorum” dedi.

  • Milletvekili Sermet Atay’dan Gaziantep gündemine ilişkin değerlendirmeler

    Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, basın mensuplarıyla bir araya geldiği kahvaltılı programda Gaziantep gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gaziantep gündemini meşgul eden Suriyeliler meselesi, ulaşım sorunu, eğitim, spor, emniyet sorunları gibi pek çok konuda açıklamalarda bulunan Atay, Gaziantep gibi büyük ve gelişmiş bir kentte bu sıkıntılara çözüm bulunması gerektiğini aktardı.

    Gaziantep’te bir otelde basın mensuplarıyla bir araya gelen Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, Gaziantep gündemini meşgul eden sorunlar ve çözüm yollarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Gaziantep’te spordan, eğitime, güvenlikten ulaşıma, sağlıktan sınır hattındaki gelişmelere kadar pek çok hassas konu bulunduğunu söyleyen Atay, bu kentin ülke ekonomisine yaptığı katkıyla ters orantılı olan bu konulardaki sıkıntıları hakketmediğini açıkladı.

    “Gaziantep artık yeni bir göç dalgasını kaldıramayacak duruma geldi”

    Sözlerine özellikle kentte yaşanan Suriyelilerin yol açtığı problemlerden bahsederek başlayan Atay, “Gaziantep sınır hattında yaşanan sorunlardan dolayı yıllardır yoğun göç alan bir şehir. Önümüzde bir İdlib operasyonu var ve bunun sonucunda da yoğun bir göç dalgası daha bekleniyor. Gaziantep artık bu göçleri kaldıramayacak duruma geldi. Türkiye’de hiçbir şehir Gaziantep’in göçten dolayı yaşadığı sıkıntıları yaşamadı. Bununla ilgili sürekli söylenen laf, işte bunlar gelecek Avrupa Birliği bunların paralarını masraflarını karşılayacak, bunların sosyal imkanları bu paralarla sağlanacak, diye. Biz ne Avrupa Birliğinin parasını ne de yeni bir göç dalgasını istemiyoruz. Avrupa Birliği çok istiyorsa alsın bu göçmenleri ne gerekiyorsa kendi yapsın. Bizim Türkiye ve Gaziantep olarak daha bir göç dalgasını kaldıracak takatimiz kalmadı. Halihazırda burada bulunan Suriyelilerin de sınır öbür tarafından her türlü şart sağlandıktan sonra orada iskan edilmesi gerekiyor” dedi.

    Gündemdeki af konusunda da açıklamalarda bulunan ve henüz ortada net bir durumun olmadığını, konunun ekim ayında meclisin açılmasıyla değerlendirileceğini belirten Atay, “Af konusunda kulaktan dolma, gerçeği yansıtmayan bilgiler mevcut. Bu konunun genel hatlarını Cumhurbaşkanı Erdoğan ve liderimiz Devlet Bahçeli belirleyecektir. Zaten bu konuda hukukçular çalışmaya devam ediyor. Sadece gerçek olan şu terör suçlularına ve cinsel istismar suçlarına af verilmeyecektir. Bunu genel Başkanımız daha önce açıklamıştı” ifadelerini kullandı.

    “Yerel seçimde de Cumhur İttifakı ortak hareket edebilir”

    Önümüzdeki yıl yapılacak olan Yerel seçimler Ak Parti ile MHP’nin ortak hareket edebileceğini de açıklayan Atay, “Genel seçimde olduğu gibi yerel seçimde de cumhur ittifakı ortak hareket edebilir ve etmelidir. Çünkü genel seçimde olduğu gibi yerel seçimde de bir şer ittifakı olabilir. Bu şer ittifakı ile bölücü örgüt mensuplarının Büyükşehir kadrolarına girmesi kaçınılmazdır. O nedenle bunun önüne geçebilmenin tek yolu MHP ile Ak Parti’nin beraber hareket etmesidir. Bu bir gerekliliktir” diye konuştu.

  • TZOB Başkanı Bayraktar’dan süt fiyatlarına ilişkin flaş açıklama:

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, süt fiyatlarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Süt konseyi Cuma günü bir toplantı yapacak, yeni bir fiyat belirlenecek ama şu anki süt fiyatlarının Türkiye ortalaması 1,36 TL civarıdır. Sütte sürdürülebilir üretim noktasında olabilmemiz açısından muhakkak sürede parametrenin 1,50 olması lazım, yani 1 kilogram sütle 1,50 kilogram yem alabilmeliyiz” dedi.

    TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çeşitli programlara katılmak üzere Denizli’ye geldi. Bayraktar, kent ziyaretinde ilk olarak Vali Hasan Karahan’ı makamında ziyaret etti. Bayraktar, daha sonra Denizli Ziraat Odası’nda oda başkanlarıyla bir toplantı düzenledi.

    Toplantı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bayraktar, süt fiyatları ve İstanbul’un bazı ilçelerinde yapılan ekmek zammı hakkında açıklamalarda bulundu. Kur artışı ve enflasyonun maliyetleri arttırmış bulunduğunu belirten Başkan Bayraktar, Türkiye’nin her tarafından başkanların ve çiftçilerin kendilerinden maliyetin arttığı ve desteklerin artması gerektiği şeklinde talebi olduğunu ifade etti. Başta mazot olmak üzere gübre ve yemde ciddi manada bir maliyet sorunu yaşadıklarını kaydeden Başkan Bayraktar, “İşte burada süt hayvancılığı da çok önemli şimdi burada özellikle zannediyorum süt konseyi cuma günü bir toplantı yapılacak, yeni bir fiyat belirlenecek ama şuan ki süt fiyatları Türkiye ortalaması 1,36 TL civarıdır. Türkiye ortalaması bazı yerlerde 1,50 TL’ye var. Türkiye ortalaması bu ama biz her zaman şunu iddia ediyoruz. Sütte sürdürülebilir üretim noktasında olabilmemiz açısından hayvanları kesime göndermememiz açısından tabi çok önemli. Muhakkak sürede parametrenin 1,50 olması lazım yani 1,50 kilogram yem alabilmeliyiz 1 kilogram sütle şimdi bu 1 civarında bunu yukarıya almamız lazım. Dolayısıyla muhakkak süt fiyatlarına zam bekliyoruz yani asıl olması gereken süt fiyatları 2 TL civarındadır. 2 TL civarını yakaladığımızda süt hayvancılığını bu ülkede şahlandığını görürüz” dedi.

    “20 milyon tonun üzerinde buğday üretiyoruz”

    Başkan Bayraktar, İstanbul’un bazı ilçelerinde ekmeğe yapılan yüzde 15’lik zamma ilişkin, Türkiye’de buğday üretiminde bir açık olmadığını belirtti. Ekmeğe yapılan zammın gerekli kuruluşların denetiminde olduğunun altını çizen Başkan Bayraktar, “Tabii biz ekmek maliyetlerini hesaplamıyoruz. Ama ‘Şu an Türkiye’de buğday üretimindeki açık var mı?’ derseniz bana göre yok. Doğal afetlerin üretimi bir miktar aşağı çekmesiyle beraber yeterli üretim şu anda var. Buğday üretimi yeterli ama fırıncıların maliyetini ben yapmıyorum. Fırıncılar Federasyonu var maliyeti ne yapıyor ilgili bakanlık ve denetleyen kuruluşlar var, onların da zannediyorum müsaadesine tabi. Federasyonları var, fazla yapıyorlarsa onları da denetleyen ilgili kamu kuruluşları müdahale eder. Biz burada üretiyoruz benim söyleyeceğim o. Şu an 20 milyon tonun üzerinde buğday üretiyoruz, 20-22 Milyon ton civarında buğday üretiyoruz. Bu da Türkiye’nin ihtiyacı zaten” diye konuştu.

  • DTO Başkanı Erdoğan’dan Denizli ekonomisine ilişkin açıklama:

    Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, 2018 yılında kentin 6 aylık döneminde ihracat ve istihdamının arttığını karşılıksız çek oranının ise geçen yılın aynı dönenine göre yüzde 33,71 oranında azaldığını ifade etti.

    DTO Temmuz ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Denizli ve ülke ekonomik gündemine değinerek rakamsal veriler açıklayan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli’de, ilk 5 aylık dönemdeki teşvik yatırımlarıyla oluşan istihdamda bir önceki yıla oranla yüzde 50,25 artış yaşandığını aktardı. Denizli’nin ihracattaki artışını devam ettiğini ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,51 oranında arttığını kaydetti. Başkan Erdoğan, “İlimizin ihracat artışı, Türkiye ortalamasının üzerinde. Haziran ayı sonu itibarıyla, ilk 6 aylık dönemde, ilimizin ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 17,51 oranında artış göstererek, 1 milyar 685 milyon 429 bin dolara ulaştı. Haziran ayı sonu itibarıyla, en fazla ihracat sırasıyla 232 milyon 758 bin dolar ile İngiltere’ye, 172 milyon 172 bin dolar ile Almanya’ya, 121 milyon 150 bin dolar ile İtalya’ya gerçekleştirildi. Yine aynı dönemde en fazla ihracat sırasıyla hazır giyim ve konfeksiyon, elektrik, elektronik ve hizmetler ile demir ve demir dışı metaller sektörlerinde oldu” diye konuştu.

    “Karşılıksız çek sayısı bin 795 adede geriledi”

    6 aylık dönemde istihdamında yüzde 2,25 artış gösterdiğini belirten Başkan Erdoğan, yatırım teşvik belgelerine de değindiği konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Mayıs ayı sonu itibarıyla yani 5 aylık dönemde Denizli’ye 44 adet yatırım teşvik belgesi verildi. Bunun mali karşılığı 322 milyon Türk Lirası. Bu teşviklerin 21 adedi imalat, 8 adedi hizmetler, 3 adedi enerji, 8 adedi madencilik, 4 adedi ise tarım faaliyetleri için verilmiş. Teşvikler, bir önceki yıla göre, ilk 5 aylık dönemde yüzde 50,25 artışla 873 kişilik istihdam oluşturdu. 2017’nin Ocak-Mayıs döneminde 581 kişide kalmıştı. Aynı dönemde, ilimizden Türk Patent Enstitüsü’ne, 730 adet marka, 22 adet faydalı model, 195 adet endüstriyel tasarım, 19 adet de patent başvurusu yapıldı.”

    Başkan Erdoğan ayrıca Denizli’de karşılıksız çekteki azalışın da devam ettiğini hatırlatarak, 2017’nin Haziran ayı sonu itibarıyla 2 bin 708 olan karşılıksız çek adedinin 2018’in Haziran ayı sonunda önceki yıla göre yüzde 33,71 oranında azalarak, bin 795 adede gerilediğini de söyledi.

    Öte yandan, Erdoğan kentteki yabancı sermayeli şirket sayısının da artış gösterdiğini ve 113’e ulaştığını kaydetti.