Etiket: İlişkin

  • Başkale’de ‘Kadın haklarına ilişkin bilinçlendirme’ semineri

    Van’ın Başkale ilçesinde Van Valiliği koordinasyonunda Başkale Belediyesi tarafında yürütülen “Değişimin adı kadın eli çocuk sesi” SODES projesi kapsamında kadın haklarına ilişkin bilinçlendirme semineri verildi.

    Başkale Belediyesi tarafında yürütülen “Değişimin adı kadın eli çocuk sesi” SODES projesi kapsamında kadın haklarına ilişkin bilinçlendirme semineri verildi. Bir otelin konferans salonunda düzenlenen seminere, belediye kadın personelleri ve çok sayıda Başkaleli kadın katıldı. Başkale ilçe Müftüsü İsmail Aydın, müftülük şefi Hamit Karadeniz ve Belediye Sosyoloğu Sezgin Baynal Sadak’ın sunumlarıyla verilen seminere kadın haklarına ilişkin bilinçlendirme karşı bilgiler aktarıldı.

    Seminerin çok faydalı olduğunu belirten kadınlar, şiddete karşı tüm kadınların bilinçlenmesi gerektiğini söylediler.

  • Sultangazi’de otoparktaki sır aracı arama çalışmalarına ilişkin fotoğraf ortaya çıktı

    Sultangazi’deki Suudi Arabistan Konsolosluğuna ait araçta yapılan incelemelere ilişkin fotoğraf ortaya çıktı

    Suudi Arabistan Konsolosluğuna ait 34 CC 1736 otomobil, Sultangazi’de zemin altı otoparkında dün terk edilmiş şekilde bulunmuştu. Alınan gerekli izinlerin ardından olay yeri inceleme ekipleri otoparka sevk edildi. Ankara’dan gelen Suudi heyetin ve soruşturmayı yürüten savcının da katılmasıyla birlikte ekiplerinin yaptığı çalışmalarda, araç içerisinde birkaç elbise, ayakkabı ile bilgisayar ve evrak bulunduğu öğrenildi. Ekiplerin olay yerinde yaptığı çalışmalara ilişkin fotoğraf ortaya çıktı.

  • TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’ndan ekonomiye ilişkin açıklamalar

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ekonomide yaşanan gelişmelerle ilgili, “Bu teker bu tümsekte kalmaz. Yine rayında gidecek. Bir tek tümseği çıkarken zorlanırız. Tümsekten aşağı inişi de var bunun hiçbir zaman unutmayın” dedi.

    TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Çorum Ticaret ve Sanayi Odası yeni hizmet binası ve Halkbank Çorum Bölge Müdürlüğünün açılışına katıldı. Burada iş dünyasının temsilcileri ile bir araya gelen Hisarcıklıoğlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Bir süredir ekonomide çalkantılar yaşandığını hatırlatan Hisarcıklıoğlu, faiz, döviz ve enflasyonun hızla yükseldiğine dikkat çekti. Piyasada gözle görülen bir yavaşlama olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, nakit dönüşü olmadığını belirtti.

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak iş dünyasının nabzını tuttuklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, daha sonra kendilerine iletilen sorunları cumhurbaşkanı, hükümet ve bakanla ilettiklerini ve gereken önlemlerin acilen alınmasını talep ettiklerini anlattı.

    “Yağmurlu havada kamu bankaları iş dünyasına şemsiyesini açtı”

    Geçtiğimiz günlerde Bankalar Birliği Yönetim Kuruluyla ve tüm bankaların genel müdürleri ile bir araya geldiklerini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, “İş dünyasının sorunlarına çözüm bulmak için. Bu kapsamda Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ve kamu kanlarına teşekkür ediyorum. Sıkıntılı günlerimizde bize şemsiyeyi açıp gelen kamu bankaları oldu. Haberiniz olsun haklarını yemeyelim. Kamu bankaları ne kadar imkanları varsa bütün imkanlarını piyasada çarklarının dönmesi için seferber etti. Diğerleri gibi yağmurlu havada şemsiyelerini kapatmadılar. Yağmurlu havada kamu bankaları şemsiyeyi açık tutmaya çalıştılar. İş dünyası ile finans sektörü aynı gemide. Bize bir şey olursa onlara da olur. Onlara bir şey olursa bize de olur. İyi niyetle oturduk iş dünyasının sorunlarının çözümü için bir araya geldik. Hazine ve Maliye, Sanayi ve Ticaret ile Çalışma bakanlarımızla bir araya geldik. İş dünyasından gelen talepleri bizzat birinci ağızdan ilettik. Birinci ağızdan talepleri ilettik. Eldekini muhafaza etme dönemi. Tüccar ve sanayici ticaret, üretim ve istihdam kapasitesini korumamız lazım. Kapatılan bir bir fabrika 80 milyonun kaybı. Bizler faizlerle, kurlarla, vergilerle ve her gün karşımıza çıkan farklı bürokratik mevzuatla mücadele halindeyiz. Bin bir güçlükle mücadele ederken devletimizden tek bir isteğimiz var. Yanımızda olduğunu göstermesi. Bu ekonomik bir mücadele, bu ekonomik mücadele de en iyisini yapmamız gerektiğini söyledik. Sağolsunlar bize ilettiğiniz sorunları çözüm noktasında yardımcı olmaya çalışıyorlar” diye konuştu.

    “Bu teker bu tümsekte kalmaz”

    Ekonomide yaşanan sürecin üstesinden gelineceğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Ben iş adamıyım. Hiçbir zaman karamsar olmadım. Karamsar olsam ertesi sabah gider dükkânı kapatırım, kapısına kilit vururum. İyiye bak iyiyi gör. İnancımız gereği ümit var olmak zorundayız. Ümitsiz olamayız. Bu krizlerin, sıkıntılı dönemlerin şerbetlisiyiz. Son 25 yıla bakın kaç tane bunun gibi sıkıntılı dönemi hep beraber atlattık. Babalarımız atlattı. Bizler atlattık. Bakın açık söyleyeyim. Bu teker bu tümsekte kalmaz. Yine rayında gidecek. Bir tek tümseği çıkarken zorlarınız. Tümsekten aşağı inişi de var bunun hiçbir zaman unutmayın. Sıkıntılar fırsatlarıyla beraber gelir. Tüccar ve sanayiciler için fırsatları da değerlendirme zamanı. Biz bugüne kadar nasıl üstesinden geldiysek bunun da üstesinden geleceğiz. İnşallah hep birlikte ülkemizi hak ettiği yere getireceğiz. Dünyanın en büyük ekonomileri arasına gireceğiz. Hedefimiz var bizim. Dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi arasına girmek. Bizden sonraki nesilde Türkiye’yi dünya lideri yapacak” ifadelerini kullandı.

    Konuşmasında iş dünyasına birlik ve beraberlik mesajları da veren Hisarcıklıoğlu, “Bu süreçte birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmek için birbirimizle dayanışma içerisinde olmalıyız. Sakın ha sakın siyasi görüşünden dolayı, mezhebinden dolayı etnik kökeninden dolayı veya farklı bir inanç kesiminden olduğu için birbirinizi ötekileştirmeyin. Bu süreçte görüyoruz ki bizim bizden başka dostumuz. Eğer bizler şucu bucu diye birbirimizi dışlarsak hepimizi kaybederiz. Onun için birlik ve beraberliğimizi muhafaza edeceğiz. Birbirimizi seveceğiz. Allah bize sevgiyi vermiş. İnsan olmanın en büyük özelliği bu. Yaratılanı severim, yaratandan ötürü. Birbirimizi gerdikçe dostsuz kalırız. Birbirimizin hatası ve noksanıyla sevmek zorundayız. Ülkemizin birliğini beraberliğini muhafaza ettiğimiz sürece, tek yumruk olduğumuz olduğu müddetçe kimse bizim bileğimizi bükemez. Farklı düşüneceğiz. Allah bize beyin vermiş düşünelim diye. Farklı düşüneceğiz ancak ortak akılda buluşacağız” şeklinde konuştu.

    “Geçmişte olduğu gibi bu tür süreçlerden Türkiye başarılı bir şekilde çıkmasını başarmıştır”

    Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ise, Ağustos ve Eylül ayında döviz ve faiz cephesinde bir dalgalanma oluştuğunu belirterek, bu süreçte özellikle yurt dışı piyasalar açısından hak etmedikleri, ülkenin ekonomik gerçekleriyle bağdaşmayan değerlendirmelere maruz kaldığına işaret etti.

    Gelinen nokta itibariyle bu sürecin geride kaldığına inandığını anlatan Arslan, “Ekonomi yönetimimizin güçlü ve kararlı koordinasyonu ile iş dünyasının taleplerinin birinci elden yönetime aktarılması için ciddi aksiyonlar alınabiliyor. Önümüzdeki süreçte istişare ve karşılıklı işbirliğinin devam etmesi gerekiyor” diye konuştu.

    Türkiye’nin temel ekonomik verilerinin oldukça güçlü olduğunu anlatan Arslan, “Bankacılık sektörünün temelleri sağlam. Geçtiğimiz günlere göre daha güçlü bir pozisyona doğru ilerliyoruz. İki bankamızın yurt dışından sağladığı sertifikasyonlar ve yine hazinenin yurt dışı piyasalarından ihraç tutarının üç katı kadar talebi ile gelmesi ülkemizin geleceği ve ekonomisine yansıtmaktadır. İş dünyasının herhangi endişeye kapılmasına gerek yoktur. Çözümsüzlük anlamında. Bu süreçleri hep birlikte geçmişte olduğu gibi bu tür süreçlerden Türkiye başarılı bir şekilde çıkmasını başarmıştır. Bugünde çok daha başarılı bir seviyeye geleceğimize inanıyorum” dedi.

    Kamu bankaları olarak iş dünyasıyla et ve tırnak gibi olduklarını vurgulayan Arslan, şunları kaydetti:

    “Bir tarafın zayıflaması diğer tarafında zayıflamasına neden olacak. Bunun için iki tarafında güçlü olması lazım. Sorunları birlikte aşacağız. Biz geçmişte olduğu gibi bugünde başta esnaf ve KOBİ7ler olmak üzere iş dünyasının yanındayız. Yurt dışı kaynaklı özel sorunlarla uğraştı ama bu sorunlarında üstesinden geliyoruz. Hiçbir şekilde faaliyetlerimizi aksatacak bir durumla karşılaşmadık. Bunun da en büyük nedeni milletin bankamıza sahip çıkmasından kaynaklanıyor. Güçlenerek büyüdük. Mevduat sıralamasında Türkiye’nin en büyük ikinci bankası durumuna geldik. Mevduatta küçülme olmadı. Normal zamanda bu tür algı operasyonlarına maruz kalan finans kuruluşlarında tersi durum yaşanırken biz bu süreçte güçlenerek çıktık. Topladığımız tüm kaynakları iş dünyasının kullanımına aktarıyoruz. Karşılıklı birbirimizi güçlendiriyoruz.”

  • CHP’li Özel’den gündeme ilişkin açıklamalar

    CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, gündemde yer alan CHP’nin İş Bankasındaki hisseleri, Rahip Brunson’un serbest bırakılması ve hastanelerde hayati önem taşıyan vakalar dışında ameliyat yapılmaması hakkında açıklamalarda bulundu.

    CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel memleketi Manisa’da gündeme dair açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’nin İş Bankasındaki hisseleri için ‘Kanun çıkaracağız’ sözlerini değerlendiren Özel, “Cumhuriyetin kurucu değerleriyle, kurucu kadrolarıyla kavgasını sürdüren Recep Tayyip Erdoğan en son olarak İş Bankasını yani Atatürk’ün biz özel banka olarak Türkiye Cumhuriyetine en büyük hediyesi olan İş Bankasını hedef almış durumda. Bu hedef alma ilk değil, her darbe döneminde, her otoriter rejimde bunlar olur hatta 1953’te ilk kez İş Bankası hisseleri kamulaştırıldı ama 1963’te Anayasa Mahkemesi dedi ki; ‘Hiçbir kanuni düzenleme vasiyetin üstüne geçemez. Vasiyet özel hukuk alanıdır ve bu alanda kanun düzenlemesi yapılamaz.’ 1980’de partimiz kapatıldı, partinin bütün mallarına el konuldu, İş Bankası hisselerine de el konuldu. Daha sonra Yargıtay’da dava açıldı. 1983-1984 Yargıtay kararını verdi ve dedi ki; ‘Bu hisseler Cumhuriyet Halk Partisinindir. Bu hisselere kamu el koyamaz’ dedi. Şimdi geldiğimiz noktada Recep Tayyip Erdoğan diyor ki, ‘Kanun çıkaracağız’ biz onun çıkaracağı bu kanunu anayasaya, yasalara, akla, vicdana aykırı olduğunu, ahlaka aykırı olduğunu biliyoruz. Siyasi rekabeti artık rakibinin malına, mülküne çökme noktasına getiren, rakibine maddi bir getirisi olmayan ama Atatürk’ün bir emaneti olarak, bir itibar olarak bırakılmış olan bir varlığa da saldırıyor. Bu kabul edilebilir bir yaklaşım değil. Biz buna direniriz, mecliste direniriz, meydanda direniriz, hukuk alanında direniriz ve en sonunda Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha bütün darbeciler gibi kamunun önünde, tarihin önünde mahkum ederiz. Bütün darbecilerin yanındaki yerini alır ve Kenan Evren ile birlikte saldırdı, başaramadı, haksız çıktı noktasına bir kez daha gelir” dedi.

    “Bunlarla yola çıkanlar bunların kazığını bir kez daha yedi”

    Rahip Brunson’un serbest bırakılmasıyla ilgili olarak da değerlendirmelerde bulunan Özel, “Rahip Brunson olayı Türkiye için utanç verici bir hal almıştır. İlk mesele ortaya çıktığında ‘Yok öyle şey ver papazı, al papazı’ dediğinde Recep Tayyip Erdoğan bu şu demek, Türkiye’deki bütün yargı bana bağlı demek. Bunu söyledikten sonra sen tutup da ‘Türkiye’de yargı bağımsız’ diyemezsin, dersen de sana hiç kimse inanmaz. Bugün Türkiye’de herkes şunu söylüyor; ‘Gördünüz mü; Tayyip Erdoğan diyor ki yargının bağımsız olduğunun ispatıdır bu diyor. Cumhurbaşkanı bunu söylüyor ama Türkiye’de herkes şunu söylüyor; ‘Gördünüz mü Amerika istedi rahibi verdik. Cep telefonlarını kıranlar pişman olmuş, ‘Telefonu haybeye kırdık, Amerika ile aramız haybeye bozuldu’ diyor. Yani bunlarla yola çıkanlar bunların kazığını bir kez daha yediler. İşin kötüsü bizimkiler bir yandan diye dursun ‘Türkiye’de yargı bağımsızdır’, Brunson, eşi, ailesi, Donald Trump, Türkiye’deki bağımsız yargıya değil, dönüp dönüp Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyor. Bu da esas meselenin ne olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    Acil ameliyatlar dışında ameliyat yapılmaması

    Birçok hastanede dövizdeki yükseliş nedeniyle acil dışında ameliyatların yapılmaması yönünde yazı yayımlandığını ancak bunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yalandığını belirten Özel, şunları söyledi:

    “Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan diyor ki; ‘Türkiye’de hastanelerde doların yüksekliğinden, dövizin yüksekliğinden dolayı ameliyatların durma noktasına geldiği yalandır’ diyor ve Cumhuriyet Halk Partisini de genel başkanımızı da yalancılıkla suçluyor. Gazi Üniversitesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Demircan’ı ben atamadım yayımladığı yazıda diyor ki; ‘Hayati önemi olanlar dışında ameliyat yapamayız’ peki buna yalan diyor ya bu tek örnek de değil. Kendi memleketimizde Celal Bayar Üniversitesinde de aynı yazı. Malzeme alımlarında sorun var, hayati önemi olanlar dışında ameliyat yapamayız’ diyor bunu kim diyor Celal Bayar Üniversite Hastanesinin başhekimi Emin Kurt. Karadeniz Teknik Üniversitesinde de başhekim Halil Kavgacı aynı yazıyı yazmış. Yani bir tane Kayseri’den, bir tane Karadeniz’den bir tane Ege’den her taraftan aynısı var. Peki bunlar üniversite hastaneleri. Ordu Sağlık Müdürlüğünden de aynı yazı var. Sağlık Müdürünü kim atıyor? Altında imzası var, Tuğçe Mutlu Başhekim vekili olarak. Ordu Devlet Hastanesinde diyor ki, kullanılan malzemeler temin edilemediği için hayati önem dışındaki vakalar dışında ameliyat yapılamaz. Bunların hepsi ortada. Bunlar mı yalan, senin söylediklerin mi yalan? Bunları Recep Tayyip Erdoğan’a teker teker gösterelim. Ondan sonra vatandaş da kimin yalan söylediğini kimin doğru söylediğini görsün.”

  • Üzerine dolap düşen öğrencinin ölümüne ilişkin soruşturma

    Ardahan’da, üzerine elbise dolabı düşen 10 yaşındaki öğrenci Zerin Koç’un hayatını kaybettiği Kazım Karabekir Yatılı Bölge Ortaokulunun Müdürü Tahir Koçak, idari soruşturma kapsamında açığa alındı.

    Karagöl Mahallesi Kazımkarabekir Yatılı Bölge Ortaokulunun pansiyonunda kalan ve dün akşam odasında arkadaşlarıyla oynarken üzerine dolap düşmesi sonucu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren 5. sınıf öğrencisi Zerin Koç’un (10) ölümüne ilişkin adli ve idari soruşturma sürüyor.

    Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen adli soruşturma çerçevesinde küçük Zerin’in cesedi, Ardahan Devlet Hastanesinden alınarak Trabzon Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Çocuğun cenazesi, buradaki otopsinin ardından toprağa verilmek üzere karayoluyla Ardahan’a getirilmek için yola çıkarıldı.

    Ayrıca Zerin Koç’un hayatını kaybettiği odada polislerce inceleme yapıldığı ve odanın soruşturma nedeniyle kapatıldığı belirtildi. Olaya ilişkin yürütülen idari soruşturma kapsamında ise soruşturmanın selameti açısından söz konusu okulun müdürü Tahir Koçak, Ardahan Valiliğince görevden uzaklaştırıldı.

    Bugün Ardahan’daki baba ocağı Samanbeyli köyünde toprağa verilmesi beklenen Koç’un 3 kardeşi olduğu öğrenildi.

    Halil ve Özlem Koç çiftinin ikinci çocuğu olan Zerin Koç’un oturduğu köydeki evlerinin okula uzak alması nedeniyle yatılı olarak eğitim gördüğü belirtildi. Olayı duyup Koç ailesinin evine gelen komşuları da aileye taziyelerini iletti.